Anonim Şirketlerde Pay Sahibinin Kar Payı Alma Hakkı – Aslı Elif Gürbüz Usluel

Yrd. Doç.Dr. Aslı Elif GÜRBÜZ USLUEL tarafından hazırlanan “Anonim Şirketlerde  Pay Sahibinin Kâr Payı Alma Hakkı” adlı eser, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü tarafından yayınlanmıştır.

Yayıncının eser ile ilgili sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

GİRİŞ
Pay sahibinin, anonim şirkete (AŞ) ödediği sermaye karşılığında şirketten beklentilerinden biri de kâr elde etmektir. Gerçekten de, birikimini ya da herhangi bir malvarlığı değerini AŞ’ye yatıran pay sahibinin en önemli hakkı, şirket tasfiye sürecine girmediği sürece, yıllık kazanca katılmak ve kâr payını almaktır. Dolayısıyla, AŞ’lerde kâr payı alma hakkı pay sahiplerinin en önemli mali hakları arasında yer alır.

Şirket bakımından ise, ticaret hayatında kredibilitesinin yüksek olması ve şirketin piyasada güvenilirlik sağlaması oldukça önemlidir. AŞ’nin piyasada bu güveni sağlamasının bir yolu, iyi girişimlerde bulunup, bunun sonuçlarını alması ve pay sahiplerine bunu kâr olarak da- ğıtmasıdır. Şirketin uzun süreler kâr dağıtmaması, bu şirkete yatırım yapmak isteyecek yatırımcıların sayısını azaltır. Bu nedenle, özellikle şirket yöneticilerinin kâr payı dağıtımına ilişkin olarak, gerekli kârı da- ğıtmak suretiyle mevcut yatırımcılarını koruma ile şirket için gerekli yedek akçeleri ayırma konusunda dengeyi iyi sağlamaları gerekmektedir (Steiger K.: Der Anspruch des Aktionärs auf die Dividende, Bern 1947, s. 4.). Zira pay sahiplerine şirket kaynaklarını aşan kâr payı dağıtımı yapılması sermayenin iadesi yasağını ihlal ederken, şirketin kazancının tümünün sürekli olarak yatırımlara ayırması ise pay sahibinin kâr payı alma hakkını ihlal edecektir.

Türk Ticaret Kanunu (TTK), kâr dağıtımında ve kâr payı alma hakkında önceliği genel kanuni ve esas sözleşmesel yedek akçelere vermekte, pay sahibine kâr payı dağıtılmasını ikinci plana atmakta ve söz konusu yedek akçelerle pay sahibinin kâr payı alma hakkını sınırlandırılmaktadır. Esasen özellikle finans öğretisinde (Bu konuya ilişkin bkz. aşa. Dördüncü Bölüm/§6/VII/A/1.a.) ileri sürülen görüşlerden bazılarına göre, şirketin kâr dağıtımının sınırlandırması ve kazancını yatırımlarına yöneltmesi, şirket değerini arttıracağından, pay sahiplerine kâr dağıtılmasından çok daha büyük bir getiri sağlamaktadır. Dolayısıyla, özellikle büyümekte olan şirketler açısından kâr dağıtımı yapmak yerine yıllık kârın yatırımlara odaklanması ve şirket değerinin arttırılması önerilmektedir. Ancak ortaklık kontrolünün, ortaklardan birisi veya birkaçının elinde olması halinde ya da Türkiye’deki gibi halka açıklık oranının düşük olduğu HAAŞ’de, kârın yedek akçeye ayrılması, hakim ortağın suistimallerine açık bir yapıyı da oluşturabilir. Öte yandan, vergi, muhasebe, finans alanlarının da kapsamına giren kâr payı ve dağıtımında, pay sahibinin anılan hakkının ihlal edilmesi halinde yasal düzenlemelerle gündeme gelecek yaptırımlar, konunun önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, pay sahibinin kâr payı alma hakkının TTK ve özel düzenlemeler kapsamında hukuki açıdan ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önemlidir.

I. KÂR PAYI KAVRAMI
Kâr payı esas olarak, kârın, pay sahibine şirket tarafından ödenebilen ve miktarı belli edilmiş, dağıtılmasına genel kurul tarafından karar verilen kısmını oluşturur (Birsel, M.: Yargıtay Kararlarının Işığı Altında Şirket Kârı Konusunda Anonim Şirket ile Pay Sahibi Arasındaki Menfaat Çatışması, Ankara 1971, s. 10.). Başka bir ifadeyle kâr payı, payın hukuki semeresi ve belli dönemlerde ona bağlı olarak ortaya çıkan mali nitelikteki geliridirArslanlı, H.: Anonim Şirketler, C. IV-V, İstanbul 1960, s. 212.). Diğer bir tanıma göre ise kâr payı, paydan doğan ve şarta bağlı bir taleptir. Zira bir faaliyet dönemi sonunda şirketin kâr elde edip etmeyeceği belirsizdir. Dolayısıyla kâr payı alma hakkı açısından şart, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 170/1’e göre geciktirici niteliktedir (Pulaşlı, H.: Şirketler Hukuku Şerhi, C.II, Ankara 2015, § 37 N. 10.).

Kâr payı, faiz, kira gibi bir yatırım geliri olmakla birlikte, özellikle faiz ve kâr payının birbirinden çok farklı kavramlar olduğu belirtilmelidir (Bu konuya ilişkin bkz. Birsel, M.T.: Ekonomik Yönden İşletme Kârı ve Önemi, İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Dergisi 1966, S. 3, s. 47.). Zira bir AŞ faaliyet dönemi sonunda kâr elde etmediyse, serbest yedek akçesinde kâr payı dağıtmak için yeterli miktar bulunmuyorsa ya da şirket genel kurulunda o sene için kâr dağıtmama kararı alınmışsa, kâr dağıtılmaz (Bu konuya ilişkin aksi görüşler için bkz. aşa. İkinci Bölüm/§ 2./II.). Buna karşın, faaliyet döneminde kâr elde edilmemiş olsa dahi AŞ şartların gerçekleşmiş olması halinde faiz ödeyecektir (Ateşağaoğlu, E.: Vergi Hukuku Bakımından Anonim Şirketlerde Kâr Payı Dağıtımı, İstanbul 2012 s. 21.). Ayrıca, belirlenen kâr payı miktarı her sene için değişmekle birlikte, faiz belirli bir oranda ödenir (Ateşağaoğlu, s. 21 dn. 46’da anılan yazar.).

Pay sahiplerinin kâr payı, ancak ayrılması gerekli yedek akçeler ayrıldıktan sonra, esas sözleşmede belirlenen ya da genel kurulda kararlaştırılan oran üzerinden dağıtılır. Kâr payının dağıtılmasında, esas sözleşmede aksi öngörülmediği sürece, payın itibari değeri değil, pay sahibinin şirkete payıyla ilgili yaptığı ödemeler dikkate alınır.

Kâr payı kavramı ekonomik açıdan değerlendirildiğinde, bunun özellikle pay sahipleri, alacaklılar ve şirket açısından farklı anlamlar ifade ettiği görülür. Gerçekten de özellikle küçük pay sahipleri açısından şirketin yönetim faaliyetine katılmak çok önemli olmayabilir. Genellikle bu pay sahipleri için sene sonunda, yatırımları karşılığında alacakları kâr payı önem taşır. Dolayısıyla bu pay sahipleri, yatırım yapacakları şirketleri seçerken özellikle hangi şirketin, hangi oranda kâr dağıttığını göz önünde bulundururlar (Steiger, s. 2).

Bunun yanında, şirketin faaliyetlerinin olumlu yönde devamı, alacaklılar açısından da güvence oluşturur. Alacaklı bakımından elde edilen net dönem kârının pay sahiplerine kâr payı olarak dağıtılması yerine, bu kârın yedek akçelere ayrılması, tercih edilen bir durumdur (Steiger, s. 6).

Pay sahiplerine kâr payı dağıtımı yaklaşık üç yüz yıl önce başlamış ve o günden bugüne kabul edilen bir uygulama haline gelmiştir. İlk önceleri sermaye ve kârdan yapılan kâr dağıtımları daha sonraları hukuk sistemlerinin büyük bir bölümünde net dönem kârı ile sınırlandırılmıştır (Frankfurter, G.M./ Wood, B.G.: Dividend Policy, Theory and Practice, San Diego 2003, s. 11.).

II. SORUNLAR
Kâr dağıtımı ve pay sahibinin kâr payı alma hakkı ile ilgili gündeme gelebilecek hukuki sorunlar şunlardır:

1. 6102 sayılı TTK ile kâr dağıtımı ve pay sahibinin kâr payı alma hakkına ilişkin hükümlerde esaslı değişiklikler yapılmamış, hü- kümlerde bazı ifadeler değiştirilmiştir. Ancak özellikle TTK m. 519/2- c’de yapılan “ayrıldıktan sonra” yerine “ödendikten sonra” ifadesinin kullanılması, artık her AŞ’nin, kâr dağıtma zorunluluğunun olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir. Dolayısıyla ilk sorun bir AŞ’nin her faaliyet dönemi sonunda kâr dağıtmak zorunda olup olmadığını tespit etmektedir.

2. Dağıtılacak kâr oranın belirlenmesinde, şirketin finansal tablolarının işlevi büyüktür. 6102 sayılı TTK yürürlüğe girmeden önce, TTK’da 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası, AŞ’lerin finansal tablolarının hangi mevzuat hükümlerine göre tutulacağı belirsiz hale gelmiştir. Bunun yanında, özellikle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun (KamuGK) bu konuya ilişkin verdiği kararlar Sermaye Piyasası Kanunu (RG, 30.12.2012, S. 28513.) (SerPK) ve ikincil düzenlemeleri ile çelişir niteliktedir. Dolayısıyla, kâr dağıtımında esas alınması gereken finansal tabloların hangi mevzuat hükümlerine göre hazırlanması ve kâr dağıtım oranının hangi mevzuat hükümlerine tabi tablolara göre yapılması gerektiği cevaplanması gereken sorulardan biridir.

3. Pay sahibinin kâr payı alma hakkının hukuki niteliği, eski TTK (eTTK) m. 385 hükmü kapsamında nisbi bir müktesep hak olarak nitelendirilmiştir. Bununla birlikte, 6102 sayılı TTK’da, eTTK m. 385’in karşılığı olan m. 452’de, eTTK m. 385’in aksine müktesep haklar tanımlanmamış, yalnızca müktesep ve vazgeçilmez haklar saklı tutulmuştur. Yapılan bu değişiklik, 6102 sayılı TTK hükümleri çerçevesinde kâr payı alma hakkının hukuki niteliğinin belirlenmesi gereğini doğurmaktadır.

4. 6102 sayılı TTK ile kâr payı avansı, ilk kez TTK’ya tabi AŞ’ler açısından düzenlenmiştir. TTK hükümleri bu konuyu ayrıntılı olarak düzenlememiş, bunun yerine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Tebliğ ile anılan konuya ilişkin usul ve esaslar hükme bağ- lamıştır. Bu Tebliğ kapsamındaki, kâr payı avansının dağıtılma koşullarının ayrıntılı olarak incelenmesi, ödemenin ne şekilde yapılması gerektiği, genel kurul ve yönetim kurulu üyelerinin kâr payı avansındaki yetki ve görevlerinin irdelenmesi gereklidir. Bunun yanında, SerPK m. 20 ve ikincil düzenlemelerdeki kâr payı avansına ilişkin hükümlerle karşılaştırma yapılması yoluyla, düzenlemeler arasındaki farklılıkların saptanması önemlidir.

5. Kârdan yalnızca pay sahiplerinin pay almaması, bunun yanında, AŞ’lerde kâra katılacak diğer kişilerin de bulunması, özellikle TTK m. 348 hükmü çerçevesinde kurucu intifa senedi sahiplerine dağıtılacak kâr bakımından ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasını, diğer menfaat sahiplerinin kârdan pay almasının, pay sahibinin kâr payı alma hakkı karşındaki durumunun belirlenmesini ve sınırların çizilmesini gerektirmektedir.

6. TTK’da şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemenin yer alması, özellikle karşılıklı iştirakte hakların donması halinde, pay sahibinin kâr payı alma hakkının bu durumdan nasıl etkileneceği cevaplanması gereken sorunlardan biridir.

7. Halka açık anonim şirketler (HAAŞ) açısından, SerPK ve ikincil düzenlemelerin öngördüğü sistem, bu şirketlerde birinci kâr payının dağıtılmasının zorunlu olup olmadığı, örtülü kazanç aktarım yasağı gibi konuların açıklığa kavuşturulmasını ve kâr payı alma hakkı karşısındaki durumunu değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır.

III. YÖNTEM
Kâr payı kavramı ve kâr dağıtımı vergi, muhasebe, finans alanlarının da kapsamına girmektedir. Bununla birlikte bu çalışmanın içeri- ği özellikle TTK hükümleri ve AŞ’lere ilişkin özel düzenlemelerle ile sınırlı tutulmuştur. AŞ şeklinde kurulan bankalar ve sigorta şirketlerine ilişkin düzenlemeler konunun sınırlandırılması açısından dar kapsamda incelenmiştir. Bununla birlikte, kâr dağıtımına ilişkin SerPK ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yayınladığı ikincil düzenlemeler, TTK’ya tabi AŞ’lerle olan bağlantısı nedeniyle gerek metin içinde yeri geldikçe, ayrıca bağımsız bir bölüm halinde de ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.

TTK’da yer alan kâr payı ve dağıtımına ilişkin hükümlerin kaynağını İsviçre Borçlar Kanunu (İBK) hükümleri oluşturmaktadır. Dolayısıyla, çalışmanın genelinde bu hukuk sisteminde yer alan düzenleme ve görüşlere yer verilmiş, ancak konuyla bağlantılı olan diğer hukuk sistemlerinin ve Avrupa Birliği’nin (AB) düzenlemelerine de yeri geldikçe değinilmiştir.

Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde, kâr payı alma hakkının omurgasını oluşturan kâr kavramına ve bunun dağıtımına yer verilmiş, TTK hükümleri açısından bu kavram ve dağıtımı irdelenmiş, kâr dağı- tımının kaynakları olan net dönem kârı ve yedek akçe kavramları ortaya konulmaya çalışılmış, dağıtılacak kârın ne şekilde belirleneceği, kâr dağıtımının AŞ’nin çeşitli ilkeleriyle ilişkisi ve çeşitli hukuk sistemlerinde kâr dağıtımına ilişkin düzenlemeler ele alınmıştır. Böylece kâr ve kâr dağıtımı ana hatlarıyla tanıtılarak, ileri bölümlerde ayrıntılarıyla işlenecek olan pay sahibinin kâr payı alma hakkına ilişkin temelin oluş- turulması amaçlanmıştır.

Çalışmanın ikinci bölümünde, kâr payı alma hakkının, diğer pay sahipliği hakları arasındaki yeri incelenmiş, eTTK m. 385’te yapılan değişiklik sonrası kâr payı alma hakkının hukuki niteliğinin belirlenebilmesi için vazgeçilmez ve müktesep haklar irdelenmiş ve daha sonra bu kapsamda kâr payı alma hakkının hukuki niteliği tespit edilmiştir. Bu bölüm de ayrıca, TTK m. 509/3 ile TTK’da ilk defa düzenlenen kâr payı avansı ile pay sahipleri dışında kârdan pay alabilecek diğer kişiler ve bunlara ilişkin düzenlemeler değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, temel olarak kâr payı alma hakkının kullanılması incelenmiş, bu kapsamda, kârdan yararlanma ölçüsü ve sınırı, kâr payına imtiyaz tanınması, imtiyazın tanınma koşulları ve yöntemi irdelenmiştir. 6102 sayılı TTK’da ilk defa düzenlenen şirketler topluluğuyla ilgili hükümler arasında yer alan karşılıklı iştirak, özellikle de karşılıklı iştirakte hakların donması bakımından kâr payına bağlanan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu bölümde ayrıca, kâr payının muacceliyeti ve kâr payı alma hakkının tabi olduğu zamanaşımı süreleri ile TTK m. 512 ve 513 kapsamında kâr ve kazanç payının iadesi hükümleri incelenmiştir.

Çalışmanın dördüncü bölümünde, özel düzenlemeler de yer alan kâr payı ve kâr dağıtımına ilişkin hükümler üzerinde durulmuştur. Bu bölümde özellikle, diğer mevzuat hükümleri tanıtılmaya çalışılırken, SerPK ve ikincil düzenleme hükümleri ayrıntılarıyla incelenmiş, birinci kâr payı dağıtımı, kârın taksitle dağıtılması, nakit ve hisse kâr dağıtımı, örtülü kazanç aktarım yasağı, bağışlar ve halka açık bankalar üzerinde durulmuştur. Bölümde son olarak, SerPK ve ikincil düzenlemeler kapsamında kâr payı avansı irdelenmiş ve TTK ve Kâr Payı Avansı Tebliğ hükümleri ile farklılıkları ortaya konulma çalışılmıştır. Diğer mevzuat hükümleri, SerPK ve ikincil düzenlemelerinde yer alan kâr payı ve kâr dağıtımına ilişkin hükümlerle karşılaştırıldığında daha dar kapsamlı olduğu için, bunlar açısından yapılan değerlendirmeler de daha sınırlı tutulmuştur.

Çalışmanın son bölümü ise kâr dağıtımında sorumluluğa ayrılmıştır. Kâr dağıtımının hukuka aykırı yapılması halinde sorumlulukları gündeme gelecek olanlar, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerdir. Öte yandan, bu konuya ilişkin özel bir sorumluluk hükmü öngörülmemiştir. Bu nedenle, genel hükümler çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin sorumluluğuna yol açabilecek görev ve yetkileri değerlendirilmiş, genel hatlarıyla sorumluluk şartları ve sorumluluk davasında taraflar incelenmiştir. Bu inceleme kapsamına TTK hükümlerinin yanı sıra, SerPK ve Bankacılık Kanunu (BanK) hükümleri de kısaca ele alınmıştır. Bu bölümün en son kısmı ise kâr dağıtımından doğan cezai sorumluluğa ayrılmıştır.

Ticari Defterler

Ticari Defterlere İllişkin Tebliğ‘in 5. maddesi uyarınca, tacirlerin tutmak zorunda oldukları ticari defterler şu şekildedir;

Gerçek kişi tacir:
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre ikinci sınıf tüccar sayılanlar, sadece işletme hesabına göre defter tutabilir (Tebliğ Geçici Madde 1).

Şahıs şirketleri (kollektif ve adi komandit şirket):
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) genel kurul toplantı ve müzakere defteri

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler :
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) pay defteri, 5) yönetim kurulu karar defteri, 6) genel kurul toplantı ve müzakere defteri

Limited şirketler:
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir, 4) pay defteri, 5) genel kurul toplantı ve müzakere defteri, 6) müdürler kurulu defteri (zorunlu değil)

Özel hukuk hükümlerine göre idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletmeler ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarıdan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar tarafından kurulan ticari işletmeler ve bunlara benzeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan diğer ticari teşekküller;
1) yevmiye defteri, 2) envanter defteri, 3) defteri kebir

Rasim Can Çakır: Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Doğan Sorumlulukları

Av. Rasim Can Çakır tarafından hazırlanan “Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Doğan Sorumlulukları” başlıklı eser Vedat Kitapçılık tarafından yayımlanmıştır.

Yayımcının eser ile ilgili sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

ÖNSÖZ
“Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Doğan Sorumlulukları” adlı bu tez çalışması 2014 yılında başlayıp 2016 yılında biten ve yaklaşık iki yıla yakın süren bir uğraşın ürünüdür. Güveni kötüye kullanma suçunun anonim şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından işlenmesi hali, ticari hayatta sıkça karşılaşılabilecek bir durum olsa da, konu, öğretide daha önce bu çalışma kadar kapsamlı ve geniş bir bakış açısıyla hiç incelenmemiştir. Bu bakımdan çalışma, alanında bir ilk olma özelliği taşımaktadır.

Her bilimsel çalışma, doğrudan veya dolaylı pek çok insanın katkısı ile uzun bir süreç içerisinde oluşmaktadır. Bu noktada teşekkür borcum olan ilk kişiler, gerek bu çalışma ve gerekse eğitim hayatım boyunca maddi-manevi yardımlarını esirgemeyen, hakları ödenmez sevgili anne ve babamdır.

Çalışmanın tamamlanmasında bilimsel anlamda en büyük pay sahibi olan, kıymetli zamanlarını bana ayıran ve çalışmayı üst seviyelere taşımamı sağlayan saygıdeğer hocalarım Yrd. Doç. Dr. Selman DURSUN ve Doç. Dr. Ali PASLI’ya teşekkürlerimi sunarım.

Bilgi birikimi ve hukuki meselelere getirdiği yaklaşımlarla akademik ilgi ve alakamı artıran ve beni akademik çalışma hususunda daim destekleyen, avukatlık mesleğimin başlangıç döneminde tanımaktan ve birlikte çalışmaktan onur duyduğum, sadece bir üstat olarak değil, aynı zamanda bir ağabey olarak da bana her daim yol gösteren Sayın Av. Levent YARALI’ya teşekkürlerimi sunarım.

Meslek hayatımın ilk dönemlerinde bana her zaman yardımcı olan ve birlikte çalıştığım için çok şanslı olduğumu düşündüğüm Sayın Av. Zekeriya Başar ÖZBİLEN’e; iki yıllık çalışma süremiz boyunca sabırlı ve bilgili bir meslektaş, bir arkadaş olarak tezime vakit ayırmam için her zaman yardımcı olan Sayın Av. Özlem KARCI BÜYÜKSEKBAN’a teşekkürlerimi sunarım.

Lisansüstü eğitimimi tamamlayabilmem için bana her türlü imkanı sağlayan, sadece mesleki anlamda değil, hayatımda da kıymetli bir yol gösterici konumunda bulunan üstadım Sayın Av. Hüseyin ARABACI’ya; tezimi tamamlayabilmem adına iş yükümü benimle paylaşan dostlarım Av. Serdar BULUT, Av. Ömer Sevban CEYLAN, Av. Abdülkerim Buğra ŞİMŞEK, Av. Muhammet Taha ÖZDEMİR ve (şimdilik) Stj. Av. Nezih ECERTAŞ’a teşekkürü bir borç bilirim.

Küçük yaşlarımdan beri beni okumaya teşvik eden sevgili halama teşekkürlerimi sunarım. Her daim yanımda olan, hayatımın her alanında benden desteğini esirgemeyen biricik yol arkadaşım Hacer, varlığın için müteşekkirim. Sevgili babaannem ve dedem, hayatım boyunca bana kattıklarınız için sizlere teşekkür ederim.

Çalışmamı hayatımda ayrı bir yeri olan dedem Rasim ÇAKIR’a ithaf ederim.

Son olarak, okulumuzun rahmetli hocalarından Ord. Prof. Dr. Halil ARSLANLI’nın Ticari Bey isimli eserinin önsözünde de dediği gibi, hiçbir eser tamamiyet iddiasında bulunamaz. Tamamlanması yaklaşık iki yıl süren bu çalışmanın da elbette eksikleri, konu hakkında değinmediği noktaları bulunmaktadır. Çalışma hakkındaki her türlü görüş ve eleştiri bu çalışmayı bir adım daha ileriye taşıyacaktır. Zira müşterisi olmayan meta, zayidir.

Saygılarımla.

Rasim Can ÇAKIR

Mayıs 2016
İstanbul/Fatih
rasimcancakir@gmail.com

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ V

ÖZ – ABSTRACT VII

KISALTMALAR XV

GİRİŞ 1

Birinci Bölüm

ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULUNUN NİTELİĞİ, ŞİRKET İLE YÖNETİM KURULU ARASINDAKİ GÜVEN İLİŞKİSİ VE GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

I. YÖNETİM KURULUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ 3

A. Genel Olarak Organ Kavramı 3

B. Yönetim Kurulunun Niteliği 6

C. Yönetim Kurulunun Genel Kurulla İlişkisi 7

II. ŞİRKET İLE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ARASINDAKİ GÜVEN İLİŞKİSİ 8

A. Genel Olarak 8

B. Güven Kavramı 9

C. Sözleşmeye Dayalı Güven İlişkisi 9

1. Vekalet Sözleşmesi Görüşü 10

2. Hizmet Sözleşmesi Görüşü 10

3. Diğer Görüşler 11

D. Kanun Kaynaklı 12

1. Yönetim Kurulu Üyesinin Sadakat Yükümlülüğü 12

2. Devredilemez Bir Görev ve Yetki Olarak Üst Gözetim Yükümlülüğü 13

a. Genel Olarak 13

b. Üst Gözetim Yükümlülüğü ile Yönetim ve

Temsil Yetkisinin Devri Arasındaki İlişki 13

E. Değerlendirme 15

III. GÜVEN UNSURU BAKIMINDAN YÖNETİM KURULU ÜYELİKLERİ 17

A. Sözleşmeye Dayalı Yönetim Kurulu Üyelikleri 17

B. Kanuna Dayalı Yönetim Kurulu Üyelikleri 18

C. İnançlı Üyeler ve Fiili Organların Durumu 19

1. İnançlı Üyeler Bakımından 19

2. Fiili Organlar Bakımından 21

IV. GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER 22

A. Genel Olarak 22

B. Güveni Kötüye Kullanma Suçu 23

C. Malvarlığına Karşı Suç Kavramı ve Güveni Kötüye Kullanma Suçu İlişkisi 25

D. Korunan Hukuki Değer 28

E. Güveni Kötüye Kullanma Suçuna Kara Avrupası Hukuku Düzenlemelerinden Bir Örnek Olarak Almanya 32


İkinci Bölüm

ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİ TARAFINDAN İŞLENEN GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNUN UNSURLARI

I. MADDİ UNSURLAR 35

A. Konu 35

1. Genel Olarak 35

2. Mal ve Eşya Kavramları 36

a. Taşınır-Taşınmaz Mallar 37

b. Misli Mal 39

c. Haklar ve Sair Şeyler 41

3. Zilyetliğin Devri 45

a. Zilyetlik Kavramı 47

b. Asli Zilyet – Fer’i Zilyet 48

c. Doğrudan Zilyet – Dolaylı Zilyet 49

d. Başkası İçin Zilyet – Zilyet Yardımcısı 50

e. Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirket Malları Üzerindeki Zilyetliği 51

i. Genel Olarak 51

ii. Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirket Malları Üzerindeki Zilyetliğinin Niteliği 52

iii. Zilyetliğin Kazanılması, Kaybedilmesi ve Yönetim Kurulu Üyeleri Dışındaki Üçüncü Kişilerin Durumu 54

4. Nitelikli Unsurlar 58

a. Genel Olarak 58

b. Meslek ve Sanat İlişkisi 59

c. Ticaret İlişkisi 60

d. Hizmet İlişkisi 61

e. Başkasının Mallarını İdare Etme Yetkisi 62

B. Hareketler 63

1. Zilyetliğin Devri Amacı Dışında Tasarrufta Bulunmak 64

a. Genel Olarak 64

b. Zilyetliğin Devri Amacı Dışında Tasarrufta Bulunma Fiilinin TTK Kapsamında Özel Görünüm Biçimleri 65

i. Şirkete Borçlanma Yasağı 66

ii. Yedek Akçelerin Ayrılması ve Kar Payı Dağıtımı 68

iii. Önemli Miktarda Malvarlığının Toptan Satışı 71

iv. Sermayenin Kaybı ve Borca Batıklık 75

2. Devir Olgusunu İnkar Etmek 77

C. Fail 79

1. Gerçek Kişi Yönetim Kurulu Üyeleri 79

2. Tüzel Kişi Yönetim Kurulu Üyeleri 82

3. Kamu Tüzel Kişileri ve Temsilcileri 85

4. Murahhas Üyeler 85

5. Yedek Yönetim Kurulu Üyeleri 86

6. Fiili Organlar 87

7. İnançlı Yönetim Kurulu Üyeleri 88

8. Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri 89

9. Faal Olmayan Yönetim Kurulu Üyeleri 90

10. Kendisine Yetki Devri Yapılmış Üçüncü Kişiler 91

11. Pay Sahibi Yönetim Kurulu Üyeleri 91

D. Mağdur 98

II. MANEVİ UNSURLAR 102

A. Kast 102

B. Olası Kast Bakımından Bir Değerlendirme: Özen Borcu – İşadamı Kararı İlkesi 103

1. Yönetim Kurulu Üyesinin Özen Borcu 103

2. İşadamı Kararı İlkesi 104

3. Değerlendirme 106

C. Amaç 109

III. HUKUKA AYKIRILIK UNSURU 110

A. Hakkın Kullanılması 110

B. İlgilinin Rızası 113

Üçüncü Bölüm

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ, KUSURLULUK, YAPTIRIM İÇİN ARANAN DİĞER ŞARTLAR VE YAPTIRIM

I. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ 117

A. Teşebbüs 117

B. İştirak 120

C. İçtima 124

II. KUSURLULUK VE YAPTIRIM UYGULANMASI

İÇİN ARANAN DİĞER ŞARTLAR 131

A. Kusurluluk 131

B. Şahsi Cezasızlık Sebepleri 132

C. Cezada İndirim Yapılması Gerektiren Şahsi Sebepler 134

1. Akrabalık İlişkileri 134

2. Etkin Pişmanlık 134

D. Muhakeme Hükümleri 137

III. YAPTIRIM 138

A. Cezalar 138

B. Güvenlik Tedbirleri 139

SONUÇ 141

KAYNAKÇA 147

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Getirdiği Değişiklik ve Yeniliklerle Anonim Ortaklıkta Sermaye Kaybı ve Hukuki Sonuçları

Doç. Dr. Ahmet Türk‘ün “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Getirdiği Değişiklik ve Yeniliklerle Anonim Ortaklıkta Sermaye Kaybı ve Hukuki Sonuçları” başlıklı makalesi Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2015, C:17, S:2, s. 63-112’de yayınlanmıştır.

Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

ÖZ
Yeni Türk Ticaret Kanunu anonim ortaklıkta sermaye kaybı ve hukuki sonuçları konusunda önemli değişiklikler getirmiştir. Özellikle sermaye kaybının tespitinde esas sermayenin yanı sıra yasal yedek akçelerin de hesaba katılması, 1/2 oranında sermaye kaybı halinde yönetim kurulunun genel kurula uygun gördüğü iyileştirme tedbirlerini sunması gerektiğinin açıkça öngörülmesi yapılan değişiklikler arasındadır. Bunun yanı sıra 2/3 oranında sermaye kaybının tespitinde yıllık bilançonun esas alınması Eski Ticaret Kanunu zamanında ortaya çıkan sorunları gidermiştir. Yeni düzenlemede 2/3 oranında sermaye kaybı halinde alacaklılara fesih hakkı tanınmaması da önemli bir değişikliktir. Çalışmada 2/3 oranında sermaye kaybına ilişkin yasal düzenlemenin gerekli bir düzenleme olup olmadığı da tartışılmıştır.

Anonim ve Limited Şirketlerde; “Şirket”ten ve/veya “Şirket Ortağı”ndan Alacaklı Olan Üçüncü Kişilerin “Şirket”i ve/veya “Şirket Ortağı”nı Takip Hakkının Kapsamı

Av. Talih Uyar‘ın “Anonim ve Limited Şirketlerde; “Şirket”ten ve/veya “Şirket Ortağı”ndan Alacaklı Olan Üçüncü Kişilerin “Şirket”i ve/veya “Şirket Ortağı”nı Takip Hakkının Kapsamı” başlıklı çalışması İstanbul Barosu Dergisi’nin  Cilt: 89,  Yıl: 2015, Sayı: 6, s. 66-83′de yayımlanmıştır.

Çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz.

 

Anonim Şirket Esas Sermayesinin Artırılması – Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu – Doğrudan Zarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Esas No:2015/14405, Karar No:2016/6410, T:09.06.2016

  • Anonim Şirket
  • Sermaye Artırımı
  • Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu
  • Sorumluluk Davası
  • Doğrudan Zarar – Dolaylı Zarar

Özet:

  • Esas sermayenin artırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4 ünün ödenmek durumunda kalınması ve bakiye kısmın ödenmesi için de yönetim kurulu üyeleri tarafından onbeş gün gibi kısa bir süre tanınması nedeniyle, davacıların zararının doğrudan zarar niteliğinde olduğu ve yönetim kurulu üyelerine açılacak dava ile belirlenen zararın tazmininin doğrudan kendilerine ödenmek üzere davacılar tarafından talep edilebileceğinin kabulü gerekir.

İlgili Maddeler: TTK 555, TTK 553, TTK 462

DAVA: Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/…296-2015/203 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.06.2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … … ile davalılar vekili Av. … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.

Davacılar vekili, davacıların davalıların yönetim kurulu üyeleri bulundukları … Holding A.Ş.’nin ortakları olduklarını, … Holding A.Ş.’nin 13.097.521,12 TL olan esas sermayesinin 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda 613.097.531,12 TL’ye yükseltildiğini, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL’sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığını, 300 milyon TL’sinin ise yeni nakdi sermaye taahhüdü olarak pay sahiplerinden talep edildiğini, 881.962.147,97 TL tutarındaki iç kaynakların tamamının sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiğini, bakiye kısmın ödenmesi için davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının da hukuka aykrı bulunduğunu, davalılara … Holding A.Ş. ve bağlı iştirakleri bünyesinde ek menfaatler sağlandığını, 31.08.2013 tarihli bilançonun gerçeği yansıtmadığı gibi genel kurula da ibraz edilmediğini, bağlı iştiraklerin olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, … Holding A.Ş. ve bağlı iştiraklerin 2014 yılında yapılan 2013 yılına ait genel kurullarında davacıların temsil edilme haklarının kısıtlandığını, yine bu genel kurullarda davacıların temsilcilerinin konuşma sürelerinin sınrlandırılarak müzakere hakkı tanınmadığını ileri sürerek; geçici talep sonucu olarak ve belirsiz alacak kuralları çerçevesinde talep edilen zarar miktarının davacı pay sahipleri yönünden 100.000,00 TL alınmak suretiyle tazmini gereken zarar miktarının tespitiyle, zarar miktarının tespitinden sonra taraflarınca bildirilecek kesin talep sonucuna göre talep edilen miktarın payları oranında ayrı ayrı davacı pay sahiplerine ödenmek üzere avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacıların sermaye artırım kararına katılmak gibi bir hukuki zorunluklarının olmadığını, genel kurul toplantısında alınan hukuka uygun sermaye artırımına istinaden davacıların hiç bir baskı altında olmaksızın tamamen kendi hür iradeleri ile bu sermaye artırım kararına katılıp taahhütte bulunduklarını ve paylarına düşen nakdi sermaye kısmını hiç bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödediklerini, iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin yönetim kurulunun sermaye artırım talebiyle yapılan olağanüstü genel kurulda sermaye artırımının pay sahiplerini doğrudan zararlandırıcı işlem niteliğinde olduğunu iddia ederek uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiği, davacıların pay sahibi olarak hem doğrudan hem de dolayısıyla zararın varlığı halinde bunun tazminini isteyebilecekleri, pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

KARAR: 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıların ortağı bulunduğu dava dışı anonim şirket yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır. Dava dilekçesiyle davacıların ortağı bulunduğu … Holding A.Ş.’nin esas sermayesinin 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunda yükseltildiği, yükseltilen sermaye tutarının 300 milyon TL’sinin enflasyon düzeltmesi farklarından karşılandığı, 300 milyon TL’sinin ise yeni nakdi sermaye taahhüdü olarak pay sahiplerinden talep edildiği, iç kaynakların tamamı sermayeye eklenmeden dış kaynaklardan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğu, nakdi sermayenin 1/4 ünün iştirak taahhütnamelerinin imzalanması sırasında nakden ödendiği, bakiye kısmın ödenmesi için davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük süre tanımalarının hukuka aykırı bulunduğu iddiasıyla tazminat talebinde bulunulmuş; işbu iddia dışında ileri sürülen davacıların zarara uğradığı bildirilen hususlar dolaylı zarar olduğundan pay sahiplerinin zarara uğraması halinde 6102 sayılı TTK.’nın 555/1 maddesi gereğince tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, davacıların ise tazminatın doğrudan kendilerine ödenmesini talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de açıklanan esas sermayenin arttırılması sonrasında nakdi sermayenin 1/4 ünün nakden ödenmek durumunda kalınması, bakiye kısmın ödenmesi için de davalı yönetim kurulu üyelerinin 15 günlük gibi kısa bir süre tanımaları sebebiyle davacıların zarar gördüğü iddiası, doğrudan zarar niteliğinde bulunup, davacılar tarafından varsa belirlenen zararın tazminini talep edilebilecektir. Bu suretle, ileri sürülen işbu iddia hakkında gösterilen delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacıların tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, doğrudan kendilerine ödenmesini isteyemeyecekleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Anonim Şirketlerde Tasfiye – Metin Aytulun / M. Vefa Toroslu

Metin AYTULUN ve M. Vefa TOROSLU tarafından hazırlanan ”İçtihatlı ve Uygulamalı Anonim Şirketlerde Tasfiye” adlı eser Vedat Kitapçılık tarafından yayınlandı.

Yayıncının eser ile ilgili sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

ÖNSÖZ

Ticari faaliyette bulunan bazı şirketler, birtakım sebeplerden dolayı faaliyetlerini sonlandırıp ticari hayattan çekilebilmektedirler. Bu durum; şirketin iflasına karar verilmesi veya işletme konusunun gerçekleşmesi gibi genel sona erme sebepleri ile gerçekleşebileceği gibi, şirket organlarının eksikliği veya fesih gibi özel hallerde de gerçekleşebilmektedir. Ancak bu gibi durumlar şirketlerin hukuki varlıklarını ortadan kaldırmaz. Bunlar yalnızca tüzel kişiliğin hukuken sona erdirilebilmesi için gerekli olan şartların varlığını belli eder. Ancak, bu şartlar sağlandıktan sonra tasfiye süreci başlar. Şirketlerin tüzel kişiliği tasfiye süresince devam etmektedir. Şirketler tasfiyenin tamamlanıp ticaret sicilindeki kayıtlarının silinmesinden sonra tüzel kişiliklerini, yani hukuki varlıklarını kaybederler.

Bu çalışmamızda anonim şirketlerin sona erme ve tasfiye süreçleri incelenmiştir. Ülkemiz mevzuatında sona erme ve tasfiye temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bazı özel kanunlarda da tasfiyeye ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.

Kitabımız toplam altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde anonim şirketler hakkında genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde TTK açısından tasfiye işlemleri, üçüncü bölümde KVK açısından tasfiye işlemleri detaylı olarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde tasfiye memurları ile ilgili düzenlemeler incelenmiştir. Beşinci bölümde tasfiye işlemlerinin diğer kanunlarla olan ilişkisi anlatılmıştır. Altıncı ve son bölümde ise tasfiye işlemlerinin Tekdüzen Hesap Planı açısından muhasebeleştirilmesi anlatılmıştır.

Kitabın basımını gerçekleştiren Vedat Kitapçılık yöneticisi Vedat Canbaş ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Çalışmanın okuyuculara faydalı olmasını dileriz.

Metin AYTULUN – M. Vefa TOROSLU

İstanbul, Ağustos 2014

iÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ……………………………………………………………………………………. III

KISALTMALAR…………………………………………………………………….. XXI

Birinci Bölüm

ANONİM ŞİRKETLER  HAKKINDA

GENEL BİLGİLER

 

1.1.   ANONİM ŞİRKETİN TANIMI…………………………………………….. 1

1.2.   ANONİM ŞİRKETLERİN TÜRLERİ……………………………………. 1

1.2.1.   Özel Kanunlara Bağlı Olma Bakımından……………………… 2

1.2.1.1. Özel Kanunlarla Kurulmuş Olan

Anonim Şirketler…………………………………………. 2

1.2.1.2. Özel Kanunlara veya Hükümlere Tabi

Anonim Şirketler…………………………………………. 2

1.2.1.3. Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT)…………………… 2

1.2.2.   Ortak Sayısı Bakımından…………………………………………… 3

1.2.2.1. Tek Ortaklı Anonim Şirketler…………………………. 3

1.2.2.2. Çok Ortaklı Anonim Şirketler………………………… 3

1.2.3.   Halka Açıklık Bakımından Anonim Şirketler………………… 3

1.2.3.1. Halka Açık Olmayan Anonim Şirketler…………… 4

1.2.3.2. Halka Açık Anonim Şirketler…………………………. 4

1.2.4.   Ölçeklerine Göre Anonim Şirketler……………………………… 4

1.2.4.1. Küçük ve Orta Ölçekli Anonim Şirketler…………. 5

1.2.4.2. Büyük Ölçekli Anonim Şirketler…………………….. 5

1.2.5.   Sermaye Sistemi Bakımından Anonim Şirketler…………….. 5

1.2.5.1. Esas Sermayeli Anonim Şirket……………………….. 5

1.2.5.2. Kayıtlı Sermayeli Anonim Şirket……………………. 5

1.3.   ANONİM ŞİRKETLERİN KURULUŞU……………………………….. 6

1.3.1.   Kuruluş Türleri………………………………………………………… 6

1.3.2.   Kurucular………………………………………………………………… 7

1.3.3.   Kuruluş Süreci…………………………………………………………. 7

1.3.3.1. Esas Sözleşmenin Hazırlanması……………………… 8

1.3.3.2. Noter Onayı………………………………………………… 9

1.3.3.3. Ayni Sermayeye Değer Biçilmesi…………………. 10

1.3.3.4. Gümrük ve Ticaret Bakanlığının İzni…………….. 10

1.3.3.5. Pay Bedellerinin Ödenmesi………………………….. 10

1.3.3.6. Kurucular Beyanı………………………………………. 11

1.3.3.7. Ticaret Siciline Tescil ve İlan……………………….. 13

1.3.4.   Kuruluş İşlemlerindeki Eksiklikler…………………………….. 13

1.3.4.1. Fesih Davası……………………………………………… 14

1.3.4.2. Kanuna Karşı Hile……………………………………… 14

1.3.5.   Kuruluş Sırasında Yapılan İşlemlerden

Şirketin Sorumluluğu………………………………………………. 14

1.3.6.   Kurucuların Sorumluluğu…………………………………………. 14

1.3.7.   Kuruluştan Sonra Devralma (Kanuna Karşı Hile)………… 15

1.4.   ANONİM ŞİRKETLERİN ORGANLARI……………………………. 16

1.4.1.   Genel Kurul…………………………………………………………… 16

1.4.1.1. Genel Kurulun Niteliği………………………………… 16

1.4.1.2. Genel Kurulun Görev ve Yetkileri………………… 17

1.4.1.3. Genel Kurulun Yetkilerinin Sınırları……………… 19

1.4.1.4. Toplantı Türleri………………………………………….. 21

1.4.1.5. Genel Kurulu Toplantıya Çağırmaya

Yetkili Olanlar…………………………………………… 24

1.4.1.6. Toplantıya Çağrının Şekli ve Zamanı…………….. 25

1.4.1.7. Genel Kurul Toplantı Gündemi……………………. 26

1.4.1.8. Genel Kurulun Toplanması………………………….. 26

1.4.1.9. Pay Sahiplerinin Genel Kurulda Temsili………… 30

1.4.1.10.  Genel Kurulda Karar Alınması 32

1.4.1.11.  Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü 33

1.4.2.   Yönetim Kurulu……………………………………………………… 35

1.4.2.1.  Yönetim Kurulunun Oluşumu……………………… 35

1.4.2.2. Yönetim Kurulu Üyeliğinin Şartları………………. 35

1.4.2.3. Yönetim Kurulu Üyeliğin Kazanılması………….. 37

1.4.2.4. Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri…………. 38

1.4.2.5. Yönetim Kurulunda Kararların Alınması……….. 43

1.4.2.6. Yönetim Kurulu Üyelerinin Görev Süresi………. 44

1.4.2.7. Yönetim Kurulu Üyeliğinin Sona Ermesi……….. 44

1.4.2.8. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu………. 44

 

İkinci Bölüm

TÜRK TİCARET KANUNU  AÇISINDAN

TASFİYE İŞLEMLERİ

2.1.   GENEL AÇIKLAMA………………………………………………………… 47

2.2.   SONA ERME VE TASFİYE KAVRAMLARI……………………… 47

2.3.   ANONİM ŞİRKETLERİN SONA ERME SEBEPLERİ………… 48

2.3.1.   Genel Sona Erme Sebepleri………………………………………. 49

2.3.1.1.  Esas Sözleşmede Öngörülen Sürenin

Sona Ermesi………………………………………………. 49

2.3.1.2.  İşletme Konusunun Gerçekleşmesi veya

Gerçekleşmesinin İmkansız Hale Gelmesi……… 50

2.3.1.3. Esas Sözleşmede Öngörülmüş Herhangi

Bir Sona Erme Sebebinin Gerçekleşmesi……….. 52

2.3.1.4. Genel Kurulun Karar Alması……………………….. 52

2.3.1.5. İflas Kararı Verilmesi…………………………………. 53

2.3.1.6. Kanunlarda Öngörülen Diğer Haller……………… 53

2.3.2.   Özel Sona Erme Sebepleri………………………………………… 58

2.3.2.1. Organların Eksikliği veya Organların

Toplanamaması…………………………………………. 58

2.3.2.2. Haklı Sebeplerle Fesih………………………………… 59

2.4.   SONA ERMENİN TESCİL VE İLANI………………………………… 61

2.5.   SONA ERMENİN SONUCU (TASFİYE)…………………………… 62

2.6.   TASFİYENİN HUKUKİ SONUÇLARI……………………………….. 62

2.6.1.   Anonim Şirketin Tüzel Kişiliği ve Unvanı…………………… 62

2.6.2.   Anonim Şirketin Amacı Değişir………………………………… 63

2.6.3.   Anonim Şirketin Organları Varlığını Devam Ettirir……….. 63

2.6.3.1. Yönetim Kurulu…………………………………………. 63

2.6.3.2. Genel Kurul………………………………………………. 65

2.6.4.   Pay Sahiplerinin Hakları Daralır………………………………… 66

2.6.5.   Tasfiyeye Tasfiye Memurları Yetkili Olur………………….. 66

2.6.6.   Anonim Şirketin Kâr Elde Etmek Amacı Pasifleşir………. 66

2.7.   TASFİYE İŞLERİ…………………………………………………………….. 66

2.7.1.   İlk Envanter ve Bilançonun Çıkartılması…………………….. 66

2.7.2.   Alacaklıların Çağrılması ve Korunması………………………. 67

2.7.3.   Diğer Tasfiye İşleri…………………………………………………. 68

2.8.   TASFİYE BAKİYESİNİN DAĞITILMASI…………………………… 70

2.9.   DEFTERLERİN SAKLANMASI……………………………………….. 71

2.10. ŞİRKETİN TİCARET SİCİLİNDEN SİLİNMESİ…………………. 73

2.11. TASFİYEYE İLİŞKİN GENEL KURUL TOPLANTISI…………. 73

2.12. TASFİYESİZ İNFİSAH DURUMU…………………………………….. 73

2.13.             EK TASFİYE……………………………………………………………. 74

2.13.1. Genel Açıklama……………………………………………………… 74

2.13.2. Ek Tasfiye Talebinde Bulunulması……………………………. 75

2.13.3. Ek Tasfiye Talebinin Kabul veya Ret Edilmesi…………… 77

2.13.4. Ek Tasfiye İşlemleri………………………………………………… 77

2.14. TASFİYEDEN DÖNME (İHYA)………………………………………… 78

2.14.1. Genel Açıklama……………………………………………………… 78

2.14.2. Tasfiyeden Dönme Kararı Alınması………………………….. 78

2.12.3. Tasfiyeden Dönme Genel Kurulu……………………………… 79

2.12.4. İflas Durumunda Tasfiyeden Dönme…………………………. 79

2.15. EK TASFİYE İLE TASFİYEDEN DÖNME (İHYA)

         ARASINDAKİ FARKLAR………………………………………………… 80

2.16. HIZLI TASFİYE……………………………………………………………….. 81

2.16.1. Genel Açıklama……………………………………………………… 81

2.16.2. Hızlı Tasfiyeden Faydalanacak Ticaret Şirketleri…………. 82

2.16.3. Hızlı Tasfiye Uygulaması Kapsamına Girmeyen

Ticaret Şirketleri……………………………………………………… 83

2.16.4. Hızlı Tasfiye Kapsamındaki Ticaret Şirketlerinin

Tespiti    ……………………………………………………………….. 83

2.16.5. Hızlı Tasfiye Yönteminde Tasfiye Memuru

Olabilecekler………………………………………………………….. 83

2.16.6. Hızlı Tasfiye Süreci………………………………………………… 84

2.16.7. Tasfiyesiz Silinme (Terkin)……………………………………… 86

2.16.8. Hızlı Tasfiye ile İlgili Diğer Konular………………………….. 87

Üçüncü Bölüm

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU  AÇISINDAN

TASFİYE İŞLEMLERİ

3.1.   GENEL OLARAK KURUMLAR VERGİSİ………………………… 89

3.1.1.   Genel Açıklama……………………………………………………… 89

3.1.2.   Kurumlar Vergisinin Konusu……………………………………. 89

3.1.3.   Kurumlar Vergisinin Mükellefleri……………………………… 89

3.1.4.   Kurumlar Vergisinde Mükellefiyet Çeşitleri………………… 91

3.1.5.   Kurumlar Vergisinde Muafiyet ve İstisnalar………………… 91

3.1.6.   Kurumlar Vergisinde Matrahın Belirlenmesi……………….. 91

3.1.7.   Kurumlar Vergisinde Zarar Mahsubu…………………………. 92

3.1.8.   Kurumlar Vergisinde Beyan……………………………………… 94

3.1.9.   Kurumlar Vergisinin Ödenmesi…………………………………. 95

3.1.10. Kurumlar Vergisinin Oranı………………………………………. 95

3.1.11. Kurumlar Vergisinde Kâr Dağıtım Stopajı………………….. 95

3.1.12. Kurumlar Vergisi’nin Tasfiye ile İlgisi……………………….. 96

3.2.   TASFİYE DÖNEMİ………………………………………………………….. 96

3.2.1.   Tasfiyenin Başlangıç ve Bitiş Tarihleri……………………….. 96

3.2.2.   Tasfiyenin Aynı Yıl İçerisinde Sonuçlanması

Durumunda Tasfiye Dönemi……………………………………. 97

3.2.3.   Tasfiyenin Birden Fazla Yıl Sürmesi Durumunda

Tasfiye Dönemi……………………………………………………… 97

3.3.   TASFİYEDEN VAZGEÇİLMESİ……………………………………….. 98

3.4.   TASFİYE BEYANNAMELERİ………………………………………….. 99

3.4.1.   Genel Açıklama……………………………………………………… 99

3.4.2.   Tasfiye Dönemlerine Ait Beyannamelerin

Verilmesi…………………………………………………………….. 100

3.4.2.1.  Tasfiye Sürecinin Aynı Takvim Yılı İçinde

Tamamlanması Durumunda……………………….. 100

3.4.2.2.  Tasfiye Sürecinin Birden Fazla Dönemi

Kapsaması Durumunda…………………………….. 100

3.4.3.   Kıst Döneme Ait Beyannamelerin Verilmesi……………… 101

3.4.4.   Tasfiye İşlemlerinde Verginin Ödenmesi………………….. 102

3.4.5.   Tasfiye Dönemlerinde Geçici Vergi Beyannamesinin

Durumu ……………………………………………………………… 103

3.5.   TASFİYE KÂRININ HESAPLANMASI……………………………. 105

3.5.1.   Genel Açıklama……………………………………………………. 105

3.5.2.   Servet Değeri Kavramı…………………………………………… 106

3.5.3.   Tasfiye Dönemi Başındaki Servet Değeri………………….. 107

3.5.4.   Tasfiye Dönemi Sonundaki Servet Değeri………………… 108

3.5.5.   Tasfiye Kârının Hesaplanmasında Özellikli Konular….. 109

3.5.5.1.  Amortismanlar, Karşılıklar ve Sigorta

Şirketlerinin Teknik Karşılıkları………………….. 109

3.5.5.2. Maliyet Artış Fonu……………………………………. 111

3.5.5.3. Yenileme Fonu………………………………………… 111

3.5.5.4. Yeniden Değerleme Fonu………………………….. 112

3.5.5.5. Sermayeye Eklenmiş Bulunan Gayrimenkul

ve İştirak Hissesi Satış Kazançları……………….. 113

3.5.5.6. Hissedar veya Diğer Kişilere Dağıtılacak

Olan Kazanç Kısmı…………………………………… 115

3.5.5.7. Tasfiye Halinde Enflasyon Düzeltmesi………… 115

3.5.5.8. Ortaklar Tarafından Yapılan Ödemeler………… 117

3.5.5.9. Tasfiye Kârının Hesabında Giderler……………. 117

3.5.5.10.  Vergiden Müstesna Bulunan

Kazanç ve İratlar……………………………………… 117

3.5.5.11.                   Aktifleştirilmiş Kuruluş ve Örgütlenme

Giderleri ve Peştemallıklar…………………………. 117

3.5.6.   Tasfiye Kârı Üzerinden Ödenmesi Gereken Vergiler….. 118

3.5.7.   Tasfiye Döneminde Tevkif Yolu ile Ödenen

Vergilerin Mahsubu………………………………………………. 119

3.5.8.   Tasfiye Kârının Dağıtılmasında Tevkifat

Uygulaması………………………………………………………….. 119

3.5.9.   Tasfiye Sırasında Transfer Fiyatlandırması……………….. 121

3.6.   TASFİYE DÖNEMİNDE ZARAR MAHSUBU………………….. 121

3.7.   TASFİYENİN ZARARLA KAPANMASI DURUMUNDA

         DÜZELTME     ……………………………………………………………… 124

3.8.   TASFİYEDE ZAMANAŞIMI…………………………………………… 125

3.8.1.   Tarh Zamanaşımı………………………………………………….. 126

3.8.2.   Tahsilat Zamanaşımı……………………………………………… 127

3.8.3.   Düzeltme Zamanaşımı…………………………………………… 128

3.9.   TASFİYE İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ………………………. 128

3.9.1.   İnceleme Talepnamesinin Verilmesi………………………… 129

3.9.2.   İncelemeye Başlanması ve Sonuçlandırılması……………. 129

3.9.3.   İnceleme Sonuçlarının Tasfiye Memuruna

Bildirilmesi………………………………………………………….. 130

3.10. TASFİYE İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ DİĞER KONULAR………. 131

3.10.1. Tasfiyesi Tamamlanmış Şirketlerin Vergi

Borçlarının Durumu………………………………………………. 131

3.10.2. Tasfiye Döneminde Ticari Faaliyette Bulunulması……… 133

3.10.3. Tasfiye Beyannamesinin Doldurulması ve Ekleri………. 136

3.10.4. Tasfiye Halinde Gelir Vergisi Tevkifatı Mükellefiyeti… 136

3.10.5. Tasfiye Halindeki Kurum ile Ortağı Arasındaki İlişkiler 137

3.10.6. Tasfiye Beyannamesinin Yeminli Mali Müşavirlere

Tasdik Ettirilmesi………………………………………………….. 138

3.10.7. Maliye Bakanlığı’na Tanınan Yetki………………………….. 138

3.10.8. Tasfiyesi Tamamlanmış Şirketlere Ait Defter ve

Belgelerin Saklanması……………………………………………. 139

 

Dördüncü Bölüm

TASFİYE MEMURLARI

4.1.   GENEL AÇIKLAMA………………………………………………………. 141

4.2.   TASFİYE MEMURLARININ ATANMASI………………………… 141

4.2.1.   Tasfiye Memurunun Esas Sözleşme veya

Genel Kurul Kararıyla Atanması……………………………… 141

4.2.2.   Tasfiye Memurunun Kanun Yoluyla Atanması………….. 142

4.2.3.   Tasfiye Memurunun Mahkeme Kararıyla Atanması……. 142

4.3.   TASFİYE MEMURLARININ TESCİL VE İLAN

         EDİLMESİ        ……………………………………………………………… 143

4.4.   TASFİYE MEMURLARININ UYRUĞU……………………………. 144

4.5.   TASFİYE MEMURLARININ AZLİ…………………………………… 144

4.5.1.   Genel Kurul Kararı ile Azil…………………………………….. 144

4.5.2.   Mahkeme Kararı ile Azil………………………………………… 145

4.6.   TASFİYE MEMURLARININ DEĞİŞMESİ……………………….. 145

4.7.   TASFİYE MEMURLARINA ÖDENEN ÜCRETLER…………. 146

4.8.   TASFİYE MEMURLARININ GÖREVLERİ………………………. 147

4.9.   TASFİYE MEMURLARININ YETKİLERİNİN

         DÜZENLENMESİ………………………………………………………….. 148

4.9.1.   Tasfiye Memurlarının Yetkilerini Devretmesi……………. 148

4.9.2.   Tasfiye Memurlarının Tasfiye Amacı Dışında

Yaptığı İşlerin Şirketi Bağlaması……………………………… 148

4.9.3.   Tasfiye Memurlarının Şirketi Temsil ve

İlzam Etmesi………………………………………………………… 149

4.9.4.   Tasfiye Memurlarının Haksız Fiillerinden

Şirketin Sorumluluğu…………………………………………….. 149

4.10. TASFİYE MEMURLARI İLE PAY SAHİPLERİ

         ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ……………………… 150

4.11. TASFİYE MEMURLARININ SORUMLULUĞU……………….. 150

4.11.1.Türk Ticaret Kanunu Açısından………………………………. 150

4.11.2. Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından……………………….. 151

4.11.3. Vergi Usul Kanunu Açısından………………………………… 154

4.11.4. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun Açısından………………………………………………….. 155

4.11.5. İcra ve İflas Kanunu Açısından………………………………. 156

4.11.6. Bankacılık Kanunu Açısından………………………………… 156

4.12. TASFİYE MEURLARININ RÜCU HAKKI………………………… 157

4.12.1. Genel Açıklama……………………………………………………. 157

4.12.2. Paylaştırma Uygulaması………………………………………… 158

4.12.3. Ortakların Sorumluluğu…………………………………………. 158

Beşinci Bölüm

DİĞER KANUNLAR AÇISINDAN TASFİYE

5.1.   BANKACILIK KANUNU………………………………………………… 161

5.1.1.   Genel Olarak Bankacılık Kanunu……………………………. 161

5.1.1.1. Genel Açıklama……………………………………….. 161

5.1.1.2. Bankacılık Kanunu’nun Kapsamı……………….. 162

5.1.1.3. Bankaların Faaliyet Konuları……………………… 162

5.1.1.4. Ana Sözleşmeye İlişkin Hükümler………………. 164

5.1.1.5. Bankaların Yönetimi…………………………………. 165

5.1.1.6. Koruyucu Önlemler………………………………….. 167

5.1.1.7. Bankaların Faaliyet İzinlerinin

Kaldırılması ve TMSF’ye Devri………………….. 167

5.1.2.   Bankacılık Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi………………….. 168

5.2.   SERMAYE PİYASASI KANUNU……………………………………. 172

5.2.1.   Genel Olarak Sermaye Piyasası Kanunu…………………… 172

5.2.1.1.  Genel Açıklama……………………………………….. 172

5.2.1.2.  Sermaye Piyasası Kanunu’nun Kapsamı………. 173

5.2.1.3.  Sermaye Piyasası Kurumları………………………. 174

5.2.1.4. Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş Şartları……….. 175

5.2.1.5.  Borsalar ve Piyasa İşleticileri……………………… 175

5.2.1.6. Tedrici Tasfiye………………………………………… 176

5.2.2.   Sermaye Piyasası Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi…………. 177

5.3.   İCRA VE İFLAS KANUNU…………………………………………….. 193

5.3.1.   Genel Olarak İcra ve İflas Kanunu………………………….. 193

5.3.1.1.  Genel Açıklama……………………………………….. 193

5.3.1.2. İflâsa Tabi Olan Kişiler……………………………… 194

5.3.1.3. İflas Organları………………………………………….. 195

5.3.1.4. İflas Yolları…………………………………………….. 198

5.3.1.5. İflasın Hukuki Sonuçları……………………………. 200

5.3.1.6. Sıra Cetveli……………………………………………… 205

5.3.1.7. İflasın Ertelenmesi……………………………………. 206

5.3.2.   İcra ve İflas Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi………………… 207

5.4.   GELİR VERGİSİ KANUNU…………………………………………….. 208

5.4.1.   Genel Olarak Gelir Vergisi Kanunu…………………………. 208

5.4.1.1.  Genel Açıklama……………………………………….. 208

5.4.1.2. Gelir Vergisinin Konusu……………………………. 209

5.4.1.3. Gelir Vergisinin Mükellefleri……………………… 209

5.4.1.4. Gelir Vergisinin Tarhı……………………………….. 210

5.4.1.5. Gelir Vergisinde Muaflık ve İstisnalar…………. 210

5.4.1.6. Gelirin Toplanması…………………………………… 210

5.4.1.7. Gelir Vergisinin Beyan ve

Ödeme Dönemleri……………………………………. 211

5.4.2.   Gelir Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi……………….. 212

5.5.   KATMA DEĞER VERGİSİ…………………………………………….. 213

5.5.1.   Genel Olarak Katma Değer Vergisi………………………….. 213

5.5.1.1. Genel Açıklama……………………………………….. 213

5.5.1.2. Katma Değer Vergisinin Konusu………………… 214

5.5.1.3. Katma Değer Vergisinin Mükellefi ve

Sorumlusu………………………………………………. 215

5.5.1.4. Katma Değer Vergisinde Matrah…………………. 216

5.5.1.5. Katma Değer Vergisinin Oranı……………………. 216

5.5.1.6. Katma Değer Vergisinde İstisnalar………………. 217

5.5.2.   Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi……. 217

5.6.   AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ

         HAKKINDA KANUN……………………………………………………… 218

5.6.1.   Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun….. 218

5.6.1.1.  Genel Açıklama……………………………………….. 218

5.6.1.2. Kamu Alacağının Kapsamı………………………… 219

5.6.1.3. Uygulamaya Yetkili Tahsil Dairesi……………… 220

5.6.1.4. Teminat İsteme………………………………………… 221

5.6.1.5. Teminatlar ve Değerlemesi………………………… 221

5.6.1.6. İhtiyati Haciz Uygulaması………………………….. 222

5.6.1.7. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu……………… 222

5.6.1.8. Gecikme Zammı Uygulaması……………………… 223

5.6.2.   Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun’un Tasfiye ile İlgisi……………………………………… 223

5.7.   BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ…………… 225

5.7.1.   Genel Olarak Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi…… 225

5.7.1.1. Genel Açıklama……………………………………….. 225

5.7.1.2.  Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin

Konusu…………………………………………………… 225

5.7.1.3. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin

Mükellefleri…………………………………………….. 226

5.7.1.4. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinde

İstisnalar…………………………………………………. 226

5.7.1.5. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin

Matrahı…………………………………………………… 229

5.7.1.6. Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin

Oranı……………………………………………………… 229

5.7.2.   Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin

Tasfiye ile İlgisi……………………………………………………. 230

5.8.   ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ…………………………………………….. 231

5.8.1.   Genel Olarak Özel Tüketim Vergisi…………………………. 231

5.8.1.1. Genel Açıklama……………………………………….. 231

5.8.1.2. Özel Tüketim Vergisinin Konusu………………… 232

5.8.1.3. Özel Tüketim Vergisi ile İlgili Kavramlar……… 232

5.8.1.4. Özel Tüketim Vergisinin Mükellefi ve

Vergi Sorumlusu………………………………………. 233

5.8.1.5. Özel Tüketim Vergisinde Vergiyi

Doğuran Olay………………………………………….. 233

5.8.1.6. Özel Tüketim Vergisinin Vergileme

Ölçüleri ve Matrahı…………………………………… 234

5.8.1.7. Özel Tüketim Vergisinin Oranı veya Tutarı….. 235

5.8.1.8. Özel Tüketim Vergisinde İstisnalar……………… 235

5.8.2.   Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi…… 235

5.9.   DAMGA VERGİSİ KANUNU………………………………………….. 236

5.9.1.   Genel Olarak Damga Vergisi Kanunu………………………. 236

5.9.1.1. Genel Açıklama……………………………………….. 236

5.9.1.2. Damga Vergisinin Konusu…………………………. 236

5.9.1.3. Damga Vergisinin Mükellefleri…………………… 237

5.9.1.4. Damga Vergisinde Matrah…………………………. 237

5.9.1.5. Damga Vergisinin Oranı……………………………. 238

5.9.1.6. Damga Vergisinde Ödeme Şekilleri…………….. 239

5.9.1.7. Damga Vergisinde İstisnalar………………………. 240

5.9.2.   Damga Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi…………….. 240

5.10.             HARÇLAR KANUNU………………………………………….. 240

5.10.1. Genel Olarak Harçlar Kanunu…………………………………. 240

5.10.1.1. Genel Açıklama………………………………………. 240

5.10.1.2. Harçların Konusu…………………………………….. 240

5.10.1.3. Harçların Mükellefleri………………………………. 241

5.10.1.4. Harçlarda Matrah…………………………………….. 242

5.10.1.5. Harçlarda Ödeme Şekilleri………………………… 242

5.10.1.6. Harçlarda İstisnalar………………………………….. 242

5.10.2. Harçlar Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi………………………. 242

5.11. EMLAK VERGİSİ KANUNU…………………………………………… 242

5.11.1. Genel Olarak Emlak Vergisi Kanunu……………………….. 242

5.11.1.1. Genel Açıklama………………………………………. 242

5.11.1.2. Emlak Vergisinin Konusu…………………………. 243

5.11.1.3. Emlak Vergisinin Mükellefi………………………. 243

5.11.1.4. Emlak Vergisinde İstisnalar……………………….. 244

5.11.1.5. Emlak Vergisinin Matrahı…………………………. 244

5.11.1.6. Emlak Vergisinin Oranı…………………………….. 244

5.11.1.7. Emlak Vergisinin Tahakkuku ve Ödemesi…… 245

5.11.2. Emlak Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi……………… 246

5.12. MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU……………………. 246

5.12.1. Genel Olarak Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu………….. 246

5.12.1.1.  Genel Açıklama ……………………………………. 246

5.12.1.2. Motorlu Taşıtlar Vergisinin Konusu……………. 246

5.12.1.3. Motorlu Taşıtlar Vergisinin Mükellefi…………. 247

5.12.1.4. Motorlu Taşıtlar Vergisinde İstisnalar………….. 247

5.12.1.5. Motorlu Taşıtlar Vergisinin Ölçü ve Oranları 248

5.12.1.6. Motorlu Taşıtlar Vergisinin Tahakkuku ve

Ödemesi…………………………………………………. 248

5.12.2. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi… 248

5.13.             ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ……………………………………. 249

5.13.1. Genel Olarak Özel İletişim Vergisi…………………………… 249

5.13.1.1. Genel Açıklama………………………………………. 249

5.13.1.2. Özel İletişim Vergisi…………………………………. 249

5.13.2. Özel İletişim Vergisinin Tasfiye ile İlgisi…………………… 250

5.14. ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ………………………………………….. 251

5.14.1. Genel Olarak Çevre Temizlik Vergisi……………………….. 251

5.14.2. Çevre Temizlik Vergisinin Tasfiye ile İlgisi………………. 252

5.15. VERGİ USUL KANUNU………………………………………………… 252

5.15.1. Genel Olarak Vergi Usul Kanunu……………………………. 252

5.15.1.1.  Genel Açıklama ……………………………………….252

5.15.1.2. Mükellefin Ödevleri…………………………………. 253

5.15.2. Vergi Usul Kanunu’nun Tasfiye ile İlgisi………………….. 270

Altıncı Bölüm

TASFİYE İŞLEMLERİNİN

MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

 

6.1.   TEKDÜZEN HESAP PLANINI……………………………………….. 271

6.1.1.   Genel Açıklama……………………………………………………. 271

6.1.2.   Düzenlemenin Amacı……………………………………………. 272

6.1.3.   Düzenlemenin Niteliği…………………………………………… 272

6.1.4.   Düzenlemenin Kapsamı…………………………………………. 273

6.1.5.   Muhasebenin Temel Kavramları……………………………… 273

6.1.5.1.  Sosyal Sorumluluk Kavramı………………………. 274

6.1.5.2. Kişilik Kavramı……………………………………….. 274

6.1.5.3. İşletmenin Sürekliliği Kavramı……………………. 274

6.1.5.4. Dönemsellik Kavramı……………………………….. 275

6.1.5.5. Parayla Ölçülme Kavramı………………………….. 275

6.1.5.6. Maliyet Esası Kavramı………………………………. 275

6.1.5.7. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı…………. 275

6.1.5.8. Tutarlılık Kavramı……………………………………. 275

6.1.5.9. Tam Açıklama Kavramı…………………………….. 276

6.1.5.10. İhtiyatlılık Kavramı …………………………………. 276

6.1.5.11. Önemlilik Kavramı …………………………………….. 276

6.1.5.12. Özün Önceliği Kavramı ……………………………… . 276

6.1.6.   Muhasebe Politikalarının Açıklanması……………………… 276

6.1.7.   Mali Tablolar……………………………………………………….. 277

6.1.7.1. Düzenlenmesi İstenen Mali Tablolar……………. 278

6.1.7.2. Mali Tabloların Amaçları…………………………… 278

6.1.7.3. Mali Tablolardaki Bilgilerin Özellikleri………… 278

6.1.7.4. Temel Mali Tabloların Düzenlenme İlkeleri….. 278

6.1.8.   Tekdüzen Hesap Çerçevesi…………………………………….. 283

6.2.   MUHASEBE İŞLEMLERİ………………………………………………. 288

 

TASFİYE SÜRECİ…………………………………………………………………. 301

ÖZELGE ÖRNEKLERİ………………………………………………………….. 327

YARGI KARARI ÖRNEKLERİ……………………………………………….. 365

 

KAYNAKÇA…………………………………………………………………………. 389

Anonim Şirketlerde Kuruluş – Necla Akdağ Güney

Doç.Dr. Necla AKDAĞ GÜNEY tarafından hazırlanan ”Anonim Şirketlerde Kuruluş” başlıklı eser Vedat Kitapçılık tarafından yayımlanmıştır. Yayıncının eser ile ilgili sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

ÖNSÖZ

Bu çalışma anonim şirketler hukuku alanında yönetim kurulu, kuruluş, genel kurul ve paylar başlığı altında yazılması planlanan dört kitaplık serinin ikinci kitabıdır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anonim şirketlerin esas sözleşmesi, kuruluşu ve kuruluştan doğan sorumluluklar bakımından oldukça esaslı değişiklikler getirmiştir. Tek kuruculu şirket, kuruluşta halka arz, anonim şirketin feshi, emredici hükümler ilkesi, farklılaştırılmış teselsül bu bağlamda anılabilecek başlıca yeniliklerdendir. Kuruluş ve esas sözleşmenin bir anonim şirketin temeli olduğu dikkate alındığında, bu alanda yapılan düzenlemelerin derinlemesine incelenmesi gereği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Öte yandan yasalaşma sürecindeki şiddetli gelgitlerden, son dakika değişikliklerinden ve torba yasaların içinden çıkan sürpriz düzenlemelerden nasibini alan Türk Ticaret Kanunu ve anonim şirketlere ilişkin hükümleri, bir süredir ülkemizde olağan hale gelen ancak bir hukuk devletinde kabullenilemeyecek bu yeni kanun yapma tekniğinden olumsuz biçimde etkilenmiştir. Özellikle Meclisteki görüşmeler esnasında, üzerinde yeterince konuşulup tartışılmadan, teklif sahiplerinin çoğu zaman hukuki olmaktan uzak gerekçeleriyle kabul edilip son anda maddeye iliştirilen veya çıkarılan metinlerin yol açtığı sorunlar, yenilikleri ve bir kısmı milat niteliğindeki hükümleri gölgede bırakmış, yasanın kendi içindeki bütünlüğünü bozmuştur. Örneğin denetim konusunda getirilen yeni sistem, baskılara boyun eğilerek Kanun yürürlüğe girmeden çok kısa bir süre önce değişikliğe uğramış ve işlem denetçilerine ilişkin hükümler kanun metninden çıkarılmıştır. Böyle olunca kuruluş işlemlerini denetleyecek başkaca bir mekanizma da öngörülmediğinden anonim şirketlerin malvarlığını koruma ilkesi, önemli bir denetimin mekanizmasından mahrum kalmıştır. Bahsettiğimiz bu olumsuzlukların en önemli yansımalarından birisi, hukukçuların maddeleri analiz ederken ve yorumlarken sıkça başvurdukları “kanun koyucunun bilinçli tercihi” ve “kanun koyucu abesle iştigal etmez” argümanların geçerliğini yitirmesi olmuştur (iki örnek için bkz. TTK md. 553 ve 348 (2)’ye ilişkin gelişmeler).

Ticari hayatın can damarı niteliğindeki böylesine bir temel Kanunun hazırlanması ve yasalaşması elbette çok kolay bir iş değildir. Bazı hataların olması da kaçınılmazdır. Önemli olan bunların minimalize edilmesi ve yeni düzenlemelerin uygulanabilir kılınmasıdır. Bu bağlamda sunulabilecek en büyük katkı, maddeleri detaylı analiz eden, varsa hata ve eksikleri  ortaya koyan ve bunların düzeltilmesi için çözüm öneren çalışmalar yapılmasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin yoğun akademik çalışmalar yapılması bu aşamada hem bir zorunluluk, hem de akademik sorumluluğun bir gereğidir. Kitap bu bakış açısıyla kaleme alınmıştır.

Bir yılı aşkın çalışmanın ürünü olan bu eserde, üç ana başlık altında kuruluş, kuruluştan doğan sorumluluk ve esas sözleşmeye ilişkin düzenlemeler karşılaştırmalı metot yöntemiyle incelenmiştir. Kanun koyucu, anonim şirketlerde tek bir hukuk sistemini örnek alarak düzenleme yapmadığı için, incelenen normun kaynağına göre kimi zaman Alman kimi zaman İsviçre Kanunları ve yeri geldiğinde AB Yönergeleri dikkate alınmış ve uygulamada ortaya çıkabilecek sorunlar çerçevesinde bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda yorumlarımızda, Kanunun spesifik amaçlarının yanı sıra normun ihtiyaca cevap verebilme noktasında yeterliliği, ilgili olduğu diğer düzenlemelerle uyumu ve anonim şirketlerin temel prensipleri ile bağdaşabilirliği göz önünde bulundurulmuştur.

Çalışma boyunca medeni hukuk ile bağlantılı sorunlarda görüşlerini hiç duraksamadan paylaşan ve benimle bu eserde de büyük bölümüne yer verdiğim iki makale kaleme alan değerli meslektaşım Mustafa Alper Gümüş’e, yine desteklerini esirgemeyen değerli meslekdaşlarım Mustafa Aksu ve Bilgehan Çetiner’e ticaret siciline ilişkin düzenlemeler ile ilgili olarak sıklıkla görüş alışverişinde bulunduğum İstanbul Ticaret Odası Genel Sekreter Vekili sn. Av. Nurcan Turan ve Mersin Ticaret Sicil Müdürü sn. Halis Çakır’a, düzeltmeleri büyük bir titizlikle gerçekleştiren sevgili H. Erdal Demir’e, ve yine bu konuda katkısını esirgemeyen değerli dostum Av. Emine Mustafaoğlu’na, bir yılı aşkın yazım döneminde aile hayatımızı dengede tutmak gibi büyük bir sorumluluk üstlenen sevgili eşim Cenap’a ve canım oğullarım Batuhan ile Volkan’a son olarak kitabı hızlı bir biçimde yayımlanması aşamasında çabalarını esirgemeyen sevgili Berrin Doğrul ve değerli Yayınevi sahibi Vedat Carbaş’a teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Dr. Necla AKDAĞ GÜNEY

Heidelberg, Mart 2014

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ…………………………………………………………………………………… VII

KISALTMALAR……………………………………………………………………… XXI

1. BÖLÜM

KURULUŞ

§ 1   KURULUŞ SİSTEMLERİ……………………………………………………. 1

        A. Genel Olarak………………………………………………………………… 1

        B. Türk Hukukunda Kuruluş Sistemi…………………………………. 2

§ 2   KURULUŞ ÖNCESİ ŞİRKET – ÖN ŞİRKET…………………………. 5

        A. Kuruluş Öncesi Şirket (Vorgründungsgesellschaft)……… 5

I.   Genel Olarak……………………………………………………………….. 5

II. Hukuki Niteliği……………………………………………………………. 11

        B. Ön (Anonim) Şirket (Vorgesellschaft)………………………….. 14

I.   Alman ve İsviçre Hukukunda Ön Şirket……………………………. 14

1. Alman Hukukunda Ön Anonim Şirket ve

Hukuki Niteliği………………………………………………………… 16

a.  Çok Ortaklı Ön Şirket ve Hukuki Niteliği…………………… 16

b. Tek Kişilik Şirketlerde Ön Şirket……………………………… 20

2. İsviçre Hukukunda Ön Şirket ve Hukuki Niteliği……………… 21

II.  Türk Hukukunda Ön Şirket……………………………………………. 23

1. Türk Hukukunda Ön Şirketin Hukuki Dayanağı………………. 23

2.      Ön Şirketin Hukuki Niteliği…………………………………….. 26

a.  6762 s. TTK’da Ön Şirketin Hukuki

Niteliğine İlişkin Görüşler………………………………………. 26

b. 6102 s. TTK’da Düzenlenen Ön Şirketin

Hukuki Niteliğine İlişkin Görüşler

Değerlendirme ve Görüşümüz………………………………… 29

aa. Görüşler……………………………………………………….. 29

bb. Görüşlerin Değerlendirmesi……………………………….. 32

cc. Görüşümüz……………………………………………………. 35

3. Tek Kişilik Anonim Şirketlerde Ön Şirket………………………. 39

III. Ön Şirketin Malvarlığı…………………………………………………… 41

IV.    Ön Şirketin Süresi ve Sona Ermesi………………………………. 43

1. Ön Şirketin Süresi……………………………………………………. 43

a.  Evrak ile Sicil Müdürlüğüne Başvuru

Halinde Ön Şirketin Oluşumu ve Süresi…………………….. 44

b. Elektronik Tescilde Ön Şirketin

Oluşumu ve Süresi……………………………………………….. 46

2.      Ön Şirketin Sona Ermesi……………………………………….. 47

V.  Ön Şirketin Tasfiyesi……………………………………………………. 49

VI.    Ön Şirket Aşamasında Sorumluluk………………………………. 50

§ 3   KURUCULAR 55

        A. Kurucu Vasfı……………………………………………………………….. 55

        B. Ortak Sayısı………………………………………………………………… 57

        C. Kurucular Arasındaki Hukuki İlişki………………………………. 59

        D. Kurucular ile Ortaklık Arasındaki Hukuki İlişki…………….. 60

§ 4   KURULUŞ TÜRLERİ………………………………………………………… 63

        A.  Genel Olarak………………………………………………………………. 63

        B.  Basit/Nakdi Kuruluş……………………………………………………. 64

I.   Nakit Sermayenin Ödenmesi………………………………………….. 64

1.      Nakit Sermaye Borcunun Ödenme Zamanı……………….. 65

2. Nakit Sermaye Borcunun Takası…………………………………. 66

II.  Bakiye Sermaye Borcunun Ödenmesi …………………………….. 69

1. Bakiye Sermaye Borcunun Borçlusu……………………………. 70

a. Payı Taahhüt Eden Kişiyle Payın Sahibinin

Aynı Olması Halinde Sermaye Taahhüdünün

Borçlusu……………………………………………………………. 70

b.  Bedeli Tamamen Ödenmemiş Nama Yazılı

Payların Devri Halinde Sermaye Taahhüdünün

Borçlusu……………………………………………………………. 70

c.  Bedeli Tamamen Ödenmemiş Hamiline Yazılı

Payların Yerini Tutmak Üzere Çıkarılan

İlmühaberlerin Devri Halinde Sermaye

Taahhüdünün Borçlusu…………………………………………. 71

d.  Hamiline Yazılı Çıplak Payların Devri

Halinde Sermaye Taahhüdünün Borçlusu………………….. 72

e.  Esas Sözleşmesel Bağlam Halinde Sermaye

Taahhüdünün Borçlusu…………………………………………. 74

2. Bakiye Sermaye Borcunun Ödenmesi Zamanı……………….. 76

a. İfa Zamanının Esas sözleşme ile Belirlenmesi…………….. 77

b. TTK md. 344’e Göre İfa Zamanı…………………………….. 77

c. TTK md. 481’e Göre İfa Zamanı…………………………….. 78

d. TTK md. 344 ve 481’in Birlikte

Uygulanabilirliği Meselesi ……………………………………… 80

3.      Bakiye Sermeye Borcunun Zamanaşımına

Uğraması………………………………………………………………. 82

4.      Bakiye Sermaye Borcunu Talep Etmeye

Yetkili Olanlar………………………………………………………… 84

5. Bakiye Sermaye Taahhüdünü Yerine

Getirmemenin Sonuçları…………………………………………….. 85

a.  Temerrüt…………………………………………………………… 86

b. Cezai Şart………………………………………………………….. 86

c. Iskat…………………………………………………………………. 87

aa. Iskat Usulü.. 88

bb. Iskatın Uygulanabileceği Paylar…………………………. 90

cc. Agionun Ödenmemesi Halinde Iskat……………………. 90

dd. Iskata Yetkili Organ………………………………………… 91

ee. Iskatın Hukuki Sonuçları…………………………………… 92

ff.  Usule Aykırı ve Haksız Iskat…………………………….. 93

        C.  Nitelikli Kuruluş………………………………………………………….. 94

I.   Kuruluşta Ayni Sermaye Getirilmesi………………………………… 95

1. Ayni Sermaye Olarak Getirilebilecek

Malvarlıklarının Özellikleri………………………………………….. 96

a.  Nakden Değerlendirilebilir Olma……………………………… 96

b. Devredilebilir Olma………………………………………………. 97

c. Maddi Edime İlişkin Olma……………………………………… 97

d. Amaca Uygun Olma…………………………………………….. 98

2. Ayni Sermaye Olarak Getirilebilecek

Malvarlığı Unsurları………………………………………………….. 99

a.  Taşınırlar………………………………………………………….. 100

b. Taşınmazlar………………………………………………………. 102

c. Ticari İşletme……………………………………………………. 102

d. Alacaklar…………………………………………………………. 104

e. Fikri Haklar………………………………………………………. 107

3. Ayın Sermayenin Değerlendirilmesi ve

Bilirkişi Raporu……………………………………………………… 109

4. Ayni Sermaye Taahhüdünün Muacceliyeti…………………… 113

5. Ayni Sermayenin İfası…………………………………………….. 115

a.  Taşınırlar………………………………………………………….. 115

aa. İfa/Güvenilir Kişiye Tevdi……………………………….. 115

bb. Mülkiyetin Geçiş Anı……………………………………… 118

b.  Taşınmazların İfası……………………………………………… 120

aa. Taşınmaz Taahhüdünün İfası……………………………. 120

bb. Taşınmazlarda Mülkiyetin

Geçişi/Tescilsiz İktisap……………………………………. 121

cc. Şirketlerde Yapı Değişikliği ve Ayni

Sermaye Konulmasında Siciller Arası

İşbirliğine İlişkin Tebliğ…………………………………… 128

dd. Tescil Talebinde Bulunabilecek Kimseler……………. 130

c.  Ticari İşletmenin Ayni Sermaye Olarak

Getirilmesi Halinde İfa………………………………………… 131

aa. Sermaye Taahhüdünün İfası…………………………….. 131

bb. Malvarlığının Geçişi……………………………………….. 135

d.  Alacaklar…………………………………………………………. 135

e. Fikri Haklara İlişkin Sermaye Taahhüdü………………….. 135

6. Ayni Sermaye Taahhüdünde Sicil

Müdürlüğünce Yapılan Kontrol………………………………….. 136

7. Ayni Sermaye Borcunda Zamanaşımı…………………………. 138

8.      Ayni Sermaye Taahhüdünde Iskat…………………………. 140

9. Sermaye Taahhüdünde İfa Engelleri…………………………… 142

II.  Kuruluşta Ticari İşletme veya Aynın Devralınması……………. 145

1. Kuruluş Esnasında Ticari İşletme veya

Aynın Devralınması………………………………………………… 146

a.  Uygulanacak Hükümler……………………………………….. 146

b. Devralma Sözleşmesinin Hukuki Niteliği………………….. 147

c. Uygulama Alanı…………………………………………………. 148

2.      Kuruluştan Sonra Aynın veya İşletmenin

Devralınması/Kanuna Karşı Hile……………………………….. 149

a. Hükmün Kaynağı ve Tarihsel Gelişimi…………………….. 150

b. TTK md. 356’nın Uygulama Alanı…………………………. 152

c. Kuruluştan Sonra Devralma ve İşletme Konusu

Dışında Yapılan İşlemler Arasındaki İlişki………………… 154

d.  Yapılması Gerekli İşlemler……………………………………. 155

e.  Aykırılığın Yaptırımı……………………………………………. 156

f. Dava Açabilecek Kimseler…………………………………… 160

g. TTK md. 356’nın Uygulama Zamanı………………………. 161

III. Kuruluşta Özel Menfaatler…………………………………………… 161

1. Özel (Kurucu) Menfaatleri……………………………………….. 162

a. Genel Olarak…………………………………………………….. 162

b. Özel Menfaatlere İlişkin Düzenlemenin Amacı………….. 163

c. Menfaat Kavramı………………………………………………. 164

d. Özel Menfaatlerin Hukuki Mahiyeti………………………… 165

2.      Kurucu İntifa Senetleri………………………………………… 166

a. Genel Olarak…………………………………………………….. 166

b.  Kurucu İntifa Senetlerinin İçeriği…………………………… 166

c.  Hukuki Mahiyeti………………………………………………… 167

d.  Kurucu İntifa Senedi Sahiplerinin

Kar Payı Hakkı…………………………………………………. 169

e.  Kurucu İntifa Senetlerin Halka Arz Halinde

İptal Edilmesi Meselesi………………………………………… 170

IV.    Kuruluş Masrafları…………………………………………………. 174

V. Nitelikli Kuruluşta Koruyucu Tedbirler……………………………. 175

        D.  Halka Açık Kuruluş……………………………………………………. 178

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 178

II. Halka Arz Edilecek Paylar…………………………………………… 178

III. Halka Arz Taahhüdü ve Garantisi………………………………….. 179

IV.    Payların Öngörülen Sürede Satılamaması/

Halka Arz Edilememesi………………………………………………. 184

V.  Halka Arzda Sorumluluk……………………………………………… 185

VI.    Halka Arzın SPK Mevzuatına Göre Yapılması

ve Hükmün Uygulanabilirliği…………………………………………. 188

§ 5   TESCİL ve İLAN…………………………………………………………….. 191

        A.  Tescil………………………………………………………………………… 191

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 191

II. Tescilin Etkileri…………………………………………………………. 192

1. Tescilin İç Etkileri………………………………………………….. 193

2.      Tescilin Dış Etkileri…………………………………………….. 194

3.      Tescilin Delil Olma Etkisi…………………………………….. 197

4.      Tescilin İyileştirici Etkisi………………………………………. 197

III. Tescil Süresi…………………………………………………………….. 197

1. Evrakla Başvuruda Süre………………………………………….. 197

2.      Elektronik Başvuruda Süre…………………………………… 198

IV.    Tescil Talebinde Bulunabilecek Kimseler…………………….. 198

V. Tescil Edilecek Hususlar……………………………………………… 200

VI.    Esas Sözleşmesinin Tamamının Tescilinin

Üçüncü Kişiler Üzerinde Etkisi……………………………………… 200

        B.  İlan……………………………………………………………………………. 202

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 202

II. İlan Olunacak Hususlar………………………………………………. 202

III. İlanın Yer ve Zaman Bakımından Etkisi………………………….. 203

IV.    Tescil Edilen Husus İle İlan Arasında Fark Bulunması……. 204

        C. Kuruluş Aşamasında Sicile Sunulacak Belgeler………… 205

        D. Sicil Müdürünün İnceleme Görevi, Sorumluluk,

             Kararlara İtiraz, Geçici Tescil……………………………………. 212

I.   İnceleme Görevi………………………………………………………… 212

1.      Genel Olarak…………………………………………………….. 212

2.      Anonim Şirketler Özelinde……………………………………. 214

II. Sicil Müdürünün Kararlarına Karşı İtiraz…………………………. 216

III. Sicil Görevlilerinin Sorumluluğu……………………………………… 216

IV.    Geçici Tescil…………………………………………………………. 218

        E.  Exkurs: Elektronik Başvuru………………………………………. 219

§ 6   KURULUŞTAKİ EKSİKLİKLER……………………………………….. 225

        A.  Genel Olarak…………………………………………………………….. 225

        B. Tescilin İyileştirici Etkisi……………………………………………. 226

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 226

II. TTK’da Tescilin İyileştirici Etkisi…………………………………… 227

III. Türk Medeni Kanunu md. 47’nin,

TTK md. 353 ile İlişkisi……………………………………………….. 228

IV.    TTK md. 210 (3) ile TTK md. 353 Arasındaki İlişki……….. 229

        C.  Anonim Şirketin Feshi Davası……………………………………. 230

2. BÖLÜM

KURULUŞTAN DOĞAN SORUMLULUK

 

§ 7   SORUMLULUK………………………………………………………………. 233

        A. Genel Olarak…………………………………………………………….. 233

        B. Sorumluluk Sebepleri……………………………………………….. 234

I.   Belgelerin ve Beyanların Kanuna Aykırılığı……………………… 234

1. Sorumluluğun Konusu……………………………………………… 234

2. Uygulama Alanı…………………………………………………….. 235

3.      Mülga TTK md. 305 ile Karşılaştırma…………………….. 235

4. Sorumluluğun Hukuki Niteliği……………………………………. 236

5. Sorumlular……………………………………………………………. 239

II.  Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar ve Ödeme

Yetersizliğinin Bilinmesi………………………………………………. 242

1. Sorumluluğun Konusu……………………………………………… 242

a. Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar……………………….. 242

b. Ödeme Yetersizliği…………………………………………….. 243

2. Uygulama Alanı…………………………………………………….. 243

3. Müeyyidesi…………………………………………………………… 245

4. Sorumluluğun Hukuki Niteliği……………………………………. 246

5. Sorumlular……………………………………………………………. 247

III. Değer Biçilmesinde Yolsuzluk………………………………………. 249

1.      Sorumluluğun Konusu…………………………………………. 249

2.      Uygulama Alanı…………………………………………………. 249

3. Sorumluluğun Hukuki Niteliği……………………………………. 250

4. Sorumlular……………………………………………………………. 251

IV.    Kurucuların Yükümlülük İhlali Halinde

Sorumluluğu……………………………………………………………… 251

1. Kurucuların Yükümlülük İhlali…………………………………… 251

2. Uygulama Alanı…………………………………………………….. 255

3. Sorumluluğun Hukuki Niteliği……………………………………. 255

4. Sorumlular……………………………………………………………. 255

V. Exkurs: Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Denetçilerin

Kuruluş İşlemlerini Denetlemekten Kaynaklanan

Sorumluluğu……………………………………………………………… 256

        C.  Hukuki Sorumluluğun Şartları……………………………………. 256

I.   Zarar                                                                                        .. 257

II. Hukuka Aykırılık……………………………………………………….. 259

III. İlliyet Bağı……………………………………………………………….. 260

IV.    Kusur………………………………………………………………….. 261

        D.  Kuruluştan Doğan Sorumluluk Davasında Husumet….. 263

I.   Aktif Dava Ehliyeti ……………………………………………………. 263

1. Şirketin İflası Dışında Dava Açabilecek Kimseler………….. 263

a.  Şirketin İflası Dışında Doğrudan Zarara

İstinaden Dava Açabilecek Kimseler……………………… 264

aa. Şirket…………………………………………………………. 264

bb. Ortaklar ve Alacaklılar…………………………………… 265

b.  Şirketin İflası Dışında Dolayısıyla Zarara

İstinaden Dava Açabilecek Kimseler……………………… 266

2. Şirketin İflası Halinde Dava Açabilecek Kimseler………….. 268

a.  Şirketin İflası Halinde Doğrudan Zarara

İstinaden Dava Açabilecek Kimseler……………………… 268

b.  Şirketin İflası Halinde Dolayısıyla Zarara

İstinaden Dava Açabilecek Kimseler……………………… 268

II.  Pasif Dava Ehliyeti…………………………………………………….. 269

        E.  Sorumluluğun Sona Erme Halleri………………………………. 271

I.   Sulh ve İbra……………………………………………………………… 271

1. Genel Olarak………………………………………………………… 271

2. Sulh…………………………………………………………………….. 271

3. İbra…………………………………………………………………….. 273

4. Sulh ve İbra Yasağına Tabi Olanlar……………………………. 275

II.  Zamanaşımı……………………………………………………………… 275

        F. Yetkili Mahkeme……………………………………………………….. 277

        G.       Sorumluluk Hükümlerinin Değerlendirmesi………….. 277

 

3. BÖLÜM

ESAS SÖZLEŞME

§ 8   ESAS SÖZLEŞME………………………………………………………….. 279

        A. Genel Olarak…………………………………………………………….. 279

        B. Esas Sözleşmenin Hukuki Niteliği…………………………….. 280

I.   Birden Çok Kurucu Bulunması Halinde…………………………… 280

II. Tek Kuruculu Şirketlerde…………………………………………….. 281

        C. Kanuna Aykırı Esas Sözleşme Hükümlerinin Akıbeti….. 281

I.   Tüzel Kişilik Kazanmadan Önceki Safha…………………………. 282

II.  Tüzel Kişilik Kazanıldıktan Sonraki Safha………………………… 284

        D.  Esas Sözleşmede Emredici Hükümler İlkesi……………… 284

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 284

II. Esas Sözleşmenin Kanunun Anonim Şirketlere

İlişkin Hükümlerinden Sapabilmesi…………………………………. 287

III. Esas Sözleşmede Tamamlayıcı Hüküm Öngörülmesi………….. 289

IV.    Emredici Hükümler İlkesine Aykırılığın Yaptırımı…………… 290

        E.  Esas Sözleşmede Bulunması Gereken Hususlar………. 293

I.   Genel Olarak……………………………………………………………. 293

II. TTK’ya Göre Esas Sözleşmenin İçeriği………………………….. 294

1. Şirketin Ticaret Unvanı ve Merkezinin

Bulunacağı Yer…………………………………………………….. 298

2.  Esaslı Noktaları Belirtilmiş ve Tanımlanmış

Bir Şekilde Şirketin İşletme Konusu…………………………… 300

3.  Şirketin Sermayesi İle Her Payın İtibarî Değeri,

Bunların Ödenmesinin Şekil ve Şartları……………………….. 302

4.  Pay Senetlerinin Nama Veya Hamiline

Yazılı Olacakları, Belirli Paylara Tanınan

İmtiyazlar, Devir Sınırlamaları…………………………………… 305

5.  Ayni Sermaye, Ticari İşletme veya Malvarlığının

Devir Alınması, Şirket Hesabına Yapılan İşlemler,

Kuruluşta Emeği Geçenlere Yapılacak Ödemeler…………. 309

6.  Kurucularla Yönetim Kurulu Üyelerine Ve Diğer

Kimselere Şirket Karından Sağlanacak Menfaatler……….. 312

7. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sayıları, Bunlardan

Şirket Adına İmza Koymaya Yetkili Olanlar………………… 314

8. Genel Kurul Toplantısına Çağrı-Oy hakları………………….. 323

9. Şirketin Süresi………………………………………………………. 324

10.Şirkete Ait İlanlar………………………………………………….. 325

11.Pay Sahiplerinin Taahhüt Ettiği Sermaye

Paylarının Türleri Ve Miktarları………………………………… 326

12.Şirketin Hesap Dönemi…………………………………………… 327

III. İlk Yönetim Kurulu Üyeleri………………………………………….. 328

IV.    Esas Sözleşmenin Tarihi………………………………………….. 328

        F.  Esas Sözleşme Değişikliği, Tescili ve

             Tescilin Etkileri…………………………………………………………. 328

I.   Esas Sözleşme Değişikliği……………………………………………. 328

II. Esas Sözleşme Değişikliğinin Etkileri………………………………. 329

III. Esas Sözleşme Değişikliğinin Tescili………………………………. 330

IV.    Esas Sözleşme Değişikliğinin Tescilinin Etkileri……………… 331

        G. Esas Sözleşme ve Esas Sözleşme Değişikliğinin

             Denetimi……………………………………………………………………. 341

        H.  Esas Sözleşme Hükümlerine Aykırılığın Sonuçları…….. 343

KAYNAKÇA…………………………………………………………………………… 345

KAVRAM İNDEKSİ…………………………………………………………………. 359

Tüm Anonim Şirketler Denetime Tabi Olacak

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu‘nun TBMM’de kabul edilen ilk halinde tüm sermaye şirketleri açısından bağımsız denetim öngörülmüştü. Eski TTK’da yer alan ”Murakıplık” kurumu ve bu kuruma ilişkin hükümler de, tüm sermaye şirketlerinin bağımsız denetime tabi tutulmasından dolayı Yeni TTK’da yer almamıştı. Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden bir gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde, tüm sermaye şirketleri için öngörülen bağımsız denetim zorunluluğu kaldırılmış ve bu konuda Bakanlar Kurulu bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirleme konusunda yetkili kılınmıştı. 23.01.2013 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile de ölçütler belirlenmişti. Söz konusu ölçütler uyarınca 2500 civarı şirketin bağımsız denetime tabi olması bekleniyordu (Bkz. KGK Duyurusu).  Yaklaşık 100.000 civarındaki anonim şirketin yalnızca 2500’ünün denetime tabi olması ve diğer anonim şirketlerin denetime tabi olmaması ise eleştirilmekteydi.

Konu ile ilgili olarak Gümrük Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı‘nın 80. maddesinde, bağımsız denetime tabi olmayan anonim şirketleri denetime tabi tutacak düzenleme öngörüldü ve 28.03.2013 tarihli TBMM Genel Kurulu’nda söz konusu düzenleme, verilen bir önerge çerçevesinde yapılan değişiklik ile kabul edildi.  Söz konusu 6455 sayılı Kanun, 11 Nisan 2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Kabul edilen yeni düzenleme uyarınca;

  • Tüm anonim şirketler denetime tabi 
  • Bağımsız denetime tabi olmayan anonim şirketlerin denetimi ile ilgili esaslar Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek
  • Denetime tabi olduğu halde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş sayılacak

TTK 397. maddeye eklenen 5 ve 6. fıkralar şu şekilde;

“(5)Dördüncü fıkra kapsamı dışında kalan anonim şirketler ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları bu fıkra hükümlerine göre denetlenir. Denetime ilişkin usul ve esaslar ile bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilerin niteliklerine, uyacakları etik ilkelere, görev ve yetkilerine, seçilmelerine, görevden alınmalarına veya ayrılmalarına; denetimin ve denetim raporlarının içeriğine ve raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.Kanunun denetçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, bu fıkra uyarınca denetim yapacak denetçilere de kıyasen uygulanır.

(6)Beşinci fıkra kapsamında denetime tabi olduğu halde söz konusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.”

Ayrıca bkz. Bağımsız Denetim ve Denetçilik İle İlgili Mevzuat

98 Bin Anonim Şirkete Denetim Geliyor

Torba Yasa Tasarısı’na eklenen yeni bir madde ile yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile bağımsız denetim dışında kalan anonim şirketlerin denetlenmesine dönük olarak TTK’nın 397. maddesinde değişiklik yapıldı. Yapılan düzenleme TTK kapsamında bağımsız denetime tabi olacak şirketlerle ilgili Bakanlar Kurulu Kararı kapsamı dışında kalan anonim şirketlerin denetim içine alınmasını öngörüyor. Tasarının kefalette eş rızası aranmasına ilişkin şartları yumuşatan maddesine, Tarım Kredi Kooperatifleri de eklendi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü İsmail Yücel, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada eski TTK’ya göre anonim şirketlerde murakıplar, denetim kurulu üyeleri bulunduğunu yeni kanunla denetim kurullarının kaldırıldığını belirterek, “Yeni Ticaret Kanunu bağımsız denetim esasını benimsemişti bağımsız denetim, TTK yürürlüğe girmeden önce yapılan değişiklikle sadece Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği şirketlerden ibaret oldu. Dolayısıyla anonim şirketlerin büyük bir kısmı denetimsiz kaldı” dedi.

Bakanlar Kurulu kararının 2 bin 700 şirketi kapsadığını belirten Yücel, “Türkiye’de 101 bin anonim şirket var. 2 bin 700’ü çıkardığımızda 98 bin civarında anonim şirket denetimsiz kaldı. Çünkü daha önce olan denetim kurulları kaldırılmıştı. Bu düzenleme bağımsız denetimin dışındaki 98 bin anonim şirketin bağımsız denetimini düzenliyor.

Bu Bakanlığın ya da bir kamu otoritesinin yapacağı bir denetim değil iç denetim olarak algılanmalı. Daha önce anonim şirketlerin bünyesinde bulunan denetim kurullarının murakıpların yaptığı denetime benzer ama daha nitelikli, genel kurula karşı sorumlu, şirketlerde kurumsallaşmayı, şeffaflaşmayı sağlayacak şekilde denetim

standartlarına uygun bir denetim öngörüyoruz. Ortakların, o şirketten alacaklıların haklarını koruyucu bir düzenleme. 397. madde çerçevesinde denetime sahip olacak anonim şirketler ilerleyen süre içinde bağımsız denetim ölçütlerini tuttururlarsa bağımsız denetime sahip olacaklar.”

AŞ ve kooperatif denetlenecek
TTK’nın 397. maddesine eklenen yeni fıkralara göre, Bakanlar Kurulu Kararı kapsamı dışında kalan anonim şirketler, 4572 sayılı kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları denetlenecek. Denetime ilişkin usul ve esaslar, denetimi yapacak denetçilerin nitelikleri, uyacakları etik ilkeler, görev ve yetkileri, seçilmeleri, görevden alınma ve ayrılmaları, denetim ve denetim raporlarının içeriği, raporun genel kurula sunulmasına ilişkin hususlar Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Bu kapsamda denetime tabi olduğu halde sözkonusu denetimi yaptırmayanların finansal tabloları  ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu düzenlenmemiş sayılacak.

TTK’nın 359. maddesine eklenen yeni bir fıkraya göre ise devlet, il özel idaresi, belediye, köy ve diğer kamu tüzel kişilerinin pay sahibi olduğu şirketlerde sözkonusu tüzel kişiler ya da bunları temsil eden gerçek kişiler, pay sahibi oldukları şirketlerin yönetim kuruluna seçilebilecek.

Kaynak: 14.03.2013 tarihli Dünya Gazetesi – Canan Sakarya

 

Hangi anonim şirketlerin genel kurullarında kurumsal temsilci çağrısı yapılmalı? – Ali Paslı/Levent Yaralı

Dünya Gazetesi’nin 14.03.2013 tarihli sayısında yayınlanan  ‘‘Hangi anonim şirketlerin genel kurullarında kurumsal temsilci çağrısı yapılmalı?’’ başlıklı yazı aşağıda yer almaktadır.

HANGİ ANONİM ŞİRKETLERİN GENEL KURULLARINDA KURUMSAL TEMSİLCİ ÇAĞRISI YAPILMALI?

Yard. Doç. Dr. Ali PASLI
İst. Üni. Hukuk Fak. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı

Levent YARALI
Ernst & Young

Yeni Türk Ticaret Kanunu, pay sahipliği haklarının esas kullanım yeri olan genel kurullara mümkün olduğunca çok ortağın katılımını sağlama yolunda önemli adımlar atmış ve “güç boşluğu” olgusunu mücadele edilecek temel sorunlardan biri olarak tespit etmiştir. Pay sahibi sayısı fazla olan anonim şirketlerde aynı hedef doğrultusunda örgütlenememiş çoğunluk, örgütlenmiş azlığa şirket genel kurulunda söz sahibi olma imkanını bilinçli bir tercihe bağlı olmaksızın vermektedir. Güç boşluğu olarak tanımlayabileceğimiz bu durum; sermaye yapısına göre çoğunluk olmayan genel kurul çoğunluğunun; kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar almasına ve takiben yönetim kurulu üyelerini kendi tercihleri çerçevesinde seçerek şirket yönetimindeki kontrolü elde etmesine ya da sermaye çoğunluğunun olması gereken genel kurul denetiminden kurtulmasına olanak vermektedir.

Bilhassa büyük, halka açık anonim ortaklıklarda pay sahiplerinin genel kurullara olan ilgisizliklerinden kaynaklanan göreceli olarak az pay oranı ile kontrolü elde etme durumu karşısında, pay sahiplerinin elektronik ortamda genel kurullara asaleten/bizzat katılımlarının sağlanması halka açık şirketlerde zorunlu tutulmuştur. Yeni kanun bu şekilde bizzat katılımı kolaylaştırma ile yetinmemiş, genel kurula temsilen katılma konusunda da yeni bir sistem oluşturmuştur.

Buna göre genel kurullarda artık beş tür temsilci bulunabilir: Organın temsilcisi – Bağımsız temsilci – Kurumsal temsilci – Tevdi eden temsilcisi – Bireysel temsilci.

Kısaca özetlemek gerekirse; “organın temsilcisi”, yönetim kurulunun pay sahiplerine vekil olarak önerdiği temsilciyi; “bağımsız temsilci”, organın temsilcisinin bulunduğu durumlarda pay sahiplerine vekalet verme noktasında sunulan, tarafsız olması gereken alternatif temsilciyi; “kurumsal temsilci”, belli bir bildirge çerçevesinde ve belli bir amaç doğrultusunda çağrı yolu ile vekalet, bir başka deyişle proxy toplayan zaten pay sahibi olan ya da olmayan temsilciyi; “tevdi eden temsilcisi”, kendisine saklama veya benzeri bir amaçla hisse tevdi edilen temsilciyi; “bireysel temsilci” ise, eski sistemde de var olan bireysel pay sahibinin münferit bir yetkilendirme ile vekil olarak atadığı temsilciyi ifade eder.

Kısmen İsviçre’den alınan, ancak orayı aşan düzenlemeleri ile bize özgü olan söz konusu temsilcilik yapısına, kanunun yapılma sürecinde birçok kez farklı zamanlarda müdahalelerde bulunulmuş; bu da ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Karışıklık, yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile biraz daha artmıştır. Zira anılan bu son kanunun 30/4. maddesinde, esasen halka açık şirketler düşünülerek öngörülen TTK’daki yapının, halka açık şirketlerde uygulanmayacağı belirtilmektedir. O zaman TTK. m. 428‘de kurumsal temsilciye yönelik getirilen kurallar, sadece kapalı şirketlerde uygulanacaktır. Kapalı şirketlerde ise, vekalet toplanması özel bir sürece/usule bağlı tutulmalı mıdır? Ya da kapalı şirketlerde zaten bu türden bir kurumsal temsilcilik -en azından uygulama açısından- olabilir mi? Bu durumda sadece kapalı şirketlerde uygulanabilecek olan, ancak kapalı şirketlerde hemen hemen hiç uygulaması görülmeyecek bir kurum TTK. m. 428 ile düzenlenmektedir. Dolayısıyla hüküm, ölü doğmuştur denilebilir mi? Doktrinde Prof. Dr. Abuzer Kendigelen bu çelişkiyi çok net bir şekilde dile getirmektedir (Bkz. Abuzer KENDİGELEN, Yeni Türk Ticaret Kanunu: Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, 2. Baskı, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2012, s. 326-331).

Öte yandan kapalı anonim şirketlere yönelik genel kurul uygulaması açısından sorun bununla sınırlı değildir. Zira halka açık şirketler göz önüne alınarak, ancak buna ilişkin yasal düzenlemede bir sınırlama yapılmayarak, kamuyu aydınlatma ekseninde düzenlenen TTK. m. 428’in ikinci fıkrası uyarınca, genel kurul çağrısından en az 45 gün önce yapılacak bir ön ilan ile söz konusu kurumsal temsilcilerin şirkete bildirimi sağlanmaktadır. Bu ön ilan olmaksızın yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlar, hükümsüzlük tehdidi altındadır. O zaman genel kurul yapacak tüm kapalı anonim ortaklıkların sadece genel kurul çağrısı ile yetinmeyip, kanunun 428’inc, maddesindeki bu ön ilan usulünü de takip etmelerinin gerekip gerekmediği hususu, ciddi bir tartışma konusu olarak ortaya çıkmıştır.

Hangi şirketlerin kurumsal temsilci çağrısı yapacağı konusunda maddenin ifade tarzı, tereddüt doğurucu ve farklı iki şekilde yorumlanmaya müsaittir.

– Birinci görüş: Tüm anonim şirketler -organın temsilcisi ve bağımsız temsilci önermeseler de- kurumsal temsilci çağrısı yapmak zorundadır.

– İkinci görüş: Sadece pay sahiplerine organın temsilcisi ve bağımsız temsilci önerisinde bulunan anonim şirketler, ayrıca kurumsal temsilci çağrısı yapmak zorundadır

Şirketin, kendisiyle herhangi bir şekilde ilişkisi bulunan bir kişiyi(organın temsilcisi), genel kurul toplantısında kendileri adına oy kullanıp ilgili diğer işlemleri yapması için yetkili temsilcileri olarak atamaları amacıyla pay sahiplerine tavsiye edecek olması durumunda, şirketten tamamen bağımsız ve tarafsız bir diğer kişiyi de(bağımsız temsilci) aynı görev için önermesi gerektiğini düzenleyen TTK 428/1 düzenlemesinden sonra gelen 2. fıkra şu şekildedir:

“Bundan başka, yönetim kurulu, genel kurul toplantısına çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanacağı ve şirket internet sitesinde yer alacağı tarihten en az kırkbeş gün önce, yapacağı bir ilan ve internet sitesine koyacağı yönlendirilmiş bir mesajla, pay sahiplerini, önerdikleri kurumsal temsilcilerin kimliklerini ve bunlara ulaşılabilecek adres ve elektronik posta adresi ile telefon ve telefaks numaralarını en çok yedi gün içinde şirkete bildirmeye çağırır. Aynı çağrıda kurumsal temsilciliğe istekli olanların da şirkete başvurmaları istenir. Yönetim kurulu, bildirilen kişileri, birinci fıkradaki kişilerle birlikte, genel kurul toplantısına ilişkin çağrısında, adreslerini ve onlara ulaşma numaralarını da belirterek, ilan eder ve internet sitesinde yayımlar. Bu fıkranın gerekleri yerine getirilmeden, kurumsal temsilci olarak vekalet toplanamaz.”.

TTK’nın 428’inci maddesinin ikinci fıkrasının hemen başındaki “bundan başka” vurgusu, kurumsal temsilci çağrı zorunluluğunun sadece pay sahiplerine organın temsilcisi ve bağımsız temsilci önerisinde bulunacak anonim şirketler açısından söz konusu olacağı şeklinde bir izlenim yaratsa da, madde gerekçesinde yer alan “Şirketin (yönetimin) bağımsız temsilci önerisi zorunluluğundan kurtulmak amacı ile organın temsilcisini göstermemesi mümkündür. Ancak, yönetim bu yola başvursa bile maddenin üçüncü fıkrasındaki kurumsal temsilciler ortaya çıkabilir ve bildirge zorunluluğu gene söz konusu olabilir” şeklindeki açıklamaların bu izlenimin aksine kurumsal temsilciye ilişkin düzenlemenin ilk fıkradan bağımsız olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Kurumsal temsilci kurumunun, organın temsilcisi ve bağımsız temsilciden ayrı olarak, kendisine has dört fıkrada düzenlenmiş olması, esasında madde gerekçesindeki ifadeyi de teyit eder bir biçimde şirketin organın temsilcisi atamamış olsa bile, kurumsal temsilciye has özel hükümleri izlemesi gereğini ortaya koymaktadır. İkinci fıkranın başındaki “bundan başka” ifadesi, maddenin ilk halindeki “ayrıca” ifadesinin anlamına da uygun bir şekilde, burada farklı/ayrı bir temsil çeşidinin düzenlendiğini, organın temsilcisi ve bağımsız temsilci dışında, bunların önerilmelerinden bağımsız olarak söz konusu kurumun düzenlendiğini göstermektedir.

Ancak bahsettiğimiz üzere, bu kurumun kapalı şirketler açısından pek bir anlamının bulunmaması ve halka açık şirketler bakımından da yeni SPK ile birlikte uygulanamayacak olması, uygulamanın ihtiyaçlarına cevap vermeye yönelik ancak kanuna karşı bir yorum yapılmasına ve bu suretle olması gereken hukuk düzenine kanun hükmünün adeta dolanılması yoluyla ulaşılmaya çalışılmasına neden olabilmektedir.

Nitekim, konu ile ilgili olarak uygulamada oluşan belirsizlik üzerine görüşüne başvurulan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da, 8 Şubat 2013 tarihli kararında, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacak bir şekilde, kanun değişikliği gerektiren bir konuda yorum yoluyla sorunu çözmek üzere tartışmaya açık şu görüşü iletmiştir; “…söz konusu maddenin birinci fıkrasına bakıldığında, organ temsilcisi belirlenip belirlenmemesi hususu şirketin dolayısıyla yönetim kurulunun tasarrufuna bırakılmış olup, şirketçe organ temsilcisi belirlenmesine yönelik bir irade gösterilmesi durumunda bağımsız temsilci ve kurumsal temsilci belirlenmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Dolayısıyla, şirket iradesini, kendisiyle ilişkisi bulunan bir kişiyi genel kurul toplantısında kendileri adına oy kullanıp ilgili diğer işlemleri yapması için yetkili temsilcileri olarak atamaları amacıyla pay sahiplerine tavsiye etmeme yönünde kullanması durumunda maddede öngörülen bağımsız temsilci ve kurumsal temsilciyle ilgili diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda yükümlü olunmadığı değerlendirilmektedir.”.

Söz konusu bakanlık görüşü, şüphesiz ki, uygulamaya yön verecektir. Ancak bu görüşün mahkemeler nezdinde bağlayıcılığının bulunmadığı da aşikardır. Dolayısıyla organın temsilcisi, takiben bağımsız temsilci önerisinde bulunmayan kapalı anonim şirketlerin de kurumsal temsilci çağrısına ilişkin merasime uyma zorunluluklarının olduğu ve aksi halde genel kurul kararlarının iptali tehlikesi ile karşı karşıya kalınabileceği görüşündeyiz. Bu itibarla, Bakanlığın yukarıda yer alan görüşünün, uygulamanın ihtiyaçlarını gidermeye matuf olmakla beraber TTK m. 428/2 ve gerekçe gözetildiğinde kanuna aykırı olduğu kanaatindeyiz. Şüphesiz, halka açık olmayan anonim şirketler açısından herhangi bir anlam ve işlevi olmayan “kurumsal temsilci”lik kurumunun yapılacak bir düzenleme ile ilk fırsatta kanundan çıkarılması, anonim şirketleri gereksiz bir çağrı yükümlülüğünden ve genel kurul kararlarının iptali nedeninden kurtaracak; halka açık şirketler ile kapalı şirketler arasındaki anlamsız dengesizlik de giderilmiş olacaktır.

 

Anonim Şirket Yönetim Kurulu ve Sorumluluğu – Ender Dedeağaç/Oğuzhan Sapan

Ankara Barosu avukatlarından Av.Ender DEDEAĞAÇ ve Stj.Av.Oğuzhan SAPAN tarafından hazırlanan ”Anonim Şirket Yönetim Kurulu ve Sorumluluğu” adlı çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz.

Çalışmanın İçindekiler kısmı şu şekildedir;

I.          İÇİNDEKİLER

II.         KISALTMALAR

III.         YÖNETİM KURULU

A.        YÖNETİM KURULUNUN OLUŞUMU

1.     Seçilme

2.     Azil

B.        BELİRLİ GRUPLARIN YÖNETİM KURULUNDA TEMSİL EDİLMESİ

C.        YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNE ENGEL HALLER

1.     Kanundan Kaynaklanan

2.     Esas Sözleşmeden Kaynaklanan

D.        YÖNETİM KURULUNUN TOPLANMASI VE KARAR ALMASI

E.        YÖNETİM KURULU KARARLARIN GEÇERLİLİK KOŞULU

F.        YÖNETİM KURULU KARARLARININ SAKATLIĞI

G.        YÖNETİMİN DEVRİ

H.        TESCİL VE İLAN ŞARTI

IV.       YÖNETİM KURULUNUN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

A.        YÖNETİM KURULUNUN HAKLARI

1.     Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

2.     Yönetim Kurulu Üyelerinin Mali Hakları

B.        YÖNETİM KURULUNUN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

1.     Özen Borcu

2.     Sır Saklama Yükümlülüğü ve Rekabet Yasağı

3.     Şirketle İşlem Yapma ve Şirkete Borçlanma Yasağı

4.     Müzakereye (Toplantıya) Katılma Yasağı

V.        YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

A.        HUKUKİ SORUMLULUK

1.     Genel Olarak

2.     Sorumluluk Halleri

3.     Birlikte Sorumluluk (Farklılaştırılmış Teselsül) ve Sorumluluktan Kurtulma

4.     İspat Yükü

5.     İbra ve Sulh

6.     Yönetim Kurulu Toplantısına Katılmayan Üyenin Alınan Karardan Ötürü Sorumluluğu

7.     Yeni Yönetim Kurulu’nun Eski Yönetim Kurulu’nun Karar ve Eylemlerinden Sorumluluğu

8.     Yönetim Kurulunun Sorumluluğu Açısından Ultra Vires Kuralı

9.     Zamanaşımı

10.    Ceza Davasının Tazminat Davasına Etkisi

11.    Yetkili Mahkeme

B.        CEZAİ SORUMLULUK

C.        VERGİ HUKUKUNDAN VE KAMU ALACAKLARINDAN DOĞAN SORUMLULUK

VI.       TİCARİ MÜMESSİL VE VEKİLLER

VII.       KAYNAKÇA

Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik

Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:
Resmi Gazete Tarih ve No: 28 Kasım 2012 – 28481

ANONİM ŞİRKETLERİN GENEL KURUL TOPLANTILARININ USUL VE ESASLARI İLE BU TOPLANTILARDA BULUNACAK GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI TEMSİLCİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1  (1) Bu Yönetmeliğin amacı; anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının Kanuna, ilgili mevzuata,şirket esas sözleşmesine ve iç yönergeye uygun olarak yapılmasının sağlanması, şirketlerin genel kurul çalışmalarının esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren iç yönergede bulunacak asgari unsurların belirlenmesi, anonim şirketlerde kendisine pay ve pay senedi tevdi edilen kişilerin bu pay ve pay senedinden doğan genel kurul toplantısına katılma ve oy hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2  (1) Bu Yönetmelik; bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu olan anonim şirket genel kurul toplantılarının belirlenmesini, anonim şirket genel kurul toplantılarında uygulanacak usul ve esasları ve toplantılarda bulunacak Bakanlık temsilcilerinin görev, yetki ve nitelikleri ile bunlara yapılacak ödemeleri, şirketlerin genel kurulçalışmalarının esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren iç yönergede bulunacak asgari unsurları, genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını kullanacak olan pay veya pay senetlerinin tevdi edildiği kişiler, tevdi edilen kişilerin bağlı olduklarıesas ve usuller ile temsil belgesinin içeriğini kapsar.

Dayanak

MADDE 3  (1) Bu Yönetmelik 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4  (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;

a) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

b) Bakanlık Temsilcisi: Şirketlerin genel kurul toplantılarına katılmak üzere bu Yönetmelik hükümlerine göre görevlendirilen memuru,

c) Elektronik Genel Kurul Sistemi (EGKS): Genel kurullara elektronik ortamda katılmayı teminen 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca payları Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenen borsaya kote şirketler için Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından sağlanacak elektronik platformu ve diğerşirketlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1527 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kuracakları veya destek hizmeti alabilecekleri bilişim sistemini,

ç) Elektronik Ortamda Katılma: Anonim şirket genel kurul toplantılarına Elektronik Genel Kurul Sisteminden katılmayı, görüş açıklamayı, öneride bulunmayı ve oy kullanmayı,

d) Genel Müdürlük: İç Ticaret Genel Müdürlüğünü,

e) İç yönerge: Şirketlerin genel kurul çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren düzenlemeyi,

f) İl Müdürlüğü: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İl Ticaret Müdürlüklerini,

g) Kanun: 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu,

ğ) Mahkeme: Şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesini,

h) Şirket: Anonim şirketi,

ı) Tevdi eden: Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen payları veya pay senetlerini tevdi eden anonim şirket pay sahibini,

i) Tevdi edilen: Kayden izlenen payları veya pay senetlerini, bunların sahipleri adına tevdi alan ve bu Yönetmeliğin 44 üncü maddesinde belirlenen kişi veya kuruluşları,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Kurul Toplantılarına İlişkin Esaslar

Toplantı çeşitleri

MADDE 5  (1) Şirketlerde aşağıda sayılan genel kurul toplantıları ve imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısı yapılır:

a) Olağan genel kurul toplantısı: Şirket organlarının seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kuruluüyelerinin ibraları ile faaliyet dönemlerini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakereler yapmak ve karar almak üzere her hesap dönemi için yapılan toplantılardır.

b) Olağanüstü genel kurul toplantısı: Şirket için lüzumu halinde veya zorunlu ve ivedi sebepler çıktığı takdirde yapılan ve gündemini toplantı yapılmasını gerektiren sebeplerin oluşturduğu toplantılardır.

c) İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu toplantısı: İmtiyazlı payların bulunduğu şirketlerde, genel kurulun imtiyazlıpay sahiplerinin haklarını sınırlayacak tarzda esas sözleşmeyi değiştirmeye karar vermesi halinde, Kanunun 454 üncümaddesine göre esas sözleşme değişikliği kararını onaylamak için sadece imtiyazlı pay sahiplerinin katılımıyla yapılan toplantılardır.

(2) İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikteki esas sözleşme değişikliğinin görüşüleceği genel kurul toplantısında, imtiyazlı payları temsil eden sermayenin en az yüzde altmışına sahip olan imtiyazlı pay sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır bulunmaları ve bunların çoğunluğunun genel kurulda esas sözleşme değişikliğine olumlu oy vermeleri halinde, ayrıca özel kurul toplantısı yapılmaz.

Elektronik ortamda genel kurula katılma

MADDE 6  (1) Elektronik ortamda genel kurul toplantısının yapılması ve karar alınması, 28/8/2012 tarihli ve 28395 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümlerine tabidir. Anılan Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde bu Yönetmelik hükümleri kıyasen uygulanır.

(2) Genel kurullara elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy verme, fizikî katılmanın ve oy vermenin bütün hukuki sonuçlarını doğurur.

Toplantı zamanı

MADDE 7  (1) Genel kurul toplantıları aşağıda belirtilen zamanlarda yapılır:

a) Olağan genel kurul toplantısı, her hesap dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır. Buna göre hesap dönemi takvim yılı olan şirketlerde toplantılar yılın ilk üç ayı içinde, özel hesap dönemi olan şirketlerde ise, hesap döneminin bittiği günü izleyen ilk üç ay içinde yapılır.

b) Olağanüstü genel kurul toplantısı, şirket için toplantının yapılmasını gerektiren durumların ortaya çıktığızamanlarda yapılır.

c) İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu; imtiyazlı payların bulunduğu şirketlerde genel kurul tarafından imtiyazlıpay sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette esas sözleşme değişikliğine karar verilmesi halinde, anılan karar tarihinden itibaren en geç bir ay içinde toplantıya çağrılır. Bu süre sonuna kadar imtiyazlı pay sahipleri toplantıyaçağrılmazsa, her imtiyazlı pay sahibi yönetim kurulunun çağrı süresinin son gününden başlamak üzere onbeş gün içinde, bu kurulun toplantıya çağrılmasını mahkemeden isteyebilir. Çağrıya rağmen süresi içinde imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu toplanamazsa, genel kurul kararı onaylanmış sayılır.

(2) Esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olan şirketlerde bu amaçla yapılacak genel kurul toplantıları, ancak bu izin alındıktan sonra yapılır.

Toplantı yeri

MADDE 8  (1) Genel kurul toplantıları, esas sözleşmede aksine hüküm olmadıkça, şirketin merkezinin bulunduğu mülki idare birimi sınırları içinde yapılır. Şirket merkezinin bulunduğu yerde toplantının hangi adreste yapılacağı esas sözleşmede özel olarak belirtilmemişse, bunu belirleme yetkisi toplantı çağrısı yapanlara aittir.

(2) Toplantının, şirket merkezinin bulunduğu mülki idare birimi sınırları dışındaki başka bir yerde veya yurt dışında yapılabilmesi için bunun esas sözleşmede açıkça düzenlenmesi gerekir.

(3) Çağrı ilanında; toplantı yerinin doğru, anlaşılır ve ayrıntılı biçimde belirtilmesi gerekir.

Çağrıya yetkili olanlar

MADDE 9  (1) Olağan ve olağanüstü genel kurullar ile imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu, görev süresi sona ermiş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılır.

(2) Yönetim kurulunun mevcut olmaması veya devamlı olarak toplanamaması yahut toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması halinde, Kanunun 410 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, mahkemeden izin alan pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir.

(3) Şirket sermayesinin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan veya esas sözleşmedeöngörülmesi halinde daha az sayıdaki pay sahiplerince oluşturulan azlık pay sahipleri, yönetim kurulundan, gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulun toplantıya çağrılmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri hususların gündeme konulmasını yazılı olarak noter aracılığıyla isteyebilirler. Gündeme madde konulması isteminin, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılmasıtarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olması gerekir.

(4) Azlık pay sahiplerinin, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna yaptıkları başvurunun kabul edilmesine rağmen kırkbeş gün içerisinde toplantı çağrısının yönetim kurulu tarafından yapılmaması halinde azlık pay sahipleri, genel kurulu toplantıya çağırabilir.

(5) Azlık pay sahiplerinin, genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin talebinin yönetim kurulu tarafından reddedilmesi veya yedi iş günü içerisinde olumlu cevap verilmemesi üzerine Kanunun 412 nci maddesi gereğince mahkemece atanmış kayyım tarafından genel kurul toplantıya çağrılabilir.

(6) Tasfiye halinde olan şirketlerde tasfiye memurları, görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıyaçağırabilirler.

(7) Süresi içerisinde yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılmaması üzerine, Kanunun 454 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme tarafından yetkilendirilen imtiyazlı pay sahiplerinden her biri, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunu toplantıya çağırabilir.

Çağrı usulü

MADDE 10  (1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede belirtilen şekilde, internet sitesi açmakla yükümlüolan şirketler internet sitelerinde ve her halde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan ile çağrılır. Çağrı, toplantıya elektronik ortamda katılma sistemini uygulayan şirketlerde elektronik genel kurul sisteminde de yapılır. Ayrıca, pay defterinde yazılı pay sahipleri ile önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adresini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. 2499 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.

(2) Genel kurulun toplantıya çağrısı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki haftaönce yapılır.

(3) Çağrısı yapılan ilk toplantıda nisabın temin edilememesi halinde, genel kurul aynı usulle yeniden toplantıyaçağrılır. İlk toplantının ilan metnine, nisabın sağlanamaması halinde yapılacak ikinci toplantının çağrısına dair konulan hükümler geçersizdir.

(4) Azlığın istemi üzerine, Kanunun 420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel kurul toplantısının, toplantıbaşkanının kararıyla bir ay sonraya ertelenmesi halinde, erteleme kararı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir ve internet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerin internet sitelerinde karar tarihinden itibaren en geç beş gün içinde yayımlanır. Ertelenen genel kurul bir ay sonra yapılmak üzere, çağrı usulüne uyularak tekrar toplantıya çağrılır.

İlanın içeriği

MADDE 11  (1) Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanlarda ve pay sahiplerine gönderilecek mektuplarda;

a) Toplantı günü ve saati,

b) Toplantı yeri,

c) Gündem,

ç) Gündemde esas sözleşme değişikliği var ise değişen maddenin/maddelerin eski ve yeni şekilleri,

d) Çağrının kimin tarafından yapıldığı,

e) İlk toplantının herhangi bir nedenle ertelenmesi üzerine genel kurul yeniden toplantıya çağrılıyor ise, erteleme sebebi ile yapılacak toplantıda yeterli olan toplantı nisabı,

f) Olağan toplantı ilanlarında; finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisinin şirket merkez ve şube adresleri belirtilmek suretiyle anılan adreslerde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulduğu,

g) Kanunun 428 inci maddesinde tanımlanan temsilcilerin kimlikleri ve bunlara ulaşılabilecek iletişim bilgileri,

belirtilir.

(2) Yapılacak ilanda, genel kurul toplantısında kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirecekler için vekâletnameörneklerine de yer verilir.

Çağrısız toplantı

MADDE 12  (1) Bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, çağrıusulüne uyulmaksızın genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler. Genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklıdır.

Gündem

MADDE 13  (1) Olağan genel kurul toplantısının gündeminde sırasıyla şu hususlar bulunur:

a) Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması.

b) Yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporunun okunması ve müzakeresi.

c) Denetçi raporlarının okunması.

ç) Finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki.

d) Yönetim kurulu üyelerinin ibrası.

e) Kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi.

f) Yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi.

g) Faaliyet yılı içinde yönetim kurulu üyeliklerinde eksilme meydana gelmiş ve yönetim kurulunca atama yapılmış ise atamanın genel kurulca onaylanması.

ğ) Görev süreleri sona ermiş olan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, şayet esas sözleşmede görev süreleri belirtilmemişse görev sürelerinin tespiti.

h) Denetçinin seçimi.

ı) Lüzum görülecek sair hususlar.

(2) Lüzum görülen sair hususlar gündeme açıkça yazılmalıdır. Görüşülecek konu önceden tespit edilip gündeme yazılmadan, “lüzum görülecek sair hususlar” şeklinde bir gündem maddesi belirlenemez.

(3) Kanun ve esas sözleşme gereği genel kurulun yetkisinde olan ve olağanüstü genel kurul toplantı gündemini oluşturan her türlü konu, olağan genel kurul toplantı gündemine yazılabilir.

(4) Azlığın süresi içinde müracaat etmesi halinde, görüşülmesini istediği konular yönetim kurulu tarafından gündeme alınır.

(5) Yapılan denetim sonucunda veya herhangi bir sebeple Bakanlıkça, şirket genel kurulunda görüşülmesi istenen konuların gündeme konulması zorunludur.

(6) Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir.

Toplantı başkanlığı

MADDE 14  (1) Esas sözleşmede aksine herhangi bir düzenleme yoksa toplantıyı yönetecek başkan ve gereğinde başkan yardımcısı genel kurul tarafından seçilir.

(2) Toplantı başkanı, tutanak yazmanı ile gerek görürse oy toplama memurunu tayin ederek başkanlığı oluşturur. Ayrıca tutanak yazmanı ve oy toplama memuru seçilmemişse, bunlara ait görevler toplantı başkanı tarafından yerine getirilir. Elektronik Genel Kurul Sistemindeki teknik işlemlerin toplantı anında yerine getirilmesi için toplantı başkanıtarafından uzman kişiler de görevlendirilebilir. Tek pay sahipli şirketlerde tutanak yazmanı ve oy toplama memuru seçilmesi zorunlu değildir.

Toplantıda hazır bulundurulacak belgeler

MADDE 15  (1) Genel kurul toplantı yerinde;

a) Şirketin esas sözleşmesi,

b) Pay defteri,

c) Toplantıya çağrının yapıldığını gösteren gazete ve diğer belgeler,

ç) Yönetim kurulunca hazırlanan yıllık faaliyet raporu,

d) Denetçi raporu,

e) Finansal tablolar,

f) Gündem,

g) Gündemde esas sözleşme değişikliği varsa, izne tabi şirketlerde Bakanlıktan alınan izin yazısı ve eki değişiklik tasarısı, diğer şirketlerde ise yönetim kurulunca hazırlanmış değişiklik tasarısı,

ğ) Hazır bulunanlar listesi,

h) Genel kurul erteleme üzerine toplantıya çağrılmışsa bir önceki toplantıya ilişkin toplantı tutanağı,

fiziki ve/veya elektronik ortamda hazır bulundurulur.

