Limited Şirketlerde Online Müdürler Kurulu Toplantısı Yapabilmek İçin Uyulması Gereken Esaslar

Soner Altaş‘ın (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi) “Limited Şirketlerde Online Müdürler Kurulu Toplantısı Yapabilmek İçin Uyulması Gereken Esaslar” başlıklı çalışması İstanbul Barosu Dergisi’nin  Cilt: 89,  Yıl: 2015, Sayı: 3, s. 280-285′de yayımlanmıştır.

Çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz.

Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Şirket Genel Kurul Rehberi – Soner Altaş

Soner ALTAŞ tarafından hazırlanan ”Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Şirket Genel Kurul Rehberi (Açıklamalı, Uygulamalı, Örnekli)” adlı eser Şeçkin Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.

Kitap Hakkında: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Yeni TTK’nın limited şirketlere ilişkin birçok yenilik ve değişiklik getirmesi, özellikle 2013 yılında yapılacak olan genel kurul toplantılarını önceki yıllarda yapılanlardan ayırmakta ve limited şirket müdürlerine genel kurul toplantılarına yönelik birtakım yükümlülükler getirmektedir. 2013 yılında yapılacak olan genel kurul toplantıları bu yönüyle yeni TTK’nın ilk uygulamaları olacaktır. Senede genelde bir defa yapılıyor olması nedeniyle yeterince bilinmeyen genel kurul toplantılarının eskiden kalma yöntemlerle yapılması, alınan kararların iptalini ve geçersizliğini gündeme getirebileceğinden, yeni TTK’nın getirdiği düzenlemelere uyulması önem arz etmektedir.

Soner ALTAŞ tarafından kaleme alınan bu kitapta limited şirket genel kurul toplantısı nasıl yapılır, çağrı ilanı ve davet yazısı nasıl düzenlenir, gündemde nelere yer verilir, yıllık faaliyet raporu nasıl düzenlenir, şirket sözleşmesinin yeni TTK’ya uyumu için ne yapılır, toplantı tutanağı nasıl düzenlenir, pay devri nasıl onaylanır, çağrısız ve toplantısız karar alınabilir mi?” gibi sorulara uygulamalı olarak cevap verilmekte ve TTK’nın düzenlemeleri örneklerle okurların bilgisine sunulmaktadır. Böylece, limited şirket müdürlerine, kitaptaki örnekleri Şirketlerine uyarlayarak başta 2012 yılına ait olağan genel kurul toplantısı olmak üzere olağan ve olağanüstü genel kurul belgelerini kolayca hazırlama konusunda yol gösterilmektedir.

Konu Başlıkları
– 2012 Yılı Olağan Genel Kurul Belgeleri
– Genel Kurul Çağrısı
– Genel Kurula Davet Yazısı
– Genel Kurul Gündemi
– Hazır Bulunanlar Listesi
– Müdür-Müdürler Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu
– Şirket Sözleşmesi Tadili
– Kar Dağıtım Teklifi
– Çağrısız Genel Kurul
– Toplantısız Genel Kurul Kararları
– Genel Kurul Toplantı ve Karar Yetersayıları
– Olağan-Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı
– Sermayenin Artırılması-Azaltılması
– Pay Devrinin Onaylanması

Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Genel Kurul Rehberi – Soner Altaş

Soner ALTAŞ tarafından hazırlanan ”Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Genel Kurul Rehberi (Açıklamalı, Uygulamalı, Örnekli)” adlı eser Şeçkin Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.
Kitap Hakkında: 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin birçok yenilik ve değişiklik getirmesi, özellikle 2013 yılında yapılacak olan genel kurul toplantılarını önceki yıllarda yapılanlardan ayırmakta ve anonim şirket yönetim kuruluna genel kurul toplantılarına yönelik birtakım yükümlülükler getirmektedir. 2013 yılında yapılacak olan genel kurul toplantıları bu yönüyle yeni TTK’nın ilk uygulamaları olacaktır. Senede genelde bir defa yapılıyor olması nedeniyle yeterince bilinmeyen genel kurul toplantılarının eskiden kalma yöntemlerle yapılması, alınan kararların iptalini ve geçersizliğini gündeme getirebileceğinden, yeni TTK’nın getirdiği düzenlemelere uyulması önem arz etmektedir.Soner ALTAŞ tarafından kaleme alınan bu kitapta “anonim şirket genel kurulu toplantıya nasıl çağrılır, pay sahiplerine nasıl bir davet yazısı gönderilir, gündem nasıl belirlenir, yıllık faaliyet raporu nasıl düzenlenir, esas sözleşmenin yeni TTK’ya uyumu için ne yapılır, toplantı tutanağı nasıl düzenlenir, Bakanlık Temsilcisi nereden talep edilir, çağrısız toplantı yapılabilir mi?” gibi sorulara uygulamalı olarak cevap verilmekte ve TTK’nın düzenlemeleri örneklerle okurların bilgisine sunulmaktadır. Böylece, anonim şirket yönetim kurullarına, kitaptaki örnekleri Şirketlerine uyarlayarak başta 2012 yılına ait olağan genel kurul toplantısı olmak üzere olağan ve olağanüstü genel kurul belgelerini kolayca hazırlama konusunda yol gösterilmektedir.

Konu Başlıkları

– 2012 Yılı Olağan Genel Kurul Belgeleri
– Genel Kurul Çağrısı
– Genel Kurul Davet Yazısı
– Genel Kurul Gündemi
– Hazır Bulunanlar Listesi
– Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu
– Genel Kurul Çalışma Esas ve Usulleri İç Yönergesi
– Esas Sözleşme Tadili
– Kâr Dağıtım Teklifi
– Çağrısız Genel Kurul
– Genel Kurul Toplantı ve Karar Yetersayıları
– Toplantı Açılış Tutanağı
– Olağan–Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı
– Sermayenin Artırılması–Azaltılması

Mali Çözüm Dergisi – 6102 sayılı TTK İle İlgili Makaleler

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası tarafından iki ayda bir çıkarılan Mali Çözüm Dergisi‘nde yer alan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilgili  makaleler aşağıda yer almaktadır.

Mali Çözüm Dergisi – Sayı 111,  Mayıs/Haziran 2012

 

Mali Çözüm Dergisi – Sayı 112,  Temmuz/Ağustos 2012

Mali Çözüm Dergisi – Sayı 113,  Eylül/Ekim 2012

Mali Çözüm Dergisi – Sayı 114,  Kasım/Aralık 2012

Mali Çözüm Dergisi – Sayı 115,  Ocak/Şubat 2013

Yaklaşım TTK Ekim Özel Sayısı Yayımlandı

Yaklaşım Dergisi Ekim Sayısı’nı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na ayırdı. TTK Ekim Özel Sayısı’nda(238. sayı) yayımlanan makalelerin başlıkları ve yazarları aşağıda yer almaktadır.

YAKLAŞIM DERGİSİ TİCARET KANUNU EKİM ÖZEL SAYISI
PROF.DR.
ŞÜKRÜ KIZILOT
LİMİTED ŞİRKETİ ANONİM ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRMENİN AVANTAJLARI
PROF.DR.
SELAHATTİN TUNCER
6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NDA ANONİM ŞİRKETLERİN DENETİMİ
PROF.DR., MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ TİCARET HUKUKU ABD BAŞKANI
SAMİ KARAHAN
YENİ KANUNİ DÜZENLEMELERDE TİCARİ DEFTERLERİN DELİL OLMASI
PROF. DR.
YILDIZ ÖZERHAN
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN MUHASEBE UYGULAMALARINA ETKİSİ
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. MALİYE BAŞMÜFETTİŞİ)
NADİR ÖZTÜRK
TİCARET ŞİRKETLERİNDE BİRLEŞME BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRME HÜKÜMLERİ (GENEL BİR BAKIŞ)
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. BAŞ HESAP UZMANI)
YAKUP TOKAT
ŞAHSİ İŞLETMEYE DAHİL İKTİSADİ KIYMETLERİN ANONİM ŞİRKETE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULMASINDA DEĞERLEME
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. BAŞ HESAP UZMANI)
MEHMET EMİN AKYOL
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NDA YEDEK AKÇELER
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. BAŞ HESAP UZMANI)
MEHMET TAHİR UFUK
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTIRIMI
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. BAŞ HESAP UZMANI)
SALİM KARADENİZ
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU ÇERÇEVESİNDE ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE KOYMA VE ARTTIRMA İŞLEMLERİ
VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ (E. BAŞ HESAP UZMANI)
MUZAFFER KÜÇÜK
ÇALIŞANLARA SAĞLANAN FAYDALAR (TMS 19) (VERGİ UYGULAMASI – MUHASEBE STANDARDI KARŞILAŞTIRMASI)
VERGİ MÜFETTİŞİ (E. MALİYE MÜFETTİŞİ)
ABDULKADİR ERTÜRK
MESLEK MENSUPLARININ MALİ SORUMLUĞU, MALİ SORUMLULUĞUNA GİDİLEN MESLEK MENSUPLARININ DİSİPLİN VE CEZAİ HÜKÜMLER YÖNÜNDEN SORUMLULUĞU-II
VERGİ MÜFETTİŞİ (E. MALİYE MÜFETTİŞİ)
ABDULLAH KARABOYACI
TÜM YÖNLERİYLE KÂR PAYI VE KÂR PAYI AVANSI DAĞITIMI-I
VERGİ MÜFETTİŞİ (E. HESAP UZMANI)
SİNAN AKSU
TMS TERMİNOLOJİSİ
VERGİ MÜFETTİŞİ (E. HESAP UZMANI)
OKAN NETEK
6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE DEFTER TUTMA VE ENVANTER
YMM, E. BAŞ HESAP UZMANI
ZİHNİ KARTAL
YENİ TTK’YA GÖRE KÂR PAYI AVANSI DAĞITIMI
YMM, E. BAŞ HESAP UZMANI
FERHAT FAHRAN
AVANS KÂR PAYI DAĞITIMI VE İLGİLİ DÖNEMİN SONUÇLARINA GÖRE AVANS KÂR PAYI DAĞITIMININ MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
YMM, SORUMLU ORTAK BAŞDENETÇİ (VOLKAN YMM LTD.ŞTİ.)
YAŞAR KIZILKUM
SPK’YA TABİ HALKA AÇIK ANONİM ŞİRKETLERDE BEDELLİ-BEDELSİZ SERMAYE ARTIRIMI VE YENİ TTK’DA SON YAPILAN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER
YMM
HAYREDDİN ERDEM
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BENZERLİKLERİ, FARKLARI, AVANTAJLARI
YMM
SEZAİ MANDAL
TTK VE VERGİ KANUNLARI AÇISINDAN AVANS KÂR DAĞITIMI
YMM (DENETİM VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.)
DOĞAN YILMAZ
YENİ TTK’NIN SON DURUMU VE TEMETTÜ AVANSI TEBLİĞİ KARŞISINDA PAY SAHİPLERİNİN ŞİRKETE BORÇLANMALARI
YMM & SMMM
ERKİN ŞAĞBAN & FERHAT ÖZDEMİR
6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN VERGİ USUL KANUNU’NA ETKİLERİ
SAYIŞTAY BAŞDENETÇİSİ
SALİM DEMİREL
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU SONRASI ŞİRKETLERİN İHALELERE KATILIMI
BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI BAŞMÜFETTİŞİ
SONER ALTAŞ
ANONİM ŞİRKETİN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE VE YAKINLARINA İLİŞKİN BORÇLANMA YASAĞINDA NE DEĞİŞTİ?
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI BAŞMÜFETTİŞİ
MUSTAFA YAVUZ
SON DEĞİŞİKLİKLER KAPSAMINDA TİCARİ DEFTERLERİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ ONAYLARI
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI BAŞMÜFETTİŞİ
ÖZDEM SATICI TOPRAK
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN BİLGİ ALMA, BİLGİ VERME VE İNCELEME HAKKI
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
ERDAL NACAR
YENİ TTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKETLERDE DÜZENLENMESİ ZORUNLU “SERMAYE ARTIRIM BEYANI”
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
HASAN TEPELİ
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE PAYIN VE PAY SENETLERİNİN DEVRİ
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
SALİH ÇALAL
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ŞİRKET YÖNETİCİLERİNE YÖNELİK BİLGİLERİN HER TÜRLÜ BELGEDE YER ALMASI ZORUNLULUĞU VE SERMAYE ŞİRKETLERİNİN İNTERNET SİTESİ KURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
MÜMİN TÜRKER
SON DEĞİŞİKLİKLER SONRASINDA ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULUNUN YAPISI VE KURUL ÜYELERİNİN NİTELİKLERİ
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
YASİN ÇAKIR
TÜRK TİCARET KANUNU’NDA YER ALAN TİCARİ DEFTERLERE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN SON DEĞİŞİKLİKLER KARŞISINDAKİ DURUMU
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI MÜFETTİŞİ
YAKUP AKKAYA
TÜRK TİCARET KANUNU’NUN 562. MADDESİNDE DÜZENLENEN CEZALARDAKİ YENİLİKLER
BİLİM, SAN. TEKNOLOJİ BAKANLIĞI KONTROLÖRÜ
MERDAN ÇALIŞKAN
ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULLARININ DÜZENLEYECEKLERİ FAALİYET RAPORLARI
İŞ BAŞMÜFETTİŞİ
CUMHUR SİNAN ÖZDEMİR
İŞE GİRERKEN İŞÇİDEN ALINAN TEMİNAT SENEDİNİN NİTELİĞİ
İŞ BAŞMÜFETTİŞİ, KAMU YÖNETİMİ UZMANI
ARİF TEMİR
YENİ TİCARET KANUNU’NDA ŞİRKETLERİN TAM VE KISMİ BÖLÜNMELERİNDE İŞÇİLİK HAKLARI
İŞ BAŞMÜFETTİŞİ (İŞKUR ESKİ İSTİHDAM DAİRESİ BAŞKANI)
RAŞİT ULUBEY
6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN ÜCRET GARANTİ FONU UYGULAMASINA ETKİSİ OLACAK MI?
AVUKAT
MEHMET KÜÇÜKKAYA
ŞİRKETLER TOPLULUĞUNDA BAĞLI ŞİRKETİN YILLIK RAPORLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
AVUKAT
YUSUF GÖKHAN PENEZOĞLU
SERMAYE TAMAMLAMALI MI, TAMAMLAMAMALI MI?
AVUKAT
ZUHAL KIZILOT
YENİ TTK’YA GÖRE LİMİTED ŞİRKETİN ANONİM ŞİRKETE DÖNÜŞMESİ
AVUKAT
HASAN KARSLIOĞLU
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU ANONİM ŞİRKETLERDE HANGİ EZBERLERİ BOZDU
AVUKAT
LEVENT YARALI
ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYE SAYISI
AVUKAT
GÖKÇE SARISU
YENİ TTK’NIN VERGİ HUKUKU AÇISINDAN ETKİLERİ
YRD.DOÇ.DR., KOCAELİ ÜNV. İİBF İŞLETME BÖLÜMÜ MUHASEBE FİNANSMAN ABD ÖĞRETİM ÜYESİ
AHMET CEMKUT BADEM
LİMİTED ŞİRKETLERDE EK ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ VE EK ÖDEMELERİN MUHASEBELEŞTİRİLME SORUNU
DR., FATİH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ TİCARET HUKUKU ANABİLİM DALI
İLYAS ÇELİKTAŞ
6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE TAPUYA KAYITLI TAŞINMAZLARIN ANONİM ŞİRKETE SERMAYE OLARAK GETİRİLMESİ
DR. (ERDİKLER YMM LTD. ŞTİ., PARTNER)
ERDAL EKİNCİ
ŞAPKADAN ÇIKARILAN TAVŞAN: ZARAR TELAFİ FONU
DR., SMMM
MUSTAFA ALPASLAN
YENİ TTK’YA GÖRE KURULACAK OLAN ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERE VERGİ DAİRELERİNCE POTANSİYEL VERGİ KİMLİK NUMARASI VERİLMESİ
BAŞBAKANLIK MÜFETTİŞ YRD.
UFUK ÜNLÜ
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU UYARINCA ANONİM ŞİRKETLERDE KİMLER DENETÇİ OLAMAZ?
VERGİ MÜFETTİŞ YRD. 
SELÇUK TÜFEKCİOĞLU
TASFİYE VE İFLAS HALLERİNDE KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU
GÜMRÜK VE TİCARET MÜFETTİŞ YRD.
ÖMER SERKAN YAĞLI
ULTRA VIRES İLKESİ VE 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NDA ULTRA VIRES İLKESİNE YER VERİLMEMESİ
KARABÜK  SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ, SOSYAL GÜVENLİK DENETMENİ
TUNCAY KAYA
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE İŞYERİ DEVRİ İŞÇİ İÇİN HAKLI FESİH NEDENİ Mİ OLUŞTURACAK?
NEVŞEHİR DEFTERDARLIĞI, DEFTERDARLIK UZMANI
KENAN AKBULUT
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU UYARINCA ANONİM ŞİRKETLERDE ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILACAK GENEL KURUL ANINDAKİ İŞLEMLER
CBÜ KIRKAĞAÇ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞR.GÖREVLİSİ
AYŞEGÜL SÖZER
KİRALAMA YOLUYLA FİNANSMAN VE TMS-17’YE GÖRE KİRALAMA İŞLEMLERİ VE MUHASEBELEŞTİRME UYGULAMALARI VE DÜNYA DA VE TÜRKİYEDE Kİ GELİŞMELER
SMMM
TURGAY ÖZEN
KÂR PAYI AVANSI
SMMM
HAŞMET YILDIRIM
HASILATIN TMS DEĞERLEME HÜKÜMLERİ İLE VUK DEĞERLEME HÜKÜMLERİ AÇISINDAN ANALİZİ VE TİCARİ KÂR/MALİ KÂR KARŞILAŞTIRMASI
SMMM, MALİ HUKUK BİLİM UZMANI
MUTLU YORULDU
KOBİ TFRS KAPSAMINDA BÖLÜM 17 MADDİ DURAN VARLIKLAR STANDARDI
 
 
SÖZLEŞMELER

 

BİLGİ İÇİN :  www.yaklasim.com

 

Yeni TTK’ya Göre Anonim Şirket Genel Kurul Toplantısında Bakanlık Temsilcisi Bulundurulması, Toplantının Ertelenmesi ve Online Genel Kurul

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Mart 2012 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanmasını mümkün kılan Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni TTK’ya Göre Anonim Şirket Genel Kurul Toplantısında Bakanlık Temsilcisi Bulundurulması, Toplantının Ertelenmesi ve Online Genel Kurul

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Önceki çalışmalarımızda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1)(YTTK)(2)’na göre anonim şirket genel kurulunun toplantı şekli, zamanı, yeri, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri(3); anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar, toplantıya davetin usulü, çağrısız genel kurul toplantısı(4) ile toplantı gündeminin, hazirun listesinin, genel kurul başkanlığının oluşturulmasında ve genel kurulun çalışma usul ve esaslarına ilişkin yönergenin oluşturulmasında dikkat edilecek hususlar(5) üzerinde durulmuş idi.

Bu çalışmamızda ise, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket genel kurul toplantısının ertelenmesine, toplantı tutanağının hazırlanmasına, toplantıya elektronik ortam üzerinden katılmaya ve toplantıda Bakanlık Temsilcisi bulundurulmasına ilişkin düzenlemeleri ele alınacaktır.

II- ANONİM ŞİRKET GENEL KURUL TOPLANTISININ ERTELENMESİ

YTTK, genel kurul toplantısının ertelenmesine ilişkin olarak eski Türk Ticaret Kanunu’nun 377(6). maddesindeki ilkeleri aynen korumuştur. Buna göre; halka açık olan anonim şirketlerde sermayenin %5’ine, kapalı anonim şirketlerde ise %10’una sahip olan paysahipleri tarafından talep edilmesi halinde,finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular -örneğin; yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası- toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacaktır. Bu konuda, genel kurulun herhangi bir karar almasına gerek yoktur (YTTK md. 420/f.1). Ancak, Kanun burada“toplantı başkanının” kararını öngörmektedir. Bu kararın, anılan işlemi kayıtlara geçirmekten ibaret bir karar mı olacağı, yoksa ertelenip ertelenmemesi yönünde bir karar mı olacağı açık değildir. Kanun’un genel kurulun dahi kararını aramadığı bir işlemde, tek kişiden ibaret divan başkanının kararının belirleyici olacağını düşünmek yanıltıcı olacaktır. Bu itibarla, Kanun’da belirtilen “toplantı başkanının kararı”nın belirleyici değil teyit edici bir karar olduğu kanısındayız.

Genel kurul gündeminde yer alan sair konulara ilişkin müzakerelerin ertelenmesi ise mümkün değildir. Finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı konuların ertelendiği hususu, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanacaktır. Ayrıca, pay defterinde yazılı paysahipleriyle, önceden şirkete pay senedi veya paysahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren paysahiplerine, iadeli taahhütlü mektupla bildirilecektir. Ertelenen hususların görüşüleceği genel kurula ilişkin çağrı ve toplantı gündemi de, aynı usulle, toplantı tarihinden en az iki hafta önce paysahiplerine bildirilecektir (YTTK md. 420/f.1, md. 414/f.2).

Finansal tabloların müzakeresi, azlığın talebi üzerine, bir defa ertelendikten sonra, kural olarak ikinci kez ertelenemez. Ancak, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş ise, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi ikinci kez talep edilebilir (YTTK md. 420/f.2).

III- GENEL KURUL TOPLANTI TUTANAĞININ HAZIRLANMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Genel kurul toplantı tutanağında bulunması gereken hususlara YTTK’nın 422. maddesinde yer verilmiştir. Anılan maddeye göre, genel kurul toplantı tutanağında;

– Pay sahiplerinin veya temsilcilerinin isimleri ile sahip oldukları payların adedinin, grubunun ve itibarî değerlerinin,

– Genel kurulda sorulan soruların, verilen cevapların,

– Alınan kararların, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının

belirtilmesi gerekmektedir (YTTK md. 422/f.1). Tutanağın geçerlilik kazanabilmesi için, ayrıca toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanması zorunludur; aksi hâlde geçersizdir (YTTK md. 422/f.1).

Genel kurul toplantısını takiben, toplantı tutanağı, hemen şirketin internet sitesine konulacaktır. Ayrıca, yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhal ticaret sicili memurluğuna verecek ve tutanakta yer alan tescil ve ilâna tâbi hususları tescil ve ilân ettirecektir(7) (YTTK md. 422/f.2).

IV- ANONİM ŞİRKET GENEL KURUL TOPLANTISINA ELEKTRONİK ORTAM ÜZERİNDEN KATILMA

YTTK’nın Ticaret Hukukumuza kazandırdığı yeniliklerden birisi de, elektronik ortam üzerinden (online) genel kurul toplantılarına katılmayı mümkün kılmasıdır. Zira, YTTK’nın 1527. maddesinin beşinci fıkrasında; “Anonim şirketlerde genel kurullara elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy verme, fizikî katılmanın ve oy vermenin bütün hukukî sonuçlarını doğurur.” denilmiştir. Dolayısıyla, YTTK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte, anonim şirket paysahiplerinin elektronik ortam üzerinden genel kurula katılmaları ve oy kullanmaları mümkün olabilecektir. Ve on-line toplantı sistemi vasıtasıyla genel kurula katılım, öneride bulunma ve oy verme, hukuksal sonuçları açısından, fizikî katılım, öneride bulunma ve oy vermenin bütün sonuçlarını doğurur.

Ancak, bu imkandan faydalanabilmek isteyen anonim şirketlerin, Kanun’un 1527. maddesinin beşinci fıkrası gereği düzenlenecek olan Tüzükteki(8)“genel kurula elektronik ortamda katılmaya ve oy vermeye ilişkin esas sözleşme hükmü örneği”ni aynen esas sözleşmelerine almaları gerekecektir. Anonim şirket, tüzükten aynen aktarılacak olan bu hükümde değişiklik yapamaz (YTTK md. 1527/f.5). Anılan Tüzükte, ayrıca “oyun gerçek sahibi veya temsilcisi tarafından kullanılmasını sağlayan kurallar” ile toplantıya katılması zorunlu olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı(9) temsilcisinin bu hususa ilişkin yetkileri yer alacaktır. Dolayısıyla, genel kurula elektronik ortam üzerinden de katılma hakkı veren anonim şirketlerin, söz konusu Tüzük hükümlerine harfiyen uymaları önem arz etmektedir.

Elektronik ortam üzerinden genel kurula katılma ve oy kullanma hususu kapalı anonim şirketler ile hisse senetleri borsaya kote olmamış halka açık anonim şirket açısından zorunlu olmayıp, şirketlerin ihtiyarına bırakılmıştır. Bununla birlikte, 1527. maddede öngörülen tüzüğün yürürlüğe girmesi ile birlikte, “genel kurullara elektronik ortamda katılma ve oy kullanma sisteminin uygulanması, pay senetleri borsaya kote edilmiş şirketlerde zorunlu hâle gelecektir.” (YTTK md. 1527/f.5).

Yeri gelmişken, elektronik ortamı kullanmak isteyen ortakların, paysahip-lerinin ve yönetim kurulu üyelerinin, elektronik posta adreslerini şirkete bildirmek zorunda olduklarını hatırlatalım (YTTK md. 1528).

V- GENEL KURUL TOPLANTISINDA BAKANLIK TEMSİLCİSİ BULUNDURMA ZORUNLULUĞU

ETTK’nın 297. maddesinde “Kuruluş umumi heyetlerinin verdikleri kararların muteber olması için toplantılarda İktisat ve Ticaret Vekaletinden bir komiser bulunması ve komiserin zabıtların kanuna uygun bir şekilde tutulmasına nezaret ve zabıtları reyini kullanan pay sahipleriyle birlikte imza etmesi şarttır. Bu zabıtlara, verilen kararların mahiyet ve neticeleriyle muhalif kalanların muhalefet sebepleri yazılır.” denilmekte, 378. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Kararların muteber olması için zabıtların 297. maddede gösterilen esaslar dairesinde tutulması şarttır. Toplantıda hazır bulunan pay sahipleri veya temsilcilerinin ad ve soyadlarını gösteren 376. maddedeki cetvel ile toplantıya davetin usulü dairesinde cereyan ettiğini ispat eden vesikalar zapta bağlanır. Adı geçen vesikaların münderecatı zabıtta açıklandığı takdirde bunların ayrıca bağlanmasına lüzum yoktur. İdare meclisi bu zaptın noterce tasdikli bir suretini derhal ticaret sicili dairesine vermekle beraber bu zabıt münderecatından tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle mükelleftir.” hükmü yer almakta idi.

Yani, ETTK, herhangi bir ayrıma gitmeksizin, bütün anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında Bakanlık Temsilcisinin (bakanlık komiseri veya hükümet komiseri) bulunmasını şart koşmakta, bu şarta uyulmadan alınan genel kurul kararlarını geçersiz saymakta idi. Temsilcilerin niteliklerine ilişkin olarak da, ETTK’nın 274. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanun’un 297 ve 378. maddeleri uyarınca anonim şirketlerin genel kurul toplantılarına katılacak komiserlerin nitelikleri, genel kurul ile ilgili görev ve yetkileri Bakanlıkça bir yönetmelikle tespit edilir. Bakanlık komiserlerinin yol giderleri ve zaruri masrafları Bütçe Kanunu’nun (H) cetvelinin (B) bendi ile tespit edilen Devlet memurlarına ödenen en yüksek yurt içi günlük harcırah tutarının üç katını geçmemek üzere şirket tarafından karşılanır. Şirket tarafından ödenecek ücret ve yolluk miktarları ve bunların ödenme şekli yönetmelikte gösterilir.” hükmüne yer verilmekteydi.

YTTK’da da, ETTK’nın kabul ettiği bu dış denetim sistemi korunmuş, ancak uygulama alanı biraz daraltılmıştır. Şöyle ki, YTTK’nın 407. maddesinin Adalet Komisyonu’nca kabul edilen metninde “Genel kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı(10)’nın temsilcisi veya anılan Bakanlığın yetkilendireceği Bakanlık temsilcisi bulunur. Temsilcilerin kimler olacağı, görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar, bunların nitelik, görev ve yetkileri ile ücret tarifeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanır.” denilmekteydi. Bir başka deyişle, TTK Tasarısı’nda, ETTK’daki sistem benimsenmiş ve ayrım yapılmaksızın bütün anonim şirketlerin genel kurullarında Bakanlık Temsilcisi’nin bulunması ilkesi öngörülmüş idi.

Buna karşılık, TTK Tasarısı’nın kabul edildiği TBMM’nin 23. Dönem 5. Yasama Yılı 51. Birleşim’inde (13 Ocak 2011), Adalet Komisyonunca Kabul Edilen 407. maddenin ikinci fıkrasının değiştirilmesi yönünde önerge verilmiş ve anılan fıkra verilen önerge doğrultusunda “333. madde gereğince belirlenen şirketlerin genel kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığının temsilcisi de yer alır. Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin genel kurulda bulunacağı ve genel kurul toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret tarifeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanır.” şeklinde kabul edilmiştir. Anılan değişikliğin gerekçesinde ise “Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince anonim şirketlerin genel kurullarında Bakanlık temsilcisinin bulunması zorunluluğu vardı. Tasarıda da aynı zorunluluk öngörülmektedir. Özellikle aile şirketi şeklindeki anonim şirketler ile bir kişi ile kurulacak anonim şirketlerde Bakanlık temsilcisinin zorunlu olarak bulundurulmasında kamu yararı görülmediği gibi tasarıda yapılacak bu düzenleme ile bu tür şirketler için kolaylık getirilmekte ve ortaya çıkacak maliyetler ile zaman kayıplarının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır. ” denilmiştir(11).

Dolayısıyla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca(12) yayımlanacak tebliğle, faaliyet alanları belirlenip, ilân edilecek anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında mutlak surette Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcisi bulunacaktır. Ancak, genel kurulda Bakanlık temsilcisi bulunduracak şirketler bu sayılanlarla sınırlı değildir. Çünkü, YTTK, anılan Bakanlığa, temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkilerine dair çıkaracağı yönetmelikte, başkaca anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında da Bakanlık temsilcisi bulundurulmasını düzenleme yetkisi vermektedir. YTTK’nın 407. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe ilişkin gerekçe göz önünde bulundurulduğunda, tek ortaklı anonim şirketler ile aile şirketi hüviyetindeki anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğunun aranmayacağı kanısındayız.

Diğer yandan, ETTK döneminde olduğu üzere, YTTK döneminde de Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanacaktır (YTTK md. 407/f.3).

VI- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre, azlık tarafından talep edilmesi halinde, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacaktır. Bu konuda, genel kurulun herhangi bir karar almasına gerek yoktur. Genel kurul gündeminde yer alan sair konulara ilişkin müzakerelerin ertelenmesi ise mümkün değildir. Genel kurul toplantısını takiben, toplantı tutanağı, hemen şirketin internet sitesine konulacaktır. Ayrıca, Yönetim Kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhal ticaret sicili memurluğuna verecek ve tutanakta yer alan tescil ve ilâna tâbi hususları tescil ve ilân ettirecektir. Tutanağın geçerlilik kazanabilmesi için, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanması zorunludur; aksi takdirde geçersiz olur.

YTTK, anonim şirket paysahiplerine, elektronik ortam üzerinden genel kurula katılma ve oy kullanma imkanı da tanımaktadır. Ancak, bu imkandan faydalanabilmek isteyen anonim şirketlerin, Kanun’un 1527. maddesinin beşinci fıkrası gereği düzenlenecek olan Tüzükteki genel kurula elektronik ortamda katılmaya ve oy vermeye ilişkin esas sözleşme hükmü örneğini aynen esas sözleşmelerine almaları gerekecektir. ETTK’da olduğu üzere, YTTK’da da anonim şirket genel kurul toplantılarında Bakanlık Temsilcisi bulundurma zorunluluğu getirilmiş, ancak uygulama alanı daraltılmıştır. Şöyle ki; Bakanlıkça yayımlanacak tebliğle, faaliyet alanları belirlenip, ilân edilecek anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında mutlak surette Bakanlık temsilcisi bulunacaktır. YTTK, ayrıca, anılan Bakanlığa, temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar ile bunların nitelik, görev ve yetkilerine dair çıkaracağı yönetmelikte, başkaca anonim şirketlerin genel kurul toplantılarında da Bakanlık temsilcisi bulundurulmasını düzenleme yetkisi vermektedir. ETTK döneminde olduğu üzere, YTTK döneminde de Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılma giderleri ve ücretleri ilgili şirket tarafından karşılanacaktır.

…………………………………………………………
Not:   Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)      14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)    Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılmıştır.

(3)   Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulunun Devredemeyeceği Görev ve Yetkiler”, Yaklaşım, Aralık 2011, Sayı: 228, s.266-268

(4)  Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerde Çağrılı ve Çağrısız Genel Kurul Toplantıları”, Yaklaşım, Ocak 2012, Sayı: 229, s.259-263

(5)  Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulunun Gündemi ile Çalışma Usul ve Esasları”, Yaklaşım, Şubat 2012, Sayı: 230, s.264-268

(6)   ETTK’nın “müzakerenin başka bir güne bırakılması” kenar başlıklı 377. maddesinde “Bilançonun tasdiki hakkındaki müzakere, ekseriyetin veya şirket sermayesinin onda birine sahip olan azlığın talebi üzerine bir ay sonraya bırakılır; keyfiyet 368 inci maddede yazılı olduğu üzere pay sahiplerine bildirilir ve usulü dairesinde ilan olunur. Bununla beraber azlığın talebi üzerine bir defa tehir edildikten sonra tekrar müzakerelerin geri bırakılması talep olunabilmek için bilançonun itiraza uğrayan noktaları hakkında gereken izahatın verilmemiş olması şarttır.” denilmekte idi.

(7)   ETTK’nın 378. maddesinin ikinci fıkrasında “İdare meclisi bu zaptın noterce tasdikli bir suretini derhal ticaret sicili dairesine vermekle beraber bu zabıt münderecatından tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle mükelleftir.” hükmü yer almakta idi. Dolayısıyla, YTTK’nın konuya ilişkin bu düzenlemesi, ETTK’nın anılan fıkra hükmünün tekrarıdır.

(8)   Yazımız tarihi itibariyle, anılan Tüzük henüz yayımlanmamış idi.

(9) 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı” olarak geçmekle birlikte, 08.06.2011 tarih ve 27958 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 03.06.2011 tarih ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 08.01.1985 tarih ve 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığından ve aynı Resmi Gazete’de yayımlanan 03.06.2011 tarih ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerle ilgili birimi olan İç Ticaret Genel Müdürlüğü anılan Bakanlığın birimleri arasına dahil edildiğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na yapılan atıfların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na yapılmış olarak dikkate alınması gerekmektedir.

(10)  Bkz. Dipnot 9

(11)   Bkz. 13 Ocak 2011 tarihli TBMM Genel Kurul Tutanağı

(12)   Bkz. Dipnot 9

Not: Makale içerisinde yer alan, TTK maddelerine ve Soner Altaş’ın diğer makalelerine yönelik link bağlantıları tarafımızca yapılmıştır(LY).

Soner Altaş

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi olan Soner ALTAŞ’ın ticaretkanunu.net’de yer alan makaleleri aşağıda yer almaktadır. Makalelerin ticaretkanunu.net’de yayınını mümkün kılan Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

 


Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulu’nun Gündemi İle Çalışma Usûl ve Esasları

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Şubat 2012 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulu’nun Gündemi İle Çalışma Usûl ve Esasları

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Önceki çalışmamızda(1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(2) (YTTK)(3)’nun anonim şirket genel kurulunun toplantı şekli, zamanı, yeri, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri(4) ile anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar, toplantıya davetin usulü, çağrısız genel kurul toplantısı üzerinde durulmuş idi.

Bu çalışmamızda ise Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirket genel kurul toplantısının gündeminin, hazirun listesinin, genel kurul başkanlığının hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar ile genel kurul toplantısına katılabilecek paysahipleri ve genel kurulun çalışmasına dair olarak çıkarılması zorunlu olan yönergeye ilişkin esaslar ele alınacaktır.

II- GENEL KURUL TOPLANTISININ GÜNDEMİ

Halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(ETTK)’nun 369. maddesinde;

“Umumi heyeti toplantıya davete dair olan ilan veya davet mektuplarında gündemin gösterilmesi lazımdır. Esas mukaveleye göre umumi heyetin muayyen zamanlarda yapacağı adi toplantı gündemine şunlar konur:

1- İdare meclisi ve murakıplar tarafından verilen raporların okunması;

2- Şirketin bilanço ve kâr zarar hesabını ve kazancının dağıtılması hakkındaki tekliflerin tasdiki veya değiştirilecek şekilde kabul yahut reddi;

3- İdare meclisi azalarıyla murakıpların ücret ve aidatları mukavelede muayyen değilse tayini;

4- Müddetleri sona ermiş olan idare meclisi azalarıyla murakıpların tekrar seçilmeleri veya değiştirilmeleri;

5- Lüzumlu görülen sair hususlar

gündemde gösterilmeyen hususlar müzakere olunmaz.”

hükmü yer almakta idi.

YTTK’ya göre de, gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz. YTTK, bu konudaki kanunî istisnaları ise saklı tutmuştur (YTTK md. 413/f.2).

Ayrıca YTTK, ETTK’dan farklı olarak, genel kurul gündeminde olacak hususları sınırlı sayı saymak yerine, gündemin, toplantıya çağıran tarafından belirlenmesi ilkesini benimsemiş, bu konuda tahdidî bir düzenleme getirmemiştir. Dolayısıyla, genel kurulun gündemi, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenecektir (YTTK md. 413/f.1).

YTTK’nın bu konuda öngördüğü bir diğer yenilik ise, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmasıdır (YTTK md. 413/f.3). Bu düzenleme, genel kurula yönetim kurulu üyelerini her olağan genel kurul toplantısında görevden alabilme olanağını vermektedir. Hükmün temelindeki mantık şudur: Genel kurul yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun ortaya koyduğu sonuçlardan memnun kalmamışsa yönetim kurulunu değiştirebilmelidir; icraatı beğenilmeyen bir yönetim kurulu süre endişeleriyle görevde tutulmamalıdır(5).

III- HAZIR BULUNANLAR (HAZİ-RUN) LİSTESİNİN TANZİMİ

Genel kurul toplantısına katıların imzaladığı listeye, “Hazır Bulunanlar Listesi” denilir (YTTK md. 417/f.4). İmzalanana kadar, anılan liste “genel kurula katılacaklar listesi”mahiyetindedir.  Hazır bulunanlar listesi, anonim şirket yönetim kurulu tarafından hazırlanır(6).

Pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde, Yönetim kurulu, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10/A(7) maddesi uyarınca genel kurula katılabilecek kayden izlenen payların sahiplerine ilişkin hazır bulunanlar listesini, Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı “paysahipleri çizelgesi”ne göre düzenler (YTTK md. 417/f.1).

Pay senetleri borsada işlem görmeyen halka açık anonim şirketler ile kapalı anonim şirketlerde ise, yönetim kurulu, hazır bulunanlar listesini düzenlerken, senede bağlanmamış bulunan veya nama yazılı olan paylar ile ilmühaber sahipleri için pay defteri kayıtlarını, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları dikkate alır (YTTK md. 417/f.2).

Her iki halde de, hazır bulunanlar listesi, düzenlendikten sonra yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce genel kurulun yapılacağı yerde bulundurulur (YTTK md. 417/f.3).

Listede, özellikle, “paysahiplerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve temsil yoluyla katılacakların imza yerleri” gösterilir (YTTK md. 417/f.1).

Listenin hazırlanması konusundaki sorumluluk tamamıyla şirket yönetim kuruluna aittir. Bu nedenle, Yönetim Kurulu hazır bulunanlar listesinin genel kurul toplantı gününden bir gün önce hazırlanabilmesi için gerekli önlemleri alır. Ayrıca, listeyi hazırlarken, toplantıya katılmaya hakkı olanları belirlemek için gerekli incelemeleri yapar, ilgililerden bilgi alır ve şirket tarafından Merkezî Kayıt Kuruluşundan sağlanan ve genel kurul toplantı gününden bir gün önceki tarihi taşıyan “paysahipleri listesi”ni göz önünde bulundurur.

Diğer yandan, YTTK, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylara ilişkin paysahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esaslarının, gereğinde genel kurul toplantısının yapılacağı gün ile sınırlı olmak üzere payların devrinin yasaklanması ve ilgili diğer konuların Sermaye Piyasası Kurulu tarafından bir tebliğ ile düzenlenmesini öngörmüştür (YTTK md. 417/f.5).

IV- GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILACAK PAY SAHİPLERİ

Anonim şirket genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen “hazır bulunanlar listesi”nde adı yer alan paysahipleri katılabilir (YTTK md. 415/f.1).

Dolayısıyla, hazır bulunanlar listesinde adı bulunan senede bağlanmamış payların, ilmühaberlerin, nama yazılı payların sahipleri ve Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paysahipleri veya anılanların temsilcileri genel kurula katılırlar. Toplantıya katılan gerçek kişilerin kimlik göstermeleri, tüzel kişilerin temsilcilerinin ise vekaletname ibraz etmeleri şarttır (YTTK md. 415/f.2).

Hamiline yazılı paysenedi sahipleri ise, genel kurulun toplantı gününden en geç bir gün önce bu senetlere zilyet olduklarını ispatlayarak giriş kartı alırlar ve bu kartları ibraz ederek genel kurul toplantısına katılırlar. Ancak, giriş kartının verilmesinden sonraki bir tarihte hamiline yazılı paysenedini veya ilmühaberi devraldığını ispatlayan paysahipleri de genel kurula katılabilirler (YTTK md. 415/f.3).

YTTK, genel kurula katılma ve oy kullanma hakkının, paysahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanmasını ise yasaklamıştır (YTTK md. 415/f.4).

Ancak, genel kurula katılma hakkını haiz bulunanlar sadece 407. maddede gösterilmiş olanlarla sınırlı değildir. Örneğin, paysahiplerinin temsilcileri, organ temsilcisi (md.  428), bağımsız temsilci (md.  428), kurumsal temsilci (md.  428), tevdi eden temsilcisi (md.  429) intifa hakkı sahipleri de genel kurula katılma hakkına sahiptirler.

Genel kurula katılma hususu, paysahipleri yönünden bir hak oluşturmaktadır, yoksa katılma yükümlülüğü getirmemektedir. Bununla birlikte, Kanun, bazı kişilerin genel kurul toplantısına katılmasını şart koşmuştur. Şöyle ki; “şirketin murahhas üyeleri ile en az bir yönetim kurulu üyesinin, şirket denetçisinin ve gerektiğinde işlem denetçisinin genel kurul toplantısında hazır bulunmaları” şarttır (YTTK md. 407/f.2). Bu itibarla, genel kurula katılma, murahhas üyeler, yönetim kurulu üyeleri, denetçi ve işlem denetçisi için hem bir hak hem de yükümlülüktür. Ancak, Kanun, Yönetim Kurulunun, kurul olarak genel kurulda bulunmasını zorunlu tutmamıştır. Dolayısıyla, yönetim kurulundan tek bir üyenin genel kurula katılması yeterli olacaktır. Bununla birlikte, Kanun yönetim kurulu üyelerinin genel kurula katılımını engelleyici bir hüküm de içermemektedir. Bu nedenle, diğer yönetim kurulu üyeleri de genel kurul toplantısına katılma hakkına sahiptirler.

