TTK Madde 104

III – İnhisar

MADDE 104 (1) Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.

Sayfa istatistigi: 8.887 okunma
  1. GEREKÇE/Madde 104 – 6762 sayılı Kanunun 118 inci maddesinden alınan bu hükümde yeni kavram adları kullanılmıştır: Tek acente ve tek müvekkile özgüleme gibi. 6762 sayılı Kanunda yan başlıkta kullanılan “İnhisar” kavramı, söz konusu hukukî konuma uymayan, yanlış bir kavramdı. Çünkü, “inhisar” (tekel) kelimesi “monopol” karşılığı olup hakim durumu anlatır. RKK’da olduğu gibi. Oysa burada, “münhasır”lık konumu (exclusivity) vardır. Bu da başkasıyla paylaşılmayan, tek başına yetkili anlamına gelmektedir. Bu sebeple “tek başına yetkili olma ve tek müvekkile özgülenme” ibaresinin uygun olduğu düşünülmüştür. Mevcut hüküm aracılığa özgülenmiş izlenimini verdiği için “acentelik yapmama” denilmiştir.

  2. Prof. Dr. Arslan KAYA’nın Madde Açıklaması

    TTK m. 104 (İnhisar)
    (1) Eski TTK ve TTK arasında yeni Türkçe‘ye uyarlanma dışında bir farklılık yoktur. Eski TTK’daki “aynı ticaret dalı için” ibaresi yerine “aynı ticaret dalı ile ilgili olarak” ve “aracılık yapamaz” ibaresi yerine “acentelik yapamaz” ibareleri tercih edilmişse de, bunların nedeni gerekçede açıklanmamıştır.

    Gerekçede de yer verildiği üzere, maddenin matlabı, TTK Tasarısında “Tek başına yetkili olma ve tek müvekkile özgülenme” şeklinde iken, gerekçesi de “6762 sayılı Kanunda yan başlıkta kullanılan ‘İnhisar’ kavramı, söz konusu hukuki konuma uymayan, yanlış bir kavramdı. Çünkü, ‘inhisar’ (tekel) kelimesi ‘monopol’ karşılığı olup hakim durumu anlatır. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da olduğu gibi. Oysa burada, ‘münhasır’lık konumu (exclusivity) vardır. Bu da başkasıyla paylaşılmayan, tek başına yetkili anlamına gelmektedir. Bu sebeple ‘tek başına yetkili olma ve tek müvekkile özgülenme’ ibaresinin uygun olduğu düşünülmüştür.” şeklinde temellendirilmiş iken, Adalet Komisyonu, Tasarıdaki başlığı, maddenin metnine daha uygun düştüğü gerekçesiyle, “İnhisar” olarak değiştirmeyi tercih etmiştir.

    (2) İsviçre Borçlar Kanunu’nun (“İsv. BK”) 418c (2) maddesinde içerik ve ilkeleri aynı paralelde olan (aksinin yazılı olarak kararlaştırılabileceği, asıl olanın tekel hakkı (buraya kadar sayfa 57) olduğu gibi…), daha kasa bir düzenleme vardır. Buna mukabil. Alman hukukuna (§ 87/2) göre, acentenin tekel hakkı» tarafların anlaşması ile tanınmışsa söz konusu olur. Dolayısıyla, Türk ve İsviçre kanunlarının aksine, kural, acentenin tekel hakkının olduğu yönünde değildir. Alm. TK’da mutabakatın şekli konusunda bir hükme ise yer verilmemiştir, bu halde, Alman hukukunda taraflar, tekel hakkını, açık veya zımni olarak kabul edebilirler.”

    Arslan KAYA, ‘‘Acentelik İle İlgili Yenilikler’’, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Ticari İşletme Hukuku Alanında Getirdiği Yenilikler Sempozyumu, 25-26 Kasım 2011, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, s. 57-58

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir