Ali Paslı – Mehmet Hamza Arslan: Covid-19 Tedbirlerinin Türkiye Futbol Federasyonu’nun Olağan Genel Kurul Toplantısına Etkisi: 01.09.2020 Kararları Hükümsüzdür

COVID-19 TEDBİRLERİNİN TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU’NUN OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA ETKİSİ: 01.09.2020 KARARLARI HÜKÜMSÜZDÜR

Prof. Dr. Ali Paslı*

Mehmet Hamza Arslan**

COVID-19 salgınının başlangıcından bu yana ülkemizde salgının yayılmasının önlenmesi, salgının olumsuz sosyal ve ekonomik etkilerinin azaltılması amacıyla tedbirler alınmaktadır. Salgının yayılmasının önlenmesi gayesiyle COVID-19’un temel olarak solunum yoluyla ve kalabalık insan topluluklarının bulunduğu yerlerde yayıldığı dikkate alınarak sokağa çıkma yasakları dâhil olmak üzere çeşitli tedbirler alınmıştır. Bu konudaki tedbirlerden ilki, salgının ülkemizde yayılmaya başladığı ilk anlarda İçişleri Bakanlığı’nın 16.03.2020 tarihli sivil toplum kuruluşlarının tüm genel kurul toplantılarının ertelenmesine ilişkin yayınlanan genelgedir. Bu Genelgeyi takiben 7244 sayılı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik Ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”[1] ile dernekler ve kooperatifler başta olmak üzere çeşitli kuruluşların genel kurulları 31.07.2020 tarihine kadar ertelenmiştir.

7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmü “Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle; (…) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süre, 3 aya kadar İçişleri Bakanınca uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder.” şeklinde olup, hüküm uyarınca dernek genel kurulları 31.07.2020 tarihine kadar ertelenmiş, İçişleri Bakanına bu süreyi üç aya kadar uzatma yetkisi tanınmış ve derneklerin mevcut organlarının yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevlerinin devam edeceği ifade edilmiştir. İçişleri Bakanlığı da dernek genel kurul toplantılarını ertelemeye ilişkin kanuni yetkisini 24.07.2020 tarihinde kullanarak, dernek genel kurul toplantılarının yapılması yasağının 31.10.2020 tarihine kadar uzatılmasına karar vermiştir[2] [3].

Öte yandan özellikle salgının ilk dalgasının ikinci zirvesine ulaşmaya başladığı bu günlerde dahi 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmüne bazı kuruluşlar tarafından riayet edilmediği ve genel kurul toplantılarının yapıldığı üzüntüyle gözlemlenmektedir[4]. Bu kuruluşların başında 01.09.2020 tarihinde 01.06.2019-31.05.2020 dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısını gerçekleştiren Türkiye Futbol Federasyonu (“TFF”) gelmektedir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un (“TFF Kuruluş Kanunu”) 18/2. madde hükmü aynen “Bu Kanunda, TFF Statüsü ve ilgili diğer talimatlarda hüküm bulunmayan hallerde 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri kıyasen uygulanır.” şeklinde olup, buna göre TFF Kuruluş Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu (“TMK”) hükümleri uygulanacaktır. TFF her ne kadar özel bir kanunla kurulmuş olsa da TFF Kuruluş Kanunu m. 18/2 hükmü ile tüzel kişiler hukukuna hâkim sınırlı sayı (“numerus clausus”) ve tipe bağlılık ilkesi[5] dikkate alındığında TFF’nin özel hukuka tabi bir dernek olduğu kabul edilmelidir[6]. Zira TFF Kuruluş Kanunu TFF için farklı bir hukuki statü ya da tüzel kişilik tipi öngörmemiş, tam aksine m. 18/2 hükmü ile TFF Kuruluş Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde açıkça Dernekler Kanunu ile TMK hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir[7].

Hemen belirtelim ki bir derneğin ya da genel olarak bir özel hukuk tüzel kişisinin kanunla kurulması onu doğrudan kamu hukuku tüzel kişisi ya da kendine özgü bir tüzel kişi haline getirmez. Örneğin 1211 sayılı kanunla kurulan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, anılan Kanun’un 1. maddesi uyarınca bir anonim şirket olup hariç tutulan hükümleri dışında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir. Benzer şekilde 3388 sayılı kanunla kurulan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı da kanunla kurulmasına rağmen özel hukuk hükümlerine tabi bir vakıftır[8]. Bu çerçevede TFF’nin kanunla kurulmuş olması ve kanunla kendisine bazı özel yetkiler ve muafiyetler tanınmış olması, TFF’nin özel hukuk hükümlerine tabi bir dernek olmadığını göstermez. Ayrıca ülkemizde futbol kulüplerinin dernek statüsünde kuruluyor olması ve TFF’nin temel olarak bu derneklerin bir araya gelmesiyle oluşan (federasyon) üst kuruluş olması da TFF’nin bir dernek olduğunu doğrulamaktadır. Nitekim Dünya çapında en büyük futbol otoritesi olan FIFA ile UEFA da İsviçre Medeni Kanunu’na tabi dernek olarak kurulmuşlardır[9].

TFF’nin hukuki statüsünün bir dernek olduğu tespit edildikten sonra ve TFF Kuruluş Kanunu m. 18/2 uyarınca ilgili özel kanunda hüküm bulunmayan hallerde Dernekler Kanunu ve TMK hükümlerinin uygulanacağı da dikkate alındığında, doğrudan derneklere ilişkin bir düzenleme olan 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmünün yani COVID-19 dönemi özel tedbirinin TFF’ye de uygulanması gerektiğine bir şüphe bulunmamaktadır. Kaldı ki, bir an için, TFF’nin hukuki statüsünün “dernek” olduğu kabul edilmese[10] bile, TFF Kuruluş Kanunu’ndaki özel atıf gereğince derneklere ilişkin hükümlerin[11], özel kanunda –veya statü veya diğer talimatlarda- düzenleme bulunmayan konularda TFF’ye de uygulanacak olması karşısında Türkiye’deki tüm derneklerin genel kurullarının kanuni bir düzenleme ile yapılmasının yasaklandığı bir ortamda, TFF’nin bu yasağa tabi olmadığı düşünülemez[12]. Ne TFF Kuruluş Kanunu’nda ne de ilgili diğer özel düzenlemelerde bu anlamda TFF’yi dernek genel kurullarının yapılmasına özel bir kanunla getirilen yasağın uygulama alanı dışına çıkaran bir kural/hüküm bulunmaktadır. Zaten böyle bir kuralın olması da düşünülemez: COVID-19 tedbirleri kapsamında öngörülen yasal bir engelin daha önceki bir özel hüküm ile uygulama alanının daraltılması mümkün değildir.

Bu çerçevede kanaatimizce 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmü ile anılan hükmün İçişleri Bakanına verdiği yetki kapsamında alınan 24.07.2020 tarihli İçişleri Bakanlığı kararı çerçevesinde, TFF’nin de diğer dernekler gibi 31.10.2020 tarihine kadar genel kurul toplantısı yapması yasaklanmış, bir anlamda genel kurul toplantısı –daha çağrıya çıkılmadan- ertelenmiştir. Ancak TFF yönetim kurulu bu yasağa, takiben erteleme gerekliliğine uyum sağlamamıştır.

7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmü salgın hastalıkla mücadele kapsamında alınan bir tedbir içermekte olup bu hükmün emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğu açıktır. Anılan hükmün emredici olmasının anlamı, bu hükme uyulup uyulmamasının ne TFF üyelerinin ne de TFF Yönetim Kurulu’nun takdirine bağlı olmasıdır. Bu çerçevede 01.09.2020 tarihinde gerçekleştirilen TFF olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar kanaatimizce TMK m. 83/3 ve Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi çerçevesinde batıldır. Buradaki geçersizliğine neden olan, salt toplantı yapılmasını yasaklayan emredici ve kamu düzenine ilişkin bir kanun hükmüne uyulmamasıdır. Bu bağlamda alınan kararların içerik itibariyle hukuka uygun olup olmaması önem taşımamaktadır. TFF’nin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların butlanının tespitinin talep edilebileceği kanaatindeyiz. Ek olarak buradaki yaptırımın türünün butlan olduğu nazara alındığında, üyelerin toplantıya katılıp katılmamaları, olumsuz oy kullanıp kullanmamaları ve muhalefet sunup sunmamaları toplantıda alınan kararların hükümsüz olduğu sonucunu değiştirmemektedir. Bu bağlamda TFF Yönetim Kurulu tarafından yapılması gereken, zaten normal koşullarda Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü m. 27’ye göre 31 Temmuz’a kadar yapılması öngörülen, ancak Statü’de belirtilen tarihte yapıl(a)mayan olağan genel kurul toplantısının, 7244 sayılı -özel- Covid 19 Kanunu m. 2/1-ç hükmü ve İçişleri Bakanlığı’nın genel kurul toplantılarının 31.10.2020’ye kadar ertelenmesine ilişkin kararı çerçevesinde, toplantının söz konusu tarihten sonraki bir günde yapılmasına ilişkin çağrı ve hazırlıkları yapmak idi. Diğer bir deyişle zaten Statü’deki tarihten 1 (bir) ay sonra yapılan ve Statü’de değişiklik yapılması gibi önemli bir gündemi içeren genel kurul toplantısının hukuki sıhhati ve pandemi ortamında toplantıya katılan kimselerin kişisel sağlıkları için 2 (iki) ay daha beklenmesi doğru olurdu.