V- GENEL KURUL BAŞKANLIĞININ OLUŞTURULMASI

Şirket esas sözleşmesinde, genel kurulu, paysahibi sıfatını taşıyan bir kişinin yönetmesi öngörülebilir ya da belli bir şahıs ismi belirtilebilir. Ancak, şirket esas sözleşmesinde bu yönde bir düzenleme yahut aksine herhangi bir hüküm yok ise, genel kurul toplantısını, genel kurul tarafından seçilen ve paysahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan yönetir (YTTK md. 419/f.1). Bu manada, YTTK zaten yerleşik olan uygulamayı hükme bağlamıştır. Başkan olarak seçilen yahut esas sözleşme ile belirlenen kişi, “tutanak yazmanı” ile gerek görürse “oy toplama memuru”nu belirleyerek başkanlığı oluşturur. Genel kurul gerekli görür ise başkan yardımcısı da seçilebilir.

VI- GENEL KURULUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE ÇIKARMA ZORUNLULUĞU

YTTK, anonim şirket yönetim kurulunu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren bir iç yönerge hazırlamakla yükümlü tutmuştur (YTTK, md. 419/f.2). Bu yönergede, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı(8) tarafından belirlenecek asgarî unsurların bulunması mecburidir. Yönerge, genel kurulun onayından sonra yürürlüğe girer. Şirketin iç işleyişine ilişkin bir düzenleme olmakla birlikte, Kanun, söz konusu Yönetmeliğin ayrıca ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilân ettirilmesini şart koşmuştur (YTTK md. 419/f.2).

VII- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni TTK, 6762 sayılı ETTK’dan farklı olarak, anonim şirket genel kurul toplantısının gündeminde yer alacak hususları saymak yerine, gündemin, toplantıya çağıran tarafından belirlenmesi ilkesini benimsemiş, bu konuda tahdidî bir düzenleme getirmemiştir. Dolayısıyla, genel kurul toplantısının gündemi, toplantıya çağıran tarafından belirlenecektir. YTTK’nın bu konuda öngördüğü bir diğer yenilik ise, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmasıdır. Anonim şirket genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen “hazır bulunanlar listesi”nde adı yer alan pay sahipleri katılabilir. Hazır bulunanlar listesi, anonim şirket yönetim kurulu tarafından hazırlanır. Listede özellikle, “pay sahip-lerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, sahip oldukları pay miktarı, payların itibarî değerleri, grupları, şirketin esas sermayesi ile ödenmiş olan tutar veya çıkarılmış sermaye toplantıya aslen ve temsil yoluyla katılacakların imza yerleri” gösterilir.

YTTK’ya göre anonim şirket esas sözleşmesinde, genel kurulu, pay sahibi sıfatını taşıyan bir kişinin yönetmesi öngörülebilir ya da belli bir şahıs ismi belirtilebilir. Ancak, şirket esas sözleşmesinde bu yönde bir düzenleme yahut aksine herhangi bir hüküm yok ise, genel kurul toplantısını, genel kurul tarafından seçilen ve pay sahibi sıfatını taşıması şart olmayan bir başkan yönetir. Öte yandan, YTTK, anonim şirket yönetim kurulunu, genel kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren bir iç yönerge hazırlamakla yükümlü tutmuştur. Bu yönergede, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek asgarî unsurların bulunması zorunludur.

 

………………………………………………………………………………..

Not:   Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1)     Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerde Çağrılı ve Çağrısız Genel Kurul Toplantıları”, Yaklaşım, Ocak 2012, Sayı: 229, s. 259-263

(2)     14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)     Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(4)     Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulu’nun Devredemeyeceği Görev ve Yetkiler”, Yaklaşım, Aralık 2011, Sayı: 228, s. 266-268

(5)     Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(6)     ETTK’nın 376. maddesinde “Umumi heyetin toplantı anında hazır bulunan pay sahibi veya temsilcilerinin, ad ve soyadlarıyla ikametgahlarını ve pay miktarını gösteren ve reis tarafından imza edilen bir cetvel tanzim olunarak ilk reylerin toplanmasından önce hazır olanların görebilecekleri bir yere asılır.” hükmü yer almaktadır.

(7)     2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10/A maddesinde;

“Sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin haklar; özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından kayden izlenir. Bu Kuruluş, Kurulun gözetim ve denetimi altındadır. Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun kuruluş, faaliyet, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak bir yönetmelikte belirlenir.

Kayıtlar, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından, bilgisayar ortamında, ihraçcılar, aracı kuruluşlar ve hak sahipleri itibariyle tutulur. Kayıt edilen haklar bu Kanun’un 7. maddesi uyarınca senede bağlanmaz. Sermaye piyasası araçlarının nama veya hamiline yazılı hesaplarda kayıt esasları ile kayıtların nasıl tutulacağı ve kayıtların tutulmasında yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslar Kurulca bir tebliğ ile belirlenir.

Merkezi Kayıt Kuruluşu, ihraçcılar ve aracı kuruluşlar, kendi tuttukları kayıtların yanlış tutulmasından dolayı hak sahiplerinin uğrayacağı zararlardan kusurları oranında sorumludur.

Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun personeli hakkında, Kanun’un 25. maddesi hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.

(8)     6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı” olarak geçmekle birlikte, 08.06.2011 tarih ve 27958 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 03.06.2011 tarih ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 08.01.1985 tarih ve 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırıldığından ve aynı Resmi Gazete’de yayımlanan 03.06.2011 tarih ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın şirketlerle ilgili birimi olan İç Ticaret Genel Müdürlüğü anılan Bakanlığın birimleri arasına dahil edildiğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na yapılan atıfların Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na yapılmış olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerde Çağrılı ve Çağrısız Genel Kurul Toplantıları

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Ocak 2012 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerde Çağrılı ve Çağrısız Genel Kurul Toplantıları

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bir önceki çalışmamızda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2)’nun anonim şirketlerde genel kurulun toplantı şekline, zamanına ve yerine ilişkin esasları ile genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri ele alınmış idi(3).

Anılan çalışmanın devamı mahiyetinde olan ve yeni TTK’nın anonim şirket genel kuruluna yönelik düzenlemelerini irdelediğimiz seride yer alan bu çalışmamızda ise yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar ile toplantıya davetin usulü ve çağrısız genel kurul toplantısına ilişkin esaslar üzerinde durulmaktadır.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET GENEL KURULUNU TOPLANTIYA ÇAĞIRMAYA YETKİLİ OLANLAR

YTTK, anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanları;

– Yönetim kurulu,

– Tasfiye halinde tasfiye kurulu,

– Azlık

– Ve mahkeme

olarak belirlemiştir. ETTK’nın 365. maddesi ile denetçilere verilen genel kurulu olağanüstü toplantıya davet yetki ve görevine ise, YTTK’da yer verilmemiştir. Genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olanlara ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.

A- ANONİM ŞİRKET GENEL KURULU’NUN YÖNETİM KURULU TARAFINDAN TOPLANTIYA ÇAĞ-RILMASI

Genel kurulu “olağan” toplantıya davet etme görev ve yetkisi kural olarak anonim şirket yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, “süresi dolmuş olsa” yani faaliyet dönemini takip eden üç ay geçirilmiş olsa dahi, genel kurulu olağan toplantıya çağırabilir (YTTK md. 410/f.1). Bu yönüyle, YTTK, uygulamada tartışmalı olan bir sorunu çözüme kavuşturmuş ve süresi geçtiği takdirde genel kurulun yapılıp yapılmayacağı konusundaki tartışmaları sona erdirmiştir.

Yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması veya toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması yahut mevcut olmaması durumlarında ise, paysahiplerinden biri mahkemeye müracaat edip izin almak suretiyle genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin bu konudaki kararı kesindir (YTTK md. 410/f.2).

B- ANONİM ŞİRKET GENEL KURULUNUN TASFİYE MEMURLARI TARAFINDAN TOPLANTIYA ÇAĞRILMASI

YTTK, anonim şirketin tasfiye halinde olması durumunda, tasfiye memurlarına, kendi görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi tanımıştır (YTTK md. 410/f.1). Bir diğer anlatımla, YTTK’da tasfiye memurlarının genel kurulu toplantıya çağırma yetkileri “görev alanları” ile sınırlandırılmış, görevleri ile ilgili olmayan konular için genel kurulu toplantıya çağırmalarına izin verilmemiştir.

Dolayısıyla, tasfiye halinde dahi genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi yönetim kurulundadır. Tasfiye memurları sadece görevleri ile ilgili konular dolayısıyla genel kurulu toplantıya çağırabilirler(4).

C- ANONİM ŞİRKET GENEL KURULUNUN AZLIK TARAFINDAN TOPLANTIYA ÇAĞRILMASI

Anonim şirketlerin, azlık tarafından toplantıya çağrılması da mümkündür. YTTK’ya göre; kapalı anonim şirketlerde “sermayenin en az onda birini (%10’unu)”, halka açık şirketlerde ise “sermayenin en az yirmide birini (%5’ini)” oluşturan paysahipleri “azlık” olarak kabul edilmektedir. Bu çerçevede, kapalı anonim şirketlerde sermayenin en az %10’unu, halka açık şirketlerde ise sermayenin en az %5’ini oluşturan paysahipleri, “gerektirici sebepleri ve gündemi” yazılı olarak belirtmek koşuluyla yönetim kurulundan,

– Genel kurulu toplantıya çağırmasını,

– Veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını

isteyebilirler(5) (YTTK md. 411/f.1). Çağrı ve gündeme madde konulması talebi noter aracılığıyla yapılır(6) (YTTK md. 411/f.3).

Hemen belirtelim ki, YTTK, “esas sözleşmeyle, daha az sayıda paya sahip paysahiplerine çağrı hakkı tanınmasına” da izin vermiştir (YTTK md. 411/f.1). Örneğin, kapalı bir anonim şirketin esas sözleşmesine, sermayenin en az %5’ini oluşturan paysahiplerinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği yönünde hüküm konabilir. Bu durumda, sermayenin en az %5’ini oluşturan pay sahipleri, genel kurulu toplantıya çağrı hakkını kullanırlar. Buna karşılık, şirket esas sözleşmesine, kanunun öngördüğü oranları ağırlaştırıcı yönde hüküm konamaz. Bir başka deyişle, kapalı şirketler için öngörülen %10’luk, halka açık şirketler için öngörülen %5’lik sınırlar, esas sözleşme ile %20 yahut %10 şeklinde artırılamaz.

Diğer yandan, YTTK, azlığın talebi için bir süre öngörmüş ve azlık tarafından yapılacak “gündeme madde konulması isteminin, çağrı ilânının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmasına ilişkin ilân ücretinin yatırılması tarihinden önce” yönetim kuruluna ulaştırılmasını şart koşmuştur(7) (YTTK md. 411/f.2).

Azlık tarafından yapılan çağrı talebi, şirket Yönetim kurulu tarafından kabul edildiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır (YTTK md. 411/f.4).

D- ANONİM ŞİRKET GENEL KURULUNUN MAHKEME TARAFINDAN TOPLANTIYA ÇAĞRILMASI

Azlığın çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin talepleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya taleplerine yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı paysahip-leri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurarak, genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilirler (YTTK md. 412). Burada dikkat edilecek husus, mahkemeye müracaat eden kişilerle şirket yönetim kuruluna başvuran kişilerin aynı olması gerekliliğidir. Zira, Kanun, “aynı paysahiplerinin başvurusu”nu zorunlu tutmuştur. Dolayısıyla, yönetim kuruluna başvuran azlık ile mahkemeye başvuranlar farklı kişiler ise, mahkemeye müracaat şartlarının oluşmadığı kabul edilecek ve paysahiplerinin talepleri mahkemece reddedilebilecektir.

Mahkeme, azlığın talebini, kural olarak dosya üzerinden inceler (YTTK md. 412). Mahkemece genel kurul toplantısı yapılmasına gerek görür ise, genel kurul toplantısının gündemini düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atayabilir. Kayyımın görevleri ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkileri mahkeme kararında gösterilir. Mahkemenin azlığın talebi üzerine vereceği karar kesindir, bu karara karşı kanun yoluna gidilemez (YTTK md. 412).

III- GENEL KURUL TOPLANTISINA ÇAĞRININ USULÜ

YTTK, toplantıya çağrı hususunda, ETTK’nın 368(8). maddesi hükmünü aynen korumuş, buna ilave olarak        -1527. maddedeki yeni düzenlemeye paralel olarak- şirketin internet (web) sitesinde yayınlama zorunluluğu da getirilmiştir. Bu manada, YTTK’nın 414. maddesinin birinci fıkrasında “Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan ilânla çağrılır.” denilmiştir. Dolayısıyla, Kanun, toplantıya çağrının “şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde” yayımlanmasını şart koşmakta, ancak bunun haricindeki çağrı usullerine şirket esas sözleşmesinde yer verilmesine de izin vermektedir. Bunun yanında, “toplantı günü ile gündemin” ve “ilânın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin”, pay defterinde yazılı paysahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya paysahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren paysahiplerine, iadeli taahhütlü mektupla bildirilmesi de gerekmektedir (YTTK md. 414/f.1). Ancak, pay sahibi sayısı 250’yi aşan, bu nedenle de hisse senetleri halka arzedilmiş sayılan anonim şirketlerin “nama yazılı olarak ihraç edilmiş olup da, borsalarda veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda devamlı işlem gören hisse senetleri” sahiplerine iadeli taahhütlü mektup gönderilmesi zorunlu değildir (YTTK md. 414/f.2; SPK md. 11/f.6).

Genel kurul toplantısına çağrının, ilân ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılması şarttır (YTTK md. 414/f.1). Bu itibarla, toplantıya çağrının -ilan ve toplantı günü hariç- genel kurul tarihinden en az iki hafta önce şirketin internet sitesinde ilan edilmesi, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlatılması ve de pay defterinde yazılı paysahipleriyle, önceden şirkete pay senedi veya paysahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren paysahiplerine iadeli taahhütlü mektupla bildirilmesi gerekir.

IV- YTTK’YA GÖRE ÇAĞRISIZ GENEL KURUL

Görüldüğü üzere, YTTK, anonim şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasını birtakım kurallara bağlamıştır. Bununla birlikte, YTTK, istisnaî bir durum olarak, koşulların oluşması halinde, çağrısız genel kurul yapılabilmesine de imkan sağlamıştır. Buna göre, bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler (YTTK md. 416/f.1). Çağrısız olarak toplanan bu tür genel kurullarda, gündeme madde eklenmesi, toplantıya katılanların oybirliği ile alınır (YTTK md. 416/f.2). Şirket esas sözleşmesinin bu konuda getirdiği aksine hükümler geçersizdir (YTTK md. 416/f.2).

YTTK’nın bu düzenlemesi, ETTK’nın 370. maddesindeki düzenlemeye benzemektedir. Zira, ETTK’nın 370. maddesinde de; “Bütün payların sahip veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde umumi heyet toplantılarına dair olan diğer hükümler mahfuz kalmak şartıyla toplantıya davet hakkındaki merasime riayet etmeksizin de umumi heyet olarak toplanabilirler. Böyle bir toplantıda bütün pay sahip veya temsilcileri hazır olmak şartıyla umumi heyetin vazifelerinden olan hususlar müzakere edilerek karara bağlanabilir.” hükmüne yer verilmekte idi. YTTK’daki düzenlemenin yeniliği, toplantıda geçerli karar alınabilme şartının yüzde yüz katılımın devamına bağlı olduğunun açıklığa kavuşturulmuş bulunmasıdır.

V- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni TTK’da anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar yönetim kurulu, tasfiye halinde tasfiye kurulu, azlık ve mahkeme olarak sayılmıştır. ETTK gereği denetçilere verilen genel kurulu olağanüstü toplantıya davet yetki ve görevine ise, yeni denetim sisteminin gereği olarak YTTK’da yer verilmemiştir. Genel kurulu “olağan” toplantıya davet etme görev ve yetkisi kural olarak anonim şirket yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, “süresi dolmuş olsa” yani faaliyet dönemini takip eden üç ay geçirilmiş olsa dahi, genel kurulu olağan toplantıya çağırabilir. YTTK, şirketin tasfiye halinde olması durumunda, tasfiye memurlarına, kendi görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi tanımıştır. Anonim şirketlerin, azlık tarafından toplantıya çağrılması da mümkündür. Bu çerçevede, kapalı anonim şirketlerde sermayenin en az %10’unu, halka açık şirketlerde ise sermayenin en az %5’ini oluşturan paysahipleri, “gerektirici sebepleri ve gündemi” yazılı olarak belirtmek koşuluyla yönetim kurulundan “genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını”isteyebilirler. Azlık tarafından yapılan çağrı talebi, şirket yönetim kurulu tarafından kabul edildiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. Azlığın çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin talepleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya taleplerine yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı paysahipleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak, genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilirler. Mahkemece genel kurul toplantısı yapılmasına gerek görür ise, genel kurul toplantısının gündemini düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atayabilir.

YTTK’ya göre “genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları” hususuna anonim şirket esas sözleşmesinde yer verilmesi zorunlu tutmuştur. Genel kurul toplantısına çağrının, ilân ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılması şarttır. Bu yönüyle, genel kurul toplantısına çağrının genel kurul tarihinden en az iki hafta önce şirketin internet sitesinde ilan edilmesi, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlatılması ve de pay defterinde yazılı paysahipleriyle, önceden şirkete pay senedi veya paysahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren paysahiplerine iadeli taahhütlü mektupla bildirilmesi gerekir. Bununla birlikte, Kanun, istisnaî bir durum olarak, çağrısız genel kurul yapılabilmesine de imkan sağlamıştır. Buna göre, bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varol-duğu sürece karar alabilirler.

………………………………………………………………………………….

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)     14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)     Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulu’nun Devredemeyeceği Görev ve Yetkiler”, Yaklaşım, Aralık 2011, Sayı: 228, s. 266-268

(4)     Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(5)     ETTK’nın 366. maddesinde “Şirket sermayesinin en az onda biri değerinde paylara sahip olan kimselerin gerektirici sebepleri bildiren yazılı talepleri üzerine idare meclisinin, umumi heyeti fevkalade toplantıya davet etmesi veya umumi heyetin zaten toplanması mukarrer ise müzakeresini istedikleri maddeleri gündeme koyması mecburidir. Bu talep hakkını haiz kimselerin sahip olmaları gereken payların miktarı esas mukavele ile daha az bir miktara indirilebilir.” hükmü yer almakta idi. Dolayısıyla, YTTK’nın 411. maddesinin birinci fıkrası, ETTK’nın anılan madde hükmünün bazı değişikliklerle tekrarı olmuştur.

(6)     Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(7)     Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(8)     ETTK’nın 368. maddesinde “Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37. maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır. Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir.” denilmekte idi.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulunun Devredemeyeceği Görev ve Yetkiler

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Aralık 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Genel Kurulunun Devredemeyeceği Görev ve Yetkiler

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2)’da anonim şirketin zorunlu organları genel kurul ve yönetim kurulu olarak sayılmıştır. Denetçinin şirket organı olup olmadığı konusunda ise Kanun’da açık bir hükme yer verilmemiş, bu konu öğretiye bırakılmıştır. Gerçekten de, denetçinin Kanun’da ele alınış şekli, bazen ona organ hüviyeti tanımaktadır. Genel kurulun, yönetim kurulu yanında şirket denetçilerini de ibra etmesi buna örnek gösterilebilir. Buna karşılık, denetimin, şirket dışından bağımsız denetçiler eliyle gördürülmesi, denetçinin şirket organı olamayacağını ileri sürenlerin en büyük dayanak noktası olabilecektir.

İşte bu çalışmamızda, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketin zorunlu organları arasında kabul ettiği genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri üzerinde durulacak, açıklayıcı olması bakımından da yeni Kanun’un genel kurulun toplantı şekline, zamanına ve yerine ilişkin esasları kısaca izah edilecektir.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET GENEL KURULUNUN TOPLANTI ŞEKLİ, ZAMANI VE YERİ

Halihazırda yürürlükte bulunan yasal düzenlemeye, bir başka deyişle, 6762 sayılı eski TTK’ya göre, anonim şirketlerde genel kurul, kural olarak, olağan (adi) ve olağanüstü (fevkalade) olarak toplanmaktadır. Olağan genel kurul toplantısının, her hesap dönemi sonundan itibaren üç ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur (ETTK md. 364/f.1). Ancak, yılda birkaç kere kâr dağıtımı yapan anonim şirketlerde, her dağıtma için, genel kurulun toplantıya davet edilmesi gerekmektedir (ETTK md. 364/f.2). Yine, ETTK’ya göre, genel kurulu olağan toplantıya davet etme görevi, şirket yönetim kurula aittir (ETTK md. 365). Olağanüstü genel kurul toplantısı ise, gerektiği takdirde, her zaman için yapılabilmektedir (ETTK md. 364/f.3). ETTK’ya göre, genel kurulu olağanüstü toplantıya davet etmeye, hem yönetim kurulu hem de murakıplar (denetçiler) yetkilidir (ETTK md. 365).13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı yeni TTK’ya göre de, anonim şirketlerde genel kurul, “olağan” ve “olağanüstü” olmak üzere iki şekilde toplanır. Olağan genel kurul toplantısının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılması gerekmektedir (YTTK md. 409/f.1). Olağanüstü genel kurul toplantısı ise, “gerektiği takdirde” her zaman için yapılabilir (YTTK md. 409/f.3).

YTTK’nın 409. maddesinin üçüncü fıkrasında “Aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul, şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanır.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm, ETTK’nın 371. maddesindeki “Aksine esas mukavelede hüküm olmadığı takdirde umumi heyet, şirket merkezinin bulunduğu yerde toplantıya davet edilir.” hükmünün tekrarıdır. Dolayısıyla, genel kurul toplantısının yapılacağı yer konusunda, öncelikle şirket esas sözleşmesine bakılmalı, esas sözleşmede ayrı bir yer belirtilmiş ise genel kurul toplantısı burada yapılmalı, bu konuda esas sözleşmede bir hüküm yok ise, genel kurul şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanmalıdır.

Bu toplantılarda, organların seçimi, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır ve karar alınır(3) (YTTK md. 409/f.1).

III- YTTK’YA GÖRE GENEL KURULUN DEVREDİLEMEZ GÖREV VE YETKİLERİ

YTTK’nın 408. maddesinin birinci fıkrasında; “Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alır.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde ise “Genel kurul karar verme yetkisini kanundan ve kanun hükümleri çerçevesinde esas sözleşmeden alır. Esas sözleşme, anonim şirketin organsal yetki sistemini kuran yapısına ve organlar arasındaki kanunî işlev dağılımına aykırı bir şekilde genel kurulu yetkilendiremez; yönetim kurulu kendisine kanunla bırakılan, devredilemez yetkileri genel kurula nakledemez, onun onayına bağlayamaz. Genel kurul da diğer organlara ait devredilemez yetkileri kendisine çekemez. Yönetim kurulu da genel kurulun yetkilerini yüklenemez. Ayrıca denetleme işlevine ilişkin hiçbir yetki genel kurula ve yönetim kuruluna bırakılamaz. Onun tarafından kullanılamaz.”denilmiştir.

Dolayısıyla, YTTK’nın 408. maddesinin birinci fıkrası hükmünü, genel kurulun sadece kanun ve esas sözleşmede belirtilen konularda karar alabileceği şeklinde dar manada yorumlamamak gerekecektir. Kanun koyucunun bu hükümle öngördüğü amaç, genel kurulun kanun ve esas sözleşme ile sınırları çizilmiş yetki dahilinde kararlar almasıdır.

Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, genel kurulun devredemeyeceği temel yetki ve görevlere yer verilmiştir. Bu görev ve yetkiler şunlardır:

a) Esas sözleşmenin değiştirilmesi,

b) Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları,

c) Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin ve işlem denetçilerinin seçimi ile görevden alınmaları(4),

d) Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması,

e) Kanun’da öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi,

f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.

Ancak, hemen belirtelim ki, anonim şirket genel kurulunun devir ve terk edemeyeceği yetkiler bu sayılanlarla sınırlı değildir. Zira, yeni TTK’nın muhtelif maddeleri ile genel kurula verilen görev ve yetkiler de bulunmaktadır. Nitekim, 408. maddede bu husus dikkate alınmış ve “çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkilerin” saklı olduğu belirtilmiştir.

Bilindiği üzere YTTK, tek ortaklı anonim şirket kuruluşuna, bu manada tek kişilik genel kurula da izin vermektedir. YTTK’ya göre işte böyle tek paysahipli olan anonim şirketlerde, bu paysahibi genel kurulun tüm yetkilerine sahip olacaktır. Bir başka deyişle, yukarıda sayılan görev ve yetkiler, genel kurul sıfatıyla, o tek paysahibi tarafından kullanılacaktır. Ancak, tek paysahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı bu kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları gerekecektir (YTTK md. 408/f.3).

IV- ÖZET VE SONUÇ

Halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı eski TTK’ya göre, anonim şirketlerde genel kurul, kural olarak, olağan (adi) ve olağanüstü (fevkalade) olarak toplanmaktadır. Olağan genel kurul toplantısının, her hesap dönemi sonundan itibaren üç ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. 6102 sayılı yeni TTK’ya göre de, anonim şirketlerde genel kurul, “olağan” ve “olağanüstü” olmak üzere iki şekilde toplanır. Olağan genel kurul toplantısının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılması gerekmektedir. Olağanüstü genel kurul toplantısı ise gerektiği takdirde her zaman için yapılabilir. Anonim şirket genel kurul toplantıları, aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde, şirket merkezinin bulunduğu yerde yapılır.

YTTK’ya göre, anonim şirket genel kurulu, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülmüş bulunan hâllerde karar alır. Bunun yanında, yeni Kanun’da, genel kurulun devredemeyeceği yetki ve görevlere de yer verilmiştir. Bu görev ve yetkileri “esas sözleşmenin değiştirilmesi; yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları; Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin ve işlem denetçilerinin seçimi ile görevden alınmaları; finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınması; Kanun’da öngörülen istisnalar dışında şirketin feshi; önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı” olarak sıralayabiliriz. Tek paysahipli anonim şirketlerde, bu paysahibi genel kurulun tüm yetkilerine, dolayısıyla sayılan devredilemez görev ve yetkilere de sahip olacaktır.

………………………………………………………………………………….
Not:   Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, yazarın çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)     14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)     Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     ETTK’nın 360. maddesinin birinci fıkrasında ise “Pay sahipleri; organların tayini, hesapların tasdik ve kazancın dağıtılması gibi şirket işlerine müteallik haklarını umumi heyet toplantılarında kullanırlar.” hükmü yer almakta idi.

(4)     Denetçi ve işlem denetçileri kural olarak genel kurul tarafından seçilir ve görevden alınır. Fakat sermaye artırımı denetçisi yönetim kurulunca ve menkul kıymet ihraç denetçisi, yetkilendirilmişse yönetim kurulunca seçilir. Bkz.Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Kasım 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere, halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 331. maddesinde “İdare meclisi toplantılarında azalar, şirketi temsile ve şirket işlerini görmeye memur olan kimselerden işlerin gidişi veya muayyen bazı işler hakkında izahat istemek hakkını haizdirler. İdare meclisi, defter ve dosyaların kendisine ibrazına dahi karar verebilir.” denilerek yönetim kurulu üyelerinin bilgi edinme ve inceleme hakkı hükme bağlanmıştır. Ancak, anılan maddede konu genel olarak düzenlenmiş, herhangi bir kurala yer verilmemiştir. Oysa 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2), anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin bilgi almasına ve bunlara bilgi verilmesine ilişkin köklü değişiklikler ve yenilikler öngörmüş, hatta yönetim kurulu başkanının dahi bu konudaki yetkilerini açık bir şekilde göstermiştir.

İşte bu çalışmamızda, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve başkanı için öngördüğü bilgi edinme ile inceleme hakları üzerinde durulacaktır.

II- YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

Yeni TTK’nın anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma ve inceleme hakkını içeren 392. maddesi, ETTK’nın 331. maddesinden esinlenerek düzenlenmiş, ancak bu konuda uygulamadaki bazı sorunlar dikkate alınarak değişiklikler yapılmış, yeni kurallar konulmuştur(3).

YTTK’ya göre, her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir (YTTK md. 392/f.1). Yönetim kurulu üyesinin bu hakları kısıtlanamaz ve kaldırılamaz. Aksine, esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir (YTTK md. 392/f.6).

Ağır ve kapsamlı sorumluluğunun bir gereği olarak her yönetim kurulu üyesinin şirketin bütün iş ve işlemleri hakkında bilgi almak hakkı vardır. Bu hak aynı zamanda üyenin güvenirliliğine ve özenine bırakılmış bulunan yönetim görevinin ve şirket ile üye arasındaki ilişkinin gereğidir. Bilgilendirilen üye yönetebilir ve doğru zamanda, doğru kararı alabilir. Bu yönden üyeler arasında fark yoktur. Bilgi vermek, verecek olan kişi yönünden bir yükümdür(4).

Bununla birlikte, anılan maddede yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma hakkı, “yönetim kurulunda” ve “yönetim kurulu dışında” olmak üzere ayrı kurallara bağlanmıştır. Bu nedenle, konu iki ayrı başlık altında ele alınmıştır.

A- ÜYENİN YÖNETİM KURULUNDA BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

YTTK’ya göre, yönetim kurulu üyelerinden her biri şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteme, soru sorma ve inceleme yapma hakkına sahiptir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez (YTTK md. 392/f.1).

Anılan fıkra yönetim kurulu üyelerinin kurula defter ve bilgi getirtebilmesi hususundaki yetkisini açık bir şekilde hükme bağlamıştır. Bu yetkinin, ne kurulda oylama yaparak, ne de yapılmadan reddi mümkün değildir. Üyeye verilecek bilgi ayrıntılı, amaca uygun ve istenileni karşılar nitelikte olmalıdır. Üye bilgiyi -kural olarak- yönetim kurulunda alır; yoksa doğrudan yöneticileri çağırarak veya onlara başvurarak bilgi isteyemez. Diğer yandan, bilgi alma hakkı şirket iş ve işlemleri ile sınırlı olup, özel işleri kapsamaz; ancak özel işler şirket iş ve işlemleriyle ilgili veya bağlantılı olduğu takdirde bunlar hakkında da bilgi alabilir. YTTK, bu hakkı üyenin kişiliğine tanımıştır; yoksa yönetim kuruluna “kurul” olarak tanımamıştır. Bu itibarla ancak üye bilgi alabilir. Hak, üyelikten ayrılmakla son bulur(5).

Kanun’da, alınacak bilginin niteliği ve özellikle “gizli”“şirket sırrı” olması ile ilgili açık bir sınır getirilmemiştir. Bunun birtakım sebepleri vardır. Birinci sebep şudur: Güvenilmeyen bir kişi üye seçilmemeli, seçilmişse uzaklaştırılmalıdır. İkincisi ise, YTTK’nın 369. maddesinde “şirketin menfaatlerinin” gözetilmesi de vurgulanarak ağır bir özen yükümünün getirilmiş olması ve özen yükümünün sorumlulukla doğrudan ilgili bulunması ve ayrıca bilgi sızdırmanın cezaî yaptırıma bağlanmasıdır. Hukukî ve cezaî yaptırımlar yeterince caydırıcı kabul edilmelidir. Üçüncü sebebe gelince: Somut olayın özelliği, istenilen bilginin verilmemesini gerekli kılıyorsa yönetim kurulu başkanı tedbir talebiyle mahkemeye başvurabilir. Yönetim kurulu üyesinin görevinin güvene dayalı olduğuna ilişkin temel düşünce, yaptığı işin nitelik ve önemi ve nihayet yüklendiği sorumluluk ve sorumluluğa bağlı hukukî ve cezaî yaptırımlar ondan bir bilginin saklanmasını ve esirgenmesini haklı gösteremez(6).

Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz (YTTK md. 392/f.2). Bu manada, yönetim kurulu başkan, üyeleri, şirketin tüm yöneticileri, ticarî mümessiller, vekiller, seyyar tacir yardımcıları, 378. maddesinde öngörülen riskin erken teşhisi komitesi de dahil olmak üzere komite, komisyon ve alt kurullar bilgi vermekle yükümlüdür. Aksine hareket, iş sözleşmesinin feshini gerektirir. Şirkete bağlı olmayan komisyoncuların, tellalların, aracı kurumların, rapor yazmakla görevlendirilen kişilerin kural olarak böyle bir yükümleri yoktur. Aynı sonuç, acentalar için de söz konusudur. Onların durumlarını ve bilgi vermemelerinin sonuçlarını sözleşmeleri belirler(7).

Peki, yönetim kurulu üyesinin yukarıda izah edilen bilgi alma ve inceleme hakkı reddedilirse ne olacaktır? Üyenin talebinin reddi halinde, eğer üye talebini yönetim kurulu başkanına yapmamışsa, bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini yönetim kurulu başkanına iletir. Başkan üyenin, bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlar. Mahkemenin bu konuda vereceği karar kesindir (YTTK md. 392/f.1, f.4).

B- ÜYENİN YÖNETİM KURULU DIŞINDA BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

Yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu dışında bilgi alma ve şirketin defter ve belgelerini inceleme hakkı, YTTK’nın 392. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan fıkrada “Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir.” denilmiştir.

Dikkat edileceği üzere Kanun, bu konuda yönetim kurulu başkanının iznini şart koşmuştur. Zira, yönetim kurulu üyesinin -kural olarak- yönetim kurulu dışında bilgi almak hakkı bulunmadığı gibi, kurul dışında defterleri ve/veya belgeleri incelemek hakkı da bulunmamaktadır. Ancak Kanun, üyeye bu hakkını sınırlı bazı hallere münhasır olmak üzere ve de yönetim kurulu başkanının izni ile kullanma imkanı tanımıştır. Bu itibarla, yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu başkanından izin almak kaydıyla, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilirler. Yönetim kurulu üyesinin, şirketin defter ve belgelerini incelemeyi talep edebilmesi ise ancak görevini, hesap verilebilirlik ilkesine uygun olarak yapması bakımından gerekliyse mümkün olabilir(8).

Kanun, yönetim kurulu başkanına yapılacak talebi belli bir şekle tabi kılmamıştır. Dolayısıyla, üye talebini yazılı olarak yapabileceği gibi sözlü olarak da iletebilecektir.

Yönetim kurulu başkanının, üyenin, yönetim kurulu dışında bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddetmesi durumunda ise, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir (YTTK md. 392/f.4). Yönetim kurulunun kabul kararı halinde üye bilgi alma, soru sorma inceleme hakkını kullanabilir. Sorun “şirket dışı kişisel bir menfaatle” ilgili olmadığından, talepte bulunan üyenin müzakereye ve oylamaya katılmasına 393. madde engel değildir(9).

Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde ise üye şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlar. Mahkemenin bu konuda vereceği karar kesindir (YTTK md. 392/f.4).

III- YENİ TTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU BAŞKANININ BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirketin defter ve dosyalarını inceleyemez (YTTK md. 392/f.5). Bu düzenleme yönetim kurulu başkanının kurulda “eşitler arasında birinci” konumunda olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Yani, başkan kurul dışında inceleme ve bilgi edinme hakkını ancak diğer üyeler gibi kullanabilecektir(10).

Yönetim kurulu başkanı, bu isteminin reddedilmesi hâlinde mahkemeye başvurabilir (YTTK md. 392/f.5).

IV- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda, yönetim kurulu üyelerinin bilgi alma hakkı, “yönetim kurulunda” ve “yönetim kurulu dışında” olmak üzere iki ayrı başlık altında ele alınmıştır. Kurulda bilgi alma hakkına ilişkin düzenlemeye göre, yönetim kurulu üyelerinden her biri şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteme, soru sorma ve inceleme yapma hakkına sahiptir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Üyenin talebinin reddi halinde, eğer üye talebini yönetim kurulu başkanına yapmamışsa, bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini yönetim kurulu başkanına iletir. Başkan üyenin, bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde ise üye şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir.

Kurul dışında bilgi alma hakkına ilişkin düzenlemeye göre de, her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir. Yönetim kurulu başkanının, üyenin, yönetim kurulu dışında bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddetmesi durumunda, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde ise üye şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. YTTK’da, yönetim kurulu başkanının bilgi alma ve inceleme hakkı da açık bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirketin defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanı, bu isteminin reddedilmesi hâlinde mahkemeye başvurabilir. Dolayısıyla, yeni TTK’nın yürürlüğe gireceği 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, bilgi alma ve inceleme haklarını daha etkin bir şekilde kullanabileceklerdir.

……………………………………………………………………………………..

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)    14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)    Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(4)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(5)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(6)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(7)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(8)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(9)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(10)   Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Ekim 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere, kamuoyunun ve iş dünyasının uzunca bir süredir beklediği Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 13 Ocak 2011 tarihli oturumunda kabul edilerek yasalaşmış ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu olarak yayımlanmıştır(1). Yeni Türk Ticaret Kanunu(2)(YTTK)’na göre, her tacir, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle malvarlığı durumunu, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını (IFRS) yansıtır şekilde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Anılan yükümlülük, ister gerçek isterse tüzel kişi olsun, bütün tacirleri kapsamaktadır. Tacirin tüzel kişi olması halinde defterleri tutma sorumluluğu yöneticilere ve yönetim kuruluna aittir.

Diğer yandan, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesinin beşinci fıkrasında “yevmiye, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirlenir.” denilmektedir. Anılan hükümden, yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin tutulmasının zorunlu olduğu, ancak,  Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bu defterler haricinde bazı defterlerin tutulmasının da zorunlu hale getirilebileceği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, YTTK, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterleri de ticarî defter olarak kabul etmektedir. Ayrıca YTTK, defterler ile gerekli diğer kayıtların, fiziki dosyalama yanında elektronik ortamda, yani, veri taşıyıcıları aracılığıyla tutulmasına da imkan tanımaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu(ETTK)’da olduğu gibi, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikine tabi tutulmasını da öngörmektedir. Dolayısıyla, bu çalışmamızda, YTTK’ya göre ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikine tabi tutulması üzerinde durulacaktır. Ancak, yeni Kanun hükümlerinin daha anlaşılabilir olması bakımından, öncelikle, halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun defter tasdikine ilişkin hükümlerine kısaca değinilecektir.

II- 6762 SAYILI ESKİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE TİCARİ DEFTERLERİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TASDİKLERİ

6762 sayılı ETTK’nın, 11.06.2003 tarih ve 4884 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 69. maddesinin birinci fıkrasında, ticari defterlerin tasdiklerine ilişkin olarak;

“Şirket kuruluş aşamasında 66. maddenin birinci fıkrasında yazılı defterler kullanılmaya başlanmadan önce tacir tarafından ticarî işletmenin bulunduğu yerin ticaret sicili memurluğuna veya notere ibraz edilir. Bu defterler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgileri içerecek şekilde tasdik ve imza olunur. Sicil memuru veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmî mühür ve imzasıyla tasdik eder. Noterlerce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili memurluğuna bildirilir. Şirketlerin müteakip yıl defterleri ile kullanılması zorunlu diğer defterler 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur.”

denilmektedir.

ETTK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasında yazılı defterler ise;

Tüzel kişi tacirler açısından; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri (ETTK md. 66/f.1, b.1),

Gerçek kişi tacirler açısından; yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ya da işletmesinin mahiyet ve önemine göre sadece işletme defteri  (ETTK md. 66/f.1, b.3),

Devlet, il özel idaresi, belediyeler gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan ve özel hukuk hükümlerine göre idare edilen, ancak tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletmeler ile dernekler tarafından kurulan ticari işletmeler ve bunlara benzeyen ve tüzel kişiliği olmayan diğer ticari teşekküller açısından ise yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri (ETTK md. 66/f.1, b.2)

olarak sayılmıştır.

Bu çerçevede, yukarıda sayılan defterlerin, kullanılmaya başlanmadan önce tacir tarafından ticarî işletmenin bulunduğu yerin ticaret sicili memurluğuna veya notere ibraz edilmesi ve açılış tasdiklerinin yaptırılması gerekmektedir(3) (ETTK md. 69/f.1). ETTK açılış tasdiki yanında, yevmiye defteri ile envanter defteri için kapanış tasdiki zorunluluğu da getirmiştir. Diğer bir anlatımla, yevmiye defterinin en geç yeni yılın Ocak ayı sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce (Görülmüştür) sözü yazılarak mühür ve imza ile kapanış tasdikine tabi tutulması gerekmektedir (ETTK md. 70/f.5). En­vanter defterine(4) kaydolunacak envanter ve bilançoların ise en geç yeni yılın Mart ayı sonuna kadar tamamlanması ve akabinde de yevmiye defterine ilişkin usulle kapanış tasdikinin yaptırılması zorunludur (ETTK md. 72/f.4).

Bir başka deyişle, ETTK’da açılış tasdiki yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, karar defterleri ve işletme defteri için zorunlu kılındığı halde, kapanış tasdiki sadece yevmiye defteri ile envanter defteri için öngörülmüştür. Yine, ETTK’da açılış tasdiki için hem ticaret sicili memurlukları hem de noterler yetkili kılındığı halde, kapanış tasdiki yetkisi sadece noterlere tanınmıştır.

III- 6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE TİCARİ DEFTERLERİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TASDİKLERİ

6102 sayılı YTTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkrasında “Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca bir tebliğle belirlenir.” denilmiştir.

Dikkat edileceği üzere, YTTK’da, ETTK’nın aksine, ticari defterlerin tümü açılış ve kapanış onayına tâbi tutulmuştur. Bu değişikliğin sebebi çift defter kullanımını olabildiğince engellemektir. Çift defter sadece hesaplara ilişkin ticarî defterlerde değil, aynı zamanda pay defteri, karar defteri ve genel kurul karar defterlerinde de sık rastlanan bir olgudur. Bu defterlerden herhangi biri kapatılmadan yenisi açılabilmekte, ihtilaflarda mahkemenin önüne değişik defterler çıkabilmektedir. Bu çoğu kez hileli bir davranış teşkil eden çift defter uygulamasına özellikle pay defteriyle, yönetim kurulu karar defterinde çok sık rastlanmaktadır. Anılan düzenleme ile uygulamada sıkışıklığa yol açmamak için onay süresi de izleyen faaliyet döneminin altıncı ayına kadar uzatılmıştır(5).

Buna karşılık, YTTK’nın md. 64/f.3 hükmü ETTK’nın 69. maddesi ile kural olarak uyum içerisindedir. ETTK’nın 69. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi noter yanında sicil memuruna da onay yetkisini vermiştir. Bu yetkinin ETTK’da sicil memuruna tanınmasının sebebi, şirketlerin kuruluşunu süratlendirmektir. Kuruluş sırasında oda gerekli belgeyi derhal verebilecek ve doğrudan doğruya sicile gidilerek şirketin tescili gerçekleştirilebilecektir. Başka bir değişle, noter aradan çıkabilecektir. Bu amaç göz önünde tutularak sicil müdürünün onay yetkisi kuruluşa özgülenmiştir. Diğer yandan, YTTK’da, uygulamadaki bazı aksaklıklara engel olmak için “ticaret sicili tasdiknamesini”nin (faaliyet belgesinin) de notere sunulması gereği öngörülmüştür(6).

Dolayısıyla, ETTK’da olduğu üzere, YTTK’ya göre de, kuruluş aşamasında, ticari defterlerin açılış tasdikleri, ticari işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğü veya noter tarafından yapılacaktır. Kanun, bu konuda şirketlere seçimlik bir hak tanımaktadır. Yani, şirketler, kuruluş aşamasında, söz konusu defterlerin açılış tasdiklerini noterlere yaptırabilecekleri gibi ticaret sicili müdürlüklerine de yaptırabileceklerdir. Nitekim, 4884 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 223. maddesinde de değişikliğe gidilmiş ve sözkonusu maddeye eklenen üçüncü fıkrada “Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.” denilerek iki Kanun arasında paralellik sağlanmıştır. Kapanış tasdikleri ise sadece noterler tarafından yapılabilecektir. Yine, kapanış tasdiklerinin, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerekecektir.

Öte yandan YTTK, bir uygulama hükmü olduğu için “Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı”na ilişkin ayrıntıların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir Tebliğ ile belirlenmesini öngörmüştür (YTTK md. 64/f.3).

IV- ÖZET VE SONUÇ

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda, 6762 sayılı ETTK’dan farklı olarak, ticari defterlerin tümü açılış ve kapanış onayına tâbi tutulmuştur.  Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılmak zorundadır. YTTK, ETTK’da olduğu gibi, kapanış onay yetkisini sadece noterlere tanımıştır. Kuruluş aşamasında ticari defterlerin açılış tasdikleri ise, ETTK’da olduğu gibi,  ticari işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğü veya noter tarafından yapılacaktır. Yani, şirketler, kuruluş aşamasında, söz konusu defterlerin açılış tasdiklerini noterlere yaptırabilecekleri gibi ticaret sicili müdürlüklerine de yaptırabileceklerdir. Ancak, açılış onayının noter tarafından yapılması durumunda, noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır.

Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağına ise YTTK’da değinilmemiş, bu hususların Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca bir tebliğle belirlenmesi öngörülmüştür. Ancak, YTTK’nın ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin bu düzenlemeleri 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla, anılan tarihe kadar, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir.

…………………………………………………………………………….

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)    14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)     Karışıklığa sebebiyet vermemek için, çalışmamızda, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

3)      Sicil memuru veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmî mühür ve imzasıyla tasdik eder. Noterlerce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili memurluğuna bildirilir. Şirketlerin müteakip yıl defterleri ile kullanılması zorunlu diğer defterler 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur (ETTK md. 69/f.1).

(4)     Envanter defterine işletmenin açılış tarihinde ve müteakiben her iş yılı sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur (ETTK md. 72/f.1).

(5)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(6)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirket Ortaklığından Çıkarılma ve Ayrılma Akçesi

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Eylül 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirket Ortaklığından Çıkarılma ve Ayrılma Akçesi

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bir önceki çalışmamızda(1), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(2) (YTTK)(3)’nun, limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkmaya katılma hakları ile çıkma davası üzerinde durulmuş idi. Bu çalışmamızda ise, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun limited şirketlerde ortaklıktan çıkarılmaya ve ayrılma akçesine ilişkin düzenlemeleri ele alınacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA

ETTK’nın 551. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından  muvafakat edilmek şartiyle şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden istiyebilir.” hükmü yer almakta idi.

YTTK’nın 640. maddesinin birinci fıkrasında ise “Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir” denilerek, bir ortağın şirketten çıkarılabileceği sebeplerin şirket sözleşmesinde öngörülmesine olanak tanınmıştır. Bu suretle bir taraftan şirkete, kendisi yönünden önemli olan sebeplerin varlığında, bu sebepler gerçekleşen ortağı şirketten çıkarma ve istediği ortamı yaratma hakkı tanınmış diğer taraftan da ortaklar açısından hukuk güvenliği sağlanmıştır. Zira, bu durumda ortaklar hangi hallerde şirketten çıkarılacaklarını bilerek hareketlerini ona göre ayarlayacaklardır(4).

Buna karşılık Kanun, ortağa çıkarmaya karşı dava açma hakkı bahşederek bir diğer güvence vermiştir. Bu çerçevede, ortak, çıkarma kararına karşı, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilecektir (YTTK md. 640/f-2). Anılan düzenlemeden, limited şirket genel kurulunun aldığı ortaklıktan çıkarma kararının, ortağa noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği sonucu da çıkmaktadır.

Diğer yandan, YTTK, limited şirkete, sözleşme dışında da ortaklıktan çıkarma hakkı tanımıştır.  Zira, ortağın şirketten çıkarılması için şirket sözleşmesine hüküm konulmamış ya da sözleşmede öngörülen hükümler haricinde haklı bir sebep oluşmuş bulunabilir. Bu gibi hallerde çıkarma davası şirketin devamını, huzur içinde çalışmasını sağlar(5). Dolayısıyla, şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa yahut sözleşmede yer alan sebepler arasında yer almasa dahi, haklı bir sebebin ortaya çıkması durumunda, şirket ortaklıktan çıkarma davası açabilir. Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâlinde, ortak iptal davası açma hakkını kullanamaz (YTTK md. 640/f-3).

Yeri gelmişken, gerek “ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması” gerekse “ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması” konularında genel kurulca karar alınabilmesi için, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerektiğinin altını çizelim (YTTK md. 621/f-1).

III- YTTK’YA GÖRE AYRILMA AKÇESİ

ETTK’da ayrılan ortağın ayrılma payı açıkça düzenlenmemişti. Zira, ETTK’nın 551. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması ancak esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet şartıyla muteberdir. Şu kadar ki, ayrılan ortağın hakları, şirketin esas sermayesinin itibari miktarını geçen mallarından ödenir veya payı sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi hakkındaki hükümler gereğince paraya çevrilirse yahut başka bir ortak tarafından devralınırsa esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet etmeye lüzum yoktur.” hükmü ile konuya dolaylı bir şekilde yaklaşılmaktaydı.

YTTK’da ise açıkça “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” hükmüne yer verilmek suretiyle, bu konudaki kanun boşluğunu bir hüküm ile doldurarak hem tartışmalara son verilmesi hem de adalete uygun bir çözüm getirilmesi amaçlamıştır (YTTK md. 641/f-1). Ayrılma her çeşidi ile çıkma ve çıkarılma ile doğal çıkma hali olan ölümü de kapsar. Ayrılma, özellikle de çıkarma, el koyucu (müsadere edici) ve cezalandırıcı bir yaklaşıma olanak vermemelidir. YTTK’nın bu konudaki kuralı ayrılan ortağa esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmesidir. “Gerçek değerine uyan”ibaresini kanun tanımlamamıştır. Bu ibarenin yorumu öğreti ve yargı kararlarınca yapılacaktır, ancak ibarenin en azından “bilanço değeri”ni ifade ettiği şüphesizdir(6).

Öte yandan, 641. maddenin ikinci fıkrasında “Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.” denilerek, ayrılma hakkının şirket sözleşmesinde özel bir şekilde düzenlenmiş olması halinde, ortaklara ayrılma akçesini, şirket sözleşmesindeki düzenlemeye uygun olarak kanundan farklı bir şekilde düzenleme olanağı da verilmiştir. Ancak, söz konusu hüküm ortaklara keyfî, adalete tamamen ters ve müsadereye yakın bir düzenleme yapma hakkını vermemektedir. Serbesti genel hukuk ilkeleri ile sınırlandırılmıştır(7).

Buna karşılık, şirket sözleşmesinde bu hususun düzenlenmesinin ihtiyarî olduğunu belirtmekte fayda vardır. Yoksa, düzenleme mecburiyeti bulunmamaktadır. Diğer yandan, ayrılma akçesinin şirket sözleşmesinde düzenlenmemiş olması, ayrılan ortağın bu hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa dahi, ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini her zaman için şirketten talep edebilecektir.

IV- YTTK’YA GÖRE AYRILMA AKÇESİNİN ÖDENMESİ

ETTK, ayrılma akçesinin ne zaman muaccel olacağına ilişkin bir hüküm içermemekte idi(8). YTTK’nın 642. maddesinde bu husus açıkça düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, ayrılma akçesi;

a) Şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa,

b) Ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa,

c) Esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa

ayrılma ile muaccel olur.

Bahsigeçen hüküm, ayrılan ortağa yapılacak ödemenin zamanlama yönünden şirkete ve alacaklılara zarar vermemesi, menfaatler dengesinin hakça kurulması gözetilerek düzenlenmiştir. Hukukun genel ilkeleri ayrılma akçesinin ayrılma ile muaccel olmasını gerekli kılar; nitekim anılan kural burada da hakim kılınmıştır. Ancak, bu kuralın işletilmesi, yukarıda belirtilen koşullarına bulunmasına bağlanmıştır. Zira, söz konusu kural, herşeyden önce şirketin “kullanabilir öz sermayesi” varsa uygulanır. Bu da somut olayın özelliklerine bağlıdır. “Kullanılabilir öz sermaye” şirketin serbest yani bir amaca bağlanmamış yedekleri ve zararları dikkate alınarak belirlenir. Ayrılma akçesinin muaccel olabilmesi için ortağın ayrılabilmesi gerekir. Ortak ayrılamıyorsa, ortaklar genel kurulu gerekli onayı vermemişlerse ayrılma akçesi de muaccel olmaz. Yine, ayrılma akçesi, şirket esas sermayesinin kanun hükümlerine uyularak azaltılması halinde muaccel olur(9).

Kanun, kullanılabilir özkaynak tutarının işlem denetçisi tarafından belirlenmesini şart koşmaktadır (YTTK md. 642/f-2). Bu şekilde tespit edilen özkaynak tutarı eğer ayrılma akçesinin ödenmesine yetmiyor ise, işlem denetçisi esas sermayeden ne tutarda indirim yapılması gerektiğini de belirler (YTTK md. 642/f-2). Bu miktar esas sermayenin azaltılması yolu ile serbest hâle gelir(10).

Diğer yandan, YTTK’da, ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı için ortağın menfaati ile şirketin menfaati arasında bir denge de kurulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, YTTK’nın 642. maddesinin üçüncü fıkrasında “Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur. Bu husus yıllık raporda kullanılabilir özkaynak tutarının tespiti ile muaccel hâle gelir.” denilmiştir. Böylece, ortak bir alacak hakkı elde ederek, şirket ise faiz işlememesi ve öz sermaye belirleninceye kadar her hangi bir ödeme yükümü altına konulmayarak korunmuştur(11).

V- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı YTTK’da “Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir” denilerek, bir ortağın şirketten çıkarılabileceği sebeplerin şirket sözleşmesinde öngörülmesine olanak tanınmıştır. Ortak, çıkarma kararına karşı, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. YTTK, limited şirkete, sözleşme dışında da ortaklıktan çıkarma hakkı tanımıştır. Dolayısıyla, şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa yahut sözleşmede yer alan sebepler arasında yer almasa dahi, haklı bir sebebin ortaya çıkması durumunda, şirket ortaklıktan çıkarma davası açabilir.

Diğer yandan, ETTK’da ayrılan ortağın ayrılma payı açıkça düzenlenmemiş iken, YTTK’da açıkça “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” hükmüne yer verilmek suretiyle, bu konudaki kanun boşluğu giderilmiştir. Ayrılma çıkma ve çıkarılma ile doğal çıkma hali olan ölümü de kapsar. Yine, ETTK ayrılma akçesinin ne zaman muaccel olacağına ilişkin bir hüküm içermemekte iken, bu husus YTTK’da açıkça düzenlenmiştir. YTTK’ya göre ayrılma akçesi; “şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa, esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa” ayrılma ile muaccel olur. YTTK, kullanılabilir özkaynak tutarının işlem denetçisi tarafından belirlenmesini şart koşmaktadır.

…………………………………………………………………………………….

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumu bağlamaz.

(1)     Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirket Ortaklığından Çıkma ve Çıkmaya Katılma”, Yaklaşım, Ağustos 2011, Sayı: 224

(2)     14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)     Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(4)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(5)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(6)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(7)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(8)     ETTK’nın 551. maddesinin dördüncü fıkrasında “Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması ancak esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet şartıyla muteberdir. Şu kadar ki, ayrılan ortağın hakları, şirketin esas sermayesinin itibari miktarını geçen mallarından ödenir veya payı sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi hakkındaki hükümler gereğince paraya çevrilirse yahut başka bir ortak tarafından devralınırsa esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere riayet etmeye lüzum yoktur.” hükmü yer almakta idi. Ancak, anılan hükümden ayrılma akçesinin ne zaman muaccel olacağı anlaşılamadığı gibi şirketin ayrılan ortağa ayrılma akçesi verip vermeyeceği dahi açıkça anlaşılamıyordu.

(9)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(10)   Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(11)   Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirket Ortaklığından Çıkma ve Çıkmaya Katılma

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Ağustos 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirket Ortaklığından Çıkma ve Çıkmaya Katılma

Soner ALTAŞ – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2), limited şirketlerde ortaklıktan çıkmayı ve çıkarılmayı şirketin varlığını sürdürebilmesi ilkesi bağlamında düzenlemiştir. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun konuya ilişkin yeni yaklaşımı kendisini özellikle ayrılma akçesinde göstermektedir. Kanun’da, ayrılma akçesinin muacceliyeti şirket düşünülerek hükme bağlanmıştır. Ayrıca, ayrılma akçesinin hesaplanmasında işlem denetçisine görev verilmiş, böylece hesaplamanın keyfiliğini engelleyecek bir önlem olması yanında hiçbir esasa dayanmayan öznel hesaplamalarla şirketin zarara uğratılması tehlikesinin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. YTTK’da yer verilen çıkmaya katılmak ise, gereksiz tekrarları önlemek amacına yöneliktir(3).

İşte bu çalışmamızda, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun limited şirketlerde ortaklıktan çıkma ve çıkmaya katılma hakları ile çıkma davası üzerinde durulacak, çıkarılmaya ve ayrılma akçesine ilişkin düzenlemelerine ise bir sonraki çalışmamızda değinilecektir.

II- YTTK’YA GÖRE LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLIKTAN ÇIKMA HAKKI VE ÇIKMA DAVASI

YTTK’nın 638. maddesinin birinci fıkrasında “Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.”denilmiştir. ETTK’nın 551. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Şirket mukavelesiyle, ortaklara şirketten çıkma hakkı verilebileceği gibi bu hakkın kullanılması muayyen şartlara da tabi tutulabilir.” hükmü yer almakta idi. Görüldüğü üzere, YTTK’nın md. 638/f.1 hükmü ETTK’nın md. 551/f.1 hükmünün tekrarıdır.

Dolayısıyla, limited şirket sözleşmesine hüküm koymak suretiyle, ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabilir. Bu hak herhangi bir şarta bağlanmayacağı gibi belirli şartların varlığı halinde de öngörülebilir. Eğer şartsız olarak tanınmışsa, ortak herhangi bir sebep belirtmeksizin ve kendisinden herhangi bir koşulu yerine getirmesi istenmeksizin şirketten çıkma hakkını kullanır. Sözleşme bu hakkı bazı şartla bağlamış ise, bu durumda da, ortak şirket sözleşmesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi üzerine ortaklıktan çıkma hakkını kullanır.

Şirket sözleşmesinde bu konuda bir hükmün yer almaması halinde de ortak şirketten çıkma hakkını kullanabilir. Şirket sözleşmesinde ortaklıktan çıkma hususunun düzenlenmemiş olması, ortağın hiçbir surette şirketten çıkmayacağı manasına gelmez. Ancak, bu durumda ortağın mahkemeye başvurması ve çıkmanın haklı bir sebebe dayanması gerekir. Zira, YTTK’nın 638. maddesinin ikinci fıkrasında, “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.”denilmiştir. Dolayısıyla, aynen 6762 sayılı ETTK’nın 551. maddesinin ikinci fıkrası hükmünde olduğu gibi(4), ortağa haklı sebeplerin varlığında, çıkma davası açabilmesi olanağını sağlamıştır. Aksi halde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hallerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür. Bu ise şahıs şirketlerinde bile kabul edilemez(5). Ancak, hemen belirtelim ki ETTK, ortağa şirketten çıkmasına izin verilmesi yanında şirketin feshini de mahkemeden talep etme imkanı veriyordu (ETTK md. 551/f.2).

Bununla birlikte, ETTK’da olduğu üzere YTTK’da da “haklı sebep”lerin nelerden ibaret olduğuna değinilmemiştir. Bu nedenle, çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebebin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme kararlaştıracaktır.

Diğer yandan, YTTK’da çıkma davası açmış bir kişinin, yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekle yükümlü olmasının konumuna uygun düşmeyeceği dikkate alınarak, mahkemeye bazı tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir (YTTK md. 638/f.2). Ancak, anılan fıkrada, mahkemenin bu kararı istem üzerine alacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, mahkeme bu tedbirlere res’en karar veremeyecektir. Peki, bu takdirde kim mahkemeden istemde bulunacaktır? Ortağın kendisi mi yoksa şirket mi? Bu hususlara maddenin gerekçesinde de değinilmemiştir. Konu, yargı kararları ve öğreti ile açıklığa kavuşacaktır.

III- YTTK’YA GÖRE ORTAKLIKTAN ÇIKMAYA KATILMA HAKKI

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda, bir çıkma davası bağlamında, kendilerini çıkma davasının davacısı ortak ile aynı konumda gören, yani çıkmaya ilişkin şirket sözleşmesi hükmüne dayanacak gerekçeleri veya kendi bakımlarından haklı sebepleri bulunan ortaklara çıkma davasına katılma hakkı tanınmıştır. Bu suretle arzu eden ortak kendisine eşit işlem yapılmasını talep edebilecek, bir diğer söyleyişle aynı olanaktan yararlanabilecektir. Çünkü, açılan davadaki haklı sebep sadece davacı ortak değil diğer bazı ortaklar için de geçerli olabilir. Davanın sadece davacı için karara bağlanması aynı durumda bulunan ortakları olumsuz etkileyebilir(6). Anılan gerekçelerle, yeni Türk Ticaret Kanunu, çıkma hakkının kullanılması durumunda, diğer ortaklara da “çıkmaya katılma” hakkı tanımıştır.

Bu çerçevede, ortaklardan biri -md. 638/f.1 hükmü gereği- şirket sözleşmesindeki hükme dayanarak çıkmak istediği veya –md. 638/f.2 hükmü gereği- haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler (YTTK, md. 639/f.1). Yapılacak bu bildirim üzerine, ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde;

a- Çıkma talebinde bulunan ortağın bu hakkını şirket sözleşmesinde yer alan hükme istinaden kullandığı durumlarda, şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerli ise, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirerek,

b- Yok eğer ortak çıkma davası açmış ise, bu durumda açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılarak

çıkmaya katılma hakkını kullanır (YTTK md. 638/f.2). Getirilen bu hüküm, hem menfaatler dengesine hem de dava ekonomisine uygundur. Ancak, yeni Türk Ticaret Kanunu, davaya katılacak ortakların aynı şirket sözleşmesi hükmüne veya aynı haklı sebebe dayanmalarının gerekli olup olmadığını ya da başka hüküm veya haklı sebepler ileri sürülmesinin de mümkün olup olmadığını katı bir şekilde çözmekten kaçınmış, bunların çözümünü yargı kararları ile öğretiye bırakmıştır(7).

Hükümde öngörülen bir aylık süre, hak düşürücü süredir. Müdürlerce yapılacak bildirimin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içerisinde çıkma katılma hakkını kullanmayan ortaklar bu haklarını kaybedeler. Kanun’a göre, çıkma ve çıkmaya katılma hakkını kullanan ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşit işleme tâbi tutulurlar (YTTK md. 639/f.3).

Buna karşılık, YTTK, şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağın şirketten çıkarılması hâlinde, çıkmaya katılma hakkının kullanılamayacağını hükme bağlamıştır (YTTK md. 639/f.4). Örneğin, ortak, şirket sözleşmesinde belirtilen bir sebebe istinaden genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılmış ise, diğer ortaklar, aynı sebebin kendileri hakkında da geçerli olduğunu öne sürüp çıkmaya katılma haklarını kullanamazlar.

IV- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni TTK’ya göre limited şirket sözleşmesine hüküm koymak suretiyle, ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabilir. Bu hak herhangi bir şarta bağlanmayacağı gibi belirli şartların varlığı halinde de öngörülebilir. Eğer şartsız olarak tanınmışsa, ortak herhangi bir sebep belirtmeksizin ve kendisinden herhangi bir koşulu yerine getirmesi istenmeksizin şirketten çıkma hakkını kullanır. Sözleşme bu hakkı bazı şartla bağlamış ise, bu durumda da, ortak şirket sözleşmesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi üzerine ortaklıktan çıkma hakkını kullanır. Şirket sözleşmesinde bu konuda bir hükmün yer almaması halinde de ortak şirketten çıkma hakkını kullanabilir. Ancak, bu durumda ortağın mahkemeye başvurması ve çıkmanın haklı bir sebebe dayanması gerekir.

Öte yandan, yeni Türk Ticaret Kanunu’nda, bir çıkma davası bağlamında, kendilerini çıkma davasının davacısı ortak ile aynı konumda gören, yani çıkmaya ilişkin şirket sözleşmesi hükmüne dayanacak gerekçeleri veya kendi bakımlarından haklı sebepleri bulunan ortaklara çıkma davasına katılma hakkı tanınmıştır. Ancak, önceki yazılarımızda da vurguladığımız üzere, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği bu düzenlemeler 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, anılan tarihe kadar 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek, YTTK’nın getirdiği yenilikler ancak 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra hüküm ifade edecektir.

……………………………………………………………………………………….

Not:   Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumu’nu bağlamaz.

(1)     14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)     Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S. Sayısı: 96

(4)     ETTK’nın 551. maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, muhik sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir.” denilmekte idi.

(5)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S. Sayısı: 96

(6)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S. Sayısı: 96

(7)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No: 1/324, S. Sayısı: 96

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevden Alınması ve Üyeliklerinin Sona Ermesi

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Temmuz 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevden Alınması ve Üyeliklerinin Sona Ermesi

Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2), anonim şirket yönetim kurulunu, hem yapısal hem de işlevsel yönden kurumsal yönetim kurallarını da gözeterek, yeni hükümlerle düzenlemiş; bunu yaparken profesyonel yönetimi ve tam şeffaflığı özenle dikkate almıştır(3). Yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları zorunluluğunun ortadan kaldırılması, tek kişilik yönetim kuruluna imkan sağlanması, tüzel kişilerin tüzel kişilik olarak yönetim kuruluna seçilmesi, üyelerin belirli bir nisabının yüksek öğrenim görmüş olması zorunluluğunun getirilmesi bu yeniliklere örnek olarak gösterilebilir.  Diğer yandan, YTTK’da, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve üyeliklerinin sona ermesi konusunda da, halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’na kıyasla yeni hükümler ihdas edilmiştir.

İşte bu çalışmamızda, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına, üyeliklerinin sona ermesine ve boşalan üyeliklerin nasıl doldurulacağına ilişkin düzenlemeleri üzerinde durulacaktır. Yeni TTK’nın getirdiği bu yeniliklerin daha iyi anlaşılabilmesi bakımından da, konu, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu (ETTK) hükümleri ile karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREVDEN ALINMASI

6762 sayılı ETTK’nın 316. maddesinde “İdare meclisi azaları esas mukavele ile tayin edilmiş olsalar dahi umumi heyet kararıyla azlolunabilirler. Azlolunan azanın tazminat talebine hakkı yoktur. 275. madde hükmü mahfuzdur.” denilmekte, 369. maddesinde ise “Umumi heyeti toplantıya davete dair olan ilan veya davet mektuplarında gündemin gösterilmesi lazımdır. Gündemde gösterilmeyen hususlar müzakere olunmaz.” hükümleri yer almakta idi. Dolayısıyla, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması hususunun genel kurul gündemine alınması ve bunun üzerine genel kurulda görüşülüp karara bağlanması gerekmekteydi.

YTTK’ya göre de, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, ister seçimle gelmiş ister ise esas sözleşme ile atanmış olsunlar, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler (YTTK md. 364/f.1). Ancak YTTK, bu hususu ETTK’ya kıyasla biraz daha kolaylaştırmış, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için, genel kurul toplantısının gündeminde ilgili bir maddenin bulunmasını veya gündemde madde bulunmasa dahi haklı bir sebebin bulunmasını şart koşmuştur (YTTK md. 364/f.1). Dolayısıyla, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınabilmesi için, genel kural olarak, bu hususun genel kurulun gündemine alınmış olması gerekecektir. Buna karşılık, ilgili üyenin görevden alınmasına ilişkin haklı sebepler var ise, genel kurul, gündemde madde bulunmasa dahi ilgili üyeyi azledebilecektir.

Bu yönüyle, YTTK’nın söz konusu düzenlemesi ETTK zamanında uygulamada sorun yaratan ve Yargıtay kararlarında farklı tarihlerde değişik yönde sonuçlara bağlanmış bulunan, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmalarının gündeme bağlılık ilkesinin kapsamında olup olmadığı sorununu, menfaatler dengesine uygun bir şekilde çözüme kavuşturmuştur. Zira, genel kurulun güvenini yitiren, hakkında haklı bir sebep mevcut olan bir üyeyi genel kurulun sadece gündeme bağlılık ilkesi dolayısıyla ileriki gündeminde görevden alma bulunan bir toplantıya kadar yönetim kurulunda tutmak zorunda bırakılması, genel kurula tanınan görevden alma yetkisinin amacına aykırı olacaktır. Hüküm haklı sebebin niteliği ile ilgili herhangi bir sınırlama getirmemiştir. Yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümünün ihlâli, birçok şirkette üyelik sebebiyle görevin ifasında güçlük, geçimsizlik, nüfuzun kötüye kullanılması, haklı sebeptir. Sadece politik nitelik taşıyan bir sebep, özellikle bilgisi ve ehliyeti ile yararlı olan bir üye yönünden haklı sebep oluşturulması düzenlemenin ruhuna uymayabilir(4).

YTTK, söz konusu düzenleme yanında, yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişiye de kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilme olanağı getirmiştir (YTTK md. 364/f.1). YTTK’ya göre, yönetim kurulu üyeliğine bir tüzel kişiliğin seçilmesi durumunda, tüzel kişi adına tescil ve ilân edilecek kişi bizzat tüzel kişi tarafından belirlenmekte, genel kurul tarafından seçilememektedir. Bu yönüyle, Kanun, gerçek kişiyi belirleme ve değiştirme hakkını sadece tüzel kişiye vermiştir. Bununla birlikte, şirketin, haklı sebeplerin varlığında tüzel kişiden değiştirme talebinde bulunmaya hakkı vardır.

YTTK’nın görevden alma konusunda getirdiği bir diğer yeni düzenleme de, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat hakkının saklı tutulmasıdır (YTTK md. 364/f.2). Oysa, ETTK’nın 316. maddesinin birinci fıkrasında “azlolunan azanın tazminat talebine hakkı yoktur” denilerek, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat talebinde bulunması engellenmiş idi. Bu itibarla, YTTK’nın anılan düzenlemesi, ETTK’da yer alan haksız hükmü kaldırıp, görevden alınan yönetim kurulu üyelerine tazminat talebinde bulunma imkanı sağlamıştır.

Diğer yandan, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasının bir istisnası da bulunmaktadır, o da YTTK’nın 334. maddesi gereği atanan kamu tüzel kişisi temsilcileridir(5)(YTTK md. 364/f.2). Bu şekilde atanan temsilciler, genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilirler (YTTK md. 334/f.2).

Ancak, burada da şu ayrımı yapmak gerekmektedir. YTTK’nın 334. maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, paysahibi olmasalar da, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilir.” denilmiş, ikinci fıkrasında ise “Birinci fıkrada yazılı şirketlerde paysahibi olan kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, ancak bunlar tarafından görevden alınabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani Kanun, yönetim kurulu üyesinin kamu tüzel kişisi haricinde görevden alınamaması ilkesini, kamu tüzel kişisinin söz konusu şirkette paysahibi olma esasına dayandırmıştır. Oysa, anılan maddenin ilk fıkrasına göre, kamu tüzel kişilerine, o şirkette pay sahibi olmasalar dahi, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilmektedir. Dolayısıyla, kamu tüzel kişisinin, pay sahibi olmadan sadece şirket esas sözleşmesinde yer alan hükme dayanarak atadığı yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul tarafından görevden alınması hususunda yasal bir engel bulunmadığı kanısındayız.

III- YTTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNİN SONA ERMESİ

Yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren sebepleri, şu şekilde sıralamak mümkündür:

– Üyelik için gerekli kanuni şartları veya esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybetmesi (YTTK md. 363/f.2),

– İflâsına karar verilmesi (YTTK md. 363/f.2),

– Ehliyetinin kısıtlanması (YTTK md. 363/f.2).

Bu sebeplerin varlığında, ilgili kişinin yönetim kurulu üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer (YTTK, md. 363/f.2).

IV- YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNDE YAŞANAN BOŞALMALARIN GİDERİLMESİ

YTTK’nın anonim şirket yönetim kurulu üyeliklerinde boşalma olması durumunda ne yapılması gerekeceğine ilişkin düzenlemesi ETTK’nın 315. maddesinden alınmıştır. ETTK’nın söz konusu maddesinde;

“275. madde hükmü mahfuz olmak üzere bir azalık açılırsa idare meclisi kanuni şartları haiz bir kimseyi geçici olarak seçip ilk toplanacak umumi heyetin tasvibine arzeder. Bu suretle seçilen aza umumi heyet toplantısına kadar vazifesini yapar.

İdare meclisi azalarından biri iflasa tabi kimselerden olup da iflasına karar verilir veya hacir altına alınır yahut azalık için lüzumlu kanuni vasıfları kaydederse, vazifesi sona ermiş olur. Ağır hapis cezasıyla veya sahtekarlık, emniyeti suiistimal, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyet halinde dahi hüküm aynıdır.”

denilmekte idi.

YTTK’nın 363. maddesinde ise;

“334. madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanunî şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar.

Yönetim kurulu üyelerinden birinin iflâsına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya da bir üye üyelik için gerekli kanunî şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybederse, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.”

denilmiştir.

Dolayısıyla, gerek YTTK’nın 363. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sona erme sebepleriyle gerek bunlar dışındaki herhangi bir sebeple -istifa, ölüm vs.-, yönetim kurulu üyeliklerinde bir boşalma yaşanması durumunda, yönetim kurulu, kanunî şartları taşıyan birisini “geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine” seçer ve bu kişiyi toplanacak olan ilk genel kurulun onayına sunar. Bu şekilde seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar (YTTK md. 363/f.1). Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinin onaylanması durumunda, yerine getirildiği üyenin (selefinin) kalan süresini tamamlar. Eğer, selefinin görev süresi genel kurul tarihi itibariyle sona ermiş ise, boşalan üyeliğe getirilen kişinin görevinin de bittiği kabul edilir. Yine, bu kişinin üyeliğinin genel kurul tarafından onaylanmaması durumunda da, yönetim kurulu üyeliği genel kurul tarihi itibariyle sona erer.

Ancak, kamu tüzel kişilerinin temsilcileri bu düzenlemenin de istisnasını oluşturmaktadır. Zira, 363. maddesinin birinci fıkrasının başında “334. madde hükmünün saklı olduğu” açıkça belirtilmiştir. YTTK’nın 334. maddesine göre de; Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, paysahibi olmasalar da, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilmekte, bu temsilciler kamu tüzel kişisi tarafından belirlenmekte ve yine genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilmektedir (YTTK md. 334/f.2). İşte, anılan kamu tüzel kişilerinin temsilcilerinin görevden ayrılması veya alınması durumunda yönetim kurulu üyeliklerinde yaşanacak boşluklarda, YTTK’nın 363. maddesi uygulanamayacak, yani yönetim kurulu kanunî şartları haiz birini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçemeyecektir. Hal böyle olunca, yaşanan boşlukların kamu tüzel kişisi tarafından yeni temsilci görevlendirilmesi suretiyle giderilmesi beklenilecektir.

V- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için, genel kurul toplantısının gündeminde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa dahi haklı bir sebebin bulunması gerekir. Yani, ilgili üyenin görevden alınmasına ilişkin haklı sebepler var ise, genel kurul, gündemde madde bulunmasa dahi ilgili üyeyi azledebilecektir. YTTK’nın görevden alma konusunda getirdiği bir diğer yeni düzenleme de, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat hakkının saklı tutulmasıdır. Yönetim kurulu üyeliği için gerekli kanuni şartların veya esas sözleşmede öngörülen niteliklerin kaybedilmesi, üyenin iflâsına karar verilmesi veya ehliyetinin kısıtlanması durumunda, yönetim kurulu üyeliği herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.

YTTK’ya göre yönetim kurulu üyeliği herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar. Buna karşılık, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, anılan tarihe kadar, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek, YTTK’nın getirdiği yenilikler ancak 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra hüküm ifade edecektir.

…………………………………………………………………………

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1)    14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)    Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(4)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı:96

(5)     ETTK’nın 316. maddesinin ikinci fıkrasına göre de, kamu tüzel kişisi temsilcileri, genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilmekte idi.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Öngörülen, Şirkete Borçlanma Yasağı ve Cezai Müeyyidesi

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Haziran 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Öngörülen, Şirkete Borçlanma Yasağı ve Cezai Müeyyidesi
Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu(YTTK)(1)’nun anonim şirketlerde kurumsal yönetim ilkelerini tesis etmek amacıyla getirdiği yeniliklerden birisi şirkete borçlanma yasağıdır. Zira, paysahiplerinin şirkete borçlanması, o kadar yaygın bir uygulama haline gelmişti ki, sair yasalardaki hükümlerle bu uygulama bir nebze olsa engellenmeye çalışılsa dahi, bu konuda nihai bir çözüm sağlanamamıştı. İşte yeni TTK, istisnalar haricinde, paysahiplerinin şirkete borçlanmasını yasaklamış, bu yasağa aykırılık için de cezai sorumluluk öngörmüştür. Anılan yasak ve buna uygulanacak cezalar, limited şirket ortaklarının şirkete borçlanmalarını da kapsamaktadır.

Dolayısıyla, bu çalışmamızda, 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket paysahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve limited şirket ortakları için öngördüğü şirkete borçlanma yasağı ve bu yasağa aykırılık halinde verilecek cezalar üzerinde durulacaktır.

II- ANONİM ŞİRKET PAYSAHİPLERİNE GETİRİLEN ŞİRKETE BORÇLANMA YASAĞI VE BU YASAĞA İLİŞKİN CEZAÎ SORUMLULUK

YTTK’nın 358. maddesi, “iştirak taahhüdünden doğan borç” dışında, anonim şirket paysahiplerinin şirkete borçlanmalarını yasaklamaktadır. Getirilen bu yasağın amacı, ticaret hayatında yaygın olan, kazandığı boyutlar dolayısıyla verdiği zararlar bir hayli genişlemiş bulunan, bir kötü ve sakat uygulamayı önlemektir. Çünkü, hükümle paysahiplerinin şirkete karşı borçlanmalarının yani, sermaye taahhüdü dahil, birçok iş ve işlemde şirket kasasını kullanmalarının, kişisel harcamalarını bu kanaldan yapmalarının, hatta şirketten para çekmelerinin engellenmesi amaçlanmaktadır(2).

YTTK’da anılan yasağa aykırılık hali için cezaî sorumlulukta öngörülmüştür. Buna göre, 358. madde hükmüne aykırı şekilde şirkete borçlanan paysahipleri üçyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır (YTTK md. 562/f-5-c).

Ancak yasa koyucu, anılan uygulamanın yaygınlığını gözeterek, söz konusu ceza hükmünün uygulanabilmesi konusunda paysahiplerine bir geçiş dönemi tanımıştır. Şöyle ki, 14.01.2011 tarih ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrasına göre, YTTK’nın 358. maddesine aykırı şekilde, anonim şirkete borçlu olan paysahipleri, borçlarını, “1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren üç yıl içinde, yani 1 Temmuz 2015 tarihine kadar, nakdî ödeme yaparak tamamen tasfiye etmek zorundadırlar.” Borcun kısmen veya tamamen başkası tarafından üstlenilmesi, borç için kambiyo senedi verilmesi, ödeme planı yapılması veya benzeri yollara başvurulması tasfiye sayılmayacaktır. 1 Temmuz 2015 tarihine kadar tasfiye gerçekleşmez ise, 562. maddenin beşinci fıkrası gereği ilgililerin cezaî sorumluklarına gidilecektir (6103/24/f-2 md.). Yine, tasfiye süresinin geçmesinden sonra, şirketin alacaklıları, alacakları için, şirkete borçlu olan paysahibini takip edebilecektir (6103/24/f-3 md.).

III- ANONİM ŞİRKET PAYSA-HİPLERİNE GETİRİLEN ŞİRKETE BORÇLANMA YASAĞININ İSTİSNASI

Yasa koyucu, paysahiplerine getirilen şirkete borçlanma yasağının istisnasız bir şekilde ve katı bir tarzda uygulanmasının haksızlıklara yol açabileceğini göz önünde bulundurarak, bu konuda bir istisna getirmiştir. Bu çerçevede, YTTK’nın 358. maddesinde, “İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz.”denildikten hemen sonra “Meğer ki borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulsun.” hükmüne yer verilmiştir.

Böylece, işletmesi dolayısıyla şirketle iş yapan paysahiplerinin, şirketin her müşterisi gibi vadeli, konsinye veya benzeri yöntemlerle şirketten mal alabilmelerine olanak sağlanmıştır. Ancak, anılan istisna paysahiplerinin, şirketle iş yapan diğer kişilerle aynı şartlara tâbi tutulmasını şart koşmaktadır. Şirketin, paysahiplerine istisnalar ve diğer müşterilere uygulananlardan daha yumuşak şartlar tanıması hükme aykırılık teşkil edecektir(3). Bu durumda da, paysahibinin şirketle borçlanma yasağına aykırı davrandığı sonucuna varılıp cezalandırılması yoluna gidilecektir.

IV- ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE GETİRİLEN ŞİRKETE BORÇLANMA YASAĞI VE BUNA AYKIRILIK HALİNDE VERİLECEK CEZALAR

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirkete borçlanma yasağı, YTTK’nın 395. maddesinde düzenlenmiştir. ETTK’dan farklı olarak yeni getirilen bu düzenleme, bir açıdan sermayenin (malvarlığının) korunması ilkesinin gereğidir. Bu yönüyle, anılan düzenleme YTTK’nın 358. maddesinde yer alan “İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, paysahipleri şirkete borçlanamaz. Meğer ki borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve paysahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tâbi tutulsun.”(4) hükmünün tamamlayıcısı olup, aynı zamanda da uygulamada sıkça rastlanılan kötüye kullanmaların engellenmesi amacını taşımaktadır. Anılan yasak çerçevesinde;

● Yönetim kurulu üyesi, alt ve üst soyundan biri ya da eşi yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından biri,

● Yönetim kurulu üyesinin ve alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin ortağı oldukları şahıs şirketleri,

● Yönetim kurulu üyesinin ve alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin en az yüzde 20’sine katıldıkları sermaye şirketleri

şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz (YTTK md. 395/f-2).

Borçlanma yasağına aykırı davranılması durumunda ise, şirket alacaklıları, bu kişileri, -yönetim kurulu üyesini, alt ve üst soyundan birini ya da eşini yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birini vd.- şirket borçları için -şirketin yükümlendirildiği tutarda- doğrudan takip edebileceklerdir (YTTK md. 395/f-2).

Ancak YTTK, borçlanma yasağı konusunda şirketler topluluğuna muafiyet tanımıştır. Buna göre, 202. madde(5) hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dahil şirketler birbirlerine kefil olmaları ve garanti vermeleri “borçlanma yasağı” kapsamında değerlendirilmez (YTTK md. 395/f-3).

Yine YTTK’nın 395. maddesinin son fıkrasında, ETTK’da olduğu üzere, Bankacılık Kanunu’nun özel hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, YTTK’nın 395. maddesinde düzenlenen “şirkete borçlanma” yasağı Bankacılık Kanunu’na tabi anonim şirketleri kapsamayacak, bunlar hakkında kendi özel mevzuatlarında yer alan düzenlemeler uygulanacaktır.

Sayılan muaflık ve istisnalar haricinde, YTTK’nın 395. maddesine aykırı olarak şirkete borçlananlar için cezai sorumluluk öngörmektedir. Bu itibarla, 395. madde hükmüne aykırı şekilde şirkete borçlanan yönetim kurulu üyeleri, yakınları vd. üçyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır (YTTK md. 562/f-5-d).

V- LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARINA GETİRİLEN ŞİRKETE BORÇLANMA YASAĞI VE BU YASAĞA İLİŞKİN CEZAÎ SORUMLULUK

YTTK’nın 644. maddesinin (b) bendine göre, anonim şirketlerde şirkete borçlanma yasağına dair 358. madde hükmü limited şirketlere de uygulanacaktır.

Dolayısıyla, limited şirket ortaklarının da, “iştirak taahhüdünden doğan borç” dışında, şirkete borçlanmaları yasaklanmaktadır (YTTK md. 644/b, md. 358). Bu yasağa aykırı olarak şirkete borçlanan limited şirket ortakları üçyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır (YTTK md. 644/b, md. 358, md. 562/f-5-c).

Ancak, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş ve de emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulmuş olan borçlar, anılan yasak kapsamına girmeyecektir (YTTK md. 644/b, md. 358).

Bununla birlikte, anılan cezaların uygulanması bakımından anonim şirket paysahipleri için öngörülen geçiş süreci limited şirket ortakları için de öngörülmüştür. Dolayısıyla, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 24. maddesinin birinci fıkrası gereği, “YTTK’nın 358. maddesine aykırı şekilde limited şirkete borçlu olan ortakların, borçlarını, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren üç yıl içinde, yani 1 Temmuz 2015 tarihine kadar, nakdî ödeme yaparak tamamen tasfiye etmeleri gerekecektir.” Borcun kısmen veya tamamen başkası tarafından üstlenilmesi, borç için kambiyo senedi verilmesi, ödeme planı yapılması veya benzeri yollara başvurulması tasfiye sayılmayacaktır. 1 Temmuz 2015 tarihine kadar tasfiye gerçekleşmediği takdirde de, 562. maddenin beşinci fıkrası gereği ilgililerin cezaî sorumluklarına gidilecektir (6103/24/f-2 md.). Yine, tasfiye süresinin geçmesinden sonra, şirketin alacaklıları, alacakları için, şirkete borçlu olan limited şirket ortağını takip edebilecektir (6103/24/f-3 md.).

VI- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni TTK’ya göre, anonim şirket paysahipleri ile limited şirket ortaklarının iştirak taahhüdünden doğan borç dışında, şirkete borçlanmaları yasaktır. Ancak, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğan ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulan borçlar anılan yasak kapsamına girmeyecektir. Bu düzenlemeye aykırı olarak, şirkete borçlanan paysahiplerine ve limited şirket ortaklarına ise üçyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilecektir. Diğer yandan YTTK, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, bunların 393. maddede sayılan yakınlarının, yönetim kurulu üyelerinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ile en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketlerinin de, şirkete nakit veya ayın olarak borçlanmalarını yasaklamaktadır. Bu yasağa aykırı davranan anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer ilgililer de üçyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır.

Bununla birlikte yasa koyucu, şirkete borçlanma yasağına uygulanacak ceza konusunda anonim şirket paysahiplerine ve limited şirket ortaklarına, borçlarını ödeme konusunda bir süre tanımıştır. Anılan düzenlemeye göre, YTTK’nın 358. maddesine aykırı şekilde, şirkete borçlu olan paysahipleri ve limited şirket ortakları, borçlarını, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren üç yıl içinde, yani 1 Temmuz 2015 tarihine kadar, nakdî ödeme yaparak tamamen tasfiye etmek zorundadırlar. 1 Temmuz 2015 tarihine kadar borçlarını tasfiye etmedikleri takdirde, haklarında 562. maddenin 5. fıkrasında öngörülen adlî para cezaları uygulanacaktır. Bu nedenle, anılan yasak kapsamına giren anonim şirket paysahiplerinin ve limited şirket ortaklarının şirkete olan borçlarını en geç 1 Temmuz 2015 tarihine kadar nakdî ödeme yaparak tasfiye etmeleri menfaatlerine olacaktır.

……………………………………………………………………………..

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1)     6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu, 14 Şubat 2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında (ETTK), 13 Ocak 2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında (YTTK) kısaltmaları kullanılacaktır.

(2)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(3)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı: 96

(4)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96

(5)     YTTK’nın “Hâkimiyetin Hukuka Aykırı Kullanılması” kenar başlıklı 202. maddesinde; “1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukukî işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını aynî veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğer ki kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın.

b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her paysahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı paysahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.

c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflâs etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler.

d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez.

e) Paysahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561. maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.

2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına ret oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden paysahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilân edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötü niyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir.

4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, paysahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır.

5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla paysahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukukî sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir.” denilmektedir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ön-Anonim Şirket ve Anonim Şirketin Tüzel Kişilik Kazanması

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Mayıs 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ön-Anonim Şirket ve Anonim Şirketin Tüzel Kişilik Kazanması

Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

 

I- GİRİŞ

Yeni Türk Ticaret Kanunu(YTTK)’nun anonim şirketin kuruluş şartlarına ve kuruluş belgelerine ilişkin düzenlemelerine önceki çalışmalarımızda değinilmiş idi(1).

Bu çalışmamızda ise yeni Türk Ticaret Kanunu (2)’na göre ön-anonim şirket ile şirketin tüzel kişilik kazanması ve de Kanun’a aykırı kuruluş ile sonuçları üzerinde durulacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ÖN-ANONİM ŞİRKET

Yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket in kuruluşunu, “kurulma” ve “tüzel kişilik kazanma” olarak ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. Zira, YTTK’nın 335. maddesinin birinci fıkrasında “Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı esas sözleşme de, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.” denilmekte, aynı maddenin ikinci fıkrasında da “355. maddenin birinci fıkrasının saklı olduğu”belirtilmektedir. Bu manada, anılan fıkra, “ön-anonim şirket in varlığına işaret etmekte ve şirketin oluşma anını açıklığa kavuşturmaktadır. YTTK’nın 355. maddesinin ilk fıkrasında ise “Şirket ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır.” hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla, eski TTK’da, “anonim şirket in kurulması” ile payların taahhüt edilip esas sözleşmesinin imzalanmasından şirketin tescil ve ilanına kadar geçen süre kastedildiği halde; YTTK, kurucuların şirket esas sözleşmesini noter huzurunda imzalamaları ile birlikte şirketin “kurulduğunu” (ön-anonim şirket in varlığını) kabul etmekte, ancak şirketin ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanacağını öngörmektedir.

Ön-anonim şirket, tüzel kişiliği haiz anonim şirketten farklıdır. Anılan nokta 355. maddenin birinci fıkrasının saklı tutulması ile vurgulanmıştır. Ön-anonim şirket ile anonim şirketin ayrışması organların oluşumu ve yetkilerini kullanma anlarının belirlenmesi başta olmak üzere birçok diğer hüküm yönünden önemlidir. Hakim görüş uyarınca, ön-anonim şirket bir adî şirket ve dernek olmayıp; bir elbirliği mülkiyeti (şirketi) oluşturur. Şirketin tescili ile ön-şirket tasfiyesiz sona erer. Tek kişi anonim şirketinde ise ön-şirket tek kurucunun özel malvarlığı niteliğini taşır. Türk hukukunda ön-anonim şirketin niteliği ile hukukî durumu öğretide ve mahkeme kararlarında açıklığa kavuşacaktır(3).

III- YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ANONİM ŞİRKET İN TÜZEL KİŞİLİK KAZANMASI

YTTK, ETTK’da yer alan “anonim şirket , ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır” ilkesini aynen muhafaza etmektedir (YTTK md. 355/f.1). Buna göre, anonim şirket esas sözleşmesinin tamamı, kuruluş iznine tabi şirketler için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan kuruluş izninin alındığı tarihi, diğer şirketlerde ise kuruluş esas sözleşmesinin noter tarafından onaylandığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil ettirilmeli ve Türkiye Ticaret Sicili  Gazetesi’nde ilan olunmalıdır (YTTK md. 354/f.1).

Buna karşılık, Yeni Türk Ticaret Kanunu, esas sözleşmenin ilan edilmesine ilişkin olarak, sadece aşağıda belirtilen hususların ilan tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini öngörmektedir:

a- Esas sözleşme nin tarihi,

b- Şirketin ticaret unvanı ve merkezi,

c- Şirketin, varsa süresi,

d- Şirketin sermayesi, ödenmesinin şekil ve şartları ile payların itibarî değer leri, varsa imtiyazlar,

e- Pay senetlerinin türleri, hamiline veya nama yazılı oldukları,

f- Şirketin nasıl temsil olunacağı,

g- Yönetim kurulu  üyeleriyle, şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, unvanları, yerleşme yerleri ve vatandaşlıkları,

h- Şirketin yapacağı ilânların şekli; esas sözleşme de buna ilişkin hüküm bulunduğu takdirde, yönetim kurulu  kararlarının pay sahipleri ne nasıl bildirileceği

dolayısıyla, yukarıda belirtilen hususlar, şirket esas sözleşmesinin ilan edildiği tarihten itibaren hüküm ifade edecektir.

IV- TESCİLDEN ÖNCEKİ İŞLEM VE TAAHHÜTLERİN ŞİRKET TARAFINDAN ÜSTLENİLMESİ

Yeni Türk Ticaret Kanunu, ETTK’da olduğu gibi, “işlem ve taahhütlerin ileride kurulacak şirket adına yapıldığının açıkça bildirilmiş olması ve de şirketin ticaret sicili ne tescilinden itibaren üç ay içerisinde bu taahhütlerin şirket tarafından kabul edilmesi halinde”, şirketin, bu işlem ve taahhütlerden dolayı sorumlu olacağını öngörmektedir (YTTK md. 355/f.2).

Bu koşulların mevcut olmaması, başka bir deyişle, tescilden önceki işlem ve taahhütlerin şirket adına yapıldığının açıkça bildirilmemesi veya bu hususların şirketin tescilinin üzerinden üç ay geçtikten sonra talep veya kabul edilmesi ya da süresi içerisinde müracaat edilmekle birlikte şirketin talebi reddetmesi durumunda, bu işlemleri yapanlar veya taahhütlere girişenler, bu işlem ve taahhütlerden dolayı şahsen ve müteselsilen sorumlu olacaklardır (YTTK md. 355/f.2).

Bununla birlikte, YTTK’nın anılan hükmünde, sadece “şirket tarafından kabul olunmuşsa” ibaresine yer verilmiş, ancak bu kabulün şirketin hangi organı tarafından yerine getirileceği açıklanmamıştır. Kanımızca, bu işlem ve taahhütler, şirket genel kurulu  tarafından kabul edilip karara bağlanmalıdır.

V- KURULUŞ GİDERLERİ NİN ŞİRKET TARAFINDAN KARŞILANMASI

YTTK, anonim şirket in kuruluşu esnasında yapılan kuruluş giderleri nin, ancak şirket tarafından kabul edilmesi durumunda, şirket tarafından karşılanacağını, şirket tarafından kabul edilmemesi halinde ise, kurucular tarafından karşılanacağını, kurucuların bu giderleri sadece şirketten talep edebileceklerini, bunun dışında pay sahipleri ne müracaat etmelerinin mümkün olmayacağını öngörmektedir (YTTK md. 355/f.3).

VI- KANUN’A AYKIRI KURULUŞ VE SONUÇLARI

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirket in kuruluşunda, Kanun hükümlerine uyulmamış olsa dahi, şirketin butlan ına veya yoklu ğuna karar verilemeyecektir (YTTK md. 353/f.1). Buna karşılık, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve bu suretle alacaklıların, pay sahipleri nin veya kamunun menfaatlerinin önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmesi ya da ihlâl edilmesi durumunda;

a- Sanayi ve Ticaret Bakanlığı,

b- Şirket yönetim kurulu ,

c- İlgili alacaklı veya

d- Pay sahibi

şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine müracaat ederek şirketin feshini talep edebilecektir (YTTK md. 353/f.1).

Bu durumda, mahkemece, şirketin feshine karar verilebileceği gibi, eksikliklerin giderilmesi ve esas sözleşmeye veya kanuna aykırılıkların düzeltilmesi amacıyla şirkete süre de verilebilir (YTTK md. 353/f.2).

Ancak, fesih davası nın, şirketin tescil ve ilânından itibaren üç aylık hak düşürücü süre  içinde açılması zorunludur (YTTK md. 353/f.4). YTTK, bu hususların yanında, yanında, hem davanın açıldığı hususunun hem de kesinleşmiş olan mahkeme kararının, mahkeme tarafından re’sen ticaret sicili ne bildirilip tescil edilmesini ve Türkiye Ticaret Sicili  Gazetesi’nde ilân olunmasını; tescil ve ilânı yapılan bu hususun şirket yönetim kurulu  tarafından, tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az bir gazetede ilân edilmesini ve şirketin internet sitesi ne konulmasını şart koşmaktadır (YTTK md. 353/f.5).

VII- ÖZET VE SONUÇ

YTTK, anonim şirket in kuruluşunu, “kurulma” ve “tüzel kişilik kazanma  olarak ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. YTTK’ya göre anonim şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı esas sözleşme de, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur. Buna karşılık, şirket ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır. Yani, YTTK, kurulduğu andan tescil edildiği zamana kadar geçecek sürede, “ön-anonim şirket”in varlığını kabul etmektedir.

Anonim şirket in kuruluşunda, Kanun hükümlerine uyulmamış olsa dahi, şirketin butlan ına veya yoklu ğuna karar verilemeyecektir. Bununla birlikte, anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve bu suretle alacaklıların, pay sahipleri nin veya kamunun menfaatlerinin önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmesi ya da ihlâl edilmesi durumunda; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, şirket yönetim kurulu , ilgili alacaklı veya pay sahibi, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine müracaat ederek şirketin feshini talep edebilecektir. Ancak, fesih davası nın, şirketin tescil ve ilânından itibaren üç aylık hak düşürücü süre  içinde açılması gerekmektedir.
……………………………………………………………..

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumu bağlamaz.

(1)     Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Kuruluşu İçin Gerekli Şartlar”, Yaklaşım, Sayı: 219, s. 264-267; Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketin Kuruluş Belgeleri”, Yaklaşım, Sayı: 220, s. 264-267

(2)     Karışıklığa sebebiyet vermemek için, çalışmamızda, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu E. 1/324, S. Sayısı: 96

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketin Kuruluş Belgeleri

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Nisan 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketin Kuruluş Belgeleri 

Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bir önceki çalışmamızda, 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu(YTTK)(1)’nun anonim şirket kuruluşu için aradığı şartlar üzerinde durulmuş idi(2). Bu çalışmamızda ise, önceki çalışmanın devamı ve tamamlayıcısı mahiyetinde olmak üzere, YTTK’nın anonim şirket kuruluşu için zorunlu tuttuğu kuruluş belgeleri üzerinde durulacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKETİN KURULUŞ BELGELERİ

Anonim şirket  kuruluşu için gerekli olan belgelere YTTK’nın 336. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre; “esas sözleşme, kurucular beyanı, değerleme raporları, ayın ve işletme devralınmasına ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, kurulmakta olan şirketle, kurucular ve diğer kişilerle yapılan ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler ile işlem denetçisi  raporu” kuruluş belgeleri dir. Bu belgeler, şirketin ticaret sicil dosyasına konulacak ve birer nüshaları da şirket tarafından beş yıl süreyle saklanacaktır (YTTK md. 336).

A- ŞİRKET ESAS SÖZLEŞMESİ

Şirketin kuruluş esas sözleşmesi nin yazılı şekilde yapılması, bütün kurucuların imzalarının noter tarafından onaylanması, ayrıca esas sermaye yi oluşturan payların tamamının kurucular tarafından taahhüt olduğuna dair ana sözleşmenin altına noterce şerh düşülmesi zorunludur (YTTK md. 339/f.1; md. 335/f.1; md. 341).

YTTK’ya göre, aşağıda belirtilen hususlar, şirket esas sözleşmesinde bulunmak zorundadır:

a- Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer.

b- Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu.

c- Şirketin sermayesi ile her payın itibarî değer i, bunların ödenmesinin şekil ve şartları.

d- Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları; belirli paylara tanınan imtiyazlar; devir sınırlamaları.

e- Paradan başka sermaye  olarak konan haklar ve ayınlar; bunların değerleri; bunlara karşılık verilecek payların miktarı, bir işletme ve ayın devir alınması söz konusu olduğu takdirde, bunların bedeli ve şirketin kurulması için kurucular tarafından şirket hesabına satın alınan malların ve hakların bedelleriyle, şirketin kurulmasında hizmetleri görülenlere verilmesi gereken ücret, ödenek veya ödülün tutarı.

f- Kurucularla yönetim kurulu  üyelerine ve diğer kimselere şirket kârından sağlanacak menfaatler.

g- Yönetim kurulu  üyelerinin sayıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar.

h- Genel kurul ların toplantıya nasıl çağrılacakları; oy hakları.

ı- Şirket bir süre ile sınırlandırılmışsa, bu süre.

i- Şirkete ait ilânların nasıl yapılacağı.

j- Pay sahipleri nin taahhüt ettiği sermaye  paylarının türleri ve miktarları.

k- Şirketin hesap dönemi.

Bu hususlar haricinde, ilk yönetim kurulu  üyeleri de, kuruluş esas sözleşme si ile atanacaktır (YTTK md. 339/f.3). YTTK’da, yukarıda sayılanlar dışında kalan hükümlerin de esas sözleşmeye konulmasına olanak sağlanmaktadır. Ancak, bu tür ihtiyari hükümlerin, YTTK’nın anonim şirket lere ilişkin emredici hüküm lerine aykırı olmaması gerekecektir (YTTK md. 340). Ayrıca, Kanun’un emredici hükümleri, o hususun esas sözleşme ile düzenlenebileceği yönünde şirkete esneklik sağladığı ölçüde, yasal sınırları ortadan kaldırmayacak şekilde düzenlemeler de -örneğin, genel kanuni yedek akçenin oranının artırılması yahut kanuni tavanının yükseltilmesi gibi- esas sözleşmeye konabilecektir.

B- KURUCULAR BEYANI

Kurucular beyanı , kuruluşa ilişkin olarak hazırlanması ve kurucular tarafından imzalanması zorunlu olan bir beyandır. Kurucular, şirketin kuruluşu ister nakdî ister aynî nitelikte olsun, bu beyanı vermek ile yükümlüdürler. Kurucular Beyanı nda;

· Şirkete aynî sermaye  konuluyor ya da bir ayın veya işletme devralınıyorsa, bunlara verilecek karşılığın uygunluğuna,

· Şirkete bu tür sermaye  koymanın veya ayın ya da işletme devralmanın gerekliliğine, bunların şirkete olan yararlarına

ilişkin belgeli, gerekçeli ve kesin ifadeli açıklamalar yer alır (YTTK md. 349/f.1). Bu hususlara ilave olarak, kurucular beyanı nda;

· Varsa, şirket tarafından iktisap edilen menkul kıymetlerle, bunların iktisap fiyatları,

· Söz konusu menkul kıymetleri çıkaranların son üç yıllık, gereğinde konsolide finansal tablo larının değerlemelerine ve çözümlenmelerine ilişkin bilgiler,

· Şirketin yüklendiği önemli taahhütler,

· Makine ve benzerleri malların ve herhangi bir aktif değerin alımına ilişkin bağlantılar, fiyatlar, komisyonlar ve her türlü borçlar,

· Var ise, şirket kurucularına sağlanan hususî menfaatler ve gerekçeleri,

· Şirket esas sözleşmesinde halka arz edilmek üzere pay taahhüdünde bulunulduğunun belirtilmesi halinde, kimlerin halka arz amacıyla ne miktarda pay taahhüt ettiği, pay taahhüdünde bulunanların birbirleri ile ilişkileri; bunlar bir şirketler topluluğuna dâhil bulunuyorlarsa, topluluk ile ilişkileri,

· Kuruluşu inceleyen işlem denetçisi ne ve diğer hizmet verenlere ödenen ücretler de emsalleriyle karşılaştırılarak açıklanacaktır (YTTK md. 349/f.1-2).

C- DEĞERLEME RAPORLARI

YTTK’nın 342. maddesinin birinci fıkrasına göre “üzerlerinde sınırlı aynî bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları” aynî sermaye olarak şirkete konulabilir. Ancak, hizmet edimleri, kişisel emek, ticarî itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz (YTTK md. 342/f.1).

Dolayısıyla, şirkete aynî sermaye  konacak ya da kuruluş sırasında işletme veya ayın devralınacak ise, bu ayınlara ve işletmelere, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından atanan bilirkişilerce değer biçilir (YTTK md. 343). Değerleme raporu nda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; aynî olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir (YTTK md. 343). Değerleme raporuna, kurucular, işlem denetçisi  ve menfaat sahipleri itiraz edebilirler. YTTK’ya göre, bilirkişiler tarafından düzenlenen değerleme raporu da tescil ve ilân edilmek zorundadır (YTTK md. 354/f.3).

D- İŞLEM DENETÇİSİ  RAPORU

Anonim şirket in kuruluşu, bir veya birkaç işlem denetçisi  tarafından denetlenecek ve sonuçları bir raporla belirlenecektir (YTTK md. 351). İşlem denetçisi  tarafından düzenlenecek olan kuruluş denetçisi raporunda;

· Payların tamamının taahhüt edilip edilmediği,

· Pay bedellerinin, kanunda veya esas sözleşme de öngörülmüş bulunan en az tutarlarının, kanuna uygun olarak bankaya yatırılıp yatırılmadığı ve buna ilişkin banka mektubunun kuruluş belgeleri arasında yer alıp almadığı, bu yükümlülüğün herhangi bir şekilde dolanıldığına ilişkin bir belirtinin bulunup bulunmadığı,

· Aynî sermaye  ve devralınan ayınlar için mahkemece atanan bilirkişilerce değerleme yapılıp yapılmadığı, mahkemece bir kararla onaylanan raporun dosyaya sunulup sunulmadığı,

· Kurucu  menfaatlerinin kanuna uygun olup olmadığı,

· Kurucular beyanı  ile ilgili açık bir uygunsuzluğun, aşırı bir değerlemenin ve işlemlerde görünür bir yolsuzluğun bulunup bulunmadığı,

· Diğer kuruluş belgeleri nin mevcut olup olmadığı, gerekli noter onaylarının ve izinlerin alınıp alınmadığı

gerekçeleriyle ve hesap verme ilkelerinin gereklerine uygun olarak açıklanır (YTTK md. 351).

Ancak, kuruluş  raporunda bulunması gereken bu hususlar sınırlı sayı değildir. Şirket kuruluşunun tür ve özelliğine göre gerekli açıklamalar yapılmalıdır. Bu rapor doğru, açık, eksiksiz bilgi ve hesap verme ve YTTK’nın 515. maddesindeki dürüst resim ilkesine göre hazırlanmalı, kesin ifadeler taşımalı, gerekli olan yerlerde ayrıntıya inmeli ve bir sonuçla son bulmalıdır. Rapordan kuruluşta aykırılık bulunup bulunmadığı tam olarak anlaşılmalıdır(3).

YTTK’nın 400. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, kuruluş denetçisi raporunun, orta ve küçük ölçekli ile halka açık olmayan anonim şirket lerde bir yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci malî müşavir tarafından da düzenlenebilecektir. Sermaye  şirketlerinin ölçeklerine göre sınıflandırılması ise YTTK’nın 1522 ve 1523. maddesinde ele alınmıştır. Oysa, kuruluş aşamasında olan bir anonim şirkette söz konusu ölçütlerin bulunması fiilen mümkün değildir. Bu manada, kuruluş aşamasındaki bir şirketi, -istisnalar haricinde- “küçük, orta veya büyük” sermaye şirketi  olarak vasıflandırmak da mümkün görülmemektedir.

Dolayısıyla, 1523. maddenin ikinci fıkrasında(4) sayılan şirketler dışında kalan kapalı (halka açık olmayan) anonim şirketlerin tamamının kuruluş raporlarının -büyüklüklerine bakılmaksızın-, bağımsız denetim  kuruluşları yanında yeminli mâlî müşavirler veya serbest muhasebeci malî müşavirler tarafından da düzenlenebileceği kanısındayız.

III- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre, “esas sözleşme, kurucular beyanı, değerleme raporları, ayın ve işletme devralınmasına ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, kurulmakta olan şirketle, kurucular ve diğer kişilerle yapılan ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler ile kuruluş  raporu” anonim şirketin kuruluş belgeleri dir. Bu belgeler, şirketin ticaret sicil dosyasına konulacak ve birer nüshaları da şirket tarafından beş yıl süreyle saklanacaktır.

Ancak, YTTK’nın anonim şirketin kuruluş belgelerine ilişkin bu düzenlemeleri 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla, anılan tarihe kadar, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun konuya ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir. Yani, çalışmamızda ele alınan bu kuruluş belgeleri, 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra kurulacak anonim şirketlerden talep edilecektir.

Not:       Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)         Karışıklığa sebebiyet vermemek için, çalışmamızda, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(2)         Soner ALTAŞ, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Kuruluşu İçin Gerekli Şartlar”, Yaklaşım, Sayı: 219, Mart 2011, s. 264-267

(3)         Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(4)         YTTK’nın 1523. maddesinin ikinci fıkrasına göre, küçük ve orta ölçekli olsalar dahi, aşağıdaki şirketler büyük sermaye şirketi sayılırlar:

(a) Borçlanma araçları veya öz kaynağa dayalı finansal araçları kamuya açık bir piyasada (yerel ve bölgesel piyasalar da dâhil olmak üzere, yerli veya yabancı bir sermaye piyasasında veya tezgâh üstü piyasada) işlem gören veya bu tür bir piyasada işlem görmek üzere söz konusu araçları ihraç edilme aşamasında bulunan sermaye şirketleri,

(b) Esas faaliyet konularından biri, varlıkları güvenilir kişi sıfatıyla geniş bir kitle adına muhafaza etmek olan bankalar, yatırım bankaları, sigorta şirketleri, emeklilik şirketleri ve benzerleri.

 

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Kuruluşu İçin Gerekli Şartlar

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Mart 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Kuruluşu İçin Gerekli Şartlar

Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

Bilindiği üzere, 27 Kasım 2008 tarihinde temel kanun olarak görüşmelerine başlanılan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’nın ilk 76 maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edildikten sonra, kalan maddelerin görüşmelerine uzunca bir süre ara verilmiş idi. Buna karşılık, kamuoyunun yoğun beklentilerini de dikkate alan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Tasarının kalan maddelerini, 13 Ocak 2011 tarihli 23. Dönem 5. Yasama Yılı 51. Birleşimi’nde, bazı değişikliklerle adeta “jet” hızında kabul etti.

Kabul edilen 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu(YTTK)(1), anonim şirketlere yönelik köklü değişiklik ve yenilikler öngörmektedir. İşte, bu çalışmamızda, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket kuruluşu için aradığı şartlar üzerinde durulacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET İN TANIMI VE KONUSU

YTTK’da, anonim şirket  “sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirket” olarak tarif edilmekte, pay sahipleri nin sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye  payları ile ve şirkete karşı sorumlu olacakları öngörülmektedir (YTTK md. 329). Bu manada, 6762 sayılı (eski) Türk Ticaret Kanunu(ETTK)’ndaki  anonim şirket tarifi, “bir unvana sahip” ibaresi çıkarılarak YTTK’ya aynen alınmıştır. Yine, ETTK’nın 271. maddesinde olduğu üzere, YTTK’da da anonim şirketlerin faaliyet konularına ilişkin bir sınırlama getirilmemekte, temel kriter olarak “kanunen yasak olmama” şartı benimsenmektedir. Bir başka deyişle, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konu için anonim şirket kurma olanağı, YTTK’nın yürürlüğe gireceği dönemde de varlığını koruyacaktır (YTTK md. 332).

III- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET KURULUŞU İÇİN GEREKLİ EN AZ SERMAYE  TUTARI

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (ETTK), esas sermaye  sistemini kabul etmiş tir. YTTK’da ise, esas sermaye  sistemi ile birlikte kayıtlı sermaye  sistemine de yer verilmektedir. Dolayısıyla, halka açık olmayan anonim şirket lerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin alarak kayıtlı sermaye sistemine geçmeleri mümkün olabilecektir(YTTK md. 332/f.3). Hisse senetlerini halka arz etmek üzere kurulan anonim şirketler ile kurulmuş olup da sermaye artırmak suretiyle hisse senetlerini halka arz edecek olan anonim şirketler ise, Sermaye  Piyasası Kurulu’ndan izin almak sureti ile kayıtlı sermaye sistemini kabul edebileceklerdir (SPK md. 12/f.1; YTTK md. 332/4).

Bu itibarla; esas sermaye  sistemini(2) kabul eden anonim şirket lerin kuruluştaki esas sermayelerinin 50.000 TL’den, kayıtlı sermaye  sistemi ni kabul eden ancak halka açık olmayan anonim şirketlerin “başlangıç sermayesi nin(3) ise 100.000 TL’den(4) az olmaması gerekecektir (YTTK md. 332/f.1). Buna karşılık, YTTK, asgarî sermaye tutarlarının, Bakanlar Kurulu tarafından artırılabileceğini öngörmekte, ancak bu konuda bir sınırlama getirmemektedir (YTTK md. 332/f.1).

IV- YTTK’YA GÖRE TAAHHÜT EDİLEN SERMAYENİN ÖDENMESİ GEREKEN EN AZ TUTARI VE ÖDEME SÜRESİ

YTTK, anonim şirket sermayesinin tamamının yahut bir kısmının nakden taahhüt edilmesi halinde, nakden taahhüt edilen payların itibarî değer lerinin en az %25’inin tescilden önce, kalan %75’inin de şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmesini zorunlu hale getirmektedir (YTTK md. 344/f.1). Bunun yanında, YTTK, şirket esas sözleşmesi ile %25’ten daha yüksek bir tutarın ödenmesinin ve kalan kısmın 24 aydan daha kısa bir sürede tahsilinin kayıt altına alınmasına da olanak sağlamakta, söz konusu nakdi ödemeler için şirket adına bankada özel bir hesap açtırılmasını ve taahhüt edilen payların Kanun’da öngörülen %25’lik kısmının yahut ana sözleşmede öngörülen daha yüksek tutarının ödendiğinin ticaret sicil müdürlüğüne hitaben düzenlenen banka mektubu ile ispat edilmesini zorunlu hale getirmekte, şirketin, tüzel kişilik kazanmasını takiben durumun ticaret sicili  müdürlüğü  tarafından bankaya bildirilmesini ve şirket adına yatırılan tutarın şirkete iade edilmesini öngörmektedir (YTTK md. 345/f.1).

Şirketin Kanun’da öngörülen süre içerisinde tüzel kişilik kazanamaması halinde ise, durum ticaret sicili  müdürlüğü  yazısı ile bankaya iletilecek ve yatırılan bedeller banka tarafından sahiplerine iade edilecektir (YTTK md. 345/f.2).

V- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET KURULUŞU İÇİN GEREKLİ EN AZ KURUCU SAYISI

ETTK, anonim şirket  kuruluşu için pay sahibi olan en az beş kurucunun bulunmasını şart koşmakta idi (ETTK md. 277). YTTK ise, kurucular için asgari bir sayı öngörmemektedir. Bu itibarla, YTTK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte, anonim şirket kurabilmek için pay sahibi olan bir(5) veya daha fazla kurucunun(6) varlığı yeterli olacaktır (YTTK md. 338/f.1). Yani, anonim şirketlerin, bir kişi (gerçek veya tüzel) tarafından kurulması da mümkün hale gelecektir. Ancak, şirketin tek kişi tarafından kurulması halinde, pay sahibinin adının, yerleşim yerinin ve vatandaşlığının da şirket ile birlikte tescil ve ilan edilmesi gerekecektir (YTTK md. 338/f.2).

YTTK, şirketin birden fazla kişi tarafından kurulması ancak sonradan pay sahibi sayısının bire düşmesi hali için de birtakım düzenlemeler öngörmektedir. Buna göre; şirket birden fazla kişi tarafından kurulur, ancak sonradan şirketin payları tek kişide toplanıp pay sahibi sayısı bire düşer ise, durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde yönetim kurulu na yazılı olarak bildirilecektir. Yönetim kurulu , bildirimi aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde, şirketin tek pay sahipli bir anonim şirket olduğunu ve bu pay sahibinin adını, yerleşim yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilân ettirecektir. Aksi hâlde, doğacak zarardan, bildirimde bulunmayan pay sahibi ile tescil ve ilânı yaptırmayan yönetim kurulu sorumlu olacaktır (YTTK md. 338/f.2).

Diğer yandan, YTTK, tek kişi tarafından anonim şirket  kuruluşunu öngörmekle birlikte, şirketin tek pay sahibi olarak kendi paylarını iktisap etmesine yahut ettirmesine yasak getirmektedir (YTTK md. 338/f.3).

VI- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET KURULUŞU İÇİN İZİN ALINMASI

YTTK “anonim şirket lerin kuruluş ve ana sözleşme değişikliklerinin herhangi bir makamın iznine bağlanamayacağı”nı genel kural olarak benimsemekte, ancak faaliyet alanları itibariyle özel önem atfeden bazı anonim şirketlerin kuruluşunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin alınması şartını getirmektedir. Zira, YTTK’nın 333. maddesinde“Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yayımlanacak tebliğle, faaliyet alanları belirlenip, ilân edilecek anonim şirketler Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın izni ile kurulur. Bu şirketlerin esas sözleşme  değişiklikleri de aynı Bakanlığın iznine bağlıdır.” denilmektedir.

Bilindiği üzere, 11.06.2003 tarih ve 4884 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 273. maddesinde de “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yayımlanacak tebliğle faaliyet alanları tespit ve ilân edilecek anonim şirket ler Bakanlığın izni ile kurulur.” yönünde benzer bir ifadeye yer verilmekte ve bu yetkiye istinaden anılan Bakanlık tarafından çıkarılan “İç Ticaret 2003/3”(7) ve “İç Ticaret 2007/1”(8) sayılı Tebliğlerde; “bankalar, katılım bankaları, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, tüketici finansmanı ve kart hizmetleri şirketleri, varlık yönetim şirketleri, sigorta şirketleri, holdingler, döviz büfesi işleten şirketler, umumi mağazacılıkla uğraşan şirketler, lisanslı depoculukla uğraşan şirketler, tarım ürünleri lisanslı depoculuk şirketleri, ürün ihtisas borsası şirketleri, Sermaye  Piyasası Kanunu’na tabi ve halka açık şirketler  ile serbest bölge kurucusu ve işleticisi şirketlerin” kuruluş ve ana sözleşme değişikliklerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın iznine tabi olduğu belirtilmektedir. Adı geçen Bakanlığın, YTTK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu konudaki -ETTK’dan kaynaklanan- uygulamasına aynen devam edeceği, farklı bir düzenlemeye gitmeyeceği kanısındayız.

Dolayısıyla, YTTK kapsamında çıkarılacak Tebliğ’in de aynı içerikte olması halinde, yukarıda belirtilen şirketlerin kuruluşunda; ticaret sicili ne tescilinden önce, esas sözleşme değişikliklerinde ise değişikliğin karara bağlanacağı genel kurul  toplantısından önce, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’ne müracaat edilerek izin alınacaktır.

Ancak, anılan Bakanlık incelemesi, söz konusu şirketlerin gerek kuruluş gerek ana sözleşme değişiklik taleplerinin sadece kanunun emredici hüküm lerine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden yapılabilecektir (YTTK md. 333). Yoksa, Bakanlığın, şirketin kuruluşunu, kanunda öngörülmeyen bir sebepten ötürü reddetme yetkisi bulunmayacaktır.

VII- ÖZET VE SONUÇ

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre, halka açık olmayan anonim şirket lerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin alarak kayıtlı sermaye sistemine geçmeleri mümkün olabilecektir. Buna göre esas sermaye  sistemini kabul eden anonim şirket lerin kuruluştaki esas sermayelerinin 50.000 TL’den, kayıtlı sermaye  sistemi ni kabul eden ancak halka açık olmayan anonim şirketlerin başlangıç sermayesi nin ise 100.000 TL’den az olmaması gerekmektedir. Yine, YTTK ile nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az %25’inin tescilden önce, kalan %75’inin de şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenmesini zorunlu hale getirilmektedirYTTK’da, kurucular için asgari bir sayı da öngörülmemektedir. Dolayısıyla, tek ortaklı anonim şirket de kurulabilecektir.

Diğer yandan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yayımlanacak tebliğle, faaliyet alanları belirlenip, ilân edilecek anonim şirketlerin kuruluş ve esas sözleşme değişikliklerinde, anılan Bakanlığın iznini almak gerekecektir. Söz konusu Tebliğ dışında kalan şirketler ise, kuruluş için herhangi bir makam veya merciden izin almaksızın, şirketin kuruluşunu gerçekleştirebileceklerdir. Ancak, YTTK’nın anonim şirket kuruluşuna ilişkin bu düzenlemeleri 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla, anılan tarihe kadar, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun konuya ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir. Diğer yandan, YTTK’nın anonim şirket kuruluşu için bazı belgelerin düzenlenmesini de şart koşmaktadır. Kuruluş belgeleri olarak adlandırılan bu belgeler bir sonraki çalışmamızda ele alınacaktır.

……………………………………………………………………………………………………..

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1)    Karışıklığa sebebiyet vermemek için, çalışmamızda, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(2)    ETTK, esas sermaye sistemine ilişkin açık bir tanıma yer vermemektedir. YTTK’nın 332. maddesinin birinci fıkrasında ise, hem kuruluş için gerekli en az sermaye tutarları belirtilmiş, hem de esas sermaye ile kayıtlı sermayenin tanımlarına yer verilmiştir. Buna göre, esas sermaye, “tamamı şirket esas sözleşmesinde taahhüt edilmiş bulunan sermaye”, kayıtlı sermaye de “sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanının gösteren sermaye” olarak ifade edilmiştir (YTTK md. 332/f.1).

(3)    Başlangıç sermayesi, YTTK’da, kayıtlı sermaye sistemini benimseyen anonim şirketlerin, kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde bulundurulması gereken zorunlu sermaye olarak tanımlanmaktadır. Çıkarılmış sermaye ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamından ibarettir (YTTK md. 332/f.2).

(4)     Sermaye Piyasası Kanunu’nun 12. maddesinin 4. fıkrasında “Halka açık anonim şirketlerden kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olanların “başlangıç sermayelerinin” asgari tutarı Sermaye Piyasası Kurulu’nca belirlenir” hükmüne yer verilmektedir.

(5)     YTTK “özel kanunlara bağlı bulunan anonim şirketlerin, özel kanunlarındaki hükümlerinin saklı” olacağını öngörmektedir (YTTK md. 338/f.1, md. 330).

(6)     YTTK’nın 337. maddesinde “Pay taahhüt edip anonim şirket esas sözleşmesini imzalayan gerçek ya da tüzel kişiye “kurucu” denir. Eğer taahhüt ve esas sözleşmeyi imzalama işlemi, üçüncü bir kişi hesabına yapılıyor ise, bu kişi “kuruluştan doğan sorumluluk” bakımından “kurucu sayılır”. Hesabına hareket edilen kişi, yani asıl kurucu, kendisi hesabına iş gören kimsenin bildiği veya bilmesi gereken bir hususu bilmediğini ileri süremez” denilmektedir (YTTK md. 337/f.1-2); ETTK’da yer alan “tedrici kuruluş”a YTTK’da yer verilmediğinden, kurucu tanımı ani kuruluş sistemine göre tanımlanmıştır. Bkz. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, Sayfa Sayısı:96

(7)     Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ, İç Ticaret 2003/3, md. 5, 25.07.2003 tarih ve 25179 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(8)     Anonim ve Limited Şirketlerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişikliği İşlemlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, İç Ticaret 2007/1, md. 1, 15.03.2006 tarih ve 26463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Limited Şirketler (Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre – Karşılaştırmalı, Açıklamalı, Gerekçeli)

Limited Şirketler (Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre – Karşılaştırmalı, Açıklamalı, Gerekçeli)

13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu limited şirkete ilişkin hükümlerde kapsamlı değişiklikler yapmıştır. Yeni Ticaret Kanununa göre tek ortaklı limited şirket kurulabilecek, genel kurul ve müdürler kurulu toplantıları on line olarak yapılabilecek, limited şirketler küçük, orta büyüklükte ve büyük limited şirketler olarak sınıflandırılacaktır. Buna karşılık, yeni Kanun, limited şirketlerin bağımsız denetçiler tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenmesi, şirketin internet sitesi açması ve bazı bilgi ve belgeleri sitesinde yayımlaması, finansal tablolarının ve ticari defterlerinin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre düzenlenip tutulması gibi bazı yükümlülükler de getirmektedir. Kanunda, limited şirketin yöneticilerine yönelik birçok hukuki ve cezai sorumluluk hallerine de yer verilmektedir.

  • Limited Şirketin Kuruluşu ve Kuruluş Belgeleri
  • Genel Kurul, Toplantı ve Karar Yetersayıları
  • Pay Kavramı ve Şirketin Kendi Paylarını İktisap Etmesi
  • Ortakların Hakları ve Borçları
  • Sözleşme Değişiklikleri
  • Esas Sermayenin Artırılması ve Azaltılması
  • Limited Şirketin Yönetimi ve Denetimi
  • Kâr Payı ve Yedek Akçeler
  • Ticarî Defterler ve Belgeler
  • Finansal Tablolar ve Raporlar
  • Hukuki ve Cezaî Sorumluluk
  • Ölçeklerine Göre Limited Şirketler
  • Limited Şirketin Sona Erme Sebepleri ve Tasfiye
  • ISBN: 9789750215186
    Yayın Tarihi: Nisan 2011
    Baskı Sayısı: 1
    Ebat: 17×25
    Sayfa Sayısı: 440
    Yayınevi: Seçkin Yayıncılık
    Kapak Türü: Ciltli
    Dili: Türkçe

Anonim Şirketler (Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre – Karşılaştırmalı, Açıklamalı, Gerekçeli)

Anonim Şirketler (Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre – Karşılaştırmalı, Açıklamalı, Gerekçeli) – Soner ALTAŞ

  • Anonim Şirketin Kurulusu ve Kuruluş Belgeleri
  • Genel Kurul, Toplantı ve Karar Yetersayıları
  • Yönetim Kurulu
  • Anonim Şirketin Denetimi
  • Pay Kavramı ve Pay Senetleri
  • Esas Sözleşme Değişiklikleri
  • Şirketler Topluluğu
  • Kâr Payı ve Yedek Akçeler
  • Ticarî Defterler ve Belgeler
  • Finansal Tablolar ve Raporlar
  • Hukukî ve Cezaî Sorumluluk
  • Ölçeklerine Göre Anonim Şirketler
  • Anonim Şirketin Sona Erme Sebepleri ve Tasfiye

Nisan 2011, Seçkin Yayıncılık

Kitabın Künyesi

ISBN: 9789750214974
Yayın Tarihi: Nisan 2011
Baskı Sayısı: 1
Ebat: 17×25
Sayfa Sayısı: 655
Yayınevi: Seçkin Yayıncılık
Kapak Türü: Ciltli
Dili: Türkçe

ÖNSÖZ’DEN
“13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketlere yönelik birçok değişiklik ve yenilik öngörmektedir.

Tek kişilik anonim şirket kurulusuna ve tek kişilik yönetim kuruluna izin verilmesi, halka açık olmayan anonim şirketler için de kayıtlı sermaye sisteminin, birikimli oyun ve kâr payı avansının öngörülmüş olması, denetçinin şirket organı olmaktan çıkarılıp anonim şirketlerin bağımsız denetçiler tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenmesi, bütün anonim şirketlere internet sitesi açma ve sitede bazı bilgi ve belgeleri bulundurma zorunluluğunun getirilmesi, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının online olarak yapılabilmesi, finansal tabloların ve ticarî defterlerin Türkiye Muhasebe Standartlarına göre düzenlenip tutulması, şirketlerin büyüklüklerine göre sınıflandırılması ile şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemeler bu değişikliklerden sadece birkaçıdır.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda Başmüfettiş olarak görev yapmakta olan Soner ALTAS tarafından kaleme alınan bu eserde, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin düzenlemeleri tüm yönleriyle ele alınmıştır.”