Anonim Ortaklık Genel Kurulu İç Yönergesi Hakkında Düşünceler – Ersin Çamoğlu

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Temmuz 2013 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanmasını mümkün kılan Prof. Dr. Ersin ÇAMOĞLU’na ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

ANONİM ORTAKLIK GENEL KURULU İÇ YÖNERGESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELER

Prof. Dr. Ersin ÇAMOĞLU
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku E. Öğretim Üyesi

I- GİRİŞ

Türk Ticaret Kanunu’nun 419. maddesinin 2. fıkrasına göre, “ Anonim Şirket yönetim kurulu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından asgari unsurları belirlenecek bir iç yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir.”

Eski Ticaret Kanunu’nda mevcut olmayan bu hüküm, 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu ile getirilmiştir.

TK 419. maddenin 2. fıkrasında sözü geçen, genel kurulun çalışma esas ve usullerinin asgari unsurlarını belirleyen Yönetmelik Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usûl ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik(Bak.Tems.Yön)(1) yürürlüğe girmiştir.

Bak.Tems.Yön’ın İç Yönerge’ye ayrılan dördüncü bölümünde 40-43. maddeler arasında iç yönergenin hazırlanması, asgari içeriği ve uygulanmasına ilişkin kurallar düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 5 numaralı ekinde iç yönerge örneği yer almaktadır.

Bu yazımızda, Yönetmelikteki hükümlerle, iç yönerge örneğini ele almak ve özellikle İç Yönerge’nin uygulanması ile ilgili koşulları değerlendirmek istiyoruz.

II- İÇ YÖNERGEYİ DÜZENLEYEN HÜKMÜN NİTELİĞİ VE UYGULANMA ALANI

a) TK 419. maddenin 2. fıkrası hükmü emredici niteliktedir; diğer bir anlatımla fıkrada öngörülen iç yönergenin hazırlanması, genel kurulun onayına sunulması ve tescil ve ilan ettirilmesi zorunludur.

b) Bak.Tems.Yön’ün 43. maddesi tek pay sahipli anonim ortaklıklarda da genel kurul iç yönergesinin yapılmasını ve uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

c) İç yönergenin limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde de uygulanmasının gerekip gerekmediği sorulabilir:

Ticaret Kanunu’nun sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere ilişkin 565. maddesinin 2. fıkrası, “Birinci fıkrada gösterilen hususların dışında Kanun’da aksine hüküm bulunmadıkça anonim şirket hükümleri uygulanır.” hükmünü öngörmüştü. İç yönergeyi düzenleyen 419. madenin 2. fıkrası istisna edilen hükümler arasında yer almadığı için sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde de iç yönerge yapma ve uygulama zorluğu mevcuttur.

Sorun limited şirketler açısından tartışılabilir. Ticaret Kanunu’nun 419/2. madde hükmü, limited şirketlere uygulanacak anonim şirket hükümlerini düzenleyen 644. maddede sayılan hükümler arasında yoktur. Anonim şirketlerde genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin TK 617. maddenin 3. fıkrasında “azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma” konularına ilişkin hükümlerin (Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç) kıyas yolu ile limited şirketlere de uygulanacağı belirtilmektedir. Görüldüğü gibi bu konular arasında genel kurul iç yönergesini içeren bir hüküm yoktur. Bu nedenle kanımızca, aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız gibi şirketler için bir külfet niteliği taşıyan iç yönerge zorunluluğunun, zorlama bir yorumla limited şirketlere de getirilmesi mümkün değildir(2). Yüküm getiren hükümlerin, yoruma yer bırakmayacak açıklıkta olması hukukun temel ilkeleri arasındadır.

III- İÇ YÖNERGENİN ASGARİ İÇERİĞİ VE UYGULANMASI

a) Bak.Tems.Yön’ün “İç Yönergede Yer alacak Asgarî Hususlar” başlığını taşıyan 41. maddesine göre, iç yönergede asgarî şu hususlara yer verilmelidir:

– Toplantı yerine giriş ve toplantının açılması,

– Toplantı başkanlığının oluşturulması,

– Toplantı başkanlığının görev ve yetkileri

– Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yapılacak işlemler ve gündem,

– Toplantıda söz alma ve oy kullanma usulü,

– Toplantı tutanağının düzenlenmesi,

– Toplantı sonunda yapılacak işlemler.

Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasına göre “İç yönergelerin Yönetmelik ekindeki iç yönerge örneğine uygun içerikte olması zorunludur. Bunlar dışında genel kurul çalışmalarına ilişkin esas ve usûllerin belirlenmesine yönelik ilave kurallara da yer verilebilir.” Görüldüğü gibi bu ikinci fıkra hükmü ile iç yönergenin içeriği maddenin birinci fıkrasında 7. bentte sayılan konularla sınırlı kalmamış; hazırlanacak iç yönergenin en az Yönetmelik ekindeki 19. maddelik örnekteki hükümleri içermesi zorunlu kılınmıştır; şirket yönetim kurulu ancak bu hükümlere aykırı düşmeyen ek düzenlemeler yapabilir.

b) Bak.Tems.Yön’in 42. maddesine göre, iç yönerge hükümleri, toplantı başkanlığı oluşturuluncaya kadar yönetim kurulu adına, yönetim kurulu başkanı ya da görevlendireceği bir yönetim kurulu üyesi tarafından; toplantı başkanlığının oluşturulmasından sonra ise toplantı başkanı tarafından uygulanır.

IV- İÇ YÖNERGENİN YARARLARI VE GEREKLİLİĞİ

A- İÇ YÖNERGENİN AMACI

İç yönerge zorunluluğu getirmesi TK’nın 419. maddenin gerekçesinde bu düzenleme konusunda, “… ikinci fıkra yeni olup, bazı ülkelerin kanunlarında yer alan bir düzen hükmüdür. 407. maddenin üçüncü fıkrası dolayısıyla ülkemiz için de yararlı olacağı düşünülmüştür.” denilmektedir.

Görüldüğü gibi yasa koyucu iç yönerge düzenleme zorunluluğunu, TK’nın 407. maddenin bir grup anonim şirketi genel kurul toplantısına Hükümet Komiseri (Bakanlık Temsilcisi) dâvet etmekten muaf tuttuğu için bu şirketlerin genel kurul toplantılarına bir düzen hükmü getirmek amacıyla koymuştur. Böylece aile türü ve az ortaklık anonim şirketlerde temsilcisi katılmadan yapılacak genel kurul toplantılarında yapılması muhtemel usûlsüzlük ve kötüye kullanmaların da önüne geçilmek istenmiştir. Ne var ki getirilen düzenleme ve uygulamanın bu hükümlere getirdiği yorum, gerekçede ifade olunan amacı önemli ölçüde aşmış; sağlanmak istenen yarar pek çok şirket için bürokratik bir külfet haline gelmiştir.

B- İÇ YÖNERGENİN GEREKLİLİĞİ

TK’nın 419/2. maddesi ile getirilen genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin iç yönergenin gerekliliği sorgulanabilir. Nitekim uygulamada tüm şirketler genel kurullarında iç yönerge örneğini, üstüne sadece şirket unvanını yazarak aynen kabûl edip genel kurul tutanağı ile birlikte tescil ve ilan ettirmek ve önemli miktarda harç ödemek zorunda kalmaktadırlar. Mevcut düzenlemeye göre örnek hükümlerin (eklemeler dışında) Yasa’nın yedek (yorumlayıcı) hükümleri bağlamında dahi değiştirilmesi olanağı bulunmamaktadır(3). Uygulamada iç yönerge konusunda (Yasa’ya uygun biçimde, kısaltılmasına veya esas sözleşmeye konulacak “Genel kurulun çalışma ve esas ve usûlleri hakkında (kısaca) Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 5 numaralı Ek’indeki örnek aynen uygulanır”(4) şeklindeki bir hükümle yetinilmesine de izin verilmemektedir. Bu uygulamanın temelini ise TK’nın 419. maddenin 2. fıkrasındaki ve Yönetmelikteki yönergenin “asgari” içeriği sözcüğünün oluşturulduğunu sanıyoruz.