Son olarak belirtelim ki TFF Kuruluş Kanunu m. 16’da genel kurul kararının iptali davası TMK m. 83/1’e benzer şekilde düzenlenmiş olmakla birlikte bizim bahsettiğimiz hükümsüzlük sebebi, anılan hükümlerin düzenlediği iptal edilebilirlik yaptırımı olmayıp butlan/kesin hükümsüzlüktür. Bu çerçevede TFF Kuruluş Kanunu m. 18/2’nin atfıyla TMK m. 83/3 çerçevesinde butlan ve yokluk yaptırımları TFF genel kurulunun aldığı kararlar bakımından cari olup burada TFF Kuruluş Kanunu m. 16 hükmü uygulama alanı bulmayacaktır.


[1]        R.G. 17.04.2020, 31102.

[2]        İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün “Dernek Genel Kurul Toplantıları, Bildirim ve Beyannameleri” başlıklı basın açıklaması, (Çevrimiçi), https://www.siviltoplum.gov.tr/dernek-genel-kurul-toplantilari-bildirim-ve-beyannameleri.

[3]        COVID-19 salgın hastalığının anonim ve limited ortaklıkların genel kurullarına etkisine ilişkin yaptığımız çalışmada (bkz. Ali PASLI,Anonim/Limited Ortaklık Genel Kurul Toplantılarının 7244 Sayılı Özel Covid-19 Kanunu Sonrasındaki Durumu: Sermaye Şirketlerindeki Ortakların Sağlığının Değeri Var Mıdır?”, (çevrimiçi) http://www.ticaretkanunu.net/ali-pasli-anonim-limited-ortaklik-genel-kurul toplantilarinin-7244-sayili-ozel-covid-19-kanunu-sonrasindaki-durumu-sermaye-sirketlerindeki-ortaklarin-sagliginin-degeri-var-midir/.) bu düzenlemenin en azından dernekler ve kooperatifler için insanların kapalı ortamda birlikte bulunmalarından kaynaklanabilecek bulaş ortamını önlemesi ve genel kurul toplantısının yapılamamasının sebep olabileceği en acil sakınca olan yönetim organının görev süresinin sona ermesinin yasal bir düzenleme çerçevesinde önüne geçilmesi bakımından olumlu olduğu, fakat düzenlemenin anonim ve limited şirketleri kapsamamasının pay sahiplerinin çeşitli haklarını zedeleyebileceği gerekçesiyle doğru olmadığı, bu dönemde anonim ve limited şirket genel kurullarında alınan kararların hükümsüzlük tehdidi ile karşı karşıya olduğu dile getirilmiştir.

[4]        İçişleri Bakanı’na tanınan bu yetki yalnızca erteleme süresinin üç aya kadar uzatılmasına yönelik olup, yoksa söz konusu Bakana/Bakanlığa kapsam içindeki bir tüzel kişiye genel kurul yapılmasına yönelik izin verme yetkisi tanınmamıştır. Nitekim İçişleri Bakanı anılan hükümdeki süreyi 24.07.2020 tarihinde üç ay uzatmak ile bu konudaki yetkisini kullanarak tüketmiştir. Bakanlığın kanun hükmünün uygulanması hususundaki takdir yetkisi, sadece genel kurul yapılma yasağına ilişkin sürenin uzatılıp uzatılmaması noktasında olup, o da genel niteliktedir. Yani Bakan(lık), bu yasağı bazı dernekler için uygulayıp, bazıları açısından uygulamama noktasında da yetki sahibi değildir. Dolayısıyla yasak kapsamındaki bir tüzel kişinin/derneğin, bu arada TFF’nin Bakanlığın özel izni ile yasak süresi içesinde genel kurul toplantısı yapması hukuken mümkün değildir. Bir kanun hükmünün uygulanma(ma)sı hususunda Bakanlığın yetkili olduğu düşünülemez, bir başka deyişle yasal bir düzenlemenin uygulanmaması için idari bir kurumdan onay/icazet alınmış olması, ilgili yasal düzenlemede bu onay/icazet yetkisi açıkça düzenlenmediği sürece, kanuna aykırılık sonucunu ve bunun doğal hukuki sonuçlarını değiştirmez.

[5]        Mustafa DURAL/Tufan ÖĞÜZ, Kişiler Hukuku, İstanbul, 2019, s. 218.

[6]        Aynı yönde bkz. Hasan PETEK/Evrim ERİŞİR, “Türkiye Futbol Federasyonu’nun Hukukî Niteliği”, Terazi Hukuk Dergisi, C. 3, S. 19, Mart 2008, s. 203; özel hukuk tüzel kişisi olmasına rağmen kamu kurumlarına ilişkin bir kavram olan özerklik ile donatılması nedeniyle TFF’nin atipik bir karakter sergilediği yönünde bkz. Serkan Ağar, “Türk Spor İdaresinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun Yeri ve İşlevi: Kurumsal İnceleme”, (Çevrimiçi), http://www.idare.gen.tr/agar-tff.htm; TFF’nin dernek niteliğinde değil, kamu tüzel kişisi niteliğinde olduğu yönündeki görüşler için bkz. Taner Ayanoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun İşlevi ve Kararlarının Hukuki Niteliği, TBBD, S. 74, 2008, s. 53; Cenk AKİL, “Türkiye Futbol Fedarasyonu Tahkim Kurulu’nun Yapısı ve Kararlarının Hukuki Niteliği”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi-Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 19, S. 3, 2013, s. 384.

[7]        Buradaki yasal atıfta “kıyasen” ifadesinin kullanılıyor olması, TFF’nin dernek olmadığı anlamına gelmemelidir. Kanun koyucunun burada “kıyasen” ifadesini kullanma sebebi, dernekler hukuku kurallarının uygulanması sırasında TFF’nin karakteristik yapısının ve özelliklerinin göz ardı edilmemesi ihtiyacıdır.

[8]        Bkz. PETEK/ERİŞİR, s. 204, dn. 19.

[9]        PETEK/ERİŞİR, s. 204.

[10]       Kanaatimizce TFF’nin hukuki statüsü özel hukuka tabi bir dernek olmakla birlikte, TFF’nin bir kamu hukuku tüzel kişisi olarak nitelendirilmesi durumunda dahi 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmünün TFF’ye de uygulanabilmesi önünde bir engel bulunmamaktadır. Nitekim doktrinde kamu tüzel kişilerinin özel hukuka tabi olmasının, kamu hukuku tüzel kişiliği ile bağdaşabildiği ifade edilmiştir (Bkz. Taner AYANOĞLU, “Türkiye Futbol Federasyonu’nun Özel Hukuk Tüzel Kişiliği Görüşü Hakkında Düşünceler ve Eleştiriler”,  Legal Hukuk Dergisi, C. 15, S. 174, 2017, s. 2847). Bu anlamda kamu tüzel kişisi niteliği taşıyan bir dernek, şirket bulunabilir. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, TMK hükümlerine göre bir vakıf olarak kurulan Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın idari işlem olarak nitelendirilen lojman tahsis işlemine ilişkin davanın idari yargıda görülmesine dair verdiği 5/12 sayılı ve 16.04.2001 tarihli karar da dikkat çekicidir (Anılan kararın idare hukuku bağlamında analizi ve bu karar kapsamında TFF’nin kamu hukukundan etkilenen bir tüzel kişilik olduğu yönünde bkz. Kahraman BERK, Türkiye Futbol Federasyonunun Türk İdare Teşkilatı İçindeki Yeri, İÜHFM, C. 64, S. 2, 2006, s. 3-24). Karara göre kimi özel hukuk tüzel kişilerinin bazı şartlar altında idari işlemler de tesis edebilecekleri kabul edildiğine göre TFF’nin kamu hukukuna tabi özellikleri bulunduğu kabul edilse bile, en azından genel kurulun işleyişi ve genel kurul kararlarının denetimi tamamen özel hukuk karakterli bir konu olduğu için doğrudan derneklere ilişkin bir hüküm olan 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç’nin TFF’nin olağan genel kurulu için de uygulanabilir olduğu konusunda bir şüphe bulunmamalıdır.

Kaldı ki dernekler hukukuna ilişkin hükümlerin TFF hakkında uygulanmasına ilişkin atfı yapan TFF Kuruluş Kanunu m. 18/2 hükmü var olduğu sürece, TFF’nin bir kamu hukuku tüzel kişisi olduğu, dahası “dernek” olmadığı kabul edilse bile bizim işbu çalışmada vardığımız sonucun doğruluğundan şüphe edilmemelidir.

[11]       TFF Kuruluş Kanunu m. 18/2’de spesifik olarak Dernekler Kanunu ve TMK’ya atıf yapılmış olsa da, bu atfın kapsamına derneklere ilişkin diğer özel yasal düzenlemelerin girdiğine şüphe edilmemelidir. TFF Kuruluş Kanunu ve ilgili diğer özel düzenlemelerde TFF organizasyonuna ilişkin hüküm bulunmayan konulardaki boşluk dernekler hukuku kurallarının uygulanması ile doldurulacaktır.

[12]       Bu bağlamda dernek şeklinde kurulmuş olan spor kulüplerinin de, tıpkı TFF gibi, her halükarda 7244 sayılı Kanun m. 2/1-ç hükmü çerçevesinde 31.10.2020 tarihine kadar genel kurul toplantısı yapamayacakları tartışmasızdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir