TTK Madde 280

3. Temsil

MADDE 280– (1) Tasfiye hâlinde bulunan şirketi mahkemelerde ve dışarıda tasfiye memurları temsil eder.

(2) Tasfiye memurları şirket için yararlı gördükleri takdirde, olağan işlem ve işlerle sınırlı olmak koşuluyla, sulhe, feragata, kabule, tahkime ve özellikle hakem seçmeye de yetkilidirler; gereklilik hâlinde yeni işlemler de yapabilirler.

(3) Tasfiye hâlinde bulunan kollektif şirket adına düzenlenen bütün belgeler ve senetlerin “tasfiye hâlinde bulunan filan şirketin tasfiye memurları” ibaresi eklenerek tasfiye memurları tarafından imzalanması şarttır.

(4) Bir tasfiye memurunun görevini yaparken işlediği haksız fiillerden şirket de sorumludur.

Kategori: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Etiketler:

Sayfa istatistigi: 3.719 okunma - Bu Sayfayı Yazdırabilirsiniz



GEREKÇE/Madde 280 – Madde, 6762 sayılı Kanunun 219 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.


KARAR
“Dava TMK’nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar 6102 sayılı TTK’nun 280. maddesinde tasfiye halindeki şirketleri mahkemelerde tasfiye memurlarının temsil edeceği düzenlenmiş ise de özel kanun mahiyetinde olan davacının da tabi olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/3 maddesinde mahkemece veya genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılacağı öngörülmüştür
Davacı S.S. Öncü Denizciler Birliği Yapı Kooperatifinin 03.03.2012 tarihli genel kurul toplantısında kooperatif adına kayıtlı arazinin hisseli tapu olarak ortaklara dağıtılmasına genel kurulca karar verilmesi nedeniyle kooperatifin işlevini tamamlanmasından dolayı tasfiye edilmesine ve seçilerek yönetim kurulunun Tasfiye Yönetim Kurulu olarak görev yapmasına karar verildiği ve Tasfiye Yönetim Kurulunun da seçilerek bunun bir tutanağa bağlandığı anlaşılmıştır.
Söz konusu kooperatif genel kanun olan TTK hükümlerine tabii ise de, ayrıca düzenlenmiş Kooperatif Kanunu mevcut olup, aynı hususun genel ve özel kanunda düzenlenmesi halinde özel kanunun öncelikle uygulanması gerektiğinden, davanın davacı Kooperatif Genel Kurulunca seçilen temsilci Tasfiye Yönetim Kurulu üyelerince açıldığı gözetilerek işin esasına girilip hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.” Yargıtay 5. HD., E:2014/3075, K:2014/15827, T:03.06.2014.

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site