TTK Madde 33

2. Tescile davet ve ceza 

MADDE 33- (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.

(2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. [1]

(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.


[1]     6335 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile ikinci fıkra değiştirilmiştir. 2 nci fıkranın değişiklikten önceki hali şöyleydi; ‘‘Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürü tarafından ikiyüz Türk Lirasından dörtbin Türk Lirasına kadar idari para cezasıyla cezalandırılır.’’





GEREKÇE/Madde 33 – Maddenin tümü dikkate alındığında, 33 üncü maddenin 6762 sayılı Kanunun 35 inci maddesini devam ettirdiği söylenebilir. Ancak, maddede az da olsa değişiklikler yapılmıştır. Birinci değişiklik, maddedeki para cezası miktarı günün ekonomik koşullarına uygun olarak yeniden belirlenmiştir. İkinci olarak dördüncü fıkrada, 6762 sayılı Kanundaki metindeki “temyiz yoluna başvurulabilir” hükmü, bölge adliye mahkemelerinin (istinaf) kurulmuş olması dikkate alınarak “kanun yoluna başvurabilirler” şeklinde değiştirilmiştir. Son olarak da, 6762 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin son fıkrasındaki “Bu maddeye göre hükmolunan para cezaları hapse çevrilemez.” hükmüne yer verilmemiştir. Yargıtay içtihatlarında maddede öngörülen para cezasının disiplin cezası niteliğinde olduğu kabul edildiğinden, bu cezanın adlî para cezası gibi ödenmediği hallerde paraya çevrilmesi mümkün bulunmadığından gereksiz olan söz konusu hüküm maddeye alınmamıştır.


YORUMLAR:
Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 1’inci fıkrası hükmüne göre, tescil sicil müdürü,

•tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan hususları,
•gerçeği tam olarak yansıtmayan, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak ve kamu düzenine aykırı olacak hususları,

haber aldığında, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye ya da o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracaktır.

Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 2’nci fıkrası hükmü gereğince, ticaret sicil müdürü tarafından verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürü tarafından iki yüz Türk Lirası’ndan dört bin Türk Lirası’na kadar idari para cezasıyla cezalandırılır.

İlgililerce süresi içinde kaçınma sebeplerinin bildirildiği durumda, Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasının birinci cümlesindeki hüküm uyarınca, ticaret sicilinin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder; aksi takdirde tescil istemini reddeder.

Yine aynı fıkranın ikinci cümlesinde, süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yazılı cezayla cezalandırılmasının aynı maddenin 3’üncü fıkra hükmünün (birinci cümklesinin) uygulanmasına engel oluşturmayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu konuda görüşüm şu şekildedir: Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan hüküm “süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde” şeklindeki bir ifadeyle başlamaktadır. Bu ifade çerçevesinde, söz konusu fıkranın ilk cümlesinde yazılı hükmün uygulanması, süresi içinde kaçınma sebeplerinin bildirildiği hallerde söz konusu olur. Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında yazılı cezanın uygulandığı haller ise, ticaret sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunulmadığı ve kaçınma sebeplerinin bildirilmediği hallerdir. Dolayısıyla, Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin,

•2’nci fıkrasında yazılı cezanın uygulandığı durumlarda, aynı maddenin 3’ncü fıkrası hükmünün,
•3’ncü fıkrası hükmünün uygulandığı durumlarda, aynı maddenin 2’nci fıkrasında yazılı cezanın,

uygulanması bizce mümkün görünmemektedir. Bu açıklamalar bağlamında, Yeni TTK’nın 33’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında yazılı cezanın uygulanmasının, maddenin 3’üncü fıkrası hükmünün (birinci cümle hükmünün) uygulanmasına engel oluşturmayacağı şeklindeki hükmü anlamak mümkün olmamaktadır.

Yorumu Gönderen: Cahit Yerci

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site