Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih (6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre) – Nihat Taşdelen

Yrd. Doç.Dr. Nihat TAŞDELEN tarafından hazırlamış olduğu ”Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih (6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre)” adlı eser Yetkin yayınları tarafından yayınlanmıştır.

ÖNSÖZ
Limited ortaklık, ticaret ve ekonomi alanında oynadığı roller nedeniyle vazgeçilmeyen bir ortaklık türüdür. Her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, limited ortaklıkları, tıpkı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu gibi sermaye ortaklıkları arasında saymışsa da; bu ortaklık türünün hem sermaye ortaklığı hem de kişi ortaklığı özelliklerini bünyesinde bulundurmasından dolayı en fazla tercih edilen ticari ortaklık olduğu söylenebilir. Bu özelliğine bağlı olarak, katı bir sermaye ortaklığını veya kişi ortaklığını, kendileri için uygun olmayan bazı nitelikleri sebebiyle kurmak istemeyen kişilerin yöneldiği ortaklık türü olmuştur.

Limited ortaklıklara duyulan ilgi, kanun koyuculann da bu ortaklık türüyle yakından ilgilenmesini sağlamıştır. Bu bağlamda kanun koyucular sadece bu ortaklık türlerini düzenlemekle yetinmemiş, değişen ticari ve ekonomik koşullara uygun hale getirmek için de çaba içerisinde olmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu da böyle bir çabanın ürünü olarak düşünülebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, limited ortaklığın bir sermaye ortaklığı olarak düzenlenmesi, sermaye ortaklığı olarak kabulü için yeterli değildir. Limited ortaklıkta sermaye unsuru, büyük bir öneme sahiptir. Ortaklık, sermayesiyle sorumludur. Ortaklar taahhüt ettikleri esas sermaye payla¬rıyla ve ortaklığa karşı bir yükümlülük altındadır. Ortaklık sermayesi, ortaklıktan alacaklı olanların teminatı gibi değerlendirildiğinden; korunmaya çalışılmış ve bunun için önemli tedbirler getirilmiştir. Bu açıdan limited ortaklıklar, hiç şüphesiz bir sermaye ortaklığı görünümündedir. Ancak esas sermaye payının devrinin zorlaştınlması, genel kurulun onayına bağlanması ve bu durum karşısında, ortakların kendileri için çekilmez bir hale gelen ortaklık ilişkisinden kurtulmaları için kanuni çözüm yöntemlerinin getirilmesi, ortaklık sözleşmesiyle aralarındaki güven ilişkisinin korunması için olanak tanınması, limited ortaklığı kişi ortaklıklarına yaklaştırmaktadır.

Bu çalışmada ele alınan çıkma, çıkarılma ve ortaklığın feshi talebi, kişi ortaklıklarına özgü olup; ortaklık ilişkisindeki katı bağlılığa hukuki çözümler getiren müesseselerdir. Bu haller, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da yer almaktadır. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ortaklık ilişkisinde ortaya çıkabilecek sıkıntıların giderilmesinde birer çare olan bu halleri, daha açık ve günün ticari ve ekonomik koşullarına uygun düzenlemiştir.

Çalışmanın hazırlanmasında, sadece kendi emeğim değil; yararlandığım kaynakların yazarları başta olmak üzere birçok kişinin katkısı bulunmaktadır. Doğrudan veya dolayısıyla bize katkı sunan herkese teşekkür etmekle birlikte; özellikle bazı hocalarıma olan minnettarlığımı, kendilerine teşekkür ederek ifade etmek istiyorum. Bu günlere gelmemde katkıları olan çok değerli hocalarım, Prof. Dr. Erdoğan MOROGLU’nu, Prof. Dr. Hüseyin ÜLGEN’i, Prof. Dr. Ömer TEOMAN’ı, Prof. Dr. Mehmet HELVACI’yı, Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR’ı, Prof. Dr. Abuzer KENDİGELEN’i, Prof. Dr. Arslan KAYA’yı, ismen zikretmeyi bir görev biliyor ve bundan gurur duyuyorum.

Çalışmam esnasında sık sık rahatsız ederek danıştığım can dostum, kürsü arkadaşım Yrd. Doç. Dr. Ali AYLI’ya, çalışmamın kısa sürede tamamlanması için Almanca kaynakların çevirisinde bana yardımcı olan Yrd. Doç. Dr. Abdullah ERDOĞAN, Yrd. Doç. Dr. Necat AZARKAN ve Yrd. Doç. Dr. Zeki Okur’a, Fransızca kaynakların çevirisinde sıkıntıya düştüğümde benden yardımını esirgemeyen Doç. Dr. Gürsel KAPLAN’a ve çalışmamın tashihinde yardımcı olan Arş. Gör. Ufuk TEKİN’e teşekkürü bir borç bilirim.

Ayrıca bu çalışmada faydalandığım kaynakların temininde, tarafıma doktora sonrası üç aylık burs imkanını sağlayan TÜBİTAK’a ve buna bağlı olarak gittiğim Almanya’da beni misafir olarak ağırlayan Münster Westfalische Wilhelms Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Heinz-Dietrickh STEINMEYER’e teşekkür etmeden geçemeyeceğim

Bu çalışma süresince yakın ilgimi ihmal ettiğim ve çoğu akşam kendilerinin ifadesiyle dört kelimelik sohbetten mahrum ettiğim eşim Nilüfer’e, gelecekte iyi bir hukukçu olmayı kendisinden beklediğim oğlum Baver’e, kızım Şevin’e sabırlarından dolayı teşekkür ederim.

Son olarak da bu çalışmanın kitap haline getirilmesini sağlayan Yetkin Basım Yayım ve Dağıtım A.Ş.’nin başta Muharrem BAŞER olmak üzere tüm yetkililerine ve çalışanlarına teşekkür ederim.

Yrd.Doç.Dr. Nihat TAŞDELEN
Ekim 2011, Diyarbakır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir