TTK Madde 354

XV – Şirketin tescili ve ilânı

Madde 354 – (1) Şirket esas sözleşmesinin tamamı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının[1] izniyle kurulacak olan anonim şirketlerde izin alınmasını, diğer şirketlerde 335 inci maddenin birinci   fıkrası  uyarınca   şirketin  kuruluşunu  izleyen  otuz  gün  içinde  şirketin  merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Tescil ve ilan olunan esas sözleşmeye, aşağıda sayılanlar dışında, 36 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu hususlar şunlardır:

a) Esas sözleşmenin tarihi.

b) Şirketin ticaret unvanı ve merkezi.

c) Şirketin, varsa süresi.

d) Şirketin sermayesi, ödenmesinin şekil ve şartları ile payların itibarî değerleri, varsa imtiyazlar.

e) Pay senetlerinin türleri, hamiline veya nama yazılı oldukları.

f) Şirketin nasıl temsil olunacağı.

g) Yönetim kurulu üyeleriyle şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, unvanları, yerleşme yerleri ve vatandaşlıkları.

h) Şirketin yapacağı ilanların şekli; esas sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunduğu takdirde, yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine nasıl bildirileceği.

(2) Şubeler, merkezin sicil kaydına gönderme yapılarak bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.

(3) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu ticaret sicili müdürlüğüne tevdi edilir. [2]



[1]     6335 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile “Sanayi ve Ticaret Bakanlığının” ibaresi “Gümrük ve Ticaret Bakanlığının” şeklinde değiştirilmiştir.

[2]     6335 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile üçüncü fıkra değiştirilmiştir. Fıkranın değişiklikten önceki hali şöyleydi; ‘‘343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu da tescil ve ilan edilir.’’


Kategori: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Etiketler:

Sayfa istatistigi: 4.791 okunma - Bu Sayfayı Yazdırabilirsiniz



GEREKÇE/Madde 354 – Şirket esas sözleşmesinin tamamı tescil olunur. Ancak, esas sözleşmenin tümünün tescil edilmiş olması, maddelerin tümü için tescilin Tasarının 36 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında olumlu etki yaratması sonucunu doğurmaz. Başka bir ifade ile, esas sözleşmenin her hükmü üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez, yani üçüncü kişiler (esas sözleşme tescil ve ilân edildi diye) bu sözleşmedeki her hükmü biliyor sayılamaz. Kısaca: Tescil her hüküm yönünden olumlu işlevi haiz değildir. Tescil edildikleri takdirde bu etkiye sahip bulunan esas sözleşme hükümleri 354 üncü maddede sekiz bent halinde, sınırlı sayı (numerus clausus) olarak gösterilmiştir. Mezkûr ayrım 6762 sayılı Kanunun 300 üncü maddesi hükmünden açıkça anlaşılmadığından, 354 üncü maddede bu noktaya vurgulama yapılmasına gereksinim duyulmuştur. Söz konusu sekiz bent şirketin hüviyeti, üçüncü kişilerin hakları ve yönetim organı ile ilgilidir. Anılan hükümler aynı zamanda esas sözleşmede bulunması gerekli asgarî kayıtları da gösterir. 354 üncü madde bu yönden 339 uncu maddeden ayrılır. 339 uncu madde hem asgarî içeriğe ilişkin olanları hem de esas sözleşmeye girerek bağlayıcılık kazanan hükümleri gösterir. Esas sözleşmenin tümünün tescil ve ilânı ise kamuyu aydınlatma ilkesi yönünden gerekli görülmüştür.
6762 sayılı Kanunun aksine, tescil Tasarıda belli bir süreye bağlanmamıştır. Bunun sebebi, hükme aykırılığın yani süresi içinde tescili yaptırmanın sonuçlarının da Tasarıda ayrıntılı bir şekilde düzenlenmesi zorunluğudur. Böyle bir düzenleme ise, hukuk politikası bakımından doğru değildir. Ayrıca, böyle bir sürenin başlangıç tarihini kanunen belirlemek de güçtür. Diğer yandan, sürenin uzatılması sorun da yaratabilir. Nihayet, kuruluş sürecinin ne kadar süreceğinin belirlenmesi, özellikle aynî sermaye konulması ve bir işletme ve aynın devralınması halinde kolayca çözülebilecek bir sorun değildir.

Önerge: Görüşülmekte olan 96 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 354 üncü maddesine aşağıdaki üçüncü fıkranın eklenmesini arz ve teklif ederiz.

“(3) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu da tescil ve ilân edilir.”

Önerge – Gerekçe: Avrupa Birliğinin 77/91 sayılı Yönergesinin 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporunun tescil ve ilân edilmesi gerekliliği hükme bağlanmıştır. Böylece aynî sermaye ile bir aynın devralınmasına ilişkin değerleme raporunun mahkeme dosyasında kalmasının sakıncaları ortadan kaldırılmış, bilgiye ulaşma sağlanmıştır. Raporun internet sitesinde de yer alacağı şüphesizdir.

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site