TTK Madde 237

II- Sorumluluğun derecesi

MADDE 237 (1) Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur. Ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir.

(2) Yukarıdaki hükümler, ortakların kişisel mallarına ihtiyati haciz koymaya mani değildir. Bu fıkra hükmünce konulmuş bulunan ihtiyati hacizler hakkında İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, birinci fıkranın ikinci cümlesi hükmünce ortağa karşı dava veya takibe başlama yetkisinin doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bununla beraber, ihtiyati haciz tutanağının tebliğinden itibaren kanuni süre içinde şirkete karşı takibe veya davaya başlanmadığı takdirde ihtiyati haciz düşer.

Sayfa istatistigi: 5.255 okunma
  1. GEREKÇE/Madde 237 – Madde, 6762 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinden alınmış olup, ortakların sorumluluğunun derecesini düzenleyen ilkesel nitelikte hükümler içermektedir.

  2. KARAR

    “Davalılar …, … ve …’e husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği ihtilaflıdır.
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 237.maddesi uyarınca şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur. Ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir.
    Davacı vekili, davayı davalılar … İnş. Tic. …. Şti., …, …, …’e karşı açmış olup davacının kayden … İnş. Tic. … Şirketinin işçisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile dava, şirketle birlikte şirketin ortaklarına karşı yöneltilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 237.maddesine göre şirket borçlarından birinci derecede şirket sorumludur. Ancak şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir. Davalı şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı ya da şirketin sona erdiğine dair dosya kapsamında delil ya da bu yönde iddia bulunmadığına göre davacının davasını şirket yerine şirketle birlikte şirketin ortaklarına yöneltmesi isabetli olmadığının anlaşılmasına göre davalılar …, … ve … yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde kabul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.” Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E:2016/8328, K:2019/5985, T:14.03.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir