Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve İçerdiği Bazı Yükümlülükler Üzerine

Yazar: Cahit YERCİ – Gelirler Başkontrolörü

GİRİŞ

13/01/2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Yeni TTK) 14/02/2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır.

1535 asıl, 6 geçici maddeden oluşan Yeni TTK’nın,

  • geçici  2’nci maddesi,
  • geçici 3’üncü maddesi,

aynı kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 14/02/2011 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Aynı kanun genel olarak 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ancak, aynı kanunun, bu kanun ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun hükümleri uyarınca 01/07/2012’den farklı tarihlerde yürürlüğe girecek madde ve hükümleri de bulunmaktadır.

Yeni TTK’nın irdelenmesine mütevazı bir katkı yapmak amacıyla kaleme alınmış bu yazıda, aynı kanunun yürürlüğüne dair maddeleri ve içerdiği yükümlükler ve bu yükümlüklere uyulmadığında uygulanacak yaptırımlar üzerinde durulmaya çalışılacaktır.

1.YÜRÜRLÜK

Yeni TTK’nın “yürürlük” başlığını taşıyan 1534’üncü maddesinde yer alan hükümler gereğince, yürürlüğe ilişkin tarihler aşağıda alt başlıklar altında belirtildiği gibidir.

1.1.Genel Olarak Yürürlük

Yeni TTK, genel olarak, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunun bazı maddeleri için yürürlük ise, bu tarihten önceki ya da sonraki bazı tarihlerde söz konusu olacaktır.

1.2.Özel Olarak Yürürlük

1.2.1.Geçici 2’nci ve Geçici 3’üncü Maddeler

Yeni TTK’nın geçici 2’nci ve geçici 3’üncü maddeleri aynı kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 14/02/2011 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

1.2.1.1.Türkiye Denetim Standartlarının Belirlenmesi

Yeni TTK’nın, aynı kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe giren geçici 2’nci maddesi, aynı kanunun 397’nci maddesinde belirtilen (anonim şirketlerin ve şirket topluluklarının finansal tablolarının denetçi tarafından denetlenmesinde esas alınacak) Türkiye Denetim Standartları’nın, Türkiye Denetim Standartları Kurulu kuruluncaya kadar, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ile ilişkili bir Kurul tarafından uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu olarak belirlenmesini öngörmektedir.

Yine Yeni TTK’nın, geçici 2’nci maddesi hükmü gereğince, ilişkili Kurul’un oluşumu, çalışma usulleri ve esasları TÜRMOB tarafından hazırlanacak ve Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.

1.2.1.2. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Denetimi

Yeni TTK’nın, aynı kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe giren geçici 3’üncü maddesi, kamu adına denetleyici tüzel kişiliği haiz bir üst kurum kurulup faaliyete geçinceye kadar, aynı kanunun 400’üncü maddesinde belirtilen denetçilerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenmesini öngörmektedir.

Yeni TTK’nın geçici 3’üncü maddesinde, bu denetim “üst denetim” olarak adlandırılmakta ve denetimin amacı da, denetçilerin denetlemelerini, “Yeni TTK hükümlerine ve standartlara uygun olarak yapmalarını sağlamak” olarak vurgulanmaktadır. Söz konusu üst denetimin usullerinin ve esaslarının, Yeni TTK’nın geçici 3’üncü maddesinde, aynı kanunun 400’üncü maddesi uyarınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

1.2.1.2.1.Denetçiler

“Denetçi”, Yeni TTK’nın 397’nci maddesi hükmü gereğince,

  • anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tablolarını (uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu) Türkiye Denetim Standartlarına göre denetleyecek,
  • yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu denetleyecek ve bu denetim sırasında,   yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığını ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığını saptayacak,

kişidir.[1]

Yeni TTK’nın 400’üncü maddesi, “denetçi” olabilecekleri belirlemektedir. Söz konusu madde hükümlerine göre,

  • denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir.
  • orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçebilirler.

Aynı madde hükmü gereğince, bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının nitelikleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu’nca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.

Ancak,

  • denetlenecek şirkette pay sahibi olan,
  • denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanı olan veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımış olan,
  • denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibi olan ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahip olan yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmı olan,
  • Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışan veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veren,
  • Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunan,
  • Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için önceki bende göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi olan,
  • Yukarıda belirtilen nedenlerle denetçi olamayacak bir denetçinin nezdinde çalışan,
  • Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde eden ve bunu cari yılda da elde etmesi beklenen,

kişiler (yeminli mali müşavirler, serbest muhasebeci mali müşavirler, bunların mesleği birlikte yaptığı kişiler, bağımsız denetleme kuruluşu, bu kuruluşun ortakları, bu ortakların yanında çalışanlar) ilgili şirketlerde denetçi olamazlar.

Yukarıdaki en son bentte elde ettiği ya da cari yılda elde etmesi beklenen gelir nedeniyle denetçi olamayacağı belirtilenlerin bu yasağı, katlanılması güç bir durum ortaya çıkacaksa, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nce sınırlı bir süreyle kaldırılabilecektir.

1.2.2.“1524”üncü Madde

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında, aynı kanunun 1524’üncü maddesinin yine aynı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm gereğince, adı geçen kanunun 1524’üncü maddesi 01/07/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

01/07/2013 tarihinde yürürlüğe girecek 1524’üncü madde, sermaye şirketlerine, aynı maddede belirtilen bilgileri yayımlamak üzere, internet sitesi açma zorunluluğu getirmektedir. Yine aynı madde, belirtilen şirketlerin bir internet sitesi varsa, bu sitenin aynı maddede yazılı bilgilerin yayımlanmasına özgülenmesini öngörmektedir.

Yeni TTK’nın, konuyla ilgili olan ve “suçlar ve cezalar” başlığını taşıyan 562’nci maddesinin 12’nci fıkrasında, söz konusu internet sitesinin adı geçen kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde açılmaması ya da internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünün bilgi toplumu hizmetlerine özgülenmemesi durumunda,

  • anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin,
  • limited şirket müdürlerinin,
  • sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortakların,

altı aya kadar hapis ve yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

562’nci ve 1524’üncü maddelerin içerdiği tarihler birbiriyle uyumsuz bulunmaktadır. Yeni TTK’nın, sermaye şirketlerine internet sitesi açma ve internet sitesi mevcutsa bu sitenin belli bir bölümünü, belli bilgileri yayımlamaya özgüleme zorunluluğu getiren 1524’üncü maddesi 01/07/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir. Aynı kanunun 562’nci maddesi ise, ceza öngörmek suretiyle, bu zorunluluğun yerine getirilmesi gereken sürenin sonunu, Yeni TTK’nın genel olarak yürürlüğe gireceği 01/07/2012 tarihinden itibaren üç ay sonraki tarih, 01/10/2012 tarihi olarak hükme bağlamaktadır. Söz konusu tarih uyumsuzlukları bağlamında, iki ayrı yorumun yapılması mümkün görünmektedir. Bunlardan birincisi, internet sitesi açma ve mevcut internet sitesi varsa bu sitenin belli bir bölümünü belli bilgileri yayımlamaya özgüleme zorunluluğunun yerine getirilmesi gereken son tarihin Yeni TTK’nın 562’nci maddesi hükmüyle  01/10/2012 tarihine çekilmiş olduğu yönündeki yorumdur. İkinci yorum ise, zorunluluğun  başladığı tarihten önce bu zorunluluğa uyulmamış olduğu gerekçesiyle bir yaptırım uygulamanın mümkün olmadığı yönünde yapılabilecektir. Bizim eğilimimiz ikinci yorumu benimseme yönünde olmakla birlikte, bu aşamada, sermaye şirketi yöneticilerine önereceğimiz, bu hususta bir mağduriyet yaşamamaları için, en geç 01/10/2012 tarihi itibarıyla, bir internet sitesi açmaları, mevcut siteleri varsa, bunun belli bir bölümünü, Yeni TTK’nın  1524’üncü maddesinde  hükmünde yer alan bilgileri yayımlamaya özgülemeleridir. Açılan ve belli bir bölümü belli bilgileri yayımlamaya özgülenen sitede, söz konusu bilgilerin yayımlanmasına ise, 01/07/2013 tarihinde başlanacaktır. Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 12’nci fıkra hükmü, internet sitesine konulması gereken içeriğin, usulüne göre söz konusu siteye konulmaması durumunda da ceza öngörmektedir. Buna göre, internet sitesine konulması gereken içeriğin, usulüne göre söz konusu siteye konulmaması durumunda, ilgisine göre,

  • anonim şirket yönetim kurulu üyeleri,
  • limited şirket müdürleri,
  • sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar,

üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır.

1.2.3.Türkiye Muhasebe Standartları İle İlgili Hükümler

1.2.3.1.Büyük Ölçekli Sermaye Şirketleri Bakımından

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ve aynı fıkranın (a) bendinde yer alan hükümler gereğince, aynı kanunun 1523’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında tanımlanan büyük ölçekli sermaye şirketleri ile aynı şirketlerin konsolidasyon kapsamına giren bağlı şirketleri, iştirakleri ve şirketler toplulukları bakımından, aynı kanunun Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

“Büyük sermaye şirketi”, Yeni TTK’nın 1523’üncü maddesinin 1’inci fıkrası hükmü gereğince, aynı kanunun 1522’nci maddesi hükmüne göre, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun görüşleri alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve Resmî Gazetede yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenen, “küçük ve orta büyüklükteki işletmeler”i belirleyen ölçütlerin üzerindeki sermaye şirketleridir.

Ayrıca, Yeni TTK’nın 1523’üncü maddesinin 2’nci fıkrası hükmü gereğince, ölçeği ne olursa olsun,

  • borçlanma araçları veya özkaynağa dayalı finansal araçları kamuya açık bir piyasada (yerel ve bölgesel piyasalar da dâhil olmak üzere, yerli veya yabancı bir sermaye piyasasında veya tezgâh üstü piyasada) işlem gören veya bu tür bir piyasada işlem görmek üzere söz konusu araçları ihraç edilme aşamasında bulunan sermaye şirketleri,
  • esas faaliyet konularından biri, varlıkları güvenilir kişi sıfatıyla geniş bir kitle adına muhafaza etmek olan bankalar, yatırım bankaları, sigorta şirketleri, emeklilik şirketleri ve benzerleri,

de büyük sermaye şirketi sayılmaktadır.

1.2.3.2.Aracı Kurumlar İle Portföy Yönetim Şirketleri Bakımından

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan hükümler gereğince, aynı kanunun Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri, Sermaye Piyasası Kanunu’na göre, ihraç ettikleri sermaye piyasası araçları borsada veya teşkilatlanmış diğer bir piyasada işlem gören şirketler, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve konsolidasyon kapsamına alınan diğer işletmeler bakımından 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.3.3.Bankalar ve Bağlı Ortaklıkları Bakımından

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ve aynı fıkranın (c) bendinde yer alan hükümler gereğince, aynı kanunun Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri, Bankacılık Kanunu’nun 3’üncü maddesinde tanımlanan bankalar ile bağlı ortaklıkları bakımından 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.3.4.Sigorta ve Reasürans Şirketleri Bakımından

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ve aynı fıkranın (d) bendinde yer alan hükümler gereğince, aynı kanunun Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri, 03/06/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda tanımlanan sigorta ve reasürans şirketleri bakımından 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.3.5.Emeklilik Şirketleri Bakımından

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında ve aynı fıkranın (e) bendinde yer alan hükümler gereğince, aynı kanunun Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri, 28/03/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nda tanımlanan emeklilik şirketleri bakımından 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.4.Özel Türkiye Muhasebe Standartları

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan hüküm gereğince, küçük ve orta ölçekli sermaye şirketleri ile aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılanlar dışında kalan her ölçüdeki gerçek ve tüzel kişi tacirler için yayımlanan ve yayımlanacak olan özel Türkiye Muhasebe Standartları 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.5.Anonim Şirketlerin Denetlenmesine İlişkin Maddeler

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan hüküm gereğince, aynı kanunun anonim şirketlerin denetlenmesine ilişkin 397 ilâ 406’ncı maddeleri 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yeni TTK’nın,

  • 397’nci maddesi, anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tablolarının denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenmesini,
  • 398’inci maddesi, anonim şirketin ve şirketler topluluğunun denetçi tarafından yapılacak denetimindeki kapsam,
  • 399’uncu maddesinde, denetçinin seçimi ve görevden alınması,
  • 400’üncü maddesinde, denetçi olabilecek ve olamayacak kişiler,
  • 401’inci maddesinde, denetçinin yetkileri,
  • 402’nci maddesinde, denetçinin denetim sonunda yazacağı rapor,
  • 403’üncü maddesinde, denetçinin denetim sonucunu açıklayacağı görüş yazıları,
  • 404’üncü maddesinde, denetçinin sır saklama sorumluluğu,
  • 405’inci maddesinde, denetçi ile şirket arasında oluşan görüş aykırılıkları ve ne şekilde giderileceği hususu,
  • 406’ncı maddesinde, özel denetçi atanması,

hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümlerin tamamı, Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan hüküm gereğince, 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.6.Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü

ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun

Yeni TTK’nın 1534’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında, Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (TTKYUŞHK) hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır. 6103 sayılı olan bu kanun, aynı kanunun 43’üncü maddesi hükmü gereğince 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.

1.2.6.1.Yeni TTK’nın 201/1’inci Maddesi

TTKYUŞHK’nın 19’uncu maddesinde, Yeni TTK’nın 201’inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülmüş bulunan oy haklarının kullanılmasına ilişkin sınırlamaya dair hükmün Yeni TTK’nın yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

TTKYUŞHK’nın yine aynı madde hükmü gereğince, diğer haklarla ilgili sınırlamalar Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanır.

TTKYUŞHK’nın, henüz kanun yürürlüğe girmediği için şu an hüküm ifade etmeyen söz konusu maddesi, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren hüküm ifade etmeye başlayacaktır.

TTKYUŞHK’nın 19’uncu maddesi hükmü gereğince, Yeni TTK’nın 201’inci maddesi içeriğinde yer alan ve aynı kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 14/02/2011 tarihinden iki yıl sonra 14/02/2013 tarihinde yürürlüğe girecek olan hüküm aşağıdaki gibidir:

“Bir sermaye şirketinin paylarını iktisap edip karşılıklı iştirak konumuna bilerek giren diğer bir sermaye şirketi, iştirak konusu olan paylardan doğan toplam oylarıyla diğer pay sahipliği haklarının sadece dörtte birini kullanabilir. (…)”

TTKYUŞHK’nın 19’uncu maddesi hükmü gereğince, Yeni TTK’nın 201’inci maddesi içeriğinde yer alan ve 01/07/2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak hüküm ise aşağıdaki gibidir:

“Bir sermaye şirketinin paylarını iktisap edip karşılıklı iştirak konumuna bilerek giren diğer bir sermaye şirketinin, (…) bedelsiz payları edinme hakkı hariç, diğer tüm pay sahipliği hakları donar. Söz konusu paylar toplantı ve karar nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz. 389 ile 612’inci madde hükümleri saklıdır.”

1.2.6.2.Yeni TTK’nın 434’üncü ve 435’inci Maddeleri

TTKYUŞHK’nın 28’inci maddesinde, Yeni TTK’nın 434’üncü ve 435’inci maddelerinin, Yeni TTK’nın yayımı tarihinden itibaren on sekiz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

TTKYUŞHK’nın aynı kanunun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren hüküm ifade edecek söz konusu madde hükmü gereğince, Yeni TTK’nın 434’üncü ve 435’inci maddeleri, Yeni TTK’nın yayımı tarihinden (14/02/2011’den) itibaren on sekiz ay sonra,  14/08/2012’de yürürlüğe girecektir.

1.2.6.3.Yeni TTK’nın 479/3’üncü Maddesi

TTKYUŞHK’nın 28’inci maddesinin 5’inci fıkrasında, Yeni TTK’nın 479’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının Yeni TTK’nın yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hükmün öngördüğü tarih, Yeni TTK 14/02/2011 tarihinde yayımlanmış olduğundan, 14/02/2012 tarihi olmaktadır.

Bu tarih (14/02/2012) itibarıyla ise,

  • Yeni TTK,
  • Yeni TTK’nın 479’uncu maddesi,
  • TTKYUŞHK,

daha yürürlüğe girmemiş olacaktır. Dolayısıyla, Yeni TTK’nın 479’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının 14/02/2012 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlaması hukuken mümkün değildir.

1.2.6.4.Tüzük ve Yönetmelikler

TTKYUŞHK’nın 42’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, anılan kanun ve Yeni TTK uyarınca hazırlanacak tüzük ve yönetmeliklerin Yeni TTK’nın yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yayımlanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan hükümden “yayımlanma”dan kastın “yürürlüğe koyma” olduğu anlaşılmaktadır.  TTKYUŞHK’nın 28’inci maddesinin 1’inci fıkrasında öngörülen tarih 14/02/2012 tarihidir. Bu tarihte ise, TTKYUŞHK da, Yeni TTK da daha yürürlüğe girmiş olmayacaktır. Bu bağlamda, 14/02/2012 tarihi itibarıyla,  TTKYUŞHK  ve Yeni TTK hükümleri koşutunda hükümler içeren herhangi bir tüzüğü ya da yönetmeliği yürürlüğe koymak hukuken mümkün bulunmamaktadır.

Bu söylenen Yeni TTK’nın, yayımlandığı 14/02/2011 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren geçici 2’nci madde hükmü uyarınca çıkarılacak olan ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ile birlikte Türkiye Denetim Standartları’nı belirleyecek olan Kurul’un oluşumunu belirleyecek yönetmelik için geçerli değildir.

Yeni TTK’nın 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe girecek 400’üncü maddesinde, bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının niteliklerinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Bakanlar Kurulu’nca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 14/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren geçici 3’üncü maddesinde ise, Sanayi Bakanlığı’nca denetçiler nezdinde gerçekleştirilecek denetimin usullerinin ve esaslarının önceki tümcede belirtilen yönetmelikte düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Bize göre, geçici 3’üncü madde hükmüne istinaden, bu hükümlerde ve bu hükümlerin gönderme yaptığı hükümlerde yer alan hususları düzenleyen yönetmelik  14/02/2011 tarihinden sonra ve 01/01/2013 tarihine değin her tarihte düzenlenip, resmi Gazete’de yayımlanabilir. Söz konusu yönetmeliğin TTKYUŞHK’nın 28’inci maddesinin 1’inci fıkrasında yer alan 14/02/2012 tarihine değin yayımlanması da zorunlu değildir; bunun temel nedeni, bu tarih itibarıyla TTKYUŞHK’nın daha yürürlüğe girmemiş olmasıdır. Çıkarılacak bu yönetmelik, Yeni TTK’nın 400’üncü maddesinde yer alan bir düzenlemeye ve bu düzenlemelerin uygulamasına ilişkin olacağı için, bizce, 01/01/2013 tarihinden önce yürürlüğe giremez.

Yeni TTK’nın geçici 3’üncü maddesinde, “kamu adına denetleyici tüzel kişiliği haiz bir üst kurum kurulup faaliyete geçinceye kadar 400 üncü maddede öngörülen denetçilerin, denetlemelerini bu Kanun hükümleriyle standartlara ve amaca uygun olarak yapmalarını sağlamak için, denetçiler yerinden  ve  internette,  denetleme belgelerine erişim  suretiyle  ve ayrıca  gerekli bilgileri de alarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenir” şeklinde hüküm yer almaktadır. Belirtilen kanunun 400’üncü maddesinde belirtilen denetçiler en erken 01/01/2013 tarihinde işlev görmeye başlayacaktır. Dolayısıyla, belirtilen bu tarihten önce bu denetçiler nezdinde Yeni TTK hükümleri gereğince denetim yapmak hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla,  14/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren bir maddede yer almış olmasına karşın bu paragrafta italik harflerle yazılan hükmü 01/01/2013 tarihinden önce uygulama olanağı bizce yoktur.

2.YENİ TTK’NIN İÇERDİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLER

2.1.Bütün Tacirlere Yönelik Olanlar

Tacir, Yeni TTK’nın 12’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye denilmektedir.

Yeni TTK’nın 14’üncü maddesinin 1’inci fıkrası, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle ya da meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişinin de tacir sayılacağını hüküm altına almıştır.

Yeni TTK’nın 16’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında ise,

  • ticaret şirketlerinin,
  • amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıfların,
  • amacına varmak için ticari bir işletme işleten derneklerin,
  • kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların,

tacir sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Yeni TTK’nın 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrası hükmü gereğince ise,

  • devlet,
  • il özel idareleri,
  • belediyeler,
  • köyler,
  • diğer kamu tüzel kişileri,
  • kamu yararına çalışan dernekler,
  • gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar,

bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya, ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.

Yeni TTK’nın 13’üncü maddesi hükmü gereğince, küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten yasal temsilci, tacir sayılmamaktadır; tacir sıfatı, temsil edilene aittir. Ancak, yine aynı madde hükmü uyarınca, yasal temsilci ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur.

2.1.1.Defter Tutma Yükümlülüğü

Tacirlerin Yeni TTK’nın 64’üncü maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, ticari defterleri tutma zorunluluğu bulunmaktadır.

Aynı madde hükmü uyarınca,

  • tutulması zorunlu defterler arasında, yevmiye defteri, büyük defter ve envanter defteri bulunmaktadır.
  • pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.

Aynı maddenin 5’inci fıkrasında, yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterlerin Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılması gerekmektedir.

2.1.2.Defter ve Belgelerin Saklanması

Yeni TTK’nın 82’inci maddesinin 1’inci ve 5’inci fıkrası hükümleri uyarınca, her tacir,

  • ticari defterlerini, envanterlerini, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını,
  • alınan ticari mektupları,
  • gönderilen ticari mektupların suretlerini,
  • defter kayıtlarına esas olan belgeleri,

sınıflandırılmış bir şekilde on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür.

2.1.3.Yazışmaları Saklama Yükümlülüğü

Tacirlerin Yeni TTK’nın 64’üncü maddesinin 2’nci fıkrası hükmü uyarınca, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgeyi, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklama zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu zorunluluğa uygun hareket etmeyenlerin, Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılması gerekmektedir.

2.1.4.Defterlerin Açılış/Kapanış Onayları

Yeni TTK’nın 64’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası hükmü uyarınca, ticari defterlerin açılış ve kapanışlarının notere onaylatılması gerekmektedir. Aynı fıkrada, şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışının ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabileceği hüküm altına alınmıştır.

Yeni TTK açılış onayının ne zaman yapılacağı hususunda bir süre öngörmemiştir. İlke olarak, bu onayın ilk kaydın yapıldığı, genellikle faaliyet döneminin başlangıcından ve/veya ilk kaydın yapılacağı tarihten önce yaptırılması gerekir.

Kapanış onayları ise, Yeni TTK’nın 64’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası hükmü uyarınca, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır.

Yeni TTK’nın 64’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası hükmünde yer alan zorunluluğa uymayanlara, aynı kanunun 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezası verilir.

2.1.5.Defter Tutma Esasları

Defter tutma esasları Yeni TTK’nın 65’inci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre,

  • defterlerin ve gerekli diğer kayıtların Türkçe tutulması,
  • kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde bunların anlamlarının açıkça belirtilmesi,
  • kayıtların, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılması,
  • bir kaydın, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilmemesi ve değiştirilmemesi,

gerekmektedir.

Bu yükümlülüklere uyulmaması durumunda, Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanacaktır.

2.1.6.Envanter Çıkarma

Yeni TTK’nın 66’ncı maddesi hükmü uyarınca, her tacirin, ticari işletmesinin açılışında ve her faaliyet döneminin sonunda, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarması gerekmektedir.

Yeni TTK’nın 66’ncı maddesi hükmü hilafına hileli envanter çıkaranlara, aynı kanunun 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanması gerekecektir.

2.1.7.Görüntü Ve Veri Taşıyıcılara Aktarılmış Belgelerin İbrazı

Yeni TTK’nın 86’ncı maddesi, saklanması zorunlu olan belgeleri, sadece görüntü veya başkaca bir veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edebilen kimsenin,

  • giderleri kendisine ait olmak üzere, o belgelerin okunabilmesi için gerekli olan yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurmakla,
  • gerektiğinde, belgeleri, giderleri kendisine ait olmak üzere bastırmakla ve  yardımcı araçlara ihtiyaç duyulmadan okunabilen kopyalarını sunmakla,

yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır.

Bu yükümlülüğe uyulmaması halinde, Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükmü uyarınca, iki yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanması gerekecektir.

2.1.8. Türkiye Muhasebe Standartlarına Uyulması

Yeni TTK’nın 64 ila 88’inci maddeleri hükümlerine uymak zorunda olan gerçek ve tüzel kişiler (tacirler) (aynı kanunun  514 ilâ 528’inci maddeleri ve aynı kanunun ilgili diğer hükümleri saklı olmak kaydıyla), ticari defterlerini tutarken ve münferit ve konsolide finansal tablolarını düzenlerken,

  • Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına,
  • kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine,
  • yukarıda belirtilenlerin ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak ve bunları uygulamak,

zorundadırlar.

Bu hükümlere uyulmaması, Yeni TTK’nın 562’nci maddesinin 2’nci fıkrası hükmü uyarınca, yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasını gerektirecektir.

2.1.9.İbraz Görevi

Yeni TTK’nın 210’uncu maddesinin 1’inci fıkrası, ticaret şirketlerinin işlemlerinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetleneceğini hüküm altına almıştır. Aynı fıkra uyarınca, bu denetimin ilkeleri ve usulü bir tüzük ile belirlenecektir.

Aynı kanunun, 562’nci maddesinin 4’üncü fıkrası hükmünde de, aynı kanun hükümlerine göre tutmakla veya muhafaza etmekle yükümlü oldukları defter, kayıt ve belgeleri ve bunlara ilişkin bilgileri, önceki paragrafta belirtilen denetim elemanlarına,  bunlarca istenmesine rağmen, vermeyenlerin veya eksik verenlerin ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenlerin, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

2.2.KOBİ’lere Getirilen Zorunluluklar

Yeni TTK’nın geçici 1’inci maddesiyle, büyük sermaye şirketi sayılanlar hariç,

  • işletme yönetiminde yer almayan işletme sahipleri,
  • işletmeye borç verenler,
  • kredi derecelendirme kuruluşları,

gibi dış kullanıcılar için genel amaçlı finansal tablo düzenleyen bütün işletmelere Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Türkiye  Finansal Raporlama Standartlarından (KOBİ/TFRS)’yi uygulama zorunluluğu getirilmiştir.

Bu zorunluluk kapsamında olanların Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’yi, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS)’yi ve söz konusu standartların yorumlarını uygulamayı tercih etmeleri ve bu tercihlerinden vazgeçmeleri mümkün bulunmaktadır.

Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nun, küçük ölçekli işletmeleri KOBİ/TFRS’den kısmen veya tamamen muaf tutmaya veya bunlar için ayrı standartlar belirlemeye yetkisi bulunmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarda geçen “küçük ve orta büyüklükteki işletmeler” deyimi Yeni TTK’da tanımlanmamış ve bunların saptanmasında geçerli ölçütler hüküm altına alınmamıştır. Adı geçen kanunun 1522’nci maddesi hükmüne göre, “küçük ve orta büyüklükteki işletmeler”i belirleyen ölçütler, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun görüşleri alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve Resmî Gazetede yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenecektir.

2.3.Büyük Sermaye Şirketlerine Getirilen Zorunluluklar

Yeni TTK’nın geçici 1’inci maddesiyle, büyük ölçekli sermaye şirketleri ile bunların konsolidasyon kapsamına giren bağlı şirketleri, iştirakleri ve şirketler topluluklarına, Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’yi, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS)’yi ve söz konusu standartların yorumlarını uygulama zorunluluğu getirilmiştir.

2.4.Emeklilik Şirketlerine Getirilen Zorunluluklar

Yeni TTK’nın geçici 1’inci maddesiyle, 28/03/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nda tanımlanan emeklilik şirketlerine Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’yi, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS)’yi ve söz konusu standartların yorumlarını  uygulama zorunluluğu getirilmiştir.

SONUÇ

13/01/2011 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Yeni TTK) 14/02/2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, iki geçici maddesi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yeni TTK, genel olarak 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.  Aynı kanunun, 14/08/2012, 14/02/2013 ve 01/07/2013 tarihlerinde yürürlüğe girecek hükümleri de bulunmaktadır.

Bu yazının önceki bölümlerinde, Yeni TTK’nın yürürlüğü ile içerdiği ve ilgililere getirdiği bazı yükümlülükler ve yaptırımlar bağlamında genel bilgiler sunulmuştur.

KAYNAKÇA

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Resmi Gazete: 14/02/2011-27846)

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında

Kanun (Resmi Gazete: 14/02/2011-27846)


Not: Bu makale, Vergi Sorunları Dergisi’nin 2011 yılı  Mart ayı  270’inci sayısında yayımlanmıştır. Yazar Cahit YERCİ’nin Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine yazdığı  diğer makaleleri şu şekildedir.

Makalenin Adı

Vergi Sorunları Dergisi’nin

Tarihi

Sayısı

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (II) (Ticari İşlemlerde Ödeme Süresi ve Borçlu Tacirin Temerrüdü

Nisan 2011

271

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (III) (Şirket Birleşmeleri) (Mergers)

Mayıs 2011

272

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (IV) (Şirket Bölünmeleri) (Demergers)

Haziran 2011

273

Söz konusu makalelere Gelirler Kontrolörleri Derneği’nin aylık süreli yayını Vergi Sorunları Dergisi’nin 271’inci, 272’nci ve 273’üncü sayılarından veya www.vergisorunlari.com adresinden ulaşılabilir.

 

[1] Yeni TTK’nın 397’nci maddesinin 2’nci fıkrası, denetçinin denetiminden geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun düzenlenmemiş hükmünde olduğunu hüküm altına almaktadır.

 

MakaleYayımı

X
Gelen Kutusu
X

Yanıtla
cahit yerci Kime: bana
ayrıntılar 16:50 (20 saat önce)
Levent Bey,

Merhaba. Nasılsınız?

Vergi Sorunları Dergisi Yönetimi’nden yanıt geldi.  Bu yanıta göre, yalnızca bir yazının (“YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN YÜRÜRLÜĞÜ VE İÇERDİĞİ BAZI YÜKÜMLÜLÜKLER ÜZERİNE” başlıklı yazının) belli koşullara uyulması kaydıyla yayımına izin veriliyor.  Belirtilen bu koşullarla söz konusu yazının sitede yayımı mümkün olabilecektir.

Her şey gönlünüzce olsun.

Cahit Yerci

Koşullar aşağıda belirtilmiştir:

Gelirler Kontrolörleri Derneği’nin aylık süreli yayını olan Vergi Sorunları Dergisi’nin 2011 yılı Mart ayı 270’inci sayısında Gelirler Başkontrolörü Cahit YERCİ’ye ait “YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN YÜRÜRLÜĞÜ VE İÇERDİĞİ BAZI YÜKÜMLÜLÜKLER ÜZERİNE” başlıklı makalenin, yazarın talebi üzerine, “http://ticaretkanunu.net” adresli internet sitesinde yayımlanması, aşağıda belirtilen koşullara uyulması şartıyla uygun görülmüştür:

1.Adı geçen makalenin,  Vergi Sorunları Dergisi’nin 2011 yılı  Mart ayı  270’inci sayısında yayımlanmış olduğunun belirtilmesi suretiyle aynen yayımlanması.

2. Gelirler Başkontrolörü Cahit YERCİ’nin Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine yazdığı ve aşağıda ayrıntısı belirtilen makalelerin de mevcut bulunduğu ve söz konusu makalelere Gelirler Kontrolörleri Derneği’nin aylık süreli yayını Vergi Sorunları Dergisi’nin 271’inci, 272’nci ve 273’üncü sayılarından veya www.vergisorunlari.com adresinden ulaşılabileceğinin belirtilmesi.

Makalenin Adı

Vergi Sorunları Dergisi’nin

Tarihi

Sayısı

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (II) (Ticari İşlemlerde Ödeme Süresi ve Borçlu Tacirin Temerrüdü

Nisan 2011

271

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (III) (Şirket Birleşmeleri) (Mergers)

Mayıs 2011

272

Yeni Türk Ticaret Kanunu Üzerine (IV) (Şirket Bölünmeleri) (Demergers)

Haziran 2011

273

3.Yazıda belirtilen kişisel görüşlerin  tamamen yazarına ait olduğu ve bunların hiçbir kurum ve kuruluşu bağlamadığı yönünde bir not düşülmesi.

 

 

Yanıtla
Yönlendir

Kategori: Makale

Etiketler: ,

Sayfa istatistigi: 21.905 okunma - Bu Sayfayı Yazdırabilirsiniz


Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site