Hazır bulunanlar listesi

MADDE 16  (1) Genel kurul toplantısına katılabilecekler listesi; Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından 2499 sayılıKanunun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylar bakımından pay sahipleri çizelgesine, diğer paylardan senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarına ve hamiline yazılıpay senedi sahipleri bakımından ise giriş kartı alanlara göre yönetim kurulunca hazırlanır ve söz konusu liste yönetim kurulu başkanı veya başkanın yetkilendireceği yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından imzalanır.

(2) Genel kurul toplantısına katılabilecekler listesi, Ek-2’deki örneğe uygun olarak hazırlanır.

(3) Yönetim kurulunca hazırlanan genel kurul toplantısına katılabilecekler listesi, toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya temsilcileri, toplantı başkanı ile Bakanlık temsilcisinin bulunma zorunluluğu olan toplantılarda Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır ve hazır bulunanlar listesi adını alır.

Toplantıda bulunma zorunluluğu

MADDE 17  (1) Genel kurul toplantılarında murahhas üyeler ile en az bir yönetim kurulu üyesinin hazır bulunması şarttır. Diğer yönetim kurulu üyeleri de genel kurul toplantısına katılabilirler. Denetime tabi olan şirketlerin genel kurul toplantılarında denetçi de hazır bulunur.

Toplantıya katılma hakkı

MADDE 18  (1) Genel kurul toplantısına yönetim kurulu tarafından hazırlanan genel kurula katılabilecekler listesinde yer alan bütün pay sahiplerinin katılma hakkı vardır. Bu pay sahipleri genel kurul toplantılarına bizzat kendileri katılabileceği gibi üçüncü bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula gönderebilir. Temsilcinin pay sahibi olması şartınıöngören esas sözleşme hükmü geçersizdir.

(2) Gerçek kişi pay sahipleri, genel kurula katılabilecekler listesini kimliklerini ibraz etmek suretiyle, tüzel kişi pay sahipleri ise tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili olan kişilerin kimlikleriyle beraber yetki belgelerini ibraz etmek suretiyle imzalarlar. Gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmeleri zorunludur.

(3) Hamiline yazılı pay senedi sahipleri genel kurul toplantı gününden en geç bir gün önce, bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı almak ve ibraz etmek suretiyle genel kurul toplantısına katılabilirler.

(4) Hamiline yazılı pay senedini, rehin, hapis hakkı, saklama sözleşmesi veya kullanım ödüncü sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler sebebiyle elde bulunduran kimse, pay sahibi tarafından bu Yönetmelik hükümleri uyarınca yetkilendirilmişse genel kurula katılıp oy kullanabilir.

(5) Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması halinde aksi kararlaştırılmamışsa genel kurula katılma ve oy hakkıintifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Bu durumda genel kurul toplantısına katılan kimse intifa hakkı sahibi olduğunu belgelendirmek zorundadır.

(6) Bir pay birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ise, bunlar ancak kendi içlerinden veya dışarıdan seçecekleri bir temsilci vasıtasıyla genel kurula katılıp oy kullanabilirler.

(7) Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir. Elektronik Genel Kurul Sisteminden yapılan temsilci tayinlerine ilişkin olarak Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ve Sermaye Piyasası Kurulunun halka açık şirketlerde genel kurula vekâleten katılma ve oy kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri saklıdır.

(8) Her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edilmesi esastır. Ancak birden fazla kişiye temsil yetkisinin verilmesi veya tüzel kişi pay sahiplerini temsil ve ilzama yetkili birden fazla kişinin genel kurula katılması durumlarında ise bunlardan ancak birisi tarafından oy kullanılabilir. Oy kullanmaya kimin yetkili olduğunun yetki belgesinde gösterilmesi şarttır. Bu fıkra hükmü Kanunun 429 uncu maddesi uyarınca payların birden fazla kişiye tevdi edildiği durumda her biri oy hakkı sahibi olan tevdi eden temsilcilerine uygulanmaz.

(9) Pay sahiplerinin genel kurulda kanuni temsilciler vasıtasıyla temsil edilebilmesi bu durumun belgelendirilmesine bağlıdır.

Oy hakkı ve kısıtlamaları

MADDE 19  (1) Her pay sahibinin genel kurulda en az bir oy hakkı vardır. Pay sahipleri oy haklarını, paylarının toplam itibarî değeriyle orantılı olarak fiziki veya elektronik ortamda kullanırlar. Ancak her durumda oy hakkının doğabilmesi için, esas sözleşmede daha yüksek bir miktarın ödenmesi öngörülmüşse bunun, öngörülmemişse pay tutarının dörtte birine karşılık gelen miktarın ödenmesi şarttır.

(2) Kanunun 479 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca esas sözleşme ile paylara oy hakkında imtiyaz tanınmış ise;

a) Esas sözleşme değişikliğinde,

b) Yönetim kurulunun ibrasında ve yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davası açılmasında,

imtiyazlı oy kullanılamaz.

(3) Pay sahiplerinden hiçbiri; kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargıkurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.

(4) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler veya bunların temsilcileri, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Ancak anılan kişiler, yönetim kurulu üyesi olmayan diğer pay sahiplerinin oy haklarını temsilen kullanabilirler.

Oy kullanma şekli

MADDE 20  (1) Özel mevzuatında, şirket esas sözleşmesinde, iç yönergede yer alan özel hükümler ve genel kurulda alınacak kararlar saklı kalmak kaydıyla, genel kurul toplantısında oylama açık ve el kaldırmak suretiyle yapılır.

(2) Elektronik ortamda yapılan genel kurullarda oy kullanımına ilişkin hükümler saklıdır.

Vekaletnamenin unsurları ve geçerlilik süresi

MADDE 21  (1) Vekaletnamede; şirketin unvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarihi, vekilin adı ve soyadı, pay sahibinin pay adedi ile adı ve soyadı veya unvanı ve imzasının bulunması şarttır. Bu bilgilerden herhangi biri bulunmayan özel veya genel vekâletnameler geçersizdir. Konuya ilişkin, Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ile Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemeleri saklıdır.

(2) Vekaletnameler, ait olduğu genel kurul toplantısı ve yeni bir vekil atanmadığı sürece hukuken bunun devamısayılan toplantılar için geçerlidir. Gündemin değiştirilmemesi kaydıyla, nisabın yokluğu, azlığın talebi veya genel kurulun kararıyla yahut herhangi bir nedenle toplantının ertelenmesi halinde yapılacak toplantılar hukuken önceki toplantının devamı sayılır.

Toplantı ve karar nisapları

MADDE 22  (1) Esas sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmemişse, aşağıdaki fıkralarda gösterilen konular dışındaki yapılacak genel kurullarda şirket sermayesinin en az dörtte birini temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. Bu nisabın toplantı süresince korunması zorunludur. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin temsil ettikleri sermayenin miktarı ne olursa olsun müzakere yapmaya ve karar vermeye yetkilidir. Kararlar toplantıda hazır bulunanların oylarının çoğunluğu ile alınır.

(2) Genel kurulda, şirket merkezinin yurtdışına taşınması, bilânço zararlarının kapatılması için yükümlülük ve ikincil yükümlülük kabul edilmesi hakkındaki kararlar sermayenin tümünü oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin oy birliğiyle alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisap aranır.

(3) Şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliği kararları sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisap aranır.

(4) Dokuzuncu fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, tür değiştirme kararı genel kurulda mevcut bulunan oyların üçte ikisi ile alınır. Ancak bu kararın geçerli olabilmesi için karar lehinde kullanılan oyların esas veya çıkarılmışsermayenin üçte ikisini temsil etmesi şarttır. Şirketin limited şirkete dönüştürülmesinde, ek ödeme veya kişisel edim yükümlülüğünün doğması halinde veya şirketin kooperatife dönüştürülmesinde, kararlar tüm pay sahiplerinin oybirliği ile alınır. İlk toplantıda bu nisapların bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.

(5) Bölünme kararı genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçü ile alınır. Ancak bu kararın geçerli olabilmesi için karar lehinde kullanılan oyların esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil etmesi şarttır. Bölünme sonucunda, devreden şirketteki mevcut pay oranının değişmesi halinde devreden şirketin bölünme kararı, oy hakkını haiz pay sahiplerinin en az yüzde doksanıyla alınır. İlk toplantıda bu nisapların bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.

(6) Birleşme kararı genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçü ile alınır. Ancak bu kararın geçerli olabilmesi için, karar lehinde kullanılan oyların esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil etmesi şarttır. Ancak, birleşme sözleşmesinde bir ayrılma akçesi öngörülüyorsa, birleşme sözleşmesinin oy hakkını haiz pay sahiplerinin en az yüzde doksanının olumlu oyuyla onaylanması şarttır. Birleşme nedeniyle şirketin işletme konusunun tamamen değişmesi halinde, bu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen nisapla; işletme konusunda kısmi değişikliköngörülmesi halinde ise bu maddenin onbeşinci fıkrasında öngörülen nisapla karar alınır. İlk toplantıda bu nisapların bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.

(7) Şirket sermayesinin azaltılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmamasıhalinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisap aranır.

(8) İmtiyazlı pay oluşturulması ve nama yazılı payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin esas sözleşme değişiklikleri kararı, toplam sermayenin yüzde yetmişbeşini temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisap aranır.

(9) Pay senetleri menkul kıymet borsalarında işlem gören şirketlerde, sermayenin artırılması ve kayıtlı sermaye tavanının yükseltilmesine ilişkin esas sözleşme değişiklikleri ile birleşmeye, bölünmeye ve tür değiştirmeye ilişkin kararların görüşüleceği genel kurullarda, esas sözleşmede daha ağır bir nisap öngörülmemişse, şirket sermayesinin en az dörtte birini oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve bu nisabın toplantı süresince korunmasışarttır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahipleri, sahip oldukları payların miktarı ne olursa olsun müzakere yapmaya ve karar vermeye yetkilidir. Kararlar toplantıda hazır bulunanların oylarının çoğunluğu ile alınır.

(10) Şirketin tasfiyesi kararı, toplam sermayenin yüzde yetmişbeşini temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda da aynınisap aranır.

(11) Özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, esas sözleşmede aksi düzenlenmedikçe, her çeşidi ile tahviller, finansman bonoları, varlığa dayalı senetler, iskonto esası üzerine düzenlenenler de dâhil diğer borçlanma senetleri, alma ve değiştirme hakkını haiz senetler ile her çeşit menkul kıymetlerin ihracı veya bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesi ile ilgili genel kurul kararları, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde yapılacak ikinci toplantıda da aynınisaplar aranır.

(12) Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.

(13) İmtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısında, imtiyazlı payları temsil eden sermayenin en az yüzde altmışına sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunmaları şarttır. Kararlar, toplantıda temsil edilen paylarınçoğunluğu ile alınır.

(14) Şirket süresinin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla tasfiyeye girmiş şirketlerde, tasfiyeden dönülmesi kararı, şirket sermayesinin en az yüzde altmışını oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. Bu kararın alınabilmesi için şirket malvarlığının dağıtımına başlanmamış olmalıdır.

(15) Bu maddede düzenlenen hususlar dışındaki esas sözleşme değişikliklerinin görüşüleceği genel kurul toplantılarında, şirket sermayesinin yarısını temsil eden pay sahiplerinin hazır bulunmaları şarttır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda şirket sermayesinin en az üçte birini oluşturan pay sahiplerinin hazır bulunmaları yeterlidir. Kararlar toplantıda hazır bulunanların oylarının çoğunluğu ile alınır.

(16) Bu maddenin 3 ila 15 inci fıkralarında gösterilen hususlarda, genel kurulda karar alınabilmesi için esas sözleşmede daha ağır nisaplar öngörülebilir. Bu durumda söz konusu toplantılarda esas sözleşmedeki nisaplara göre karar alınır.

Toplantının açılması ve yönetimi

MADDE 23  (1) Çağrısı yönetim kurulu tarafından yapılan toplantılar, iç yönergede yapılan belirlemeye uygun olarak, çağrısı yönetim kurulu dışındaki yetkililer tarafından yapılan toplantılar ise iç yönergede bu konuda belirleme yapılmamışsa bu yetkililer tarafından fiziki ve elektronik ortamda açılır.

(2) Genel kurul, açılışı müteakip bu Yönetmeliğin 14 üncü maddesi uyarınca oluşturulacak toplantı başkanlığıtarafından yönetilir.

(3) Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu olan toplantılarda bakanlık temsilcisinin, diğer toplantılarda ise toplantı başkanının; şirket esas sözleşmesi ve iç yönergesi ile Kanun ve diğer ilgili mevzuatta öngörülen hususların yerine getirildiğini ve gerekli nisabın sağlandığını tespit etmesinden sonra toplantıya devam edilir.

(4) Tek pay sahipli anonim şirketlerde, bu pay sahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmesi için yazılı olmaları şarttır.

Temsilci bildirimlerinin açıklanması

MADDE 24  (1) Toplantı gündeminin görüşülmesine başlanmadan önce, organın temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilci ile tevdi eden temsilcilerinin, temsil edecekleri kişilerin payları ile ilgili şirkete yaptıkları bildirimler, Kanunun 431 inci maddesi uyarınca doğrudan veya pay sahiplerinden birinin talebi üzerine toplantı başkanı tarafından açıklanır. Bu açıklamanın yapılmaması tek başına genel kurulda karar alınmasını engellemez. Ancak bu hususun tutanağa yazılması zorunludur.

Toplantı gündeminin görüşülmesi

MADDE 25  (1) Aşağıda belirtilen istisnalar dışında, toplantı gündeminde yer almayan konular görüşülemez ve karara bağlanamaz:

a) Pay sahiplerinin tamamının hazır bulunması halinde, gündeme oybirliği ile konu ilave edilebilir.

b) Kanunun 438 inci maddesi uyarınca, herhangi bir pay sahibinin özel denetim talebi, gündemde yer alıp almadığına bakılmaksızın genel kurulca karara bağlanır.

c) Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi hususları, yıl sonu finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır ve gündemde konuya ilişkin madde bulunup bulunmadığına bakılmaksızın istem halinde doğrudan görüşülerek karar verilir.

ç) Gündemde madde bulunmasa bile, yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümünün ihlali, birçok şirkette üyelik sebebiyle görevin ifasında güçlük, geçimsizlik, nüfuzun kötüye kullanılması gibi haklı sebeplerin varlığı halinde, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenilerinin seçilmesi hususları genel kurulda hazır bulunanların oyçokluğuyla gündeme alınır.

(2) Toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kararıyla gündem maddelerinin görüşülme sırasıdeğiştirilebilir.

(3) Genel kurulda müzakere edilerek karara bağlanmış gündem maddesi, hazır bulunanların oy birliği ile karar verilmedikçe yeniden görüşülüp karara bağlanamaz.

Toplantı tutanağının düzenlenmesi

MADDE 26  (1) Genel kurul toplantısında yapılan görüşmeler ve alınan kararlar, toplantı başkanlığı tarafından tutanağa yazılır. Genel kurul tutanağı, toplantı mahallinde ve toplantı sırasında en az iki nüsha olarak düzenlenir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisinin katılması gereken toplantılarda Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır. Tek pay sahipli şirketlerde toplantıda hazır bulunan pay sahibinin veya temsilcisinin de toplantı tutanağını imzalamasızorunludur.

(2) Tutanakta, Ek-4’teki örnekte olduğu gibi; şirketin unvanının, toplantı tarihinin ve yerinin, şirketin toplam sermayesinin ve pay adedinin, toplantıda hazır bulunan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin sahip oldukları pay sayılarının toplamı ve grupları ile paylarının itibari değerlerinin toplamı gösterilmek suretiyle toplantı nisabı, genel kurulda sorulan soruların ve verilen cevapların, alınan her karar için kullanılmış olumlu ve olumsuz oy sayılarının, Bakanlık temsilcisi bulunmakta ise bunların ad ve soyadları ile görevlendirme yazısının tarih ve sayısının, çağrıya dayalıtoplantı yapılıyorsa çağrının ne surette yapıldığının; çağrısız toplantı yapılıyorsa bu durumun belirtilmesi zorunludur.

(3) Toplantıda alınan kararlar, hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde, olumlu ve olumsuz oyların toplamları da gösterilmek suretiyle tutanakta belirtilir.

(4) Toplantıda alınan kararlara muhalif kalarak, muhalefet şerhi yazmak isteyenlerin şerhleri tutanağa yazılır veya yazılı olarak verilen muhalefet şerhleri tutanağa eklenir. Tutanağa şerh koyan pay sahibinin adı ve soyadı yazılarak, muhalefet şerhinin ekli olduğu belirtilir. Tutanağa eklenen muhalefet şerhi de toplantı başkanı ve Bakanlık temsilcisi bulunan toplantılarda Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır.

(5) Toplantı başkanının, Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu olan toplantılarda Bakanlık temsilcisinin veya tek pay sahipli şirkette hazır bulunan pay sahibinin veya temsilcisinin imzalamadığı toplantı tutanakları geçersizdir.

Toplantının yapılamaması

MADDE 27  (1) Aşağıdaki hallerde genel kurul toplantısı yapılamaz:

a) 32 nci maddede sayılan genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin bulunmaması.

b) Çağrısız ya da Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile çağrısı yapılmadan toplanan genel kurullarda tüm pay sahiplerinin asaleten veya temsilen hazır bulunmaması.

c) Çağrısız ya da Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile çağrısı yapılmadan toplanan genel kurullarda tüm pay sahiplerinin asaleten veya temsilen hazır bulunmalarına rağmen aralarından birinin toplantının yapılmasına itirazda bulunması.

ç) Toplantının yapılmasının mahkeme kararıyla durdurulması.

(2) Esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olan şirketlerde değişikliğe ilişkin iznin alınmamış olmasıhalinde gündemde yer alan esas sözleşme değişikliği görüşülemez.

Toplantının ertelenmesi

MADDE 28  (1) Toplantı başlamadan önce, Kanun ve esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının sağlanamaması veya toplantı sırasında yapılan yoklama sonucunda toplantı açılmadan önceki hazır bulunan pay listesine göre hesaplanan karar nisabı kadar payın temsil edilmediğinin anlaşılması halinde toplantı ertelenir.

(2) Kanun ve esas sözleşmeye uygun olarak çağırılmış genel kurul toplantısı ancak gündeme geçilmeden önce ve genel kurul tarafından alınacak bir karar ile ertelenebilir.

(3) Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular sermayenin en az onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip azlık pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurul kararına gerek olmaksızın, toplantı başkanıtarafından bir ay sonraya ertelenmesi zorunludur. Azlık pay sahipleri tarafından finansal tablolar hakkında ileri sürülecek tüm itirazların ilk toplantıda yapılması ve bunların tutanağa yazılması zorunludur.

(4) Erteleme üzerine yapılacak toplantıda aynı veya farklı gerekçelerle azlık pay sahipleri tarafından finansal tabloların müzakeresinin tekrar ertelenmesi talep edilemez. Ancak, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmişnoktaları hakkında ilgililer tarafından dürüst hesap verme ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması sebebiyle azlık tarafından yapılacak erteleme talebi üzerine de toplantı yeniden bir ay sonraya ertelenir.

(5) Kolluk güçlerinin ve varsa Bakanlık temsilcisinin görüşü alınmak suretiyle toplantının güvenlik açısından sağlıklı bir şekilde yapılamayacağının anlaşılması üzerine genel kurul, toplantı başkanlığı tarafından ertelenebilir.

(6) Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca genel kurul toplantılarına elektronik ortamda katılma sistemini uygulayan şirketlerin genel kurul toplantılarında Elektronik Genel Kurul Sisteminin çalışması için Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun şartların sağlanmadığının tespitiüzerine genel kurul, Bakanlık temsilcisinin görüşü alınmak kaydıyla toplantı başkanlığı tarafından ertelenebilir.

Toplantı sonunda yapılacak işlemler

MADDE 29  (1) Toplantı başkanı genel kurul toplantı tutanağının bir nüshasını ve hazır bulunanlar listesi dahil toplantı ile ilgili diğer tüm belgeleri, derhal şirkete teslim eder. Yönetim kurulunca genel kurul toplantısından sonra genel kurul tutanağının noter tasdikli bir sureti ile Bakanlık temsilcisi bulunan toplantılarda temsilcinin görevlendirme yazısının bir nüshası ve ticaret sicili müdürlüğünce istenecek diğer belgeler, derhal ilgili ticaret sicili müdürlüğüne verilir.

(2) Yönetim kurulu tescil ve ilana tabi hususları, ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirir. İnternet sitesi açmakla yükümlü olan şirketler, genel kurul tutanağını hemen internet sitelerinde de ilân eder.

(3) Toplantı başkanı, hazır bulunanlar listesinin, gündemin ve genel kurul toplantı tutanağının birer nüshasınıBakanlık temsilcisine teslim eder.

(4) Bu maddede belirtilen belgelerin Elektronik Genel Kurul Sistemi üzerinden elektronik platformlara iletilmesine Bakanlıkça karar verilebilir.

(5) Genel kurul işlemleri ile ilgili belgelerin elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile düzenlenmesi halinde bu belgelerde noter onayı aranmaz.

Genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri

MADDE 30  (1) Genel kurul aşağıda belirtilen görev ve yetkilerini bir başka organ veya kişilere devredemez:

a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi.

b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, görevden alınması ile ücret, huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi ve ibraları hakkında karar verilmesi.

c) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçimi.

ç) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması.

d) Kanunda öngörülen istisnalar dışında şirketin sona ermesine ve tasfiyeden dönülmesine karar verilmesi.

e) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.

f) Esas sözleşme ile görev süreleri belirlenmemiş ise yönetim kurulu üyelerinin üç yılı aşmamak üzere görev sürelerinin belirlenmesi.

g) Aksi kanunlarda öngörülmedikçe; her türlü tahvil, finansman bonoları, varlığa dayalı senetler, iskonto esasıüzerine düzenlenenler de dâhil, diğer borçlanma senetleri, alma ve değiştirme hakkını haiz senetler ile her çeşit menkul kıymetlerin çıkarılması veya bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesi.

ğ) Birleşme, bölünme, tür değiştirme kararlarının alınması.

h) Hakimiyet sözleşmesinin onaylanması.

ı) Genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin iç yönergenin onaylanması veya değiştirilmesi.

i) Sermayenin azaltılmasına ilişkin yönetim kurulunca hazırlanan raporun onaylanması.

j) Şirketin tescil tarihinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın esas sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin yapılmış sözleşmelerin onaylanması.

(2) Birinci fıkranın (b) bendi uyarınca seçilecek yönetim kurulu üyelerinin;

a) Tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişi de dahil olmak üzere tam ehliyetli olması,

b) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla Devlet memuru olmaması,

c) İflasına karar verilmemiş olması,

ç) Özel mevzuatı ve/veya şirketin esas sözleşmesi ile getirilen özel şartları taşıması,

zorunludur.

(3) Genel kurul toplantısında hazır bulunmayanların yönetim kurulu üyeliklerine seçilmesi halinde, bunların bu göreve aday olduklarını veya görevi kabul ettiklerini belirten yazılı beyanlarının bulunması şarttır.

Saklama müddeti

MADDE 31  (1) Genel kurul toplantısına ilişkin belgeler Bakanlıkça/il müdürlüğünce beş yıl süreyle saklanır.

(2) Genel kurul toplantısının şirket merkezinin bulunduğu ilden başka bir ilde yapılması hâlinde toplantıyla ilgili belgeler, toplantının yapıldığı yerdeki il müdürlüğü tarafından saklanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Bakanlık Temsilciliğine İlişkin Esaslar

Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu

MADDE 32  (1) Aşağıda sayılan genel kurul toplantılarında ve bunların ertelenmesi halinde yapılacak ikinci toplantılarda Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunludur:

a) Kuruluş ve esas sözleşme değişikliği işlemleri Bakanlık iznine tabi olan şirketlerin bütün genel kurul toplantılarında, diğer şirketlerde ise gündeminde, sermayenin arttırılması veya azaltılması, kayıtlı sermaye sistemine geçilmesi ve kayıtlı sermaye sisteminden çıkılması, kayıtlı sermaye tavanının arttırılması veya faaliyet konusunun değiştirilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliği ile birleşme, bölünme veya tür değişikliği konuları bulunan genel kurul toplantılarında.

b) Genel kurula elektronik ortamda katılım sistemini uygulayan şirketlerin genel kurul toplantılarında.

c) Yurt dışında yapılacak bütün genel kurul toplantılarında.

ç) Yurt dışında yapılacak imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantılarında.

(2) Birinci fıkrada sayılanların dışındaki genel kurul toplantılarında ve imtiyazlı pay sahipleri özel kurullarında Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunlu değildir. Ancak genel kurulu toplantıya çağıranların talep etmeleri ve bu taleplerin görevlendirme makamınca uygun görülmesi halinde Bakanlık temsilcisi görevlendirilir.

(3) Bakanlık temsilcisi bulunması zorunlu olmayan toplantılar için, çağrı yapanlar dışındakilerin Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine ilişkin görevlendirme makamına doğrudan yapacakları başvurular dikkate alınmaz. Ancak sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahipleri tarafından gerekçeleri de bildirilmek suretiyle Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesine dair talep, görevlendirme makamının değerlendirilmesine sunulmak üzere şirkete yapılır. Toplantıyaçağıranlar tarafından bu talebin görevlendirme makamına iletilmesi zorunludur.

(4) Birinci fıkrada belirtilen toplantılar ile ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca Bakanlık temsilcisi görevlendirilen toplantılarda, Bakanlık temsilcisinin yokluğunda alınan kararlar geçerli değildir.

(5) Şirket genel kurullarında Bakanlık temsilcisi olarak görevlendirilenler, görevlendiren makam tarafından ilgili ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.

Bakanlık temsilcilerinin nitelikleri

MADDE 33  (1) Temsilcilerin aşağıda sayılan niteliklere sahip olmaları gerekir:

a) Genel Müdürlükte veya il müdürlüklerinde asil memur olarak çalışıyor olmak.

b) Bakanlıkça veya il müdürlüklerince düzenlenen eğitime katılmış olmak ve bu eğitim sonunda Bakanlıkça yapılacak sınavda başarılı olmak.

c) Görev sorumluluğuna ve temsil yeteneğine sahip olmak.

ç) En az yüksekokul mezunu olmak.

(2) Elektronik ortamda yapılacak genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcilerinin ilave olarak, elektronik genel kurul sisteminin işleyişi ve kullanımına ilişkin Bakanlıkça yapılacak eğitime katılması ve eğitim sonucunda düzenlenecek sınavda da başarılı olması gerekir. Bu amaçla düzenlenecek eğitimler hizmet satın almak suretiyle de yapılabilir.

(3) Bakanlık temsilcisi olarak görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi için yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esaslar Genel Müdürlükçe belirlenir.

(4) Genel Müdürlükte, daire başkanı ve üstü kadrolarında bulunanlar ile il müdürleri için birinci fıkranın (b) bendinde yer alan sınav şartı aranmaz.

Bakanlık temsilcisinin görev ve yetkileri

MADDE 34  (1) Bakanlık temsilcisinin temel görevi, toplantının Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat ile esas sözleşme hükümlerine uygun olarak yürütülmesini gözetmektir. Bakanlık temsilcisi genel kurul tutanağının hazırlanmasına nezaret eder. Tutanağın, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesini sağlar. Bakanlık temsilcisi toplantının yapılması ve kararların alınması ile ilgili tespit ettiği hukuka aykırılıkları ve usulsüzlükleri, toplantı tutanağına da geçirtir ve ilgililerle birlikte imzalar.

(2) Bakanlık temsilcisi toplantıdan önce görevlendirme yazısı ile kimliğini ilgililere gösterir.

(3) Bakanlık temsilcisi toplantıdan sonra, hazır bulunanlar listesi, gündem ve genel kurul toplantı tutanağının bir nüshasını alarak, Bakanlık merkez teşkilâtında Genel Müdürlüğe, illerde il müdürlüğüne teslim eder. Bakanlık temsilcisi; genel kurul toplantısı sırasında, Kanun, esas sözleşme ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırılık olmasına rağmen herhangi bir nedenle toplantı tutanağında belirtilemeyen hususlar ile herhangi bir sebeple toplantının açılamaması veya açılan toplantının tamamlanamaması gibi hususların varlığı hâlinde, rapor düzenleyerek Bakanlığa/il müdürlüğüne verir. Bu rapor genel kurul belgeleriyle birlikte saklanır.

(4) Bakanlık temsilcisinin birinci fıkradaki görev ve yetkileri, Bakanlık temsilcisinin bulunmadığı toplantılarda toplantı başkanı tarafından yerine getirilir.

Bakanlık temsilcisi istenmesi

MADDE 35  (1) Yönetim kurulu tarafından çağrısı yapılan genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin bulundurulması için; yönetim kurulu üyelerinden herhangi biri tarafından veya şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan kişilerce toplantının yer, gün ve saati bildirilmek suretiyle toplantı tarihinden en az on gün önceden Ek-1’deki örneğe uygun olarak bir dilekçe ile müracaat edilmelidir. Genel kurulun, yönetim kurulu dışında çağrıya yetkili olanlar tarafındançağrılması halinde, dilekçe bunlar tarafından imzalanır.

(2) Müracaatın on günden daha kısa bir sürede yapılabilmesi müracaat merciinin uygun görüşüne bağlıdır. Genel kurul toplantılarının yoğun olduğu dönemlerde Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesinde bir aksaklığa yol açılmaması için toplantıya çağrı işlemlerine başlanmadan önce gün alınması hususunda Genel Müdürlük/il müdürlükleri düzenleme yapmaya yetkilidir.

(3) Yurt dışında yapılacak toplantılar için bu süre otuz gündür.

Bakanlık temsilcisi istenmesine ilişkin başvuruya eklenecek belgeler

MADDE 36  (1) Başvuru dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:

a) Yönetim kurulu kararının noter onaylı bir örneği veya karar defterinin ilgili sayfasının şirket yetkililerince aslına uygunluğunun tasdik edilmiş fotokopisi ve tasdik eden yetkilinin imza sirküleri.

b) Dilekçeyi imzalayanların imza sirküleri.

c) Genel Kurulun mahkemece izin verilmiş pay sahipleri tarafından toplantıya çağrılması halinde buna ilişkin mahkeme kararının bir örneği.

ç) Genel kurulun mahkemece atanmış kayyım tarafından çağrılması halinde buna ilişkin mahkeme kararının birörneği.

d) İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun toplantıya çağrılması mahkeme kararına dayanıyor ise buna ilişkin mahkeme kararının bir örneği.

e) Gündem.

f) Bakanlık Temsilcisi ücretinin yatırıldığına dair banka dekontu.

Bakanlık temsilci görevlendirilmesi

MADDE 37  (1) Toplantı yeri yurt içinde olan genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisi görevlendirme yetkisi Valiliklere aittir.

(2) Toplantı yeri yurt dışında ise müracaat Genel Müdürlüğe yapılır ve Bakanlık temsilcisi görevlendirme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir.

(3) Toplantının 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirlenen ulusal bayram ve genel tatil günlerine rastlaması halinde görevlendirme yapılmaz.

(4) Temsilcilik görevini yürütenlerden kınama veya daha ağır disiplin cezası alanlara bir yıl süre ile görev verilmez.

(5) İl Müdürleri, gerekçeleri ile beraber önceden Bakanlığın uygun görüşü alınması kaydıyla veya Bakanlık talimatı gereği Bakanlık temsilcisi olarak görevlendirilebilir.

Bakanlık temsilcisinin ücretleri ve giderleri

MADDE 38  (1) Şirketlerin yurt içinde yapılacak genel kurul toplantılarında görevlendirilen Bakanlık temsilcilerinin ücretleri, her yıl Bütçe Kanununun (H) cetvelinin (I-B) bendi ile tespit edilen Devlet memurlarına ödenen en yüksek yurtiçi gündelik tutarının üç katı; hafta tatili günleri için dört katı net olarak ödenir.

(2) Yurt dışında yapılacak genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcilerinin, kendi aylık/kadro dereceleri için 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca tespit edilen gündelikleri ilgili şirket tarafından karşılanır. Bu amaçla yapılacak görevlendirmeler beş günüaşamaz.

(3) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca ödenecek ücret ile ilgili tahakkuk edecek vergiler süresi içerisinde şirket tarafından ilgili vergi dairesine yatırılır.

(4) Bakanlık temsilcisi ücretleri, Genel Müdürlük/il müdürlükleri adına bankalarda açılacak hesaplara yatırılır.

(5) Yurt dışında yapılacak genel kurul toplantılarına görevlendirilen Bakanlık temsilcisinin yol giderleri ilgilişirket tarafından karşılanır. Yurt içinde yapılan toplantılarda ise toplantı mahalline gidiş ve dönüş şirket tarafından temin edilecek araçla sağlanır. Bunun mümkün olamaması halinde yol giderleri belgelendirilmek kaydıyla şirket tarafından karşılanır. Kendi aracıyla gidilmesi veya gider belgesinin ibraz edilmemesi halinde şirketçe hiçbir ödeme yapılmaz.Şirketler tarafından yatırılan paraların Bakanlık temsilcilerine ödenmesine ilişkin esaslar Genel Müdürlükçe belirlenerek il müdürlüklerine yazılı olarak duyurulur.

Bakanlık temsilcisinin ve toplantı başkanının sorumluluğu

MADDE 39  (1) Bakanlık temsilcisi ve toplantı başkanı, görevini Kanuna, bu Yönetmeliğe ve ilgili mevzuata uygun olarak tarafsız, dürüst ve özenli şekilde yapmakla yükümlüdür.

(2) Bakanlık temsilcisinin birinci fıkraya aykırı davranışlarından dolayı; hakkında 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun disiplin hükümleri uygulanacağı gibi, ayrıca kendisine belli bir süre temsilcilik görevi verilmez.

(3) Toplantı başkanı, birinci fıkraya aykırı davranışlarından ötürü şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumludur.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İç Yönerge

İç yönergeye ilişkin esaslar

MADDE 40  (1) İç yönerge, Kanunun izin verdiği durumlar dışında, ortakların genel kurula katılma, oy kullanma, dava açma, bilgi alma, inceleme ve denetleme gibi vazgeçilemez nitelikteki haklarını, toplantı başkanlığının Kanundan kaynaklanan görev ve yetkilerini sınırlandıran veya ortadan kaldıran hükümler içeremez.

(2) Özel kanunlara tabi şirketler, iç yönergenin hazırlanmasında, bu Yönetmelikte belirtilen hususların yanında, tabi oldukları özel mevzuat hükümlerini de dikkate almak zorundadırlar.

(3) Yönetim kurulu, iç yönergeyi Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri ile Ek-5’teki örneğe uygun olarak hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar.

(4) İç yönerge, genel kurulun onay tarihinden itibaren onbeş gün içinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Ayrıca; internet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerce, ilan tarihini izleyen beş gün içerisinde internet sitesinde de yayımlanır.

(5) İç yönergede yapılacak değişikliklerde de aynı usul izlenir.

İç yönergede yer alacak asgari hususlar

MADDE 41  (1) Yönetim kurulu tarafından hazırlanacak iç yönergede asgari olarak aşağıda sayılan hususlara yer verilmesi zorunludur:

a) Toplantı yerine giriş ve toplantının açılması.

b) Toplantı başkanlığının oluşturulması.

c) Toplantı başkanlığının görev ve yetkileri.

ç) Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yapılacak işlemler ve gündem.

d) Toplantıda söz alma ve oy kullanma usulü.

e) Toplantı tutanağının düzenlenmesi.

f) Toplantı sonunda yapılacak işlemler.

(2) Yönetim kurullarınca hazırlanacak iç yönergelerin, Ek-5’teki iç yönerge örneğine uygun içerikte olmasızorunludur. Bunlar dışında genel kurul çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin belirlenmesine yönelik ilave kurallara da yer verilebilir.

İç yönerge hükümlerinin uygulanması

MADDE 42  (1) Genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin iç yönerge hükümleri, toplantı başkanlığıoluşturuluncaya kadar yönetim kurulu adına, yönetim kurulunun başkanı veya başkan vekili ya da başkanın görevlendireceği yönetim kurulunun bir üyesi tarafından; toplantı başkanlığının oluşturulması sonrasında ise toplantıbaşkanı tarafından uygulanır.

Tek pay sahipli anonim şirketler

MADDE 43  (1) Tek pay sahipli anonim şirketlerin yönetim organlarınca da bu bölümde belirtilen asgari unsurları içerecek şekilde bir iç yönerge hazırlanması ve bu iç yönergenin şirket genel kurulunca onaylanması şarttır. Tek pay sahibi, toplantı başkanlığı için öngörülen tüm görevleri tek başına yerine getirebilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Anonim Şirketlerde Tevdi Eden Temsilciliğine İlişkin Usul ve Esaslar

Tevdi edilen kişi veya kuruluşlar

MADDE 44  (1) Pay sahipleri, şirket genel kurul toplantılarında, pay ve pay senetlerinin kendilerine tevdi edilmiş olması koşuluyla;

a) Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylar için aracı kuruluşları,

b) Diğer pay senetleri için aracı kuruluşların yanı sıra portföy yönetim şirketlerini, ilgili mevzuatlarında pay senedi saklama yetkisi olan kişi veya kuruluşları ve rehin alacaklısını,

tevdi eden temsilcisi olarak yetkilendirebilir.

Tevdi eden temsilciliğine ilişkin yetkilendirme ve temsil belgesi

MADDE 45  (1) Kendisine tevdi edilmiş olan pay ve pay senetlerinden doğan genel kurul toplantısına katılma ve oy hakkının, tevdi edilen tarafından kullanılabilmesi için, tevdi eden ile tevdi edilen arasında bu paylardan kaynaklanan oy hakkının tevdi edilen tarafından kullanılacağına ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede açık bir hükme yer verilmesi veya Ek-6’da yer alan örnekteki içeriğe uygun şekilde düzenlenecek temsil belgesinin verilmesi zorunludur. Ancak elektronik genel kurul sistemini uygulayan şirketlerde bu yetkilendirme anılan sistem üzerinden de yapılabilir.

(2) Genel kurula katılma ve oy hakkının kullanılmasına ilişkin yetki süreli veya süresiz olarak tanınabilir. Bu yetkinin verilmiş olması, tevdi edilenin her genel kurul toplantısından önce tevdi edenden katılma ve oy haklarının nasıl kullanılacağına ilişkin talimat alma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

(3) Tevdi eden, temsilcisini genel kurul gününden bir gün öncesine kadar değiştirebilir.

Talimat istenmesi

MADDE 46  (1) Tevdi edilen, her genel kurul öncesinde Kanunun 429 uncu maddesi uyarınca tevdi edene başvurarak genel kurul gündeminde yer alan konularla ilgili hangi yönde oy kullanılacağına ilişkin talimatını talep etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük yerine getirilmeden genel kurula katılınmış olması, Kanunun 433 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yetkisiz katılma anlamına gelmez.

(2) Zamanında bildirim yapılmakla birlikte tevdi edenden talimat alınamamışsa tevdi edilen oyunu genel talimata uygun olarak kullanır. Böyle bir talimat yoksa tevdi edilen oyunu yönetim kurulunun önerileri yönünde verir.

Talimatların iletilmesi

MADDE 47  (1) Tevdi eden, katılma ve oy hakkının nasıl kullanılacağına ilişkin talimatlarını, her bir gündem maddesi için ayrı ayrı olmak kaydıyla kabul veya red şeklinde belirtmek suretiyle tevdi edilene bildirir. Bu bildirim, asgari olarak Ek-7’de yer verilen örnekteki bilgileri ihtiva etmek kaydıyla, taraflar arasında mutabık kalınan iletişim araçlarıyla yapılabilir.

(2) Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca genel kurul toplantısına elektronik ortamda katılma ve oy kullanma sistemini uygulayan şirketlerin yapacakları genel kurul toplantılarına ilişkin talimatlar tevdi edilene, gizliliğini sağlayacak teknik yeterliliğe haiz olması durumunda, Elektronik Genel Kurul Sisteminden de iletilebilir.

(3) Genel kurul toplantısının ertelenmesi halinde, birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen talimatlar, tevdi eden tarafından değiştirilmediği sürece, hukuken bunun devamı sayılan genel kurul toplantısı için de geçerlidir.

(4) Tevdi eden daha önce vermiş olduğu talimatları en geç genel kurul toplantı tarihinden bir gün öncesine kadar birinci ve ikinci fıkrada belirtilen şekilde değiştirebilir.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yürürlükten kaldırılan Yönetmelik

MADDE 48  (1) 7/8/1996 tarihli ve 22720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

Mevcut Bakanlık komiserleri

GEÇİCİ MADDE 1  (1) Daha önce şirket genel kurul toplantılarına Bakanlık komiseri olarak görevlendirilenler, bu Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince Bakanlık temsilcisi olabilecekler belirleninceye kadar,şirket genel kurul toplantılarına Bakanlık temsilcisi olarak görevlendirilir.

İç yönergenin hazırlanması

GEÇİCİ MADDE 2  (1) Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yönetim organınca hazırlanacak içyönergenin en geç 2013 yılında yapılacak olağan genel kurul toplantısında onaya sunulması zorunludur.

Yürürlük

MADDE 49  (1) Bu Yönetmeliğin;

a) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi 1/7/2013 tarihinde,

b) İnternet sitesinde ilan yükümlülüğünü düzenleyen hükümleri 1/10/2013 tarihinde,

c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 50  (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

 

EK-1

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA

(İç Ticaret Genel Müdürlüğü)

ANKARA

VEYA

…………. VALİLİĞİNE

(İl Ticaret Müdürlüğü)

Şirketimizin ……….. yılına ait olağan/olağanüstü genel kurul toplantısı …………. tarihinde saat ………’da …………….. adresinde yapılacaktır. Söz konusu toplantıda Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesini arz ederiz.

Şirketin tescilli adresi   :

Telefon numarası          :

Ticaret Sicili Numarası :

Şirketin unvanı veya kaşesi

Şirket adına imza atmaya yetkili kişinin/kişilerin

Adı ve Soyadı

İmza

EKLER :

1) Genel kurulu toplantıya çağıran organın kararı,

2) Gündem,

3) Toplantıya ait ilânların yayımlandığı gazeteler,

4) Bakanlık temsilcisi ücretinin yatırıldığına dair banka dekontu,

5) Dilekçeyi imzalayanın imza sirküleri,

6) Genel kurulu toplantıya çağıran organın göreve seçildiklerini gösterir Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi.

EK-2

GENEL KURULDA HAZIR BULUNANLAR LİSTESİ ÖRNEĞİ


......................…ŞİRKETİNİN.................. TARİHİNDE YAPILAN ...........  GENEL KURUL 
TOPLANTISINDA HAZIR BULUNANLAR LİSTESİ

PAY SAHİBİNİN AD/SOYAD/UNVANI

T.C./

V.K. NO

UYRUĞU

ADRESİ

PAYLARIN TOPLAM İTİBARİ DEĞERİ (TL)

PAYLARIN EDİNİM ŞEKLİ  VE TARİHİ(*)

KATILIM ŞEKLİ (**)

TEMSİLCİ TÜRÜ (***)

TEMSİLCİNİN AD/SOYAD/ UNVANI

TEMSİLCİNİN

T.C./

V.K. NO’SU

İMZA

                     
                     

 

ŞİRKETİN SERMAYESİ VE PAYLARIN TOPLAM İTİBARİ DEĞERİ:

ASGARİ TOPLANTI NİSABI:

MEVCUT TOPLANTI NİSABI:

BAKANLIK TEMSİLCİSİ

İSİM/İMZA

TOPLANTI BAŞKANI

İSİM/İMZA

 

(*) Payların edinim şekli ve tarihi olarak; eğer pay menkul kıymet borsası aracılığıyla edinilmişse “borsa içi”, borsa dışından edinilmişse “borsa dışı” ibaresi ile birlikte payların edinim tarihleri yazılacaktır.

(**) Katılım şekli olarak; pay sahibinin bizzat kendisi katılması durumunda “asaleten”,  pay sahibini temsilen bir başkasının katılması durumunda ise “temsilen” ibaresi yazılacaktır.

(***) Temsilci türü olarak; temsil şekline göre “organın temsilcisi”, “bağımsız temsilci”, “kurumsal temsilci”, “tevdi eden temsilcisi” veya “vekaleten” ifadelerinden biri yazılacaktır.

EK- 3

VEKALETNAME ÖRNEĞİ

VEKALETNAME

Sahibi olduğum …………TL toplam itibari değerde paya ilişkin olarak ……………… ……………… Anonim Şirketinin …………. tarihinde ……………………. adresinde saat ………. de yapılacak ………… yılına ait olağan/olağanüstü genel kurul toplantısında beni temsil etmeye ve gündemdeki maddelerin karara bağlanması için oy kullanmaya …………………’yı vekil tayin ettim.

VEKALETİ VEREN

Adı Soyadı/Unvanı

Tarih ve İmza

NOT : Vekaletnamenin noter tasdiksiz olması halinde vekaleti verenin noter tasdikli imza sirküleri vekaletnameye eklenecektir.

EK- 4

TOPLANTI TUTANAĞI ÖRNEĞİ

………. Anonim Şirketinin………… Tarihinde Yapılan ……. Genel Kurul Toplantı Tutanağı

     …………… Anonim Şirketinin …….. yılına ait genel kurul toplantısı …….. tarihinde, saat ……. de, şirket merkez adresi olan …………… ……………. adresinde, /…………… İl Gümrük ve Ticaret Müdürlüğü’nün …….. tarih ve ………. sayılı yazılarıyla görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi  ………’ın gözetiminde yapılmıştır.

Toplantıya ait çağrı; kanun ve esas sözleşmede öngörüldüğü gibi ve gündemi de ihtiva edecek şekilde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ……. tarih ve ………. sayılı nüshasında ilân edilmek suretiyle ve ayrıca nama yazılı pay sahipleri ile önceden pay senedi tevdi ederek adresini bildiren hamiline yazılı pay sahiplerine taahhütlü mektupla, toplantı gün ve gündeminin bildirilmesi suretiyle süresi içinde yapılmıştır. Hazır bulunanlar listesinin  tetkikinde, şirket paylarının  …….toplam itibari değerinin; toplam itibari değeri ……… TL olan, ……payın temsilen, toplam itibari değeri……… TL olan …….payın  asaleten olmak üzere toplantıda temsil edildiği ve böylece gerek Kanun gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğunun anlaşılması üzerine toplantı ……….. tarafından açılarak gündemin görüşülmesine geçilmiştir.

1 – Toplantı başkanlığına ………..nın seçilmelerine oybirliğiyle/……….. olumsuz oya karşılık ……… oyla karar verildi.

2 – Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu ve varsa denetçi tarafından verilen rapor okundu ve müzakere edildi.

3 – Bilânço ve kâr/zarar hesapları okundu ve müzakere edildi. Yapılan oylama sonucunda, bilânço ve kâr/zarar hesapları oybirliğiyle/….olumsuz oya karşılık …… oyla tasdik edildi.

Şirket kârından Kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmın tamamının/bir bölümünün dağıtılmasına oybirliğiyle/…… olumsuz oya karşılık ……. oyla karar verildi.

Birinci temettünün ……. tarihinde, dağıtımına karar verilen kârın ise ……… tarihinde dağıtılmasına oybirliğiyle/……. olumsuz oya karşılık ……. oyla karar verildi.

4 – Yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri oybirliğiyle/…… olumsuz oya karşılık ……. oyla ibra edildiler. Yapılan oylama sonucunda, varsa denetçi oybirliğiyle/…… olumsuz oya karşılık …… oyla ibra edildi.

5 – Yönetim kurulu üyelerine …….. TL, varsa denetçiye …….. TL aylık/yıllık ücret ödenmesine oybirliğiyle/……. olumsuz oya karşılık ….. oyla karar verildi.

6 – Şirketin yönetim kurulu üyeliklerine …… yıl süreyle görev yapmak üzere …….,……….., ………….’nın seçilmelerine oybirliğiyle/…….olumsuz oya karşılık………. oyla karar verildi.

Denetçiliğe …………..’nın seçilmesine oybirliğiyle/…….. olumsuz oya karşılık ……….oyla karar verildi.

7 – (Gündemde olmak kaydıyla görüşülüp karara bağlanan sair konular yazılır.)

Not: Tutanak Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde imzalanır. 

EK-5

İÇ YÖNERGE ÖRNEĞİ

 

………… Anonim Şirketi Genel Kurulunun

Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu İç Yönergenin amacı; ………… Anonim Şirketi genel kurulunun çalışma esas ve usullerinin, Kanun, ilgili mevzuat ve esas sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenmesidir. Bu İç Yönerge, ………… Anonim Şirketinin tüm olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarını kapsar.

Dayanak

MADDE 2- (1) Bu İç Yönerge, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yönetim kurulunca hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu İç Yönergede geçen;

a) Birleşim : Genel kurulun bir günlük toplantısını,

b) Kanun: 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu,

c)Oturum: Her birleşimin dinlenme, yemek arası ve benzeri nedenlerle kesilen bölümlerinden her birini,

ç) Toplantı: Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarını,

d) Toplantı başkanlığı: Kanunun 419 uncu maddesinin birinci fıkrasına uygun olarak genel kurul tarafından toplantıyı yönetmek üzere seçilen toplantı başkanından, gereğinde genel kurulca seçilen toplantı başkan yardımcısından, toplantı başkanınca belirlenen tutanak yazmanından ve toplantı başkanının gerekli görmesi halinde oy toplama memurundan oluşan kurulu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Kurulun Çalışma Usul ve Esasları

Uyulacak hükümler

MADDE 4 – (1) Toplantı, Kanunun, ilgili mevzuatın ve esas sözleşmenin genel kurula ilişkin hükümlerine uygun olarak yapılır.

Toplantı yerine giriş ve hazırlıklar

MADDE 5 – (1) Toplantı yerine, yönetim kurulu tarafından düzenlenen hazır bulunanlar listesine kayıtlı pay sahipleri veya bunların temsilcileri, yönetim kurulu üyeleri, var ise denetçi, görevlendirilmiş ise Bakanlık temsilcisi ve toplantı başkanlığına seçilecek veya görevlendirilecek kişiler girebilir. (Şirketin diğer yöneticileri, çalışanları, misafirler, ses ve görüntü alma teknisyenleri, basın mensupları gibi kişilerin de toplantı yerine girmesi öngörülüyorsa bu durum ayrıca İç Yönergede belirtilecektir.)

(2) Toplantı yerine girişte, gerçek kişi pay sahipleri ile Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca kurulan elektronik genel kurul sisteminden tayin edilen temsilcilerin kimlik göstermeleri, gerçek kişi pay sahiplerinin temsilcilerinin temsil belgeleri ile birlikte kimliklerini göstermeleri, tüzel kişi pay sahiplerinin temsilcilerinin de yetki belgelerini ibraz etmeleri ve bu suretle hazır bulunanlar listesinde kendileri için gösterilmiş yerleri imzalamaları şarttır. Söz konusu kontrol işlemleri, yönetim kurulunca veya yönetim kurulunca görevlendirilen bir veya birden fazla yönetim kurulu üyesince yahut yönetim kurulunca görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından yapılır.

(3) Tüm pay sahiplerini alacak şekilde toplantı yerinin hazırlanmasına, toplantı sırasında ihtiyaç duyulacak kırtasiyenin, dokümanların, araç ve gereçlerin toplantı yerinde hazır bulundurulmasına ilişkin görevler yönetim kurulunca yerine getirilir. (Toplantı, sesli ve görüntülü şekilde kayda alınacaksa bu husus İç Yönergede belirtilecektir)

Toplantının açılması

MADDE 6 – (1) Toplantı şirket merkezinin bulunduğu yerde (Esas sözleşmede aksine bir hüküm varsa bu durum belirtilecektir.), önceden ilan edilmiş zamanda (Kanunun 416 ncı maddesinde belirtilen çağrısız toplantı hükümleri saklıdır) yönetim kurulu başkanı ya da başkan yardımcısı veya yönetim kurulu üyelerinden birisi tarafından, Kanunun 418 inci ve 421 inci maddelerinde belirtilen nisapların sağlandığının bir tutanakla tespiti üzerine açılır. (Esas sözleşmede aksine bir hüküm varsa bu durum belirtilecektir.)

Toplantı başkanlığının oluşturulması

MADDE 7- (1) Bu İç Yönergenin 6 ncı maddesi hükmü uyarınca toplantıyı açan kişinin yönetiminde öncelikle önerilen adaylar arasından genel kurulun yönetiminden sorumlu olacak pay sahibi olma zorunluluğu da bulunmayan bir başkan ve gerek görülürse başkan yardımcısı seçilir.

(2) Başkan tarafından en az bir tutanak yazmanı ve gerekli görülürse yeteri kadar oy toplama memuru görevlendirilir. (Esas sözleşmede aksine bir hüküm varsa bu hususa ve tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibinin toplantı başkanlığı için öngörülen tüm görevleri tek başına yerine getirebileceğine ilişkin hususa iç yönergede yer verilir. Ayrıca elektronik genel kurul sistemini kullanan şirketler için bu konudaki teknik işlemlerin toplantı anında yerine getirilmesi amacıyla toplantı başkanı tarafından uzman kişiler görevlendirilebileceği de İç Yönergede belirtilir.)

(3) Toplantı başkanlığı, toplantı tutanağını ve bu tutanağa dayanak oluşturan diğer evrakı imzalama hususunda yetkilidir.

(4) Toplantı başkanı genel kurul toplantısını yönetirken Kanuna, esas sözleşmeye ve bu İç Yönerge hükümlerine uygun hareket eder.

Toplantı başkanlığının görev ve yetkileri

MADDE 8 – (1) Toplantı başkanlığı, başkanın yönetiminde aşağıda belirtilen görevleri yerine getirir:

a) Toplantının ilanda gösterilen adreste yapılıp yapılmadığını ve esas sözleşmede belirtilmişse toplantı yerinin buna uygun olup olmadığını incelemek.

b) Genel kurulun toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, internet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerininternet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılıp çağrılmadığını, bu çağrının, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılıp yapılmadığını, pay defterinde yazılı pay sahiplerine, önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin iadeli taahhütlü mektupla bildirilip bildirilmediğini incelemek ve bu durumu toplantı tutanağına geçirmek.

c) Toplantı yerine giriş yetkisi olmayanların, toplantıya girip girmediklerini ve toplantı yerine girişle ilgili olarak bu İç Yönergenin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan görevlerin yönetim kurulunca yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmek.

ç) Genel kurulun, Kanunun 416 ncı maddesi uyarınca çağrısız toplanması halinde pay sahiplerinin veya temsilcilerinin tümünün hazır bulunup bulunmadığını, toplantının bu şekilde yapılmasına itiraz olup olmadığını ve nisabın toplantı sonuna kadar korunup korunmadığını incelemek.

d) Değişikliğe gidilmiş ise değişiklikleri de içeren esas sözleşmenin, pay defterinin, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetçi raporlarının, finansal tabloların, gündemin, gündemde esas sözleşme değişikliği varsa yönetim kurulunca hazırlanmış değişiklik tasarısının, esas sözleşme değişikliği Gümrük ve Ticaret Bakanlığının iznine tabi olması durumunda ise Bakanlıktan alınan izin yazısı ve eki değişiklik tasarısının, yönetim kurulu tarafından düzenlenmiş hazır bulunanlar listesinin, genel kurul erteleme üzerine toplantıya çağrılmışsa bir önceki toplantıya ilişkin erteleme tutanağının ve toplantıya ilişkin diğer gerekli belgelerin eksiksiz bir biçimde toplantı yerinde bulunup bulunmadığını tespit etmek ve bu durumu toplantı tutanağında belirtmek.

e) Hazır bulunanlar listesini imzalamak suretiyle asaleten veya temsilen genel kurula katılanların kimlik kontrolünü itiraz veya lüzum üzerine yapmak ve temsil belgelerinin doğruluğunu kontrol etmek.

f) Murahhas üyeler ile en az bir yönetim kurulu üyesinin ve denetime tabi şirketlerde denetçinin toplantıda hazır olup olmadığını tespit etmek ve bu durumu toplantı tutanağında belirtmek.

g) Gündem çerçevesinde genel kurul çalışmalarını yönetmek, Kanunda belirtilen istisnalar haricinde gündem dışına çıkılmasını önlemek, toplantı düzenini sağlamak, bunun için gerekli tedbirleri almak.

ğ) Birleşimleri ve oturumları açmak, kapatmak ve toplantıyı kapatmak.

h) Müzakere edilen hususlara ilişkin karar, tasarı, tutanak, rapor, öneri ve benzeri belgeleri genel kurula okumak ya da okutmak ve bunlarla ilgili konuşmak isteyenlere söz vermek.

ı) Genel kurulca verilecek kararlara ilişkin oylama yaptırmak ve sonuçlarını bildirmek.

i) Toplantı için asgari nisabın toplantının başında, devamında ve sonunda muhafaza edilip edilmediğini, kararların Kanun ve esas sözleşmede öngörülen nisaplara uygun olarak alınıp alınmadığını gözetmek.

j) Kanunun 428 inci maddesinde belirtilen temsilciler tarafından yapılan bildirimleri genel kurula açıklamak.

k) Kanunun 436 ncı maddesi uyarınca, oy hakkından yoksun olanların anılan maddede belirtilen kararlarda oy kullanmalarını önlemek, oy hakkına ve imtiyazlı oy kullanımına Kanun ve esas sözleşme uyarınca getirilen her türlü sınırlamayı gözetmek.

l) Sermayenin onda birine (halka açık şirketlerde yirmide birine) sahip pay sahiplerinin istemi üzerine finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesini, genel kurulun bu konuda karar almasına gerek olmaksızın bir ay sonra yapılacak toplantıda görüşülmek üzere ertelemek.

m) Genel kurul çalışmalarına ait tutanakların düzenlenmesini sağlamak, itirazları tutanağa geçirmek, karar ve tutanakları imzalamak, toplantıda alınan kararlara ilişkin lehte ve aleyhte kullanılan oyları hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde toplantı tutanağında belirtmek.

n) Toplantı tutanağını, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunu, denetime tabi şirketlerde denetçi raporlarını, finansal tabloları, hazır bulunanlar listesini, gündemi, önergeleri, varsa seçimlerin oy kâğıtlarını ve tutanaklarını ve toplantıyla ilgili tüm belgeleri toplantı bitiminde bir tutanakla hazır bulunan yönetim kurulu üyelerinden birine teslim etmek.

Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce yapılacak işlemler

MADDE 9 – (1) Toplantı başkanı, genel kurula toplantı gündemini okur veya okutur. Başkan tarafından gündem maddelerinin görüşülme sırasına ilişkin bir değişiklik önerisi olup olmadığı sorulur, eğer bir öneri varsa bu durum genel kurulun onayına sunulur. Toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kararıyla gündem maddelerinin görüşülme sırası değiştirilebilir.

Gündem ve gündem maddelerinin görüşülmesi

MADDE 10 – (1) Olağan genel kurul gündeminde aşağıdaki hususların yer alması zorunludur:

a) Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması.

b) Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetime tabi şirketlerde denetçi raporlarının ve finansal tabloların görüşülmesi.

c) Yönetim kurulu üyeleri ile varsa denetçilerin ibraları.

ç) Süresi dolan yönetim kurulu üyeleri ile denetime tabi şirketlerde denetçinin seçimi.

d) Yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi.

e) Kârın kullanım şeklinin, dağıtımının ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi.

f) Varsa esas sözleşme değişikliklerinin görüşülmesi.

g) Gerekli görülen diğer konular.

(2) Olağanüstü genel kurul toplantısının gündemini, toplantı yapılmasını gerektiren sebepler oluşturur.

(3)Aşağıda belirtilen istisnalar dışında, toplantı gündeminde yer almayan konular görüşülemez ve karara bağlanamaz:

a)Ortakların tamamının hazır bulunması halinde, gündeme oybirliği ile konu ilave edilebilir.

b) Kanunun 438 inci maddesi uyarınca, herhangi bir pay sahibinin özel denetim talebi, gündemde yer alıp almadığına bakılmaksızın genel kurulca karara bağlanır.

c)Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi hususları, yıl sonu finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır ve gündemde konuya ilişkin madde bulunup bulunmadığına bakılmaksızın istem halinde doğrudan görüşülerek karar verilir.

ç) Gündemde madde bulunmasa bile yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümünün ihlali, birçok şirkette üyelik sebebiyle görevin ifasında güçlük, geçimsizlik, nüfuzun kötüye kullanılması gibi haklı sebeplerin varlığı halinde, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yerine yenilerinin seçilmesi hususları genel kurulda hazır bulunanların oy çokluğuyla gündeme alınır.

(4) Genel kurulda müzakere edilerek karara bağlanmış gündem maddesi, hazır bulunanların oy birliği ile karar verilmedikçe yeniden görüşülüp karara bağlanamaz.

(5) Yapılan denetim sonucunda veya herhangi bir sebeple Bakanlıkça, şirket genel kurulunda görüşülmesi istenen konular gündeme konulur.

(6) Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir.

Toplantıda söz alma

MADDE 11 – (1) Görüşülmekte olan gündem maddesi üzerinde söz almak isteyen pay sahipleri veya diğer ilgililer durumu toplantı başkanlığına bildirirler. Başkanlık söz alacak kişileri genel kurula açıklar ve başvuru sırasına göre bu kişilere söz hakkı verir. Kendisine söz sırası gelen kişi, toplantı yerinde bulunmuyor ise söz hakkını kaybeder. Konuşmalar, bunun için ayrılan yerden, genel kurula hitaben yapılır. Kişiler kendi aralarında konuşma sıralarını değiştirebilirler. Konuşma süresinin sınırlandırılması halinde, sırası gelip konuşmasını yapan bir kişi, konuşma süresi dolduğu zaman, ancak kendinden sonra konuşacak ilk kişi konuşma hakkını verdiği takdirde konuşmasını, o kişinin konuşma süresi içinde tamamlamak koşuluyla sürdürebilir. Diğer bir biçimde konuşma süresi uzatılamaz.

(2) Toplantı başkanınca, görüşülen konular hakkında açıklamada bulunmak isteyen yönetim kurulu üyeleri ile denetçiye sıraya bakılmaksızın söz verilebilir.

(3) Konuşmaların süresi, başkanın veya pay sahiplerinin önerisi üzerine, gündemin yoğunluğu, görüşülmesi gerekli konuların çokluğu, önemi ve söz almak isteyenlerin sayısına göre genel kurulca kararlaştırılır. Bu gibi durumlarda, genel kurul, önce konuşma süresinin sınırlanmasının gerekip gerekmeyeceğini ve sonra da sürenin ne olacağı konularında, ayrı ayrı oylamayla karar verir.

(4) Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca genel kurula elektronik ortamda katılan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin görüş ve önerilerini iletmelerine ilişkin olarak anılan madde ve alt düzenlemelerde belirlenmiş usul ve esaslar uygulanır.

Oylama ve oy kullanma usulü

MADDE 12 – (1) Oylamaya başlamadan önce, toplantı başkanı, oylanacak konuyu genel kurula açıklar. Bir karar taslağının oylaması yapılacak ise, bu yazılı olarak saptanıp okunduktan sonra, oylamaya geçilir. Oylamaya geçileceği açıklandıktan sonra, ancak usul hakkında söz istenebilir. Bu sırada, talep etmesine rağmen kendisine söz verilmemiş pay sahibi varsa, hatırlatması ve Başkanca doğrulanması koşuluyla konuşma hakkını kullanır. Oylamaya geçildikten sonra söz verilmez.

(2) Toplantıda görüşülen konulara ilişkin oylar, el kaldırmak veya ayağa kalkmak ya da ayrı ayrı kabul veya ret denilmek suretiyle kullanılır. Bu oylar toplantı başkanlığınca sayılır. Gerektiğinde, başkanlık, oy sayımında yardımcı olmak üzere yeter sayıda kişiyi görevlendirebilir. El kaldırmayanlar, ayağa kalkmayanlar veya herhangi bir şekilde beyanda bulunmayanlar “ret” oyu vermiş sayılır ve bu oylar değerlendirmede ilgili kararın aleyhinde verilmiş kabul edilir. (Bu maddede belirtilenler dışında oy kullanma yöntemleri öngörülüyorsa İç Yönergede belirtilecektir.)

(3) Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca genel kurula elektronik ortamda katılan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin oy kullanmalarına ilişkin olarak anılan madde ve alt düzenlemelerde belirlenmiş usul ve esaslar uygulanır.

Toplantı tutanağının düzenlenmesi

MADDE 13 – (1) Toplantı başkanınca, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, grupları, sayıları ve itibari değerlerini gösteren hazır bulunanlar listesi imzalanır, genel kurulda sorulan soruların ve verilen cevapların özet olarak, alınan kararların ve her bir karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının tutanakta açık bir şekilde gösterilmesi ile tutanağın Kanun ve ilgili mevzuatta belirtilen esaslara uygun olarak düzenlenmesi sağlanır.

(2) Genel kurul tutanağı toplantı yerinde ve toplantı sırasında daktiloyla, bilgisayarla veya okunaklı şekilde mürekkepli kalem kullanılmak suretiyle el yazısıyla düzenlenir. Tutanağın bilgisayarda yazılabilmesi için toplantı yerinde çıktıların alınmasına imkân sağlayacak bir yazıcının olması şarttır.

(3) Tutanak en az iki nüsha halinde düzenlenir ve tutanağın her sayfası, toplantı başkanlığı ile katılmış olması halinde Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır.

(4) Tutanakta; şirketin ticaret unvanı, toplantı tarihi ve yeri, şirketin paylarının toplam itibari değeri ve pay adedi, toplantıda asaleten ve temsilen olmak üzere temsil edilen toplam pay adedi, katılmışsa Bakanlık temsilcisinin adı ve soyadı ile görevlendirme yazısının tarih ve sayısı, toplantı ilanlı yapılıyorsa davetin ne surette yapıldığı, ilansız yapılıyorsa bunun belirtilmesi zorunludur.

(5) Toplantıda alınan kararlara ilişkin oy miktarları, hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde rakamla ve yazıyla tutanakta belirtilir.

(6) Toplantıda alınan kararlara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmek isteyenlerin adı, soyadı ve muhalefet gerekçeleri tutanağa yazılır.

(7) Muhalefet gerekçesinin yazılı olarak verilmesi halinde, bu yazı tutanağa eklenir. Tutanakta, muhalefetini belirten ortağın veya temsilcisinin adı, soyadı yazılır ve muhalefet yazısının ekte olduğu belirtilir. Tutanağa eklenen muhalefet yazısı toplantı başkanlığı ve katılmışsa Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır.

Toplantı sonunda yapılacak işlemler

MADDE 14- (1) Toplantı başkanı, toplantı sonunda tutanağının bir nüshasını ve genel kurulla ilgili diğer tüm evrakı toplantıda hazır bulunan yönetim kurulu üyelerinden birine teslim eder. Taraflar arasında düzenlenecek ayrı bir tutanakla bu durum tespit edilir.

(2) Yönetim Kurulu, toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

(3) Tutanak, internet sitesi açmakla yükümlü olan şirketlerce genel kurul tarihinden itibaren en geç beş gün içerisinde internet sitesine de konulur.

(4) Toplantı başkanı ayrıca, hazır bulunanlar listesinin, gündemin ve genel kurul toplantı tutanağının bir nüshasını katılmış olması halinde Bakanlık temsilcisine teslim eder.

Toplantıya elektronik ortamda katılma

MADDE 15- (1) Genel kurul toplantısına Kanunun 1527 nci maddesi uyarınca elektronik ortamda katılma imkânı tanındığı durumda yönetim kurulunca ve toplantı başkanlığınca yerine getirilecek işlemler Kanunun 1527 nci maddesi ve ilgili mevzuat dikkate alınarak ifa edilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Bakanlık temsilcisinin katılımı ve genel kurul toplantısına ilişkin belgeler

MADDE 16 – (1) Bakanlık temsilcisinin katılımı zorunlu olan toplantılar için temsilcinin istenmesine ve bu temsilcinin görev ve yetkilerine ilişkin Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik hükümleri saklıdır.

(2)Genel kurula katılabilecekler ve hazır bulunanlar listesinin hazırlanmasında, genel kurulda kullanılacak temsil belgeleri ile toplantı tutanağının düzenlenmesinde birinci fıkrada belirtilen Yönetmelik hükümlerine uyulması zorunludur.

İç Yönergede öngörülmemiş durumlar

MADDE 17 – (1) Toplantılarda, bu İç Yönergede öngörülmemiş bir durumla karşılaşılması halinde genel kurulca verilecek karar doğrultusunda hareket edilir.

İç Yönergenin kabulü ve değişiklikler

MADDE 18 – (1) Bu İç Yönerge, ………… Anonim Şirketi genel kurulunun onayı ile yönetim kurulu tarafından yürürlüğe konulur, tescil ve ilan edilir. İç Yönergede yapılacak değişiklikler de aynı usule tabidir.

İç Yönergenin yürürlüğü

MADDE 19 – (1) Bu İç Yönerge, …………Anonim Şirketinin ……….. tarihli genel kurul toplantısında kabul edilmiş olup, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı tarihinde yürürlüğe girer.

 

 

AÇIKLAMALAR:

İç Yönerge, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler tarafından hazırlandığında;

1) Bu iç yönerge örneğinde yer alan; “yönetim kurulu” ifadeleri, “yönetici” veya “yöneticiler” şeklinde, “anonim” ifadeleri “sermayesi paylara bölünmüş komandit” şeklinde, “pay sahibi” ifadeleri “ortak” şeklinde değiştirilecektir.

2) Tek pay sahipli anonim şirketler için öngörülen hükümlere ise hazırlanacak İç Yönergede yer verilmeyecektir.

EK-6

 TEVDİ OLUNAN PAYLARA İLİŞKİN TEMSİL BELGESİ ÖRNEĞİ

 A) TEVDİ EDEN

(1) Ad Soyad/Unvan:
(2) Vatandaşlık Numarası/Vergi Kimlik/MERSİS Numarası:
(3)Adres:

B) TEVDİ EDİLEN

(4) Ad Soyad/Unvan:
(5) Vergi Kimlik/MERSİS Numarası:
(6) Adres:
(7) Tevdi Edilen Payların Sayısı ve Toplam İtibari Değeri:

Tevdi edilen nezdinde yukarıda belirtilen paydan/pay senetlerinden doğan genel kurul toplantılarına katılma ve tevdi eden tarafından her genel kurul öncesinde verilecek talimatlar çerçevesinde genel kurul gündem maddelerine ilişkin oy kullanma konusunda tevdi edilen yetkilendirilmiştir. (Tarih) 

Tevdi Eden

Tevdi Edilen

Kaşe/İmza

Kaşe/İmza

 

Açıklamalar:

1) Payın sahibi yazılacaktır.

2)Pay sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişi ise TC kimlik numarası, tüzel kişi ise vergi kimlik numarası (Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Merkezi Sicil Kayıt Sistemi uygulamaya geçtiğinde MERSİS numarası) yazılacaktır. Pay sahibi yabancı ise yabancı kimlik numarası veya vergi kimlik numaralarından biri yazılacaktır.

3) Adres bilgisi yazılacaktır.

4) Payların tevdi edildiği kişinin ad soyadı veya aracı kuruluşun unvanı yazılacaktır.

5) Tevdi edilenin vergi numarası veya MERSİS numarası yazılacaktır.

6) Tevdi edilenin adresi yazılacaktır.

7) Tevdi edilen pay sayısı ve toplam itibari değeri yazılacaktır. Ancak, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen payların tevdi edildiği durumda, bu alana payların bulunduğu aracı kuruluştaki hesap numarası yazılarak da belirleme yapılabilecektir.

EK-7

TALİMAT BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ

(I) GENEL KURUL

Genel Kurul Toplantısı Yapacak Şirket
Genel Kurul Tarihi

(II) GÜNDEM MADDELERİNE İLİŞKİN TALİMATLAR

Gündem No(*) Kullanılacak Oy Açıklama (**)
1 KABUL     □

RED     □ 2KABUL     □

RED      □

(*) Form gündem sayısını içerecek şekilde hazırlanacaktır. Eksik hazırlanması veya kullanılacak oya ilişkin verilmiş talimatın yazılmamış olması halinde Yönetmeliğin 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasına uygun şekilde hareket edilir.

(**) Tevdi eden ilgili gündeme ilişkin varsa açıklamalarını bu bölüme yazabilecektir. Eğer “red” oyu kullanma talimatı ile birlikte tutanağa muhalefet şerhi de yazdırılmak isteniyorsa, bu husus açıklama kısmına yazılacaktır.

 

 

Anonim Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu – Defter ve Kayıtlara Yansımayan Harcamalar – Kusur Karinesi – İspat Külfeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Esas No:2010/747, Karar No:2011/17294, Tarih: 20.12.2011

  • Anonim Şirket                                                        
  • Yöneticilerin Sorumluluğu
  • Defter ve Kayıtlara Yansımayan Harcamalar
  • Kusur Karinesi
  • İspat Külfeti

             İlgili maddeler: 6762 sayılı ETTK 309, 336, 338 ve 341. Bkz. ve karş. 6102 sayılı YTTK 553 ve 555.

Özet:

  • Yöneticiler için kusur karinesi söz konusu olup, kusursuzluklarını ispat külfeti yönetim kurulu üyelerine yüklenmiştir. Burada önce zararın varlığını bunu iddia eden davacı ispat etmeli, zararın varlığı bu şekilde ispat edildikten sonra, davalı yönetim kurulu üyesi tarafından, kendisinin bu zarardan sorumlu bulunmadığı kanıtlanmalıdır.
  • Defter ve kayıtlara yansımamakla birlikte, şirket için yapılmış gerçek bir borç ödemesi varsa veya alınan bir mal veya hizmet, şirketin ihtiyaçları için kullanılmışsa, davalı yöneticinin  bundan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu noktada dava dışı şirket ile iş yapan diğer kişi veya şirketlerin defter ve kayıtlarından da yararlanılabilir.
  • Yöneticinin sorumluluğuna ilişkin olarak ceza mahkemelerinde verilecek kararın işbu davayı doğrudan etkilemesi söz konusu olabileceğinden, mahkemece ceza davalarının sonucunun beklenmesi ve o davalarda sunulan delillerin işbu davada incelenmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekir.

————O————

DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin H… Un A.Ş’nin 1/10 hissesine sahip ortağı, davalının ise anılan şirketin eski yöneticilerinden olduğunu ve hukuka aykırı işlemleri ile şirkete zarar verdiğini,; davalının görevde bulunduğu 2006 yılı genel kurul toplantısında müvekkilinin dava açılması talebine rağmen şirket denetçileri tarafından davanın açılmaması üzerine yeterli paya sahip azınlık adına işbu davanın açıldığını ileri sürerek, davalının şirkete verdiği zararın şimdilik (20.400) TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 22.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini (184.308) TL’na yükseltmiştir.

Davalı vekili, şirket muhasebesinin tüm ortakların haberdar olduğu kasa defteri ile tutulduğunu, müvekkiline isnat edilen eylemlerin doğru olmadığının kasa defteri ve ödeme makbuzları incelendiğinde anlaşılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının şirketi zarara uğrattığı, sorumlu bulunduğu meblağın (44.398) TL olduğu, bu zararın davacının şahsi zararı olmadığından davalıdan şirket adına tahsilinin istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (44.398) TL’nın davalıdan alınarak yasal faiziyle birlikte davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

KARAR: 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davanın TTK.’nun 341. maddesinde düzenlenen azlık hakkına dayanılarak denetçiler yerine davacı ortakça açılması doğru değilse de, davacı vekilince sunulan 26.10 2009 tarihli dilekçe ile davalarının TTK.’nun 336, 340 ve 309. maddesine dayanılarak, davalı eski yönetici tarafından verilen zararın şirkete ödenmesi istemine ilişkin olduğunun belirtilmiş ve davalı vekilince de davacının bu dilekçesinin tebliğine rağmen, davanın başlangıçta açıldığı şeklin sonradan değiştirilmesine açıkça karşı çıkılmamış olmasına, yine mahkemece her ne kadar infazda tereddüt yaratacak şekilde hükmedilen tazminatın “davacı şirkete” verilmesine karar verilmişse de, mahkemece kurulan bu hükümden, tazminatın dava dışı şirkete verilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak dava, TTK.’nun 340. maddesi yollamasıyla 309. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticinin fiilleri sonucunda dava dışı şirketin zarara uğradığı, bundan da davacı ortağın dolayısıyla zarar gördüğü iddiasına dayalı olarak, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi istemine ilişkindir.

TTK.’nun 338. maddesi uyarınca yöneticiler için kusur karinesi söz konusu olup, kusursuzluklarının ispat külfeti yönetim kurulu üyelerine yüklenmiştir. Burada önce zararın varlığını bunu iddia eden davacı ispat etmeli, zararın varlığı bu şekilde ispat edildikten sonra, davalı yönetim kurulu üyesi tarafından, kendisinin bu zarardan sorumlu bulunmadığı kanıtlanmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta ise dava dışı şirketin banka hesaplarından davalı tarafından para çekildiğine veya şirket kasasından üçüncü kişilere ödemeler yapıldığına dair davacı iddiaları, davalının da kabulünde olduğuna göre, davalının bu paraların nereye harcandığını ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece bu konuda dava dışı şirketin yasal defterleri incelenmişse de, görüşüne başvurulan bilirkişi raporundaki tespitlerden, yapılan tüm işlemlerin şirketin yasal defterlerine yansıtılmadığı da anlaşılmaktadır. Ancak Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, defter ve kayıtlara yansımamakla birlikte, şirket için yapılmış gerçek bir borç ödemesi varsa veya alınan bir mal veya hizmet, şirketin ihtiyaçları için kullanılmışsa, davalının bundan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu noktada dava dışı şirketle iş yapan diğer kişi veya şirketlerin defter ve kayıtlarından da yararlanılabilir. Mahkemece yapılan inceleme ise bu konuda bir karar verilebilmesi için yeterli olmadığı gibi, taraflarca bilirkişi raporuna karşı yapılan esaslı itirazlar da karşılanmamıştır.

Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3- Yine davalı hakkında ceza davalarının açıldığı, bu davalarda dava dışı şirketle iş yapan üçüncü kişilerce, işbu davanın da konusu oluşturan bir kısım ticari ilişkinin kabulüne dair yazı ve tutanaklar sunulduğu da savunulmakta olup, ceza mahkemelerinde verilecek kararın işbu davayı doğrudan etkilemesi söz konusu olabileceğinden, mahkemece ceza davalarının sonucunun beklenmesinin ve o davalarda sunulan delillerin işbu davada incelenmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.

4- Ayrıca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava dışı şirketçe yine dava dışı TC. Ziraat Bankası A.Ş. aleyhine, Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2008/40 E. numarası ile açılan davada, şirket hesaplarından usulsüz çekildiği ileri sürülen paraların, bu usulsüzlüğe engel olmayan davalı bankadan tahsilinin istendiği, bu davada usulsüz olduğu ileri sürülen ödemeler ve havaleler ile işbu davanın konusunu oluşturan bir kısım işlemlerin aynı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında mahkemece, Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2008/40 E. numarası ile görülen davada verilecek kararın, işbu dava yönünden mükerrer tahsile ve sebepsiz zenginleşmeye neden olup olmayacağının incelenmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına bozulmasına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 20/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.