Sermaye Artırımı

Sermaye artırımı Anonim Şirketler ve Limited Şirketler’de uygulamada en çok gündeme gelen konulardan biridir. 

Anonim Şirketler’de Sermaye Artırımını Düzenleyen Temel Hükümler

 A) Sermayenin artırılması

     I – Ortak hükümler

     1. Genel olarak (TTK 456)

     2. Yönetim kurulunun beyanı (TTK 457)

     3. Denetleme raporu (TTK 458-Mülga)

     II – Sermaye taahhüdü yoluyla artırım

     1. Esas sermaye sisteminde (TTK 459)

     2. Kayıtlı sermaye sisteminde (TTK 460)

     3. Rüçhan hakkı (TTK 461)

     III – İç kaynaklardan sermaye artırımı (TTK 462)

     IV – Şarta bağlı sermaye artırımı

     1. İlke (TTK 463)

     2. Sınırlar (TTK 464)

     3. Esas sözleşmedeki dayanak (TTK 465)

     4. Pay sahiplerinin korunması (TTK 466)

     5. Değiştirme veya alım hakkını haiz bulunan kişilerin korunması (TTK 467)

     6. Sermaye artırımının gerçekleştirilmesi

     a) Hakların kullanılması, sermaye taahhüdü (TTK 468)

     b) Uygunluğun doğrulanması (TTK 469-Mülga)

     c) Esas sözleşmenin uygun duruma getirilmesi (TTK 470)

     d) Ticaret siciline tescil (TTK 471)

     7. Esas sözleşmeden çıkarma (TTK 472)

     B) Esas sermayenin azaltılması

     I – Karar  (TTK 473)

     II – Alacaklılara çağrı (TTK 474)

     III – Kararların yerine getirilmesi (TTK 475)

Limited Şirketler’de Sermaye Artırımını Düzenleyen Temel Hükümler

I – Esas sermayenin artırılması

1. İlke (TTK 590)

2. Rüçhan hakkı (TTK 591)


Sermaye Artırımı İle İlgili Kitaplar

 

Tek Satıcılık Sözleşmesi

…tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, bu sözleşmeyle yapımcı, ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir. Yargıtay 11. HD., E:2017/2676, K:2018/479, T:22.01.2018 

Limited Şirket

Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur. Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Limited şirket, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konu için kurulabilir. (TTK madde 573).

Komandit Şirket

Komandit şirket: ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirkettir. (TTK madde 304).

Kambiyo Senetleri

Kambiyo senetleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 3. Kitap 4. Kısımda 670 ila 823. maddeler arasında düzenlenmiş olan, aşağıdaki kıymetli evraktır:

  • Poliçe
  • Bono
  • Çek

Kambiyo senetleri uygulamada “ticari senetler” ya da “para senetleri” olarak da anılmaktadır.

 

Senet

Senet: Hukuki bir muameleyi veya bir vakıayı tevsik maksadiyle yazılmış ve resmi bir makam tarafından tasdik veya aleyhine hukuki netice doğuracak kimse tarafından imza edilmiş yazıdır. Hukuk muhakeme usulünde kanuni delil olarak kullanılır: Tapu senedi, alacak senedi, zabıt varakaları gibi. Türk Hukuk Lûgatı

TCMB: TTK 1530 Uyarınca Belirlenen Temerrüt Faiz Oranı ve Asgari Giderim Tutarı

TÜRK TİCARET KANUNUNUN 1530 UNCU MADDESİNİN 7 NCİ FIKRASI UYARINCA MAL VE HİZMET TEDARİKİNDE GEÇ ÖDEMELERDE UYGULANACAK TEMERRÜT FAİZ ORANI VE ALACAĞIN TAHSİLİ MASRAFLARI İÇİN TALEP EDİLEBİLECEK ASGARİ GİDERİM TUTARI

Geçerlilik Tarihi Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranı (%) Alacağın Tahsili Masrafları İçin Talep Edilebilecek Asgari Giderim Tutarı (TL)
01.01.2013 15 95
01.01.2014 12,75 120
01.01.2015 11,5 120
01.01.2016 11,5 130

Acente

Acente: Ticari işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimsedir.

Cari Hesap

Cari hesap: İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşmedir.

Ticari Defterler

Ticari Defterlere İllişkin Tebliğ‘in 5. maddesi uyarınca, tacirlerin tutmak zorunda oldukları ticari defterler şu şekildedir;

Gerçek kişi tacir:
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre ikinci sınıf tüccar sayılanlar, sadece işletme hesabına göre defter tutabilir (Tebliğ Geçici Madde 1).

Şahıs şirketleri (kollektif ve adi komandit şirket):
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) genel kurul toplantı ve müzakere defteri

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler :
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) pay defteri, 5) yönetim kurulu karar defteri, 6) genel kurul toplantı ve müzakere defteri

Limited şirketler:
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) pay defteri, 5) genel kurul toplantı ve müzakere defteri, 6) müdürler kurulu defteri (zorunlu değil)

Özel hukuk hükümlerine göre idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletmeler ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarıdan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar tarafından kurulan ticari işletmeler ve bunlara benzeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan diğer ticari teşekküller;
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir

Haksız Rekabet

Haksız rekabetin tanımı (TTK m. 54/2):

Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar“.

6102 sayılı Kanun‘un haksız rekabete ilişkin hükümleri hazırlanırken, İsviçre’de 1986 yılında kabul edilen “Haksız Rekabete Karşı Federal Kanun”dan esinlenilmiştir.

TTK’da yer alan haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır (TTK m. 54/1).

Haksız rekabetten söz dilebilmesi için kusur şartı aranmamıştır. Kusur tazminat talep edebilmek için aranan bir şarttır.

TTK’nın 55. maddesinde, sınırlayıcı olmayn bir şekilde, bailıca haksız rekabet halleri sayılmış olup bunlar şu şekildedir;

a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;

1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,

2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,

3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,

4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,

5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,

6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,

7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,

8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,

9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,

10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,

11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,

12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler  içeren sözleşme formülleri kullanmak.

b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle;

1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,

2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,

3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,

4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici  kredisi  sözleşmesi yapmış  olan  alıcının  veya  kredi  alan  kişinin,  bu  sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.

c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;

1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,

2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,

3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.

d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;

1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya

2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN EMSAL KARARLAR

  • “Mahkemece, davacı oda tarafından belirlenen ücret tarifesinin altında fiyat uygulandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyada bir örneği mevcut tarifede berberlerin sunduğu saç kesme, yıkama, sakal tıraşı gibi hizmetler bakımından asgari bedeller belirlenmiştir. Bu durumda, davacının belirlediği fiyat tarifesinin mesleğin icra edildiği Malatya İlindeki ortalama hizmet bedelleri ve buna bağlı olarak da mesleki ve mahalli adetlerle belirlenmiş iş hayatı şartlarına aykırılık suretiyle haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda gerektiğinde ticaret odasından bir bilirkişi tayini ile görüş alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” Yargıtay 11. HD, E:2015/10784, K:2016/5969, T:31.05.2016
  • “Mahkemece … Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince usulüne uygun bir şekilde tescil edilmiş ünvanın tescil edildiği şekilde kullanılması terkin edilinceye kadar markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir… hükmün ONANMASINA” Yargıtay 11. HD, E:2015/10850, K:2016/5917, T:30.05.2016
  • “Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 1994 yılından beri ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, ayrıca “….” ibaresini ve logosunu 1994 yılından itibaren faturalarında ve iş evrakında kullandığı, böylece anılan ibare üzerinde davalı tarafın sektöründe tescilsiz bir sınai hak elde ettiği, davalının bu sektörde elde ettiği üstün ve öncelikli hakkı nedeniyle davacının davalıya karşı marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla talepte bulunamayacağı, öte yandan davalının 1994 yılından beri ticaret sicilinde kayıtlı ticaret ünvanına ve fatura ve iş evrakındaki kullanımına karşı yaklaşık 20 yıl sessiz kalan davacının artık davalıya yönelik talep ve dava hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir…hükmün ONANMASINA…” Yargıtay 11. HD, E:2015/11061, K:2016/5883, T:30.05.2016
  • Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının okul inşaatında, dershane işletmelerinde alan adında kullanımının ve ticaret unvanının da bulunmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği (ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniye) haksız rekabet yarattığı, kullanımının haksız olduğu, davalının taciar olması nedeniyle davacı markalarından haberdar olabilecek durumda olduğu, yalnızca marka başvurusunda bulunmak markasal kullanma hakkı vermeyeceği, ayrıca davalının başvurusunun da başvuru aşamasında red olunduğu ve davalının yasal 2 aylık sürede başvurunun reddi kararına itiraz etmemesi nedeniyle lehine hüküm ifade etmediği, internet alan adına haksız rekabet yarattığı, tescilli ticaret unvanı tescilli olduğu sürece tescil edildiği şekli ile ve unvansal kullanımı yasal bir hakkın kullanımı olup haksız rekabet yarattığından bahsedilemez ise de, ticaret unvanının markasal kullanımı markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratacağından ve unvandaki diğer kelimelerden öne çıkartılarak markasal bir algı yaratacak şekilde kullanımı da markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratacağından davalının ihtara rağmen kullanımını sürdürdüğü kusurlu olduğu bu nedenle maddi ve manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının eğitim öğretim hizmetlerinde ve okul yapımlarında “…” ibaresini kullanmasının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men’ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ”…” ibaresinin her türlü ilan broşür levha tanıtım evrakı basılı evraklar reklamlar, afişler fatura ve hertürlü tanıtım evrakında kullanımının önlenmesine, ”…” ibaresinin taşıyan tanıtım evraklarından ve vasıtalarından silinmesi mümkün olanların öncelikle silinmesine, silinmesi mümkün olmaz ise imhasına, davalı adına kayıtlı …. ve … alan adlı sitelere erişimin engellenmesine, davalının ticaret ünvanında bulunan ”…” ibaresi davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığından davalı ticaret ünvanından ”…” ibaresinin terkinine, maddi tazminat talebinin kabulü ile 556 KHK 66/c md gereğince 50.281,55 TL tazminatın dava tarihi 08/04/2013 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihi 08/04/2013 tarihinden itibaren değişir oranlarda ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ilan talebinin kabulü ile hükmün kesinleşmesini müteakip masraf davalıdan alınmak kaydı ile hüküm özetinin Türkiye’de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir…hükmün ONANMASINA…” Yargıtay 11. HD, E:2015/11138, K:2016/5911, T:30.05.2016

Ticari Vekil

Tanımı: Ticari vekilin kanuni tanımı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 551/1′de şu şekilde yapılmıştır: “Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.”

Borçlar Kanunu’ndaki Maddeler: Borçlar Kanunu’nun 551 ila 554. maddeleri ticari vekil ile ilgili olup,e ayrılmış olup söz konusu maddeler şu şekildedir:
B. Ticari vekil

Madde 551: Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.

Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.

C. Diğer tacir yardımcıları

Madde 552: Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, o ticari işletme içinde, müşterilerin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde, yazıyla aksine duyuru yapılmış olmadıkça, aşağıdaki işlemler için yetkilidirler:

1. Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak.

2. Yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalamak.

3. Ticari işletmenin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine veya bunların hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek.

Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, kendilerine yazıyla yetki verilmiş olmadıkça, işletme dışında ve kasa görevlileri atanmışsa, işletme içinde satış bedellerini isteyip alamazlar. Bu kişiler, satış bedellerini almaya yetkili bulundukları hâllerde, faturaları kapatmaya veya makbuz vermeye de yetkilidirler.

D. Rekabet yasağı

Madde 553: Bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kendilerinin ya da bir üçüncü kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramazlar.

Buna aykırı davranırlarsa işletme sahibi, aralarındaki hukuki ilişkiden doğan hakları saklı kalmak kaydıyla, uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği gibi, bunun yerine, ticari temsilcinin, ticari vekilin veya diğer tacir yardımcısının kendi hesabına yaptığı veya üçüncü kişilere yaptırdığı işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını ve bu işler dolayısıyla aldıkları ücretin verilmesini veya aynı işlerden doğan alacağın devredilmesini isteyebilir.

E. Ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerinin sona ermesi

Madde 554: İşletme sahibi, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerini, aralarındaki hizmet, vekâlet, ortaklık ve benzeri sözleşmelerden doğan hakları saklı kalmak koşuluyla, her zaman geri alabilir.

İşletme sahibinin fiil ehliyetini kaybetmesi veya ölümü, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkisini sona erdirmez.

Ticari Temsilci

Tanımı: Ticari temsilcinin kanuni tanımı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 547/1’de şu şekilde yapılmıştır: “Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.”

Atanması: Ticari temsilci anonim şirketlerde yönetim kurulu tarafından (TTK 368), limited şirketlerde genel kurul (şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa) tarafından (TTK 631/1) ve kollektif şirketlerde ortakların oybirliği ile (TTK 223) atanır.

Borçlar Kanunu’ndaki Maddeler: Borçlar Kanunu’nun 547 ila 550 ve 553. ve 554. maddeleri ticari temsilci ile ilgili olup, söz konusu maddeler maddeler şu şekildedir:

A. Ticari temsilci

I. Tanımı ve yetki verilmesi

MADDE 547– Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.

İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.

II. Temsil yetkisinin kapsamı

MADDE 548– Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır.

Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz.

III. Temsil yetkisinin sınırlandırılması

MADDE 549– Temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle sınırlandırılabilir.

Temsil yetkisi, birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla da sınırlandırılabilir. Bu durumda, diğerlerinin katılımı olmaksızın temsilcilerden birinin imza atmış olması, işletme sahibini bağlamaz.

Temsil yetkisine ilişkin yukarıdaki sınırlamalar, ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz.

Temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlamalar, tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

IV. Temsil yetkisinin sona ermesi
MADDE 550– Temsil yetkisinin verildiği ticaret siciline tescil edilmemiş olsa bile, sona erdiği tescil edilir.
Temsil yetkisinin sona erdiği ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği sürece, bu yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur.

D. Rekabet yasağı

Madde 553: Bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kendilerinin ya da bir üçüncü kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramazlar.

Buna aykırı davranırlarsa işletme sahibi, aralarındaki hukuki ilişkiden doğan hakları saklı kalmak kaydıyla, uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği gibi, bunun yerine, ticari temsilcinin, ticari vekilin veya diğer tacir yardımcısının kendi hesabına yaptığı veya üçüncü kişilere yaptırdığı işlerin kendi hesabına yapılmış sayılmasını ve bu işler dolayısıyla aldıkları ücretin verilmesini veya aynı işlerden doğan alacağın devredilmesini isteyebilir.

E. Ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerinin sona ermesi

Madde 554: İşletme sahibi, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerini, aralarındaki hizmet, vekâlet, ortaklık ve benzeri sözleşmelerden doğan hakları saklı kalmak koşuluyla, her zaman geri alabilir.

İşletme sahibinin fiil ehliyetini kaybetmesi veya ölümü, ticari temsilcilerin, ticari vekillerin ve diğer tacir yardımcılarının yetkisini sona erdirmez.

Teamül kararı: Otelciler ile müşteriler arasındaki münasebetlerin tanzimi

OTELCİLER İLE MÜŞTERİLER ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TANZİMİ 

Ankara Ticaret Odası Oda Meclisi’nin 23.11.1967 tarih ve 14 sayılı toplantısında kabul edilmiştir. 

            a) Otellerden yer ayırtan müşteri, yatmasa ve yatmayacağını sonradan bildirse dahi bir gecelik otel ücretini ödemeye mecburdur. Ancak rezervasyonunu 24 saat önce iptal ettiren müşteriden ücret alınmaz. 

            b) Otellerde günlük pozisyon sabah saat 6.00’da yapılır. Sabah (6)’dan önce gelen müşteriden (13)’e kadar bir gecelik ücret alınır. 

            c) Saat (12)’ye kadar oteli terkedeceğini resepsiyona bildirmeyen müşteriden gelecek gecenin ücreti alınır. 

            d) İki veya daha fazla yataklı odada yalnız yatmak isteyen müşteri, oda ücretinin tamamını öder. 

            e) Odalara yatak ilave edilirse ilave yatak için tek yatağa isabet eden fiyatın %50’si alınır. 

            f) 10 yaşından küçük çocuklara ayrıca yatak istenmezse ücret alınmaz. 10 yaşından büyük çocuklar için yatak ilavesi mecburidir. 

Bağımsız Denetim Standartı 200

EK  

TÜRKİYE DENETM STANDARTLARI

BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTI 200 

BAĞIMSIZ DENETÇİNİN GENEL AMAÇLARI VE BAĞIMSIZ

DENETİMİN BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTLARINA

 UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLMESİ

 


 

BAĞIMSIZ DENETİM STANDARDI 200

BAĞIMSIZ DENETÇİNİN GENEL AMAÇLARI VE BAĞIMSIZ DENETİMİN BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTLARINA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLMESİ

İÇİNDEKİLER

Paragraf

Giriş

Kapsam ………………………………………………………………………………………

Finansal Tabloların Denetimi……….……………………………………………………….

Yürürlük Tarihi ………………………………………………………………………………

Denetçinin Genel Amaçları ……………………………………………………………..

Tanımlar …………………………………………………………………………………….

Ana Hükümler

Finansal Tabloların Denetimine İlişkin Etik Hükümler ..……………………………………….

Mesleki Şüphecilik ……………………………………………………………………….….

Mesleki Muhakeme …………………………………………………………………….……

Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı ve Denetim Riski ………………………..………………

Denetimin BDS’lere Uygun Olarak Yürütülmesi ………………………………………..

Açıklayıcı Hükümler ve Uygulama

Finansal Tabloların Denetimi.……………………………………….…………………

Finansal Tabloların Denetimine İlişkin Etik Hükümler ………………………….….

Mesleki Şüphecilik …………………………………………………………….………

Mesleki Muhakeme ……………………………………………………….…………..

Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı ve Denetim Riski…………….…………………….

Denetimin BDS’lere Uygun Olarak Yürütülmesi ……………….……………………

 

Giriş

 

Kapsam

1. Bu Bağımsız Denetim Standardı (BDS), finansal tabloların bağımsız denetimlerinin BDS’lere uygun olarak yürütülmesi sırasında bağımsız denetçiye düşen genel sorumlulukları düzenler. Bu BDS, özellikle bağımsız denetçinin genel amaçlarını ortaya koyar ve bağımsız denetçinin bu amaçlara ulaşmasını sağlamak için tasarlanmış bir bağımsız denetimin niteliğini ve kapsamını açıklar. Bu standart ayrıca BDS’lerin kapsamını, uygulama alanını ve yapısını açıklar ve bağımsız denetçinin BDS’lere uygunluk sağlama yükümlülüğü de dâhil olmak üzere, bütün bağımsız denetimlerde geçerli olan genel sorumluluklarını düzenleyen hükümlere yer verir. BDS’lerde geçen “denetçi” ibaresi bağımsız denetçiyi, “denetim” ibaresi bağımsız denetimi ifade eder.

2. BDS’ler, bir denetçinin finansal tabloları denetlemesine yönelik olarak hazırlanmıştır. Diğer tarihî finansal bilgilere ilişkin denetimlerde uygulanmaları hâlinde BDS’ler, gerektiğinde şartlara göre uyarlanır. BDS’ler, denetçinin mevzuat hükümlerinden kaynaklanan veya başka bir şekilde ortaya çıkabilecek olan sorumluluklarını (örneğin, menkul kıymetlerin halka arzıyla bağlantılı olarak ortaya çıkabilecek sorumluluklarını) ele almaz. Söz konusu sorumluluklar denetçilerin BDS’lerde belirtilen sorumluluklarından farklılık gösterebilir. Bu tür durumlarda denetçi BDS’lerdeki yaklaşımları faydalı bulabilecek olmakla birlikte, ilgili tüm mevzuat hükümlerine veya mesleki yükümlülüklere uygunluk sağlamak denetçinin kendi sorumluluğundadır.

Finansal Tabloların Denetimi

3. Denetimin amacı, hedef kullanıcıların finansal tablolara duyduğu güven seviyesini artırmaktır. Bu amaca, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle geçerli finansal raporlama çerçevesine[1] uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin denetçi tarafından verilen görüşle ulaşılır. Genel amaçlı çerçevelerin çoğunda söz konusu görüş, geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak finansal tabloların tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun bir biçimde sunulup sunulmadığı veya doğru ve gerçeğe uygun bir görünüm sağlayıp sağlamadığı hakkındadır. BDS’lere ve ilgili etik hükümlere uygun olarak yürütülen bir denetim, denetçinin bu görüşü oluşturmasını sağlar (Bakınız: A1 paragrafı).

4. Denetime tabi olan finansal tablolar, üst yönetimden sorumlu olanların gözetiminde işletme yönetimi tarafından hazırlanan finansal tablolardır. BDS’ler yönetime veya üst yönetimden sorumlu olanlara sorumluluk yüklemez ve bu kişilerin sorumluluklarını düzenleyen mevzuat hükümlerinin yerine geçmez. Ancak BDS’lere uygun bir denetim, yönetimin ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların, denetimin yürütülmesi için gerekli olan belirli sorumlulukları üstlendikleri ön kabulüne dayalı olarak yürütülür. Finansal tabloların denetlenmiş olması, yönetimin veya üst yönetimden sorumlu olanların sorumluluklarını ortadan kaldırmaz (Bakınız: A2-A11 paragrafları).

5. BDS’ler, bir bütün olarak finansal tabloların hata veya hile kaynaklı önemli bir yanlışlık içerip içermediği konusunda denetçinin, vereceği görüşe dayanak oluşturacak makul bir güvence elde etmesini zorunlu kılar. Makul güvence yüksek bir güvence seviyesidir. Denetçi, denetim riskini (finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermesine rağmen denetçinin duruma uygun olmayan bir görüş vermesi riski) kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde makul güvence sağlamış olur. Ancak deneçinin ulaştığı sonuçları ve görüşünü dayandırdığı çoğu denetim kanıtının kesin olmasından çok ikna edici olmasına sebep olan denetimin yapısal kısıtlamaları sebebiyle, makul güvence mutlak bir güvence seviyesi değildir (Bakınız: A28-A52 paragrafları).

6. Önemlilik kavramı, denetçi tarafından denetimin planlanması ve yürütülmesi ile belirlenmiş yanlışlıkların denetim üzerindeki ve -varsa- düzeltilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde uygulanır.[2] Genel olarak, yanlışlıkların (eksiklikleri de içerir) tek başına veya topluca finansal tablo kullanıcılarının bu tablolara dayanarak alacakları ekonomik kararları etkilemesi makul ölçüde bekleniyorsa, söz konusu yanlışlıklar önemli olarak değerlendirilir. Önemlilikle ilgili yargılara, içinde bulunulan şartlar ışığında ulaşılır ve bu yargılar, finansal tablo kullanıcılarının finansal bilgi ihtiyaçlarına ilişkin denetçi algısından; yanlışlığın büyüklüğünden veya niteliğinden ya da bu ikisinin birleşiminden etkilenir. Denetçi görüşü finansal tabloları bir bütün olarak ele alır ve denetçi, finansal tabloların bütünü açısından önemlilik arz etmeyen yanlışlıkların tespit edilmesinden sorumlu değildir.

7. BDS’lerde, denetçinin makul güvence elde etmesini desteklemek üzere tasarlanmış olan amaçlar, ana hükümler, açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümleri yer alır. BDS’ler, denetimin planlanması ve yürütülmesi süresince denetçinin mesleki muhakemesini kullanmasını, mesleki şüpheciliği sürdürmesini ve diğer hususların yanı sıra;

  • İşletmenin iç kontrolü dâhil işletme ve çevresini anlamak için edindiği bilgilere dayanarak hata veya hile kaynaklı “önemli yanlışlık” risklerini belirlemesini ve değerlendirmesini,
  • Değerlendirilen risklere karşı yapılacak uygun işleri tasarlamak ve uygulamak suretiyle önemli yanlışlıkların var olup olmadığı hakkında yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmesini,
  • Elde edilen denetim kanıtlarından çıkardığı sonuçlara dayanarak finansal tablolar hakkında bir görüş oluşturmasını

zorunlu kılar.

8. Denetçi tarafından verilen görüşün şekli,  geçerli finansal raporlama çerçevesine ve ilgili mevzuata bağlıdır (Bakınız:  A12-A13 paragrafları).

9. Denetçinin, denetimden kaynaklanan konularla ilgili olarak kullanıcılara, yönetime, üst yönetimden sorumlu olanlara veya işletme dışı taraflara karşı da belirli bildirim ve raporlama sorumlulukları bulunabilir. Bu sorumluluklar, BDS’ler veya mevzuatla belirlenebilir.[3]

Yürürlük Tarihi

10. Bu BDS, 1/1/2013 tarihinde ve sonrasında başlayacak hesap dönemlerinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Denetçinin Genel Amaçları

11. Finansal tabloların denetiminin yürütülmesinde denetçinin genel amaçları:

(a)            Bir bütün olarak finansal tabloların, hata veya hile kaynaklı önemli bir yanlışlık içerip içermediğine ilişkin makul güvence elde etmek ve böylece finansal tabloların tüm önemli yönleriyle geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığına dair bir görüş bildirmek ve

(b)           Bulgularına uygun olarak, finansal tablolar hakkında raporlama yapmak ve BDS’lerin zorunlu tuttuğu bildirimlerde bulunmaktır.

12. Makul güvencenin elde edilemediği ve denetçi raporundaki sınırlı olumlu görüşün (şartlı görüşün) hedeflenen finansal tablo kullanıcılarına raporlama amaçları bakımından yetersiz kaldığı durumlarda BDS’ler, denetçinin görüş bildirmekten kaçınmasını veya (ilgili mevzuata göre çekilmenin mümkün olması şartıyla) denetimden çekilmesini gerektirir.

Tanımlar

13. Aşağıdaki terimler BDS’lerde, karşılarında belirtilen anlamlarıyla kullanılmıştır:

(a)              Bağımsız denetçi: Denetimi yürüten kişi veya kişileri, genellikle sorumlu denetçiyi veya denetim ekibinin diğer denetçilerini veya ilgili durumlarda denetim şirketini ifade eder. Bir BDS’de bir yükümlülük veya sorumluluğun sorumlu denetçi tarafından yerine getirileceğinin açıkça ifade edilmesi hâlinde, “denetçi” terimi yerine “sorumlu denetçi” terimi kullanılır. İlgili yerlerde “sorumlu denetçi” veya “denetim şirketi”, bu terimlerin kamu sektöründeki eş değerlerini ifade eder.

(b)             Denetim kanıtı: Denetçinin, görüşüne dayanak oluşturan sonuçlara ulaşırken kullandığı bilgilerdir. Denetim kanıtları, finansal tablolara temel oluşturan muhasebe kayıtlarındaki bilgiler ile diğer bilgileri içerir. BDS’lerin amaçlarına uygun olarak;

(i)          Denetim kanıtının yeterliliği, denetim kanıtının miktarının ölçütüdür. İhtiyaç duyulan denetim kanıtı miktarı, denetçinin “önemli yanlışlık” risklerine ilişkin değerlendirmesinden ve ilgili denetim kanıtının kalitesinden etkilenir.

(ii)         Denetim kanıtının uygunluğu, denetim kanıtının kalitesinin ölçütüdür. Bir başka ifadeyle denetim kanıtının kalitesi, denetçi görüşüne dayanak oluşturan sonuçlara destek sağlama açısından, denetim kanıtının ihtiyaca uygunluğu ve güvenilirliğidir.

(c)              Denetim riski: Finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermesine rağmen, denetçinin duruma uygun olmayan bir denetim görüşü vermesi riskidir. Denetim riski, “önemli yanlışlık” riski ile tespit edememe riskinin bir fonksiyonudur.

(ç)         Denetim şirketi: Bağımsız denetim kuruluşu veya tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçidir.

(d)             Finansal tablolar: İlgili dipnotlar dâhil olmak üzere, tarihî finansal bilgilerin, geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak, bir işletmenin belirli bir tarihteki ekonomik kaynaklarını veya yükümlülüklerini ya da belirli bir dönemde bunlarda meydana gelen değişiklikleri göstermek amacıyla biçimlendirilmiş sunumudur. İlgili dipnotlar genellikle önemli muhasebe politikaları ile diğer açıklayıcı bilgilerin özetinden oluşur. “Finansal tablolar” terimi, geçerli finansal raporlama çerçevesi uyarınca belirlenen tam bir finansal tablo setini ifade etmekle birlikte, tek bir finansal tabloyu da ifade edebilir.

(e)              Makul güvence: Finansal tabloların denetimi çerçevesinde, yüksek ancak mutlak olmayan güvence seviyesidir.

(f)              Mesleki muhakeme Denetimin yürütülmesi sırasında mevcut olan şartlara uygun olarak atılacak adımlara yönelik bilgiye dayalı kararlar alınırken; ilgili mevzuat, BDS’ler, muhasebe standartları ve etik standartlar çerçevesinde, sahip olunan eğitim, bilgi ve deneyimin kullanılmasıdır. İlgili yerlerde bu kavram mesleki yargı olarak da kullanılmıştır.

(g)              Mesleki şüphecilik: Sorgulayıcı bir yaklaşımla hareket ederek, hata veya hile kaynaklı yanlışlığa işaret eden durumlara karşı dikkatli olmayı ve denetim kanıtlarını titiz bir biçimde değerlendirmeyi içeren tutumdur.

(ğ)         Müteakip denetim prosedürleri: Risk değerlendirmesi sonrası uygulanan denetim prosedürleridir.

(h)             “Önemli yanlışlık” riski: Finansal tabloların denetim öncesinde önemli bir yanlışlık içermesi riskidir. Aşağıda belirtildiği gibi bu risk yönetim beyanı düzeyinde iki bileşenden oluşur:

(i)         Yapısal risk: İlgili kontrol mekanizması dikkate alınmadan önce, bir işlem sınıfına, hesap bakiyesine veya açıklamalara ilişkin bir yönetim beyanının, tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli olabilecek bir yanlışlık içermeye açık olması durumudur.

(ii)       Kontrol riski: Bir işlem sınıfı, hesap bakiyesi veya açıklamalara ilişkin bir yönetim beyanında ortaya çıkabilecek ve tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli olabilecek bir yanlışlığın, işletmenin iç kontrolü tarafından zamanında önlenememesi veya tespit edilerek düzeltilememesi riskidir.

(i)               Tarihî finansal bilgi: Belirli bir işletmeyle ilgili olarak öncelikle işletmenin muhasebe sisteminden elde edilen ve geçmiş dönemlerde meydana gelen ekonomik olaylar veya geçmiş tarihlerdeki ekonomik durum veya şartlar hakkında finansal terimlerle ifade edilen bilgidir.

(j)               Tespit edememe riski: Denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirmek için denetçinin uyguladığı prosedürler neticesinde, tek başına veya diğer yanlışlıklarla birlikte önemli olabilecek mevcut bir yanlışlığın tespit edilememesi riskidir.

(k)             Geçerli finansal raporlama çerçevesi: Finansal tabloların hazırlanmasında yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlar tarafından kabul edilen, işletmenin yapısı ve finansal tabloların amacı göz önüne alındığında kabul edilebilir olan veya mevzuatın zorunlu kıldığı finansal raporlama çerçevesidir.

“Gerçeğe uygun sunum çerçevesi” terimi, hükümlerine uygunluk sağlanmasını gerektiren ve

(i)         Finansal tabloların gerçeğe uygun sunumu için yönetimin bu çerçevenin zorunlu kıldığı açıklamalar dışında açıklamalar yapmasının gerekebileceğini açık veya zımni olarak kabul eden finansal raporlama çerçevesini veya

(ii)       Finansal tabloların gerçeğe uygun sunumu için, yönetimin bu çerçevenin belirli bir hükmünden sapmasının gerekli olabileceğini açıkça kabul eden finansal raporlama çerçevesini ifade eder. Bu tür sapmaların sadece çok istisnai durumlarda gerekli olması beklenir.

“Uygunluk çerçevesi” terimi, çerçevenin hükümlerine uygunluk sağlanmasını gerektiren, ancak yukarıdaki (i) veya (ii) maddelerinde yer alan kabulleri içermeyen finansal raporlama çerçevesini ifade eder.

(l)               Üst yönetimden sorumlu olanlar: İşletmenin stratejik yönetimi ve hesap verebilirliğine ilişkin yükümlülüklerin gözetiminden sorumlu kişi, kişiler veya yapılardır (örneğin, şirketin mütevelli heyeti üyeleri). Bu sorumluluk finansal raporlama sürecinin gözetimini de içerir. Bazı durumlarda, işletmelerde üst yönetimden sorumlu olanlar arasında icracı yönetim personeli (bir özel veya kamu sektörü işletmesinin yönetim kurulunun icracı üyeleri veya işletme sahibi-yöneticileri gibi) yer alabilir.

(m)            Yanlışlık: Raporlanan bir finansal tablo kaleminin tutarı, sınıflandırılması, sunumu veya açıklaması ile aynı kalemin geçerli finansal raporlama çerçevesine göre olması gereken tutarı, sınıflandırılması, sunumu veya açıklaması arasındaki farklılıktır. Yanlışlıklar hata veya hileden kaynaklanabilir.

Denetçinin finansal tabloların tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun bir biçimde sunulup sunulmadığına (veya doğru ve gerçeğe uygun bir görünüm sağlayıp sağlamadığına) ilişkin bir görüş verdiği durumlarda, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle gerçeğe uygun bir biçimde sunulması (veya doğru ve gerçeğe uygun bir görünüm sağlaması) için tutar, sınıflandırma, sunum veya açıklamalarda yapılmasının gerekli olduğunu düşündüğü düzeltmeler de yanlışlık kapsamındadır.

(n)             Yönetim: İşletme faaliyetlerinin yürütülmesinde icrai sorumluluğa sahip kişi veya kişilerdir. Bazı durumlarda yönetim, yönetim kurulunun icracı üyeleri veya işletme sahibi-yönetici gibi üst yönetimden sorumlu olanların bazılarını veya tamamını içerir.

(o)             Yönetimin ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların sorumluluklarıyla ilgili olarak, yürütülen denetime ilişkin ön kabul: Yönetimin ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların aşağıda yer alan ve bir denetimin BDS’lere uygun olarak yürütülmesi için esas olan sorumluluklarını anlamaları ve üstlenmeleridir:

(i)         İlgili hâllerde finansal tabloların gerçeğe uygun sunumu dâhil olmak üzere, finansal tabloların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanması sorumluluğu,

(ii)       Yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların, hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlık içermeyen finansal tabloların hazırlanmasını sağlamak için gerekli gördüğü iç kontrole ilişkin sorumluluğu,

(iii)      Denetçiye;

a. Kayıtlar, dokümanlar ve diğer hususlar gibi yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların finansal tabloların hazırlanmasıyla ilgili tüm bilgilere erişim imkânı sağlama sorumluluğu,

b. Yürütülen denetimle ilgili olarak denetçinin, yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlardan talep edebileceği ilâve bilgileri sağlama sorumluluğu,

c. Denetim kanıtlarının toplanması için işletme içinde gerekli görülen kişilerle kısıtlama olmaksızın görüşme imkânı sağlama sorumluluğu.

“Yönetimin ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların sorumluluklarıyla ilgili olarak, yürütülen denetime ilişkin ön kabul” kısaca “ön kabul” olarak da ifade edilebilir.

Ana Hükümler

Finansal Tabloların Denetimine İlişkin Etik Hükümler

14. Denetçi finansal tabloların denetiminde, bağımsızlıkla ilgili olanlar da dâhil etik hükümlere uyar (Bakınız:  A14-A17 paragrafları).

Mesleki Şüphecilik

15. Denetçi finansal tabloların önemli ölçüde yanlışlık içermesine sebep olan şartların bulunabileceğini kabul ederek, denetimi mesleki şüphecilik içinde planlar ve yürütür (Bakınız: A18-A22 paragrafları).

Mesleki Muhakeme

16. Denetçi, finansal tabloların denetiminin planlanması ve yürütülmesinde mesleki muhakemesini kullanır (Bakınız:  A23-A27 paragrafları).

Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı ve Denetim Riski

17. Denetçi makul güvence sağlamak için denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirmek amacıyla yeterli ve uygun denetim kanıtı elde eder. Bu kanıtlar denetçinin, görüşüne dayanak oluşturacak makul sonuçlara ulaşmasını sağlar (Bakınız:  A28-A52 paragrafları).

Denetimin BDS’lere Uygun Olarak Yürütülmesi

Denetimle İlgili BDS’lere Uyum

18. Denetçi, denetimle ilgili tüm BDS’lere uyar. Yürürlükte olan bir BDS’nin ele aldığı şartlar mevcut ise, bu BDS’nin yürütülen denetimle ilgili olduğu kabul edilir (Bakınız: A53-A57 paragrafları).

19. Denetçinin, bir BDS’nin amaçlarını anlaması ve hükümlerini uygun şekilde yerine getirebilmesi için açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü dâhil BDS’nin tamamına vâkıf olması gerekir (Bakınız: A58-A66 paragrafları).

20. Denetçi, bu BDS’nin ve denetimle ilgili diğer tüm BDS’lerin hükümlerine uymadığı sürece, denetçi raporunda denetimin BDS’lere uygun olarak yürütüldüğü şeklinde bir ifadeye yer veremez.

BDS’lerde Belirtilen Amaçlar

21. Denetimin planlanması ve yürütülmesi sırasında denetçi, genel amaçlarına ulaşmak ve

(a)              BDS’lerde belirtilen amaçlara uygun şekilde, BDS’ler tarafından zorunlu kılınanlara ek olarak başka bir denetim prosedürünün gerekip gerekmediğine karar vermek (Bakınız: A70 paragrafı) ve

(b)             Yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilip edilmediğini değerlendirmek (Bakınız: A71 paragrafı)

için BDS’ler arasındaki karşılıklı ilişkileri de göz önünde bulundurmak suretiyle, ilgili BDS’lerde yer alan amaçları kullanır (Bakınız: A67-A69 paragrafları).

İlgili Hükümlere Uygunluk Sağlanması

22. 23 üncü paragrafa bağlı olarak denetçi,

(a)              BDS’nin tamamının yürütülen denetimle ilgili olmaması veya

(b)             Hükmün bir şarta bağlı olması ve bu şartın mevcut olmaması

haricinde denetimi ilgili BDS’nin tüm hükümlerine uygun şekilde yürütür (Bakınız: A72-A73 paragrafları).

23. İstisnai durumlarda denetçi, bir BDS’de yer alan ilgili hükümden sapmanın gerekli olduğuna karar verebilir. Bu tür durumlarda denetçi, söz konusu hükmün amacına ulaşmak için alternatif denetim prosedürleri uygular. Denetçinin bir hükümden sapma ihtiyacının yalnızca aşağıdaki şartların bulunması durumunda ortaya çıkması beklenir:

–   Bu hükmün uygulanacak özel bir prosedürle ilgili olması ve

–    Bu prosedürün, denetimin yürütüldüğü şartlarda, hükmün amacına ulaşılması konusunda yetersiz olması (Bakınız: A74 paragrafı).

Denetçinin İlgili BDS’de Belirtilen Bir Amaca Ulaşamaması

24. İlgili BDS’de belirtilen bir amaca ulaşılamaması hâlinde denetçi, bu durumun genel amaçlarına ulaşmasını engelleyip engellemediğini ve dolayısıyla, BDS’ler uyarınca olumlu dışında bir görüş vermesini veya (ilgili mevzuata göre çekilmenin mümkün olması şartıyla) denetimden çekilmesini gerektirip gerektirmediğini değerlendirir. Denetçinin, ilgili BDS’de belirtilen bir amaca ulaşamaması, BDS 230[4] uyarınca belgelendirilmesi gereken önemli bir durumun varlığına işaret eder (Bakınız: A75-A76 paragrafları).

***

Açıklayıcı Hükümler ve Uygulama

Finansal Tabloların Denetimi

Denetimin Kapsamı (Bakınız: 3 üncü paragraf)

A1. Finansal tablolara ilişkin denetçi görüşü, finansal tabloların, tüm önemli yönleriyle geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını ele alır. Bu tür bir görüş tüm finansal tablo denetimlerinde ortaktır. Dolayısıyla denetçi görüşü, örneğin işletmenin gelecekteki ekonomik başarısı veya yönetimin işletme faaliyetlerini yürütmesinin etkinliği veya verimliliği hakkında güvence sağlamaz. Ancak bazı durumlarda ilgili mevzuat, denetçilerin diğer özel hususlar hakkında da (iç kontrolün etkinliği veya yönetim tarafından hazırlanan ayrı bir raporun finansal tablolarla tutarlılığı gibi) görüş vermesini zorunlu kılabilir. BDS’lerde finansal tablolar hakkında oluşturulacak görüşle ilgili olması kaydıyla; bu tür özel hususlara ilişkin ana hükümler ile açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümleri yer alır. Bununla birlikte, bu tür hususlar hakkında görüş vermek gibi ek bir sorumluluğunun olması durumunda denetçinin ilâve çalışmalar yapması gerekir.

Finansal Tabloların Hazırlanması (Bakınız: 4 üncü paragraf)

A2. Mevzuat, yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların finansal raporlamayla ilgili sorumluluklarını belirleyebilir. Ancak bu sorumlulukların kapsamı veya tanımlanma biçimi duruma göre farklılık gösterebilir. Bu farklılıklara rağmen BDS’lere uygun bir denetim, yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların, aşağıda belirtilen hususlarda sorumluluklarını anladıkları ve üstlendikleri ön kabulüne dayalı olarak yürütülür:

(a)               İlgili hâllerde finansal tabloların gerçeğe uygun sunumu dâhil olmak üzere, finansal tabloların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanması sorumluluğu,

(b)               Yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların, hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlık içermeyen finansal tabloların hazırlanmasını sağlamak için gerekli gördüğü iç kontrole ilişkin sorumluluğu,

(c)               Denetçiye:

(i)         Kayıtlar, dokümanlar ve diğer hususlar gibi yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların finansal tabloların hazırlanmasıyla ilgili tüm bilgilere erişim imkânı sağlama sorumluluğu,

(ii)       Yürütülen denetimle ilgili olarak denetçinin, yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlardan talep edebileceği ilâve bilgileri sağlama sorumluluğu,

(iii)      Denetim kanıtlarının toplanması için işletme içinde gerekli görülen kişilerle kısıtlama olmaksızın görüşme imkânı sağlama sorumluluğu.

A3. Finansal tabloların yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlar tarafından hazırlanması,

  • Mevzuata göre geçerli finansal raporlama çerçevesinin belirlenmesini,
  • Finansal tabloların belirlenen finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanmasını,
  • Finansal tablolarda, esas alınan finansal raporlama çerçevesini belirten yeterli bir açıklamanın yer almasını

zorunlu tutar.

Finansal tabloların hazırlanması, uygun muhasebe politikalarının seçimi ve uygulanmasının yanı sıra, yönetimin mevcut şartlara uygun muhasebe tahminleri yapmasında muhakemelerde bulunmasını gerektirir. Bu muhakemeler, geçerli finansal raporlama çerçevesine göre yapılır.

A4. Finansal tablolar,

  • Geniş bir kullanıcı kitlesinin ortak finansal bilgi ihtiyacını (genel amaçlı finansal tablolar) veya
  • Özel kullanıcıların finansal bilgi ihtiyacını (özel amaçlı finansal tablolar)

karşılamak için tasarlanmış bir finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanabilir.

A5. Geçerli finansal raporlama çerçevesi genellikle yetkili veya tanınmış bir standart belirleyici kurum tarafından oluşturulan finansal raporlama standartlarını veya mevzuat hükümlerini kapsar. Bazı durumlarda ise finansal raporlama çerçevesi, söz konusu standartlar ile mevzuat hükümlerinden oluşur. Diğer kaynaklar finansal raporlama çerçevesinin uygulanmasına yön verebilir. Bazı durumlarda, geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamında söz konusu diğer kaynaklar yer alabilir ve hatta finansal raporlama çerçevesi yalnızca bu kaynaklardan oluşabilir. Aşağıdakiler diğer kaynaklara örnek olarak gösterilebilir:

  • Muhasebe konularına ilişkin kanunlar, düzenlemeler, mahkeme kararları ve mesleki etik yükümlülükler dâhil yasal ve etik çevre,
  • Standart belirleyici kurumlar, mesleki kuruluşlar veya düzenleyici kurumlar tarafından yayımlanmış farklı hukuki bağlayıcılığa sahip muhasebe yorumları,
  • Standart belirleyici kurumlar, mesleki kuruluşlar veya düzenleyici kurumlar tarafından yayımlanmış yeni (gelişen) muhasebe konularına ilişkin farklı hukuki bağlayıcılığa sahip görüşler,
  • Yaygın olarak, geçerli ve hâkim olan genel ve sektörel uygulamalar,
  • Muhasebe literatürü.

Finansal raporlama çerçevesi ile uygulamaya yön veren kaynaklar arasında çelişkilerin olması durumunda, normlar hiyearşisinde daha üstte yer alan kaynak geçerli kabul edilir.

A6. Geçerli finansal raporlama çerçevesinin hükümleri, finansal tabloların biçim ve içeriğini belirler. Finansal raporlama çerçevesi tüm işlem veya olayların nasıl muhasebeleştirileceğini veya açıklanacağını ayrıntılarıyla belirtmeyebilir. Ancak genellikle, hükümlerinin temelini oluşturan kavramlarla tutarlı muhasebe politikalarının geliştirilmesinde ve uygulanmasında dayanak işlevi görebilecek yeterli sayıda kapsamlı ilkeler içerir.

A7. Bazı finansal raporlama çerçeveleri gerçeğe uygun sunum çerçeveleriyken, bazıları uygunluk çerçeveleridir. Esas olarak işletmeler tarafından genel amaçlı finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan standartları yayımlama yetkisini haiz tanınmış bir kurum tarafından belirlenen finansal raporlama standartlarından oluşan finansal raporlama çerçeveleri (örneğin Türkiye Muhasebe Standartları), genellikle gerçeğe uygun sunumu sağlama amacıyla tasarlanmıştır.

A8. Geçerli finansal raporlama çerçevesinin hükümleri ayrıca, tam bir finansal tablolar setinin nelerden oluştuğunu belirler. Çoğu finansal raporlama çerçevesine göre finansal tabloların amacı, bir işletmenin finansal durumu, finansal performansı ve nakit akışları hakkında bilgi sağlamaktır. Bu tür finansal raporlama çerçeveleri açısından tam bir finansal tablolar seti; finansal durum tablosu (bilânço), kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu, özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu ve ilgili dipnotlardan oluşur. Diğer bazı finansal raporlama çerçeveleri açısından tek bir finansal tablo ve ilgili dipnotları kendi başına tam bir finansal tablo setini oluşturabilir:

  • Örneğin, Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan “Nakit Esaslı Muhasebe Usulüne Göre Finansal Raporlama” isimli Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standardı, finansal tablolarını söz konusu standartlar uyarınca hazırlayan bir işletme açısından temel finansal tablonun nakit tahsilat ve ödeme tablosu olduğunu ifade etmektedir.
  • Tek bir finansal tabloya ilişkin örnekler aşağıda verilmektedir. Bu tabloların herbiri ilgili dipnotları içerir:
    • Bilânço.
    • Gelir tablosu veya faaliyet tablosu.
    • Dağıtılmamış kârlar tablosu.
    • Nakit akış tablosu.
    • Özkaynakları içermeyen varlık ve borçlar tablosu.
    • Özkaynak değişim tablosu.
    • Hasılat ve gider tablosu.
    • Ürün grubuna ilişkin faaliyet tablosu.

A9. BDS 210 geçerli finansal raporlama çerçevesinin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin hükümler içerir ve bu konuda rehberlik sağlar.[5] BDS 800, özel amaçlı bir çerçeveye uygun olarak hazırlanan finansal tablolar açısından dikkate alınması gereken özel durumları ele alır.[6]

A10. Denetimin yürütülmesiyle ilgili ön kabulün önemi sebebiyle, bir denetim sözleşmesini kabul etmenin ön şartı olarak denetçi, yönetim ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanların, A2 paragrafında belirtilen sorumluluklarını anladıkları ve üstlendikleri konusunda bu kişilerden mutabakat alır.[7]

Kamu Sektöründeki Denetimlere Özgü Hususlar

A11. Kamu sektörü işletmelerinin finansal tablolarının denetimine ilişkin görev ve yetkiler, diğer işletmelerin finansal tablolarının denetimine ilişkin görev ve yetkilerden daha kapsamlı olabilir. Sonuç olarak, bir kamu sektörü işletmesinin finansal tablolarının denetimi yürütülürken dikkate alınan yönetimin sorumluluklarına ilişkin ön kabul, işlem ve olayların mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi gibi ilâve sorumluluklar içerebilir.[8]

Denetçi Görüşünün Şekli (Bakınız: 8 inci paragraf)

A12. Denetçi tarafından verilen görüş, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle, geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkindir. Bununla birlikte denetçi görüşünün şekli, geçerli finansal raporlama çerçevesine ve ilgili mevzuata bağlıdır. Geçerli finansal raporlama çerçevesi, finansal tabloların sunumuna ilişkin hükümler içerdiğinden, finansal tabloların finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanması, sunumu da kapsar.

A13. Çoğunlukla genel amaçlı finansal tabloların hazırlanmasında geçerli olduğu gibi, geçerli finansal raporlama çerçevesinin gerçeğe uygun sunum çerçevesi olduğu durumlarda BDS’ler uyarınca verilecek görüş, finansal tabloların, tüm önemli yönleriyle, gerçeğe uygun bir biçimde sunulup sunulmadığına (veya doğru ve gerçeğe uygun bir görünüm sağlayıp sağlamadığına) ilişkindir. Geçerli finansal raporlama çerçevesinin bir uygunluk çerçevesi olması durumunda ise verilecek görüş, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle ilgili çerçeveye uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkindir. Aksi özellikle belirtilmediği sürece denetçi görüşüne ilişkin BDS’lerde yer alan atıflar, her iki görüş şeklini de kapsar.

Finansal Tabloların Denetimine İlişkin Etik Hükümler (Bakınız: 14 üncü paragraf)

A14. Denetçi finansal tabloların denetiminde, bağımsızlıkla ilgili olanlar da dâhil etik hükümlere tabidir. İlgili etik hükümler genellikle, Bağımsız Denetçiler için Etik Kuralların (Etik Kurallar) A ve B Bölümleri ile ilgili mevzuatta yer alan daha kısıtlayıcı diğer hükümlerden oluşur.

A15. Etik Kuralların A Bölümü, finansal tabloların denetimi sırasında denetçinin uyacağı temel mesleki etik ilkeleri belirler ve bu ilkelerin uygulanması açısından kavramsal bir çerçeve sunar. Etik Kurallar bir denetçinin aşağıdaki temel etik ilkelere uymasını zorunlu kılar:

(a)               Dürüstlük,

(b)               Tarafsızlık,

(c)               Mesleki yeterlik ve özen,

(d)               Sır saklama,

(e)               Mesleğe uygun davranış.

Etik Kuralların B Bölümü, özel durumlarda kavramsal çerçevenin nasıl uygulanacağını gösterir.

A16. Bir denetim kamu yararını ilgilendirdiği için Etik Kurallar denetçinin denetlenen işletmeden bağımsız olmasını gerektirir. Etik Kurallar bağımsızlığı, hem esasta hem de şekilde bağımsızlığı kapsayacak biçimde tanımlar. Denetçinin işletmeden bağımsızlığı, görüşünü herhangi bir etki altında kalmadan oluşturabilmesini temin eder. Bağımsızlık, denetçinin dürüst davranabilmesini, tarafsız olmasını ve mesleki şüpheciliğini devam ettirmesini sağlar.

A17. Kalite Kontrol Standardı 1 (KKS 1)[9]veya en az KKS 1’de öngörülen yükümlülükleri karşılayacak muhtevadaki diğer düzenlemeler[10], denetim şirketinin denetimler açısından kendi kalite kontrol sistemini oluşturma ve sürdürme sorumluğunu ele alır. KKS 1 denetim şirketinin, kendisinin ve personelinin bağımsızlıkla ilgili olanlar dâhil ilgili etik hükümlere uyduklarına dair makul güvence sağlamayı amaçlayan politika ve prosedürler oluşturma sorumluluğunu düzenler.[11] BDS 220 sorumlu denetçinin ilgili etik hükümlere ilişkin sorumluluklarını düzenler. Bu sorumluluklar, sorumlu denetçinin;

–      Gözlem ve gerekli hâllerde sorgulamalar yapmak suretiyle denetim ekibi üyelerinin ilgili etik hükümlere uymadığını gösteren durumlara karşı dikkatli olmasını,

–     Denetim ekibi üyelerinin ilgili etik hükümlere uymadıklarını gösteren hususların dikkatini çekmesi hâlinde yapılacak uygun işlemi belirlemesini ve

–      Söz konusu denetimle ilgili olan bağımsızlık hükümlerine uygunluk sağlanıp sağlanmadığı hakkında bir sonuca varmasını

zorunlu tutar.[12] BDS 220’ye uygun olarak, denetim şirketi veya diğer taraflarca sağlanan bilgiler aksini göstermediği sürece denetim ekibi, söz konusu denetim için geçerli olan kalite kontrol prosedürlerine ilişkin sorumluluklarını yerine getirirken, denetim şirketinin kalite kontrol sistemine güvenir.

Mesleki Şüphecilik (Bakınız: 15 inci paragraf)

A18. Mesleki şüphecilik, örnekleri aşağıda sıralanan durumlara karşı dikkatli olmayı gerektirir:

  • Elde edilen diğer denetim kanıtlarıyla çelişen denetim kanıtları,
  • Denetim kanıtı olarak kullanılacak belgelerin ve sorgulamalar sonucunda elde edilen cevapların güvenilirliğinde şüphe uyandıran bilgiler,
  • Hile ihtimaline işaret edebilecek durumlar,
  • BDS’lerde yer alan denetim prosedürlerine ilâve denetim prosedürleri gerektirebilecek durumlar.

A19. Aşağıda örnekleri verilen hususlara ilişkin riskleri azaltmak amacıyla denetçinin, denetimin tüm aşamalarında mesleki şüpheciliğini sürdürmesi gerekir:

  • Olağandışı durumların gözden kaçırılması,
  • Gözlemler neticesinde sonuçlara ulaşırken aşırı genelleme yapılması,
  • Denetim prosedürlerinin nitelik, zamanlama ve kapsamının belirlenmesinde ve bunların sonuçlarının değerlendirilmesinde uygun olmayan varsayımların kullanılması.

A20. Mesleki şüphecilik, denetim kanıtlarının eleştirel biçimde değerlendirilmesi açısından gereklidir. Bu değerlendirme birbiriyle çelişen denetim kanıtlarının, belgelerin güvenirliğinin, sorgulamalar sonucu elde edilen cevapların ve yönetim ve üst yönetimden sorumlu olanlardan elde edilen diğer bilgilerin sorgulanmasını içerir. Mesleki şüphecilik, içinde bulunulan şartlar ışığında elde edilen denetim kanıtlarının yeterliliğinin ve uygunluğunun değerlendirilmesini de kapsar. Hile riski göstergelerinin var olduğu ve önemli bir finansal tablo tutarına ilişkin tek destekleyici kanıtın hileye müsait olan bir belge olması, bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

A21. Denetçi, aksini gösteren bir durum olmadığı sürece kayıt ve belgelerin gerçek olduğunu kabul edebilir. Bununla birlikte denetçi, denetim kanıtı olarak kullanılacak bilgilerin güvenilirliğini dikkate almak zorundadır.[13] Bilginin güvenilirliğiyle ilgili şüphelerin veya hile ihtimali göstergelerinin mevcut olması hâlinde BDS’ler, denetçinin daha fazla araştırma yapmasını ve sorunun çözülmesi için denetim prosedürlerinde ne tür değişikliklerin veya ilâvelerin yapılması gerektiğine karar vermesini zorunlu kılar. Denetim sırasında yapılan tespitlerin, denetçinin bir belgenin gerçek olmayabileceğine veya belgedeki bilgilerin tahrif edilmiş olabileceğine inanmasına sebep olması, bu karara örnek olarak verilebilir.[14]

A22. Denetçinin, işletme yönetimi ve üst yönetimden sorumlu olanların doğruluk ve dürüstlükleri konusunda bu kişilere ilişkin geçmişten bugüne elde ettiği bilgileri göz ardı etmesi beklenemez. Bununla birlikte yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların doğru ve dürüst olduklarına ilişkin kanaat, denetçinin mesleki şüpheciliğini devam ettirme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve denetçi makul güvence sağlamak için gerekli olan denetim kanıtlarından daha azıyla yetinemez.

Mesleki Muhakeme (Bakınız: 16 ncı paragraf)

A23. Bir denetimin uygun şekilde yürütülmesi için mesleki muhakeme şarttır. Bunun sebebi, ilgili bilgi ve deneyimlerin içinde bulunulan şart ve durumlara uygulanmaksızın, ilgili etik hükümlerin ve BDS’lerin yorumlanmasının ve denetim boyunca gerekli olan bilgiye dayalı kararların alınmasının mümkün olmamasıdır. Mesleki muhakeme özellikle aşağıdaki hususlara ilişkin karar alınmasında gereklidir:

  • Önemlilik ve denetim riski,
  • BDS hükümlerinin yerine getirilmesi ve denetim kanıtı toplanması için uygulanacak denetim prosedürlerinin niteliği, zamanlaması ve kapsamı,
  • Yeterli ve uygun denetim kanıtı toplanıp toplanmadığının ve BDS’lerin amaçlarına ve dolayısıyla denetçinin genel amaçlarına ulaşmak için daha fazla denetim kanıtı toplamaya ihtiyaç olup olmadığının değerlendirilmesi,
  • Finansal raporlama çerçevesinin uygulanmasında işletme yönetimi tarafından yapılan muhakemelerin değerlendirilmesi,
  • Elde edilen denetim kanıtına dayanarak sonuçlara ulaşılması (örneğin, finansal tabloların hazırlanmasında yönetim tarafından yapılan tahminlerin makul olup olmadığının değerlendirilmesi).

A24. Bir denetçiden beklenen mesleki muhakemenin ayırt edici özelliği, bu muhakemenin, makul yargılara varmak için gerekli yeterliği sağlayan eğitim, bilgi ve deneyime sahip bir denetçi tarafından yapılmış olmasıdır.

A25. Herhangi bir durumda mesleki muhakemenin kullanılması, denetçi tarafından bilinen şart ve durumlara bağlıdır. Denetim sırasında ortaya çıkan zorlu veya tartışmalı konulara ilişkin, örneğin BDS 220’nin[15] gerektirdiği gibi, hem denetim ekibi içinde hem de denetim ekibi ile diğer kişiler (denetim şirketi içinden veya dışından uygun kademedeki kişiler) arasında istişare yapılması, denetçinin bilgiye dayalı ve makul yargılara varmasına yardımcı olur.

A26. Mesleki muhakeme, varılan yargının, denetim ve muhasebe ilkelerinin yetkin bir şekilde uygulanmış olduğunu yansıtıp yansıtmadığına ve denetçi raporu tarihine kadar denetçi tarafından bilinen olay ve durumlar ışığında uygunluğuna ve tutarlılığına göre değerlendirilebilir.

A27. Mesleki muhakemenin denetim sürecinin tüm aşamalarında yapılması ve uygun bir biçimde belgelendirilmesi gerekir. Bu çerçevede denetçinin çalışma kâğıtlarını, denetim sırasında tespit ettiği önemli hususlarla ilgili sonuçlara ulaşırken vardığı önemli mesleki yargıların, ilgili denetimle hiçbir bağlantısı bulunmayan deneyimli bir denetçi tarafından anlaşılabilmesini sağlayacak nitelikte hazırlaması gerekir.[16] Mesleki muhakeme, denetime ilişkin olay ve durumlarla veya yeterli ve uygun denetim kanıtıyla desteklenmeyen kararların gerekçesi olarak kullanılamaz.

Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı ve Denetim Riski (Bakınız: 5 ve 17 nci paragraflar)

Denetim Kanıtlarının Yeterli ve Uygun Olması

A28. Denetim kanıtları, denetçinin görüş ve raporunun desteklenmesi için gereklidir. Denetim kanıtları yapı olarak kümülatiftir ve öncelikle denetim sırasında uygulanan denetim prosedürlerinden elde edilir. Bununla birlikte denetim kanıtları, daha önce yürütülen denetimlerden (denetçinin bir önceki denetimden bu yana mevcut denetimi etkileyebilecek değişikliklerin olup olmadığına karar vermesi şartıyla[17]) veya denetim şirketinin müşteri ilişkisinin kurulması ve devam ettirilmesine ilişkin kalite kontrol prosedürleri gibi diğer kaynaklardan elde edilen bilgileri de içerebilir. İşletme içindeki ve dışındaki diğer kaynakların yanı sıra, işletmenin muhasebe kayıtları da önemli bir denetim kanıtı kaynağıdır. Ayrıca denetim kanıtı olarak kullanılabilecek bilgiler, işletme tarafından istihdam edilmiş veya görevlendirilmiş bir uzman tarafından hazırlanmış olabilir. Denetim kanıtı, yönetim beyanlarını destekleyen ve doğrulayan bilgiler ile bu beyanlarla çelişen her türlü bilgiyi kapsar. Ayrıca bazı durumlarda bilginin bulunmaması durumu da (örneğin, yönetimin talep edilen bir konuda gerekli açıklamada bulunmayı reddetmesi) denetçi tarafından kullanılır ve böylelikle bu durum bir denetim kanıtı teşkil eder. Denetim kanıtlarının elde edilmesi ve değerlendirilmesi, denetçi görüşünün oluşturulmasına yönelik denetçi çalışmalarının büyük bir bölümünü oluşturur.

A29. Denetim kanıtının yeterliliği ve uygunluğu birbiriyle ilişkilidir. Yeterlilik, denetim kanıtının miktarının ölçütüdür. İhtiyaç duyulan denetim kanıtı miktarı, denetçinin “önemli yanlışlık” risklerine ilişkin değerlendirmesine (değerlendirilmiş riskler arttıkça muhtemelen daha fazla denetim kanıtı gerekecektir) ve ilgili denetim kanıtının kalitesine (denetim kanıtının kalitesi arttıkça daha az denetim kanıtı gerekebilir) bağlıdır. Ancak daha fazla denetim kanıtının elde edilmesi, denetim kanıtının düşük olan kalitesini telafi etmeyebilir.

A30. Uygunluk, denetim kanıtının kalitesinin ölçütüdür. Diğer bir ifadeyle uygunluk,  denetçi görüşünün temelini oluşturan sonuçların desteklenmesinde denetim kanıtının ihtiyaca uygunluğu ve güvenilirliğidir. Denetim kanıtının güvenilirliği, kanıtın kaynağından ve niteliğinden etkilenir ve kanıtın elde edildiği şartlara bağlıdır.

A31. Denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirmek ve böylece denetçi görüşüne dayanak oluşturacak makul sonuçlara ulaşmak için yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilip edilmediği, mesleki muhakeme konusudur. BDS 500 ve diğer ilgili BDS’ler, yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmesinde, denetçinin dikkate alması gereken hususlara ilişkin denetim boyunca geçerli olacak ilâve hükümler getirmekte ve daha fazla rehberlik sağlamaktadır

Denetim Riski

A32. Denetim riski, “önemli yanlışlık” riskinin ve tespit edememe riskinin bir fonksiyonudur. Risklerin değerlendirilmesi, bu değerlendirmeye yönelik gerekli bilginin toplanması için uygulanan denetim prosedürlerine ve denetim sırasında toplanan kanıtlara dayanır. Risklerin değerlendirilmesi, kesin ölçümü yapılabilir bir konu değil, mesleki muhakeme gerektiren bir husustur.

A33. BDS’lerin amaçları doğrultusunda denetim riski denetçinin, önemli bir yanlışlık içermediği hâlde, finansal tabloların önemli yanlışlık içerdiği şeklinde görüş bildirmesi riskini içermez. Bu riskin genellikle önemsiz olduğu kabul edilir. Ayrıca denetim riski, denetim sürecine ilişkin teknik bir terimdir. Denetim riski, dava sonucu ortaya çıkan kayıplar, kötü tanıtım veya finansal tabloların denetimiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan diğer olaylar gibi denetçinin iş hayatına ilişkin risklerini ifade etmez.

“Önemli Yanlışlık” Riskleri

A34. “Önemli yanlışlık” riskleri iki düzeyde ortaya çıkabilir:

  • Finansal tabloların geneli düzeyinde ve
  • İşlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalara ilişkin yönetim beyanı düzeyinde.

A35. Finansal tablonun geneli düzeyindeki “önemli yanlışlık” riskleri, bir bütün olarak finansal tablolarda yaygın olan ve çok sayıda yönetim beyanını etkileme ihtimali bulunan yanlışlık risklerini ifade eder.

A36. Yönetim beyanı düzeyindeki “önemli yanlışlık” riskleri, yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmesi için müteakip denetim prosedürlerinin niteliğini, zamanlamasını ve kapsamını belirlemek amacıyla değerlendirilir. Bu kanıtlar, denetçinin finansal tablolar hakkında kabul edilebilir düşük bir denetim riski düzeyinde görüş vermesini sağlar. Denetçiler “önemli yanlışlık” risklerinin değerlendirilmesi amacını yerine getirmek için çeşitli yaklaşımlar kullanır. Örneğin denetçi, kabul edilebilir bir tespit edememe riski düzeyine ulaşmak için denetim riski bileşenlerinin genel ilişkisini matematiksel terimlerle ifade eden bir model kullanabilir. Bazı denetçiler bu tür bir modeli denetim prosedürlerinin planlanmasında faydalı bulmaktadır.

A37. Yönetim beyanı düzeyindeki “önemli yanlışlık” riskleri iki bileşenden oluşur: Yapısal risk ve kontrol riski. Yapısal risk ve kontrol riski işletmenin riskleridir. Söz konusu riskler finansal tabloların denetiminden bağımsızdır.

A38. Bazı yönetim beyanı ve ilgili işlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalarda yapısal risk diğerlerine göre daha yüksektir. Bu risk örneğin, karmaşık hesaplamalarda veya önemli tahmin belirsizlikleri içeren muhasebe tahminlerinden elde edilen tutarların yer aldığı hesaplarda daha yüksek olabilir. İş hayatına ilişkin risklere sebep olabilecek dış şartlar da yapısal riski etkileyebilir. Örneğin, teknolojik gelişmeler belirli bir ürünü modası geçmiş hâle getirebilir ve bu durum stokların finansal tablolarda olduğundan daha fazla bir değerle gösterilmesine yol açabilir. İşlem sınıflarının, hesap bakiyelerinin veya açıklamaların bazılarına veya tamamına ilişkin işletme ve çevresiyle ilgili faktörler de belirli bir yönetim beyanına ilişkin yapısal riski etkileyebilir. Yapısal riski etkileyen faktörlere, işletmenin faaliyetlerinin devamlılığını sağlayacak yeterli bir işletme sermayesinin bulunmaması veya işletmenin faaliyet gösterdiği sektörde çok sayıda işletmenin kapanmasına yol açan bir daralmanın ortaya çıkması örnek olarak verilebilir.

A39. Kontrol riski, bir işletmenin finansal tabloların hazırlanmasıyla ilgili amaçlarına ulaşılmasını tehdit eden belirlenmiş riskleri ele almak amacıyla yönetim tarafından iç kontrolün tasarlanması, uygulanması ve sürdürülmesinin etkinliğinin bir fonksiyonudur. Ancak ne kadar iyi tasarlanmış ve uygulanmış olursa olsun iç kontrol, yapısal kısıtlamalar sebebiyle finansal tablolardaki “önemli yanlışlık” risklerini ortadan kaldırmaz, sadece azaltabilir. Kişilerin hata veya yanlış hareketleri ya da yönetimin uygun olmayan davranışları veya muvazaalı işlem sonucu iç kontrolün ihlal edilmesi ihtimali gibi durumlar, bu kısıtlamalara örnek olarak verilebilir. Bu sebeple, belirli bir kontrol riski her zaman olacaktır. Uygulanacak olan maddi doğrulama prosedürlerinin niteliğinin, zamanlamasının ve kapsamının belirlenmesi için BDS’ler, hangi şartlarda denetçinin iç kontrolün işleyiş etkinliğini test etmesinin gerekli olduğunu veya test etmeyi tercih edebileceğini açıklar.[18]

A40. BDS’ler, genellikle yapısal riske ve kontrol riskine ayrı ayrı atıfta bulunmaz. Bunun yerine yapısal riski ve kontrol riskini birlikte değerlendirerek “önemli yanlışlık” riskine atıfta bulunur. Ancak denetçi, tercih edilen denetim teknik veya metodolojilerine ve uygulamaya ilişkin hususlara bağlı olarak yapısal risk ve kontrol riskini ayrı ayrı veya birlikte değerlendirebilir. “Önemli yanlışlık” risklerinin değerlendirilmesi, nitel olarak veya yüzdelik veriler hâlinde nicel olarak ifade edilebilir. Her durumda, denetçinin uygun risk değerlendirmesi yapma ihtiyacı, bu değerlendirmede kullanılabilecek farklı yaklaşımlardan daha önemlidir.

A41. BDS 315, finansal tablo düzeyindeki ve yönetim beyanı düzeyindeki “önemli yanlışlık” risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik hükümleri içerir ve bu konuyla ilgili rehberlik sağlar.

Tespit Edememe Riski

A42. Belirli bir denetim riski düzeyinde, kabul edilebilir tespit edememe riski düzeyi ile yönetim beyanı düzeyinde, değerlendirilmiş “önemli yanlışlık” riskleri arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Örneğin, denetçiye göre “önemli yanlışlık” riskleri ne kadar yüksekse, kabul edilebilir tespit edememe riski o kadar düşük bir düzeyde olacaktır. Böylece denetçinin ihtiyaç duyacağı ikna edici denetim kanıtı da o kadar artmış olacaktır.

A43. Tespit edememe riski, denetçinin denetim riskini kabul edilebilir bir düzeye indirmek için belirlediği prosedürlerin niteliği, zamanlaması ve kapsamıyla ilgilidir. Bu sebeple tespit edememe riski, denetim prosedürünün etkinliğinin ve denetçi tarafından uygulanmasının bir fonksiyonudur. Aşağıdaki gibi hususlar bir denetim prosedürünün ve bu prosedürün uygulanmasının etkinliğinin artırılmasına yardımcı olur:

  • Yeterli planlama,
  • Denetim ekibine uygun personelin atanması,
  • Mesleki şüpheciliğin uygulanması,
  • Yürütülen denetim çalışmasının yönlendirilmesi ve gözetimi ile gözden geçirilmesi.

Ayrıca bu hususlar; denetçinin uygun olmayan bir denetim prosedürünü seçme, uygun olan denetim prosedürünü yanlış şekilde uygulama veya denetim sonuçlarını yanlış yorumlama ihtimalini azaltmaya yardım eder.

A44. BDS 300[19] ve BDS 330, finansal tabloların denetiminin planlanmasına ve denetçinin değerlendirilmiş risklere karşı yapacağı işlere ilişkin hükümler içerir ve bu konularda rehberlik sağlar. Ancak denetimin yapısal kısıtlamaları sebebiyle tespit edememe riski ortadan kaldırılamaz, sadece azaltılabilir. Bu sebeple, belirli bir tespit edememe riski her zaman var olacaktır.

Denetimin Yapısal Kısıtlamaları

A45. Denetçinin denetim riskini sıfıra indirmesi beklenmez ve zaten söz konusu risk de sıfıra indirilemez. Dolayısıyla, finansal tabloların hata veya hile kaynaklı önemli bir yanlışlık içermediğine dair mutlak bir güvence elde edilemez. Bunun sebebi, denetçinin vardığı sonuçların ve görüşüne dayanak teşkil eden denetim kanıtlarının çoğunun, denetimin yapısal kısıtlamaları sebebiyle, kesin olmaktan ziyade ikna edici olmasıdır. Bir denetimin yapısal kısıtlamaları:

  • Finansal raporlamanın niteliğinden,
  • Denetim prosedürlerinin niteliğinden,
  • Denetimin makul bir sürede ve makul bir maliyetle yürütülmesi gerekliliğinden

kaynaklanır.

Finansal Raporlamanın Niteliği

A46. Yönetim, finansal tabloların hazırlanması sürecinde, geçerli finansal raporlama çerçevesinin işletmenin durum ve şartlarına uygulanmasına ilişkin muhakemelerde bulunur. Ayrıca çoğu finansal tablo kalemi subjektif kararlar veya değerlendirmeler içerebilir veya belirli bir düzeyde belirsizlik içerir ve bu kalemlere ilişkin olarak kabul edilebilir düzeyde çeşitli yorum veya yargılar yapılmış olabilir. Sonuç olarak bazı finansal tablo kalemleri, ilâve denetim prosedürlerinin uygulanmasıyla ortadan kaldırılamayacak olan yapısal bir değişkenlik düzeyine sahiptir. Bu durum belirli muhasebe tahminlerinde sıklıkla görülür. Bununla birlikte BDS’ler, denetçinin özellikle:

–         Muhasebe tahminlerinin geçerli finansal raporlama çerçevesi ve ilgili açıklamalar kapsamında makul olup olmadığını ve

–         İşletmenin muhasebe uygulamalarının (yönetim yargılarındaki muhtemel taraflılığın göstergeleri de dâhil olmak üzere) nitel yönlerini

dikkate almasını zorunlu tutar.[20]

Denetim Prosedürlerinin Niteliği

A47. Denetçinin denetim kanıtları elde etme kabiliyetinde uygulamadan ve mevzuattan kaynaklanan kısıtlamalar bulunur. Örneğin:

  • Denetçi tarafından talep edilen veya finansal tabloların hazırlanmasıyla ilgili olan gerekli bilgilerin tamamını yönetimin veya diğer ilgililerin kasıtlı veya kasıtsız olarak vermeme ihtimali vardır. Bu sebeple denetçi, ilgili tüm bilgilerin elde edildiğine dair güvence elde etmek amacıyla denetim prosedürlerini uygulamış olsa bile bilgilerin tamlığından emin olamaz.
  • Bir hile, yapılan hileyi gizlemek için tasarlanmış karmaşık ve dikkatlice organize edilmiş planları içerebilir. Bu sebeple, denetim kanıtının toplanmasında kullanılan denetim prosedürleri, hile içeren kasıtlı bir yanlışlığın tespit edilmesinde yetersiz kalabilir. Örneğin, denetim kanıtı geçerli olmamasına rağmen, denetçinin söz konusu kanıtın geçerli olduğuna inanmasına sebep olabilecek şekilde belgede sahtecilik yapılabilir. Denetçinin belgelerin gerçek olduğunu ispat etme konusunda eğitimli olması veya bu alanda uzman olması beklenemez.
  • Denetim, mevzuata aykırılık iddiasının araştırılmasına yönelik resmi bir soruşturma değildir. Bu sebeple, denetçiye bu tür bir araştırmanın yapılması için gerekli olabilecek arama emri gibi özel yetkiler verilmemiştir.

Finansal Raporlamanın Zamanında Yapılması ve Fayda-Maliyet Dengesi

A48. Alternatifi bulunmayan bir denetim prosedürünün zorluğu, süresi veya maliyeti kendi başına, denetçinin o prosedürü ihmal etmesi veya ikna edicilikten uzak denetim kanıtlarıyla yetinmesi için geçerli bir sebep oluşturmaz. Uygun planlama, denetimin yürütülmesinde yeterli zaman ve kaynakların bulunmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, bilginin ihtiyaca uygunluğu ve dolayısıyla değeri zaman içinde azalma eğilimi gösterir. Bilginin güvenilirliği ve maliyeti arasında kurulması gereken bir denge vardır. Bu husus bazı finansal raporlama çerçevelerinde de (örneğin bakınız: Kurum tarafından yayımlanan Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve’de) vurgulanmaktadır. Bu sebeple finansal tablo kullanıcıları, aksi ispat edilmedikçe bilgilerin hata veya hile içerdiği varsayımı altında denetçinin mevcut tüm bilgileri ele almasının ve her konuyu derinlemesine araştırmasının mümkün olmadığını kabul eder ve denetçinin finansal tablolarla ilgili görüşünü makul bir sürede ve makul bir maliyetle oluşturmasını bekler.

A49. Sonuç olarak, denetçinin:

  • Denetimi etkin bir biçimde yürütecek şekilde planlaması,
  • Denetim çalışmalarını, hata veya hile kaynaklı “önemli yanlışlık” risklerini daha çok içerdiği düşünülen alanlara yönlendirmesi ve diğer alanlara daha az yoğunlaştırması,
  • Yanlışlıkların belirlenmesi amacıyla test veya diğer anakitle inceleme yöntemlerini kullanması

gerekir.

A50. BDS’ler, A49 paragrafında tanımlanan yaklaşımlar ışığında denetimin planlanması ve yürütülmesine ilişkin hükümler içerir. Diğer hususların yanında bu hükümler denetçinin:

  • Risk değerlendirme prosedürleri ve ilgili faaliyetleri yürüterek finansal tablo düzeyinde ve yönetim beyanı düzeyinde, “önemli yanlışlık” risklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi için bir dayanak oluşturmasını[21],
  • Test veya diğer anakitle inceleme yöntemlerini, anakitle hakkında bir sonuca varmak için makul bir dayanak sağlayacak şekilde kullanmasını

zorunlu tutar.[22]

Denetimin Yapısal Kısıtlamalarını Etkileyen Diğer Hususlar

A51. Denetçinin, belirli yönetim beyanlarına veya denetim konularına ilişkin önemli yanlışlıkları tespit etme becerisi üzerindeki yapısal kısıtlamaların muhtemel etkileri özel önem arz eder. Bu tür beyanlar veya denetim konuları aşağıdakileri içerir:

  • Hile (özellikle kıdemli yöneticilerin dâhil olduğu hile veya muvazaalı işlemler). Ayrıntılı bilgi için BDS 240’a bakınız.
  • İlişkili taraf ilişkilerinin ve işlemlerinin var olması ve tamlığı. Ayrıntılı bilgi için BDS 550’ye[23] bakınız.
  • İlgili mevzuata aykırılığın olması. Ayrıntılı bilgi için BDS 250’ye[24]  bakınız.
  • İşletmenin sürekliliğini sona erdirebilecek gelecekteki olay veya durumlar. Ayrıntılı bilgi için BDS 570’e[25] bakınız.

İlgili BDS’ler yapısal kısıtlamaların etkisini azaltmaya yardımcı olacak özel denetim prosedürlerini belirler.

A52. Denetimin BDS’lere uygun olarak planlanmasına ve yürütülmesine rağmen, yapısal kısıtlamalar sebebiyle kaçınılmaz olarak finansal tablolardaki bazı önemli yanlışlıkların tespit edilememe riski vardır. Bu sebeple, finansal tablolarda hata veya hile kaynaklı önemli bir yanlışlığın daha sonradan tespit edilmiş olması, tek başına, denetimin BDS’lere uygun olarak yürütülmediğini göstermez. Ancak denetimin yapısal kısıtlamaları, denetçinin daha az ikna edici nitelikteki denetim kanıtlarıyla yetinmesinin gerekçesi olamaz. Denetçinin bir denetimi BDS’lere uygun olarak yürütüp yürütmediği:

–         İçinde bulunulan şartlar altında uygulanan denetim prosedürlerine,

–         Bu prosedürler sonucu elde edilen denetim kanıtlarının yeterlilik ve uygunluğuna,

–         Denetçinin genel amaçları ışığında ilgili kanıtların değerlendirilmesine dayanan denetçi raporunun uygunluğuna

göre belirlenir.

Denetimin BDS’lere Uygun Olarak Yürütülmesi

BDS’lerin Niteliği (Bakınız: 18 inci paragraf)

A53. BDS’ler, denetçinin genel amaçlarını yerine getirmek için yapacağı çalışmalara ilişkin standartları belirler. BDS’ler, denetçinin özel konulara ilişkin sorumluluklarını yerine getirirken dikkate alması gereken hususların yanı sıra genel sorumluluklarını da ele alır.

A54. Bir BDS’nin kapsamı, yürürlük tarihi ve uygulanabilirliğine ilişkin özel sınırlamalar, söz konusu standardın içinde açıklanır. İlgili BDS’de aksi belirtilmediği sürece denetçi, BDS’yi belirtilen yürürlük tarihinden önce uygulayabilir.

A55. Denetimin yürütülmesinde, denetçinin BDS’lerin yanı sıra ilgili mevzuat hükümlerine de uyması gerekir. BDS’ler finansal tabloların denetimini düzenleyen ilgili mevzuatı geçersiz kılmaz. Mevzuat hükümlerinin BDS’lerden farklı olması hâlinde mevzuata uygun olarak yürütülen bir denetimin, doğrudan BDS’lere uygun olarak yürütüldüğü kabul edilmez.

A56. Ayrıca denetçi, bir denetimi BDS’lere ve ilgili işletme ve işletme faaliyetlerine özgü olarak belirlenmiş diğer denetim standartlarına uygun olarak yürütebilir. Bu durumlarda, denetimle ilgili her bir BDS’ye uygunluk sağlanmasına ek olarak denetçinin, ilgili işletme ve işletme faaliyetlerine özgü belirlenmiş diğer denetim standartlarına uymak için ilâve denetim prosedürleri uygulaması gerekebilir.

Kamu Sektöründeki Denetimlere Özgü Hususlar

A57. BDS’ler kamu sektöründeki denetimlerde de uygulanabilir. Ancak kamu sektörü denetçisinin sorumlulukları, denetimin yetki dayanağı ile mevzuattan kaynaklanan kamu sektörüne özgü yükümlülüklerden etkilenebilir. Dolayısıyla, kamu sektörü denetimlerinin kapsamı, BDS’lere uygun olarak yürütülen finansal tablo denetimlerinin kapsamından daha geniş olabilir. Söz konusu ilâve sorumluluklar BDS’lerde ele alınmamaktadır. Bu hususlar, Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları Örgütü veya devlet denetim kurumları tarafından geliştirilen kılavuz dokümanlarda yer alabilir.

BDS’lerin İçeriği (Bakınız: 19 uncu paragraf)

A58. Bir BDS’de, amaç bölümü ve ana hükümlere ek olarak açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü de yer almaktadır. BDS’lerde ayrıca standardın daha iyi anlaşılmasına yönelik kapsam ve tanımları içeren bir giriş bölümü yer alabilir. Bu sebeple bir BDS metninin tamamı, ilgili standartta belirtilen amaçların anlaşılmasını ve hükümlerinin uygun biçimde uygulanmasını sağlar.

A59. Gerekli hâllerde, açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü standardın ana hükümlerine ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verir ve bu ana hükümlerin uygulanmasına yönelik rehberlik sağlar. Bu bölüm özellikle:

  • Bir ana hükmün neyi ifade ettiğini veya amaçlanan kapsamı daha sarih biçimde açıklayabilir.
  • İçinde bulunulan şartlara uygun olabilecek prosedürlere ilişkin örnekler verebilir.

Bu bölümde yer alan hükümler bir ana hüküm niteliğinde olmamakla birlikte, BDS’lerde yer alan ana hükümlerin doğru bir şekilde uygulanmasına yardımcı olur. Ayrıca açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü, bir BDS’de ele alınan konuların arka planına ilişkin bilgiler de sağlayabilir.

A60. Ekler, açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümünün bir parçasıdır. Bir ekin amacı ve hedeflenen kullanımı, ilgili BDS metninde veya ekin başlığında ve ekin giriş bölümünde açıklanır.

A61. Bir BDS’nin giriş bölümü, ihtiyaç hâlinde aşağıdaki konulara ilişkin açıklamalar içerebilir:

  • BDS’nin diğer BDS’lerle ilişkisi dâhil olmak üzere amaç ve kapsamı.
  • BDS’nin konusu.
  • BDS’nin ele aldığı konuya ilişkin denetçinin ve diğer tarafların sorumlulukları.
  • BDS’nin düzenlenme sebebi.

A62. Bir BDS’de, “Tanımlar” başlıklı ayrı bir bölüm olabilir. Bu bölümde BDS’lerde kullanılan bazı terimlere ilişkin açıklamalar yer alır. Bunlar, BDS’nin tutarlı bir şekilde yorumlanmasına ve uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla sunulmaktadır. Ancak bu durum ilgili mevzuatta veya başka bir şekilde, diğer amaçlarla oluşturulmuş tanımları geçersiz kılmaz. Bu terimler, aksi belirtilmediği sürece, tüm BDS’lerde aynı anlamlarda kullanılır. Kurum tarafından yayımlanan Kalite Kontrol, Bağımsız Denetim, Sınırlı Bağımsız Denetim, Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetler Standartlarına yönelik Terimler Sözlüğü, BDS’lerde tanımlanan terimleri içerir. Terimler Sözlüğünde ayrıca, BDS’lerin ortak ve tutarlı biçimde yorumlanmasına yardımcı olmak amacıyla bu BDS’lerde geçen diğer terimlerin açıklamalarına da yer verilmiştir.

A63. Bir BDS’nin açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümünde, -uygun hâllerde-, küçük işletmelerin ve kamu sektörü işletmelerinin denetimlerine özgü hususlar da yer alır. Bu ilâve hususlar bu tür işletmelerin denetiminde ilgili BDS hükümlerinin uygulanmasına yardımcı olur. Ancak bu tür hususlar, denetçinin ilgili BDS hükümlerini yerine getirme ve bunlara uygunluk sağlama sorumluluğunu sınırlandırmaz veya azaltmaz.

Küçük İşletmelere Özgü Hususlar

A64. Küçük işletmelerin denetiminde dikkate alınması gereken ilâve hususları açıklayan bölümlerde “küçük işletme” terimi genellikle aşağıdaki özelliklere sahip bir işletmeyi ifade eder:

(a)               Sahiplik ve yönetimin az sayıda kişinin elinde toplanması (genellikle tek kişi–bu gerçek kişi veya sahipleri gerekli niteliksel özellikleri taşıyan bir tüzel kişi olabilir),

(b)               Aşağıdaki özelliklerden birini veya daha fazlasını taşıması:

(i)            Karmaşık olmayan veya basit işlemler,

(ii)           Basit kayıt düzeni,

(iii)         Az sayıda iş kolu ve bu iş kollarında az sayıda ürün,

(iv)         Az sayıda iç kontrol,

(v)           Geniş kontrol sorumluluğuna sahip az sayıda yönetim kademesi veya

(vi)         Görev kapsamı geniş az sayıda personel.

Yukarıda yer alan özellikler, niteliksel özelliklerin tamamı değildir. Bu özellikler sadece küçük işletmelere özgü değildir ve küçük işletmelerin bu özelliklerin tamamını taşıma zorunluluğu yoktur.

A65. BDS’lerde küçük işletmelere özgü hususlar öncelikle borsada işlem görmeyen işletmeler göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir. Ancak bu hususlardan bazıları, borsada işlem gören küçük işletmelerin denetiminde de yardımcı olabilir.

A66. BDS’lerde “işletme sahibi-yönetici”, küçük işletmenin günlük faaliyetlerinin yönetiminden sorumlu olan işletme sahibini ifade eder.

BDS’lerde Belirtilen Amaçlar (Bakınız: 21 inci paragraf)

A67. Her BDS, ana hükümler ile denetçinin genel amaçları arasında bağlantı sağlayan bir veya daha fazla amaç içerir. BDS’lerde yer alan amaçlar, denetçinin standardın istenen sonucuna odaklanmasını sağlar. Bununla birlikte denetçinin:

  • Yerine getirilmesi gereken hususların neler olduğunu ve gerekli hâllerde bu hususları yerine getirmek için uygun olan yöntemleri anlamasına,
  • Bu hususların yerine getirilmesi için denetime özgü şartlar altında ilâve olarak başka işlemlerin yapılıp yapılmaması gerektiğine karar vermesine

yardımcı olur.

A68. Amaçlar, bu BDS’nin 11 inci paragrafında belirtilen, denetçinin genel amaçları çerçevesinde anlaşılmalıdır. Denetçinin genel amaçlarına ve BDS’lerde belirtilen her bir amaca ulaşabilme kabiliyeti, eşit düzeyde, denetimin yapısal kısıtlamalarına tabidir.

A69. Amaçların kullanılmasında denetçinin BDS’ler arasındaki karşılıklı ilişkileri dikkate alması gerekir. Çünkü A53 paragrafında belirtildiği gibi BDS’ler, bazı durumlarda genel sorumlulukları ele alırken; bazı durumlarda özel konulara ilişkin sorumlulukların uygulanmasını ele alır. Örneğin, bu BDS denetçinin mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini gerektirir. Denetçinin mesleki şüphecilik içinde hareket etmesi, bir denetimin planlanması ve yürütülmesine ilişkin her aşamada gerekli olmakla birlikte, her bir BDS’de ayrı bir hüküm olarak tekrarlanmamaktadır. BDS 315 ve BDS 330, diğer hususların yanı sıra denetçinin “önemli yanlışlık”risklerini belirlemesine, değerlendirmesine ve değerlendirilmiş risklere karşı müteakip denetim prosedürlerinin tasarlanmasına ve uygulanmasına yönelik sorumluluklarını içeren amaçları ve hükümleri daha detaylı bir düzeyde ele alır. Bu amaç ve hükümler tüm denetim boyunca geçerlidir. Örneğin BDS 540 gibi denetimin özel yönlerini ele alan bir standart, BDS 315 ve BDS 330 gibi standartların amaç ve hükümlerinin ilgili BDS’nin konusuna nasıl uygulanacağını açıklayabilir, fakat bunları tekrar etmez. Dolayısıyla, BDS 540’ta ifade edilen amaca ulaşırken denetçi, diğer ilgili BDS’lerin amaçlarını ve hükümlerini dikkate alır.

İlâve Denetim Prosedürleri İhtiyacının Belirlenmesinde Amaçların Kullanılması (Bakınız: 21(a) paragrafı)

A70. BDS’lerin hükümleri denetçinin BDS’lerde belirtilen amaçlara ve dolayısıyla denetçinin genel amaçlarına ulaşmasını sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Bu sebeple, BDS hükümlerinin doğru bir şekilde uygulanmasının, denetçinin söz konusu amaçlara ulaşmasında yeterli dayanağı sağlayacağı düşünülmektedir. Ancak denetimlere ilişkin şartların büyük ölçüde farklılık göstermesi ve tüm bu şartların BDS’lerde öngörülmesinin mümkün olmaması sebebiyle denetçi, BDS’lerin hükümlerini yerine getirmek ve amaçlarına ulaşmak için gerekli denetim prosedürlerini belirlemekten sorumludur. Denetimin şartlarına bağlı olarak, BDS’lerde belirtilen amaçlara ulaşmak için BDS’lerin zorunlu kıldıklarına ilâve olarak, denetçinin başka denetim prosedürleri uygulamasını gerektiren özel hususlar söz konusu olabilir.

Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtının Elde Edilip Edilmediğinin Değerlendirilmesinde Amaçların Kullanılması (Bakınız: 21(b) paragrafı)

A71. Denetçinin genel amaçları kapsamında yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilip edilmediğinin değerlendirilmesi için denetçinin, her bir BDS’de belirtilen amaçları kullanması gereklidir. Sonuç olarak denetim kanıtının yeterli ve uygun olmadığına kanaat getirmesi hâlinde denetçi, 21(b) paragrafında yer alan hükmü yerine getirmek için aşağıdaki yaklaşımlardan birini veya daha fazlasını kullanabilir:

  • Diğer BDS’lerin hükümlerine uyulması sonucunda ilgili ilâve denetim kanıtlarının elde edilip edilmediği veya elde edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi,
  • Bir veya daha fazla hükmün yerine getirilirken yapılan çalışmaların genişletilmesi,
  • İçinde bulunulan şartlar altında, denetçinin gerekli olduğuna karar verdiği diğer prosedürlerin uygulanması.

İçinde bulunulan şartlar altında yukarıda belirtilen yaklaşımlardan hiçbirinin uygulanabilir veya mümkün olmasının beklenmediği durumlarda denetçi, yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edemeyecektir. Böyle bir durumda BDS’ler, bu durumun denetçi raporuna etkisinin veya denetçinin denetimi tamamlayabilmesi üzerindeki etkisinin belirlenmesini zorunlu kılar.

İlgili Hükümler (Bakınız: 22 nci paragraf)

A72. Bazı durumlarda bir BDS (ve dolayısıyla tüm hükümleri) içinde bulunulan şartlarla ilgili olmayabilir. Örneğin, işletmenin iç denetim fonksiyonu yoksa BDS 610’un[26]hiçbir hükmü uygulanabilir değildir.

A73. İlgili BDS’de şarta bağlı hükümler olabilir. Böyle bir hüküm, hükümde ele alınan şartlar geçerli ve mevcut olduğunda uygulanır. Genel olarak bir hükmün şarta bağlı olması açık veya zımni olabilir. Örneğin,

  • Kapsam sınırlamasının olması hâlinde denetçinin olumlu görüş dışında bir görüş vermesini gerektiren hüküm, açık bir şarta bağlı hükmü yansıtır.[27]
  • Aşağıdaki durumlar zımni şarta bağlı hükümlere örnek olarak gösterilebilir:

–      Denetim sırasında belirlenen önemli iç kontrol eksikliklerinin üst yönetimden sorumlu olanlara[28] bildirilmesinin, bu tür belirlenmiş önemli eksikliklerin bulunması şartına bağlı olduğu hüküm,

–      Geçerli finansal raporlama çerçevesine[29] uygun olarak faaliyet bölümleri bilgisinin sunulmasına ve açıklanmasına ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmesinin, finansal raporlama çerçevesinin bu tür bir açıklamaya izin vermesi veya zorunlu kılması şartına bağlı olduğu hüküm.

Bazı durumlarda, bir hükmün ilgili mevzuatta şarta bağlı olduğu ifade edilebilir. Örneğin, ilgili mevzuat uyarınca denetimden çekilmenin mümkün olduğu hâllerde denetçinin, denetimden çekilmesi gerekebilir veya ilgili mevzuat yasaklanmadığı sürece denetçinin yapması gereken diğer işlemler olabilir. Bazı durumlarda, mevzuatta yer alan izin veya yasaklamalar açık veya zımni olarak ifade edilebilir.

Bir Hükümden Sapma (Bakınız: 23 üncü paragraf)

A74. BDS 230 denetçinin ilgili bir hükümden saptığı istisnai durumlarda yapılacak belgelendirmeye ilişkin hükümleri düzenlemektedir.[30] BDS’ler denetimin şartlarıyla ilgili olmayan bir hükme uygunluk sağlanmasını gerektirmez.

Bir Amacın Yerine Getirilememesi (Bakınız: 24 üncü paragraf)

A75. Bir amacın yerine getirilip getirilmediğine ilişkin karar, denetçinin mesleki muhakemesinin konusudur. Denetçi kullandığı muhakeme sonucunda böyle bir yargıya varırıken; BDS hükümlerine uygunluk sağlanmasında uygulanan denetim prosedürlerinin sonuçlarını ve yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilip edilemediğine ilişkin değerlendirmesini dikkate alır. Bununla birlikte bu yargıya varırken denetçi, BDS’lerde belirtilen amaçları yerine getirmek için yürütülen denetimin belirli şartları altında yapılması gereken başka işlemlerin bulunup bulunmadığını da dikkate alır. Aşağıdakiler bir amacın yerine getirilmesine engel olabilecek durumlardandır:

  • Denetçinin BDS’nin ilgili hükümlerini yerine getirmesini engelleyen durumlar.
  • Mevcut denetim kanıtının sınırlı olması gibi sebeplerle, 21 inci paragrafa uygun olarak amaçların kullanımı sonucunda gerekli olduğuna karar verilen ilâve denetim prosedürlerinin denetçi tarafından uygulanmasının veya ilâve denetim kanıtının toplanmasının uygulanabilir veya mümkün olmamasına sebep olan durumlar.

A76. BDS 230 hükümlerine ve diğer ilgili BDS’lerde yer alan özel belgelendirme hükümlerine uygun olarak hazırlanan çalışma kâğıtları, denetçinin genel amaçlarına ulaştığına ilişkin kararına kanıt oluşturur. Denetçinin amaçların her birine ulaştığını ayrı ayrı (örneğin bir kontrol listesi aracılığıyla) belgelendirmesi gerekmez. Ancak bir amaca ulaşılamadığının belgelendirilmesi, bu amaca ulaşılamamasının denetçinin genel amaçlarına ulaşmasına engel olup olmadığı hususunda yaptığı değerlendirmeye yardımcı olur.



[1] 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında bağımsız denetime tabi olan işletmeler için geçerli finansal raporlama çerçevesi Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’dır.

[2] BDS 320, “Bağımsız Denetimin Planlanması ve Yürütülmesinde Önemlilik” ve BDS 450, “Bağımsız Denetimin Yürütülmesi Sırasında Belirlenen Yanlışlıkların Değerlendirilmesi”

[3] Bakınız: Örneğin BDS 260, “Üst Yönetimden Sorumlu Olanlarla Kurulacak İletişim” ve BDS 240, “Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları”, 43 üncü paragraf

[4] BDS 230, “Bağımsız Denetimin Belgelendirilmesi”, 8(c) paragrafı

[5] BDS 210, “Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması”, 6(a) paragrafı

[6] BDS 800, “Özel Hususlar-Özel Amaçlı Çerçevelere Göre Hazırlanan Finansal Tabloların Bağımsız Denetimi”, 8 inci paragraf

[7] BDS 210, 6(b) paragrafı

[8] Bakınız: A57 paragrafı

[9] KKS 1, “Finansal Tabloların Bağımsız Denetim ve Sınırlı Bağımsız Denetimleri ile Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetleri Yürüten Bağımsız Denetim Kuruluşları ve Bağımsız Denetçiler için Kalite Kontrol”

[10] BDS 220, “Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Kalite Kontrol”, 2 nci paragraf

[11] KKS 1, 20-25 inci paragraflar

[12] BDS 220, 9-12 nci paragraflar

[13] BDS 500 “Bağımsız Denetim Kanıtları” 7-9 uncu paragraflar

[14] BDS 240, 13 üncü paragraf; BDS 500, 11 inci paragraf; BDS 505, “Dış Teyitler”, 10-11 ve 16 ncı paragraflar

[15] BDS 220, 18 inci paragraf

[16] BDS 230, 8 inci paragraf

[17] BDS 315, “İşletme ve Çevresini Tanımak Suretiyle ‘Önemli Yanlışlık’ Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi”, 9 uncu paragraf

[18] BDS 330, “ Bağımsız Denetçinin Değerlendirilmiş Risklere Karşı Yapacağı İşler”, 7-17 nci paragraflar

[19] BDS 300, “Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması”

[20] BDS 540, “Gerçeğe Uygun Değere İlişkin Olanlar Dâhil Muhasebe Tahminlerinin ve İlgili Açıklamaların Bağımsız Denetimi” ve BDS 700, “Finansal Tablolara İlişkin Görüş Oluşturma ve Raporlama”, 12 nci paragraf

[21] BDS 315, 5-10 uncu paragraflar

[22] BDS 330; BDS 500; BDS 520, “Analitik Prosedürler”; BDS 530, “Bağımsız Denetimde Örnekleme”

[23] BDS 550, “İlişkili Taraflar”

[24] BDS 250, “Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde İlgili Mevzuatın Dikkate Alınması”

[25] BDS 570, “İşletmenin Sürekliliği”

[26] BDS 610, “İç Denetçi Çalışmalarının Kullanılması”

[27] BDS 705, “Bağımsız Denetçi Raporunda Olumlu Görüş Dışında Bir Görüş Verilmesi”, 13 üncü paragraf

[28] BDS 265, “İç Kontrol Eksikliklerinin Üst Yönetimden Sorumlu Olanlara ve Yönetime Bildirilmesi”, 9 uncu paragraf

[29] BDS 501, “Bağımsız Denetim Kanıtları-Belirli Kalemler İçin Dikkate Alınması Gereken Özel Hususlar”, 13 üncü paragraf

[30] BDS 230, 12 nci paragraf

NOT: Yukarıda yer alan içerik, 13.10.2013 tarihi itibarıyla günceldir.

Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi Hakkında Tebliğ

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

Resmi Gazete Tarih ve No: 13 Ekim 2013 – 28794

BAĞIMSIZ DENETÇİNİN GENEL AMAÇLARI VE BAĞIMSIZ DENETİMİN BAĞIMSIZ DENETİM STANDARTLARINA UYGUN OLARAK YÜRÜTÜLMESİ (BDS 200) HAKKINDA TEBLİĞ

TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI TEBLİĞİ NO: 2

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin ekinde yer alan Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi Standardının yürürlüğe konulmasıdır.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Tebliğin kapsamı, Ek’te yer alan BDS 200 metninde belirlenmiştir.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Tebliğ, 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim StandartlarıKurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Başkan: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanını,

b) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

ifade eder.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1  (1) Bu Tebliğin yayımı tarihine kadar 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesine göre mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülen bağımsız denetim faaliyetleri, bu Tebliğhükümleri çerçevesinde yürütülmüş kabul edilir.

Yürürlük

MADDE 5  (1) Bu Tebliğ 1/1/2013 tarihinde ve sonrasında başlayacak hesap dönemlerinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6  (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Ek: Türkiye Denetim Standartları –  Bağımsız Denetim Standartı 200 – Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi Hakkında Tebliğ

Bağımsız Denetim Kuruluşları ve Bağımsız Denetçiler İçin Kalite Kontrol Standardı 1

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:

Resmi Gazete Tarih ve No: 2 Ekim 2013 – 28783

FİNANSAL TABLOLARIN BAĞIMSIZ DENETİM VE SINIRLI BAĞIMSIZ DENETİMLERİ İLE DİĞER GÜVENCE DENETİMLERİ VE İLGİLİ HİZMETLERİ YÜRÜTEN BAĞIMSIZ DENETİM KURULUŞLARI VE BAĞIMSIZ DENETÇİLER İÇİN KALİTE KONTROL STANDARDI 1 (KKS 1) HAKKINDA TEBLİĞ

TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI TEBLİĞİ NO: 1

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Tebliğ’in amacı; EK-1’de yer alan Finansal Tabloların Bağımsız Denetim ve Sınırlı Bağımsız Denetimleri ile Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetleri Yürüten Bağımsız Denetim Kuruluşları ve Bağımsız Denetçiler için Kalite Kontrol Standardı 1’in yürürlüğe konulmasıdır.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Tebliğ’in kapsamı, EK-1’de yer alan KKS 1 metninde belirlenmiştir.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Tebliğ, 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin (c) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Tebliğ’de geçen;

a) Başkan: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanını,

b) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,

ifade eder.

Yürürlük

MADDE 5  (1) Bu Tebliğ 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6  (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

EK-1

TÜRKİYE DENETİM STANDARTLARI

KALİTE KONTROL STANDARDI 1 (KKS 1)

 FİNANSAL TABLOLARIN BAĞIMSIZ DENETİM VE SINIRLI BAĞIMSIZ DENETİMLERİ İLE DİĞER GÜVENCE DENETİMLERİ VE İLGİLİ HİZMETLERİ YÜRÜTEN BAĞIMSIZ DENETİM KURULUŞLARI VE BAĞIMSIZ DENETÇİLER İÇİN KALİTE KONTROL  

Kalite Kontrol Standardı 1 (KKS 1) “Finansal Tabloların Bağımsız Denetim ve Sınırlı Bağımsız Denetimleri ile Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetleri Yürüten Bağımsız Denetim Kuruluşları ve Bağımsız Denetçiler için Kalite Kontrol”, Bağımsız Denetim Standardı (BDS) 200 “Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi” ile birlikte dikkate alınır.

Giriş

Kapsam

1.         KKS 1, denetim şirketlerinin; finansal tabloların bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimleri ile diğer güvence denetimleri ve ilgili hizmetlere ilişkin kalite kontrol sistemleriyle ilgili sorumluluklarını düzenler. KKS 1, ilgili etik hükümlerle birlikte dikkate alınır.

2.         Kurumun ilgili diğer tebliğlerinde, belirli tür denetimlere yönelik kalite kontrol prosedürleriyle ilgili olarak denetim şirketi personelinin sorumluluklarına ilişkin ilave düzenlemeler yer almaktadır. Örneğin BDS 220[1], finansal tabloların bağımsız denetimine ilişkin kalite kontrol prosedürlerini düzenlemektedir.

3.         Bir kalite kontrol sistemi, 11 inci paragrafta belirtilen amaca ulaşmak için tasarlanan politikalar ile bunların uygulanması ve bunlara uygunluğun izlenmesi için gerekli olan prosedürlerden oluşur.

Uygulama Alanı

4.         KKS 1, denetim şirketlerinin yürüttüğü finansal tabloların bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimleri ile diğer güvence denetimleri ve ilgili hizmetler için geçerlidir. KKS 1’e uygunluk sağlamak için bir denetim şirketi tarafından geliştirilen politika ve prosedürlerin niteliği ve kapsamı; denetim şirketinin büyüklüğü, faaliyet özellikleri ve denetim şirketinin bir denetim ağının parçası olup olmaması gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.

5.         KKS 1’de, denetim şirketinin KKS 1’i uygulama amacı ve belirtilen bu amaca ulaşmasını sağlamaya yönelik ana hükümler ile KKS 1’in doğru anlaşılmasına ilişkin çerçeveyi sağlayan giriş bölümü, tanımlar bölümü ve 8 inci paragrafta daha detaylı olarak belirtilen açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü yer alır.

6.         Amaç bölümü, KKS 1’in ana hükümlerinin düzenlendiği çerçeve hakkında bilgi verir ve denetim şirketinin;

  • Yerine getirilmesi gerekenlerin neler olduğunu anlamasına,
  • KKS 1’de belirtilen amaca ulaşmak için yerine getirilmesi gereken başka hususların olup olmadığına karar vermesine

yardımcı olur.

7.         KKS 1’de “denetim” kelimesi; finansal tabloların bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimleri ile diğer güvence denetimleri ve ilgili hizmetlere ilişkin olarak denetim şirketi tarafından verilen her bir hizmeti ifade eder.

8.         Açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü, gerektiğinde ana hükümlere ilişkin ilave açıklamalar ve bunların uygulanmasına yönelik rehberlik sağlar. Bu bölüm özellikle;

  • Bir ana hükmün neyi ifade ettiğini veya amaçlanan kapsamı daha sarih bir biçimde açıklayabilir,
  • İçinde bulunulan şartlara uygun olabilecek politika ve prosedürlere örnekler verebilir.

Bu bölümde yer alan hükümler bir ana hüküm niteliğinde olmamakla birlikte, ana hükümlerin doğru bir şekilde uygulanmasına yardımcı olur. Ayrıca açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü, KKS 1’de ele alınan konuların arka planına ilişkin bilgiler de sağlayabilir. -Uygun hâllerde- bu bölümde kamu sektörü denetim kuruluşlarına veya küçük denetim şirketlerine özgü ilave hususlara yer verilir. Bu ilave hususlar KKS 1’de yer alan ana hükümlerin uygulanmasına yardımcı olur. Ancak söz konusu hususlar, denetim şirketinin KKS 1’in ana hükümlerini uygulama ve bunlara uygunluk sağlama sorumluluğunu sınırlandırmaz veya azaltmaz.

9.         KKS 1’de yer alan “Tanımlar” başlıklı bölümde, KKS 1’in amaçları doğrultusunda bazı terimlere yüklenen anlamların açıklaması yer alır. Standardın tutarlı bir şekilde yorumlanmasına ve uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla sunulan bu açıklamalar, mevzuatta veya başka bir şekilde diğer amaçlarla oluşturulmuş tanımları geçersiz kılmaz. Kurum tarafından yayımlanan Kalite Kontrol, Bağımsız Denetim, Sınırlı Bağımsız Denetim, Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetler Standartlarına yönelik Terimler Sözlüğü, KKS 1’de tanımlanan terimleri içerir. Terimler Sözlüğünde ayrıca, KKS 1’de geçen diğer terimlerin ortak ve tutarlı biçimde yorumlanmasına yardımcı olmak amacıyla bu terimlere ilişkin açıklamalara da yer verilmiştir.

Yürürlük tarihi

10.       KKS 1, 1 Ocak 2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Amaç

11.       Denetim şirketinin amacı aşağıdaki hususlara ilişkin kendisine makul güvence sağlayan bir kalite kontrol sistemi kurmak ve bu sistemin devamlılığını sağlamaktır;

(a)        Denetim şirketinin ve personelinin, mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygunluk sağladığı,

(b)       Denetim şirketi veya sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların, içinde bulunulan şartlara uygunluğu.

Tanımlar

12.       Aşağıdaki terimler KKS 1’de, karşılarında belirtilen anlamlarıyla kullanılmıştır:

(a)                Borsada işlem gören işletme: Payları, menkul kıymetleri veya borç senetleri tanınmış bir menkul kıymetler borsasında kote edilmiş olan veya işlem gören ya da tanınmış bir menkul kıymetler borsası veya eş değeri bir kuruluşun düzenlemelerine göre pazarlanan işletmedir.

(b)               Çalışanlar: Yöneticiler dışında kalan, denetim şirketi tarafından istihdam edilmiş bağımsız denetçiler, denetçi yardımcıları, teknik bilgisine başvurulacak uzmanlar ve denetime yardımcı diğer profesyonellerdir.

(c)                Çalışma kâğıtları (denetim belgeleri): Gerçekleştirilen çalışmaya, elde edilen sonuçlara ve denetçinin ulaştığı sonuçlara ait kayıtlardır.

(ç)        Denetim ağı: Bağımsız denetim kuruluşlarının veya bağımsız denetçilerin aralarında hukuki bir bağ olup olmadığına bakılmaksızın,

(i)                İşbirliğine yönelik,

(ii)               Kâr veya maliyet paylaşımını hedefleyen veya ortak bir mülkiyet, kontrol veya yönetimi, ortak kalite kontrol politikalarını ve süreçlerini, ortak bir denetim stratejisini, ortak bir marka veya unvan kullanımını ya da mesleki kaynakların önemli bir kısmını ortaklaşa kullanmayı amaçlayan

yapılanmadır.

(d)               Denetim ağına dâhil şirket: Bir denetim ağı içinde yer alan denetim şirketi veya işletmedir.

(e)                Denetim ekibi: Denetimi yürüten sorumlu denetçi, bağımsız denetçiler ve diğer personel ile denetim şirketi veya denetim ağına dâhil şirket tarafından görevlendirilen, denetimle ilgili prosedürleri uygulayan diğer kişilerdir. Denetim şirketi veya denetim ağına dâhil şirket tarafından şirket dışından görevlendirilen uzmanlar (dış uzman) bu ekibe dâhil değildir.

(f)                Denetimin kalitesine yönelik gözden geçirme: Rapor tarihi veya öncesinde denetim ekibinin vardığı önemli yargıların ve raporu oluştururken ulaştığı sonuçların tarafsız bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak için tasarlanmış bir süreçtir. Bu süreç, Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetimi ve varsa denetim şirketinin, kalitesinin gözden geçirilmesinin gerekli olduğuna karar verdiği diğer denetimler için uygulanır.

(g)               Denetimin kalitesini gözden geçiren kişi: Denetim ekibinde yer almayan, denetim ekibinin vardığı önemli yargılar ve raporu oluştururken ulaştığı sonuçları tarafsız olarak değerlendirmek için yeterli ve uygun deneyim ve yetkiye sahip denetim şirketi personeli, denetim şirketi dışından uygun yeterliğe sahip bir kişi veya bu kişilerden oluşturulmuş bir ekiptir.

(ğ)       Denetim şirketi: Bağımsız denetim kuruluşu veya tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçidir.

(h)               Denetim şirketi dışından uygun yeterliğe sahip kişi: Sorumlu denetçi olabilmek için gerekli yeterlik ve kabiliyetlere sahip şirket dışındaki kişidir (örneğin, diğer bir denetim şirketinin sorumlu denetçisi).

(ı)         İlgili etik hükümler: Denetim ekibinin ve denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tabi olduğu, Kurum tarafından yayımlanan Bağımsız Denetçiler için Etik Kurallarda (Etik Kurallar) yer alan hükümler ile ilgili mevzuatta yer alan daha kısıtlayıcı diğer hükümlerdir.

(i)                 İzleme: Denetim şirketine, kalite kontrol sisteminin etkin şekilde işlediği konusunda makul bir güvence sağlamak amacıyla tasarlanan, seçilen bazı tamamlanmış denetimlerin periyodik teftişini de içeren, denetim şirketinin kalite kontrol sisteminin sürekli olarak değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesinden oluşan süreçtir.

(j)                 Makul güvence: KKS 1 çerçevesinde yüksek ancak mutlak olmayan bir güvence seviyesidir.

(k)               Mesleki standartlar: Kurum tarafından yayımlanan Kalite Kontrol, Bağımsız Denetim, Sınırlı Bağımsız Denetim, Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetler Standartlarını ve ilgili etik hükümleri içerdiği hâliyle Türkiye Denetim Standartlarıdır.

(l)                 Personel: Yöneticiler ve çalışanlardır.

(m)             Rapor tarihi: Denetçi tarafından raporlama tarihi olarak seçilen tarihtir.

(n)               Sorumlu denetçi[2]: Denetimden, denetimin yürütülmesinden ve denetim şirketi adına düzenlenen rapordan sorumlu olan ve Kurumdan uygun yetki almış denetim şirketi yöneticisi veya şirketteki başka bir denetçidir. Tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçiler, KKS 1’in uygulanmasında sorumlu denetçi olarak kabul edilir.

(o)               Teftiş: Tamamlanan denetimlerle ilgili olarak denetim ekiplerinin, denetim şirketinin kalite kontrol politika ve prosedürlerine uygun hareket ettiğine ilişkin kanıt sağlanması amacıyla tasarlanan prosedürlerdir.

(ö)      Yöneticiler: Bir denetim hizmetinin verilmesine ilişkin olarak denetim şirketini bağlayıcı yetkiye sahip kişilerdir.

Ana Hükümler

Ana Hükümlerin Uygulanması ve Bunlara Uygunluğun Sağlanması

13.       Denetim şirketinin kalite kontrol sistemini kurmaktan ve bu sistemin devamlılığını sağlamaktan sorumlu şirket personeli, KKS 1’in amacını anlamak ve ana hükümlerini uygun şekilde yerine getirmek üzere, açıklayıcı hükümler ve uygulama bölümü de dâhil, KKS 1’in tamamına vâkıf olur.

14.       Denetim şirketi KKS 1’de yer alan her ana hükme uygunluk sağlar. Ancak denetim şirketi, içinde bulunduğu şartlar altında, finansal tabloların bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimleri ile diğer güvence denetimleri ve ilgili hizmetlere ilişkin olarak verdiği hizmetlerle ilgili olmayan ana hükümleri uygulamak zorunda değildir (Bakınız: A1 paragrafı).

15.       Ana hükümler, denetim şirketinin KKS 1’de belirtilen amaca ulaşabilmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu sebeple, ana hükümlerin uygun şekilde yerine getirilmesinin bu amaca ulaşma konusunda yeterli dayanağı sağlaması beklenir. Ayrıca içinde bulunulan şartların çok değişken olması ve tüm şartların önceden tahmin edilebilmesinin imkânsız olması sebebiyle, belirtilen amaca ulaşmak için KKS 1’in zorunlu tuttuklarına ilave politika ve prosedürler oluşturulmasını gerektiren özel husus ve şartların bulunup bulunmadığı, denetim şirketi tarafından değerlendirilir.

Kalite Kontrol Sisteminin Unsurları

16.       Denetim şirketi, aşağıdaki unsurların her birini ele alan politika ve prosedürler içeren bir kalite kontrol sistemi kurar ve bu sistemin devamlılığını sağlar:

(a)        Denetim şirketi bünyesinde kaliteye ilişkin liderlik sorumlulukları.

(b)       İlgili etik hükümler.

(c)        Müşteri ilişkisinin ve denetim sözleşmesinin kabulü ve devam ettirilmesi.

(ç)        İnsan kaynakları.

(d)       Denetimin yürütülmesi.

(e)        İzleme.

17.       Denetim şirketi, politika ve prosedürlerini yazılı hâle getirir ve personeline bildirir (Bakınız: A2–A3 paragrafları).

Denetim Şirketi Bünyesinde Kaliteye İlişkin Liderlik Sorumlulukları

18.       Denetim şirketi kaliteyi, denetimlerin yürütülmesinde vazgeçilmez bir unsur olarak kabul eden bir kurumsal kültürü teşvik etmek için politika ve prosedürler oluşturur. Söz konusu politika ve prosedürler, denetim şirketinin genel müdürünün (veya eş değerinin) veya -uygun hâllerde- yönetim kurulunun (veya eş değerinin), kalite kontrol sistemine ilişkin nihai sorumluluğu üstlenmesini zorunlu kılar (Bakınız: A4–A5 paragrafları).

19.       Denetim şirketi, genel müdürün veya yönetim kurulunun kalite kontrol sisteminin işleyişinden sorumlu olarak görevlendirdiği kişi veya kişilerin, bu sorumluluğu üstlenmek için yeterli ve uygun deneyime, beceriye ve yetkiye sahip olmalarını sağlayacak politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A6 paragrafı).

İlgili Etik Hükümler

20.       Denetim şirketi; kendisinin ve personelinin ilgili etik hükümlere uyumu hususunda makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A7–A10 paragrafları).

Bağımsızlık

21.       Denetim şirketi, ilgili etik hükümler uyarınca kendisinin, personelinin ve -varsa- bağımsızlık hükümlerine tabi diğer kişilerin (denetim ağına dâhil diğer şirket personeli dâhil) bağımsızlıklarının sağlanması hususunda makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur. Söz konusu politika ve prosedürler denetim şirketinin;

(a)        Bağımsızlık hükümlerini, personeline ve -varsa- bu hükümlere tabi olan diğer kişilere bildirmesini,

(b)       Bağımsızlığa yönelik tehdit oluşturan durumları ve ilişkileri tespit etmesini ve değerlendirmesini, bu tehditleri ortadan kaldırmak veya kabul edilebilir bir düzeye indirmek için gerekli önlemleri almasını veya uygun görülmesi ve yürürlükteki mevzuatın izin vermesi durumunda denetimden çekilmesini

mümkün kılar (Bakınız: A10 paragrafı).

22.       Bu tür politika ve prosedürler uyarınca (Bakınız: A10 paragrafı);

(a)        Sorumlu denetçiler, kapsamları dâhil olmak üzere müşterilere sunulan hizmetlere ilişkin bilgileri, bunların tabi olunan bağımsızlık hükümleri üzerindeki -varsa- genel etkilerini değerlendirebilmesi için denetim şirketine sunar,

(b)       Personel, bağımsızlığa tehdit oluşturan durumları ve ilişkileri uygun adımların atılabilmesi için denetim şirketine derhâl bildirir,

(c)        İlgili bilgiler toplanır ve uygun personele iletilir. Böylece;

(i)         Denetim şirketi ve personeli, bağımsızlık hükümlerini yerine getirip getirmediklerini kolaylıkla belirleyebilir,

(ii)        Denetim şirketi, bağımsızlıkla ilgili kayıtlarını muhafaza edebilir ve güncelleyebilir,

(iii)       Denetim şirketi, bağımsızlığa yönelik kabul edilebilir düzeyde olmadığı tespit edilen tehditlere karşı uygun adımları atabilir.

23.       Denetim şirketi, bağımsızlık hükümlerinin ihlalinden haberdar edilmesi hususunda makul güvence sağlayacak ve bu tür durumları çözmek için uygun adımlar atmasına imkân verecek politika ve prosedürler oluşturur. Söz konusu politika ve prosedürler (Bakınız: A10 paragrafı);

(a)        Personelin, farkına vardığı bağımsızlık ihlallerini derhâl denetim şirketine bildirmesini,

(b)       Denetim şirketinin ilgili politika ve prosedürlerde tespit ettiği ihlalleri,

(i)         Şirket ile birlikte söz konusu ihlali değerlendirecek olan sorumlu denetçiye,

(ii)        Şirketteki diğer ilgili personele; -gereken hâllerde- denetim ağına ve uygun adımları atması gereken ilgili bağımsızlık hükümlerine tabi olan kişilere derhâl bildirmesini,

(c)       İlave adım atılmasının gerekip gerekmediğine karar verilebilmesi için sorumlu denetçi ve 23(b)(ii) alt paragrafında belirtilen diğer kişilerin, sorunun çözümü için atılan adımlardan şirketi derhâl haberdar etmesini

zorunlu kılar.

24.       Denetim şirketi, etik hükümler uyarınca bağımsız olması gereken tüm personelinden her bir denetimden önce ve her hâlükârda yılda en az bir kez, bağımsızlık politika ve prosedürlerine uyduklarını ve uyacaklarını bildiren yazılı bir taahhüt alır (Bakınız: A10–A11 paragrafları).

25.       Denetim şirketi (Bakınız: A10 paragrafı);

(a)        Aynı kıdemli personelin bir güvence denetiminde uzun süre görev aldığı durumlarda yakınlık tehdidini kabul edilebilir bir düzeye indirecek önlemleri belirlemek için kıstaslar içeren,

(b)       Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetimlerinde, belirlenmiş bir süre sonunda sorumlu denetçinin, denetimin kalitesini gözden geçiren kişilerin ve -varsa- rotasyon hükümlerine tabi diğer kişilerin etik hükümlere uygun olarak rotasyonunu zorunlu kılan

politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A12–A17 paragrafları).

Müşteri İlişkisinin ve Denetim Sözleşmesinin Kabulü ve Devam Ettirilmesi

26.       Denetim şirketi, müşteri ilişkisinin ve denetim sözleşmesinin kabulü ve devam ettirilmesine yönelik olarak ancak aşağıdaki hususları yerine getirdiği sürece denetimi üstleneceğine veya ilişkiyi devam ettireceğine ilişkin kendisine makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur;

(a)        Denetimin yürütülmesi konusunda yetkin olmak, zaman ve kaynaklar dâhil denetimi yürütmek için gerekli beceri ve kapasiteye sahip olmak (Bakınız: A18, A23 paragrafları),

(b)       Etik hükümlere uygunluğu sağlayabilmek,

(c)        Müşterinin dürüstlüğünü değerlendirmiş olmak ve dürüst olmadığı sonucuna varılmasına sebep olacak herhangi bir bilgiye sahip olmamak (Bakınız: A19–A20, A23 paragrafları).

27.       Bu tür politika ve prosedürler denetim şirketinin,

(a)        –  Yeni bir müşteriyle denetim ilişkisi kurmadan önce,

–    Mevcut bir müşteriye denetim hizmeti vermeye devam edip etmeme kararı verirken ve

–    Mevcut bir müşteriden yeni bir denetim işini kabul edip etmemeyi değerlendirirken

şartlara göre gerekli gördüğü her türlü bilgiyi elde etmesini (Bakınız: A21, A23 paragrafları),

(b)       Yeni veya mevcut bir müşteriye sunulacak bir denetimin kabul aşamasında muhtemel bir çıkar çatışmasının tespiti hâlinde, söz konusu denetimi kabul etmenin uygun olup olmayacağına karar vermesini,

(c)        Tespit edilmiş sorunlara rağmen müşteri ilişkisinin ve denetim sözleşmesinin kabulü veya devam ettirilmesine karar vermesi hâlinde, sorunların nasıl çözüldüğünü belgelendirmesini

zorunlu kılar.

28.       Denetim şirketi, bir denetime veya müşteri ilişkisinin devam ettirilmesine yönelik olarak, önceden öğrenmiş olması hâlinde bu denetimi reddetmesine sebep olabilecek bilgileri edindiği durumları ele alan politika ve prosedürler oluşturur. Söz konusu politika ve prosedürler;

(a)        Bu durumlarda doğan mesleki ve yasal sorumluluklara (denetim şirketinin, kendisini seçen kişi veya kişilere ya da bazı durumlarda düzenleyici otoritelere rapor vermesini gerektiren bir hükmün bulunup bulunmadığı dâhil),

(b)       Denetimden çekilme veya denetimden ve müşteri ilişkisinden birlikte çekilme ihtimallerine (Bakınız: A22–A23 paragrafları)

ilişkin değerlendirmeler içerir.

İnsan Kaynakları

29.       Denetim şirketi,

(a)        Denetimleri mesleki standartlar ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütmek,

(b)       Denetim şirketinin veya sorumlu denetçilerin içinde bulunulan şartlara uygun rapor düzenlemesini sağlamak

için gerekli yeterlik ve beceriye sahip, etik ilkelere bağlı uygun personeli bulunduğuna yönelik kendisine makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A24–A29 paragrafı).

Denetim Ekiplerinin Belirlenmesi

30.       Denetim şirketi her bir denetimin sorumluluğunu bir sorumlu denetçiye verir ve

(a)        Sorumlu denetçinin kimliğinin ve görevinin, müşterinin kilit yöneticilerine ve üst yönetimden sorumlu kişilere iletilmesini,

(b)       Sorumlu denetçinin uygun yeterliğe, beceriye ve görevini yerine getirme yetkisine sahip olmasını,

(c)        Sorumlu denetçinin sorumluluklarının açıkça tanımlanarak sorumlu denetçiye bildirilmesini

zorunlu kılan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A30 paragrafı).

31.       Denetim şirketi ayrıca:

(a)        Denetimleri mesleki standartlar ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütmek,

(b)       Denetim şirketinin veya sorumlu denetçilerin içinde bulunulan şartlara uygun rapor düzenlemesini sağlamak

için gerekli yeterlik ve beceriye sahip uygun personelin görevlendirilmesine yönelik politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A31 paragrafı).

Denetimin Yürütülmesi

32.       Denetim şirketi, denetimin mesleki standartlar ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülmesine ve denetim şirketinin veya sorumlu denetçinin içinde bulunulan şartlara uygun raporlar düzenlemesine ilişkin olarak kendisine makul güvence sağlayacak politika ve prosedürler oluşturur. Bu politika ve prosedürler,

(a)        Denetimin yürütülme kalitesinin tutarlılığını artırmaya yönelik hususları (Bakınız: A32–A33 paragrafı),

(b)        Yönlendirme ve gözetim sorumluluklarını (Bakınız: A34 paragrafı),

(c)        Gözden geçirme sorumluluklarını (Bakınız: A35 paragrafları)

içerir.

33.       Denetim şirketinin gözden geçirme sorumluluğuna ilişkin politika ve prosedürleri, daha deneyimli denetim ekibi üyelerinin, daha az deneyimli ekip üyeleri tarafından yapılan çalışmaları gözden geçirmesi esasına dayanarak belirlenir.

İstişare

34.       Denetim şirketi;

(a)        Zor veya tartışmalı konularda gerekli istişarelerin (danışmaların) yapılması,

(b)       Gerekli istişarelerin yapılması için yeterli kaynağın bulunması,

(c)        İstişarelerin içeriği ve kapsamı ile istişare neticesinde ortaya çıkan sonuçların yazılı hâle getirilerek belgelendirilmesi ve istişare eden tarafların sonuçlar üzerinde mutabık kalması,

(ç)        İstişareler neticesinde ortaya çıkan sonuçların uygulanması

hususlarına ilişkin makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A36–A40 paragrafları).

Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirme

35.       Denetim şirketi, belirli denetimler için denetimin kalitesine yönelik olarak, denetim ekibinin vardığı önemli yargıların ve raporu oluştururken ulaştığı sonuçların tarafsız olarak değerlendirilmesini sağlayıcı nitelikte olan bir gözden geçirmeyi gerekli kılan politika ve prosedürler oluşturur. Bu politika ve prosedürler;

(a)        Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarına ilişkin tüm bağımsız denetimler için denetimin kalitesinin gözden geçirilmesini zorunlu kılar,

(b)       Diğer tüm tarihî finansal bilgilere ilişkin bağımsız denetimlerden, sınırlı bağımsız denetimlerden, diğer güvence denetimlerinden ve ilgili hizmetlerden hangilerinin kalitesinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirlemek için kullanılacak kıstasları ortaya koyar (Bakınız: A41 paragrafı),

(c)        35(b) alt paragrafı uyarınca belirlenen kıstasları karşılayan denetimlerin bulunması durumunda, bu denetimlerin tümünün kalitesinin gözden geçirilmesini gerektirir.

36.       Denetim şirketi, bir denetimin kalitesine yönelik gözden geçirmenin niteliğini, zamanlamasını ve kapsamını belirleyen politika ve prosedürler oluşturur. Bu tür politika ve prosedürler, denetimin kalitesinin gözden geçirilmesi tamamlanıncaya kadar denetim raporuna tarih verilmemesini gerektirir (Bakınız: A42–A43 paragrafları).

37.       Denetim şirketi, denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinde;

(a)        Önemli hususların sorumlu denetçi ile müzakere edilmesini,

(b)       Finansal tablolar veya denetimin konusunu oluşturan diğer bilgiler ile önerilen denetçi raporunun gözden geçirilmesini,

(c)        Denetim ekibinin vardığı önemli yargılar ile ulaştığı sonuçlara ilişkin seçilen çalışma kâğıtlarının gözden geçirilmesini,

(ç)        Denetçi raporu oluşturulurken ulaşılan sonuçların ve önerilen raporun uygun olup olmadığının değerlendirilmesini

zorunlu kılan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A44 paragrafı).

38.       Denetim şirketi, Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetimlerinin kalitesinin gözden geçirilmesinde, aşağıdaki hususların ayrıca dikkate alınmasını gerektiren politika ve prosedürler oluşturur;

(a)        Denetim ekibinin, denetim şirketinin söz konusu denetime ilişkin bağımsızlığını değerlendirmesi,

(b)       Görüş farklılıkları içeren hususlar ya da diğer zor veya tartışmalı konularda gerekli istişarelerin yapılıp yapılmadığı ile bu istişareler doğrultusunda ulaşılan sonuçlar,

(c)        Gözden geçirilmek üzere seçilen belgelerin, önemli yargılarla ilişkili olarak gerçekleştirilen çalışmaları yansıtıp yansıtmadığı ve ulaşılan sonuçları destekleyip desteklemediği (Bakınız: A45–A46 paragrafları).

Denetimin Kalitesini Gözden Geçiren Kişilerin Liyakatine İlişkin Kıstaslar

39.       Denetim şirketi, denetimin kalitesini gözden geçiren kişilerin atanmalarına ilişkin politika ve prosedürler oluşturur ve söz konusu kişilerin liyakatini,

(a)        Gerekli deneyim ve yetki dâhil olmak üzere, görevin yerine getirilmesi için gereken teknik niteliklere sahip olunmasına (Bakınız: A47 paragrafı),

(b)       Denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsızlığını zedelemeksizin, yürütülen denetimle ilgili olarak bu kişiyle ne derecede istişare edilebileceğine (Bakınız: A48 paragrafı)

göre belirler.

40.       Denetim şirketi, denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsızlığını korumaya yönelik politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A49–A51 paragrafları).

41.       Denetim şirketinin politika ve prosedürleri, denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsızlığının zedelenebileceği durumlarda, bu kişinin değiştirilmesini gerektirir.

Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirmenin Belgelendirilmesi

42.       Denetim şirketi, denetimin kalitesine yönelik gözden geçirmenin belgelendirilmesine ilişkin politika ve prosedürler oluşturur. Bu politika ve prosedürler,

(a)        Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesine ilişkin şirket politikalarının gerektirdiği prosedürlerin uygulanmış olduğunun,

(b)       Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinin, ilgili rapor tarihiyle aynı tarihte veya öncesinde tamamlanmış olduğunun,

(c)        Gözden geçiren kişinin bilgisi dâhilinde, denetim ekibinin vardığı önemli yargılar ile ulaştığı sonuçların uygun olmadığına dair kanaat oluşturmasına sebep olacak çözüme kavuşturulmamış herhangi bir konunun bulunmadığının

belgelendirilmesini zorunlu kılar.

Görüş Farklılıkları

43.       Denetim şirketi, denetim ekibinin kendi içinde, istişare edilen kişilerle ve ilgili durumlarda sorumlu denetçi ile denetimin kalitesini gözden geçiren kişi arasında oluşabilecek görüş farklılıklarının ele alınması ve çözüme kavuşturulmasına ilişkin politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A52–A53 paragrafları).

44.       Bu tür politika ve prosedürler;

(a)        Ulaşılan sonuçların belgelendirilmesini ve uygulanmasını,

(b)       Sorun çözüme kavuşturuluncaya kadar rapora tarih verilmemesini

gerektirir.

Çalışma Kâğıtları

Çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyalarında birleştirilmesi işleminin tamamlanması

45.       Denetim şirketi, denetim raporlarının tamamlanmasının ardından denetim ekiplerinin, çalışma kâğıtlarını nihai denetim dosyalarında birleştirme işlemini zamanında tamamlamasına yönelik politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A54–A55 paragrafları). Finansal tabloların bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimlerinde çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyalarında birleştirilmesi işleminin denetçi raporu tarihinden itibaren altmış gün içinde tamamlanması gerekir.

Çalışma kâğıtlarının gizliliği, güvenli biçimde saklanması, doğruluk ve bütünlüğü, erişilebilirliği ve geri kullanılabilirliği

46.       Denetim şirketi çalışma kâğıtlarının gizliliğini, güvenli biçimde saklanmasını, doğruluk ve bütünlüğünü, erişilebilirliğini ve geri kullanılabilirliğini sağlayacak politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A56–A59 paragrafları).

Çalışma kâğıtlarının saklanması

47.       Denetim şirketi, ilgili mevzuatın gerektirdiği süreden az olmamak kaydıyla, çalışma kâğıtlarının kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir süre kadar saklanmasını sağlayacak politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A60–A63 paragrafları).

İzleme

Denetim Şirketinin Kalite Kontrol Politika ve Prosedürlerinin İzlenmesi

48.       Denetim şirketi, kalite kontrol sistemine ilişkin politika ve prosedürlerin yerinde ve yeterli olduğuna ve etkin şekilde işlediğine dair makul güvence sağlayan bir izleme süreci oluşturur. Bu süreç:

(a)        Her bir sorumlu denetçinin tamamlanmış en az bir denetiminin periyodik olarak teftişi dâhil, denetim şirketinin kalite kontrol sisteminin sürekli olarak gözden geçirilmesini ve değerlendirilmesini içerir,

(b)       İzleme sürecine ilişkin sorumluluğun, şirkette o sorumluluğu üstlenebilecek yeterli ve uygun deneyim ve yetkiye sahip yönetici veya yöneticilere ya da diğer kişilere verilmesini gerektirir,

(c)        Denetimi yürüten veya denetimin kalitesini gözden geçiren kişilerin bu denetimin teftişinde yer almamasını gerektirir (Bakınız: A64–A68 paragrafları).

Tespit Edilen Eksikliklerin Değerlendirilmesi, Bildirilmesi ve Düzeltilmesi

49.       Denetim şirketi, izleme sürecinin sonunda tespit edilen eksikliklerin etkilerini değerlendirir ve bu eksikliklerin aşağıdakilerden hangisi olduğuna karar verir:

(a)        Kalite kontrol sisteminin, denetim şirketinin mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygunluk sağladığına ve denetim şirketi veya sorumlu denetçiler tarafından düzenlenen raporların içinde bulunulan şartlara uygun olduğuna dair makul güvence sağlama konusunda yetersiz olduğuna tam olarak işaret etmeyen durumlar veya

(b)       Sistemik, tekrarlayan veya düzeltici adımların derhâl atılmasını gerektiren diğer önemli eksiklikler.

50.       Denetim şirketi, izleme süreci sonucunda tespit edilmiş eksiklikleri ve uygun düzeltici adımlara yönelik tavsiyeleri ilgili sorumlu denetçilere ve diğer ilgili personele bildirir (Bakınız: A69 paragrafı).

51.       Tespit edilmiş eksikliklere yönelik düzeltici adımlara ilişkin tavsiyeler aşağıdaki hususlardan bir veya birkaçını içerir:

(a)        Tek bir denetim veya tek bir personele ilişkin uygun düzeltici adımların atılması,

(b)       Bulguların, eğitim ve mesleki gelişimden sorumlu kişilere iletilmesi,

(c)        Kalite kontrol politika ve prosedürlerinde değişiklik yapılması,

(ç)        Denetim şirketinin politika ve prosedürlerine uygun hareket etmeyenler, özellikle bu davranışı tekrarlayanlar hakkında denetim şirketi tarafından disiplin işlemlerinin uygulanması.

52.       Denetim şirketi, izleme prosedürleri sonuçlarının, bir denetçi raporunun uygun olmayabileceğine veya denetimin yürütülmesi sırasında prosedürlerin atlandığına işaret ettiği durumları ele alan politika ve prosedürler oluşturur. Bu tür politika ve prosedürler, denetim şirketinin mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygunluğun sağlanabilmesi için atılması gereken ilave adımlara karar vermesini ve hukuki danışmanlık alıp almamayı değerlendirmesini gerektirir.

53.       Denetim şirketi, kalite kontrol sisteminin izlenmesiyle ilgili olarak yürütülen sürecin sonuçlarını yılda en az bir kez sorumlu denetçilere, denetim şirketinin genel müdürüne veya -uygun hâllerde- yönetim kurulu da dâhil şirketteki diğer uygun kişilere bildirir. Bu bildirim, görev tanımlarına ve sorumluluklarına uygun olarak, bu kişilerin ve denetim şirketinin gerektiğinde hızlı ve yerinde adımlar atabilmesini sağlayacak yeterlilikte olmalıdır. Yapılacak bildirim;

(a)        Uygulanan izleme prosedürlerinin açıklanmasını,

(b)       İzleme prosedürlerinden elde edilen sonuçları,

(c)        İlgili hâllerde, sistemik, tekrarlayan veya diğer önemli eksikliklerin açıklanmasını ve söz konusu eksikliklerin giderilmesi veya düzeltilmesi için atılan adımları

içerir.

54.       Bazı şirketler bir denetim ağının parçası olarak faaliyetlerini yürütürler ve tutarlılığı sağlamak için izleme prosedürlerinden bazılarını denetim ağı bazında uygulayabilirler. Denetim ağı içindeki şirketlerin, KKS 1’e uygunluk sağlamak için tasarlanmış ortak izleme politika ve prosedürlerini kullanmaları ve bu tür bir izleme sistemine güvenmeleri durumunda, denetim şirketinin politika ve prosedürleri,

(a)        Denetim ağının, izleme sürecinin genel kapsamını, boyutunu ve sonuçlarını, yılda en az bir defa, denetim ağına dâhil şirketlerdeki uygun kişilere bildirmesini ve

(b)       Gerekli adımların atılabilmesi için denetim ağının, kalite kontrol sisteminde tespit edilen eksiklikleri denetim ağına dâhil ilgili denetim şirketi veya şirketlerindeki uygun kişilere hızlıca bildirmesini

zorunlu kılar.

Buradaki amaç, şirketler veya ilgili denetim ağı tarafından aksi önerilmedikçe, denetim ağına dâhil şirketlerdeki sorumlu denetçilerin, denetim ağı içinde yürütülen izleme sürecinin sonuçlarına güvenebilmesini sağlamaktır.

Şikâyet ve İddialar

55.       Denetim şirketi,

(a)        Yaptığı çalışmaların mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olduğuna ilişkin şikâyet ve iddiaların,

(b)       Kalite kontrol sistemine aykırı hareket edildiğine ilişkin iddiaların

gereğince ele alındığına dair kendisine makul güvence sağlayan politika ve prosedürler oluşturur.

Bu sürecin bir parçası olarak denetim şirketi, personelinin hiçbir korku ve baskı olmaksızın endişelerini dile getirebilmesini sağlayan ve açık şekilde tanımlanmış iletişim kanalları oluşturur (Bakınız: A70 paragrafı).

56.       Şikâyet ve iddiaların soruşturulması sırasında, kalite kontrol politika ve prosedürlerinin tasarım ve uygulanmasında eksikliklerin veya kalite kontrol sistemine bir veya birden fazla kişinin uymadığının tespit edilmesi hâlinde denetim şirketi, 51 inci paragrafta belirtildiği şekilde uygun adımları atar (Bakınız: A71–A72 paragrafları).

Kalite Kontrol Sisteminin Belgelendirilmesi

57.       Denetim şirketi, kalite kontrol sisteminin her bir unsurunun işleyişine dair kanıt sağlamak için uygun belgelendirme yapılmasını zorunlu kılan politika ve prosedürler oluşturur (Bakınız: A73–A75 paragrafları).

58.       Denetim şirketi, belgelerin saklanmasına yönelik politika ve prosedürler oluşturur. Bu politika ve prosedürler, denetim şirketinin kalite kontrol sistemine uyumunu değerlendirmek için izleme sürecini uygulayan kişilere yeterli zamanı sağlayacak bir süre veya mevzuat gerektiriyorsa daha uzun bir süre belgelerin saklanmasını gerektirir.

59.       Denetim şirketi, şikâyet ve iddialar ile bunlara verilen cevapların belgelendirilmesini sağlayan politika ve prosedürler hazırlar.


***

Açıklayıcı Hükümler ve Uygulama

Ana Hükümlerin Uygulanması ve Bunlara Uygunluğun Sağlanması

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar (Bakınız: 14 üncü paragraf)

A1.      KKS 1 denetim şirketinin, durumuyla ilgili olmayan ana hükümlere uygunluk sağlamasını şart koşmaz. Bu tür durumlara, hiçbir çalışanı bulunmayan ve tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçiler örnek verilebilir. Hiçbir çalışanın bulunmadığı durumlarda, KKS 1’de yer alan örneğin;

–          Uygun personelin denetim ekibinde görevlendirilmesine (Bakınız: 31 inci paragraf),

–          Gözden geçirme sorumluluklarına (Bakınız: 33 üncü paragraf) ve

–          İzleme sonuçlarının yıllık olarak denetim şirketi bünyesindeki sorumlu denetçilere iletilmesine (Bakınız: 53 üncü paragraf)

ilişkin ana hükümler uygulanmaz.

Kalite Kontrol Sisteminin Unsurları (Bakınız: 17 nci paragraf)

A2.      Kalite kontrol politika ve prosedürlerinin personele bildirimi genel olarak;

–          Kalite kontrol politika ve prosedürlerine ve bunlarla ulaşılmak istenen amaçlara ilişkin bir açıklamayı,

–          Denetim şirketi personelinin kaliteye yönelik kişisel sorumluluğunun bulunduğu ve bu politika ve prosedürlere uyulması gerektiği mesajını

içerir.

Personelin kalite kontrole ilişkin konularla ilgili görüş ve endişelerini bildirmesinin teşvik edilmesi, kalite kontrol sistemi hakkında denetim şirketinin geri bildirim almaya önem verdiğini gösterir.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A3.      Büyük denetim şirketlerine kıyasla küçük denetim şirketlerinin politika ve prosedürlerinin belgelendirilmesi ve bildirilmesi daha basit ve daha dar kapsamlı olabilir.

Denetim Şirketi Bünyesinde Kaliteye İlişkin Liderlik Sorumlulukları

Kurum İçi Kalite Kültürünün Geliştirilmesi (Bakınız: 18 inci paragraf)

A4.      Denetim şirketinin liderlik yapısı ve liderliğin sergilediği örnek tutum ve davranışlar, kurum içi kültürü önemli ölçüde etkiler. Kurum içinde kalite kültürünün geliştirilmesi, şirket yönetiminin tüm kademelerinin, kalite kontrol politika ve prosedürleri ile aşağıdaki durumların gerekliliğine vurgu yapan açık, tutarlı, süreklilik gösteren eylem ve mesajlarına bağlıdır;

(a)        Çalışmaların mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılması,

(b)       Şartlara uygun raporların düzenlenmesi.

Bu tür eylem ve mesajlar yüksek kaliteli çalışmaları esas alan ve ödüllendiren bir kültürü teşvik eder. Bu eylem ve mesajlar, sadece bunlarla sınırlı olmamak üzere, eğitim seminerleri, toplantılar, resmî ve gayri resmî görüşmeler, strateji belgeleri, bültenler ve bilgilendirme notlarıyla personele duyurulabilir. Aynı zamanda bunlara, denetim şirketinin iç yazışmalarında ve eğitim materyallerinde ya da personel değerlendirme prosedürlerinde de yer verilebilir. Bu eylem ve mesajlar denetim şirketinin, kalitenin önemine ve kalitenin uygulamada nasıl sağlanabileceğine ilişkin duruşunu destekleyecek ve güçlendirecektir.

A5.      Denetim şirketinin yönetimi tarafından belirlenen iş stratejisinin, yürütülen tüm denetimlerde kaliteyi öncelikli bir zorunluluk olarak ele alması, kaliteye dayalı bir kurum içi kültürün geliştirilmesinde özellikle önemlidir. Böyle bir kurum içi kültürün geliştirilmesi aşağıdaki hususları içerir;

(a)        Personele ilişkin performans değerlendirme, ücret ve sair haklar ile terfi (teşvik sistemleri dâhil) konularını ele alan politika ve prosedürlerin, denetim şirketinin kalite taahhüdünü her şeyden üstün tuttuğunu gösterecek şekilde oluşturulması,

(b)       Ticari kaygıların yapılan çalışmaların kalitesinin önüne geçmemesini sağlayacak şekilde yönetim sorumluluklarının belirlenmesi,

(c)        Kalite kontrol politika ve prosedürlerinin geliştirilmesi, belgelendirilmesi ve desteklenmesi için yeterli kaynağın sağlanması.

Denetim Şirketinin Kalite Kontrol Sisteminin Yürütülmesinden Sorumlu Olan Kişi veya Kişilerin Görevlendirilmesi (Bakınız: 19 uncu paragraf)

A6.      Kalite kontrol sisteminden sorumlu olan kişi veya kişilerin yeterli ve uygun deneyim ve beceriye sahip olmaları; kalite kontrol sorunlarını belirleyebilmelerini, anlayabilmelerini ve bunlara yönelik uygun politika ve prosedürler geliştirebilmelerini sağlar. Bu kişi veya kişilerin gerekli yetkiye sahip olması, bunların söz konusu politika ve prosedürleri uygulayabilmelerini sağlar.

İlgili Etik Hükümler

İlgili Etik Hükümlere Uygunluk (Bakınız: 20 nci paragraf)

A7.      Etik Kurallar mesleki etiğin temel ilkelerini belirler. Bu ilkeler ise aşağıda yer alan hususları içerir;

(a)        Dürüstlük,

(b)       Tarafsızlık,

(c)        Mesleki yeterlik ve özen,

(ç)        Sır saklama,

(d)       Mesleğe uygun davranış.

A8.      Etik Kuralların B Bölümü, özel durumlarda Etik Kurallar tarafından oluşturulan kavramsal çerçevenin nasıl uygulanacağını gösterir. Bu Etik Kurallar, temel ilkelere uyuma yönelik tehditlere karşı alınabilecek uygun önlemlere ve ayrıca söz konusu tehditlere karşı alınabilecek önlemlerin bulunmadığı durumlara örnekler verir.

A9.      Temel ilkeler özellikle;

  • Denetim şirketindeki liderlik,
  • Mesleki eğitim ve öğretim,
  • İzleme,
  • Aykırılık durumunda gerekenin yapılması süreci

vasıtasıyla güçlendirilir.

“Denetim Şirketi”, “Denetim Ağı” ve “Denetim Ağına Dâhil Şirket” Tanımları (Bakınız: 20–25 inci paragraflar)

A10.    İlgili etik hükümlerde yer alan “denetim şirketi”, “denetim ağı” ve “denetim ağına dâhil şirket” tanımları, bu KKS’de yer alan tanımlardan farklılık gösterebilir. 20–25 inci paragraflarda yer alan ana hükümlere uygunluk sağlanmasında etik hükümlerde kullanılan tanımlar, bahsi geçen etik hükümlerin yorumlanması için gerekli olduğu ölçüde geçerlidir.

Yazılı Taahhüt (Bakınız: 24 üncü paragraf)

A11.    Yazılı taahhüt, basılı veya elektronik biçimde alınabilir. Denetim şirketi, taahhüt almak ve aykırılığa işaret eden bilgiler üzerine uygun adımları atmak suretiyle bağımsızlığa verdiği önemi ortaya koyar ve personel açısından konunun güncel ve göz önünde olmasını sağlar.

Yakınlık Tehdidi (Bakınız: 25 inci paragraf)

A12.    Etik Kurallar, bir güvence denetiminde aynı kıdemli personelin uzun süre görevlendirilmesinin oluşturabileceği yakınlık tehdidini ve bu tehditlere karşı alınacak uygun önlemleri ele almaktadır.

A13.  Yakınlık tehdidini ele alan uygun kıstasların belirlenmesi aşağıdaki hususları içerebilir:

  • Kamu yararını ilgilendirme düzeyi dâhil denetimin niteliği,
  • Kıdemli personelin söz konusu denetimdeki hizmet süresi.

Kıdemli personelin rotasyona tabi tutulması veya denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinin şart koşulması, alınacak önlemlere örnek olarak verilebilir.

A14.    Etik Kurallara göre yakınlık tehdidi, özellikle Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetimleriyle ilgilidir. Söz konusu bağımsız denetimlerde Etik Kurallar, sorumlu denetçinin önceden belirlenmiş süre (normalde yedi yıldan fazla olmayan) sonunda rotasyona tabi tutulmasını gerektirir ve bu konuyla ilgili standartları ve açıklayıcı bilgileri sunar. Mevzuat hükümleri, daha kısa sürelerde rotasyona tabi tutulmayı gerektirebilir.

Kamu sektörü denetim kuruluşlarına özgü hususlar

A15.    Yasalar, kamu sektörü denetçilerinin bağımsızlığını koruyucu önlemleri içerebilir. Ancak, bu önlemlere rağmen bağımsızlığa yönelik tehditler mevcut olabilir. Bu sebeple, 20–25 inci paragrafların gerektirdiği politika ve prosedürlerin oluşturulmasında, kamu sektörü denetçisi mevzuatta yer alan yetki dayanağını göz önünde bulundurabilir ve bağımsızlıkla ilgili her türlü tehdidi bu bağlamda ele alabilir.

A16.    Kamu sektöründe 25 ve A14 paragraflarında bahsedildiği şekliyle borsada işlem gören işletmeler yaygın değildir. Ancak, büyüklüğü, karmaşıklığı veya kamu yararı bakımından önemli olan ve sonuç olarak geniş bir paydaş yelpazesine sahip diğer kamu sektörü işletmeleri de bulunabilir. Bu sebeple denetim şirketinin, kalite kontrol politika ve prosedürlerine göre bir kamu sektörü işletmesini, genişletilmiş kalite kontrol prosedürleri açısından önemli olarak değerlendirdiği durumlar olabilir.

A17.    Kamu sektöründe, sorumlu denetçi muadili denetçilerin atanma ve görev süreleri mevzuatla belirlenebilir. Bu sebeple Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmeler için öngörülen sorumlu denetçi rotasyon hükümlerine tam olarak uyulması mümkün olmayabilir. A16 paragrafında belirtildiği üzere, önemli kabul edilen kamu sektörü işletmelerinde, sorumlu denetçinin rotasyona tabi tutulması ilkesine uyum teşvik edilir ve kamu sektörü denetim kuruluşlarının bu çerçevede politika ve prosedürler oluşturması kamu yararına olabilir.

Müşteri İlişkisinin ve Denetim Sözleşmesinin Kabulü ve Devam Ettirilmesi

Yeterlik, Beceri, Kapasite ve Kaynaklar (Bakınız: 26(a) paragrafı)

A18.    Denetim şirketinin yeni veya mevcut bir müşteriden yeni bir denetim sözleşmesi kabul edebilmesi için gerekli yeterlik, beceri, kapasite ve kaynaklara sahip olup olmadığının değerlendirilmesi, söz konusu denetime özgü yükümlülüklerin ve ilgili tüm kademelerdeki mevcut şirket personelinin niteliklerinin gözden geçirilmesini gerektirir. Bu gözden geçirme,

  • Denetim şirketi personelinin ilgili sektörlere veya denetim konularına ilişkin bilgi sahibi olup olmadığı,
  • Denetim şirketi personelinin ilgili düzenleme ve raporlama hükümlerine ilişkin deneyimlerinin veya gerekli bilgi ve becerileri etkin biçimde edinebilme kabiliyetinin olup olmadığı,
  • Denetim şirketinin gerekli yeterlik, beceri ve kapasiteye sahip yeterli personelinin bulunup bulunmadığı,
  • İhtiyaç hâlinde uzmanlardan faydalanma imkânının olup olmadığı,
  • Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesi için gerekli kıstaslara ve liyakat şartlarına sahip kişilerin bulunup bulunmadığı,
  • Denetim şirketinin raporlama süresi içinde denetimi tamamlayıp tamamlayamayacağı

hususlarını içerir.

Müşterinin Dürüstlüğü (Bakınız: 26(c) paragrafı)

A19.    Aşağıdaki hususlar müşterinin dürüstlüğüne ilişkin olarak dikkate alınması gereken hususlar arasındadır:

  • Müşterinin ana ortaklarının, kilit yöneticilerinin ve üst yönetiminden sorumlu olanların kimlikleri ve ticari itibarları.
  • İş uygulamaları da dâhil müşteri faaliyetlerinin niteliği.
  • Müşterinin ana ortaklarının, kilit yöneticilerinin ve üst yönetiminden sorumlu olanların muhasebe standartlarını yorumlama ve iç kontrol çevresi gibi hususlardaki tutumlarına ilişkin olumsuz bilgiler.
  • Müşterinin, denetim ücretlerini olabilecek en düşük seviyede tutmaya yönelik ısrarlı tutumu.
  • Çalışma kapsamının uygun olmayan şekilde sınırlandırıldığına dair göstergeler.
  • Müşterinin kara para aklama veya suç teşkil eden diğer faaliyetlerde bulunabileceğine ilişkin göstergeler.
  • Denetim şirketinin seçilmek istenmesinin ve önceki denetim şirketinin yeniden seçilmemesinin nedenleri.
  • İlişkili tarafların kimlik ve ticari itibarları.

Genel olarak denetim şirketinin müşterinin dürüstlüğü hakkındaki bilgisi, müşteriyle ilişkisini devam ettirdiği süreyle paralel olarak artacaktır.

A20.    Aşağıdakiler denetim şirketinin bu tür konularda bilgi edindiği kaynaklar arasında yer alabilir:

  • Etik hükümlere uygun olarak mevcut veya önceki muhasebecilik ve denetim hizmetlerini sağlayanlarla kurulan her türlü iletişim ve diğer üçüncü taraflarla yapılan görüşmeler.
  • Bankacılar, hukuk müşavirleri ve aynı sektörde faaliyet gösteren diğer işletmeler gibi üçüncü taraflardan veya diğer denetim şirketi personelinden toplanan bilgiler.
  • İlgili veri tabanlarında yapılacak arka plan araştırmaları.

Müşteri İlişkisinin Devam Ettirilmesi (Bakınız: 27(a) paragrafı)

A21.    Bir müşteri ilişkisinin devam ettirilmesine karar verilirken mevcut veya önceki denetimler sırasında ortaya çıkan önemli konular ve bu konuların ilişkinin devam etmesine olan etkileri dikkate alınır. Örneğin bir müşteri, denetim şirketinin gerekli uzmanlığa sahip olmadığı bir alanda ticari faaliyete başlamış olabilir.

Çekilme (Bakınız: 28 inci paragraf)

A22.    Denetimden çekilme veya denetimden ve müşteri ilişkisinden birlikte çekilmeye ilişkin politika ve prosedürler aşağıdaki hususları da içeren konuları ele alır:

  • İlgili şart ve durumlar karşısında denetim şirketinin atabileceği uygun adımlar hakkında müşteri yönetiminin uygun kademeleri ve üst yönetimden sorumlu olan kişilerle müzakere edilmesi.
  • Denetim şirketi çekilmenin uygun olduğuna karar vermiş ise, söz konusu denetimden veya denetim ve müşteri ilişkisinden birlikte çekilme kararı ile bu kararın sebeplerinin, müşteri yönetiminin uygun kademeleri ve üst yönetimden sorumlu olanlarla müzakere edilmesi.
  • Denetim şirketinin denetime devam etmesini gerektirecek mesleki veya mevzuattan kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının veya söz konusu denetimden ya da denetim ve müşteri ilişkisinden birlikte çekilme kararının sebepleriyle birlikte Kuruma ve/veya diğer düzenleyici otoritelere rapor verme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi.
  • Önemli hususların, yapılan istişarelerin, ulaşılan sonuçların ve sonuçların dayanaklarının belgelendirilmesi.

Kamu Sektörü Denetim Kuruluşlarına Özgü Hususlar (Bakınız: 26–28 inci paragraflar)

A23.    Kamu sektöründe görev yapan denetçiler, mevzuat uyarınca atanabilirler. Buna göre, 26–28 inci paragraflar ile A18–A22 paragraflarında düzenlenen, müşteri ilişkisinin ve denetim sözleşmesinin kabulü ve devam ettirilmesine ilişkin hüküm ve değerlendirmelerin bazıları bu tür denetimlerle ilgili olmayabilir. Bununla birlikte, söz konusu politika ve prosedürlerin oluşturulması, kamu sektörü denetçilerinin risk değerlendirmesi yapmalarında ve raporlama sorumluluklarını yerine getirmelerinde değerli bilgiler sağlayabilir.

İnsan Kaynakları (Bakınız: 29 uncu paragraf)

A24.    Denetim şirketinin insan kaynaklarına ilişkin politika ve prosedürleri aşağıdaki gibi hususları içerir:

  • İşe alma.
  • Performans değerlendirmesi.
  • Verilen görevleri yerine getirme süresi dâhil kabiliyetler.
  • Yeterlik.
  • Kariyer gelişimi.
  • Terfi etme.
  • Ücret ve sair haklar.
  • Personel ihtiyacının tahmini.

Etkin işe alma süreç ve prosedürleri, çalışmalar için gerekli yeterlik ve kabiliyetleri geliştirme kapasitesine ve bu kabiliyetleri yeterli biçimde kullanabilmesine imkân veren uygun karakter özelliklerine sahip dürüst kişileri seçmesinde denetim şirketine yardımcı olur.

A25.    Yeterlik, aşağıda belirtilenler dâhil çeşitli yöntemler yoluyla geliştirilebilir:

  • Meslekle ilgili konularda yüksek öğrenim alınması.
  • Teorik ve uygulamalı eğitimler dâhil sürekli mesleki gelişim.
  • Mesleki tecrübe.
  • Daha deneyimli çalışanlar refakatinde denetim ekibinin diğer üyelerinin yetiştirilmesi.
  • Bağımsız olması zorunlu olan personel için bağımsızlık eğitimi.

A26.    Denetim şirketi personelinin yeterliğinin devamlılığı büyük ölçüde uygun seviyedeki sürekli mesleki gelişime bağlıdır. Bu sayede denetim şirketi personeli bilgi ve kabiliyetlerini muhafaza edebilir. Etkin politika ve prosedürler, her kademedeki şirket personeli için sürekli uygulamalı eğitim ihtiyacını dikkate alır ve personelin gerekli yeterlik ve kabiliyetlerini geliştirebilmesi ve bunları sürdürebilmesi için ihtiyaç duyulan eğitim kaynaklarını ve desteğini sağlar.

A27.    Denetim şirketi, bünyesinde teknik imkânların ve eğitim kaynaklarının bulunmaması gibi hâllerde şirket kadrosunda yer almayan uygun yeterliğe sahip kişilerin hizmetinden yararlanabilir.

A28.    Performans değerlendirmesi, ücret ve sair haklar ile terfi prosedürleri, yeterliğin geliştirilmesi ve sürdürülmesi ile etik ilkelere bağlılığın esas alınmasını ve ödüllendirilmesini sağlar. Aşağıdakiler denetim şirketinin, yeterliğin geliştirilmesi ve sürdürülmesi ile etik ilkelere bağlılığın sağlanmasına yönelik atabileceği adımlar arasındadır:

  • Personelin, performans ve etik ilkelere ilişkin şirket beklentilerinin farkında olmasını sağlamak,
  • Personele performans, yükselme ve kariyer gelişimiyle ilgili değerlendirme sunmak ve danışmanlık sağlamak,
  • Personelin, daha yüksek sorumluluk gerektiren pozisyonlara yükselmenin, diğer hususların yanında performans kalitesine ve etik ilkelere bağlılığa dayandığını ve denetim şirketinin politika ve prosedürlerine uyulmamasının disiplin işlemiyle sonuçlanabileceğini anlamasına yardımcı olmak.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A29.    Denetim şirketinin büyüklüğü ve içinde bulunduğu şartlar, denetim şirketinin performans değerlendirme sürecinin yapısını etkileyecektir. Özellikle küçük şirketler, kendi personelinin performansını değerlendirirken şekil bakımından daha basit yöntemler kullanabilir.

Denetim Ekiplerinin Belirlenmesi

Sorumlu Denetçiler (Bakınız: 30 uncu paragraf)

A30.    Politika ve prosedürler, sorumlu denetçilerin sorumluluklarını tam olarak yerine getirmeleri için yeterli zamana sahip olmalarını sağlayabilmek amacıyla bu kişilerin, iş yüklerini ve müsait olma durumlarını izlemeye yönelik sistemler içerebilir.

Denetim Ekipleri (Bakınız: 31 inci paragraf)

A31.    Denetim şirketi denetim ekiplerini görevlendirirken ve bu ekiplere uygulanacak gerekli yönlendirme ve gözetim seviyesini belirlerken, denetim ekibinin;

  • Uygun eğitim ve denetimlere katılım yoluyla benzer nitelik ve karmaşıklıktaki denetimler hakkında elde ettiği bilgisini ve uygulama tecrübesini,
  • Mesleki standartlar ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine ilişkin bilgisini,
  • Bilgi teknolojileri hakkında bilgi sahibi olmak dâhil teknik bilgisi ve uzmanlığını,
  • Müşterilerin faaliyet gösterdiği sektörler hakkındaki bilgisini,
  • Mesleki muhakeme kullanabilme kabiliyetini,
  • Denetim şirketinin kalite kontrol politika ve prosedürleri hakkındaki kavrayışını

değerlendirir.

Denetimin Yürütülmesi

Denetimin Yürütülme Kalitesinin Tutarlılığı (Bakınız: 32(a) paragrafı)

A32.    Denetim şirketi, politika ve prosedürleri aracılığıyla denetimin yürütülme kalitesinin tutarlılığını artırır. Bu tutarlılık, genellikle yazılı veya elektronik rehberler, yazılımlar veya diğer standart belgelendirme biçimleri ile sektöre veya denetimin konusuna özgü rehberlerin oluşturulması suretiyle sağlanır. Aşağıdakiler, söz konusu materyallerde ele alınacak hususlar arasındadır:

  • Çalışma hedeflerinin anlaşılmasını sağlamak amacıyla denetim ekiplerinin denetimle ilgili nasıl bilgilendirildiği.
  • Denetim standartlarına uygunluk sağlama süreçleri.
  • Denetimin yönlendirilmesi ve gözetimi, çalışanların eğitimi ve yetiştirilme süreçleri.
  • Yapılan çalışmanın, varılan önemli yargıların ve düzenlenen rapor şeklinin gözden geçirilme yöntemleri.
  • Yapılan çalışmanın, harcanan zamanın ve gözden geçirme işleminin boyutunun uygun şekilde belgelendirilmesi.
  • Tüm politika ve prosedürleri güncel tutmaya yönelik süreçler.

A33.    Uygun bir ekip çalışması ve eğitim, denetim ekibinin daha az deneyimli üyelerinin kendilerinden beklenen çalışmanın hedeflerini açık şekilde anlamalarına yardımcı olur.

Yönlendirme ve Gözetim (Bakınız: 32(b) paragrafı)

A34.    Denetimin yönlendirilmesi ve gözetimi,

  • Denetimin ilerleyişinin takibini,
  • Denetim ekibi üyelerinin yeterlik ve kabiliyetlerinin, çalışmalarını yapmak için yeterli zamana sahip olup olmadıklarının, kendilerine verilen talimatları anlayıp anlamadıklarının ve söz konusu çalışmanın planlanan yaklaşıma uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin değerlendirilmesini,
  • Denetimin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan önemli hususların ele alınmasını, bunların öneminin değerlendirilmesini ve planlanan yaklaşımın uygun bir şekilde uyarlanmasını,
  • Denetimin yürütülmesi sırasında daha deneyimli denetim ekibi üyeleri tarafından değerlendirilecek veya istişare edilecek konuların belirlenmesini

içerir.

Gözden Geçirme (Bakınız: 32(c) paragrafı)

A35.    Gözden geçirme işlemi,

  • Denetimin mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin,
  • İlave değerlendirme gerektiren önemli hususların ortaya çıkıp çıkmadığının,
  • Uygun istişarelerin yapılıp yapılmadığının, ulaşılan sonuçların belgelendirilip belgelendirilmediğinin ve bu sonuçların gereğinin yapılıp yapılmadığının,
  • Yapılan denetimin niteliğini, zamanlamasını ve kapsamını revize etme ihtiyacının bulunup bulunmadığının,
  • Yapılan çalışmanın ulaşılan sonuçları destekleyip desteklemediğinin ve uygun biçimde belgelendirilip belgelendirilmediğinin,
  • Elde edilen kanıtların raporu desteklemek için yeterli ve uygun olup olmadığının,
  • Denetim prosedürlerinin amaçlarına ulaşılıp ulaşılmadığının

değerlendirilmesini içerir.

İstişare (Bakınız: 34 üncü paragraf)

A36.    İstişare, denetim şirketi içinden veya dışından özel uzmanlığa sahip kişilerle, ilgili konuların uygun mesleki seviyede müzakere edilmesini içerir.

A37.    İstişarede, denetim şirketinin kolektif deneyimi ile teknik uzmanlığının yanı sıra uygun araştırma kaynakları da kullanılır. İstişare, kalitenin artırılmasına ve mesleki muhakemenin kullanımının geliştirilmesine yardımcı olur. Denetim şirketi politika ve prosedürlerinde istişareye gerekli ölçüde yer verilmesi, zor ve tartışmalı konularda personeli istişareye teşvik eden ve istişareyi bir güç olarak kabul eden bir kültürün geliştirilmesine yardımcı olur.

A38.    Önemli teknik, etik ve diğer konularla ilgili olarak denetim şirketi içinden veya gereken hâllerde denetim şirketi dışından kişilerle yapılacak istişare;

  • İstişare edilen kişilere, tavsiyelerinin bilgiye dayalı olmasını sağlayacak olguların tüm yönleriyle iletilmesi,
  • İstişare edilen kişilerin uygun bilgi, kıdem ve deneyime sahip olmaları ve

istişareler neticesinde ortaya çıkan sonuçların uygun biçimde belgelendirilmesi ve uygulanabilmesi hâlinde etkin olur.

A39.    Diğer uzmanlarla yapılan ve zor veya tartışmalı konuları içeren istişarelerin eksiksiz ve detaylı biçimde belgelendirilmesi;

  • İstişare edilen konunun,
  • Alınan her türlü karar ve bu kararların dayanağı ile nasıl uygulandıkları dâhil istişare sonuçlarının

daha iyi anlaşılmasını sağlar.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A40.    İstişare amacıyla dışarıdan hizmet alma ihtiyacı duyan, örneğin uygun iç kaynaklara sahip olmayan bir denetim şirketi;

  • Diğer şirketlerin,
  • Mesleki ve düzenleyici kuruluşların veya
  • İlgili kalite kontrol hizmetlerini sağlayan ticari kuruluşların

verdiği danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilir.

Bu tür hizmetlere ilişkin sözleşme yapmadan önce danışmanlık veren tarafın yeterlik, beceri ve kapasitesinin değerlendirilmesi, denetim şirketinin söz konusu tarafın ilgili amaç için uygun vasıflara sahip olup olmadığına karar vermesine yardımcı olur.

Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirme

Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirmeye İlişkin Kıstaslar (Bakınız: 35(b) paragrafı)

A41.    Kurum tarafından belirlenen işletmeler ile borsada işlem gören işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetimleri dışındaki denetimlerin hangilerinin kalitesinin gözden geçirileceğinin belirlenmesine yönelik kıstaslar,

  • Kamu yararını ilgilendirme düzeyi dâhil denetimin niteliği,
  • Bir denetimde veya denetim sınıfında olağan dışı risklerin veya durumların tespit edilmesi,
  • Mevzuatın denetimin kalitesinin gözden geçirilmesini gerektirip gerektirmediği

hususlarını içerebilir.

Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirmenin Niteliği, Zamanlaması ve Kapsamı (Bakınız: 36–37 nci paragraflar)

A42.    Denetimin kalitesine yönelik gözden geçirme tamamlanıncaya kadar denetim raporuna tarih verilmez. Ancak denetimin kalitesine yönelik gözden geçirmeye ilişkin belgelendirme, rapor tarihinden sonra tamamlanabilir.

A43.    Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinin zamanında ve denetimin uygun aşamalarında gerçekleştirilmesi, önemli sorunların rapor tarihinde veya rapor tarihi öncesinde gözden geçiren kişiyi tatmin edecek şekilde ve gecikmeden çözülmesini sağlar.

A44.    Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinin kapsamı, diğer hususların yanı sıra denetimin karmaşıklığına, denetlenen işletmenin borsada işlem görüp görmediğine ve raporun içinde bulunulan şartlara uygun olmama riskine bağlıdır. Denetimin kalitesinin gözden geçirilmesi, sorumlu denetçinin sorumluluklarını azaltmaz.

Kurum Tarafından Belirlenen Bir İşletme ile Borsada İşlem Gören Bir İşletmeye İlişkin Denetimin Kalitesine Yönelik Gözden Geçirme (Bakınız: 38 inci paragraf)

A45.    Kurum tarafından belirlenen bir işletme ile borsada işlem gören bir işletmenin finansal tablolarının bağımsız denetiminin kalitesinin gözden geçirilmesi sırasında, denetim ekibinin varmış olduğu önemli yargıların değerlendirilmesiyle ilgili olan diğer hususlar aşağıdakileri içerir:

  • Denetim sırasında belirlenen önemli riskler ve bu risklere karşı yapılacak işler.
  • Özellikle önemli risklerle ve önemlilikle ilgili olarak varılan yargılar.
  • Denetim sırasında tespit edilen düzeltilmiş veya düzeltilmemiş yanlışlıkların önemi ve yapısı.
  • Yönetime, üst yönetimden sorumlu olanlara ve gereken hâllerde düzenleyici kurumlar gibi diğer taraflara iletilecek olan hususlar.

Bu hususlar, şartlara bağlı olarak, diğer işletmelerin finansal tablolarının bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimleri ile diğer güvence denetimleri ve ilgili hizmetlere ilişkin kalitenin gözden geçirilmesi için de geçerli olabilir.

Kamu sektörü denetim kuruluşlarına özgü hususlar

A46.    Kurum tarafından belirlenen işletmeler arasında yer almamasına veya borsada işlem gören işletme olarak nitelendirilmemesine rağmen, A16 paragrafında açıklandığı üzere bazı kamu sektörü işletmeleri, denetimin kalitesinin gözden geçirilmesini gerektirecek öneme sahip olabilir.

Denetimin Kalitesini Gözden Geçiren Kişilerin Liyakatine İlişkin Kıstaslar

Yeterli ve Uygun Teknik Uzmanlık, Deneyim ve Yetki (Bakınız: 39(a) paragrafı)

A47.    Yeterli ve uygun teknik uzmanlık, deneyim ve yetkiyi nelerin oluşturduğu, ilgili denetimin şartlarına bağlıdır. Örneğin, borsada işlem gören bir işletmeye ait finansal tabloların bağımsız denetiminin kalitesini gözden geçiren kişi, borsada işlem gören işletmelere ait finansal tabloların bağımsız denetimlerinde, sorumlu denetçi olarak görev yapabilecek yeterli ve uygun deneyime sahip bir kişi olacaktır.

Denetimin Kalitesini Gözden Geçiren Kişilerle Yapılacak İstişare (Bakınız: 39(b) paragrafı)

A48.    Sorumlu denetçi denetimin yürütülmesi sırasında, denetimin kalitesini gözden geçiren kişiyle, örneğin kendisinin vardığı bir yargının denetimin kalitesini gözden geçiren kişi tarafından kabul görmesi amacıyla, istişarede bulunabilir. Bu tür bir istişare, görüş farklılıklarının denetimin daha geç bir aşamasında tespit edilmesini önler ve denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin görevini gerçekleştirmesindeki liyakatinden ödün verdiği anlamına gelmez. İstişarenin nitelik ve kapsamının önemli hâle geldiği durumlarda, istişare eden taraflar denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsızlığının korunması için gerekli özeni göstermez ise bu kişinin tarafsızlığı zedelenmiş olabilir. Gerekli özenin gösterilmesinin mümkün olmadığı durumlarda, denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin veya denetimle ilgili olarak istişare edilecek kişinin yerine denetim şirketi içinden veya dışından uygun yeterliğe sahip başka bir kişi görevlendirilebilir.

Denetimin Kalitesini Gözden Geçiren Kişinin Tarafsızlığı (Bakınız: 40 ıncı paragraf)

A49.    Denetim şirketi, denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsızlığını korumaya yönelik politika ve prosedürler oluşturur. Bu politika ve prosedürler denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin;

  • Mümkün olduğu sürece ilgili sorumlu denetçi tarafından seçilmemesini,
  • Gözden geçirme süresince denetimin yürütülmesinde yer almamasını,
  • Denetim ekibi adına karar almamasını,
  • Tarafsızlığını tehdit edecek diğer hususların bulunmamasını

sağlar.

Küçük şirketlere özgü hususlar

A50.    Denetimin kalitesini gözden geçirebilecek nitelikte çok az sayıda personeli olan denetim şirketlerinde sorumlu denetçinin, denetimin kalitesini gözden geçirecek kişinin seçilmesi sürecinin dışında kalması mümkün olmayabilir. Küçük şirketler veya tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçiler, kalitenin gözden geçirilmesinin gerekli olduğu denetimlerde, denetim şirketi dışından uygun yeterliğe sahip kişilerle sözleşme yapabilirler. Alternatif olarak, tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçilerin veya küçük şirketlerin bazıları, denetimin kalitesinin gözden geçirilmesi için başka denetim şirketlerini kullanmak isteyebilir. Denetim şirketi dışından uygun yeterliğe sahip kişilerle sözleşme yapılan hâllerde, 39–41 inci paragraflar ile A47–A48 paragraflarındaki hükümler geçerlidir.

Kamu sektörü denetim kuruluşlarına özgü hususlar

A51.    Kamu sektöründe yasal olarak atanan bir denetçi, kamu sektörü bağımsız denetimlerinde tüm sorumlulukları ile birlikte sorumlu denetçiyle eş değer bir görev üstlenebilir. Bu gibi durumlarda, mümkün olduğu sürece denetimin kalitesini gözden geçirecek kişinin seçimi, denetlenen işletmeden bağımsız olma gerekliliğinin ve söz konusu denetimin kalitesini gözden geçiren kişinin tarafsız bir değerlendirme yapabilme kabiliyetinin dikkate alınmasını içerir.

Görüş Farklılıkları (Bakınız: 43 üncü paragraf)

A52.    Etkin prosedürler görüş farklılıklarının erken bir safhada saptanmasını teşvik eder, devamında atılacak adımlarla ilgili açık rehberlik sağlar ve farklılıkların çözümüne ve ulaşılan sonuçların uygulanmasına ilişkin belgelendirme yapılmasını zorunlu kılar.

A53.    Bu tür farklılıkları gidermek üzere geliştirilen prosedürler başka bir denetçiye, denetim şirketine, meslek örgütüne veya düzenleyici kuruma danışmayı içerebilir.

Çalışma Kâğıtları

Çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyalarında birleştirilmesi işleminin tamamlanması (Bakınız: 45 inci paragraf)

A54.    Mevzuat, belirli tür denetimlere ait çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyalarında birleştirilmesi işleminin tamamlanması için süre sınırlamaları öngörebilir. Bu tür sınırlamaların öngörülmediği durumlarda 45 inci paragraf, nihai denetim dosyalarının birleştirilmesi işleminin zamanında tamamlanması ihtiyacını karşılayacak şekilde denetim şirketinin süre sınırlamaları belirlemesini gerektirir. Bağımsız denetim ve sınırlı bağımsız denetimde bu tür bir süre normalde denetçi raporu tarihinden itibaren altmış günden daha fazla olamaz.

A55.    Bir işletmeye ait aynı denetim konusunu oluşturan bilgiyle ilgili olarak iki veya daha fazla farklı raporun düzenlenmesi hâlinde denetim şirketinin, çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyalarında birleştirilmesi işleminin tamamlanmasına ilişkin süre sınırlamalarını düzenleyen politika ve prosedürleri, her bir raporu ayrı bir denetim gibi ele alır. Bu durum örneğin, denetim şirketinin, konsolidasyon amacıyla topluluğa bağlı bir birime ait finansal bilgilere ilişkin bağımsız denetçi raporu düzenlemesi ve daha sonraki bir tarihte aynı finansal bilgilere ilişkin yasal amaçlar doğrultusunda bir başka denetçi raporu düzenlemesi hâlinde söz konusu olabilir.

Çalışma Kâğıtlarının Gizliliği, Güvenli Biçimde Saklanması, Doğruluğu ve Bütünlüğü, Erişilebilirliği ve Geri Kullanılabilirliği (Bakınız: 46 ncı paragraf)

A56.  Çalışma kâğıtlarında yer alan bilgilerin açıklanması için müşteri tarafından verilmiş özel bir yetki veya söz konusu açıklamayı zorunlu kılacak yasal veya mesleki bir zorunluluk bulunmadığı sürece etik hükümler, şirket personelinin söz konusu bilgilerin gizliliğini devamlı olarak sağlamasını zorunlu kılar. Özellikle kişisel bilgilerin söz konusu olduğu durumlarda, özel kanun ve düzenlemeler müşteri gizliliğinin korunmasına yönelik olarak şirket personeline ilave sorumluluklar yükleyebilir.

A57.    Çalışma kâğıtları ister kâğıt isterse elektronik veya diğer ortamlarda olsun, denetim şirketinin bilgisi olmadan söz konusu çalışma kâğıtları üzerinde değişiklik, ekleme veya çıkarma yapılabildiği ya da kalıcı olarak silinebildiği veya bunlara zarar verilebildiği sürece, çalışma kâğıtlarında ele alınan verilerin doğruluk ve bütünlüğü, erişilebilirliği veya geri kullanılabilirliği tehlikeye düşer. Bu sebeple, denetim şirketinin çalışma kâğıtlarının yetkisiz değiştirilebilmesini veya silinebilmesini önlemek amacıyla tasarlayacağı ve uygulayacağı kontroller,

  • Çalışma kâğıtlarının ne zaman ve kim tarafından oluşturulduğunun, değiştirildiğinin veya gözden geçirildiğinin belirlenmesini sağlayan,
  • Bilgilerin internet üzerinden denetim ekibiyle paylaşıldığı veya diğer taraflara iletildiği durumlar başta olmak üzere, denetimin tüm aşamalarında bilgilerin doğruluk ve bütünlüğünü koruyan,
  • Çalışma kâğıtları üzerinde yetkisiz değişiklikler yapılmasını engelleyen,
  • Denetim ekibinin ve diğer yetkili tarafların sorumluluklarını uygun bir şekilde yerine getirmelerini sağlayacak biçimde çalışma kâğıtlarına erişimlerine izin veren

kontrolleri içerebilir.

A58.    Çalışma kâğıtlarının gizliliğinin, güvenli biçimde saklanmasının, doğruluk ve bütünlüğünün, erişilebilirliğinin ve geri kullanılabilirliğinin sağlanması amacıyla denetim şirketi tarafından tasarlanan ve uygulanan kontroller,

  • Elektronik ortamdaki çalışma kâğıtlarına erişimi sadece yetkili kullanıcılarla sınırlandırmak amacıyla denetim ekibi üyeleri arasında şifre kullanılmasını,
  • Denetimin uygun aşamalarında düzenli aralıklarla elektronik çalışma kâğıtlarının yedeklenmesini,
  • Denetimin başlangıcında denetimin belgelendirilmesi görevinin uygun şekilde ekip üyelerine dağıtılmasına, denetim sırasında çalışma kâğıtlarının hazırlanmasına ve denetim sonunda bir araya getirilmesine yönelik prosedürleri,
  • Basılı hâldeki çalışma kâğıtlarına erişimin sınırlandırılmasına, uygun şekilde dağıtımının yapılmasına ve gizliliğinin muhafaza edilerek saklanmasına yönelik prosedürleri

içerebilir.

A59.    Asılları denetim dosyalarına dâhil edilmek üzere, kâğıt ortamındaki çalışma kâğıtları uygulama kolaylığı sağlaması açısından elektronik olarak taranabilir. Bu gibi hâllerde, denetim şirketinin söz konusu çalışma kâğıtlarının doğruluk ve bütünlüğünü, erişilebilirliğini ve geri kullanılabilirliğini sağlamak için tasarladığı prosedürler, denetim ekiplerinin, aşağıdaki hususları yerine getirmesini gerektirebilir:

  • Islak imzalar, çapraz referanslar ve açıklayıcı notlar dâhil kâğıt ortamındaki çalışma kâğıtlarının, asıllarının tüm içeriğini yansıtacak şekilde taranmış kopyalarının oluşturulması,
  • Gerekli hâllerde taranmış kopyaların dizinlenmesi ve paraflanması dâhil taranmış kopyaların denetim dosyalarına dâhil edilmesi,
  • Gerekli hâllerde taranmış kopyaların geri kullanılabilmesi ve çıktısının alınabilmesi.

Mevzuat veya başka sebepler, denetim şirketinin taranmış olan kâğıt ortamındaki çalışma kâğıtlarının asıllarını saklamasını gerektirebilir.

Çalışma Kâğıtlarının Saklanması (Bakınız: 47 nci paragraf)

A60.    Denetim şirketinin çalışma kâğıtlarını saklama ihtiyacı ve süresi denetimin niteliğine ve şirketin içinde bulunduğu şartlara göre farklılık gösterecektir. Söz konusu çalışma kâğıtlarının gelecek denetimlerde de önemini devam ettirecek konuların kaydını içermesi, bu şartlara örnek olarak gösterilebilir. Saklama süresi ayrıca mevzuatın belirli tür denetimler için özel saklama süreleri öngörüp öngörmediği; mevzuatta bu hususa ilişkin özel hükümlerin bulunmadığı hâllerde Kurum tarafından belirlenen saklama sürelerinin bulunup bulunmadığı gibi başka faktörlere de bağlı olabilir.

A61.    Bağımsız denetimde saklama süresi, normalde denetçi raporu tarihinden veya daha sonra olması hâlinde topluluk denetçisi raporu tarihinden itibaren başlamak üzere Kurum tarafından belirlenen süreden daha kısa olmaz.

A62.    Denetim şirketinin çalışma kâğıtlarının saklanmasına ilişkin olarak uyguladığı prosedürler, ilgili saklama süresi boyunca 47 nci paragraftaki ana hükümlerin uygulanmasına imkân veren hususları içerir. Örneğin;

  • (Özellikle elektronik biçimde oluşturulan çalışma kâğıtlarında kullanılan teknolojinin, zaman içerisinde güncellenebileceği veya değişebileceği durumlarda) Saklama süresi boyunca çalışma kâğıtlarına erişime ve bunların geri kullanımına imkân sağlanması,
  • Denetim dosyaları tamamlandıktan sonra çalışma kâğıtlarında yapılan değişiklik kayıtlarının gerektiğinde sağlanması,
  • Kalite kontrol ve diğer amaçlarla denetim şirketi dışından yetkili tarafların belirli çalışma kâğıtlarına erişimine ve çalışma kâğıtlarını gözden geçirmesine imkân sağlanması.

Çalışma kâğıtlarının mülkiyeti

A63.    Mevzuatta aksi belirtilmedikçe çalışma kâğıtları denetim şirketine aittir. Yapılan çalışmanın geçerliliğini veya güvence denetimlerinde denetim şirketinin veya personelinin bağımsızlığını zedelememek şartıyla denetim şirketi kendi takdirine bağlı olarak, çalışma kâğıtlarını bölümler hâlinde veya çalışma kâğıtlarından alıntılar yaparak ilgili müşterinin erişimine sunabilir.

İzleme

Denetim Şirketinin Kalite Kontrol Politika ve Prosedürlerinin İzlenmesi (Bakınız: 48 inci paragraf)

A64.    Kalite kontrol politika ve prosedürlerine uygunluğun izlenmesinin amacı,

  • Mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygunluğun,
  • Kalite kontrol sisteminin uygun şekilde tasarlanıp tasarlanmadığı ve etkin şekilde uygulanıp uygulanmadığının,
  • Denetim şirketinin kalite kontrol politika ve prosedürlerinin, denetim şirketi veya ilgili sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların, içinde bulunulan şartlara uygun olmalarını sağlayacak şekilde uygulanıp uygulanmadığının

değerlendirilmesini sağlamaktır.

A65.    Aşağıdakiler kalite kontrol sisteminin sürekli olarak gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken hususlardandır:

  • Mesleki standartlarda ve yürürlükteki mevzuatta meydana gelen değişikliklerin ve -uygun hâllerde- bunların denetim şirketinin politika ve prosedürlerine nasıl yansıtılacağının analizi.
  • Bağımsızlıkla ilgili politika ve prosedürlere uygunluğun yazılı teyidinin analizi.
  • Teorik ve uygulamalı eğitimler dâhil olmak üzere sürekli mesleki gelişime ilişkin analiz.
  • Müşteri ilişkisinin ve denetim sözleşmesinin kabulü ve devam ettirilmesine yönelik kararların analizi.
  • Denetim şirketinin temel ve mesleki eğitime dair politika ve prosedürlerine ilişkin geri bildirim sağlanması dâhil, sistemde yapılacak iyileştirmelerin ve atılacak düzeltici adımların belirlenmesi.
  • Sisteme, sisteme uygunluk sağlanmasına veya sistemi anlama düzeyine ilişkin zayıflıkların uygun denetim şirketi personeline bildirilmesi.
  • Kalite kontrol politika ve prosedürlerinde gerekli değişikliklerin zamanında yapılabilmesini sağlamak için uygun şirket personeli tarafından politika ve prosedürlerin takip edilmesi.

A66.    Teftiş işlemlerinin sıklığına ilişkin politika ve prosedürler, örneğin üç yıla yayılan bir süre öngörebilir. Teftiş işlemlerinin sıklığı belirlenirken, münferit denetimlerin seçiminin zamanlaması dâhil, aşağıdakiler gibi çok sayıda faktör dikkate alınır:

  • Denetim şirketinin büyüklüğü.
  • Ofislerinin sayısı ve coğrafi konumları.
  • Daha önceki izleme prosedürlerinin sonuçları.
  • Personel ve ofislerin yetki seviyesi (Örneğin, ofislerin kendi teftişlerini yapmaya yetkili olup olmadığı veya teftişlerin sadece genel merkez tarafından yapılıp yapılmadığı gibi).
  • Denetim şirketi uygulamalarının ve kurumsal yapısının niteliği ve karmaşıklığı.
  • Denetim şirketinin müşterileriyle ve denetimlerle ilgili riskler.

A67.    Teftiş sürecinde, münferit denetimlerden bazıları ilgili denetim ekibine önceden haber verilmeden seçilebilir. Denetim şirketi teftiş kapsamını belirlerken, bağımsız dış teftiş programlarının kapsamını veya sonuçlarını dikkate alabilir. Ancak bağımsız dış teftiş programı, denetim şirketinin kendi iç izleme programının yerine kullanılamaz.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A68.    Küçük şirketlerin izleme prosedürleri, denetim şirketinin kalite kontrol politika ve prosedürlerinin tasarlanmasından veya uygulanmasından sorumlu olan veya denetimin kalitesinin gözden geçirilmesinde yer alan kişiler tarafından uygulanabilir. Sınırlı sayıda kişinin görev yaptığı denetim şirketi, denetim teftişleri ve diğer izleme prosedürleri için şirket dışından uygun yeterliğe bir kişiden veya başka bir şirketten faydalanmayı tercih edebilir. Alternatif olarak denetim şirketi, izleme faaliyetlerini gerçekleştirirken kaynaklarını diğer uygun kuruluşlarla paylaşmaya yönelik düzenlemeler yapabilir.

Eksikliklerin Bildirilmesi (Bakınız: 50 nci paragraf)

A69.    Tespit edilen eksikliklerin ilgili sorumlu denetçiler dışındaki kişilere rapor edilmesi, eksiklik tespit edilen denetimin söz konusu raporda açıklanmasını gerektirmez. Ancak sorumlu denetçiler dışındaki kişilerin sorumluluklarını uygun şekilde yerine getirebilmeleri için bu tür açıklamaların yapılması gerekli olabilir.

Şikâyet ve İddialar

Şikâyet ve İddiaların Kaynağı (Bakınız: 55 inci paragraf)

A70.    Şikâyet ve iddialar (asılsız olduğu kolayca anlaşılanlar hariç) denetim şirketi içinden veya dışından kaynaklanabilir. Söz konusu şikâyet ve iddialar şirket personeli, müşteriler veya üçüncü taraflarca ileri sürülebilir. Şikâyet ve iddialar denetim ekibi üyeleri veya diğer şirket personeline iletilmiş olabilir.

Soruşturma Politika ve Prosedürleri (Bakınız: 56 ncı paragraf)

A71.    Şikâyet ve iddiaların soruşturulması için hazırlanan politika ve prosedürler, soruşturmaya nezaret eden yöneticinin;

  • Yeterli ve uygun deneyime sahip olmasını,
  • Şirketi içinde yetki sahibi olmasını,
  • İlgili denetimin yürütülmesi sürecinde hiçbir şekilde görev almamış olmasını

gerektirebilir.

Soruşturmaya nezaret eden yönetici gerekli hâllerde hukuk müşavirini de soruşturmaya dâhil edebilir.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A72.    Az sayıda yöneticisi olan şirketlerde soruşturmaya nezaret eden yöneticinin ilgili denetimde görev almamış olması mümkün olmayabilir. Söz konusu küçük şirketler ve tek başına denetim faaliyeti yapan bağımsız denetçiler, şikâyet ve iddiaların soruşturulması için denetim şirketi dışından uygun yeterliğe sahip kişilerden veya başka bir şirketten faydalanabilir.

Kalite Kontrol Sisteminin Belgelendirilmesi (Bakınız: 57 nci paragraf)

A73.    Kalite kontrol sisteminin her unsurunun işlediğini kanıtlayan belgelerin biçim ve içeriği, muhakeme yapılmasını gerektirir ve aşağıdakiler dâhil çok sayıda faktöre bağlıdır:

  • Denetim şirketinin büyüklüğü ve ofis sayısı.
  • Denetim şirketinin faaliyetleri ile kurumsal yapısının niteliği ve karmaşıklığı.

Örneğin büyük şirketler, bağımsızlık taahhütleri, performans değerlendirmeleri ve izleme süreci kapsamında yapılan teftişlerin sonuçları gibi hususların belgelendirilmesinde elektronik veri tabanlarını kullanabilir.

A74.    İzlemeye ilişkin uygun belgelendirme aşağıdaki hususları içerir:

  • Tamamlanmış denetimlerin teftiş edilmek üzere seçilmesi prosedürü dâhil izleme prosedürleri.
  • Aşağıdaki hususların değerlendirilmesine ilişkin kayıtlar:

○       Mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine bağlılık,

○       Kalite kontrol sisteminin uygun şekilde tasarlanıp tasarlanmadığı ve sistemin etkin şekilde uygulanıp uygulanmadığı,

○       Denetim şirketinin kalite kontrol politika ve prosedürlerinin, şirket veya ilgili sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların içinde bulunulan şartlara uygun olmalarını sağlayacak şekilde uygulanıp uygulanmadığı.

  • Tespit edilen eksikliklerin tanımlanması, etkilerinin değerlendirilmesi ve bu eksikliklere ilişkin olarak herhangi bir adımın atılıp atılmayacağına karar verilmesine ve gerektiğinde hangi ilave adımların atılacağının belirlenmesine ilişkin esaslar.

Küçük Şirketlere Özgü Hususlar

A75.    Küçük şirketler, kendi kalite kontrol sistemlerinin belgelendirilmesinde elle tutulmuş notlar, kontrol listeleri ve formlar gibi şekil olarak daha basit yöntemler kullanabilir.


[1] BDS 220 “Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Kalite Kontrol”

[2] İlgili durumlarda “sorumlu denetçi”, “yönetici” ve “denetim şirketi” terimleri kamu sektöründeki eş değerlerini ifade eder.

 

Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcı (MTHS)

Sermaye Şirketlerinin Açacakları İnternet Sitelerine Dair Yönetmelik‘in madde 4/1-h bendinde Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcı (MTHS): şu şekilde tanımlanmıştır; ”Kanunun 1524 üncü maddesi ve bu Yönetmelik uyarınca şirketlerin kendi internet sitelerinin özgülenmiş kısmında erişime açılması gereken içeriği güvenli ortamda tutma, şirketin erişimine hazır bulundurma ve arşivleme dahil olmak üzere Bakanlıkça belirlenmiş diğer faaliyetleri yürüten özel hukuk tüzel kişisi

Özelge: Kar Payı Avansının Vergilendirilmesi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)


Konu: Avans kar payının vergilendirilmesi.
Sayı: 62030549-120[75-2012/997]-280
Tarih: 27.02.2013

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün  … vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, 2012 takvim yılı karından mahsup edilmek üzere avans kar payı dağıtımı yapılacağı, kesintinin ise 2012 yılında muhtasar beyanname ile beyan edileceği belirtilerek hissedarlar açısından elde edilen kar payının hangi yılın beyannamesine dahil edileceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu belirtilerek, ikinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, “İştirak hisselerinden doğan kazançların (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan kârların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii, kazanç dağıtımı sayılmaz.) kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılır.” hükmü yer almıştır.

Öte yandan, anılan Kanunun 22 nci maddesinin (2) numaralı bendinde ise, tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarının yarısının gelir vergisinden müstesna olduğu, istisna edilen tutar üzerinden 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılacağı ve tevkif edilen verginin tamamının, kâr payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edileceğine hükmedilmiştir.

Yine aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında kimlerin tevkifat yapacağı belirtilmiş olup, anılan maddenin (6/b-i) bendinde ise, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) % 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamaların yer aldığı 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “15.6.6. Avans kar payı dağıtımı” başlıklı bölümünde;

           ” (6 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 20.maddesiyle değişen bölüm) Kurumlar vergisi mükelleflerince avans kâr payı dağıtımı yapılması halinde, dağıtılan kâr payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre vergi kesintisi yapılacaktır. Kesilen vergiler, avans kâr payı dağıtımının yapıldığı aya ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir.

            Avans kâr payı dağıtımında kurum ortakları açısından elde etmekurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte gerçekleşecektir. Şu kadar ki; bu süre, ilgili hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihi içeren hesap döneminin sonunu geçemeyecektir.

            …”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, 2012 yılında avans kâr payı dağıtılması halinde, 2013 yılı sonuna kadar kar dağıtımı için karar alınarak avans kâr paylarının mahsup edilmesi gerekmektedir. Kâr payı elde eden gerçek kişi ortakların elde ettikleri kazancın kanunda belirtilen istisna haddini geçmesi durumunda, 2013 takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmekte olup, 2012 yılında avans kar payı üzerinden kesilerek beyan edilen vergilerin gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır.

 Bilgi edinilmesini rica ederim.

 …………………………..

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Bağımsız Denetçilik Uygulamalı Mesleki Eğitim Tebliği

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
Resmi Gazete Tarih ve No: 25.01.2013 – 28539

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK UYGULAMALI MESLEKİ EĞİTİM TEBLİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Tebliğin amacı; bağımsız denetçi olmak isteyen denetçi yardımcılarına verilecek uygulamalımesleki eğitime, refakatinde eğitim alınabilecek denetçilere ve eğitim alanlara dair usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Tebliğ; denetçi yardımcılarının yetiştirilmelerine ve mesleki yeterlilik kazanmalarına yönelik olan uygulamalı mesleki eğitimin; esaslarına, süresine, değerlendirme ve takip yöntemlerine, nezdinde uygulamalı mesleki eğitim alınacak bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarına ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 15 inci ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Tebliğde kullanılan terimler, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır. Ayrıca, bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Eğitim ve Yetkilendirme Bilgi Sistemi (EYBİS): Kurum tarafından oluşturulan, resmi sicil ve yetkilendirme işlemlerinin elektronik ortamda yürütüldüğü, tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli bir şekilde depolandığıveri tabanını da içeren bilgi işlem sistemini,

b) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

c) Uygulamalı mesleki eğitim: Bağımsız denetçilik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri ve uygulama yeterliliklerinin kazandırılması amacıyla Kurumca belirlenen temel esaslar çerçevesinde yürütülen en az üç yıl süreli eğitimi,

ç) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ifade eder.

(2) Bu Tebliğde geçen “eğitim” ibaresi uygulamalı mesleki eğitimi ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Uygulamalı Mesleki Eğitim

Eğitimin amacı

MADDE 5  (1) Denetçi yardımcıları aşağıdaki amaçlar esas alınarak eğitime tabi tutulurlar:

a) Teorik bilgilerinin uygulamaya geçirilmesini sağlamak.

b) Bağımsız denetim alanında yeterli bilgi, ihtisas ve deneyime sahip olmalarını sağlamak.

c) Mesleğin gerektirdiği ahlaki nitelikleri ve meslek bilincini yerleştirmek.

ç) Mesleğin gerektirdiği bilgi işlem teknolojilerini öğrenmelerini sağlamak.

d) Analitik düşünme, takım çalışması ve iletişim becerilerini geliştirmek.

e) Yazışma ve rapor yazma tekniği konusunda bilgi ve yetenek kazandırmak.

f) Meslekte standartlaşmayı temin etmek.

Eğitime başlama şartı

MADDE 6  (1) Eğitime başlamak için Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen mezuniyet şartı aranır.

Eğitim süresi

MADDE 7  (1) Denetçi yardımcılarının eğitim süresi en az üç yıldır.

(2) Mücbir sebepler hariç eğitimin kesintisiz yürütülmesi esastır. Mücbir sebeplerden dolayı eksik kalan eğitim süresi tamamlanır.

Eğitimden sayılan süreler

MADDE 8  (1) 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde geçen süreler ile aynı Kanunun 6 ncımaddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında denetim yetkisini haiz olanların, bu kamu kurum ve kuruluşlarında geçirdikleri süreler uygulamalı mesleki eğitim süresinden sayılır.

(2) En az on beş yıl mesleki tecrübeye sahip olan meslek mensuplarında uygulamalı mesleki eğitim şartıaranmaz.

(3) Mesleki tecrübe süresi, mesleki faaliyetlere başlandığı tarihte başlar ve mesleki faaliyetlerde geçirilen süreyi kapsar. Bu sürenin hesabında,

a) 3568 sayılı Kanun kapsamındaki staj ve stajdan sayılan hizmetler ile aynı Kanun uyarınca mesleki faaliyetlerde bulunulan süreler,

b) Bağımsız denetimde geçirilen süreler,

c) 3568 sayılı Kanun çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde geçen süreler ile aynı Kanunun 6 ncımaddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında denetim yetkisini haiz olanların, kamu kurum ve kuruluşlarında geçirdikleri süreler,

dikkate alınır. Mesleki tecrübe süresine dört yılı aşmamak üzere, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen lisans veya lisansüstü eğitim süreleri ilave edilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçirilen süreler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla süreyle bu maddede belirtilen faaliyetlere ara verilmesi durumunda, ara verilen fazla süreler mesleki tecrübe süresinin hesabında dikkate alınmaz.

(4) 3568 sayılı Kanun uyarınca meslek mensuplarınca yapılan staj süresinin bir yılı veya lisansüstüdiplomasının ibraz edilmesi şartıyla iktisat, maliye, işletme, muhasebe, finansman, denetim ve vergi ile ilgili alanlarda lisansüstü eğitim görenlerin bu eğitimde geçen sürelerinin bir yılı eğitimden sayılır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Eğitime İlişkin İşlemler

Eğitime başlama ve hizmet akdi feshinin bildirimi

MADDE 9  (1) Eğitim almak isteyenler kayıtlarını, hizmet akdi imzalamadan önce, EYBİS üzerinde gerçekleştirirler.

(2) Eğitim, hizmet akdinin imzalandığı tarihte başlar. Hizmet akdi bilgisinin, ilgili denetim kuruluşu, denetçi ya da denetçi yardımcısı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim süresi içinde Kuruma bildirilmesi şarttır. Bildirimin süresinde yapılmaması halinde eğitim, bildirim tarihinde başlar. Bildirim tarihi, işlemin EYBİS’teki zaman damgası ile kayıt altına alındığı tarihtir.

(3) EYBİS’te kaydı bulunan denetçi yardımcılarına “Bağımsız Denetçi Yardımcısı Kimliği” verilir. Denetçi yardımcısı kimliği verilenler kamuya ilan edilir.

(4) EYBİS’in Denetçi Yardımcısı Modülüne; denetçi yardımcısının vesikalık resmi, hizmet akdi, lisans veya lisansüstü mezuniyet belgesi, adli sicil belgesi, varsa meslek mensubu ruhsatı ve yabancı dil seviye tespit belgesi yüklenir. Veri tabanında ayrıca, ikametgâh ve işyeri adresi ile iletişim, iş yeri, hizmet akdi, eğitime başlama ve bitiştarihleri, katıldığı denetim ekiplerine ve hazırlanmasında katkıda bulunduğu çalışma kâğıtlarına ilişkin bilgiler ile Kurumca uygun görülen diğer bilgilerin takibi yapılır.

(5) EYBİS kaydına alınmış denetçi yardımcısının hizmet akdinin feshedilmesi halinde hizmet akdinin sona erdiği tarih, yanında eğitim alınan tarafından on gün içinde Kuruma bildirilir.

(6) Denetçi yardımcısının eğitim dönemi işlemlerine ait belge ve bilgiler EYBİS’teki sayfasında saklanır. Denetçi olanların kayıtları Bağımsız Denetim Resmi Sicilindeki kayıt grubuna taşınır.

Yanında eğitim yapılacakların yükümlülükleri

MADDE 10  (1) Eğitimler, denetçi yanında ya da denetim kuruluşunda ve bunların denetim ve gözetiminde yapılır.

(2) Denetim kuruluşlarında, refakat çalışmaları bağımsız denetim alanında bilgi birikimine ve deneyime sahip denetçilerin gözetiminde yürütülür. Refakatinde eğitim yapılacak denetçinin asgari on yıllık mesleki tecrübeye sahip olması şarttır.

(3) Bir denetçi yanındaki refakat çalışması, mücbir sebep halleri ve 12 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen haller hariç olmak üzere üç aydan az olamaz.

(4) Eğitim veren denetçiler, denetçi yardımcılarını denetimlerin her bir aşamasında görevlendirmek, müşterileriyle olan görüşmelerde yanlarında bulundurmak, onların çalışmalarına nezaret etmek ve hazırladıkları çalışma kâğıtlarını incelemek gibi konularda yükümlüdürler.

(5) Eğitimlerde denetçi yardımcılarına mesleğin gerekleri ve incelikleri ayrıntılı olarak öğretilir ve mesleki mevzuat bilgileri geliştirilir. Eğitimler bilgi işlem teknolojileri ile kişisel ve mesleki gelişim konularını da içerir.

(6) Denetçi yardımcılarının, finansal tablo denetiminde fiilen görev alarak mesleki uygulamayı öğrenmeleri sağlanır.

(7) Yanında eğitim alınan denetim kuruluşları ve denetçilere;

a) Eğitim programına ve sürelerine uyulmaması,

b) Denetçi yardımcılarının, dördüncü fıkrada belirtilen işlerde görevlendirilmemesi,

c) Genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışlarda bulunulması,

hallerinin tespitinde eğitim verme yasağı uygulanır. Bu yasak EYBİS’e de işlenerek takip edilir.

EYBİS kaydı arama zorunluluğu

MADDE 11  (1) Denetim kuruluşu ve denetçiler, eğitim alacak kişilerin EYBİS kayıt bilgilerini, hizmet akdi imzalamadan önce Kurumdan talep etmek zorundadırlar.

Eğitimin icrası ve devam zorunluluğu

MADDE 12  (1) Eğitimler kesintisiz yürütülür ve eğitime devam mecburidir.

(2) Eğitim süresi hiçbir şekilde kısaltılamaz.

(3) Eğitim programına veya sürelerine uyulmadığı ya da yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim veren denetçinin genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu kanaatine varan denetçi yardımcılarıeğitimlerini kendiliğinden kesemezler. Bu durumda, denetçi yardımcıları Kuruma bildirimde bulunarak gerekli tedbirin alınmasını isteyebilirler. Genel ahlaka ve mesleki etik kurallarına aykırı davranışı tespit edilenlerin yanında eğitimçalışması yaptırılmaz.

(4) Yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim alınan denetçinin ölümü, işi terki veya idari yaptırımlar sebebiyle denetim faaliyeti yürütemeyeceği durumlar ile beşinci fıkra uyarınca sonlandırılan eğitimler nedeniyle kalan eğitim süresi bir başka denetçinin yanında tamamlanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Denetçi Yardımcılarıyla İlgili İşlemler

Eğitim bilgilerinin EYBİSe kaydı

MADDE 13  (1) Denetçi yardımcılarının eğitimine ilişkin olarak Kurumca istenen tüm bilgi ve belgeler en geçon gün içinde Kuruma bildirilir. Bu bilgi ve belgeler Kurumca incelenerek sisteme yüklenir.

İzin süresi

MADDE 14  (1) Denetçi yardımcısına 28/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununa göre izin kullandırılır.

(2) Denetçi ve denetim kuruluşu değişikliklerinde nakil için ayrıca yedi gün izin verilir.

Meslekle bağdaşmayan işler

MADDE 15  (1) Mevzuatta denetçiler için yer alan meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işler, denetçi yardımcıları için de geçerlidir. Ayrıca, denetçi yardımcıları eğitimin gerektirdiği işler saklı kalmak kaydıyla denetimle ilgili başkaca işleri yapamazlar.

(2) Denetimlerde görevlendirilen denetçi yardımcıları, bağımsızlık, tarafsızlık ve sır saklama yükümlülüklerinden sorumludurlar.

Denetçi yardımcılarının yükümlülükleri

MADDE 16  (1) Denetçi yardımcıları eğitimleri esnasında aşağıdaki kurallara uymakla yükümlüdürler;

a) Mesleğin gerekleri ve inceliklerini ayrıntılı olarak öğrenmek ve mesleki mevzuat bilgilerini geliştirmek.

b) Yanında veya gözetim ve denetiminde eğitim aldıkları denetçi ve denetim kuruluşu tarafından verilen mesleğe ilişkin görevleri zamanında yapmak.

c) Mesleğin vakarı ile bağdaşmayan davranışlar ile ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunmamak.

ç) Gerekli bildirimleri Kuruma zamanında, tam ve doğru olarak yapmak.

Eğitimin sonlandırılması

MADDE 17  (1) Eğitim;

a) 6 ncı maddedeki şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi,

b) Kuruma iletilen bilgi ve belgelerin doğru olmadığının ve bu belgelerde tahrifat yapıldığının tespit edilmesi,

c) Geçerli bir mazereti olmaksızın, çalışma saatleri dahilinde eğitim mahallinde bulunmadığının veya eğitime devam etmediğinin bir yılda üç defa tespit edilmesi,

hallerinde sonlandırılır. Bu durum Kurum tarafından en geç yedi gün içinde denetçi yardımcısıyla birlikte, yanında eğitim alınan denetçi ve denetim kuruluşuna bildirilir.

(2) Eğitimi sonlandırılanlar, bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edebilirler. Kurumun vereceği karar kesindir.

Eğitimin değerlendirilmesi

MADDE 18  (1) Bu Tebliğ çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimler talep üzerine Kurum tarafından değerlendirilir. Eğitimlerin bu Tebliğde düzenlenen çerçevede tamamlandığının Kurumca tespiti halinde Yönetmeliğin 15 inci maddesinde öngörülen eğitim şartı sağlanmış olur.

(2) Değerlendirme sonucu eksiklikleri tespit edilenlerin eksik kalan eğitimleri verilen süre içinde tamamlattırılır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemlerde usul

MADDE 19  (1) Meslek mensuplarınca bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim ve itirazlar ile diğer işlemler, elektronik ortamda ve 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronik İmza”kullanılarak yapılır.

(2) EYBİS’te elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmaküzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(3) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 20  (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Geçiş dönemi yetkilendirmelerinde eğitim şartı

GEÇİCİ MADDE 1  (1) Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 31/12/2015 tarihine kadar yapılacak yetkilendirmelerde, bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla, 10 yıl ve daha fazla mesleki tecrübeye sahip olanların, eğitimin en az 1 yılını, diğerlerinin ise en az 2 yılını denetçi yanında ya da denetim kuruluşunda yapılacak denetimlere katılarak geçirmesi şartı aranır. Bu denetimlerde meslek mensubunun katıldığıdenetimlere, denetim ekiplerine ve hazırlanmasında katkıda bulunduğu çalışma kâğıtları, diğer dokümanlar ve denetim raporlarına ilişkin bilgiler ile Kurumca uygun görülen bilgilerin takibi yapılır. Talep üzerine Kurumca meslek mensubunun durumu değerlendirilerek eğitimin tamamlandığının tespiti halinde Yönetmelikte öngörülen eğitim şartısağlanmış olur.

Sermaye piyasasında bağımsız denetim lisansına sahip olanlarda eğitim şartı

GEÇİCİ MADDE 2  (1) Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Lisansına sahip meslek mensuplarından Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesi uyarınca 31/12/2014 tarihine kadar Kuruma müracaatta bulunanların yetkilendirilmelerinde Tebliğin Geçici 1 inci maddesinde belirlenen süreler eğitim süreleri olarak dikkate alınır. Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca yetkilendirilecek olan meslek mensupları bu süreleri, denetim kuruluşları veya denetçiler yanında, 3568 sayılı Kanun çerçevesinde tasdik ve vergi denetimi hizmetlerinde bulunanların yanında ve aynı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetim yetkisini aldıktan sonra kamu kurum ve kuruluşlarında fiilen görev alarak geçirdiklerini belgelemeleri halinde Yönetmelikte öngörülen eğitim şartını sağlamış olurlar.

Mevcut denetçi yardımcılarına ilişkin geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 3  (1) Bu Tebliğin yayımı tarihinden önce, denetim faaliyetinde bulunmak üzere kamu kurumlarından yetki almış olan denetim kuruluşları ya da denetçilerin yanında denetçi yardımcısı olarak staja başlayıp, stajları halen devam etmekte olanlarda eğitime başlama tarihi, staj amacıyla çalışmaya başladığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirim tarihidir.

(2) Meslek mensubu yanında staj yapanlar için eğitime başlama tarihi, staj amacıyla çalışmaya başladığına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirim tarihidir.

(3) Staja başlama sınavı öncesinde denetim kuruluşlarında ya da meslek mensubu yanında denetçi yardımcısısıfatıyla çalışmaya başlayanların eğitime başlama tarihi, belgelendirmek kaydıyla, hizmet akdinden önce olmamaküzere, görev aldıkları ilk denetimle başlar.

(4) Bu madde kapsamına giren denetçi yardımcılarında da staj süresi en az üç yıldır. Bu sürenin en az iki yılının denetim kuruluşu veya denetçi yanında denetimlere katılarak geçirilmesi şarttır.

(5) Bu madde uyarınca yapılan stajlar, bu Tebliğin 18 inci maddesi çerçevesinde Kurumca değerlendirilir.

Yürürlük

MADDE 21  (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 22  (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Bağımsız Denetçilik Sınav Tebliği

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
Resmi Gazete Tarih ve No: 25.01.2013 – 28539

BAĞIMSIZ DENETÇİLİK SINAV TEBLİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Tebliğin amacı bağımsız denetçilik sınavına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Tebliğ, bağımsız denetçilik sınavının; konularına, içeriğine, duyurusuna, müracaat usulüne, yerine, zamanına, şekline, süresine, sonuçlarının ilanına, ücretine, sınavda başarılı olma şartlarına ve sınav komisyonu ile sınava ilişkin diğer hususları kapsar.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 16 ncı ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Tebliğdeki terimler, Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır. Ayrıca bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

b) Komisyon: Kurum Başkanının onayıyla oluşturulan sınav komisyonunu,

c) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sınav Esasları

Duyuru

MADDE 5  (1) Sınavın; müracaat şekli, şartları, son müracaat tarihi, zamanı, yeri, yapılış şekli, konuları, değerlendirme yöntemi, başarı şartı ve ücreti ile sınava ilişkin diğer hususlar sınav gününden en az altmış gün önce Resmî Gazete’de ve Kurum internet sitesinde yayımlanmak suretiyle duyurulur.

Sınava müracaat

MADDE 6  (1) Sınava müracaat, Kurum internet sitesinde yayımlanacak müracaat formunun elektronik ortamda doldurulması suretiyle yapılır.

(2) Sınava son müracaat tarihi, sınav tarihinden en az otuz gün önceki tarih olacak şekilde sınav duyurusunda belirtilir.

(3) Sınava; hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilgiler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yükseköğretim Kurulunca tasdik edilmiş yabancıyükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olanlar veya diğer öğretim dallarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisansüstü seviyesinde diploma almış olanlar başvurabilir.

Müracaatların incelenmesi

MADDE 7  (1) Sınav müracaatları, Kurum tarafından inceledikten sonra, sınava katılmaya hak kazananlar ile bunların sınav yerleri sınav tarihinden en az on beş gün önce Kurum internet sitesinde duyurulur.

Müracaatın reddi

MADDE 8  (1) Sınava ilişkin 6 ncı maddede aranan şartı taşımayanların ve müracaat formundaki beyanlarıgerçeği yansıtmayanların müracaatları Kurum tarafından reddedilir.

(2) Müracaatı reddedilenler, durumun Kurum internet sitesinden ilan edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, Kuruma itirazda bulunabilirler. İtirazlar, Kurum tarafından itiraz tarihinden itibaren üç gün içinde incelenip karara bağlanarak sonucu ilgiliye bildirilir.

Sınav komisyonu

MADDE 9  (1) Komisyon, Kurum Başkanı tarafından görevlendirilen bir başkan yardımcısı ve dört daire başkanı olmak üzere beş üyeden oluşur. Komisyona, görevlendirilen başkan yardımcısı başkanlık eder. Ayrıca, bir başkan yardımcısı ve iki daire başkanı yedek üye olarak tespit edilir. Asil üyelerin herhangi bir nedenle komisyona katılamamaları halinde yedek üyeler tespit sırasına göre komisyona katılırlar.

(2) Komisyon; sınavın ilanından başlamak üzere, sınav sorularının tespiti, sınavın yapılması, sonuçlandırılması, sonuçlarının ilanı ve sınav sonuçlarına yapılacak itirazların incelenmesi ile sınavla ilgili diğer işlemleri yürütür.

(3) Komisyon üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar alır.

(4) Komisyon, sınavın gizlilik ve güven içinde yapılması ile sınavın objektif bir şekilde değerlendirilmesi için gerekli tedbirleri alır.

(5) Komisyonun sekretarya hizmetleri, Eğitim ve Yetkilendirme Daire Başkanlığı tarafından yürütülür.

Sınav konuları

MADDE 10  (1) Sınav, sınava gireceklerin denetimle ilgili alanlardaki teorik ve uygulamaya ilişkin bilgileriniölçmek üzere aşağıdaki konulardan ayrı ayrı yapılır:

a) Muhasebe (Genel muhasebe, maliyet ve yönetim muhasebesi),

b) Muhasebe Standartları (Türkiye Muhasebe Standartları, yıllık ve konsolide finansal tabloların hazırlanmasına ilişkin mevzuatta yer alan düzenlemeler ve standartlar),

c) Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim,

ç) Denetim (Türkiye Denetim Standartları, mesleki etik kuralları, bağımsızlık, risk yönetimi, iç kontrol ve denetimle ilgili diğer mevzuat),

d) Genel Hukuk Mevzuatı (Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Medeni Hukuk, Vergi Hukuku, Sosyal Güvenlik Mevzuatı, İdare Hukuku),

e) Sermaye Piyasası, Bankacılık, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı,

(2) Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (e) bentlerinde, Yeminli Mali Müşavirler ise (b), (ç) ve (e) bentlerinde belirtilen konulardan sınava tabi tutulurlar.

(3) Sermaye piyasası, bankacılık, sigortacılık ve özel emeklilik alanlarında denetim faaliyetinde bulunmayacak olanlar birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen konulardan ayrıca sınava tabi tutulmazlar.

(4) Kurum, sınavları konular itibarıyla birleştirebilir veya ayırabilir. Bu hususlar sınav ilanında duyurulur.

Sınavın yürütülmesi

MADDE 11  (1) Sınavın ilan edilen yer ve saatte başlatılması ve süresinde bitirilmesi esastır.

(2) Sınav listesinde ismi yer almayanlar ile sınava girişte, T.C. Kimlik Numarası içeren nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesinden en az birisini, ibraz etmeyenler sınava alınmazlar.

Sınavın geçersiz sayılacağı haller

MADDE 12  (1) Sınava girenlerden;

a) Sınavda kopya çektiği veya verdiği,

b) Sınava kendi yerine başkasının girdiği,

c) Sınav kurallarını ihlal ettiği,

tespit edilenler ile gerçek dışı beyanda bulunduğu veya sınava girme şartlarını taşımadığı sonradan tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılır.

(2) Birinci fıkra uyarınca sınavları geçersiz sayılanlar iki yıl süreyle Kurum tarafından yapılacak sınava alınmazlar.

(3) Birinci fıkra uyarınca yapılan tespit üzerine, durum Komisyon tarafından karara bağlanarak ilgiliye bildirilir. Komisyon kararına yedi gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar komisyon tarafından beş gün içinde incelenip karara bağlanır ve sonuç itiraz edene bildirilir.

Sınav başarı şartı ve sonuçların geçerlilik süresi

MADDE 13  (1) Sınavda başarılı sayılmak için sınav konularının her birinden yüz puan üzerinden en az altmış puan alınması, tüm sınav konularından alınan notların aritmetik ortalamasının da en az yetmiş puan olmasışarttır.

(2) Not yükseltmek amacıyla da sınava girilebilir. Not yükseltmek amacıyla girilen sınavlarda en son alınan not geçerlidir. Sınava müracaat edildiği halde sınava iştirak edilmemesi durumunda önceki not, süresi içinde geçerliliğini korur.

(3) Konuları itibarıyla sınav sonuçları ilan tarihinden itibaren, iki yıl geçerlidir.

Sınav sonuçlarının ilanı ve itiraz

MADDE 14  (1) Sınav sonuçları, Kurum internet sitesinde duyurulur. Ayrıca, sınav sonuç belgesi gönderilmez.

(2) Sınav sonuçlarına itiraz, sonuçların Kurum internet sitesinde duyurulmasını izleyen yedi gün içinde yapılır. Komisyon, bu itirazları itiraz tarihinden itibaren en geç on gün içinde inceleyip karara bağlayarak itiraz edene bildirir.

Sınav belgelerinin saklanması

MADDE 15  (1) Sınavlarda başarılı olanların sınav belgeleri Kurum tarafından saklanır.

(2) Sınavlarda başarısız olanların belgelerinin saklanma süresi ise beş yıldır.

Sınav giderleri

MADDE 16  (1) Sınava katılanlar, Kurumca belirlenen ücretleri öderler.

(2) Sınava müracaat ettiği halde katılmayanların ödedikleri ücretler iade edilmez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemlerde usul

MADDE 17  (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim ve itirazlar ile diğer işlemler, elektronik ortamda yürütülür. Meslek mensupları, 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronikİmzayı” kullanır.

(2) Elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmak üzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(3) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 18  (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Sınavlara ilişkin geçiş hükmü

GEÇİCİ MADDE 1  (1) 1/1/2013 tarihinden önce kamu kurumları tarafından bağımsız denetçiliğe ilişkin yapılan sınavlara girenlerin, bu sınavlarda başarılı sayıldıkları konular itibarıyla aldıkları notlar, mevzuatı uyarınca geçerli süre içinde ve talepleri halinde bu Tebliğ uyarınca yapılacak sınavda ilgili konular itibarıyla dikkate alınır.

(2) 1/1/2013 tarihinden önce kamu kurumları tarafından bağımsız denetçiliğe ilişkin olarak Muhasebe Standartları konusunda yapılan sınav bu Tebliğdeki Muhasebe Standartları konusuna, Denetim Standartlarına ilişkin olarak yapılan sınav bu Tebliğdeki Denetim konusuna, Sermaye Piyasası Mevzuatına ilişkin olarak yapılan sınav da bu Tebliğdeki Sermaye Piyasası Mevzuatı konusuna ilişkin sınavlarda dikkate alınır.

Yürürlük

MADDE 19  (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20  (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Bağımsız Denetim Resmi Sicil Tebliği

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan:
Resmi Gazete Tarih ve No: 25.01.2013 – 28539

BAĞIMSIZ DENETİM RESMİ SİCİL TEBLİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Tebliğin amacı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları ile bağımsız denetçilere ilişkin Bağımsız Denetim Resmi Sicil kayıtlarının elektronik ortamda tam, doğru ve güvenilir bir şekilde tutulmasına ve resmi sicil bilgilerinden Kurum tarafından belirlenenlerin ilan edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Tebliğ, bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçilerin resmi sicile kaydı gereken bilgilerinin; tescili, kontrol ve takibi, güncel tutulması, güvenliği, paylaşımı ve ilanına ilişkin işlemleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Tebliğ, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 49 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Tebliğdeki terimler Bağımsız Denetim Yönetmeliğinde tanımlanan anlamları ile kullanılmıştır. Ayrıca bu Tebliğin uygulanmasında;

a) Eğitim ve Yetkilendirme Bilgi Sistemi (EYBİS): Kurum tarafından oluşturulan, resmi sicil ve yetkilendirme işlemlerinin elektronik ortamda yürütüldüğü, tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli bir şekilde depolandığıveri tabanını da içeren bilgi işlem sistemini,

b) Güvenli elektronik imza: 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 4 üncü maddesinde tanımlanan imzayı,

c) Sicil: Bağımsız Denetim Resmi Sicilini,

ç) Sicile kayıt grubu: Denetim kuruluşu ve denetçilerin sicilde tescil işlemlerinin yürütüldüğü ayrı grupları,

d) Tadil işlemi: Sicilde kayıtlı bulunan hususlarda meydana gelen değişikliğin kayda geçirilmesi işlemini,

e) Terkin işlemi: Sicil kayıtlarındaki bir hususun silinmesi işlemini,

f) Tescil işlemi: Tescile tabi bir hususun sicile kayıt işlemini,

g) Yönetmelik: Bağımsız Denetim Yönetmeliğini,

ğ) Zaman damgası: Bir elektronik verinin üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Bağımsız Denetim Resmi Sicili, Sicil Esasları ve Kayıt Usulü

Bağımsız denetim resmi sicili

MADDE 5  (1) Denetim kuruluşları ve denetçilere ilişkin kayıtlar, Kurumca elektronik ortamda tutulan Bağımsız Denetim Resmi Sicilinde izlenir.

(2) Sicile, Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer verilen bilgiler, sürekli eğitim bilgileri; yargı organları, Kurum ve diğer kamu kurumları ve meslek örgütleri tarafından verilen cezalar, uygulanan müeyyideler, Kurum ve diğer kamu kurumları tarafından yürütülen gözetim ve denetime ilişkin bilgiler ile mührün takibine ilişkin bilgiler kaydedilerek takibi yapılır.

(3) Sicile kayıtlı olmayanlar denetim faaliyetinde bulunamazlar.

Sicil esasları

MADDE 6  (1) Sicilde aşağıdaki esaslar hakimdir:

a) Beyan: Kişinin güvenli elektronik imza ile beyan ettiği bilgi ve belgeler Kurumca kontrol edildikten sonra tescile esas olur.

b) Önemlilik: EYBİS’te Kurumca önemli görülen bilgilerin kaydı tutulur.

c) Gerçeğe uygunluk: Sicil kayıtlarının gerçeği tam ve doğru olarak yansıtması esastır.

ç) Güncellik: EYBİS’te kayıtlı bilgilerin güncel tutulması esastır.

d) Alenilik: EYBİS’te kaydı tutulan bilgilerden Kurumca belirlenenler kamuya ilan edilir.

Sicil dili

MADDE 7  (1) Sicil kayıtları Türkçe tutulur. EYBİS’te kaydı tutulan bilgilerle ilgili olarak yurt dışından temin edilecek belgelerin ilgili ülkenin yetkili makamlarınca veya Türkiye’nin o ülkedeki konsolosluğunca ya da Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması ve müracaata belgelerin tercümelerinin de eklenmesişarttır.

Kayıt yeri

MADDE 8  (1) Denetim kuruluşu ve denetçilerin sicil işlemleri, EYBİS üzerinde gerçekleştirilir ve sicil kayıtları bu sistem üzerinde tutulur.

Sicil kayıt grubu

MADDE 9  (1) Denetim kuruluşu ve denetçilerin sicil işlemleri kayıt grupları esas alınarak yürütülür.

(2) Sicilde kayıtlı bulunanlar mesleki faaliyetleri açısından aktif veya pasif olma durumlarına göre iki ayrıgrupta listelenir.

(3) Kurum tarafından, denetimi yapılacak işletmenin büyüklüğü, faaliyetleri ile tabi olduğu düzenlemelerinözelliği ve benzeri hususlar dikkate alınarak belirlenen işletmeleri denetlemek üzere farklı listeler oluşturulması halinde denetim kuruluşları ve denetçiler sicilde buna göre listelenir.

Kayıt numarası

MADDE 10  (1) Sicile kaydı yapılan denetim kuruluşu ve denetçiye EYBİS üzerinde, sicile tescil sırasında, bir kayıt numarası verilir.

(2) Kayıt numarası, sicile kayıt grubu dikkate alınarak, bir (1)’den itibaren teselsül eden numarayı ifade eder.

Sicil numarası

MADDE 11  (1) Kurum tarafından her denetim kuruluşuna ve denetçiye, tescil işlemi sırasında bir sicil numarası verilir.

(2) Sicil numarası,

a) Kurumca bağımsız denetçi mührü teslim edilen denetçiler için “BD/Yetkilendirilme Yılı/Kayıt Numarası/Mühür Numarası”,

b) Mühür teslimi yapılmayan denetçiler için “BD/Yetkilendirilme Yılı/Kayıt Numarası/0”,

c) Denetim kuruluşlarının sicil numarası, “BDK/Yetkilendirilme Yılı/ Kayıt Numarası”,

ç) Denetim kuruluşu şubelerinin sicil numarası ise “BDK/Yetkilendirilme Yılı/ Kayıt Numarası/Şube Sıra Numarası”,

olacak şekilde belirlenir.

(3) Bu maddede geçen “BD” bağımsız denetçiyi, “BDK” bağımsız denetim kuruluşunu; “Yetkilendirilme Yılı”ise denetim kuruluşu ve denetçiye denetim yetkisinin verildiği yılı ifade eder.

Eski kayıtların muhafazası

MADDE 12  (1) EYBİS sicil kayıtları kayıt tarihlerine göre; güncel kayıtlar aktif olarak gözükecek şekilde, tadil veya terkin işlemine tabi tutulmuş olan eski kayıtlar ise istendiğinde erişilebilecek, ancak üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmayacak şekilde pasif olarak tutulur.

Sicilde tutulacak bilgilerin teyidi

MADDE 13  (1) Denetim kuruluşları ile denetçiler tarafından Kuruma bildirilen ve sicilde tescil, tadil ve terkin işlemini gerektiren bilgi ve belgelere ilişkin olarak gerektiğinde ilgili kurumların veri tabanlarından yararlanılabilir, bunlardan teyit alınabilir.

Şekli hataların tadili

MADDE 14  (1) Şekle ilişkin olarak sonradan tespit edilen hatalar Kurumca resen veya talep üzerine tadil edilir.

(2) Tadili gerektiren belgeler ile birlikte tadilin gerekçesi de sisteme yüklenir.

(3) Tadil işlemi ilk tescil tarihini etkilemez.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sicil İşlemleri ve İlan

Sicil işlemleri

MADDE 15  (1) Sicil işlemleri; tescil, tadil ve terkin işlemlerinden oluşur.

(2) Kayıtların dayanağını teşkil eden belgeler Kuruma gönderilir.

(3) Tescil edilecek tüm hususlar ile tadil ve terkin işlemlerinin belgeye dayanması esastır. Belgeye dayanmayan hususlar sicil işlemine konu edilemez.

(4) Denetim kuruluşlarında mevzuatta öngörülen diğer yükümlülükler yerine getirilmedikçe ve gerekli harç veücretler ödenmedikçe sicile ilk kayıt işlemi yapılmaz.

(5) Denetçilerde gerekli harç ve ücretler ödenmedikçe sicile ilk kayıt işlemi yapılmaz.

(6) Kurum tarafından öngörülen haller saklı kalmak kaydıyla, yetki belgeleri iptal edilenlerin EYBİS kayıtlarıresen terkin edilir.

Tescil talebi

MADDE 16  (1) Tescil, kural olarak talep üzerine yapılır. Resen ya da mahkemelerin veya ilgili kurumların bildirimi üzerine yapılacak tescillere ilişkin hükümler saklıdır.

(2) İlk tescil talebine, gerekli harç ve ücretlerin ödendiğine dair belgeler eklenir.

Müracaata yetkili kişiler

MADDE 17  (1) Sicile müracaat;

a) Denetçilerde, şahsen veya görev alınan denetim kuruluşu aracılığıyla,

b) Denetçinin ölüm, gaiplik ve temyiz kudretinden yoksunluk hallerinde yetkili temsilcisi, mirasçısı veya vasiyeti tenfiz memuru tarafından,

c) Denetim kuruluşlarında, imza yetkisini haiz kişiler tarafından,

ç) Denetim kuruluşlarının iflas, konkordato, tasfiye, devir, birleşme, bölünme ve benzeri hallerinde tasfiye memuru, yetkili temsilcisi veya imza yetkisini haiz kişiler tarafından,

yapılır.

Mahkeme kararı veya resmi kurumun bildirimi üzerine tescil

MADDE 18  (1) Tescile konu bir hususun mahkeme kararıyla ya da resmi yazıyla bildirilmesi halinde Kurum bu hususu tescil eder.

Tescil işlemlerinde süreler

MADDE 19  (1) Denetim kuruluşları, yetkilendirme işleminin kendilerine tebliğinden itibaren tescil ve ilana yönelik işlemlerin tekemmülü için doksan gün içinde Kuruma müracaatta bulunurlar.

(2) Sicilde tadil veya terkine konu olacak işlemler, bilgi veya belgede meydana gelen değişikliğin gerçekleştiği günden sonraki on gün içinde Kuruma bildirilir.

(3) Tescil, tadil ve terkine ilişkin bu maddedeki işlemlere dair müracaat ve bildirim yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmediğinin Kurumca tespit edilmesi halinde müracaata yetkili kişilerden, bu tespiti takip eden otuz gün içinde müracaat ve bildirimde bulunmama sebebi hakkında açıklama istenir. Bu sürenin sonunda Kurum, ilgili hususun tescil edilmemesi ile varsa konu hakkındaki önceki kararının iptali cihetine gidebilir veya işlemi resen tescil ederek ilgililer hakkında idari veya adli işlem başlatır.

Müracaat ve bildirim zamanının tespiti

MADDE 20  (1) Kuruma elektronik ortamda yapılan müracaat ve bildirimlerde müracaat veya bildirim tarihi, işlemin EYBİS’teki zaman damgası ile kayıt altına alındığı tarihtir.

Kurumun inceleme yükümlülüğü

MADDE 21  (1) Kuruma yapılan müracaat veya bildirimler, Kurumca;

a) Tescili talep edilen hususun sicile kaydı gerekli bir husus olup olmadığı,

b) Tescil talebinin mevzuatta öngörülen sürede ve müracaata yetkili kişiler tarafından yapılıp yapılmadığı,

c) Kurumca istenilen belgelerin müracaat ekinde yer alıp almadığı,

ç) Tescil edilecek hususun gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı,

yönünden incelenir.

Kurumca eksikliklerin giderilmesi

MADDE 22  (1) 21 inci madde uyarınca Kurumca yapılan incelemeler sonucunda, eksiklikler olduğunun anlaşılması halinde bu hususlar müracaat sahibine bildirilir.

(2) Eksikliklerin tamamlanması için otuz günden fazla olmamak üzere süre verilir. Bu süre, işlemin mahiyetine göre Kurumca en fazla on gün daha uzatılabilir.

(3) Verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlanmaması halinde müracaat sahibinin tescil talebinden feragat ettiği kabul edilir.

Tescil talebinin reddi

MADDE 23  (1) 21 inci madde uyarınca yapılan incelemeler sonucuna istinaden Kurumca tescil talebinin reddine karar verilenlere, ret işlemi sebepleri belirtilerek en geç otuz gün içinde bildirilir.

İtiraz

MADDE 24  (1) Müracaat sahipleri sicil işlemlerine ilişkin olarak tescil tarihinden itibaren on gün içinde Kuruma itiraz edebilirler.

(2) Kurum, yapılan itirazı değerlendirir. İtirazın haklı bulunması halinde buna göre işlem tesis ederek durumu müracaat sahibine bildirir.

İlan

MADDE 25  (1) Yetkilendirme işlemleri, sicile kayıt ve ilanla birlikte hüküm ifade eder.

(2) İlan, Kurum internet sitesinden yapılır.

(3) Sicile kaydedilen denetçi ya da denetim kuruluşuna ilişkin bilgilerden Kurum tarafından belirlenenler ilan edilmeyebilir.

(4) Üçüncü kişiler, ilan edilen sicil kayıtlarını bilmediklerini iddia edemezler.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Verilerin Saklanması, Güvenliği ve Paylaşımı

Verilerin saklanması ve güvenliği

MADDE 26  (1) Kurum, EYBİS’te kayıtlı verilerin dışardan gelebilecek tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirleri alır.

(2) EYBİS kayıtları ile bu kayıtlara esas bilgi ve belgeler hukuki güvenlik, kalıcılık ve yüksek kaliteyi gözetecekşekilde Kurumca muhafaza edilir.

Sicil işlemlerinin elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak gerçekleştirilmesi

MADDE 27  (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak müracaat, bildirim, itiraz ve diğer işlemler, elektronik ortamda ve 5070 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tanımlanan “Güvenli Elektronik İmza” kullanılarak yapılır.

(2) Bağımsız denetim kuruluşlarında imza yetkisini haiz kişilerin kuruluş namına ve kendi adlarına üretilen güvenli elektronik imzayla kuruluşu temsil etmeleri durumunda, kullanılacak nitelikli elektronik sertifikalarda sertifika sahibi alanı içine, sertifika sahibinin adı ve soyadı ile birlikte temsil ettiği tüzel kişiliğin ticaret unvanının, ticaret sicil numarasının ve denetim kuruluşu sicil numarasının yazılması ve bu hususun sicile kaydı şarttır.

(3) Elektronik ortamda üretilen belgelerin tescile dayanak olabilmesi için bu belgelerde güvenli elektronik imza ile birlikte zaman damgasının da kullanılması zorunludur. Elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile imzalanmışbelgelerde noter onayı aranmaz.

(4) EYBİS’te elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde işlemler, daha sonra elektronik ortama aktarılmaküzere, yazılı ortamda ve Kurumca uygun görülen sürede yürütülür.

(5) Bu Tebliğ uyarınca yapılacak tebligatlar hakkında 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

Verilerin paylaşımı

MADDE 28  (1) EYBİS’teki bilgiler, mevzuat ile getirilen sınırlamalar ve bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre yapılacak işbirliği protokolleri çerçevesinde ilgili kurumlarla paylaşılabilir.

(2) EYBİS’teki bilgilerden faydalanmak isteyen kurumlar, Kuruma yazılı olarak müracaat eder. Müracaatta, talep edilen bilgilerin kullanım amacı ve varsa kanuni dayanağı açıkça belirtilir.

(3) Kurumlar, aldıkları verilerin gizliliğini ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Alınan veriler talebe esas gerekçe dışında hiçbir amaçla kullanılamaz ve başka kişi veya kurumlara verilemez.

(4) Veri paylaşımından yararlanan kurumlar, aldıkları verileri mevzuata aykırı kullanmaları veya güvenliğini sağlayamamaları durumunda doğacak hukuki sonuçlardan sorumludurlar.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

İdari yaptırım

MADDE 29  (1) Sicil kaydına ilişkin müracaat ve bildirimlerin süresi içerisinde tam ve doğru olarak yapılmaması halinde denetim kuruluşu veya denetçi hakkında Yönetmelikte yer alan yaptırımlar uygulanır.

Tebliğde hüküm bulunmayan haller

MADDE 30  (1) Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hususlar Kurum tarafından düzenlenir.

Yürürlük

MADDE 31  (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 32  (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.

Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

Genel kurul toplantı ve müzakere defteri, tüzel kişi tacirlerin genel kurul toplantılarında görüşülen hususların ve alınan kararların kaydedildiği ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden defterdir.

Genel kurul toplantı ve müzakere defteri, şirket genel kurul toplantısı yapılırken genel kurulda sorulan sorular, verilen cevaplar, sunulan önergeler, alınan kararlar işlenerek düzenlenebileceği gibi hazırlanan toplantıtutanağının deftere yapıştırılması şeklinde de tutulabilir.

Kollektif ve komandit şirketlerde yönetimle görevlendirilen ortağın veya ortakların yahut bütün ortakların şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararlar da genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilir. Bu fıkra uyarınca yapılacak kayıtlarda 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hususların yazılması zorunludur.

Limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulunun şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararlar genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilebileceği gibi ayrı bir müdürler kurulu karar defteri de tutulabilir. Müdürler kurulu karar defterinin tutulması halinde açılış ve kapanış onayları dahil olmak üzere yönetim kurulu karar defterine ilişkin hükümler uygulanır. Kararların genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilmesi halinde 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hususların yazılması zorunludur. Ayrı bir müdürler kurulu karar defteri tutulması halinde müdür veya müdürler kurulu kararları genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilemez.

Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan genel kurul toplantı ve müzakere defterinin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla genel kurul toplantı ve müzakere defteri, izleyen hesap dönemlerinde açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.
  • Genel kurul toplantı ve müzakere defteri hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni pay defteri kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

Pay Defteri

Pay defteri; anonim şirketlerde pay sahiplerinin, sermayesi paylara bölünmüş komandit ve limited şirketlerde şirket ortaklarının kaydedildiği ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı defterdir.

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde pay defterine, senede bağlanmamış pay ve nama yazılı pay senedi sahipleriyle, intifa hakkı sahipleri kaydedilir.

Pay defterine yapılacak kayıtların en az aşağıdaki bilgileri içermesi şarttır:

  • Pay sahibinin adı soyadı veya unvanı,
  • Pay sahibinin iletişim bilgileri,
  • Varsa pay üzerindeki intifa hakkı sahiplerinin adı soyadı veya unvanı ve intifa hakkı sahibi oldukları paylar,
  • Varsa intifa hakkı sahiplerinin iletişim bilgileri,
  • Payın nominal değeri,
  • Sahip olunan pay sayısı ve toplam tutar,
  • Payın tertibi,
  • Payın edinme tarihi,
  • Deftere kayıt tarihi,
  • Payın senede bağlanıp bağlanmadığı ve türü,
  • Payın edinimi ve devrine ilişkin gerekli açıklamalar.

Payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz.

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, hamiline yazılı pay senedi sahibi olduğunu ispat edenler ile sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimseler pay sahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir.

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde senede bağlanmamış hamiline yazılı paylar senede bağlanıp, senetlerin pay sahiplerine teslim edildikleri tarihten itibaren 10 gün içerisinde defterde açıklanmak suretiyle pay defterinden silinir.

Limited şirketlerde pay defterine ortakların, adları, adresleri, her ortağın sahip olduğu esas sermaye payının sayısı, esas sermaye paylarının devirleri ve geçişleri itibarî değerleri, grupları ve esas sermaye payları üzerindeki intifa ve rehin hakları sahiplerinin adları ve adresleri yazılır.

Her pay sahibi defterde ayrı bir sayfada izlenir. Payı/pay senedini devralan yeni ortak veya pay sahibi de ayrı bir sayfada izlenir.

Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan paylara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklıdır.

Pay Defterinin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan pay defterinin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla pay defteri, izleyen hesap dönemlerinde açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.
  • Pay defterinin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni pay defteri kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
  • Pay defterinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defter, kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edilir. Yeni pay defterinin açılış onayının yapıldığı sırada noter, eski deftere veya zayi belgesine yeni pay defterinin açılış onayının yapıldığını tarih ve sayıbelirtmek suretiyle şerh düşer. Eski defterde veya zayi belgesinde söz konusu şerhi gören noter tekrar bir açılış onayı yapamaz.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Pay defterine kapanış onayına tabi değildir.

Yönetim Kurulu Karar Defteri

Yönetim kurulu karar defteri, anonim şirketlerde yönetim kurulunun şirket yönetimi ile ilgili olarak aldığı kararların yazılacağı ciltli ve sayfa numaraları teselsül eden defterdir.

Yönetim kurulu karar defterindeki kayıtların en az aşağıdaki bilgileri içermesi şarttır:

  • Karar tarihi,
  • Karar sayısı,
  • Toplantıda hazır bulunanlar,
  • Kararın içeriği,
  • Üyelerin imzaları.

Bir üyenin önerisine diğer üyelerin yazılı onayı veya elektronik ortamda katılım. Yönetim kurulu kararı, üyelerden birinin yaptığı öneri üzerine diğerlerinin yazılı onayı ile veya bazı üyelerin elektronik ortamda katılması suretiyle alındığı durumlarda bu husus ayrıca belirtilir. Kararın, üyelerden birinin yaptığı öneri üzerine diğerlerinin yazılı onayı ile alınması halinde imzaların bulunduğu kâğıt veya kâğıtlar karar defterine yapıştırılır.

Tüm üyelerin elektronik ortamda katılımı ile kararın alınması. Kararların bütün üyelerin toplantıya elektronik ortamda katılması ve güvenli elektronik imza ile alınmasıhalinde kararın güvenli elektronik imza ile imzalandığını belirten ifadenin karar metninde yer alması ve alınacak fiziki kararın deftere yapıştırılması şarttır.

Bazı üyelerin elektronik ortamda katılımı ile kararın alınması.  Kararın bazı üyelerin fiziki ortamda bazı üyelerin ise elektronik ortamda toplantıya katılması suretiyle alınması halinde ise karar metninde fiziki ortamda katılanların imzaları ile elektronik ortamda katılanların güvenli elektronik imza ile kararı imzaladıkları belirtilir ve fiziki karar metni karar defterine yapıştırılır.

Yönetim kurulu toplantılarına elektronik ortamda katılım sağlanması halinde elektronik kayıtlar TTK 65 inci madde uyarınca güvenli bir şekilde saklanır.

Bir önerinin veya önerilerin ıslak imza ile imzalanması şeklinde alınan kararlar TTK 390/4 uyarınca karar defterine yapıştırılır; aksi halde karar geçersizdir.

Muhalefet şerhi. Her yönetim kurulu üyesi alınan karara ilişkin muhalefetinin bir şerh ile karar metnine geçirilmesini isteyebilir. Üyelerin şerh yazma talebi hiçbir sebeple reddedilemez; şerh yazılmasına engel olunamaz. Şerh, sahibi dışında hiç kimse tarafından değiştirilemez.

Yönetim Kurulu Karar Defterinin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan yönetim kurulu karar defterinin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Yönetim kurulu karar defterinin açılış onayının her hesap dönemi için yapılması zorunludur. Defterin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayı, defterin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar yaptırılır.
  • Yönetim kurulu karar defterinin açılış onayı noter tarafından yapılır. Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili esnasında yönetim kurulu karar defterinin açılış onayı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da yapılabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.
  • Yönetim kurulu karar defterinin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni defter kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Yönetim Kurulu Karar Defteri Onay Yenileme

  • Yeterli yaprakları bulunan yönetim kurulu karar defteri, yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilir.
  • Onay yenilemede defterlerin türü değiştirilemez.
  • Yönetim kurulu karar  defterinde son kaydın altına yazılacak “Görülmüştür” ibaresinin yanında onay yenileme kısmında aşağıdaki bilgilerin yer alması zorunludur
    – açılış onayında bulunması gerektiği hüküm altına alınan hususlarda bir değişiklik olmuşsa bu değişiklikler,
    – Defterin kalan sayfa adedi,
    – Kullanılmaya devam edileceği hesap dönemi,
    – Onay tarihi,
    – Onay makamının resmi mühür ve imzası.
  • Onay yenileme işleminde defterlerin kalan sayfalarının tekrar mühürlenmesine ve sıra numarası verilmesine gerek yoktur.
Yönetim Kurulu Karar Defteri Kapanış Onayı
  • Yönetim kurulu karar defteri kapanış onayı, izleyen hesap döneminin birinci ayının sonuna kadar yaptırılmalıdır.
  • Yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı noter tarafından yapılır.
  • Kapanış onayı, son kaydın altına noterce ”Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onay suretiyle gerçekleştirilir.

Defteri Kebir

Defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan işlemleri buradan alarak sistemli bir şekilde ilgili olduğu hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.

Defteri kebirdeki kayıtların en az aşağıdaki bilgileri içermesi şarttır:

  • Tarih,
  • Yevmiye defteri madde sıra numarası,
  • Tutar,
  • Toplu hesaplarda yardımcı nihai hesapların isimleri.
Defteri kebirin ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur; vergi kanunlarına uygun olmak şartıyla müteharrik yapraklı defterler de kullanılabilir.

Defteri Kebirin Tutulma Usulü

  • Defteri kebir Türkçe tutulur. Kayıtlarda Türk para birimi kullanılır.
  • Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defteri kebirde , başka dilden kayıt da yapılabilir.
  • Kayıtlarda kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde, bunların anlamları duraksamaya yer bırakmayacak kesinlikte ve tekdüze olur.
  • Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır.
  • Defterlerde kayıtlar arasında boşluk bırakılamaz ve satır atlanamaz.
  • Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
  • Kayıt edilecek işlemlerin, işin hacmine ve gereğine uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Kayıtlar on günden fazla geciktirilemez.
  • Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafınıtaşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten işletmelerde, işlemlerin bunlara kaydedilmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar dahi defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilemez.
  • Defteri kebir maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir.
  • Bir yazım veya kayıt, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değiştirmeler yasaktır.
  • Kayıtlardaki hatalara ilişkin çizimler; saklayıcı, örtücü ve karartıcı değil düzeltici ve gerçeği yansıtıcı olur. Eski kayıtlar karalanamaz, kapatılamaz, herhangi bir madde veya araçla silinemez, görülecek, okunacak, ne olduğu bilinecek tarzda temiz bir biçimde çizilir.

Defteri Kebirin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan defteri kebirin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Defteri kebirin açılış onayının her hesap dönemi için yapılması zorunludur. Defteri kebirin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayı, defterin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar yaptırılır. Özel hesap dönemi öngörülmemişse,  açılış onayının yaptırılabileceği son tarih: 31.12.2012 
  • Defteri kebirin açılış onayı noter tarafından yapılır. Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili esnasında defteri kebirin açılış onayı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da yapılabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur. 2013 yılına dair defteri kebirin en geç 31.12.2012 tarihine kadar yaptırılacak açılış onayında noterlerce ticaret sicil tasdiknamesi aranmayacaktır
  • Defteri kebirin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni defteri kebir kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

Defteri kebir kapanış onayına tabi değildir. 

Defteri Kebir Onay Yenileme

  • Yeterli yaprakları bulunan defteri kebir, yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilir. Özel hesap dönemi öngörülmemişse,  onay yenilemenin yaptırılabileceği son tarih: 31.01.2013
  • Onay yenilemede defterlerin türü değiştirilemez.

Defteri Kebir Saklanma Zorunluluğu

Defteri kebir ve bu defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeler sınıflandırılmış bir şekilde on yıl saklanmak zorundadır. On yıllık saklama süresi, defteri kebire son kaydın yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.

Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla, defteri kebire yapılan kayıtların dayandığı belgeler, okunur hale getirildiklerinde içerik olarak örtüşmeleri, saklama süresi boyunca her an ulaşılabilmeleri ve uygun bir süre içerisinde okunabilir hale getirilebilmeleri şartıyla görüntü veya veri taşıyıcılarda da saklanabilir.

Envanter Defteri

Envanter defteri, ticari işletmenin açılışında ve açılıştan sonra her hesap döneminin sonunda taşınmazların, alacakların, borçların, nakit para tutarının ve varlıklar ile borçların değerlerinin teker teker kaydedildiği ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı defterdir.

Hesap dönemi on iki ayı geçemez. Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri saklı kalmak kaydıyla envanter, düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde ve her halükarda hesap döneminin sonundan itibaren üç ay içinde çıkarılır ve deftere kaydedilir.

Envanter defterinin ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur; vergi kanunlarına uygun olmak şartıyla müteharrik yapraklı defterler de kullanılabilir.

Envanter Defterinin Tutulma Usulü

  • Envanter defteri Türkçe tutulur. Kayıtlarda Türk para birimi kullanılır.
  • Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla envanter defterinde, başka dilden kayıt da yapılabilir.
  • Kayıtlarda kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde, bunların anlamları duraksamaya yer bırakmayacak kesinlikte ve tekdüze olur.
  • Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır.
  • Defterlerde kayıtlar arasında boşluk bırakılamaz ve satır atlanamaz.
  • Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
  • Kayıt edilecek işlemlerin, işin hacmine ve gereğine uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Kayıtlar on günden fazla geciktirilemez.
  • Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafınıtaşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten işletmelerde, işlemlerin bunlara kaydedilmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar dahi defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilemez.
  • Envanter defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir.
  • Bir yazım veya kayıt, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değiştirmeler yasaktır.
  • Kayıtlardaki hatalara ilişkin çizimler; saklayıcı, örtücü ve karartıcı değil düzeltici ve gerçeği yansıtıcı olur. Eski kayıtlar karalanamaz, kapatılamaz, herhangi bir madde veya araçla silinemez, görülecek, okunacak, ne olduğu bilinecek tarzda temiz bir biçimde çizilir.

Envanter Defterinin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan envanter defterinin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Envanter defterinin açılış onayının her hesap dönemi için yapılması zorunludur.Envanter defterinin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayı, defterin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar yaptırılır.
  • Envanter defterinin açılış onayı noter tarafından yapılır. Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili esnasında envanter defterinin açılış onayı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da yapılabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.
  • Envanter defterinin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni envanter defteri kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

Envanter defteri kapanış onayına tabi değildir. 

Envanter Defteri Onay Yenileme

  • Yeterli yaprakları bulunan envanter defteri, yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilir.
  • Onay yenilemede defterlerin türü değiştirilemez.

Envanter Defterinin Saklanma Zorunluluğu

Envanter defteri ve bu defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeler sınıflandırılmış bir şekilde on yıl saklanmak zorundadır. On yıllık saklama süresi, envanter defterine son kaydın yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.

Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla, envanter defterine yapılan kayıtların dayandığı belgeler, okunur hale getirildiklerinde içerik olarak örtüşmeleri, saklama süresi boyunca her an ulaşılabilmeleri ve uygun bir süre içerisinde okunabilir hale getirilebilmeleri şartıyla görüntü veya veri taşıyıcılarda da saklanabilir.

Yevmiye Defteri

Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi gereken işlemlerin ilgili belge veya ispata dayanan evraktançıkarılarak tarih sırasıyla ve “madde” halinde düzenli olarak yazıldığı defterdir.

Yevmiye Defterinin İçeriği
Yevmiye maddelerinin en az aşağıdaki bilgileri içermesi şarttır;

  • Madde sıra numarası,
  • Tarih,
  • Borçlu hesap,
  • Alacaklı hesap,
  • Tutar,
  • Her kaydın dayandığı belgelerin türü ile varsa tarihleri ve sayıları.

Yevmiye defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur; vergi kanunlarına uygun olmak şartıyla müteharrik yapraklı defterler de kullanılabilir.

Yevmiye Defterinin Tutulma Usulü

  • Yevmiye defteri Türkçe tutulur. Kayıtlarda Türk para birimi kullanılır.
  • Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla yevmiye defterinde, başka dilden kayıt da yapılabilir.
  • Kayıtlarda kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde, bunların anlamları duraksamaya yer bırakmayacak kesinlikte ve tekdüze olur.
  • Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır.
  • Defterlerde kayıtlar arasında boşluk bırakılamaz ve satır atlanamaz.
  • Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
  • Kayıt edilecek işlemlerin, işin hacmine ve gereğine uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Kayıtlar on günden fazla geciktirilemez.
  • Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafınıtaşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten işletmelerde, işlemlerin bunlara kaydedilmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar dahi defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilemez.
  • Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir.
  • Bir yazım veya kayıt, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıldığı anlaşılmayan değiştirmeler yasaktır.
  • Kayıtlardaki hatalara ilişkin çizimler; saklayıcı, örtücü ve karartıcı değil düzeltici ve gerçeği yansıtıcı olur. Eski kayıtlar karalanamaz, kapatılamaz, herhangi bir madde veya araçla silinemez, görülecek, okunacak, ne olduğu bilinecek tarzda temiz bir biçimde çizilir.

Yevmiye Defterinin Açılış Onayı

  • Fiziki ortamda tutulan yevmiye defterinin açılış onayı kuruluş sırasında ve kullanmaya başlamadan önce yaptırılır.
  • Yevmiye defterinin açılış onayının her hesap dönemi için yapılması zorunludur. Yevmiye defterinin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayı, yevmiye defterinin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar yaptırılır.
  • Yevmiye defterinin açılış onayı noter tarafından yapılır. Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili esnasında yevmiye defterinin açılış onayı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da yapılabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.
  • Yevmiye defterinin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olunması durumunda, yeni yevmiye defteri kullanılmaya başlanmadan önce açılış onayı yaptırılmalıdır.
Noterler ile ticaret sicil müdürlüklerinin yapacağı açılış onayı defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki bilgileri içerir:
  • Defter sahibinin; gerçek kişilerde adı soyadı, tüzel kişilerde unvanı,
  • Defter sahibinin iletişim bilgileri (adres, telefon, e-posta adresi),
  • İşletmenin merkezi,
  • MERSİS numarası,
  • Şirketin faaliyet konusu,
  • Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı,
  • Defterin türü,
  • Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu,
  • Defterin kullanılacağı hesap dönemi,
  • Onay tarihi,
  • Onayı yapan makamın resmi mühür ve imzası.

Ciltli yevmiye defterinin sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker onay makamının resmi mühürü ile mühürlenir.

Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanan tacirler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı aynı esas çerçevesinde onaylattırırlar. Onaylı yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmaya başlamadan önce onaylatılır. Bunların sayfa numaraları onaylı yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk onayın altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre onaylar.

Yevmiye Defterinin Kapanış Onayı

  • Yevmiye defteri kapanış onayı, izleyen hesap döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılmalıdır.
  • Yevmiye defterinin kapanış onayı noter tarafından yapılır.
  • Kapanış onayı, son kaydın altına noterce ”Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onay suretiyle gerçekleştirilir.
Yevmiye Defteri Onay Yenileme

  • Yeterli yaprakları bulunan yevmiye defteri, yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilir.
  • Onay yenilemede defterlerin türü değiştirilemez.
  • Yevmiye defterinde son kaydın altına yazılacak “Görülmüştür” ibaresinin yanında onay yenileme kısmında aşağıdaki bilgilerin yer alması zorunludur:
    – açılış onayında bulunması gerektiği hüküm altına alınan hususlarda bir değişiklik olmuşsa bu değişiklikler,
    – Defterin kalan sayfa adedi,
    – Kullanılmaya devam edileceği hesap dönemi,
    – Onay tarihi,
    – Onay makamının resmi mühür ve imzası.
  • Onay yenileme işleminde defterlerin kalan sayfalarının tekrar mühürlenmesine ve sıra numarası verilmesine gerek yoktur.

Yevmiye Defterinin Saklanma Zorunluluğu

Yevmiye defteri ve bu defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeler sınıflandırılmış bir şekilde on yıl saklanmak zorundadır. On yıllık saklama süresi, yevmiye defterine son kaydın yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.

Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri mahfuz kalmak kaydıyla, yevmiye defterine yapılan kayıtların dayandığı belgeler, okunur hale getirildiklerinde içerik olarak örtüşmeleri, saklama süresi boyunca her an ulaşılabilmeleri ve uygun bir süre içerisinde okunabilir hale getirilebilmeleri şartıyla görüntü veya veri taşıyıcılarda da saklanabilir.

Finansman Sözleşmesi

Finansman Sözleşmesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu‘nun 39/1. fıkrasında şu şekilde tanımlanmıştır;

”Finansman sözleşmesi, her türlü mal veya hizmet alımının, malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören sözleşmedir.”

Kanun’un 39/3. fıkrası ile, Finansman sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Faktoring Sözleşmesi

Faktoring Sözleşmesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu‘nun 38/1. fıkrasında şu şekilde tanımlanmıştır;

”Faktoring sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşmedir.”

Kanun’un 38/2. fıkrası ile, Faktoring sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Şirketler Hukukuna İlişkin Yargıtay Kararları -I- Levent Yaralı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2010-2011 yıllarında ve şirketler hukukuna yönelik olarak verdiği kararlar arasından seçilen 112 adet kararın özetlenerek ve anahtar kelimeleri çıkarılarak ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri ve diğer mevzuat ile bağlantısı gösterilmek suretiyle derlendiği ”Şirketler Hukukuna İlişkin Yargıtay Kararları -I-” adlı kitap, Yaklaşım Yayınları tarafından 1 Haziran 2012 tarihi itibarıyla yayınlanmıştır.

ÖNSÖZ

1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticaret hayatınının kurallarını düzenleyen ana metin olarak 50 yılı aşkın süre ile varlığını sürdürmüştür.

13.01.2011 tarihinde tüm siyasi parti temsilcilerinin oybirliği ile TBMM’de kabul edilen, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu birçok hükmü ile 01.07.2012’de yürürlüğe girecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ‘‘Ticaret Şirketleri’’ başlığını taşıyan ikinci kitabı 521 maddeden oluşmakta olup, ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerin birçoğu yeni olmakla beraber, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan kurum ve hükümlerin aynı ya da benzerleri de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu içerisinde varlığını sürdürmektedir.

Yargıtay’ın ticaret şirketlerine ilişkin uyuşmazlıklar hakkında geçmiş 50 küsur senede geliştirdiği içtihat ve ilkesel kararların bir bölümü ise, yeni kanun maddelerinin anlaşılmasında ve yorumlanmasındaki önem ve güncelliğini halen korumaktadır. Bu itibarla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2010 ve 2011 yılında vermiş olduğu kararlar arasından şirketler hukukuna yönelik seçmiş olduğumuz 112 adet kararı özetleyip, anahtar kelimelerini çıkararak ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri ve diğer mevzuat ile bağlantısını göstermek suretiyle elinizdeki çalışmada derlemiş bulunuyoruz.

Okuyucuya kolaylık sağlaması açısından; konu, madde ve esas/karar numarası dizinleri çıkarılarak çalışmanın başlangıcına konulmuştur.

Çalışmanın Türk Ticaret Hukuku’na katkıda bulunması ümidi ile…

Av. Levent Yaralı, LL.M.

Mayıs 2012, Levent-İstanbul.

 

KONU DİZİNİ

ANONİM ŞİRKETLERE İLİŞKİN KARARLAR

Karar No Başlıklar
Karar 1: Anonim Şirket Borcunun Ortak Tarafından Ödenmesi – Hisse Devri – Devir Öncesi Borçlar – Devredenlere Rücu
Karar 2: Anonim Şirketin Nihai Amacı – Kârın Yedek Akçelere Ayrılması -Kurucu İntifa Senedi Sahipleri -Ticari Etkinlik Sonucu Elde Edilen Kazanç
Karar 3: Kurucu Pay Senedi Sahipleri – Sözleşmeden Kaynaklanan Haklar – Kazanç Kavramı – Kar Payı Dağıtılmaması
Karar 4: Kurucu Pay Sahipleri – Kârın Dağıtılmaması
Karar 5: Eski Yöneticilerin Şirkete Zarar Veren Faaliyetleri – Yeni Yöneticinin Yükümlülükleri ve Sorumluluğu
Karar 6: Yöneticilerin Sorumluluğu – Defter ve Kayıtlara Yansımayan Harcamalar – Kusur Karinesi – İspat Külfeti
Karar 7: Haklı Nedenle Feshin Kanunda Düzenlenmemesi – Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu – Taraf Teşkili
Karar 8: Yönetici ve Denetçiler Aleyhine Açılacak Tazminat Davası – Yetkili Mahkeme – Kesin Yetki
Karar 9: Birikimli Oy Sistemi – Yönetim Kurulu Üyesi Sayısı
Karar 10: Yönetim Kurulu Kararının İptali – Iskat Usulüne Uyulmaması – İyi Niyet – Fesih Nedenleri – Ortaklar Arası Uyuşmazlık – Yönetim Kuruluna Seçilme – Ortak Sıfatı – Organ Boşluğu ve Kayyım Tayini
Karar 11: İcra Organı Olan Müdür ve Sorumluluğu – Mutlak Ticari Dava – Görevli Mahkeme
Karar 12: Yetkisiz Temsilci Tarafından Yapılan İşlemler – Şirketin İcazet Vermemesi – Karşı Yemin Teklif Etme Hakkı
Karar 13: Banka’nın TMSF’ye Geçmesi – Husumet – Offshore Hesabı – Dolandırıcılık – Haksız ve Hukuka Aykırı Fiil – Ceza Davasının Hukuk Yargılamasına Etkisi
Karar 14: Ticari Defter ve Kayıtların İncelenmesi – Yargı Çevresi – İstinabe – Pay Sahipliğinde Muaraza – Ceza Mahkemesindeki Davanın Eldeki Davaya Etkisi
Karar 15: Sermayenin Geri İstenememesi – Pay Senedinin Nominal Bedel Üzerinde Arz Edilememesi – Ortaklığın Tespiti
Karar 16: Kâr Payının Dağıtılması Kararı – Yönetim Kurulunun Genel Kurul Kararını Değiştirme ve Erteleme Yetkisinin Bulunmaması – Şirket Malvarlığının Tedbiren Dondurulması
Karar 17: Huzur Hakkı – Islahın Yapılabileceği Zaman
Karar 18: Şirketle Muamele Yapma Yasağı – Resen Uygulanamama – Genel Kurulun Yapılan İşlemlere Açık veya Zımni İcazeti
Karar 19: Mali Durumun Bozulması – Üçüncü Kişilerin Zarara Uğraması – Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu – Hayatın Olan Akışı
Karar 20: Banka Eski Yöneticileri – Sorumluluk Davası – Görevli Mahkeme – Karar Başlığında Tarafların Kimlik Bilgilerinin Doğru Gösterilmemesi – Bozma Nedeni
Karar 21: Yöneticilerin Sorumluluğu – Belgesi Bulunmayan Harcamalar – Ticari Defterlere Kaydedilmeyen Harcamalar
Karar 22: Yöneticilerin Sorumluluğu – Ceza Davasının Hukuk Yargılamasına Etkisi – Şirket Aracının Yöneticilerin Şahsi İşlerinde Kullanılması – Yöneticilerin Görevlerinin Sona Ermesi – Demirbaş ve Stokların Teslimi – İspat Yükü
Karar 23: Yöneticilerin Sorumluluğu – Emniyeti Suistimal – Müşteri Hesaplarında Usulsüz İşlem – Ceza Mahkemesi Kararının Bağlayıcılığı – Maddi Olgunun Tespiti
Karar 24: Banka Yöneticilerinin Sorumluluğu – Sorumluluk Davası Açılması Usulü
Karar 25: Eski Yönetici – Şirketin Zarara Uğratıldığı İddiası – Sorumluluk Davası Açılma Usulü
Karar 26: Yönetim Kurulu Eski Üyelerinin Sorumluluğu – Vekalet Veren Denetçilerin Değişmesi
Karar 27: Genel Müdürün Sorumluluğu – Sorumluluk Davası Açılması Usulü
Karar 28: Genel Kurul Kararının İptali – Sermaye Artırımına Hazırlık – Ticari Defterlerin ve Muhaberatın Tetkiki – Bilançonun ve Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun İncelenememesi – Özel Denetçi İsteminin Reddi – Özel Denetçi Tayini
Karar 29: Genel Kurul Kararının İptali – Denetçinin Genel Kurul Toplantısına Katılmamış Olması
Karar 30: Kâr Payının Dağıtılması Kararı – Genel Kurul Kararını Yönetim Kurulunun Değiştirme ve Erteleme Yetkisinin Bulunmaması – Şirket Malvarlığının Tedbiren Dondurulması
Karar 31: Iskat – Genel Kurul Kararının İptali – Toplantı ve Karar Nisabı
Karar 32: Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası – Oydan Yoksunluk – Emredici Kurala Aykırılık – Genel Kurul Kararının İptali – Dava Hakkı
Karar 33: Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası – Oydan Yoksunluk – Genel Kurul Kararının İptali Davası – Mirasçıların Pay Sahipliği ve Dava Hakkı – Miras Taksimi – Hazirun Cetvelinin İşlevi
Karar 34: İbranın Hukuki Niteliği – İbradan Dönülememesi – İbranın Borçtan Kurtarıcı Sonuç Doğurabilmesi Şartı – Finansal Kiralama İşlemi ve Yetersiz Teminat Alındığı İddiası – Yöneticilerin Sorumluluğu
Karar 35: Genel Kurul Kararının İptali – Muhalefet Şerhinin Tutanağa Yazdırılmaması
Karar 36: Genel Kurul Kararının İptali – Taşınmaz Satımı Konusunda Yönetim Kuruluna Verilen Yetki – Taşınmazların Satış Bedelinin Gerçek Değerinden Düşük Olması
Karar 37: Genel Kurul Kararının İptali – Dava Açma Hakkı – Ortaklığın Tespiti
Karar 38: Genel Kurulu Toplantıya Davet – Görev Süresi Sona Eren Yönetim Kurulu Üyeleri – Genel Kurul Kararının İptali – Oy Kullanımına İzin Verilmemesi
Karar 39: Genel Kurul Kararının İptali – Karın Dağıtılmaması – Genel Kurulun Takdir Hakkı – Objektif İyi Niyet
Karar 40: Genel Kurul Kararının İptali Davası – Aktif Husumet Ehliyeti
Karar 41: Şirketin Tek Malvarlığının 49 Yıllığına Kiralanması – Sözleşmenin Yoklukla Malul Bulunması – Şirket Ortaklarının Menfaati ve Dava Hakkı
Karar 42: İmtiyazlı Pay Sahipleri Genel Kurulu – Genel Kurul Kararının İptali – Müktesep Haklarda Değişiklik – Çağrı Merasimindeki Usulsüzlük
Karar 43: Şirkete Ait Taşınmaz Satış Vaadi – Hamile ve Nama Yazılı Hisse Senetleri – Pay Devri
Karar 44: Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin Feshi – Cezai Şart – Husumet – Sözleşmeye Yapılan İlavenin Paraflanmaması
Karar 45: Hisse Senedi Alım Satımı – Zamanaşımı – Vergi Sorumluluğunun Devrine Yönelik Sözleşmenin İç İlişkide Geçerliliği – Temerrüt Faizi – Reeskont – Avans Faiz Oranı
Karar 46: Halka Açık Anonim Ortaklık – Ortaklığın Tespiti – Dava Açmada Hukuki Yarar
Karar 47: Hisse Devri Sözleşmesi – Satıcının Sorumluluğu – Sözleşme Serbestisi
Karar 48: Nama Yazılı Pay Senetlerinin Devri – Çıplak Pay Devri – Devir Usulü – Payı Devralana Dava Açılması ve Davaların Birleştirilmesi
Karar 49: Miras İle Pay İktisabı – Bağlı Nama Yazılı Senetler – Kanuni Ön Alım Hakkı
Karar 50: Şirketin Organsız Kalması – Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerinin Görev Süresinin Sona Ermesi – Fesih Davası – Eksikliklerin Giderilmesi İçin Süre Verilmesi
Karar 51: Esas Sermayenin Üçte İkisinin Kaybı – Alacaklıların Şirketin Feshini Talep Etmesi – Kayyımın Görevden Ayrılması – Taraf Teşkili
Karar 52: Fesih ve Tasfiye – Haklı Neden – Tasfiye Memuru – Atanma Usulü
  LİMİTED ŞİRKETLERE İLİŞKİN KARARLAR
Karar 53: Ortağın Sınırlı Sorumluluğu – Kamu Borçlarından Ortakların Sorumluluğu – Payını Devreden Ortağa Karşı Açılacak Rücu Davası
Karar 54: Şirketin Vergi Borcu – Vergi Borcunun Şirket Tarafından Ödenmesi – Eski Ortağın Sorumluluğu
Karar 55: Şirketinin Vergi Borcu – Ortak Müdür Tarafından Vergi Yapılan Ödeme – Diğer Ortağa Rücu
Karar 56: İki Ortaklı Limited Şirkette Ortaklardan Birinin Ölümü – Payın Miras Yoluyla İktisabı – Şirketin Feshine Karar Verilmesi – Aidat Borcu Bulunmadığı İddiası – Aktif Husumet – Görevsizlik Kararından Sonra Yapılacaklar
Karar 57: Sermaye Artırımı Kararının İptali – İyi Niyet – İbra Kararı Verilecek Ortağın Oy Hakkının Bulunmaması – İki Ortaklı Limited Şirket – Çıkma Hakkının Bulunmaması – Şirketin Feshini Talep
Karar 58: Asgari Sermaye – Sermaye Artırımının Yapılmaması – Şirketin Münfesih Hale Gelmesi – Organsız Kalma – Kayyım Atama
Karar 59: Tüzel Kişiliğin İhyası – Hasımsız Dava – Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti – İdari İşlem Niteliğindeki Tescile Karar Verilmesi
Karar 60: Ortaklar Arasındaki Davanın Zamanaşımı – Hisse Devir Sözleşmesinin Geçersizliği – Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı
Karar 61: Ortaklık Sıfatının Kazanılması – Hisse Devrinin Gabin Nedeniyle Geçersizliği İddiası – Ana Sözleşmeyle Belirli Süreliğine Atanan Müdür – Yeni Müdürün Ortaklar Kurulu Kararı İle Atanması – Bekletici Mesele – Limited Şirkete Kayyım Atanması – İhtiyati Tedbirin Devamı
Karar 62: Hisse Devir Usulü – Pay Devrinin Şirket Yönünden Geçerliliği – Devir Keyfiyetinin Pay Defterine Kaydı Zorunluluğu
Karar 63: Hisse Devri – Ana Sözleşmeyle Atanan Müdürün Azli
Karar 64: Hisse Devir Karşılığı Daire – Alacağın Temliki
Karar 65: Hisse Devri – Limited Şirket Ortaklığının İspatı – Pay Defterine Kayıt
Karar 66: İki Ortaklı Limited Şirkette Bir Ortağın Ölümü – Ölen Ortağın Yerine Yeni Ortak Alma – Görevli Mahkeme – İşbölümü İlişkisi
Karar 67: Hisse Devri – Adi Yazılı Sözleşme – Devir Bedeli – Hayatın Olağan Akışı
Karar 68: Hisse Devir Vaadi – Adi Yazılı Protokol – Geçersizlik – Sebepsiz Zenginleşme – Çekin Karşılıksız Çıkması
Karar 69: Hisse Devri – Adi Yazılı Protokol – Geçersiz Sözleşmeye Dayalı Olarak Cezai Şart İstenememesi
Karar 70: Ortağın Alacaklısı – Şirketin Feshini Talep – Husumet
Karar 71: Ortaklar Kurulu Kararının İptali Davası – Yanlış Hasım Gösterilerek Açılan Dava – Davada Taraf Olmayan Pay Sahibinin Temyizi – Hukuki Yarar
Karar 72: Ortaklar Kurulunun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması – Temsil Kayyımı – Reşit Olmayan Çocuk Adına Verilen Vekalet – Çocuğun Reşit Olması – Aktif Husumet
Karar 73: Müdürünün Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt Şeklindeki İşlemi
Karar 74: Müdürlük Sıfatının Sona Erdirilmesine Yönelik Karar – İmza İnkarı
Karar 75: Genel Kurula Çağrıda Usulsüzlük – Ana Sözleşmeyle Atanan Müdürün Azli
Karar 76: Müdür Olan Ortak – Rekabet Yasağı
Karar 77: Müdürün Rekabet Yasağı – Ortakların Muvafakati – Şirketin Ticaret Unvanına Tecavüz – Dava Hakkı – Kâr Payı
Karar 78: Ortağın Şirketle Olan Davası – Basit Yargılama Usulü – Süresinden Sonra Yapılan Temyiz Hakkında Karar Mercii – Müdür Olan Ortağın Rekabet Yasağı – Müdür Olan Ortağın Azli
Karar 79: Şirketin Feshini Talep Hakkı – Müdürün Rekabet Yasağına Aykırı Davranışı – Müdürün Azli – Haklı Sebep – Ortağın Dolaylı Zararı
Karar 80: Şirketin Fiilen Sona Ermesi – Şirketin Feshi – Haklı Sebep
Karar 81: Fesih ve Tasfiye Davası – Pasif Husumet – Şirketin Davalı Olarak Gösterilmesinin Yeterli Olması – Çıkma
Karar 82: Şirketin Feshi – Haklı Sebep – Ortaklar Arasındaki Boşanma Davası
Karar 83: Şirketin Feshi – Haklı Sebepler – Şirketin Uğradığı Zarar – Usulsüz İşlemler Yapan Müdürün Tasfiye Memuru Olarak Atanması – Şirketler Hukukunda Uzman Bilirkişi
Karar 84: Şirketin Feshi – Haklı Sebep – Uzman Bilirkişi İncelemesi
Karar 85: Ortak Olan Müdürün Azli – Şirket Parasının Zimmete Geçirilmesi – Çıkma – Usulsüz Aktarılan Parayı Talep Yetkisi – Aktif Husumet Ehliyeti
Karar 86: Çıkma – Çıkarma – Sıfat Yokluğu
Karar 87: Şirketin Fesih ve Tasfiyesine Yönelik Dava – Davanın Islahı – Çıkma
Karar 88: Çıkarma – Asıl ve Karşı Dava – Her Davanın Açıldığı Tarihteki Koşullara Göre Değerlendirilmesi Gereği – Müdürlükten Ayrıldıktan Sonra Rekabet Yasağının Olmaması – Müdürün Şirket Hesabından Şahsi Harcamada Bulunduğu İddiası
Karar 89: Çıkarma – Sermayenin Yitirilmiş Olması
Karar 90: Çıkarma – Haklı Neden – Şirket Hakkında İlgili Kuruluşlardan Ortağın Bilgi Talebi – Taahhüt Edilen Sermayenin Ödenmediği İddiası
Karar 91: Müdürün Hukuki Sorumluluğu – Uygulanacak Hükümler – Sorumluluk Davası Açma Yetkisi – Bankadan Çekilen Paranın Şirket Menfaatine Kullanıldığının Kanıtlanması
Karar 92: Şirket Eski Yöneticisinin Sorumluluğu – Şirketin Zarara Uğratıldığı İddiası – Tazminat Davası – Usul
Karar 93: Müdürün Sorumluluğu – Alacaklının Dava Açma Hakkı – Borçlu Şirketin Mal Varlığının Başka Bir Şirkete Aktarıldığı İddiası – Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Talebi
Karar 94: Yöneticilerin Sorumluluğu – Uygulanacak Hükümler – Sorumluluk Davası Açma Usulü
Karar 95: Yöneticinin Sorumluluğu – Hâkimin Taleple Bağlı Olması – Hayatın Olağan Akışı
Karar 96: Yöneticinin Sorumluluğu
Karar 97: Müdürün Sorumluluğu – Zamanaşımı Süresi – Genel ve Özel Hüküm
Karar 98: Yöneticilerin Sorumluluğu – Doğrudan Zarar – Dolayısıyla Zarar
Karar 99: Yöneticilerin Sorumluluğu – Doğrudan Zarar – Dolayısıyla Zarar – Kâr Mahrumiyeti – Kâr Payının İstirdadı
Karar 100: İcrai Yetkiyi Haiz Müdür – Müdürün Sorumluluğu – Limited Şirketlerde Denetçi – Ortağın Denetim Hak ve Görevi
Karar 101: Müdürün Sorumluluğu – Dolaylı Zarar – Ana Sözleşmedeki Tahkim Anlaşması – Tahkim Anlaşmasının Taraflar Arasında Geçerli Olması – Maddi Olgular Açısından Birlikte Görülmesi Zorunlu Olan Dava
Karar 102: Müdürün Sorumluluğu – Müdürün Yetkilerinin Kısıtlanması – Müdürün Rekabet Yasağı – Kâr Payı Talebi – Davanın Konusuz Kalması
Karar 103: Müdürün Şirket Parasını Zimmete Geçirdiği İddiası – Şirket Adına Ortağın Tazminat Talebi – Ortaklar Kurulu Kararına Gerek Olmaması – Eksik İnceleme
Karar 104: Eski Yöneticinin Sorumluluğu – Sorumluluk Davası Açma Usulü
Karar 105: Temsilcinin Şirket Adına Yaptığı İşlem ve Sözleşmeler – Temsilcinin Şahsi Sorumluluğunun Bulunmaması – Pasif Husumet Ehliyeti
Karar 106: Şirketin Organsız Kalması – Şirkete Kayyım Atanması – Hasımsız Dava – Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti
Karar 107: Şirket Muhasebe Kayıtlarının Düzeltilmesi – Ortak Ödemelerinin Şirket Tarafından Yapıldığı İddiası – Pasif Husumet Ehliyeti
Karar 108: Ticaret Şirketlerinin Ehliyeti – Geçersizliğin Tespitini Talep Hakkı – Aktif Husumet
 

MUHTELİF KARARLAR

Karar 109: Hisse Devir Karşılığı – Şirket Adına Kayıtlı Taşınmaz – Dava Hakkı – Pay Üzerinde İştirak Halinde Mülkiyet – Taraf Teşkili
Karar 110: Ticari İşletmenin Devri – Şekle Tabi Olmama – Vergi Kaydı Üzerinde Kalan Devreden – Tahakkuk Eden Vergiler İçin Devralana Dava Açılması – Vergilerin Fiilen Ödenmesinin Şart Olmaması
Karar 111: Tasarrufun İptaline İlişkin Davalar – Yetkili Mahkeme
Karar 112: Tüzel Kişilere Tebligatın Yapılması Usulü – Tarafların Dinlenilmesi

 

 

ESAS VE KARAR NUMARASI DİZİNİ

DAİRE: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Esas Yılı

Esas No

Karar Yılı

Karar No

Tarih

Karar Sırası

2008

4218

2010

585

21.01.2010

109

2008

4676

2010

1315

05.02.2010

3

2008

4682

2010

1316

05.02.2010

4

2008

4928

2010

1162

02.02.2010

82

2008

5458

2010

1570

11.02.2010

39

2008

5616

2010

1880

18.02.2010

47

2008

5836

2010

1883

18.02.2010

40

2008

5892

2010

2146

25.02.2010

51

2008

6049

2010

2030

23.02.2010

44

2008

6221

2010

2417

04.03.2010

9

2008

6465

2010

2410

04.03.2010

102

2008

6496

2010

2359

02.03.2010

27

2008

6845

2010

711

25.01.2010

99

2008

6887

2010

2069

23.02.2010

28

2008

7011

2010

1063

01.02.2010

37

2008

7121

2010

3026

18.03.2010

38

2008

7126

2010

2987

18.03.2010

108

2008

7908

2010

3505

30.03.2010

52

2008

8222

2010

3847

06.04.2010

69

2008

8424

2010

3843

06.04.2010

57

2008

8642

2010

150

11.01.2010

87

2008

8650

2010

139

11.01.2010

8

2008

8773

2010

202

12.01.2010

92

2008

8774

2010

201

12.01.2010

25

2008

8811

2010

89

11.01.2010

98

2008

8891

2010

4592

27.04.2010

100

2008

8898

2010

5218

11.05.2010

97

2008

8901

2010

118

11.01.2010

80

2008

9158

2010

428

18.01.2010

50

2008

9198

2010

3374

25.03.2010

43

2008

9248

2010

4881

04.05.2010

2

2008

9429

2010

1648

15.02.2010

101

2008

9435

2010

818

26.01.2010

81

2008

9440

2010

4879

04.05.2010

77

2008

9603

2010

776

25.01.2010

63

2008

9631

2010

660

25.01.2010

11

2008

9760

2010

1023

01.02.2010

56

2008

9910

2010

4913

04.05.2010

15

2008

9942

2010

5216

11.05.2010

22

2008

9974

2010

1036

01.02.2010

59

2008

10224

2010

5305

13.05.2010

88

2008

10534

2010

1758

16.02.2010

46

2008

10988

2010

1653

15.02.2010

45

2008

11015

2010

2010

22.02.2010

48

2008

11093

2010

2571

08.03.2010

1

2008

11580

2010

2446

04.03.2010

12

2008

11745

2010

2599

09.03.2010

62

2008

11854

2010

6715

10.06.2010

79

2008

11939

2010

2880

16.03.2010

83

2008

12100

2010

3065

22.03.2010

70

2008

12814

2010

4510

26.04.2010

34

2008

12961

2010

2603

09.03.2010

10

2008

13103

2010

4508

26.04.2010

76

2008

13318

2010

6023

27.05.2010

29

2008

13435

2010

5187

10.05.2010

84

2008

13567

2010

5353

13.05.2010

95

2008

13619

2010

5067

10.05.2010

21

2008

13776

2010

6545

07.06.2010

30

2008

13857

2010

5399

17.05.2010

24

2008

14045

2010

6025

27.05.2010

105

2008

14085

2010

7336

24.06.2010

53

2008

14171

2010

1270

04.02.2010

104

2009

70

2010

7028

17.06.2010

106

2009

336

2010

6088

31.05.2010

66

2009

370

2010

6069

31.05.2010

16

2009

642

2010

6527

07.06.2010

89

2009

899

2010

7179

21.06.2010

71

2009

5308

2010

1072

11.01.2010

75

2009

6855

2010

7153

21.06.2010

7

2009

6935

2011

242

17.01.2011

111

2009

7073

2011

153

17.01.2011

41

2009

7117

2011

249

17.01.2011

26

2009

7157

2011

252

17.01.2011

65

2009

10467

2011

9019

19.07.2011

42

2009

10519

2011

9221

19.07.2011

67

2009

10670

2010

5215

11.05.2010

5

2009

11794

2010

2421

04.03.2010

14

2009

11876

2011

11154

29.09.2011

58

2009

12566

2011

5240

02.05.2011

110

2009

12779

2010

2031

23.02.2010

31

2009

12851

2010

4498

26.04.2010

64

2009

12889

2011

14138

18.10.2011

78

2009

12981

2011

14418

25.10.2011

112

2009

13971

2010

3585

01.04.2010

20

2009

14406

2011

7208

14.06.2011

90

2009

14437

2011

9024

19.07.2011

74

2009

14699

2011

7076

13.06.2011

73

2009

14844

2011

9103

20.07.2011

96

2009

15157

2011

9035

19.07.2011

54

2009

15176

2011

17843

29.12.2011

19

2010

747

2011

17294

20.12.2011

6

2010

781

2011

9111

20.07.2011

55

2010

1245

2011

14345

24.10.2011

36

2010

1369

2011

11002

27.09.2011

23

2010

2021

2010

5217

11.05.2010

18

2010

2320

2011

14245

21.10.2011

86

2010

2542

2010

2913

16.03.2010

68

2010

2775

2011

14304

24.10.2011

91

2010

3108

2011

14361

24.10.2011

107

2010

4225

2010

4745

03.05.2010

72

2010

4279

2010

5075

10.05.2010

13

2010

5400

2010

5060

10.05.2010

17

2010

5905

2011

17291

20.12.2011

49

2010

5941

2011

17326

20.12.2011

94

2010

6007

2011

17655

26.12.2011

85

2010

6350

2011

17847

29.12.2011

33

2010

6509

2011

17168

16.12.2011

35

2010

7064

2011

17661

26.12.2011

32

2010

7233

2011

17422

21.12.2011

60

2011

5071

2011

9043

19.07.2011

103

2011

6880

2011

14106

18.10.2011

61

2011

14844

2011

17415

21.12.2011

93

 

 

TÜSİAD Yayını: Yönetim Kurulları’nda İç Denetim Hakkında Sorulması Gereken 12 Soru

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği’nin Mayıs 2008’de yayınladığı ”Yönetim Kurulları’nda İç Denetim Hakkında Sorulması Gereken 12 Soru” adlı yayına buradan ulaşabilirsiniz.

Yönetim Kurulları’nda İç Denetim Hakkında Sorulması Gereken 12 Soru Yayın İçeriği
1. İç Denetim Faaliyetine Neden İhtiyaç Duyuyoruz
2. İç Denetim, Kuruma Nasıl Ekonomik Fayda Sağlar?
3. İç Denetimin Amaç, Yetki ve Sorumlulukları Nelerdir?
4. İç Denetim Kime Bağlı Olmalıdır?
5. İç Denetim ve Denetim Komitesi Arasındaki İlişki Nedir?
6. İç Denetim Faaliyeti İçin Gerekli Kadro Nasıl Oluşturulur?
7. İç Denetim Planı Nasıl Oluşturulur, Neleri Kapsar?
8. İç Denetim Faaliyetinin Sonuçları Nasıl Raporlanır, Yöneticilerin Nasıl Karşılık Vermesi Beklenir?
9. İç Denetim ve Diğer Denetim Faaliyetleri Nasıl Koordine Edilebilir?
10. Suiistimallerde, İç Denetim Faaliyetinin Sorumluluğu Nedir?
11. İç Denetim Faaliyetinin Performansını Nasıl Değerlendirebiliriz?
12. İç Denetim Faaliyetinin Etkinliğini Sağlamak ve Desteklemek İçin Neler Yapmalıyız?

Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ(Seri:IV, No:56)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ(Seri:IV, No:57)

Sermaye Piyasası Kurulundan;

Resmi Gazete tarih ve numarası: 11 Şubat 2011 –  28201

KURUMSAL YÖNETİM İLKELERİNİN BELİRLENMESİNE VE UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SERİ: IV, NO: 56)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SERİ: IV, NO: 57) 

MADDE 1 – 30/12/2011 tarihli ve 28158 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Seri: IV, No: 56)’in 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(8) 4.3.7 numaralı ilkenin (g) bendinde belirtilen bağımsızlık kriterini bağımsız üyelerden en az yarısının sağlaması yeterlidir.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin 1.3.10 numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Şirketlerin; varlıklarının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya üzerinde ayni hak tesis etmesi veya kiraya vermesi, önemli bir varlığı devir alması veya kiralaması, imtiyaz öngörmesi veya mevcut imtiyazların kapsam veya konusunu değiştirmesi, borsa kotundan çıkması Kurumsal Yönetim İlkelerinin uygulanması bakımından önemli nitelikte işlem sayılır. İlgili mevzuat uyarınca önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul kararı gerekmedikçe, söz konusu işlemlere ilişkin yönetim kurulu kararının icra edilebilmesi için bağımsız üyelerin çoğunluğunun onayının bulunması gerekir. Ancak, önemli nitelikteki işlemlerde bağımsız üyelerin çoğunluğunun onayının bulunmaması ve bağımsız üyelerin çoğunluğunun muhalefetine rağmen anılan işlemlerin icra edilmek istenmesi halinde, işlem genel kurul onayına sunulur. Bu durumda, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin muhalefet gerekçesi derhal kamuya açıklanır, SPK’ya bildirilir ve yapılacak genel kurul toplantısında okunur. Önemli nitelikteki işlemlere taraf olanların ilişkili taraf olması durumunda, genel kurul toplantılarında ilişkili taraflar oy kullanamaz. Bu maddede belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmesi için yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabı aranmaz ve karar, oy hakkı bulunanların adi çoğunluğu ile alınır. Bu hususa ilişkin hükümlere esas sözleşmede yer verilir.”

MADDE 3 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.3.4 numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4.3.4. Yönetim kurulu içerisindeki bağımsız üye sayısı toplam üye sayısının üçte birinden az olamaz. Bağımsız üye sayısının hesaplanmasında küsuratlar izleyen tam sayı olarak dikkate alınır. Her durumda, bağımsız üye sayısı ikiden az olamaz.”

MADDE 4 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.3.5 numaralı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4.3.5. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıla kadar olup, tekrar aday gösterilerek seçilmeleri mümkündür.”

MADDE 5 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.3.7 numaralı maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir.

“i) Şirket faaliyetlerinin işleyişini takip edebilecek ve üstlendiği görevlerin gereklerini tam olarak yerine getirebilecek ölçüde şirket işlerine zaman ayırabiliyor olması.”

MADDE 6 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinin 4.3.8 numaralı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yönetim kurulu, Aday Gösterme Komitesi’nin raporu çerçevesinde bağımsız üye aday listesini hazırlayarak genel kurul toplantısından en az 60 gün önce SPK’ya gönderir. SPK, 4.3.7’de belirtilen bağımsızlık kriterleriçerçevesinde yaptığı inceleme sonucunda varsa liste hakkında olumsuz görüşünü 30 gün içerisinde şirkete bildirir.SPK’nın olumsuz görüş bildirmiş olduğu kişi genel kurula bağımsız üye adayı olarak sunulamaz.”

MADDE 7 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerine aşağıdaki 4.3.10 numaralı madde eklenmiştir.

“4.3.10. Yönetim kurulunda en az bir kadın üye bulunur.”

MADDE 8 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9 – Bu Tebliğ hükümlerini Sermaye Piyasası Kurulu yürütür.

PwC Yeni Türk Ticaret Kanunu Ipad Uygulaması

158 ülkede 169.000’i aşkın çalışanı ile denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan ve 30 yılı aşkın süredir Türkiye’de de faaliyet gösteren

PwC’nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilgili yayınlarından oluşan Ipad uygulaması;

  • Yeni Türk Ticaret Kanunu Yol Haritası
  • Yeni Türk Ticaret Kanunu Kitapçığı
  • Yeni Türk Ticaret Kanunu 10 Soru 10 Cevap
  • New Turkish Commercial Code 10 Questions 10 Answers
  • TTK Check-Up Mali İşler ve Raporlama
  • Yeni TTK Tam Metni
  • Yeni TTK Yürürlük Kanunu

adlı yayın ve belgeleri içermektedir.

PwC Yeni TTK adlı uygulamaya buradan ulaşabilir, uygulamayı da buradan indirebilirsiniz.

Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No:1)

Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
Resmi Gazete Tarih ve No: 13 Aralık 2011  – 28141 

ELEKTRONİK DEFTER GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 1)

1.   Giriş

1.1. Bilindiği üzere, 6215 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun1 14 üncü maddesi ile değiştirilen, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun2 “Defter Tutma Mükellefiyeti” başlıklı 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu maddede geçen defterlerin (yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, karar ve işletme defteri) elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulabileceği ve bu defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağının Sanayi ve Ticaret Bakanlığı (640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname3hükümleri icabı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) ile Maliye Bakanlığınca çıkarılacak müşterek bir tebliğle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

1.2. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun4 5766 sayılı Kanunun5 17 nci maddesi ile değişen mükerrer 242 ncimaddesinin 2 numaralı fıkrası ile Maliye Bakanlığı; elektronik defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tâbi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkili kılınmıştır.

1.3. Ayrıca söz konusu fıkrada, Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Maliye Bakanlığının, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

1.4. Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci bendinde ise Maliye Bakanlığının mükellef ve meslek grupları itibarıyla muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

1.5. Söz konusu maddenin üçüncü bendinde, Maliye Bakanlığının, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

1.6. Diğer taraftan Vergi Usul Kanununun 175 inci maddesinin son fıkrasında Maliye Bakanlığının, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken asgarî hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır.

1.7. Yukarıda yer alan yetkilere istinaden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerin elektronik ortamda oluşturulması, kaydedilmesi, muhafazası ve ibrazına ilişkin usul ve esaslar bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

2. Tanımlar ve Kısaltmalar

Bu Tebliğde geçen;

Elektronik Kayıt: Elektronik ortamda tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi ögesini,

Elektronik Defter: Şekil hükümlerinden bağımsız olarak Vergi Usul Kanununa ve/veya Türk Ticaret Kanununa göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütününü,

Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,

Genel Müdürlük: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünü,

TÜBİTAK-UEKAE: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu – Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünü,

Güvenli Elektronik İmza: 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun dördüncü maddesinde tanımlanan elektronik imzayı,

Mali Mühür: 397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği6 çerçevesinde Başkanlık için TÜBİTAK-UEKAE tarafından hazırlanan elektronik sertifika alt yapısını,

Elektronik Defter Uygulaması: Başkanlık ve Genel Müdürlük tarafından belirlenen format ve standartlara uygun olarak oluşturulan elektronik defterlere ilişkin onay süreçlerinin yerine getirilmesi amacı ile hazırlanan www.edefter.gov.tr internet adresinde yer alan uygulamayı,

Elektronik Defter Beratı: Bu Tebliğde yer alan esaslar çerçevesinde, elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin olarak, Başkanlık tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Başkanlık Mali Mührü ile onaylanmış elektronik dosyayı,

Açılış Onayı: Hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını,

Kapanış Onayı: Hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını,

Zaman Damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından doğrulanan kaydı,

ifade eder.

3. Uygulamadan Yararlanmaya İlişkin Usul ve Esaslar

3.1. Başvuru

3.1.1. Defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen gerçek ve tüzel kişi mükelleflerin aşağıda yer alan şartları taşımaları gerekmektedir.

a) Gerçek kişi mükelleflerin 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümleri çerçevesinde üretilen nitelikli elektronik sertifikaya sahip olmaları,

b) Tüzel kişi mükelleflerin 397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan belirlemeler çerçevesinde elektronik fatura uygulamasından yararlanma iznine sahip olması ve bu çerçevede Mali Mühür temin etmiş olması,

c) Elektronik defter tutulması, kaydedilmesi, onaylanması, saklanması ve ibrazında kullanılacak yazılımın uyumluluk onayı almış bir yazılım olması.

3.1.2. Yukarıda yer alan şartları taşıyanlardan, bu Tebliğ kapsamında elektronik defter oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyenler, aşağıda yer alan bilgi ve belgeler ile www.edefter.gov.tr internet sitesinde belirtilen Başkanlık veya Genel Müdürlük adresine yazılı olarak başvuruda bulunacaktır. Gerek görülmesi halinde aşağıdakilere ilaveten teknik bilgi ve belge talebinde bulunulabilir.

a) www.edefter.gov.tr internet adresinde yer alan “Elektronik Defter Uygulaması Başvuru Formu ve Taahhütnamesi”nin imzalı aslı,

b) Tüzel kişiler için başvuru formunu imzalayan kişi veya kişilerin yetkili olduğunu gösteren şirket imza sirkülerinin noter tasdikli örneği (397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre e-fatura uygulamasından yararlanmaya başlayan ve imza sirkülerinde herhangi bir değişiklik bulunmayan mükellefler için bu şart aranmayacaktır.),

c) Elektronik defterlerin oluşturulması sırasında, bu konuda uyumluluk onayı alınmış bir yazılımın kullanılması durumunda söz konusu yazılım hakkında yazılımın adı, sürüm numarası gibi mükellef kullanımına özgü bilgiler,

ç) Uyumluluk onayı almamış bir yazılım kullanılmak istenmesi durumunda, Tebliğin “3.2 Yazılımların Uyumluluk Onayı” başlıklı bölümünde belirtilen belge ve bilgiler.

3.2. Yazılımların Uyumluluk Onayı

3.2.1. Müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda özel veya paket yazılım üreten yazılım üreticileri ile yazılımlarını kendi geliştiren mükellefler, bu Tebliğde belirtilen esaslara uygun elektronik defter oluşturan, kaydeden, onaylayan, muhafaza eden yazılımların Başkanlık tarafından onaylanması amacıyla aşağıda yer alan bilgi ve belgeler ile www.edefter.gov.tr internet sitesinde yer alan adrese yazılı olarak başvuruda bulunacaktır.

a) Onay talebine ilişkin yazılı dilekçe,

b) Yazılımın adı, sürüm numarası gibi ayırt edici özellikleri,

c) Onayı istenen yazılım ile ilgili olarak aşağıda yer alan bilgileri içeren teknik doküman veya dokümanlar,

1) Yazılımın geliştirilmesinde kullanılan programlama dili, dosya sistemi, çalıştığı işletim sistemi gibi genel özellikleri,

2) Bu Tebliğde yer alan oluşturma, kaydetme, onaylama, muhafaza ve ibraz gibi temel süreçlere ait iş akış şemaları,

ç) Tebliğ çerçevesinde belirlenen format ve standartlara uygun olarak ve onaya sunulan yazılım tarafından oluşturulan elektronik imzalı veya mali mühürlü elektronik defter örnekleri,

d) Gerek duyulması halinde onaylanması istenen yazılımın kuruluma hazır bir örneği.

3.2.2. Aşağıda sayılan hususlarda yapılacak testleri başarılı bir şekilde tamamlayan yazılımlara uyumluluk onayı verilecektir.

a) www.edefter.gov.tr internet adresinden duyurulan kılavuzlarda öngörülen veri standartları ve formata uygun olarak oluşturma,

b) Elektronik defterlerin üretilmesi, kaydedilmesi ve bunların ibrazına ilişkin şartları sağlama,

c) Mali mühür, elektronik imza, mobil imza ve zaman damgası kullanımının doğru bir şekilde gerçekleştirilmesi,

ç) www.edefter.gov.tr adresinde açıklanan Elektronik Defter Uygulaması onay süreçlerine ilişkin işlemleri yerine getirme,

d) Duyurulan diğer şartların yerine getirilmesi.

3.2.3. Yazılımların testleri üreticileri tarafından yaptırılacak ve testi başarılı biçimde tamamlayanlar www.edefter.gov.tr internet adresinden ilan edilecektir. İlan edilen yazılımlar aracılığı ile elektronik defter tutacakların ayrıca test yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Kendi yazılımını kendisi geliştiren mükelleflerin test sürecini başarılı bir şekilde tamamlayanlar internet sitesinden ilan edilmeyecektir.

Uyumluluk onayları ile ilgili test planı, test süreci ve ilgili diğer teknik dokümanlar www.edefter.gov.tr adresinden duyurulacaktır.

3.3. Elektronik Defter Oluşturma

3.3.1. Bu Tebliğ kapsamında kendilerine izin verilenler, www.edefter.gov.tr internet adresinde duyurulan format ve standartlara uygun olarak ve aylık dönemler itibarıyla elektronik defterlerini oluşturmaya ve saklamaya başlayacaklardır. Defterlerini elektronik defter biçiminde tutmaya başlayanlar, söz konusu defterlerini kâğıt ortamında tutamazlar.

3.3.2. Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.

3.3.3. Uygulamadan yararlananlar, aylık dönemler itibarıyla oluşturdukları elektronik defterler için, aşağıda yer alan adımları izleyerek berat almak ve bunları istenildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.

a) Gerçek kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Aralık ayına ilişkin defterler gelir vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar) kendilerine ait güvenli elektronik imza ile imzalar.

b) Tüzel kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar) kendilerine ait mali mühür ile onaylar.

c) İmzalı veya mühürlü defterler için berat dosyaları oluşturulur ve bu dosyalar Elektronik Defter Uygulaması aracılığı ile Başkanlığın onayına sunulur.

ç) Başkanlık mali mührünü de içeren beratlar elektronik defter tutanlar tarafından indirilerek istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu elektronik defterler ile birlikte muhafaza edilir.

3.3.4. Aylık dönem, sadece onaya sunulan ayın defter kayıtlarını ifade etmekte olup, önceki aylara ait kayıtları içermez. Ancak, hesap dönemi veya takvim yılı içinde, defterlerini elektronik ortamda oluşturmaya başlayanlar, izleyen ilk ayda oluşturacakları elektronik defterlerde, ilgili hesap döneminin başından içinde bulundukları döneme kadar gerçekleştirilen tüm kayıtlara yer vereceklerdir. Ayrıca elektronik defter tutmaya başladıkları tarih itibarıyla eski defterlerine kapanış tasdiki yaptıracaklardır.

3.3.5. Yukarıda sayılan adımların neticesinde oluşturulan elektronik defterler, Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilecektir.

3.3.6. Başkanlık tarafından gerçekleştirilen berat verme işlemi, ilgili defterlerde yer alan kayıtların içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmemekte ve herhangi bir vergi incelemesini veya diğer incelemeleri ifade etmemektedir.

3.3.7. Herhangi bir kesinti veya sistem arızası nedeni ile beratların Başkanlık tarafından onaylanması işleminin gerçekleştirilememesi durumunda söz konusu beratlar, güvenli elektronik imza (gerçek kişiler için) veya mali mühür (tüzel kişiler için) ile zaman damgalı olarak imzalanacak veya onaylanacaktır. Bu kapsamda kullanılacak olan zaman damgaları TÜBİTAK-UEKAE’den temin edilecektir. Beratların, Başkanlığa sunumunu engelleyen kesinti veya arıza durumunun ortadan kalkmasını takiben ilgili beratların tekrar Başkanlık onayına sunulması işlemi gerçekleştirilecektir.

4. Elektronik Defterlerin Muhafazası ve İbrazı

4.1. Bu Tebliğ kapsamında, elektronik defter oluşturma konusunda izin alanlar, muhafaza ve ibraz ödevlerini yerine getirirken aşağıdaki hususlara uygun hareket etmek zorundadırlar.

a) Elektronik defterler, istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu beratları ile birlikte muhafaza edilmek zorundadır.

b) Elektronik defterler ile beratlarının veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkâr edilmezliği, güvenli elektronik imza veya mali mühür ile garanti altına alındığı için elektronik defterlerin kâğıt ortamında saklanmayacaktır.

c) Defterlerini elektronik ortamında tutanlar, elektronik defterlerini ve ilgili beratlarını vergi kanunları, Türk Ticaret Kanunu ve diğer düzenlemelerde yer alan süreler dâhilinde elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istenildiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla eksiksiz ve okunabilir şekilde ibraz etmekle yükümlüdür.

ç) Muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, elektronik defterlerin ve beratların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan her türlü elektronik kayıt ve veri, (elektronik imza ve mali mühür değerleri dâhil) veri tabanı dosyası, saklama ortamı ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olup, elektronik defterlere istenildiğinde kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve okunabilir kâğıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.

d) Elektronik defterler ve beratların elektronik defter izni verilenlerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburi olup, üçüncü kişiler nezdinde ya da yurt dışında muhafaza işlemi Başkanlık ve Genel Müdürlük açısından herhangi bir hüküm ifade etmemektedir. Muhafaza yükümlülüğünün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yerine getirilmesi zorunludur.

5. Elektronik Defter İzninin İptali

5.1. Elektronik defter oluşturma izni bulunmakla birlikte, bu Tebliğde belirtilen veya bu Tebliğ kapsamında Başkanlık ve Genel Müdürlük tarafından belirlenen usul ve esaslara uymayan ve yapılacak uyarıya rağmen gerekli tedbirleri almayanların, elektronik defter oluşturma izinleri yapılacak değerlendirme üzerine iptal edilebilir. İzinleri iptal edilenler, bir yıl süre ile Elektronik Defter Uygulamasından yararlanamazlar.

6.                Sorumluluk ve Cezai Müeyyideler

6.1. Elektronik defter oluşturulurken, bu Tebliğde belirtilmeyen hususlarda süreler başta olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanununda yer alan hükümlere uyulması zorunludur.

6.2. Bu Tebliğde yer alan usul ve esaslara aykırı biçimde elektronik defter oluşturan veya oluşturdukları elektronik defterleri yetkili makamların isteği üzerine ibraz etmeyenler hakkında, işledikleri fiile göre Vergi Usul Kanununun ve Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

6.3. Elektronik defter tutanlar bu Tebliğ çerçevesinde oluşturdukları elektronik defterlerde yer verdikleri bilgilerin gerçek duruma uygunluğunu sağlamaktan sorumlu olup, bu kapsamda Başkanlığın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Elektronik defter beratı, elektronik defterlerin değişmezliğini ispat etmeye yönelik olup, elektronik defterlerin içeriğine yönelik bir onayı ifade etmemektedir.

6.4. Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gerek görmesi halinde, bu Tebliğde belirlenen esaslar ile sınırlı olmak üzere, uygulamadan yararlananların bilgi işlem sistemlerini denetleme yetkisine sahiptir. Elektronik defter tutanlar bu denetimler sırasında, gerekli her türlü imkânı (uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım izinleri ve uzman personel gibi) sağlamak zorundadır. Bu kapsamdaki denetim yetkisi mahallinde kullanılabileceği gibi, bu süreçte uzaktan erişim yöntemlerinin kullanılması da istenilebilir.

6.5. Uyumluluk testini geçen yazılımların gerekli şartları sürekli olarak taşımaları için bu yazılımların üreticilerinin ve kullanıcılarının gerekli önlemleri almaları zorunludur.

6.6. Bu Tebliğ kapsamında elektronik defter oluşturanlar, bilgi işlem sistemini oluşturan yazılım, donanım, dosya, dokümantasyon ve benzeri unsurları, hiçbir şekilde kısmen veya tamamen denetim elemanlarının veya Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca görevlendirilecek personelin erişimini ve denetlemesini engelleyecek bir sözleşme veya lisansa konu edemez.

7. Diğer Hususlar

a) Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlere ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi, işlem görememesi halleri ile olağanüstü durumların meydana gelmesi halinde, durumu on beş gün içinde Başkanlığa bildirmek ve kayıtları nasıl tamamlayacağına ilişkin ayrıntılı bir plan sunmak zorundadır.

b) Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlerin oluşturulması sırasında kullandıkları bilgi işlem sisteminin sağlıklı biçimde çalışabilmesi ile ilgili yeterli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.

c) Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlerini oluşturdukları ve muhafaza ettikleri bilgi işlem sistemlerinin haczedilmesi veya bu sistemlere yetkili mercilerce el konulması halinde, durumu en geç üç iş günü içerisinde Başkanlığa bildirmek zorundadır.

ç) Elektronik defter tutanlar, kanunlarla yetkili kılınan kurum ve kişilerin talebi üzerine elektronik defterlere ait bilgilerin oluşturulması veya muhafazası sırasında kullanılan donanımların bulunduğu adres veya adreslerde inceleme ve tespit yapılabilmesi için gerekli olacak her türlü teknik ve fiziki imkânı (uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım izinleri ve uzman personel gibi) sunmak zorundadır.

d) Önceden haber verilmek ve hazırlıklar için yeterli zaman tanınmak kaydıyla, elektronik defterlere ilişkin format ve standartlarda değişiklik yapılabileceği gibi elektronik defter oluşturma süreçleri ile veri güvenliğine ilişkin standartlara uyma zorunluluğu getirilebilir. Bu zorunluluk mükellef grupları itibarıyla farklılaştırılabilir.

e) Elektronik defter tutanların faaliyet hacmi, teknolojik kısıtlar ve benzeri nedenlerle, başta veri bütünlüğü, kaynağın ve içeriğin garanti altına alınması olmak üzere elektronik defter oluşturulması, kaydedilmesi, onaylanması, muhafazası ve ibrazı ile ilgili olarak mali mühür veya elektronik imza yerine başka yöntemlerin kullanılmasına karar verilebileceği gibi uygulamadan yararlanmaya ilişkin özel esaslar belirlenebilir.

f) Bu Tebliğ kapsamında, www.edefter.gov.tr adresinde duyurulan defterler elektronik ortamda tutulabilir.

g) Elektronik ortamda oluşturulması, kaydedilmesi, muhafazası ve ibrazına izin verilen defterler ile bu defterlerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin standartlar, teknik kılavuzlar ve kurallar www.edefter.gov.tr adresinde duyurulur.

ğ) İstenilmesi halinde, elektronik defter kayıtlarına kaynak teşkil eden kayıt ve verilerin de Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında ibraz edilmesi zorunludur.

h) Gerekli görülen durumlarda, elektronik defterler ile elektronik defterlerde yer alan bilgilere ilişkin olarak belirlenecek standartlara uygun üretilecek diğer raporların ibrazı, elektronik defter tutanlara ait bilgi işlem sistem veya sistemlerine sürekli erişimin sağlanması sureti ile istenebilir. Bu kapsamda, ifade edilen erişimin sağlanması için kullanılacak yöntem ve teknolojiler ile ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili süreçler www.edefter.gov.tr adresinde açıklanır. Elektronik defter tutanların bilgi işlem sistemine erişim ile ilgili yetki, sektörler, mükellef grupları veya faaliyet hacimleri itibarıyla kullanılabilir.

i) Elektronik defter uygulamasının altyapısı ve işleyişi göz önünde bulundurularak, ilgilisine bilgi verilmek suretiyle, uygulamadan yararlanmak isteyenlerin başvurularının cevaplanması belli bir süre ertelenebilir veya başvuruları sıraya konulabilir. Önceden haber verilmek ve hazırlıklar için yeterli zaman tanınmak kaydıyla, uygulama ile ilgili her türlü standart ile diğer teknik konularda genel veya özel değişiklikler yapılabileceği gibi uluslararası standartlara uyma zorunluluğu getirilebilir.

ı) Bu Tebliğde belirtilen şartları yerine getiren mükelleflerden kendisine izin verilenler 01/01/2012 tarihinden itibaren elektronik defter tutmaya başlayabilirler.

8. Yürürlükten kaldırılan tebliğ ve yürürlük

Bu Tebliğin yayım tarihi itibarıyla 361 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği7  yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Tebliğ olunur.

——————————

1     12/4/2011 tarihli ve 27903 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

2     9/7/1956 tarihli ve 9353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3     8/6/2011 tarihli ve 27958 sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4     10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

5     6/6/2008 tarihli ve 26898 sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

6     5/3/2010 tarihli ve 27512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

7     11/7/2006 tarih ve 26225 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’in Yayınları

Türk Ticaret Hukuku’na büyük katkıları olmuş Prof. Dr. Ernst Hirsch için, Ankara Hukuk Fakültesi tarafından 1964 yılında çıkarılan ”Ord.Prof.Dr. Ernst E.Hirsch’e Armağan”da  yer alan Hoca’nın yayın listesi ve Hoca hakkında Prof. Dr. Hamide Topçuoğlu ve Prof. Dr. Z. Fahrettin Fındıkoğlu’nun yazılarının bulunduğu dokümana buradan ulaşabilirsiniz.

Ord. Prof. Dr. Ernst E.Hirsch’e Armağan’ın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Batider İçindekiler Listesi – 1961 Cilt: I sayı:1 – 2011 Cilt: 27 sayı: 1

 

BANKA ve TİCARET HUKUKU DERGİSİ

(BATİDER)

1961 Cilt: I sayı:1 – 2011 Cilt: 27 sayı: 1

İçindekiler Listesi

Hazırlayan: Ebru Tekci, BTHAE Kütüphanesi

BATİDER Cilt 1 Sayı 1 Yıl: 1961

1-      Bankaların gayrimenkul ikramiyelerinden doğan ihtilaf hakkında bir karar / Nuşin Ayiter

2-      Mevzuat: 27 Mayıs 1960-14 Aralık 1960 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

3-      Hükmi şahısların anonim şirket idare meclisinde temsili /Tandoğan, Haluk

4-      Temyiz Mahkemesi Hukuk Genel Kurulunun bir kararı dolayısıyla hayat sigortalarında Akdin inikadı sırasındaki ihbar Mükellefiyetine dair / Bozer, Ali

5-      Anonim şirketin murakabesi yolları /Ansay, Tuğrul

6-      Ticari muamelelerin inikadında farklı muamele yapılması yasağı / Wengler

7-      Trafik kanununun hukuki mesuliyete dair hükümlerinde yapılan yeni tadillerin tahlil ve tenkidi / Tandoğan, Haluk

 

BATİDER Cilt 1 Sayı 2 Yıl: 1961

1-      Kefilin def’i hakları / Reisoğlu, Seza

2-      Türk hukukunda mülkiyeti muhafaza kaydı / Kalpsüz, Turgut

3-      Anonim şirketlerde münferit pay sahibinin umumi heyet heyet kararları aleyhine iptal davası açma hakkı / İmregün, Oğuz

4-      Kambiyo senetlerinde ehliyetten doğan ihtilaflar / Berki, Osman Fazıl

5-      Kitap İncelemesi : Le Contrôleur dans les sociétés Anoymes. yazar: prof. Edouard Folliet /

6-      Mal sigortasında akdin yürürlük tarihini ve sigortacının Mes’uliyetinin başlangıcını tayin eden sigorta mukavelesi hükümleri / Bozer, Ali

7-      İsviçre Federal Mahkemesinin markalar arasındaki iktibasla ilgili kararları /

8-      Temyiz Mahkememizin Markalarla ilgili birkaç kararı /

9-      Anonim şirketlerde sermayenin indirilmesi: (Federal Mahkeme kararı) / Akıntürk, Turgut

10-  Kollektif ortaklık / Tekinalp, Ünal

11-  Trafik Kanununun 54. maddesi ile ilgili bir karar dolayısıyla / Atabek, Reşat

12-  Mevzuat: 15 Aralık 1960-17 Nasan 1961 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

13-  Der Eigentumsvorbehalt im Türkischen Recht / Kalpsüz, Turgut

 

BATİDER Cilt 1 Sayı 3 Yıl: 1962

1-      Ticari işletme üzerinde Türk ve İsviçre Hukuku bakımından mukayeseli bir inceleme / Bozer, Ali

2-      Cari hesap / Kınacı, Naci

3-      Kooperatif ortaklıklar /  Tekinalp, Ünal

4-       Kararlar (derleme) /

5-       Mevzuat: 18 Nisan 1961-30 ekim 1961 tarihleri arasındaki Bankacılık ve Ticaret Hukuku ile ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

6-       Kitap İncelemesi : Türk Mesuliyet Hukuku. yazar: Haluk Tandoğan /

7-       Kitap incelemesi : Cases and materials on Corporations yazar: Ralph J.Baker ve William L. Cary /

8-       Anonim şirketlerde infisahın hukuki neticeleri /  Arslanlı, Halil

9-      İlk riziko sigortası / Atabek, Reşat

10-   Fransız hukukunda ticaret fonu üzerinde ipotek tesisi / Kurtoğlu, Serda

11-  Temliki şirketin iznine bağlı nama yazılı hisse senetleri üzerindeki mülkiyetin devri /  Schucany, Emil

 

BATİDER Cilt 1 Sayı 4 Yıl: 1962

1-      Anonim şirketlerde kârın ihtiyata alınması ve hakkın suistimali /  Belgesay, Mustafa Reşit

2-      Türk ve İsviçre hukukunda mukayeseli olarak akdi mesuliyet ve haksız fiil mesuliyetinin telakuku /  Tandoğan, Haluk

3-      Bankacılıkta risk / Abaç, Sadi

4-      Kefilin rücuu ile ilgili meseleler /  Reisoğlu, Seza

5-      Cezai Şartın hukuki mahiyeti /   Tunçomağ, Kenan

6-      Sosyal sigorta kurumlarının tacir sıfatı /  Bozer, Ali

7-      Gayrimenkul satışıda satış bedelinin hakiki değerden aşağı gösterilmesi /   Akıntürk, Turgut

8-      Kararlar (Derleme) /

9-      Mevzuat: 1 Kasım 1961-22 Mayıs 1962 tarihleri arasındaki Bankacılık ve Ticaret Hukuku ile ilgili Mevzuat Sistematik olarak sunulmuştur /

10-   İflas davası /  Kuru, Baki

11-   Limited şirketler hukukuna genel bakış /  Arslanlı, Halil

 

BATİDER Cilt 2 Sayı 1 Yıl: 1963

1-      Fransız hukukunda otomobiller üzerinde rehin tesisi /  Kurtoğlu, Serda

2-      The control of formation of corporations in Turkey: General Remarks /  Ansay, Tuğrul

3-      Bankaların cari hesap suretiyle ikrazat mukavelelerinin hukuki mahiyeti hakkında içtihad notu /  Tandoğan, Haluk

4-       Yargıtay ticaret dairesinin bir kararı dolayısiyle /  Bozer, Ali

5-       Hissedarlık haklarının kullanılması konusunda yapılan anlaşma /  Gürdoğan, Burhan

6-      Kararlar (Derleme) /

7-       Mevzuat: 23 Mayıs-12 Aralık 1962 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

8-       Kitap İncelemesi : Doç Dr. Oğuz İmregün : Anonim şirketlerde pay sahipleri arasında umumi heyet kararlarından doğan menfaat ihtilafları ve bunları telif çareleri / Ansay, Tuğrul

9-       İcra iflas takiplerinde borçlunun tamamen veya kısmen aczini tespit eden vesikalar /  Gürdoğan, Burhan

10-   Karşılıksız çek /   Yüksel, Ali Sait

11-   Anonim şirketlerde umumi heyet kararlarının iptali /  Akıntürk, Turgut

12-   Ticari mümessil tarifinde şahsi unsur / Birsel, Mahmut Tevfik

 

BATİDER Cilt 2 Sayı 2 Yıl: 1963

1-      İstihsal organlarının yaptıkları sigorta prim tahsilatı cari hesap sözleşmesine konu teşkil edebilir mi? /  Bozer, Ali

2-      Mevzuat: 13 Aralık 1962-15 Haziran 1963 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılık ile ilgili Mevzuat sistematik olarak sunulmuştur

3-      Kararlar (Derleme) /

4-      Katalog Detayları Görüntülemesi

5-       Yabancı markaların Türkiye’de himayesi (Bir yargıtay kararı dolayısıyla) /  Ansay, Tuğrul

6-       Türk Ticaret Kanunu’nun limited şirketlere dair 520. maddesi hükümleri /  Arslanlı, Halil

7-       Muhammen kıymetli sigorta /  Atabek, Reşat

8-      Birleşik Devletler’de şirket müdürlerinin ve idarecilerinin sorumluluğu / Conard, Alfred F.

9-       Adi ve ticari satım sözleşmelerinde satıcının malı verme borcunu yerine getirmekte direnmesi ve bunun sonuçları /  Olgaç, Senai

10-  Anonim şirketlerde hissedarlara müteallik rekabet yasağı ve sır saklama mükellefiyeti /  Even, Sevin

11-  Anonim şirketlerde genel kurul tutanaklarının imzalanması /  Bozer, Ali

12-   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararı dolayısiyle /  Reisoğlu, Seza

13-  İlaca ihtira beraatı verilmeyeceği hakkındaki yargıtay kararının incelenmesi /  Birsel, Mahmut Tevfik

 

BATİDER Cilt 2 Sayı 3 Yıl: 1964

  1. Kooperatif şirket umumi heyetlerinde ortakların temsili /  Tandoğan, Haluk
  2. Ticaret ortaklıklarında kefalet / Sengir, Turgut
  3. 1962 yılında yayınlanmış borçlar hukuku ile ilgili Yargıtay kararları /  Tunçomağ, Kenan
  4. Alacağın rehinle temin edilmiş olmasının takip tarzına tesirleri /  Guisan, François

sigortacının rücu hakkı /  Bozer, Ali

  1. Kararlar (derleme) /
  2. Mevzuat: 16 Haziran 1963-5 Şubat 1964 tarihleri arasındaki tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /
  3. Anonim şirket idare meclisi kararlarının iptali meselesi /  Ansay, Tuğrul
  4. Ticari satışlarda satıcının malı teslim borcuna yerine getirmemesinin sonucu tazminatla sorumluluğu ve zararın hesabındaki usuller /  Olgaç, Senai
  5. Ticari işlere ilişkin faiz hükümlerine toplu bir bakış /  Bozer, Ali
  6. Trafik Kazalarında zarar görenlerin himayesi /  Adal, Erhan
  7. Yargıtay genel kurullarında reform meselesi /  Bilge, Necip

 

BATİDER Cilt 2 Sayı 4 Yıl: 1964

  1. Fransız Hukukunda kredi teminatı olarak ticari işletmenin rehni / Özsunay, Ergun
  2. Avrupai tipte bir şirkete dair /  Vasseur, Michel
  3. Alman-Türk hukukunda müşterek kusurlu çatmanın hukuki sonuçları /  Çelik, Nuri
  4. Banka kavramı ve bankaların sınıflandırılması /  Birsel, Mahmut Tevfik
  5. Satım akdinde satıcının temerrüdü /  İşeri, Ahmet
  6. Yeni Alman Paylar Kanunu Tasarısı’nın beliren yönleri /  Tekinalp, Ünal
  7. İflasa tabi şahıslar /  Sengir, Turgut
  8. Bankaların murakabesinden dolayı devletin sorumluluğu /  Kurtoğlu, Serda
  9. Kararlar (derleme) /
  10. Mevzuat: 6 Şubat 1964–5 Temmuz 1964 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /
  11. Ticaret hukuku öğretimi üzerinde bazı düşünceler /  İmregün, Oğuz

 

BATİDER Cilt 3 Sayı 1 Yıl: 1965

Reisoğlu, Seza İş (hizmet) akdi yönünden borçlar kanunu ile iş kanunları arasındaki münasebetler /

Olgaç, Senai İsbat hukuku yönünden ticari defterler /

Uluç, Mehmet R. İtalyan Hukukunda çekin cezai himayesi /

Oğuzman, M. Kemal İktisadi devlet teşekkülleri ve karma ekonomi teşebbüslerinde çalışan personelin hukuki durumu /

Ayiter, Kudret İktisadi devlet teşekkülleri hakkında 440 sayılı kanun ve anonim şirketler bakımından getirdiği yeni problemler /

Tandoğan, Haluk Anonim şirket idare meclisi azalarına karşı açılacak mesuliyet davalarının müruruzamanı hakkında bazı düşünceler /

Tekinalp, Ünal Yeni alman paylar-kanunu tasarısının getirdikleri /

Abaç, Sadi Çeklerde tasdik (Sertifikasyon) ve karşılığın bloke edilmesi

Adal, Erhan Motorlu taşıtın işletilmesi : (Yargıtay Ticaret Dairesi’nin bir kararı dolayısıyla) /

Mevzuat: 6 Temmuz 1964–25 Şubat 1965 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

Kararlar (derleme) /

 

 

BATİDER Cilt 3 Sayı 2 Yıl: 1965

Birsel, Mahmut Tevfik İstikrarlı kar dağıtımını temin için ayrılacak yedek akçeler ile idare meclisi azalarının kazanç payları arasındaki ilişki /

Çenberci, Mustafa Hakem ücretlerinin belli edilmesine ilişkin meseleler /

Erem, Faruk Bankalar Kanunu ve 3005 Sayılı Kanun /

Yüksel, Ali Sait Hesap açılması ve hesapta tasarruf yetkisi /

Brenni, Brenno Atom riski ve sigorta /

Adal, Erhan Mecburi mali sorumluluk sigortası ve kara nakliyatına müteallik karar incelemeleri /

Brunn, Johann Heinrich Avrupa amme intizamı /

Çamoğlu, Ersin Anonim şirket idare meclisi üyelerine karşı açılacak mesuliyet davalarında zamanaşımı /

Mevzuat: 26 Şubat 1965–10 Haziran 1965 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

Kararlar (derleme) /

 

BATİDER Cilt 3 Sayı 3 Yıl: 1966

Adal, Erhan İsviçre-Türk mevzuatında hukuki sorumluluk sigortasının kaydettiği son gelişmeler /

Ansay, Tuğrul Anonim şirketlerin ehliyeti, idare meclisinin ibrası, idare meclisinin ibrası, idare meclisi aleyhine mesuliyet davası ve Yargıtay hukuk genel kurulu kararı /

Erem, Faruk Bankalar Kanunu’nun 31. maddesinin Anayasaya aykırılığı meselesi /

Uluç, Mehmet R. Borçlar hukuku açısından akreditif /

Baştuğ, İrfan Kollektif şirketin tasfiyesi, tasfiye memurlarının seçimi ve görevlerinin son bulması /

Tekinalp, Ünal Yeni Alman Paylar Kanunu Tasarısı’nın ortaklığın hesapları konusundaki bazı yenilikleri /

Yörükoğlu, Ömer Hava gemisi kumandanının gemi mürettebatı ve yolcular ile olan amme hukuku münasebetleri /

Çamoğlu, Ersin Anonim şirket idare meclisi üyelerinin umumi heyet kararlarının icrasından doğan mesuliyeti /

Simond, William Sigortacının akdin hazırlayıcı müzakerelerini yapan yardımcısının sigorta ettirene yanlış beyanda bulanmasının hukuki sonuçları /

Tandoğan, Haluk Trafik kazalarında mecburi mali mesuliyet sigortası manevi zararı da karşılar mı? /

Mevzuat: 11 Haziran 1965–15 Ocak 1966 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

 

BATİDER Cilt 3 Sayı 4 Yıl: 1966

Birsel, Mahmut Tevfik Anonim şirketlerde sermaye payını temsil etmeyen senetler /

Domaniç, Hayri Fatura ve ispat kuvveti /

Flattet, Guy Hava hukukunun uluslararası hale konması /

Çelebican, Gürgan Bankalarla ilişkileri bakımından sermaye piyasası /

Adal, Erhan Motorlu taşıtın, hususiyle otomobilin mahiyetinden meydana gelen tehlikenin tayini /

Öztan, Bilge Limited şirkete kayyim tayini /

Öcal, Akar Marka, ticaret unvanı ve işletme adına ilişkin bir federal mahkeme kararı /

Kararlar (derleme) /

Mevzuat: 16 Ocak 1966–28 Haziran 1966 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat sistematik olarak sunulmuştur /

Katalog Detayları Görüntülemesi

 

BATİDER Cilt 4 Sayı 1 Yıl: 1967

Ansay, Tuğrul Adi şirket ortaklarının haksız fiilden doğan sorumlulukları /

Altıok, Akın Kontrgarantiye müstenit teminat mektubu muamelelerinin bankalar kanunu muvacehesindeki durumu /

Federal Mahkeme Kararları: Temsilcinin kendi kendisiyle akit yapması /

Özsunay, Ergun Trafik hukukunda araç sahibinin fiil ve davranışlarından sorumlu olduğu şahıslar /

Çenberci, Mustafa Kollektif şirket hangi halde sona ermiş sayılır? /

Ülgen, Hüseyin Ticari defterlerle ispat /

Mevzuat: 29 Haziran–31 Aralık 1966 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 4 Sayı 2 Yıl: 1967

Çernis, Volf Denizde yük boşaltmadan doğan alacağın zamanaşımı /

Yüksel, Ali Sait Bankacılık yönünden Avrupa Ekonomik Topluluğu’na aday üyelik statüsü /

Möller, Hans Menfaat ve değerlendirilmesi /

Damcı, Adnan Karayolları trafik kanununa göre hukuki mesuliyet /

İnan, Nurkut Protestoya ilişkin bazı sorunlar /

Tekinalp, Gülören Türk devletler hususi hukukunda gemi alacaklısı hakkının doğuşu ve buna ilişkin problemler /

Federal Mahkeme Kararları: Kooperatif şirketlerde sona erme kararının geri alınması /

Mevzuat: 1 Ocak–30 Haziran 1967 arasındaki banka ve ticaret hukuku ile ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 4 Sayı 3 Yıl: 1968

Ansay, Tuğrul Anonim şirketler ve tatbikat: 1963-1966 arasında verilen mahkeme kararları /

Tekinalp, Ünal İşçi ve müstahdemler yararına yardım akçeleri ve yardım vakıfları /

Çenberci, Mustafa Yeni iş kanunu açısından iş sözleşmesi ve iş hukukuna ilişkin bazı temel düşünceler /

Uğur, Galip Çeşitli kanunlardaki işçi tarifleri /

Kınacıoğlu, Naci Görüldüğünde ödenecek poliçeler /

Ryn, Jean Van Ticaret hukukunda tek taraflı irade beyanıyla bağlantı /

Sengir, Turgut Fransa’da ticaret hukuku alanında önemli bir kuruluş: Fransız Ticaret Mahkemeleri Başkan ve Üyeleri Genel Konferansı /

Sengir, Turgut İflasın kaldırılması /

Edis, Seyfullah İşveren ve işçi için eşit olmayan feshi ihbar önelleri sözleşmeyle kabul edebilir mi? /

Bozer, Ali Ticaret hukuku alanında son yayınlar /

Karayalçın, Yaşar Mecburi – kanuni yedek akçeler ve kullanılması /

Yargıtay kararları (Derleme) /

Mevzuat: 1 Temmuz–31 Aralık 1967 tarihleri arasındaki bankacılık ve ticaret hukuku ile ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 4 Sayı 4 Yıl: 1968

Bozer, Ali Anonim şirketlerde idare meclisi üyelerinin kazanç payları /

Moroğlu, Erdoğan Bonoda imza /

İnan, Nurkut Kıymetli evrak hukukuna ilişkin bazı Yargıtay kararları /

Tandoğan, Haluk Türk hukukunda kira bedelinin sınırlanması ve tespiti /

Öcal, Akar Huzur hakkı /

Adal, Erhan Motorlu taşıt işleticisinin uğradığı zararla ilgili olarak “sorumluluk çatışmaları” /

Uluç, Mehmet R. Kanunlar ihtilafı meselesi açısından ticari hakemlik /

Doğanay, İsmail Temsil ve imza yetkisini haiz banka memurlarının, bu yetkilerinin geri alınması halinde, keyfiyetin ilanı şart mıdır? /

Göğer, Erdoğan Belgeli akreditifin hukuki mahiyeti ve yargıtayın bir içtihadı /

Sengir, Turgut Anonim ortaklıklarda tasfiye işlemlerinin kapsamı /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

Mevzuat: 1 Ocak-30 Haziran 1968 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 5 Sayı 1 Yıl: 1969

Doğanay, İsmail Limited şirkette ortağın ana mukavelename ile koymağı taahhüt ettiği sermaye borcu ne zaman muaccel olur? /

Lescot, P. Hâkim aval konusunda bazı görüşler /

Öcal, Akar Mahkeme kararlarında gizli yedek akçeler /

İnan, Nurkut İstirdat davasında isbat yükü – çekin iktisadi niteliği /

Uğur, Galip Türk Hukukunda olağanüstü hallerin grev ve lokavt hakları üzerine tesiri /

Akipek, Jale G. Mülkiyet kavramı üzerine bir inceleme /

Akyazan, Sıtkı Yargıtay Ticaret Dairesi Başkanı Banka Teminat Mektupları /

Koenig, W. Sigorta menfaati ve değerlendirilmesi /

İsviçre Federal Mahkeme Kararları /

Yargıtay kararları (Derleme) /

Mevzuat: 1 Temmuz 1968–1 Ocak 1969 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 5 Sayı 2 Yıl: 1969

Erem, Turgut S. Anonim şirketlerde kar tevzii doalyısıyla pratikte karşılaşılan bazı meseleler /

Akyazan, Sıtkı Karayolları Trafik Kanunu’na göre hukuki sorumluluk /

Doğanay, İsmail Ticari menkul mal alım satım akdinin unsurları ve alıcının mal bedelini ödeme borcu /

Donay, Süheyl Devletler hususi hukukunda şirketlerin tabiiyeti meselesi /

Öztan, Fırat Para değerindeki değişmeler ve sigorta /

Moroğlu, Erdoğan Ticaret ortaklıklarında sermaye olarak taşınmaz mal veya bunun üzerindeki bir ayni hakkın konulması taahhüdü /

Sengir, Turgut Ticari defterlerin isbat kuvveti /

Öztan, Bilge Atatürk’ün bıraktığı İş Bankası hisse senetleri dolayısiyle CHP ve Türk Tarih ve Dil Kurumları arasında çıkan anlaşmazlık ve benzer bir işteki Federal Mahkeme Kararı /

Kararlar (Derleme) /

Mevzuat: 1 Ocak–30 Haziran tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 5 Sayı 3 Yıl: 1970

Akyazan, Sıtkı 7129 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 50. Maddesine göre munzam teminat müessesesi /

Çenberci, Mustafa Türk Hukuku açısından toplu iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi anayasal mahiyeti ve toplu iş sözleşmelerine ilişkin bazı sorunlar /

Doğanay, İsmail Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre karada eşya taşınması /

Tesal, Reşat D. Fransız bankacılığı üzerinde hukuk açısından bir inceleme /

Tandoğan, Haluk Yargıtay’ın Bankalar Kanunu md. 50 f. II’ye göre nelerin ön teminat sayılabileceği konusunda içtihadı birleştirme kararı hakkında düşünceler /

Karayalçın, Yaşar Anonim şirket yönetim kurullarında başkanın üstün oyu /

Doğanay, İsmail Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete dair hükümleri yargıtayca nasıl uygulanıyor? /

İlalan, Fuat Akreditif ve kullanılması /

Aybar, Ayhan Sigorta politikası /

Sengir, Turgut Adi ortaklıklarda tasfiye memuru tayini /

Yargıtay Kararları (Derleme) /

Mevzuat: 30 Temmuz 1969–31 Ocak 1970 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 5 Sayı 4 Yıl: 1970

Domaniç, Hayri Kıymetli evraka bağlanması mümkün hakların haciz kabiliyeti/

Tunçomağ, Kenan İş Kanunu ve buna dayanılarak çıkarılmış tüzüklerin kadın işçileri ilgilendiren hükümleri /

Sengir, Turgut Ticari şirketlerde defter yemini /

Even, Sevin Mirasçıların mevduata tasarruf yetkisi /

Öcal, Akar Haksız rekabet hukuku ve ortak pazar /

Baştuğ, İrfan Küçük ve kısıtlıların tacirlik sıfatı /

Kalpsüz, Turgut Poliçelerde ödeme yerinin önemi /

Tandoğan, Haluk Bankaların akdi bir mükellefiyetin yerine getirilmesi için verdikleri teminat mektupları yüzünden muhataba ödemede bulunmaları halinde lehdara rücu edebilmeleri meselesi hakkında /

Akyazan, Sıtkı Karada ve denizde taşıma akitlerinden doğan alacakların zamanaşımı /

Doğanay, İsmail Anonim şirketlerde daha önce alınmış bir karar olmadan idare meclisi azaları aleyhine açılan davalar için, şirket şirket genel kurulunun sonradan icazet vermesi hali, kararsız olarak açılmış olan davayı mutaber hale sokabilir mi? /

Donay, Süheyl Vekilin talimata uyma ve dürüstlükle hareket etme borcu /

Mevzuat: 1 Şubat 1969–31 Aralık 1970 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 6 Sayı 1 Yıl: 1971

Atabek, Reşat Zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya müracaat hakkı /

Escaich, René Avrupa tipi ticaret şirketi bir hayal midir yoksa bir gerçek midir? /

Bozer, Ali Quelques considerations relatives a la nouvelle loi Turque sur les cooperatives et les grandes societes cooperatives /

Doğanay, İsmail Türk Ticaret Kanununun ticari defterlerle ilgili hükümleri üzerinde bir inceleme /

Özsunay, Ergun Trafik Hukukunda zarar giderimi sorumlusu olarak işleten (araç sahibi) kavramına ilişkin bazı sorunlar /

Esener, Turhan La Responsabilite de l’employeur en cas d’accident de travail /

Akyazan, Sıtkı Kollektif şirket ortaklarının şirket alacaklarına karşı sorumlulukları /

Çamoğlu, Ersin Limited ortaklığın sermaye alacaklarının haczi /

Mevzuat: 3 Ocak 1971-30 Nisan 1971 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Kazanç Paylarına ilişkin Federal Mahkeme Kararları /

Kararlar (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 6 Sayı 2 Yıl 1971

Akyazan, Sıtkı Ticari temsilcilik ve ticari vekillik banka şube müdürlerinin hukuki durumları ve yetkilerini aşarak limit dışı kredi tahsisleri /

Göğer, Erdoğan İflas alanındaki kanunlar ihtilafı /

Akev, Sahir Talat Faturadan doğan sorumluluk – eksik teselsül /

Çamoğlu, Ersin Yönetim Kurulu üyelerinin genel kurul kararlarının icrasından doğan sorumluluğu konusunda yeni gelişmeler /

Omağ, Semra Banka teminat mektuplarının mahiyeti ve hükümleri /

Doğanay, İsmail Yazılı şekilde yapılması greken gayrimenkul tellallığı sözleşmesinde, her iki tarafın imzalarının birlikte şart mıdır? /

Tekinalp, Ünal Katılma intifa senetleri : (partizipationsschein) /

Türk, Hikmet Sami Mecburi mali sorum sigortası ve izinsiz kullanmalar /

Öcal, Akar Kooperatiflere ilişkin Federal Mahkeme kararları /

İsviçre Federal Mahkemesi’nin Borçlar Hukuku Kararları 1950/

Kararlar (Derleme) /

Mevzuat: 2 Mayıs 1971–30 Ekim 1971 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 6 Sayı 3Yıl 1972

Domaniç, Hayri Ticaret Şirketlerinde nev’i değiştirme kabiliyeti ve şekil şartları /

Doğanay, İsmail poliçe ve emre muharrer senet sebebiyle çekilen protestodan doğan hukuki sonuçlar /

Sengir, Turgut Banka teminat mektuplarında bedelin depo edilmesi /

Öcal, Akar Fransız hukukunda hesap denetçilerinin anonim şirketlerin denetlemesindeki rolü /

Karayalçın, Yaşar Kredi düzeninin korunması /

Even, Sevin Zürih Yüksek Mahkemesi Kararı ile İsviçre Federal Mahkemesi Kararı /

Akyazan, Sıtkı Tellallık /

Çamoğlu, Ersin Limited ortakların selef sıfatıyla sorumluluğu /

Bürgi, Wolfhart F. İsviçre anonim ortaklıklar hukukunu etkileyen düşüncelerin gelecekteki önemi /

Kararlar (Derleme) /

Mevzuat: 31 Ekim 1971–30 Nisan 1972 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 6 Sayı 4 Yıl 1972

Akyazan, Sıtkı Çekin muhataba ibrazı zorunluğu ve çekten cayma /

Öcal, Akar Anonim şirketlerde denetleme /

Erem, Faruk Hukuk açısından plan kavramı içinde bankacılık /

Ülgen, Hüseyin Anonim ortaklıklarda genel kurul başkanının üstün oyu /

Sengir, Turgut Fikir ve sanat eserleri kanunu yönünden gerçekleştirilme amacıyla verilenartistik fikir /

Mevzuat: 2 Mayıs 1972-31 Ekim 1972 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Kararlar (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 7 Sayı 1 Yıl 1973

Çernis, Volf Marka ve haksız rekabet hukukuyla ilgili bir dava münasebetiyle ilginç bazı hukuki meseleler /

Öncel, Mualla Yabancı ülkelerde çalışan işçilerin gelir vergisi yükümlülüğü /

Nerad, Hasan Devalüasyon sorunları /

Dural, Mustafa İmkansızlık kavramları ve türleri /

Türk, Hikmet Sami Banka ikramiyeleri /

Öcal, Akar Anonim şirketlerle ilgili Federal Mahkeme Kararları /

Tandoğan, Haluk Satış için bırakma sözleşmesi /

Sengir, Turgut Anonim ortaklıklarda kar payı hakkı /

Doğanay, İsmail Karada eşya taşıma akdinden dolayı tazminata mahkum olan birinci taşıyıcının kendi yerine geçen diğer taşıyıcılar aleyhine açacağı rücu davasının zamanaşımı başlangıcı acaba hangi tarihtir /

Mevzuat: 1 Kasım 1972-11 Nisan 1973 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 7 Sayı 2 Yıl 1973

Tandoğan, Haluk La responsabilite civile du banquier droit Turc /

Akyazan, Sıtkı Taahhüt sözleşmelerinde götürü bedel, sabit fiyat, mücbir sebepler, önceden tahmin edilemeyen haller ve bunlardan peşinen feregat hükümleri üzerine bir inceleme /

Domaniç, Hayri Tahvil senetleri /

Dalléves, Louis Avrupa İsviçre Hukukunda anonim şirketler arasında karşılıklı iştirakler /

Troller, Alois İsviçre Hukukunda Know-How’ un korunması /

Uzgören, Nusret 50. yıl ve kooperatifçiliğimiz /

Atabek, Reşat Hayat sigortası ve kredi /

Çağa, Barboras Gemi adamlarının kişilere verdikleri zararlardan donatanın sorumluluğu /

Öcal, Akar Anonim şirketlerle ilgili Federal Mahkeme kararları /

Erem, Faruk Responsabilite penale du banquier /

Berki, Şakir Hakiki ve hükmi şahısların teberrü ehliyeti /

Mevzuat: 12 Nisan 1973–10 Kasım 1973 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay Kararları (Derleme) /

 

 

BATİDER Cilt 7 Sayı 3 Yıl 1974

Akyazan, Sıtkı Tatbikatta banka teminat mektuplarının ortaya çıkardığı çeşitli sorunlar /

Muşul, Timuçin Kambiyo senetlerine dayanan haciz yolu ile takip /

Bruns, Herbert Direkt sigortanın koordinasyonuna mütedair direktiflerin ana esasları ve bu konudaki anlayış /

Steiger, F. von Anonim şirketlerde hisse senetleri üzerinde intifa hakkı bulunması veya bunların rehnedilmiş olması halinde yeni hisse senetleri alma hakkına ilişkin sorunlar /

Zürich Üst Mahkemesi’nin 27 Temmuz 1962 tarihli kararı ve protestodan muafiyet – ibrazdan muafiyet temel borç ilişkisi sebepsiz iktisap konuları /

Öcal, Akar Anonim şirketlerle ilgili Federal Mahkeme karar özetleri (1940–1952) /

Çağa, Barboras Limited şirkette ortaklık payının devri /

Yargıtay Kararları (Derleme) /

Mevzuat: 11 Kasım 1973–30 Nisan 1974 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 7 Sayı 4 Yıl 1974

Sözer, Bülent Liabilty of the operators of nuclear ships according to Brussels convention, 26 May 1962 /

Öcal, Akar Anonim şirketlerle ilgili Federal Mahkeme kararları (1971–1973) /

Dural, Mustafa Alman Hukukunda sözleşmenin amacının engellenmesi ve sözleşmenin amacına erişilmesine ilişkin görüşler /

Erem, Faruk Karşılıksız çek suçunun hukuksal niteliği /

Teoman, Ömer Karar incelemesi (Yargıtay Ticaret Dairesi 25.1.1972 gün, E. 71/4832, K. 72/356) /

Akyazan, Sıtkı Türk Ticaret Kanunu’nun 137. maddesinin anlam ve kapsamı üzerinde bir inceleme /

Berki, Şakir Türk Medeni Kanununda veraset davalarında zamanaşımı /

Doğanay, İsmail Hayat sigortasında sigorta ettirenin sözleşme yapılırken mevcut beyan ve ihbar yükümlülüğünün mahiyeti ve şümulü nedir? /

Mevzuat: 2 Mayıs 1974–3 Kasım 1974 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 8 Sayı 1 Yıl 1975

Berki, Şakir Türk Borçlar Kanunu’nda Temsil /

Karayalçın, Yaşar Anonim şirketlerde hukukun birleştirilmesi ve sınırları /

Karayalçın, Yaşar Türk Hukukunda ticaret siciline tescilin etkileri /

Akyazan, Sıtkı Teminat mektuplarında zamanaşımı /

Somuncuoğlu, Ünal Bir Yargıtay kararı incelemesi ve banka teminat mektupları /

Çenberci, Mustafa Sosyal Sigortalar Kanunumuzun temel sorun ve kavramları /

Öcal, Akar Anonim şirketlerde beyaza yetki sorunu /

Yasaman, Hamdi Hizmet markaları /

Karayalçın, Yaşar Les frontières de l’unification du droit des sociétés anonymes /

Mevzuat: 4 Kasım 1974–31 Mayıs 1975 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 8 Sayı 2 Yıl 1975

Atabek, Reşat sosyal güvelik sağlayan müesseselerin karşılıkları /

Avunduk, Ömer Les conditions juridiques des apports et de la distribution des dividences dans les sociétés anonymes multinationales de la communauté economique Européenne /

Karayalçın, Yaşar Türk Hukukunda ticaret siciline tescilin etkileri /

Karayalçın, Yaşar Trafik sigortalarında mali mesuliyet ve sigorta sorunu /

Tekinalp, Ünal Kooperatiflerde açık kapı ilkesine ilişkin yargıtay kararı üzerinde değerlendirme, eleştiri ve görüş /

Somuncuoğlu, Ünal Teyit mektubu ile ilgili bazı sorunlar /

Akyazan, Sıtkı Anonim ortaklıklarda paydaşların müktesip hakları /

Doğanay, İsmail Limited şirketlerde ortaklık payının bir başkasına devredilmesi koşulları nedir? /

Mevzuat: 1 Haziran 1975-31 Ekim 1975 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay Kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 8 Sayı 3 Yıl 1976

Çağa, Tahir Ödeme emrine itirazın iptali davasına dair /

Birsel, Mahmut Tevfik Anonim şirketlerde tali yüküm /

Çelebican, Gürgan Türkiye’de uygulanan faiz siyaseti üzerine /

Önen, Ergun iflastan sonra konkordato /

Tandoğan, Haluk Uluslararası Ticaret Odası Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “akdi teminatlara (teminat mektuplarına) ilişkin yeknesak kurallar ön tasarısı” hakkında rapor /

Arkan, Sabih İngiliz Hukukunda ortaklık türleri /

Postacıoğlu, İlhan E. Çekin İbrazı ile ilgili bazı problemler /

Kuru, Baki Teminat alacakları için ilamsız icra takibi yapılması /

Mevzuat: 1 Kasım–1975–30 Nisan 1976 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay Kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 8 Sayı 4 Yıl 1976

Baştuğ, İrfan Kollektif ortağın kuruluş dönemlerindeki sorumluluğu /

Somuncuoğlu, Ünal 7129 Sayılı bankalar Kanununun 38. maddesi ve kanuna karşı hile /

Tandoğan, Haluk Yürürlüğe girişinin ellinci yılında Türk Borçlar Kanunu hakkında genel bir değerlendirme /

Akyazan, Sıtkı Ticari işletme rehni /

Aytaç, Zühtü Bağlı işletmeler hukuku ve Türk Hukukundaki görünüm /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Mevzuat: 1 Mayıs 1976–31 Ekim 1976 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 9 Sayı 1 Yıl 1977

Yılmaz, Ejder Olağanüstü durumlarda borçlulara süre verilmesi ve icra takiplerinin durdurulması /

Çağan, Nami Vergi hukuku yönünden para faizsiz – ev kirasız sözleşmesi /

Çevik, Orhan Nuri Ticaret sicili ilanları üzerinde bir inceleme /

Çernis, Volf Hocamız Prof. Hirsch ve bir eserin yeniden doğuşu /

Birsel, Mahmut Tevfik The evolation of international economic order towards the organic consept of law /

Rittner, F. Çok uluslu teşebbüsler ve bir dünya ekonomi hukuku olanakları /

Tandoğan, Haluk Kefelatin geçerlik şartları /

Doğanay, İsmail Türk Ticaret Kanununun (Denizde Çatma) hükümleri üzerinde bir inceleme /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Mevzuat: 1 Kasım 1976–30 Nisan 1977 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 9 Sayı 2 Yıl 1977

Çağa, Tahir Enternasyonal deniz hususi hukukunda yeni bazı gelişmeler

Akyazan, Sıtkı Menkul rehninde teslim koşulu ve ayrıcalıkları /

Doğanay, İsmail Sigorta tazminatında kanuni halefiyetin şumulü /

Şimşek, Edip Kambiyo senetlerinde haksız iktisap davası /

İsviçre Federal Mahkemesinin Borçlar Hukuku Kararları, 1951

Sözer, Bülent Milletlerarası hava taşımalarına ilişkin kurallar ve uygulanma şartları /

Arda, Fisun Sermaye piyasasının bankacılık sistemine etkileri /

Kitap incelemesi: Methoden des rechts in vergleichender darstellung, yazar: Fikentscher, W. /

Kitap incelemesi : Transnational Contracts. yazar: George R. Delaume /

Yargıtay kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 9 Sayı 3 Yıl 1978

Sözer, Bülent Hava yolu ile yapılan milletlerarası taşımalarda yolcunun ölümü veya yaralanması sonucunda doğan zararlardan taşıyıcının sorumluluğu /

Kalpsüz, Turgut Hakem kararlarının milliyeti /

Tandoğan, Haluk Uluslararası Ticaret Odası tarafından hazırlanan akdi teminatlara ilişkin tekdüze kurallarla ilgili tasarının son şekil ve bu konudaki düşüncelerimiz /

Derains, Yves Milletlerarası Ticaret Odası hakemlerinin sözleşmelere ilişkin uluslararsı hukukun yaratılmasına katkıları /

Göğer, Erdoğan Birleşmiş milletlerin denizde eşya taşıma hakkındaki 31 Mart 1978 tarihli milletlerarası sözleşmesi (Hamburg kuralları) /

Doğanay, İsmail Hırsızlığa karşı sigorta /

Moroğlu, Erdoğan Bankalar kanununun ödenmiş sermaye tanımının kredi hadleri ve diğer kanuni hadler yönünden anlam ve kapsamı /

Türk, Hikmet Sami İtalyan Hukukunda sigorta ve kredi işletmelerinin birleşmesi /

Kitap incelemesi: Investment insurance in international law. yazar: Theodor Meron /

Mevzuat: 1 Kasım 1977–30 Nisan 1978 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 9 Sayı 4 Yıl 1978

Öztan, Fırat Ticari senetlerde birden fazla lehdar gösterilmesi /

Somuncuoğlu, Ünal Belirsiz zorunlu defterler ve uygulamadaki bazı sorunlar /

Atabek, Reşat Kazaya uğrayan işçinin hizmet akdinin feshi /

Carsten, G. İsveç paylı ortaklıklar hukukunda yeni gelişmeler /

Çağa, Tahir Donatanın sorumluluğu ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı /

Arkan, Sabih Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma senetlerine ilmuhaberlere ilişkin hükümleri bir inceleme /

Ansay, Tuğrul Amerikan anonim ortaklıklarının içyüzü /

Akyazan, Sıtkı Türk Ticaret yasasında yeralan (cari hesap sözleşmesi) ile banka cari hesapları ve bu hesaplarda uygulanan faiz türleri

Postacıoğlu, İlhan E. İcrada inkar tazminatı üzerine düşünceler ve bazı ihtilaflı noktalar /

Yargıtay kararları (derleme) /

Mevzuat: 1 Kasım 1978-31 Ekim 1978 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 10 Sayı 1 Yıl 1979

Özsunay, Ergun Türk Hukukunda gerçek bir boşluk : yapımcının sorumluluğu /

Aytaç, Zühtü Anonim ortaklık denetçilerinin sır saklama yükümlülüğü /

Kalpsüz, Turgut Bilanço ve oy kullanma esaslarına aykırılık sebebiyle genel kurul kararının iptali /

Tandoğan, Haluk Hukuka aykırılık bağı /

Atabek, Reşat İmalatçının üçüncü kişilere karşı sorumluluğu /

Tekinalp, Ünal Eser sahipleri mesleki birlikleri /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Mevzuat: 1 Kasım 1978-30 Nisan 1979 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 10 Sayı 2 Yıl 1979

Göle, Celal Anonim ortaklıklarda ticaret bakanlığının izni ve Danıştay /

Yılmaz, Ejder Demokratik Alman Cumhuriyetinde tahkim /

Çağa, Tahir Yine ödeme emrine itirazın iptali davasına dair /

Akıllıoğlu, Tekin Ticaret bakanlığının anonim ortaklık ana sözleşme değişikliğine izninin çıkardığı yönetim hukuku sorunları /

Karayalçın, Yaşar Vakıflarda denetim giderlerine katılma ve bu konuda yargıtay 6. hukuk dairesinin 30.11.1976, Danıştay XII. dairesinin 27.11.1975 tarihli kararları /

Arkan, Sabih Karayolu ile eşya taşımasına ilişkin uluslararası sözleşmenin uygulanma koşulları ve taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümleri (Türk Ticaret Kanunu ile karşılaştırmalı bir inceleme) /

Tandoğan, Haluk Tehlike sorumluluğu kavramı ve Türk Hukukunda tehlike sorumluluklarının düzenlenmesi sorunu /

Çağa, Tahir Birleşmiş Milletler denizde eşya taşıma konferansı, 1978 /

Öztan, Fırat Ticari senetlerde imzaların istiklali ilkesi /

Suntekin, Fatih Kanun dışı grevin hukuki sonuçları: karar tahlili /

Postacıoğlu, İlhan E. Borçlunun üçüncü şahsa karşı alacaklarının haczi ile ilgili bazı problemler /

Tekinalp, Gülören Menkul malların alım ve satımı konusunda milletlerarası nitelikli acentalık ilişkisi hakkında konvansiyon hakkında düşünceler /

Mevzuat: 1 Mayıs 1979–31 Ekim 1979 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Kitap İncelemesi: The law of general average and the york antwerp rules. yazar: John Donaldson, C.S. Staughton, D.J. Wilson /

 

BATİDER Cilt 10 Sayı 3 Yıl 1980

Göğer, Erdoğan Denizde eşya taşıma konvansiyonu hakkında genel bilgiler /

Akyazan, Sıtkı Şahıs şirketlerinde ortaklığın feshi ve ortaklıklardan çıkarma /

Atabek, Reşat Şirket paylarının bir kişinin elinde toplanması /

Aydınalp, Sezai Protestonun geçerliliği /

Suntekin, Fatih Sosyal Sigortalar Kanununun 83. maddesi açısından banka teminat mektuplarının durumu /

Fikentscher, Wolfgang İktisadi kontrolün üç fonksiyonu (tekelleri önleme hukuku) /

Aral, Fahrettin Temyiz kudretinden mahrum şahısların hukuki sorumluluğu /

Schmidt, Jean Tarımsal işletmelerin hukuki niteliği /

Kabaalioğlu, Haluk A. Sermaye piyasası hukukunda önemli bir karar: izahname ve ortaklık yöneticileri, aracı kuruluşlar ve denetçilerin sorumluluğu /

Kitap incelemesi: The regulation of take-overs and mergers modern legal studies. yazar: P.L. Davies /

Mevzuat: 1 Kasım 1979-30 Nisan 1980 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Kararlar (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 10 Sayı 4 Yıl 1980

Ansay, Tuğrul Almanya’daki Türklerin ticaret yapma hakkı /

Öcal, Akar Fransız mahkeme kararlarında işletme adı /

Tandoğan, Haluk İç ve dış ticaretin düzenlenmesine ilişkin kanun tasarısı ile ticarette dürüstlüğün korunması hakkında kanun tasarısının tüketicilerin korunması açısından incelenmesi /

Kuru, Baki Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davasında teminat gösterme dava şartı mıdır? /

Postacıoğlu, İlhan E. Ödeme emrine itirazın iptali mevzuunda bazı zaruri açıklamalar /

Kitap incelemesi: The international arbitral process yazar: Gillis Wetter /

Mevzuat: 2 Mayıs 1979–31 Ekim 1980 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 11 Sayı 1 Yıl 1981

Kitap incelemesi: Quellen erhöhter gefahr: rechtsvergleichende untersuchungen zur weiterentwicklung der Deutschen gefährdungshaftung durch gesetzliche generalklausel yazar: Michael R. Will /

Tandoğan, Haluk Arsa üzerine inşaat yapma sözleşmelerinde işi tamamlamadan bırakan müteahhidin yapılan kısımla orantılı ücret alması sorunu üzerine görüşler /

Mevzuat: 1 Kasım 1980–31 Ağustos 1981 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

İnan, Ali Naim Açış konuşması /

Tandoğan, Haluk Kamu sektöründe ihaleye çıkarılan işlerde fiyat artırma veya fesih yetkisi veren kararnamelerin idare ve müteahhitler için bağlayıcı olup olmadığı sorunlar /

Karayalçın, Yaşar Kamu kuruluşlarının taraf olduğu istisna akitlerinin kararnamelerle enflasyon şartlarına intibak ettirilmesi ve 1 Nisan 1981 tarihli kararname ile ortaya çıkan bazı sorunlar /

Atabek, Reşat Hasta işçinin ücreti /

Avrupa toplulukları adalet divanının rekabetle ve serbest dolaşımla ilgili bazı yeni kararları /

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 11 Sayı 2 Yıl 1981

Erman, Sahir Karşılıksız çek /

Kalpsüz, Turgut Çek hukukuna ilişkin bazı meseleler hakkında Yargıtay kararlarının tahlili /

İnan, Ali Naim Açış konuşması /

Belgeler: Fransa’da çek ile ilgili yasa metinleri /

Türkiye’de karşılıksız çek suçu ile ilgili kanun tasarısı, teklif ve gerekçeleri /

Tartışmalar: 18 Aralık 1981 Cuma günü yapılan tartışmalar tebliğler: Reha Poroy, Turgut Kalpsüz

Karayalçın, Yaşar Açış konuşması /

Tandoğan, Haluk Sonraki tarihli çekler ve uygulamada ortaya çıkardıkları sorunlar /

İnan, Nurkut Özel hukukta karşılıksız çek /

Poroy, Reha Fransız çek hukukunda gelişmeler /

 

BATİDER Cilt 11 Sayı 3 Yıl 1982

Belgeler: Çekle ödemelerin yaygınlaştırılması ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun taslağı /

Tandoğan, Haluk İstisna akdinde ayıba karşı tekeffülden doğan hakların zamanaşımı /

Ünal, Mustafa Anonim ortaklıklarda yönetim ve yönetim görevlerinin murahhaslara bırakılması /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Friedel, Georges Fransız hukukunda mevduat sertifikaları /

Mevzuat: 1 Eylül 1981–31 Mayıs 1982 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

Öztek, Selçuk Fransız hukukunda oy hakkından yoksun kar payında öncelikli hisse senetleri /

Arkan, Sabih 24.5.1980 tarihli eşyanın değişik tür taşıtlarla uluslararası taşınmasına ilişkin konvansiyon üzerinde bir inceleme /

Tandoğan, Haluk Arsa payı karşılığında kat yapımı sözleşmelerinde işi tamamlamadan bırakan ve temerrüde düşen kusurlu müteahhide karşı geriye etkili fesih hakkının kullanılabileceği hakkında Yargıtay HGK’nun yeni içtihadı /

 

BATİDER Cilt 11 Sayı 4 Yıl 1982

Çetingil, Ergon Müşterek avaryada yeni düzenleme, 1974 York Anvers kuralları

Öcal, Akar Rekabet yasağına ilişkin bazı yeni Fransız mahkeme kararları

Kaplan, İbrahim Hamiline yazılı mevduat sertifikası, isimsiz hesap gizli hesap /

Atabek, Reşat Banka sırrı /

Kaplan, Emine Tuncay Tamamı ödenmemiş hisse senedi sahibinin durumu ve konkordato

Tandoğan, Haluk Tek satıcılık sözleşmesi /

Tandoğan, Haluk Kaçak otomobilin müsaderesi üzerine görüşler /

Doğanay, İsmail Kamu sektörü tarafından ihaleye çıkarılan işlerde fiyat artırma yetkisi veren Bakanlar Kurulu kararnamelerinin bağlayıcı olup olmadığı hususu /

Yargıtay kararları (derleme) /

Mevzuat: 1 Haziran–31 Aralık 1982 tarihleri arasındaki Ticaret Hukuku ve Bankacılıkla ilgili mevzuat /

 

BATİDER Cilt 12 Sayı 1 Yıl 1983

Straus, Joseph Patent literatürü ile ilgili mevcut bilgi iletim olanakları

Somuncuoğlu, Ünal Akreditif işleminde özellikle Türk ihracat mevzuatı açısından yerel (aracı) bankaların ihracatçı karşısındaki hukuksal durumu ve sorumlulukları /

Köteli, Argun Leasing sözleşmelerinin hukuksal ve mali yönleri ile Türkiye’de uygulanabilirliği /

Doğanay, İsmail Fikir ve sanat eserleri kanunu hükümleri bakımından eser sahibinin ölümünden sonra manevi hakları kimler kullanır? /

Pulaşlı, Hasan Alman Yüksek İstinaf Mahkemesi kararı: Alman ceza kanununa göre çek kartının kötüye kullanılması /

Arkan, Sabih Yolcu taşımalarında karşılaşılan bazı hukuki sorunlar üzerinde düşünceler /

Kalpsüz, Turgut Müvekkillerine izafeten acentelerine karşı dava açılması ve takip yapılması /

Kararlar (derleme) /

Yargıtay kararları (Derleme) /

 

BATİDER Cilt 12 Sayı 2-3 Yıl 1984

Berki, Şakir Vakıfların devlete faydaları /

İsviçre Federal Mahkemesi kararları /

Sözer, Bülent Türk Sivil Havacılık Kanunu’na ilşkin bazı görüşler ve değerlendirmeler /

Guyenot, Jean İmtiyazlı bilgilere sahip olabilen ve bu bilgileri borsada kullanabilen şahıslar : Fransa’da içerden öğrenen veya insider trading /

Yasaman, Hamdi Sınai resim ve modeller /

Hirsch, Alain Ortaklar arasındaki sözleşmelerin icrasında en emin yol: hisse senetlerinin iştirak halinde mülkiyeti /

Hirsch, Alain Karma akit ve adi şirket /

Yargıtay kararları (Derleme) /

Arkan, Sabih Karşılıksız çeki ödeyen bankanın keşideciden talep hakkı /

Kılıçoğlu, Ahmet M. 2918 sayılı yasaya göre motörlü araç işletenin sorumluluğu /

 

BATİDER Cilt 12 Sayı 4 Yıl 1984

Doğanay, İsmail Haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında, hakim, müterafık kusurla ilgili takdir hakkını, Medeni Kanun’un 4. maddesi hükmüne göre mi, yoksa Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi hükmüne göre mi kullanacaktır? /

Sözer, Bülent Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun hükümlerine göre taşıyanın sorumluluğu/

Atabek, Reşat Uzun süreli sözleşmelerde yeni durumlara uyum /

Yargıtay kararları /

İsviçre Federal Mahkemesi kararları /

 

BATİDER Cilt 13 Sayı 1 Yıl 1985

Kaplan, İbrahim Eser sözleşmelerinde işin başkasına yaptırılması ve ihale farkı tazminatları /

Franko, Nisim Ticaret şirketlerinde rekabet memnuniyeti /

Kaplan, İbrahim İmalatçının sorumluluğu üzerine düşünceler /

Doğanay, İsmail Yayın yoluyla hakaretten dolayı ceza mahkemesinde mahkum olan kişi hakkında, hukuk mahkemesi, ayrıca manevi tazminata hükmedemez mi? /

Yargıtay kararları (derleme) /

Doğanay, İsmail Sermaye şirketlerinin ve özellikle anonim şirketlerin tabiiyeti /

Hausheer, Heinz Leasing ve kredi teminatı /

İsviçre Federal Mahkemesi kararları /

 

BATİDER Cilt 13 Sayı 2 Yıl 1985

Erdem, H. Ercüment Raylar arasındaki kazadan sorumluluk /

Ortan, Ali Necip Teknik, ekonomik ve sosyal ilerleme açısından patent sisteminin yeri /

Atabek, Reşat Banka nezdinde müşterek hesap /

Franko, Nisim Sermaye Piyasası Kanununun yeni bir müessesesi: Menkul kıymetler yatırım ortaklığı /

Türk, Hikmet Sami Sosyal piyasa ekonomisinde rekabetin düzenlenmesi /

Öcal, Akar Avrupa toplulukları adalet divanı kararları /

İsviçre Federal Mahkemesinin anonim şirkete ilişkin yeni kararları /

Yargıtay kararları (derleme) /

Moroğlu, Erdoğan Anonim ortaklıkta esas sermaye artırımının butlanı davası ve bir aylık hak düşürücü süre /

Göle, Celal Tacir-esnaf ayırımı /

 

BATİDER Cilt 13 Sayı 3-4 Yıl 1986

Kender, Rayegân Çatma hukukunda harp gemileri /

Karadeniz-Çelebican, Özcan Çağdaş mülkiyet anlayışı dolayısıyla Roma mülkiyetinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu /

Franko, Nisim Haksız rekabette elde edilmesi muhtemel menfaate hüküm /

Kaner, İnci Türk sivil havacılık kanunundaki hükümlerin ortaya çıkardığı bazı meseleler/

Aytaç, Zühtü Gelir ortaklığı senetlerinin hukuki statüsü /

Turhan, Turgut 10 Haziran 1978 tarihli İsviçre Devletler Özel hukuku Federal kanun tasarısı /

Reisoğlu, Seza Yabancı para üzerinden taahhüt altına girilmesi ve hukuki sonuçları /

Karayalçın, Yaşar “Affidavit” ve Türk hukuku /

Tandoğan, Haluk Eser sözleşmesinde müteahhidin işi yardımcı kişilere, alt müteahhitlere yaptırması, başkasına devretmesi, müteahhitler konsorsiyumu (Joint venture) /

İsviçre Federal Mahkemesinin yeni kararları /

Çağa, Tahir Çatmalarda uygulanabilecek mesuliyet hükümlerine dair /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Kuru, Baki İlamsız icrada zamanaşımının ileri sürülmesi /

 

BATİDER Cilt 14 Sayı 1 Yıl 1987

Türk Ticaret Kanununa poliçe ve bonolarda protesto işlemleri ile ilgili bazı hükümler ilavesi hakkında kanun taslağı /

Zarakolu, Avni İsrail’de tarım üretim kooperatifleri: Kibutzlar /

Hirsch, Alain Oyda imtiyazlı hisse senedi ihracına ilişkin bir görüş (çeviri) /

Enstitü haberleri: 1986 Yılı çalışma raporu, 1987 Yılı çalışma programı ve 30. danışma Kurulu Tutanağı /

Dilik, Sait Sosyal güvenlik kavramı /

Çağa, Tahir İflas davalarında depo kararlarına dair /

Dilik, Sait Sosyal sigortalarımız /

Atabek, Reşat Tek ortaklı şirket /

 

BATİDER Cilt 14 Sayı 2 Yıl 1987

Arkan, Sabih Zıya nedeniyle ödenecek tazminatın belirlenmesinde esas alınan değer ve iadesi gereken masraflar /

Kaplan, İbrahim Banka sözleşmesinin yorumu ve tamamlanması /

Bär, Rolf Oyda imtiyazlı hisse senedi ihdas eden sermaye artırımlarında karar yeter sayısı (çeviri) /

Yüksek Mahkeme Kararları /

Öztan, Bilge Kitap tahlili: Commentary on the International Sales Law, The 1980 Vienna Sales convention, Milan 1987. C.M. Bianca ve diğerleri /

Atabek, Reşat Sigortacının aczi /

Sözer, Bülent Taşıyanın taşıma sözleşmesinden doğan sorumluluğunu düzenleyen hükümlere ilişkin bazı meseleler ve görüşler /

Avrupa Toplulukları Adalet Divanının sigortaya ilişkin yeni kararları /

 

BATİDER Cilt 14 Sayı 3 Yıl 1988

Aytaç, Zühtü Banka bonoları ve banka garantili bonolar /

İsviçre Federal Mahkemesi Kararı /

Tekinalp, Ünal Evraksız kıymetli evraka veya kıymet haklarına doğru /

Arkan, Sabih Liability of carriers and forwarding agents for loss of damage to goods in Turkey /

Telli, Serap İnternational oil concessions /

Göle, Celal Kambiyo senetlerinde lehdarın belirsizliği /

Arkan, Sabih İpotekli gayrimenkulün sigortalanması halinde alacaklının hukuki durumu /

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 14 Sayı 4 Yıl 1988

Koral, Rabi Milletlerarası hakem kararlarının tenfizinde karışıklılık unsuru ve Yargıtay XI. Hukuk Dairesinin devrim yaratan kararı /

Hafızoğulları, Zeki 3167 sayılı çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerin korunması hakkında kanunun 16. maddesinde öngörülmüş olan suçun sınırları /

Kılıçoğlu, Ahmet M. Manevi Tazminatın mirasçılara intikali sorunu /

Arpacı, Abdülkadir Paylaştırmanın kat mülkiyetine çevrilme suretiyle yapılmasına ilişkin bazı önemli sorunlar ve çözüm yolları /

Kumrulu, Ahmet Freedom to provide legal services and present Turkish Legislation in wiev of prospective membership in the EC /

Will, Michael R. Die alternde Schuldrechtsreform /

Will, Michael R. Yaşlanan borçlar hukuku reformu /

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 15 Sayı 1 Yıl 1989

Şenocak, Zarife Borçlar Kanunu’nun 96. vd. ve 194 vd. maddeleri açısından “aliud” un (başka şeyin) teslimi /

Türk, Hikmet Sami Avrupa Toplulukları’nda üyeliğin anayasa ve ortaklıklar hukuku üzerindeki etkisi /

Kendigelen, Abuzer Karayolları Trafik Kanunu mecburi ve ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında sigorta süresi içinde sigorta ettirenin ihbar mükellefiyeti ve işletenin değişmesi /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Sözer, Bülent Leasing (finansal kiralama) sözleşmelerinde mülkiyet unsuru /

Arkan, Sabih Tüketici kredisi ve uygulaması /

 

BATİDER Cilt 15 Sayı 2 Yıl 1989

Çekle ödemelerin yaygınlaştırılması ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun taslağı /

Yüksek Mahkeme Kararları /

Eroğlu, Sıtkı 3167 sayılı çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun ile ilgili olarak T.C. Merkez Bankası açısından uygulamada ortaya çıkan sorunlar, tespit ve öneriler /

Başal, Koparan 3167 sayılı kanun uygulamasında ceza hukuku açısından ortaya çıkan sorunlar /

Özgen, Eralp 3167 sayılı yasa’nın uygulanmasında ceza hukuku açısından ortaya çıkan sorunlar ve öneriler /

Reisoğlu, Seza 3167 sayılı çek yasasının uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar ve öneriler/

 

BATİDER Cilt 15 Sayı 3 Yıl 1990

Ballar, Suat Medeni, ticari ve mali hukuk yönünden dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri /

Çağa, Tahir Donatanın ek (mülhak) mesuliyeti /

Çağa, Tahir Teminat karşılığında gemi veya yükün serbest bırakılması /

Karayalçın, Yaşar Kanuni yedek akçenin ilk ayrımı açısından safi kar kavramı ve dönem vergi borçları /

Türk, Hikmet Sami Bilim, bilim adamı ve bilgi çağında ticaret ortaklıklarının birleşmesi/

Yargıtay Kararları (derleme) /

Ülgener, M. Fehmi Zaman çarterinde gecikmeden dolayı donatanın sorumluluğu (Off-Hire klozu)

Zarakolu, Avni Ülkemiz bankacılık sektöründe yeni bir gelişme : faizsiz bankacılık /

Kocaman, Arif B. Banka teminat mektuplarının hukuki niteliği üzerine /

Bahtiyar, Mehmet Akreditif ve milletlerarası özel hukukta doğurduğu sorunlar

Kırca, İsmail Hava yolu ile yapılan eşya taşımaları dolayısıyla düzenlenen hava yük senedinin hukuki niteliği ve ispat fonksiyonu /

 

BATİDER Cilt 15 Sayı 4 Yıl 1990

İsviçre Federal Mahkemesi kararları /

Kaplan, İbrahim Banka gizliliği-bankanın sır saklama borcu /

Kararlar (derleme) /

Karayalçın, Yaşar Avrupa topluluğu – muhasebe hukuku /

Yongalık, Aynur Seyahat çekleri /

Aşçıoğlu Öz, Gamze The ımpact of article 9 of the first council directive on english and Turkish company laws /

 

BATİDER Cilt 16 Sayı 1 Yıl 1991

Karayalçın, Yaşar üst kuruluşlar hukuku /

İsviçre Federal Mahkemesi Kararı /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Budak, Ali Cem İngiliz şirketler hukukunun ana hatları /

Kocaman, Arif B. Teoride ve uygulamada factoring işlemi /

 

BATİDER Cilt 16 Sayı 2 Yıl 1991

Kalpsüz, Turgut Avrupa Topluluğu’nun deniz yolu ile taşımaya ilişkin mevzuatı /

Kocaman, Arif B. İsviçre / Türk hukukunda üçüncü şahıs yararına temlik geçerli sayılabilir mi? /

Kaplan, İbrahim Banka standart sözleşmeleri ve banka genel işlem şartları /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Karayazgan, Ahmet Deniz ticaret hukuku alanında navlun (Eşya taşıma ücreti) tespiti /

Ülgener, M. Fehmi Bekleme sürelerinin başlangıcına dair bazı hukuki sorunlar /

 

BATİDER Cilt 16 Sayı 3 Yıl 1992

Çeker, Mustafa Özel hukuk açısından kredi kartı uygulaması /

Erdem, H. Ercüment Milletlerarası mal satım sözleşmeleri hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Viyana Satım Sözleşmesi) /

Kaner, İnci Birden fazla taşıyıcı tarafından yapılan hava Taşımaları (zincirleme taşımalar)/

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 16 Sayı 4 Yıl 1992

Arkan, Sabih Teminat mektubu veren bankanın hukuki durumu /

Karayalçın, Yaşar Pazar Ekonomisi ve hukuk /

Çetingil, Ergon Alman Deniz Ticaret Hukukunun 1986 yılı reformunda taşıyanın sorumluluğu ile ilgili olarak yapılan değişiklikler /

Bozer, Ali Maastricht Zirvesinden sonra Avrupa Topluluğu /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Karayalçın, Yaşar Türkiye’de üst kuruluşlar alanında yeni gelişmeler “konsolide mali tablolar” /

Can, Mertol Yolcu biletlerinin hukuki mahiyeti /

 

BATİDER Cilt 17 Sayı 1 Yıl 1993

Will, Michael R. 2000 yılına doğru: Alman Medeni Kanunu’nun revizyonu /

Will, Michael R. Verso il 2000: revisione dello BGB ? /

Hromadka, Wolfgang Avrupa Topluluğunda iş hukuku /

Hromadka, Wolfgang Arbeitsrecht in der EG /

Karayalçın, Yaşar İsviçre Borçlar Kanunu’nda anonim şirketler hukuku alanında yapılan değişiklikler /

Kararlar (derleme) /

Kitap incelemesi: Le droit communautaire du paiement élecktronique. Yazar: Xavier Favre-Bulle /

Kitap incelemesi: Festschrift für Werner Lorenz zum siebzigsten Geburtstag /

Kitap incelemesi: Einführung in die grossen rechtssysteme der gegenwart yazar: David/Grasmann /

 

BATİDER Cilt 17 Sayı 2 Yıl 1993

Doğanay, İsmail Repo işleminin hukuki mahiyeti nedir? /

Tekinalp, Ünal İki güncel sorunun çözümünde teorik yaklaşım denemesi: AO tipi içinde sınıf değiştirme – kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılan sermayenin tescilinin hukuki niteliği /

Buz, Vedat Milletlerarası Özel Hukuka dair Federal Kanun (IPRG) (tahkime ilişkin hükümler) /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Bucher, Eugen İsviçre’de Milletlerarası Ticari tahkim /

Bucher, Eugen Internationale handelsschiedsgerichtsbarkeit in der Schweiz/

Ülgener, M. Fehmi Hızlandırma priminin hesaplanmasına dair bazı hukuki sorunlar /

Kocaman, Arif B. Factoring’in hukuki niteliği /

İnan, Nurkut Tek satıcılık sözleşmesi ve üçüncü kişiler /

 

BATİDER Cilt 17 Sayı 3 Yıl 1994

Çetingil, Ergon Alman deniz ticaret hukukunun 1986 yılı reformunda donatanın sorumluluğu ile ilgili olarak yapılan değişiklikler /

Kararlar (derleme) /

Bir tartışma: petrol tankerleri-sorumluluk-Montreux Sözleşmesi /

Akıncı, Ziya Hakemlerin esasa uyguladıkları hukukun devlet yargısınca denetlenmesi /

Kırca, İsmail Ticaret şirketlerinde temsil yetkisine getirilen ve caiz olmayan sınırlandırmaların üçüncü kişilere etkisi /

Arıkan, Ayşe Saadet Sınai tasarımlar /

Doğanay, İsmail Anonim ortaklıklarda yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumlulukları /

Moroğlu, Erdoğan Anonim ortaklıkta çoğunluk pay sahiplerinin azınlık ve imtiyazlı paysahiplerine karşı korunması /

Teoman, Ömer Anonim ortaklığın hisse senetlerinin halka arzolunmuş sayılması ve çoğunluğun iradesi /

 

BATİDER Cilt 17 Sayı 4 Yıl 1994

Yargıtay Kararları (derleme) /

Doğanay, İsmail Hangi nevi davalar eda davası mahiyetindedir? /

Tanrıver, Süha Konkordatonun tasdiki şartı olarak dürüstlük koşulu /

Arkan, Sabih Ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemede yapılan değişiklikler /

Çeker, Mustafa Uluslararası factoring sözleşmeleri ve karşılaşılan bazı hukuki sorunlar /

Tercan, Erdal İpoteğin paraya çevrilmesinde kredi kurumlarının özel durumu

Kocaman, Arif B. 545 sayılı kanun hükmünde kararname ile Factoring konusunda getirilen düzenlemeler /

Karahan, Sami Ticari işletme rehni /

Doğanay, İsmail Bankalardaki mevduat hesabından kısmen para çekilirken veya hesap kapatılırken bankaların göstermek yükümlülüğünde oldukları özen borcu /

 

BATİDER Cilt 18 Sayı 1-2 Yıl 1995

Ülgener, M. Fehmi Çarter mukavelelerinde tarafların uygulanacak hukuk belirlemeleri /

Doğanay, İsmail Enflasyon nedeniyle Türk parasının iç değerinin düşmesi ve faiz oranı /

Tanrıver, Süha Adliye mahkemeleri ile üst mahkemelerin kuruluş ve görevleri hakkında kanun tasarısı ile ilgili bazı düşünceler /

Kaplan, İbrahim Portföy yönetim sözleşmesi /

Arkan, Sabih Tüketici kredileri /

Ulukapı, Ömer Haczedilmezlik ve haczedilmezliğin 4046 sayılı özelleştirme kanunu kapsamındaki uygulaması /

Helvacı, Mehmet Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı usulü ve bu sisteme tabi anonim ortaklıklarda hisse senetlerinin çıkarılma zamanı /

Çeker, Mustafa Halka açık anonim şirketlerde temsilci aracılığıyla oy kullanma ve pay sahiplerine çağrıda bulunarak vekâlet toplanması /

Kitap incelemesi: IPRG Kommentar. Kommentar zum bundesgesetz über das ınternationale privatrecht yazar: Heini/Keller/Siehr/Vischer/Volken /

Yargıtay Kararları (derleme) /

 

BATİDER Cilt 18 Sayı 3 Yıl 1996

Doğanay, İsmail Yargıtay 11. hukuk dairesi eski başkanı 28.1.1994 gün ve E. 1993/4 K. 1994/1 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme hukuk genel kurulu kararı ve bu kararın çıkmasına neden olan İstanbul yeni Galata Köprüsü inşaatı ile hakem mahkemesi kararı /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Teoman, Ömer Bir anonim ortaklıkta payların tümüne yasada öngörülenden daha fazla hak tanınması ayrıcalık anlamına gelir mi? /

Karahan, Sami Oydan yoksun imtiyazlı paylar /

Doğanay, İsmail Yargıtay 11. hukuk dairesi eski başkanı kambiyo senetlerinde temerrüt (reeskont) faizi oranı ve Yargıtay’ın yeni uygulama şekli /

Turanboy, Kürşat N. Milletlerarası hukukta ve Avrupa Topluluğu’nda banka sözleşmesi hukukunun uyumlaştırılması /

Çeker, Mustafa Türk hukukunda rekabetin korunması ve yeni rekabet düzeni /

 

BATİDER Cilt 18 Sayı 4 Yıl 1996

Tekinalp, Ünal Sermayeyi artırmada çift usul’ün geçerliliği ve gerekliliği

Karayalçın, Yaşar Sermaye piyasası hukukunda yeni gelişmeler I. Katılma (iştirak) II. Halka açıklama /

Bahtiyar, Mehmet Anonim ortaklıkta sermaye artırımının tescili ve tescilin işlevi /

Manavgat, Çağlar Menkul kıymetlerin merkezi saklanmasında kullanılan yöntemin sözleşmenin hukuki niteliğine etkisi /

Akıncı, Ziya Milletlerarası ticari uyuşmazlıkların alternatif çözüm yolları /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Çeker, Mustafa Anonim ortaklık payı üzerinde hapis hakkı bulunması halinde oy hakkı kime aittir? (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bir kararı münasebetiyle) /

Doğanay, İsmail Yargıtay 11. hukuk dairesi eski başkanı tüketicinin korunması hakkındaki 4077 sayılı kanun, gerçekten tüketiciyi koruyabiliyor mu? /

Erdem, H. Ercüment Denizaşırı satış olarak FOB satış /

 

BATİDER Cilt 19 Sayı 1 Yıl 1997

Kalpsüz, Turgut Türk hukukunda hakem kararlarının temyizi sebepleri /

Kendigelen, Abuzer Anonim ortaklık payı (Pay senedi) üzerinde hapis hakkı ve bu hakka konu oluşturan paylardan oy hakkının kime ait olduğu sorunu /

Aslan, İ. Yılmaz Taksitli satışlarda tüketicinin korunması /

Kitap incelemesi: Japan: economic success and legal system H. Baum (ed) /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Kırca, İsmail Escrow sözleşmesi /

Kayar, İsmail Bankaların yaptığı fazla ödemelerin hukuki niteliği ve iadesi sorunu /

Battal, Ahmet Ticaret sicilinin müspet fonksiyonunun dış görünüş teorisi açısından incelenmesi /

 

BATİDER Cilt 19 Sayı 2 Yıl 1997

Braver, Aleksandar Deniz hukuku ihtilafları hakkında tahkime ilişkin bazı meseleler /

Battal, Ahmet Bankacılık işlemlerinde ispat usulü ve delil sözleşmeleri /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Kubilay, Huriye Uluslararası ticarette taşıma terminali işleticilerinin sorumluluğu hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi üzerine bir inceleme /

Manavgat, Çağlar Denetçilerin zaruri ve müstacel sebeplerle anonim ortaklık genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağırması /

Özkorkut, Korkut Çek hukukunda ödeme için ibraz süreleri /

Güneysu Güngör, Gülin Uncitral model kanun tasarısı ve milletlerarası iflas /

Bahtiyar, Mehmet Sigorta poliçesi genel koşulları /

 

BATİDER Cilt 19 Sayı 3 Yıl 1998

Şehirali Çelik, Feyzan Hayal Patent lisans sözleşmelerinin Roma Antlaşmasının 85. maddesi açısından değerlendirilmesi /

Tercan, Erdal Medeni yargılama hukukunda ikrarın geri alınması /

Küçükgüngör, Erkan Roma hukukunda tahkim (Compromissum) /

Kayıhan, Şaban Yola hazır geminin icradaki durumu /

Karayalçın, Yaşar Milletlerarası tahkimde muhakeme usulü /

Kaplan, Emine Tuncay Eşit veya eşit değerde iş için ücret /

Ünal, Oğuz Kürşat Katılma intifa senetleri /

Battal, Ahmet Kıymetli evrakla borç altına giren tüketicinin korunması /

 

BATİDER Cilt 19 Sayı 4 Yıl 1998

Kitap incelemesi: International trade and investment yazar: Ralph H. Folsom, Michael W. Gordon, John A. Spanogle/

Kaplan, İbrahim Yap-işlet-devret ve yap-işlet finans modelleri ve sözleşmeleri /

Buz, Vedat Gabin halinde edimler arasındaki aşırı oransızlığın giderilerek sözleşmenin ayakta tutulması İsviçre Federal Mahkemesi’nin 26.6.1997 tarihli kararı (BGE 123 III 292 vd) üzerinde düşünceler /

Erten, Rifat ICSID tahkimi /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Tanrıver, Süha Şarta bağlı hüküm kavramı ve verilip verilemeyeceği sorunu /

Tercan, Erdal İcra iflas hukuku açısından eski hale getirme /

Baykal, Murat Yabancı para üzerinden yapılan banka kredi sözleşmelerinde uyarlama sorunu ve yargıtayın yaklaşımı /

Yongalık, Aynur Avrupa komisyonunun sigorta sektörüne ilişkin 21 Aralık 1992 tarih ve 3932/92 sayılı grup muafiyeti tüzüğü /

Türk, Ahmet Bilanço açığını gidermek amacıyla yapılan esas sermaye indirimi /

Kırca, İsmail Tüzel kişiliğin kazanılmasından önce anonim şirket adına yapılan işlemler (TTK 301/II) /

Manavgat, Çağlar Türk hukukunda içerden öğrenen kavramı /

 

BATİDER Cilt 20 Sayı 1 Yıl 1999

Bahtiyar, Mehmet Yargıtay kararları ışığında kambiyo senetlerinde keşide tarihi ve imkansızlığı /

Can, Mertol Kitap incelemesi: Seehandelsrecht, Hans-Jürgen Puttfarken, (Schriftenreihe Recht der internationalen Wirtsvhaft, Band 53), Heidelberg 1997. /

Türk, Ahmet Takip konusu alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle menfi tespit davası açılması /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Arkan, Sabih Yabancı markaların Türkiye’de korunması /

Kırca, Çiğdem Tüketicinin korunması hakkındaki kanun açısından üretici imalatçı olarak Franchise veren /

 

BATİDER Cilt 20 Sayı 2 Yıl 1999

Battal, Ahmet Tacirin iş kanununa tabi bir sözleşmeden doğan cezai şart borcuna TTk 24 (indirim yasağı) uygulanabilir mi? /

Özel, Çağlar Haksız genel işlem koşullarına karşı tüketicinin korunması sorununa bir bakış ve Almanya örneği /

Özbek, Nimet MTO kuralları ışığında yeni bir tahkim türü şartı olarak çok tarflı tahkim (Multiparty Arbitration) /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Özkan, Ömer Türk ve İsviçre anonim ortaklıklar hukukunda özel denetçi atanması /

Arkan, Sabih İşaret ile marka arsında bağlantı ihtimali ve iltibas (karıştırma) tehlikesi /

Zeytin, Zafer Alman Hukukunda zarar kavramı ve gelişimi-I maddi zarar

Yeşilırmak, Ali Yatırım uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin uluslararası merkezin Türk imtiyaz sözleşmeleri üzerindeki yargı yetkisi

 

BATİDER Cilt 20 Sayı 3 Yıl 2000

Yeşilırmak, Ali Yatırım uyuşmazlıklarının tahkim yolu ile çözülmesine ilişkin son gelişmeler /

Erişgin, Nuri Tehlike sorumluluğunda kıyas /

Bozgeyik, Hayri Halka açık anonim şirketlerde kar dağıtımı /

Banakas, Stathis Tüketici sözleşmelerinde haksız koşullar: İngiliz hukukunun Avrupalılaşması /

Sevi, Ali Murat Franchising ilişkisine hakim olan etik kurallar /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Kocaman, Arif B. Banka havalesinde ciro sözleşmesi çerçevesinde verilen ödeme talimatının hukuki niteliği /

Ulusoy, Erol Kira depozitosuna faiz ödenir mi? /

Arkan, Sabih Marka hakkına tecavüz-işaretin markasal olarak kullanılması zorunluluğu /

Kayar, İsmail Cari hesapta faiz /

Ergün, Mevci Sınaî mülkiyet hakları konusunda açılacak hukuk davalarında mahkeme yetkisinin niteliği ve tenfiz /

 

BATİDER Cilt 20 Sayı 4 Yıl 2000

Yayın yoluyla haksız rekabet: İsviçre Federal Mahkeme kararı /

Kitap incelemesi: Die aufteilung der konzernleitung zwischen holding- und managementgesellschaft yazar: Ronald U. Ruepp /

Yeşilırmak, Ali Provisional measures under the brussels convention of 1968 and arbitration /

Türk, Ahmet Müdürlerin temsil ve yönetim yetkileri bakımından hukuki durumu ve anonim ortaklığa ticari mümessil atanıp atanamayacağı sorunu /

Ozanoğlu, Hasan Yönetim danışmanlığı sözleşmesi /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Öcal, Akar Tasfiye memurlarının kollektif şirketin işlerine devam etmesi /

Yanlı, Veliye Alman Ticaret Kanunu’na göre konsolide bilanço düzenleme yetkisi /

Karan, Hakan Denizde eşya taşıma sözleşmesi ile konşimento arasındaki ilişki /

Kırca, Çiğdem İnternette sözleşme kurulması /

Erişgin, Nuri 6570 sayılı gayrimenkul kiraları hakkında kanun’a eklenen geçici madde 7 üzerine /

Kuntalp, Erden Finansal kiralama Kanunu’nun uygulamasında ortaya çıkan bazı önemli sorunlar /

Topçuoğlu, Metin Noter ile iş sahibi (ilgili) arasındaki ilişkinin niteliği /

Kırca, İsmail Adi şirketin temsili ile ilgili iki sorun /

 

BATİDER Cilt 21 Sayı 1 Yıl 2001

Öztürk, Özgür Çekte düzeltme hakkı ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar /

Baykal Uzgören, Ebru İflas davasında depo kararı (emri) /

Akipek, Şebnem Sanal ortamda telif hakları /

Moroğlu, Erdoğan Anonim ortaklığa sermaye olarak taşınmaz mal veya üzerindeki bir ayni hakkın konulması taahhüdünün hukuki sonuçları ve Yargıtay kararları /

Sözer, Bülent Havayolu ile yapılan uluslararası taşımalarda taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen Varşova / La Haye sisteminin tadiline ilişkin 1999 Montreal Sözleşmesi /

Kitap incelemesi: Sözleşme özgürlüğünün sınırlandırılması sorunu çerçevesinde genel işlem şartlarının denetlenmesi. Yazar: Yeşim Atamer /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Arkan, Sabih Avrupa Topluluğu’nda karşılaştırmalı reklamlar /

Deryal, Yahya Yapı kooperatiflerinde payın devri ve kur’a çekme (tahsis) işleminin devre etkisi /

Hacımahmutoğlu, Sibel AT Komisyonu’nun ortaklığın kontrolünü ele geçirme aracı pay alım önerisine ilişkin 13. ortaklıklar hukuku yönerge teklifi üzerine bir inceleme /

Bozer, Ali Zorunlu deprem sigortası /

Karahan, Sami Karar incelemesi: Gerçek kişi unvanlarının korunması ve sessiz kalma nedeniyle hakkın kaybı ilkesi /

Kitap incelemesi: Bankassurance yazar: Schierenbeck, Henner; Hölscher, Reinhold /

 

BATİDER Cilt 21 Sayı 2 Yıl 2001

Karahan, Sami Halka açık anonim ortaklık statüsünün kazanılması /

Özbay, İbrahim Hakem kararlarında gerekçe /

Arkan, Sabih Adi şirket ortağına sözleşmeyle verilen idare yetkisinin kaldırılması ve sonuçları /

Turanboy, Asuman Tasarruf mevduatı sigortasının hukuki niteliği ve kapsamı /

Buz, Vedat İş sahibinin BK. m. 369’a göre eser sözleşmesini feshi /

Bahtiyar, Mehmet Anonim ortaklıkta payların üçüncü kişilere satılması durumunda diğer ortaklara önalım hakkı tanıyan anasözleşme hükümleri ve etkileri /

Bilgili, Fatih Almanya’da sermaye piyasasının hukuki yapısı ve piyasa üzerindeki kamusal denetim /

Moroğlu, Erdoğan Anonim ortaklıkta yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibralarının zamanı, kapsamı ve geri alınması /

Yongalık, Aynur Zorunlu deprem sigortası /

Akipek, Serap Build-operate-transfer model for foreign capital investment in Turkey and its legal analysis /

Suluk, Cahit Tasarımların onarım amaçlı kullanılması /

Kararlar (derleme) /

 

BATİDER Cilt 21 Sayı 3 Yıl 2002

Yongalık, Aynur Ticaret unvanlarındaki yeni gelişmeler – Türk Hukuku açısından bir değerlendirme /

Zeytin, Zafer Alman Hukukunda zarar kavramı ve gelişimi-II:

Baykal, Murat Banka kredi sözleşmesi /

Deliduman, Seyithan Alacaklılar toplanmasının iflas idaresini değiştirmesi (Federal Mahkemenin 17.07.1983 tarihli Kararı: BGE 109 III 87–89) /

Yargıtay Kararları (derleme) /

Memiş, Tekin BGH 21.09.2000 – I ZB 35/98 – Swiss Army Kararı /

 

BATİDER Cilt 21 Sayı 4 Yıl 2002

Arkan, Sabih 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nin 8/III. Maddesi ile ilgili bir inceleme (HGK.’nın 27.2.2002 Tarihli kararının değerlendirilmesi /

Meub, Michael H. Borçlar hukukunda reform: Yeni istisna sözleşmesi hukuku /

Akipek, Şebnem Mesafeli sözleşmelerde tüketicinin korunması hakkında Avrupa birliği direktifi ve Türkiye’nin durumu /

Pulaşlı, Hasan Yeni tüzük hükümlerine göre Avrupa anonim şirketi /

Arı, Zekeriyya Rekabet hukukunda De Minimis kuralları (Hissedilir etki) /

 

BATİDER Cilt 22 Sayı 1 Yıl 2003

Arkan, Sabih 3167 Sayılı Çekle Ödenmelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler /

Topçuoğlu, Metin Franchise sözleşmesinde bağlayıcı kayıtlar ve rekabet hukuku /

Erişgin, Nuri Toplu saklamada saklatanlar arasındaki ilişkiler ve hukuksal sonuçları /

Zeytin, Zafer Alman hukukunda zarar kavramı ve gelişimi III- Manevi zarar olarak “boşa geçen tatil zamanı” /

Demir, Mehmet 4822 Sayılı Kanun ile tüketici sözleşmeleri alanında getirilen yenilikler /

Sevi, Ali Murat Anonim ortaklığın kendi payını devralması üzerine bir inceleme /

Tercan, Erdal 4389 Sayılı Bankalar Kanununa göre, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun ve Tasarruf Mevduatı sahibi alacaklıların, bir bankanın iflası halinde, iflas masasına imtiyazlı alacaklı olarak yazılmaları /

Şenocak, Kemal Geçici sigorta himayesi (geçici güvence) /

Kayıhan, Şaban Anonim ortaklıklarda genel kurul ve internet /

 

BATİDER Cilt 22 Sayı 2 Yıl 2003

Saraç, Tahir Sınaî hakların korunmasında yenilik şartı açısından “Tekniğin Bilinen Durumu” kavramı ve kapsamı /

Aker, Halit Hakim işletme ile bağımlı şirket arasındaki hukuki ilişki ve hakim işletmenin sadakat borcu /

Tercan, Erdal 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra, icra ve iflas kanunu m. 206’ya göre imtiyazlı alacaklar (sıra cetveli) /

Geist, Michael A. Baytların gerçekliği: İnternet çağında ekonomik aktivitelerin düzenlenmesi /

Taşpınar, Sema Adi konkordato hakkında icra ve iflas kanununda yapılan değişiklikler /

Kırca, İsmail Tescilli markanın başvuru eserlerinde yer alması /

Narbay, Şafak Çek kanununda değişiklik yapan 4814 sayılı kanundan önce basılan ya da bastırılan çeklerin hukuki durumu hakkında bir değerlendirme /

 

BATİDER Cilt 22 Sayı 3 Yıl 2004

Karasu, Rauf Limited şirketlerde idare yetkisi olmayan ortakların şirketle rekabet etme yasağı /

Oğuz, Cemal Para ödüncünün haklı sebeple feshi /

Arkan, Sabih Bütçe Kanunu’nda yer alan faize ilişkin düzenlemenin değerlendirilmesi /

Sevi, Nüket Evrim Internet servis sağlayıcılarının hukuki sorumluluğu /

Moroğlu, Erdoğan Anonim ortaklıkta genel kurulun daveti merasimine aykırılığın yaptırımı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uygulaması /

Pulaşlı, Hasan Eski yönetim kurulu üyesinin bilgi alma hakkı var mıdır? İsviçre Federal Mahkemesi’nin 04.04.2003 tarihli (129 II 499) Kararı üzerine düşünceler /

Maulenov, Kassym S. Legal aspects of Attracting Foreign Investments into Kazakhstan /

Karayalçın, Yaşar Tapuda kayıtlı olan ve olmayan taşınmazlarda resmi şekil ve noterler /

Karan, Hakan Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği /

Kırca, İsmail Anonim şirket yönetim kurulu kararlarında takdir yetkisi -özen borcu /

 

BATİDER Cilt 22 Sayı 4 Yıl 2004

Yalçınduran, Türker Barter sözleşmesi /

Honsell, Heinrich İsviçre sorumluluk hukukunda reform çabaları /

Şit, Banu Son değişikliklere göre yabancıların Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmeleri /

Kararlar: Ticari örf ve adet /

Yanlı, Veliye Sermaye piyasası hukuku çerçevesinde bilgiye dayalı manipülasyon sonuçları /

Karasu, Rauf Limited şirketlerde şirketten ayrılan ortaklar için sözleşme ile öngörülen şirketle rekabet etme yasağı /

Şener, Oruç Hami Yatırım fonlarında katılma belgesi sahiplerinin yatırımcıların belgelerini fona iade devir hakkı /

Küçükgüngör, Erkan Spor hukuku uyuşmazlıklarında tahkim ve alternatif çözüm yöntemleri /

Arkan, Sabih Haksız rekabet-gelişmeler-sorunlar /

 

BATİDER Cilt 23 Sayı 1 Yıl 2005

Bilge, Mehmet Emin Markanın yaygın bir ad haline gelmesi /

Can, Mertol Sigorta ettirenin sigorta primini ödeme borcunu ifada temerrüde düşmesinin sonuçları /

Türk, Hikmet Sami Türk Ticaret Kanunu niçin yenileniyor? /

Şenocak, Kemal Ticari işletme hukuku: Yargıtay kararları /

Pulaşlı, Hasan Yöneticilerin ücretlerinin açıklanma yükümü /

Çeker, Mustafa Halka açık anonim ortaklıklarda pay sahiplerinin şirketten çıkma hakkı /

Atamer, Yeşim M. TKHK m. 9/A ve mesafeli sözleşmelere ilişkin uygulama usul ve esasları hakkında yönetmelik’in AB mevzuatı uyumuna ilişkin görüş ve değişiklik önerileri /

Karayalçın, Yaşar Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü’nde üç dönem /

Bilimin hizmetinde 50 yıl /

Karayalçın, Yaşar Açış konuşmaları /

Kırman, Ahmet Açış konuşmaları /

Arslan, Ramazan Açış konuşmaları /

Sayhan, İsmet Anonim şirketlerde aktiflerin pasifleri karşılayamamasının sonucu olarak iflas ve iflasın ertelenmesi /

 

BATİDER Cilt 23 Sayı 2 Yıl 2005

Küçükgüngör, Erkan Anglo-Amerikan hukukunda Trust kavramı, Trust’un tarihi gelişimi ve Roma Hukukuna dayanan Kıta Avrupası Hukuku bakımından değerlendirilmesi /

Karayalçın, Yaşar Hukukda metod-şeref ve haysiyetin korunması- teşhir politikası-ceza adaleti /

Güçer, Sülün UNIDROIT Uluslararası ticaret sözleşmelerinin genel ilkeleri /

Ulaş, Işıl Uygulamacı gözüyle Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na bakış /

Türk Ticaret Kanunu Tasarısı hakkında görüş /

Özkorkut, Korkut Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim şirketlerin denetiminde yeni bir dönem: Bağımsız denetleme kuruluşları, serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler /

Karasu, Rauf Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim şirketlerde pay sahibinin bilgi alma hakkı /

Narbay, Şafak Türk Hukukunda hukuki mütalaanın önemi ve niteliği /

 

BATİDER Cilt 23 Sayı 3 Yıl 2006

Kaplan, İbrahim Bankaların gözetimi, denetimi ve hukuki sorumluluk /

Tiftik, Mustafa Borç sözleşmelerinin iptali /

Karakaş, Tülay Tarihsel açıdan malvarlığı zararı ve bu zararın belirlenmesi /

Yıldız, Burçak AT ve İngiliz hukuk sistemlerinde şirketlerin ehliyeti (“Ultra Vires” ilkesi) /

Manavgat, Çağlar Bankacılık Kanunu hükümlerine göre Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun halka açık anonim ortaklıklarda varlık-aktif satışı yetkisi ve sermaye piyasasına etkisi /

Ateş, Mustafa Fikir ve sanat eserlerinin kamuya sunulması: alenileşmemiş ve yayımlanmamış eserler fikri hukuka göre korunamaz mı? /

Hacımahmutoğlu, Sibel Ortaklığın kontrolünün pazarı teorisi ve ortaklık yöneticileri üzerindeki etkileri /

Okat, Günce Çakır An overview of standby letters of credit and demand guarantees /

Kırca, İsmail İbra kararının geri alınması ve Bankacılık Kanunu’nun 133. Maddesi uyarınca açılacak sorumluluk davalarında ibranın iptali /

Şehirali Çelik, Feyzan Hayal Patent sisteminin işlevleri ve bu işlevlerin etkinliğini sağlayan yasal düzenlemeler /

 

BATİDER Cilt 23 Sayı 4 Yıl 2006

Deryal, Yahya 21.04.2004 Tarih ve 5146 Sayılı kanun değişikliği sonrasında kooperatiflere ortak olabilecek tüzel kişiler /

Tekinalp, Ünal Erişim Hakkı /

Moroğlu, Erdoğan Bankaların ihtiyari birleşmesi /

Özkök-Çubukçu, Dilek Şirketler hukuku ve vergi hukuku yönünden sınırötesi şirket hareketliliği ve Avrupa şirketi /

Akdağ-Güney, Necla Banka gabine maruz kalabilir mi? İktisat Bankası’nın gabine maruz kaldığına dair iddiasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin kararları çerçevesinde incelenmesi /

Karakaş, Tülay Tatildeki dinlenme olanağından yoksun kalınması /

Büyüksağiş, Erdem Eşya hukukuna ilişkin hükümlerin kısmi revizyonunu öngören İsviçre Medeni Kanunu Ön-Tasarısı’nda taşınmaz malikinin sorumluluğu /

Manavgat, Çağlar Payları borsada işlem gören anonim ortaklıklarda ortağın pay blokaj yükümlülüğü /

Ateş, Mustafa Copyright and related rights protection under the TRIPs agreement /

Tüysüz, Mustafa Geleneksel kültürel eser sahiplerine eserleri üzerinde fikri hak tanıma /

Özdamar, Mehmet Ticaret sicili memurunun tek başına yaptığı işlemlerden dolayı başvurulması gereken yargı yolu /

Uyan, Göktürk “Vakıflarda üyelik olmaz”: Medeni kanun hükümlerine göre kurulan vakıflarda kanuni tipe özgü örgütlenme modeli ve MK Md. 101/3 hükmü üzerine bir değerlendirme /

Hızır, Serdar Gemi alacaklısı hakkının bahşettiği bir imkan olarak rehnin paraya çevrilmesi suretiyle takip usulü /

Pulaşlı, Hasan Türk Ticaret Kanunu Tasarısına göre anonim şirketlerde sermaye artırımı /

Dinç, İlhan Mandatory tender offers under the communique serial IV, No: 8 by Capital Markets Board of Turkey /

Tekinalp, Ünal Kitap incelemesi: BGB-Kommentar, Herausgegeben von Hanns Prüttig, Gerhard Wegen, Gerd Weinreich,-(Luchterhand, Neuwied 2006, 3124 s.) /

Demirkapı, Ertan Kitap incelemesi: Die GmbH und ihre Reform-Perspektiven aus der Praxis. Von Peter Forstmoser, Herbert Wohlmann, Lukas Handschin, Jürg M. Schwarz, Chiristian J. Meier Schatz /

 

BATİDER Cilt 24 Sayı 1 Yıl 2007

Karayalçın, Yaşar Ticaret Kanunu Tasarısı’nın başlangıç ve tacire ilişkin hükümleri /

Ulaş, Işıl İşlenme eser türü olan çeviri eserde kamuya sunma hakkı /

Pulaşlı, Hasan Anonim şirketler hukukunda CEO’nun hukuki durumu /

Doğan, Beşir Fatih Marka hukukunda kullanım sonucu ayırt edici güç kazanma /

Atamer, Yeşim M. Tüketici satım sözleşmelerine ilişkin TKHK m. 4 -Eleştiriler ve revizyon teklifleri /

Topaloğlu, Mustafa Konut finansman sisteminde Mortgage sigortası /

Mamak, Kemal Finansal holding şirketleri /

Şehirali Çelik, Feyzan Hayal Hukukun ekonomik gerçekliğe yanıtı: Tek kişilik şirketler /

Kocaağa, Köksal Borçlanılan edimin ifası kuralının bir istisnası olarak ifa amacıyla edim /

 

BATİDER Cilt 24 Sayı 2 Yıl 2007 (Seza Reisoğlu’na Armağan Sayısı)

Şehirali Çelik, Feyzan Hayal Ulusal düzenlemeler ile topluluk hukuku sınırında altın paylar /

Kortunay, Ayhan Tüketici sözleşmelerindeki yetki şartına dair Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nın (ATAD) kararı ve Türk hukuku bakımından bazı çıkarsamalar /

Arkan, Sabih Mimari eserlerde malik ile mimarın hak ve menfaatlerinin dengelenmesi /

Halatçı, Ülkü Dünya Ticaret Örgütü Paneli’nin Türkiye’nin Pirinç İthalatında Uyguladığı Önlemlere İlişkin Kararı’nın değerlendirilmesi /

Aral, Fahrettin Teminat mektuplarında lehdar ile muhatap ve lehdar ile banka arasındaki hukuki ilişki /

Tekinalp, Ünal Türk Ticaret hukukunda küresel bir açılım: IFRS/TMS-TFRS /

Çelebican, Gürgan Avrupa Birliği’nde kredi kurumları tek pazarının oluşumu /

Pulaşlı, Hasan Şirket satın alma ve birleşmelerinde işletme değerlemesi ve due diligence /

Saraç, Tahir Transit geçen mallar marka hakkına tecavüz oluşturur mu? /

Kırman, Ahmet Mali yükümlülüklerin finansal sisteme etkisi üzerine belirlemeler /

Ulaş, Işıl Sigortacılıkta tahkim /

Yazoğlu, Füsun Tuncel Banka kredi sözleşmelerinde faiz /

Baklacı, Pınar Enerji Şartı Antlaşması’na göre uyuşmazlık çözüm yolları /

Yılmaz, Ejder Banka tasfiyelerinde iflas idaresi /

Kırca, İsmail “Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 2007/12362 Sayılı Kararı’nın değerlendirilmesi /

Karakaş, Tülay Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde mülkiyet hakkı ve kira sözleşmesi /

Çelik, Nuri İşyeri gerekleri sebebiyle iş sözleşmesinin feshinde işverenin geçerli sebebi ispatlama ve çıkarılacak işçinin seçiminde objektif davranma yükümlülüğü -karar incelemesi- /

Manavgat, Çağlar Anonim ortaklıklarda kurumsal yönetimde kamunun işlevi /

Reisoğlu, Safa Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin bir kısım sorunlar /

Korkut, Ömer Bir markanın web sitelerinde yönlendirici kod (Meta Tag) olarak kullanılması sorunu /

Keskin, Ekrem Lizbon Kriterleri, Türkiye ekonomisi ve rekabet gücü /

 

BATİDER Cilt 24 Sayı 3 Yıl 2008

Bozkurt Yüksel, Armağan Ebru İspat hukuku bakımından kambiyo senetleri /

Arı, Zekeriyya Avrupa Topluluğu rekabet hukukunda teşebbüslere verilen yüzde ona kadar para cezasının tespitine ilişkin son gelişmeler /

Demirkapı, Ertan İsviçre Borçlar Kanunu’nda limited ortaklıklar hukuku alanında yapılan yeni düzenleme /

Çoştan, Hülya Türk Ticaret Kanunu Tasarısı hükümlerine göre birleşme, bölünme ve tür değiştirmede özel hak sahiplerinin korunması /

Atamer, Kerim 2002 Atina Sözleşmesi’nde ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi /

Parlak, Şafak Roaming Sözleşmesi /

Özdamar, Mehmet Alman hukukunda sigorta ombudsmanlığı /

Möllers, Thomas M.J. Sermaye Piyasası hukukunda düzenleme ve denetimde etkinlik amprik ve ekonomik argümanların özel, ceza ve kamu hukuku yaptırımlarına gerekçe olarak kullanılması /

Ulaş, Işıl Yolcuların bedeni zararlarında sigortacıların sıralamalı sorumluluğu sorunu /

Korkut, Ömer Ticaret unvanı kullanımıyla marka hakkına tecavüz hakkında bir inceleme /

Tekinalp, Ünal Türk Ticaret hukukunu ticari işletme bağlamında yeniden düşünmek /

Pulaşlı, Hasan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre oy hakkındaki imtiyazın sınırı ve etkisiz olduğu haller /

Zeytin, Zafer Milletlerarası mal satımına ilişkin sözleşmeler hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın (CISG) uygulama alanına ilişkin bir inceleme /

Şehirali Çelik, Feyzan Hayal İngiliz ve Alman patent uygulamaları örneğinde Avrupa patentlerinin koruma kapsamında belirlenmesi /

Karasu, Rauf Üç boyutlu biçim ve hareket markaları /

 

BATİDER Cilt 24 Sayı 4 Yıl 2008

Can, Mustafa Erdem Avrupa Birliğin’de malların serbest dolaşımı ve üye ülkeler arası ticarette miktar kısıtlamaları /

İnceoğlu, M. Murat Yargıtay kararları ışığında sözleşmeye aykırılıktan doğan manevi tazminat talepleri /

Keskin, A. Dilşad Hukuki açıdan finansal türev araç kavramı /

Bozkurt, Tamer Vergi yükümlülüğü – vergi sorumluluğu kavramları çerçevesinde anonim şirketlerde tek başına temsil ve ilzama yetkili olanların (Özellikle murahhas azaların) vergisel sorumluluğu /

Canbolat, Ferhat Banka garantisinin veya banka garantisinden doğan alacağın haczi sorunu /

Coştan, Hülya İtalyan şirketler hukukunun ve 2003 tarihli İtalyan sermaye şirketleri hukuku reformunun genel hatları /

Akkan, Çiğdem Daniş Acentenin müvekkili mahkemede temsil etme yetkisi /

Erişir, Evrim Ticari işletmenin devrinde istihkak ve tasarrufun iptali davaları arasındaki ilişki /

Kaya, Mustafa İsmail Türk Ticaret Kanunu tasarısına göre acentenin ücrete hak kazandığı haller ve ücrete hak kazanma zamanı /

Ulaş, Işıl Rehin ve sigorta ilişkisi /

 

BATİDER Cilt 25 Sayı 1 Yıl 2009

Teoman, Ömer Kredi kartı uygulaması açısından tüketicinin (kart hamilinin) korunması /

Atamer, Kerim Alman-Türk hukukunda gemilerin bayrak çekme zorunluluğu, gemi siciline kayıt ve hükümlerin uygulama alanı /

Güçer, Sülün Tahkim yargılamasında gündeme gelen rekabet hukuku uyuşmazlıkları /

Akil, Cenk İflasın ertelemesinde muhafaza tedbirleri -özellikle kayyımlık- /

Arkan, Sabih 5833 Sayılı kanun ile 556 Sayılı KHK’da yapılan değişiklikler /

Şenocak, Kemal Haksız rekabet açısından boykot /

Pulaşlı, Hasan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğü ve müteselsil sorumluluğu /

 

BATİDER Cilt 25 Sayı 2 Yıl 2009

Keskin, Harun Sermaye Azaltımının Esnekleştirilmesi:”Kayıtlı Sermaye Azaltımı” İçin Bir Öneri /

Yılmaz, Asuman Karar İncelemesi: İsviçre Federal Mahkemesi’nin “Swissair Kararı” /

Teoman, Ömer Çek Hukukunda 5838 Sayılı Yasa ile Yapılan Değişiklikler /

Kendigelen, Abuzer Türk Ticaret Kanunu Tasarısında İntifa Senetleri /

Pulaşlı, Hasan Limited Şirketler Hukukundaki Güncel Gelişmeler ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısındaki Bazı Sorunlar /

Kalpsüz, Turgut Hakem Kararlarının İcrası /

Şenocak, Kemal Toplumda Tanınmışlık Düzeyine Erişmiş Markanın Farklı Mal veya Hizmetlere İlişkin Korunması (556 sayılı KHK m. 8/IV) /

Şenocak, Kemal Takseli sigorta /

Bozgeyik, Hayri Bağlı Nama Yazılı Payların Miras Yoluyla İntikalinde Satın Alma Hakkının Kullanılmasına İlişkin Bazı Sorunlar /

Ulaş, Işıl Sigortacılıkta güvence hesabı /

Aker, Halit Türk Ticaret Kanunu Madde 14 Hakkında Bazı Düşünceler ve Yeni Bir Tacir Türü “Hakim Teşebbüs” /

Tarman, Zeynep Akdî Borç İlişkilerine Uygulanacak Hukuk Hakkındaki Roma I Tüzüğü /

Şenocak, Zarife Miras Hukukunda Sağ Kalan Eşin Aile Konutunun ve Ev Eşyasının Özgülenmesini Talep Hakkı /

Bozkurt Yüksel, Armağan Ebru Fikri Mülkiyet Uyuşmazlıklarında Tahkim /

 

BATİDER Cilt 25 Sayı 3 Yıl 2009

Kendigelen, Abuzer Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın çeke ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi /

Özkorkut, Korkut 1522. Madde açısından Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın küçük ve orta ölçekli işletmelere bakışının değerlendirilmesi /

Kortunay, Ayhan Alman limited şirketler hukukundaki yeni gelişmeler ve Türk hukukuna yönelik bazı tespitler /

Teoman, Ömer Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim ortaklıkta pay sahibinin oy hakkı /

Yongalık, Aynur Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın “Ticaret Şirketlerinin Tüzel Kişiliği Bulunmayan Bir Ortaklık Yapısı ile İşlettikleri Ticari İşletmelerin Ticaret Sicillerine Tescili Hakkında Tebliğ”i (İç Ticaret: 2009/2) hakkında hukuki değerlendirme /

Bozgeyik, Hayri Fikir ve sanat eserlerinde hususiyet /

Turan, Gökçen Dünya Bankası Bünyesindeki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümüne Dair Uluslararası Merkez’in tahkim kuralları uyarınca tahkimin işleyişi /

Aydoğan, Fatih Federal Almanya’da Limited Şirketler Kanunu’nda (GmbHG) yapılan değişiklikler-yenilikler (MoMİG) /

Şenocak, Kemal Tescilli markanın aynısının ve benzerinin alan adı (Domain name) olarak kullanılması suretiyle marka hakkının ihlali /

Aker, Halit Avusturya İşletmeler Kanunu’nun ticari işletme ve şahıs şirketleri hukuku alanında getirdiği yenilikler /

 

BATİDER Cilt 25 Sayı 4 Yıl 2009 (Reha Poroy anısına armağan)

Battal, Ahmet Tanınmış marka pratiği hakkında bazı düşünceler /

Şenocak, Kemal Karayolları Trafik Kanunu’na göre mağdurun doğrudan doğruya sigortacı karşısındaki alacak hakkı /

Kaplan, İbrahim Tüzel kişiliğe sahip ticaret ortaklıklarında perdenin kaldırılması talepli hukuki sorumluluk davaları /

Sirmen, Lale Banka kredi kartı hamillerinden yıllık kart ücreti alınmasına ilişkin sözleşme hükmünün yargısal denetimi /

Pulaşlı, Hasan Tek ortaklı anonim şirkette yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ve İsviçre Federal Mahkemesi’nin buna ilişkin üç kararı /

Özer, Işık Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim şirket genel kuruluna elektronik ortamda katılım /

Şit, Banu Yargıtay kararlarında Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun zaman bakımından uygulanması ve hukuk seçim sorunu /

Akıntürk, Esen İki taraflı yatırım antlaşmaları hakkında genel bir inceleme /

Korkut, Ömer İsviçre Federal Mahkemesi’nin anonim şirket yönetim kurulu kararlarının butlanına ilişkin bir kararının (133 III 77) değerlendirilmesi /

Teoman, Ömer Yürürlükteki hukukumuza ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim ortaklık genel kurul toplantılarına katılmak zorunda olanlar /

Yasaman, Hamdi Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nda hakimin genişleyen rolü /

Pınar, Hamdi Yönetim Kurulu üyelerinin şirketler hukuku açısından rekabet ihlallerinden dolayı hukuki sorumluluğu /

Tekinalp, Ünal Genel Kurul Kararlarının Butlanında Anonim Ortaklığa Özgü Sebeplerin Kabulü İhtiyacı /

Atamer, Kerim Bağlama kütüğü: Yasama amacı, uygulama alanı ve özel hukuk kurallarına etkisi /

Tekinalp, Ünal Reha Poroy için /

Yılmaz, Asuman Şirketler topluluğu uygulamasında himaye beyanları ve bu beyanların Türk Ticaret Kanunu Tasarısı M. 209 hükmü açısından değerlendirilmesi /

Erdem, Ercüment H. Yoğunlaşmaların kontrolünde taahhüt ve şartlı izin /

Kubilay, Huriye Sigorta acenteleri zorunlu mesleki sorumluluk sigortası hakkında bir değerlendirme /

Bozer, Ali Poroy’un ardından: Les Relations entre la Turquie et l’union européenne plus particulièrement depuis le 14 Avril 1987, la Date de la Presentation de la Demande d’adhésion de la Turquie /

Helvacı, Mehmet Çek Kanunu Tasarısı’nın genel olarak değerlendirilmesi /

 

BATİDER Cilt 26 Sayı 1 Yıl 2010

Akın, Murat Yusuf İsviçre Hukuku örneğinde Türk Medeni Kanunu Madde 47/II ile Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Madde 353 üzerine düşünceler /

Yongalık, Aynur Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na (m. 124–133) Türk Ticaret Kanunu (m. 136-145) ile karşılaştırmalı bakış ve değerlendirme /

Demir, Mehmet Eczacılık mesleğinin hasta hakları ve rekabet hukuku açılarından değerlendirilmesi /

Tarman, Zeynep 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca yabancılık unsuru taşıyan akdi borç ilişkilerinde hukuk seçimi /

Yüksel, Hilmi Lean thinking in legal systems /

Kırca, İsmail Çekin ibraz edildiği şube muhatap bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarı ödemelidir! /

Scäfer, Hans-Bernd Hukuk ve ekonomi yaklaşımı çerçevesinde Türk sözleşme hukukunda ekonomik imkânsızlık /

Möllers, Thomas M.J. Rating (derecelendirme) kuruluşlarının regüle edilmesi – Avrupa ve Amerikan hukukunda rating kuruluşları hakkında yeni düzenlemeler /

 

BATİDER Cilt 26 Sayı 2 Yıl 2010

Süzel, Cüneyt Kısmen veya tamamen deniz yoluyla eşyanın milletlerarası taşınması sözleşmelerine ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ( Rotherdam Kuralları) /

Dinç, İlhan Sermaye Piyasası Kurulu’nun seri: IV no: 44 sayılı tebliği kapsamında çağrıda bulunma yükümlülüğüne ilişkin son gelişmeler /

Poroy, M. Akif Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin idare ve temsil yetkisinin devri ve şirketin vergi borcundan sorumluluğunun 213 ve 6183 sayılı kanunlar kapsamında değerlendirilmesi /

Aktaş, M. Murat Seri: I No: 36 sayılı tebliğ ve türk hukukundaki ilk uygulaması beraberinde oydan yoksun paylar /

Tarman, Zeynep 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca yabancılık unsuru taşıyan akit dışı borç ilişkilerinde hukuk seçimi /

Çağlar, Hayrettin Anonim şirketlerde ayni sermayeye değer biçilmesi /

Günay, Barış Kurtarma hukukunda sualtı kültür varlıkları /

 

BATİDER Cilt 26 Sayı 3 Yıl 2010

Teoman, Ömer Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın Anonim Ortaklık Yönetim Kuruluna İlişkin Bazı Hükümlerin Değerlendirilmesi /

Kortunay, Ayhan Rekabet Hukuku Açısından Birleşme ve Devralmalarda Erken Başlama (Gun Jumping) Sorunu /

Sirmen, Sedat Türk Kanunlar İhtilafı Hukukunda Zarar Sigortaları Kapsamına Giren Milletlerarası Unsurlu Sigorta Akitlerine Uygulanacak Hukuk /

Ekecik, Şükran Cebri Satışlarda Katma Değer Vergisi /

Özden, Selin Karşılaştırmalı Hukukta Salt Malvarlığı Zararları /

Küçükgüngör, Aslı Banka Hukukunda Hâkim Ortak Kavramı ve Hâkim Ortakların Hukuki Durumu /

Tercan, Erkan İşleme Dayalı Yapay Piyasa Oluşturma (Manipülasyon) Suçu ve Bu Suçla İlgili Hareketin Elverişliliği Tartışması /

2007 Enkaz Kaldırmaya Dair UluslararasıNairobi Konvansiyonu /

 

BATİDER Cilt 26 Sayı 4 Yıl 2010

Teoman, Ömer: Anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin müzakerelere katılma yasağına (TTK 332) aykırılığın yaptırımı nedir? /

Atamer, Yeşim M./ Kerem Cem Sanlı: Kredi kartı faizleri ve yıllık ücretleri örneğinde fiyat denetimi ve sınırları /

Atamer, Kerim:  Sources of Roman maritime law in the digest /

Topçuoğlu, Metin:  Yeni Çek Kanunu çerçevesinde çeklerde gerçek kişilerin temsili ve temsilin sonuçları /

Şit, Başak: Bankaların çek ödemeleri dolayısıyla kredi sınırlarının aşılması /

Oruç, Murat: Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na göre anonim ortaklıkta imtiyazların korunması /

Şit, Başak / Murat Gürel: Yeni Türk Ticaret Kanunu ile Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a ilişkin TBMM Genel Kurul görüşmelerinde verilen önergeler ve gerekçeleri /

 

BATİDER Cilt 27 Sayı 1 Yıl 2011

Oruç, Murat: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Ortaklıktan Haklı Sebeple Fesih İstemine Bağlı Çıkarılma /

Çamoğlu, Ersin: Banka Yönetim Kurulu Üyelerinin İflâsının Koşulları /

Çelik, Aytekin: Faydalı Model Belgelerinin Hükümsüzlüğü /

Atamer, Kerim: Yeni Türk Ticaret Kanunu Uyarınca “Zarar Sigortaları”na Giriş /

Kurt, Leyla Müjde: Eser Sözleşmelerinde Süre Uzatımı /

 

BATİDER – Cilt: XXVII – Sayı:1 – Mart 2011

BANKA VE TİCARET HUKUKU DERGİSİ

Yayımlayan

BANKA VE TİCARET HUKUKU ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ

(Türkiye İş Bankası A. Ş. Vakfı)

BATİDER – Cilt: XXVII – Sayı:1 – Mart 2011
M a k a l e l e r

Dr. Ersin Çamoğlu, Profesör

Banka Yönetim Kurulu Üyelerinin İflâsının Koşulları……………………………. 5-17

Dr. Kerim Atamer, Doçent

Yeni Türk Ticaret Kanunu Uyarınca “Zarar Sigortaları”na Giriş………….. 21-106

Dr. Aytekin Çelik, Araştırma Görevlisi

Faydalı Model Belgelerinin Hükümsüzlüğü………………………………………… 109-153

Leyla Müjde Kurt, Araştırma Görevlisi

Eser Sözleşmelerinde Süre Uzatımı…………………………………………………….. 157-206

Murat Oruç, Avukat

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim

Ortaklıktan Haklı Sebeple Fesih İstemine Bağlı Çıkarılma……………….. 209-233

K a r a r l a r – S e ç i l m i ş  M e v z u a t

Murat Gürel, Araştırma Görevlisi……………………………………………………………… 237-263

Dr. Başak Şit, Araştırma Görevlisi…………………………………………………………….. 265-268

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları (2009-2011)……… 269-270

Çek Kanunu

5941 sayılı Çek Kanunu, 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayınlarak, yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

ÇEK KANUNU

Kanun No. 5941                                                                                                                                                                                           Kabul Tarihi: 14/12/2009

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine, çek düzenlenmesine, kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin esaslar ile çekin karşılıksız çıkması ve belirlenen diğer yükümlülüklere aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanacak yaptırımları belirlemektir.

(2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.

Bankanın araştırma yükümlülüğü, çek hesapları ve çek defterleri

MADDE 2 – (1) Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.

(2) Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adlî sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması hâlinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri ile ilgili olarak Türkiye’de bir adres bildirmek zorundadır. Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması hâlinde, çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri, talebi hâlinde hamile verilir.

(3) Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir.

(4) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmez.

(5) Çek defterleri bankalarca bastırılır.

(6) Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşü alınarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de yayımlanacak tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılır. Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının kullanılması gerekir. Çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alır.

(7) Çek defterinin her bir yaprağına;

a) Çek hesabının numarası,

b) Çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı,

c) Çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı,

ç) Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası,

yazılır.

(8) Tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadı, düzenlenen çek üzerine açıkça yazılır.

(9) Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.

(10) Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya da mevduat veya katılım fonu zamanaşımı süresinin dolması üzerine kapatılabilir. Çek hesabı kapatıldıktan sonra, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edilen çekler karşılıksızdır işlemine tabi tutulur.

(11) Esnaf ve sanatkâr odalarına kayıtlı olanlardan, tacir kişilere özgü çek hesabı açtıranlar hakkında bu Kanunun tacirlere ilişkin hükümleri uygulanır.

İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası

MADDE 3 – (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.

(2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.

(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için;

a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,

1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya üzerinde ise altıyüz Türk Lirası,

2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının altında ise çek bedelini,

b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,

1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı altıyüz Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,

2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak altıyüz Türk Lirasını,

ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

(4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.

(5) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil, kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre işlem yapılır.

(6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil kısmî ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.

(7) Banka;

a) Çekin karşılığının hesapta bulunmasına rağmen hamiline ödenmesinin geciktirilmesi,

b) Kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin geciktirilmesi,

hâllerinde, çek hamiline, her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder. Bu hâllerde 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanmaz.

(8) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.

Bankaların bildirim yükümlülüğü

MADDE 4 – (1) Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar  tarafından, dönemler  itibarıyla, Gelir İdaresi Başkanlığına  elektronik ortamda bildirilir. Bildirim dönemleri ve süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşleri alınarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenir.

(2) Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait kabul edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

(3) Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.

Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı

MADDE 5 – (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

(2) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.

(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.

(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.

(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci  maddesine  göre  derhal  tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılır.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.

(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.

(8) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

(9) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan soruşturma veya kovuşturma neticesinde;

a) Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,

b) Mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine,

karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.

(10) Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına yapılan itirazın kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da sekizinci fıkradaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenir.

(11) Birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ön ödemeye ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 297 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tebliğnamenin tebliğine ilişkin hükümler uygulanmaz.

Etkin pişmanlık ve yasak kararının kaldırılması

MADDE 6 – (1) Karşılıksız kalan çek bedelini, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında;

a) Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,

b) Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,

c) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,

karar verilir.

(2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kişi, mahkûm olduğu adlî para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı ödemediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.

Diğer ceza hükümleri

MADDE 7 – (1) Tacirin ticarî işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlisi hakkında elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

(3) 2 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı olarak bankaya gerçek dışı beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Beyanname almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak, talebe rağmen, karşılıksızdır işlemi yapmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(5) Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının hesapta mevcut olmasına rağmen, hamile ödemede bulunmayan ya da bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarı hamile ödemeyen banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(8) Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri basanlar ve bastıranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

(9) Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(10) 2 nci maddenin, sağlanması ve saklanması gereken bilgi ve belgelere ilişkin hükmüne aykırı hareket edilmesi veya çekin karşılıksız çıkması dolayısıyla hamili tarafından talep edilmesi üzerine düzenleyicinin banka kayıtlarındaki adreslerinin kendisine verilmemesi hâlinde, ilgili bankaya Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Hesaben ödeme

MADDE 8 – (1) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka bir kuruluş aracılığıyla da kullanabilir.

(2) Hesaben ödeme sisteminin kuruluş ve işleyişi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazete’de yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

(3) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.

(4) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dâhil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 9 – (1) 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçiş hükümleri

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde, 2 nci maddeye göre yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.

(2) Bankalar, 1/7/2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

(3) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır.

(4) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan suçtan dolayı açılmış olan davalar bakımından asliye ceza mahkemesinin görevi devam eder.

(5) 31/12/2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.

(6) Bu Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak bildirimler, 1/7/2010 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.

(7) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kurulmuş olan Bankalararası Takas Odaları Merkezi, bu Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar faaliyetlerine devam eder ve yeni kurulacak tüzel kişiliğe herhangi bir işleme gerek kalmaksızın devrolunur. Yeni kurulacak tüzel kişilik bu devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan suçtan dolayı, 1/11/2009 tarihi itibarıyla, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;

a) Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması sonucunu doğurmaz.

b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir.

(2) Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010 tarihine kadar düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır.

(3) Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez.

(4) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.

(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.

(6) Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen veya durdurulan kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.

Yürürlük

MADDE 10 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

559 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Bakanlar Kurulundan

Resmi Gazete: 27.06.1995 Sayı :22326 (Asıl) Düstur Tertip:5 Cilt: 34 Sahife:0717

TÜRK TİCARET KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Karar Tarihi: 24.06.1995

Karar No: 559 KHK

6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılması; 8/6/1995 tarihli ve 4113 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak,Bakanlar Kurulu’nca 24/6/1995 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Madde 1- 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 26- Ticaret ve Sanayi Odası veya Ticaret Odası bulunan yerlerde bir ticaret sicili memurluğu kuruludur.Oda olmayan veya yeterli teşkilatı bulunmayan odaların olduğu yerlerde ticaret sicil işleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca tesbit edilecek o il dahilindeki yeterli teşkilata sahip odalardan birinin ticaret sicili memurluğu tarafından yürütülür.

492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınan ticaret sicili harçlarının bütçeye gelir kaydedilen kısmının yarısı ilgili odaya gelir kaydedilir.

Ticaret sicili memurluğunun kurulmasında aranacak şartlar ile odalar arasında sicil işlemleri konusunda gerekli işbirliğinin sağlanmasına ilişkin esaslar,Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”

Madde 2- 6762 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“II Yönetim:

Madde 27- Ticaret sicilinin yönetimi,Sanayi ve Ticaret Bakanlığının uygun görüşü alınarak ilgili oda meclisi tarafından atanan bir sicil memuruna aittir.Sicil memurluğunun iş hacmine göre aynı usulle yeteri kadar yardımcı görevlendirilir.

Ticaret sicili memuru ve yardımcıları ile diğer personeli,görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Devlet memuru gibi cezalandırılır ve bunlara karşı işlenmiş suçlar Devlet Memurlarına karşı işlenmiş sayılır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı,Ticaret sicili memurluklarının faaliyetlerini her zaman denetlemeye ve gerekli tedbirleri almaya yetkilidir.Ticaret sicili memurlukları,adıgeçen Bakanlıkça alınan tedbir ve talimatlara uymakla yükümlüdür.”

Madde 3- 6762 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 28- Ticaret sicili memurluğunun teşkilatı,sicil defterlerinin nasıl tutulacağı,tesbit mecburiyetinin nasıl yerine getirileceği,sicil memurlarının kararlarına karşı itiraz yolları,sicil memur ve yardımcıları ile diğer personelde aranacak şartlar,disiplin işleri ve bu hususla ilgili diğer esas ve usuller bir tüzükle düzenlenir.”

Madde 4- 6762 sayılı Kanunun 272 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 272- Özel kanunlarda aksine hüküm olmadıkça esas sermaye miktarı beşmilyar Türk lirasından aşağı olamaz.Bu miktar Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabilir.”

Madde 5- 6762 sayılı Kanunun 274 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 274- Anonim şirketlerinin muameleleri,bir tüzük ile tayin olunacak şekilde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ticaret müfettişleri tarafından denetlenir.Denetim,bilançonun açıklık ve doğruluk esaslar çerçevesinde yapılacak incelemeyi de kapsar.Diğer bakanlık ve kuruluşlarca anonim şirketleri ilgilendiren konularda düzenleme yapılması halinde,Bakanlığın uygun görüşü alınır.Bakanlık,bu Kanunun ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin tatbikatıyla ilgili olarak tebliğler çıkarmaya yetkilidir.Ticaret sicili memurlukları tebliğ hükümlerine uymakla yükümlüdür.

Kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya kamu düzenine aykırı işlemler ve faaliyetlerde bulunduğu anlaşılan şirketler aleyhine özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca fesih davası açılabilir.

Bu Kanunun 297 ve 378 inci maddeleri uyarınca anonim şirketlerin genel kurul toplantılarına katılacak komiserlerin nitelikleri,genel kurul ile ilgili görev ve yetkileri Bakanlıkça bir yönetmelikle tesbit edilir. Bakanlık komiserlerinin yol giderleri ve zaruri masrafları Bütçe Kanunun (H) cetvelinin (B) bendi ile tesbit edilen Devlet memurlarına ödenen en yüksek yurt içi günlük harcırah tutarının üç katını geçmemek üzere şirket tarafından karşılanır.Şirket tarafından ödenecek ücret ve yolluk miktarları ve bunların ödenme şekli yönetmelikte gösterilir.”

Madde 6- 6762 sayılı Kanunun 285 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Esas sermayeye tekabül eden payların muvazaadan ari olarak tamamen taahhüt edilmiş olması şarttır.”

Madde 7- 6762 sayılı Kanunun 300 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kuruluş umumi heyetinin yapılmasından sonra 15 gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur.”

“4. Esas sermayesinin miktarı,ödeme suret ve şartları ve hisse senetlerinin itibari kıymeti;”

Madde 8- 6762 sayılı Kanunun 396 ncı maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Esas sermaye hiç bir suretle bu Kanunun 272 nci maddesi ile belirlenen asgari sermaye miktarından aşağı indirilemez.”

Madde 9- 6762 sayılı Kanunun 507 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 507- Limited şirketin esas sermayesinin en az beşyüzmilyon Türk Lirası olması şarttır.

Ortakların koyacakları sermaye birbirinden farklı olabilir.Ancak ortakların koyacakları sermayenin en az yirmibeşmilyon Türk lirası veya bunun katları olması lazımdır.

Devir için bölüme ve mirasın taksimi hali hariç olmak üzere ortağın sermayesi bölünmez bir bütündür.

Bu maddede yazılı miktarlar,Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabilir.”

Madde 10- 6762 sayılı Kanunun 513 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 513- Mukavelede daha yüksek bir nisap öngörülmemiş ise mukavele,sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir.

Ortakların mesuliyetini genişletme hakkındaki kararların,her ittifakla verilmesi gerekir.”

Madde 11- 6762 sayılı Kanunun 517 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 517- Her ortağın koymuş olduğu sermaye miktarı ile şirket sermayesi,bu Kanunun 507 nci maddesi ile belirlenen miktarlardan aşağı indirilemez.

Anonim şirketlere ait hükümler esas sermayenin azaltılması hakkında tatbik olunur.Şu kadarki,zarar neticesinde bilançoda husule gelen bir açığın amortisman yoluyla kapatılması maksadı güdülse bile alacaklılar davet ve bildirilen alacaklar tediye ve temin olunur.”

Madde 12- 6762 sayılı Kanunun 537 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Şirket mukavelesinde aksine hüküm olmadıkça her ortağın rey hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanır.Her yirmibeşmilyon Türk lirası bir rey hakkı verir.”

Madde 13- 6762 sayılı Kanunun 288,299 ve 424 üncü maddeleri ile 6763 sayılı Türk Ticaret Kanununun Mer’iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde 14- 6762 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Ek Madde 1- 6762 sayılı Kanunun 35 ve 36 ncı maddelerinde geçen “sicilin bağlı  olduğu mahkeme” ibareleri “sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesi” olarak değiştirilmiştir.

Geçici Madde 1- Ticaret sicili memurluklarının devir işlemleri,Adalet Bakanlığı,Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen bir protokole göre yürütülür ve bir yıl içinde tamamlanır.

Ticaret sicilinde Adalet Bakanlığının memuru olarak çalışan personel, istekleri halinde adı geçen Bakanlıkta durumlarına uygun bir kadroya atanırlar.

Geçici Madde 2- Esas sermayesi beşmilyar Türk lirasından aşağı olan anonim şirketler ile beşyüzmilyon Türk lirasından aşağı olan limited şirketler,bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde sermayelerini bu miktarlara çıkararak tescil ettirmedikleri takdirde münfesih olurlar.

Anonim şirketlerin sermayelerini beşmilyar Türk lirasına kadar artırmaları sırasında 6762 sayılı Kanunun 391 inci maddesi uygulanmaz.

Limited şirketlerin sermayelerini beşyüzmilyon Türk lirasına kadar çıkarmalarına ilişkin mukavele değişikliği için,sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların karar vermesi yeterlidir.

Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde sermaye artırımına yapacak olan anonim ve limited şirketler;4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sermaye artırımını yapmaları halinde artırılan kısım için ödenecek olan binde iki oranındaki ödemeden,bu artırıma mahsus olmak üzere muaftırlar.

Madde 15- Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 16- Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.