Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevden Alınması ve Üyeliklerinin Sona Ermesi

Bu makale Yaklaşım Dergisi’nin Temmuz 2011 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin ticaretkanunu.net sitesinde yayınlanması konusunda izin veren Soner ALTAŞ’a ve Yaklaşım Yayıncılık’a teşekkür ederiz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Görevden Alınması ve Üyeliklerinin Sona Ermesi

Soner ALTAŞ – Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

I- GİRİŞ

13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı (yeni) Türk Ticaret Kanunu(1) (YTTK)(2), anonim şirket yönetim kurulunu, hem yapısal hem de işlevsel yönden kurumsal yönetim kurallarını da gözeterek, yeni hükümlerle düzenlemiş; bunu yaparken profesyonel yönetimi ve tam şeffaflığı özenle dikkate almıştır(3). Yönetim kurulu üyelerinin paysahibi olmaları zorunluluğunun ortadan kaldırılması, tek kişilik yönetim kuruluna imkan sağlanması, tüzel kişilerin tüzel kişilik olarak yönetim kuruluna seçilmesi, üyelerin belirli bir nisabının yüksek öğrenim görmüş olması zorunluluğunun getirilmesi bu yeniliklere örnek olarak gösterilebilir.  Diğer yandan, YTTK’da, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve üyeliklerinin sona ermesi konusunda da, halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’na kıyasla yeni hükümler ihdas edilmiştir.

İşte bu çalışmamızda, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına, üyeliklerinin sona ermesine ve boşalan üyeliklerin nasıl doldurulacağına ilişkin düzenlemeleri üzerinde durulacaktır. Yeni TTK’nın getirdiği bu yeniliklerin daha iyi anlaşılabilmesi bakımından da, konu, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu (ETTK) hükümleri ile karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREVDEN ALINMASI

6762 sayılı ETTK’nın 316. maddesinde “İdare meclisi azaları esas mukavele ile tayin edilmiş olsalar dahi umumi heyet kararıyla azlolunabilirler. Azlolunan azanın tazminat talebine hakkı yoktur. 275. madde hükmü mahfuzdur.” denilmekte, 369. maddesinde ise “Umumi heyeti toplantıya davete dair olan ilan veya davet mektuplarında gündemin gösterilmesi lazımdır. Gündemde gösterilmeyen hususlar müzakere olunmaz.” hükümleri yer almakta idi. Dolayısıyla, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması hususunun genel kurul gündemine alınması ve bunun üzerine genel kurulda görüşülüp karara bağlanması gerekmekteydi.

YTTK’ya göre de, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, ister seçimle gelmiş ister ise esas sözleşme ile atanmış olsunlar, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler (YTTK md. 364/f.1). Ancak YTTK, bu hususu ETTK’ya kıyasla biraz daha kolaylaştırmış, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için, genel kurul toplantısının gündeminde ilgili bir maddenin bulunmasını veya gündemde madde bulunmasa dahi haklı bir sebebin bulunmasını şart koşmuştur (YTTK md. 364/f.1). Dolayısıyla, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınabilmesi için, genel kural olarak, bu hususun genel kurulun gündemine alınmış olması gerekecektir. Buna karşılık, ilgili üyenin görevden alınmasına ilişkin haklı sebepler var ise, genel kurul, gündemde madde bulunmasa dahi ilgili üyeyi azledebilecektir.

Bu yönüyle, YTTK’nın söz konusu düzenlemesi ETTK zamanında uygulamada sorun yaratan ve Yargıtay kararlarında farklı tarihlerde değişik yönde sonuçlara bağlanmış bulunan, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmalarının gündeme bağlılık ilkesinin kapsamında olup olmadığı sorununu, menfaatler dengesine uygun bir şekilde çözüme kavuşturmuştur. Zira, genel kurulun güvenini yitiren, hakkında haklı bir sebep mevcut olan bir üyeyi genel kurulun sadece gündeme bağlılık ilkesi dolayısıyla ileriki gündeminde görevden alma bulunan bir toplantıya kadar yönetim kurulunda tutmak zorunda bırakılması, genel kurula tanınan görevden alma yetkisinin amacına aykırı olacaktır. Hüküm haklı sebebin niteliği ile ilgili herhangi bir sınırlama getirmemiştir. Yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümünün ihlâli, birçok şirkette üyelik sebebiyle görevin ifasında güçlük, geçimsizlik, nüfuzun kötüye kullanılması, haklı sebeptir. Sadece politik nitelik taşıyan bir sebep, özellikle bilgisi ve ehliyeti ile yararlı olan bir üye yönünden haklı sebep oluşturulması düzenlemenin ruhuna uymayabilir(4).

YTTK, söz konusu düzenleme yanında, yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişiye de kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilme olanağı getirmiştir (YTTK md. 364/f.1). YTTK’ya göre, yönetim kurulu üyeliğine bir tüzel kişiliğin seçilmesi durumunda, tüzel kişi adına tescil ve ilân edilecek kişi bizzat tüzel kişi tarafından belirlenmekte, genel kurul tarafından seçilememektedir. Bu yönüyle, Kanun, gerçek kişiyi belirleme ve değiştirme hakkını sadece tüzel kişiye vermiştir. Bununla birlikte, şirketin, haklı sebeplerin varlığında tüzel kişiden değiştirme talebinde bulunmaya hakkı vardır.

YTTK’nın görevden alma konusunda getirdiği bir diğer yeni düzenleme de, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat hakkının saklı tutulmasıdır (YTTK md. 364/f.2). Oysa, ETTK’nın 316. maddesinin birinci fıkrasında “azlolunan azanın tazminat talebine hakkı yoktur” denilerek, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat talebinde bulunması engellenmiş idi. Bu itibarla, YTTK’nın anılan düzenlemesi, ETTK’da yer alan haksız hükmü kaldırıp, görevden alınan yönetim kurulu üyelerine tazminat talebinde bulunma imkanı sağlamıştır.

Diğer yandan, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasının bir istisnası da bulunmaktadır, o da YTTK’nın 334. maddesi gereği atanan kamu tüzel kişisi temsilcileridir(5)(YTTK md. 364/f.2). Bu şekilde atanan temsilciler, genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilirler (YTTK md. 334/f.2).

Ancak, burada da şu ayrımı yapmak gerekmektedir. YTTK’nın 334. maddesinin birinci fıkrasında “Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, paysahibi olmasalar da, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilir.” denilmiş, ikinci fıkrasında ise “Birinci fıkrada yazılı şirketlerde paysahibi olan kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, ancak bunlar tarafından görevden alınabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani Kanun, yönetim kurulu üyesinin kamu tüzel kişisi haricinde görevden alınamaması ilkesini, kamu tüzel kişisinin söz konusu şirkette paysahibi olma esasına dayandırmıştır. Oysa, anılan maddenin ilk fıkrasına göre, kamu tüzel kişilerine, o şirkette pay sahibi olmasalar dahi, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilmektedir. Dolayısıyla, kamu tüzel kişisinin, pay sahibi olmadan sadece şirket esas sözleşmesinde yer alan hükme dayanarak atadığı yönetim kurulu üyelerinin, genel kurul tarafından görevden alınması hususunda yasal bir engel bulunmadığı kanısındayız.

III- YTTK’YA GÖRE YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNİN SONA ERMESİ

Yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren sebepleri, şu şekilde sıralamak mümkündür:

– Üyelik için gerekli kanuni şartları veya esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybetmesi (YTTK md. 363/f.2),

– İflâsına karar verilmesi (YTTK md. 363/f.2),

– Ehliyetinin kısıtlanması (YTTK md. 363/f.2).

Bu sebeplerin varlığında, ilgili kişinin yönetim kurulu üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer (YTTK, md. 363/f.2).

IV- YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNDE YAŞANAN BOŞALMALARIN GİDERİLMESİ

YTTK’nın anonim şirket yönetim kurulu üyeliklerinde boşalma olması durumunda ne yapılması gerekeceğine ilişkin düzenlemesi ETTK’nın 315. maddesinden alınmıştır. ETTK’nın söz konusu maddesinde;

“275. madde hükmü mahfuz olmak üzere bir azalık açılırsa idare meclisi kanuni şartları haiz bir kimseyi geçici olarak seçip ilk toplanacak umumi heyetin tasvibine arzeder. Bu suretle seçilen aza umumi heyet toplantısına kadar vazifesini yapar.

İdare meclisi azalarından biri iflasa tabi kimselerden olup da iflasına karar verilir veya hacir altına alınır yahut azalık için lüzumlu kanuni vasıfları kaydederse, vazifesi sona ermiş olur. Ağır hapis cezasıyla veya sahtekarlık, emniyeti suiistimal, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyet halinde dahi hüküm aynıdır.”

denilmekte idi.

YTTK’nın 363. maddesinde ise;

“334. madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanunî şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar.

Yönetim kurulu üyelerinden birinin iflâsına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya da bir üye üyelik için gerekli kanunî şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybederse, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.”

denilmiştir.

Dolayısıyla, gerek YTTK’nın 363. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sona erme sebepleriyle gerek bunlar dışındaki herhangi bir sebeple -istifa, ölüm vs.-, yönetim kurulu üyeliklerinde bir boşalma yaşanması durumunda, yönetim kurulu, kanunî şartları taşıyan birisini “geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine” seçer ve bu kişiyi toplanacak olan ilk genel kurulun onayına sunar. Bu şekilde seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar (YTTK md. 363/f.1). Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinin onaylanması durumunda, yerine getirildiği üyenin (selefinin) kalan süresini tamamlar. Eğer, selefinin görev süresi genel kurul tarihi itibariyle sona ermiş ise, boşalan üyeliğe getirilen kişinin görevinin de bittiği kabul edilir. Yine, bu kişinin üyeliğinin genel kurul tarafından onaylanmaması durumunda da, yönetim kurulu üyeliği genel kurul tarihi itibariyle sona erer.

Ancak, kamu tüzel kişilerinin temsilcileri bu düzenlemenin de istisnasını oluşturmaktadır. Zira, 363. maddesinin birinci fıkrasının başında “334. madde hükmünün saklı olduğu” açıkça belirtilmiştir. YTTK’nın 334. maddesine göre de; Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, paysahibi olmasalar da, işletme konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkı verilebilmekte, bu temsilciler kamu tüzel kişisi tarafından belirlenmekte ve yine genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilmektedir (YTTK md. 334/f.2). İşte, anılan kamu tüzel kişilerinin temsilcilerinin görevden ayrılması veya alınması durumunda yönetim kurulu üyeliklerinde yaşanacak boşluklarda, YTTK’nın 363. maddesi uygulanamayacak, yani yönetim kurulu kanunî şartları haiz birini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçemeyecektir. Hal böyle olunca, yaşanan boşlukların kamu tüzel kişisi tarafından yeni temsilci görevlendirilmesi suretiyle giderilmesi beklenilecektir.

V- ÖZET VE SONUÇ

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması için, genel kurul toplantısının gündeminde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa dahi haklı bir sebebin bulunması gerekir. Yani, ilgili üyenin görevden alınmasına ilişkin haklı sebepler var ise, genel kurul, gündemde madde bulunmasa dahi ilgili üyeyi azledebilecektir. YTTK’nın görevden alma konusunda getirdiği bir diğer yeni düzenleme de, görevden alınan yönetim kurulu üyesinin tazminat hakkının saklı tutulmasıdır. Yönetim kurulu üyeliği için gerekli kanuni şartların veya esas sözleşmede öngörülen niteliklerin kaybedilmesi, üyenin iflâsına karar verilmesi veya ehliyetinin kısıtlanması durumunda, yönetim kurulu üyeliği herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.

YTTK’ya göre yönetim kurulu üyeliği herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar. Buna karşılık, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, anılan tarihe kadar, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek, YTTK’nın getirdiği yenilikler ancak 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra hüküm ifade edecektir.

…………………………………………………………………………

Not:  Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1)    14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)    Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29.06.1956 tarih ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13.01.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılacaktır.

(3)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı: 96

(4)     Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, Esas No:1/324, S. Sayısı:96

(5)     ETTK’nın 316. maddesinin ikinci fıkrasına göre de, kamu tüzel kişisi temsilcileri, genel kurul tarafından değil, ancak kendilerini atayan kamu tüzel kişisi tarafından görevden alınabilmekte idi.

Kategori: Makale

Etiketler:

Sayfa istatistigi: 18.178 okunma - Bu Sayfayı Yazdırabilirsiniz


Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site