Bak.Tems.Yön. 40-43. maddeleri arasında getirilen hükümlerle Yönetmeliğin 5 numaralı Ek’indeki iç yönerge örneğinde yer alan düzenlemelerin tümü Ticaret Kanunu’nun bu konuları düzenleyen maddeleri temel alınarak kaleme alınmıştır. Diğer bir anlatımla genel kurul toplantılarının yasal düzen içinde yapılmasını düzenleyen hükümler hem Yasa’da hem de ayrıntılı olarak Yönetmelikte vardır. Bu nedenle iç yönergenin, mevcut hükümlere neler kattığı sorgulanabilir.

IV- SONUÇ VE ÖNERİ

Gerekçe’de TK’nın 419/2. madde hükmünün, bizde de yarar sağlayacağı düşüncesi ile Alman Paylı Ortaklıklar Kanunu’nun 129. maddesinin 1. fıkrasından alındığı ifade olunmaktadır.

Alman Paylı Ortaklıklar Kanunu’nun 129. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen iç yönerge, zorunlu değil; şirketin kendi isteği ile yapacağı iç düzenine ilişkinihtiyari bir düzenlemedir. Ticaret Siciline tescil ve ilan edilmez(5). TK’nın 419. maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi 2. fıkra hükmü Alman Hukukunda bir düzen hükmüdür ve bir iç yönerge yapmakta yarar gören anonim şirketlere sunulmuş bir olanaktır. Bu kurum yeni Yasa’ya alınırken niçin zorunlu hale getirildiği Gerekçe’den anlaşılamamaktadır.

Ticaret Kanunu ve anonim şirketlerin genel kurullarında bulunacak Bakanlık Temsilcileri hakkında Yönetmeliğin, iç yönergeye ilişkin mevcut düzenlemesi kanımca, özellikle küçük ölçekli ortaklıklara fayda sağlamaktan daha ziyade tescil ve ilandan kaynaklanan önemli bir malî külfet getirmektedir: Bu sakıncanın giderilmesi için aşağıda önereceğim önerilerden birinin veya bazılarının kabûlü yeterli olacaktır:

a) Genel kurulların çalışma esas ve usûllerinin düzenleyen İç Yönergenin kabûlü ve kullanılması da aynen TK’nın 367. maddede düzenlenen yönetim kurulunun yönetsel yetkilerin devri ya da paylaşılmasına ilişkin iç yönerge gibi ihtiyari hale getirebilir.

b) Şayet zorunlu niteliği korumak isteniyorsa örnek iç yönerge bir tebliğ (yani mevzuatın bir parçası) haline getirilebilir; bu takdirde ayrıca şirket genel kurulunca kabûlü ile tescil ve ilanına gerek kalmaz.

c) Esas sözleşmede iç yönerge örneğine yapılacak bir atıfla, genel kurul toplantılarında Bakanlık örneğinin uygulanması olanaklı kılınabilir.

 

*           Prof. Dr., İstanbul Ünv., Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku E. Öğr. Üyesi

(1)        28.11.2012 tarih ve 28481 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(2)        Bkz. ve Karş. Erdal NACAR, “Yeni TTK’a Göre Anonim Şirketlerde Düzenlenmesi Zorunlu Genel Kurul Yönergesi”, Yaklaşım, Sayı: 233, Mayıs 2012, s. 270

(3)        Bkz. ve karş. Bak. Tems. Yön 42/2. madde

(4)        28.11.2012 tarih ve 28481 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(5)        Ayrıntılı bilgi için Bkz. Bürgers/Körber, Aktiengestz, Heidelberger Kommentar, C.F. Müler Verlag-Heidelberg, 2008, §129 Rn 2 vd.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir