Ticaret Unvanının Markasal Kullanımı – Haksız Rekabet – Markaya Tecavüz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Esas No:2015/11138, Karar No:2016/5911, T:30.05.2016

  • Ticaret Unvanının Markasal Kullanımı
  • Haksız Rekabet
  • Markaya Tecavüz

Özet:

  • Davalının tacir olması nedeniyle davacı markalarından haberdar olacağının kabulü gerekir.
  • Yalnızca marka başvurusunda bulunmak markasal kullanma hakkı vermez.
  • Tescilli ticaret unvanı tescilli olduğu sürece tescil edildiği şekli ile ve unvansal kullanımı yasal bir hakkın kullanımı olup haksız rekabet yarattığından bahsedilemez ise de, ticaret unvanının markasal kullanımı markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratır ve unvandaki diğer kelimelerden öne çıkartılarak markasal bir algı yaratacak şekilde kullanımı da markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratır.

DAVA: Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 tarih ve 2013/68-2015/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “…” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, “…” ibaresini 41. sınıfta esas unsur olarak kullanmakta olduğunu, … ibaresinin aynı zamanda müvekkilin ticaret unvanı olduğunu, davalı şirketin “…” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını, “…” Dershanesi adlı bir işletme işlettiğini, … adlı bir eğitim kurumu inşaının devam ettiğini, başvurduğu “…” ibareli markayı henüz kesinleşmeden kullandığını, “…” ve … internet adresleri bulunduğunu, bu adresleri yazışmalarda kullandığını, davalı tarafından yapılan ihlalin sona erdirilmesi için müvekkil tarafından yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığını ifade ve beyan ederek; marka hakkına tecavüzün tespitini, … ibareli tabelaların indirilmesini, internet sitesi yayının tedbir yoluyla durdurulmasını, ticaret unvanının terkinini, marka hakkına tecavüz nedeniyle 4000TL maddi ve 4000TL manevi tazminat ile hükmü ilanını talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil şirket kurulurken … İl Milli Eğitim Müdürlüğünün “ …” adıyla faaliyete başlamasında sakınca olmadığına dair izin verdiğini, 2004 yılında …’da dershane niteliğinde, aynı yıl İstanbul’da ilköğretim düzeyinde faaliyete geçtiğini, davacıdan daha evvel faaliyete başladığını, farklı tüketici sınıflarına hitap ettiklerini, kuruldukları illerin birbirinden farklı olduğunu, inşaatı devam eden okula … adının verileceğini, “…” adını kullanmakta zaten bir engelin olmadığını, 41. sınıfta müvekkilden başka “…” ibaresi içeren başka marka tescillerinin de bulunduğunu, markaların birbirinden farklı olduğunu, ” …” markasının bir bütün olduğunu ifade ve beyan ederek davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının okul inşaatında, dershane işletmelerinde alan adında kullanımının ve ticaret unvanının da bulunmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği (ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniye) haksız rekabet yarattığı, kullanımının haksız olduğu, davalının tacir olması nedeniyle davacı markalarından haberdar olabilecek durumda olduğu, yalnızca marka başvurusunda bulunmak markasal kullanma hakkı vermeyeceği, ayrıca davalının başvurusunun da başvuru aşamasında red olunduğu ve davalının yasal 2 aylık sürede başvurunun reddi kararına itiraz etmemesi nedeniyle lehine hüküm ifade etmediği, internet alan adına haksız rekabet yarattığı, tescilli ticaret unvanı tescilli olduğu sürece tescil edildiği şekli ile ve unvansal kullanımı yasal bir hakkın kullanımı olup haksız rekabetyarattığından bahsedilemez ise de, ticaret unvanının markasal kullanımı markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratacağından ve unvandaki diğer kelimelerden öne çıkartılarak markasal bir algı yaratacak şekilde kullanımı da markaya tecavüz ve haksız rekabetyaratacağından davalının ihtara rağmen kullanımını sürdürdüğü kusurlu olduğu bu nedenle maddi ve manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının eğitim öğretim hizmetlerinde ve okul yapımlarında “…” ibaresini kullanmasının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men’ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ”…” ibaresinin her türlü ilan broşür levha tanıtım evrakı basılı evraklar reklamlar, afişler fatura ve hertürlü tanıtım evrakında kullanımının önlenmesine, ”…” ibaresinin taşıyan tanıtım evraklarından ve vasıtalarından silinmesi mümkün olanların öncelikle silinmesine, silinmesi mümkün olmaz ise imhasına, davalı adına kayıtlı …. ve … alan adlı sitelere erişimin engellenmesine, davalının ticaret ünvanında bulunan ”…” ibaresi davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığından davalı ticaret ünvanından ”…” ibaresinin terkinine, maddi tazminat talebinin kabulü ile 556 KHK 66/c md gereğince 50.281,55 TL tazminatın dava tarihi 08/04/2013 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihi 08/04/2013 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ilan talebinin kabulü ile hükmün kesinleşmesini müteakip masraf davalıdan alınmak kaydı ile hüküm özetinin Türkiye’de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

KARAR: Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.753,28 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir