TTK Madde 687

IV – Def’iler

MADDE 687 (1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.

(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.

Sayfa istatistigi: 6.315 okunma
  1. GEREKÇE/Madde 687 – Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 599 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddenin kaynağı, CBA’nın 17 nci maddesidir.

  2. KARARLAR
    1.TTK’nun 689. (6762 sayılı TTK md. 601) maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde “bedeli teminattır” “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşıması gerekmektedir. Dava konusu çek üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığına göre davalıya yapılan cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim davalının 07.02.2014 tarihli cevap yazısında da dava konusu çekin teminat olarak değil, kredi borcundan mahsup edilmek maksadı ile temlik alındığı açıkça belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu çekteki cironun temlik cirosu olduğu kabul edilerek 6102 sayılı TTK’nun 687 (6762 sayılı TTK md. 599) maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def’ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu gözetilerek deliller bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. HD., E:2014/10394, K:2015/8019, T:01.06.2015.

    2. “Davanın hukuksal dayanağını, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.’nun 599. md. hükmü oluşturmaktadır. Anılan yasa hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle keşideci ile lehdar arasındaki bedelsizlik iddiasının kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda keşideci tarafından lehdar aleyhine bedelsizlik iddiasıyla açılmış bir dava bulunmamaktadır. Keşidecinin lehdara borçlu bulunmadığı kanıtlanmadıkça hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunu söylemek, yukarıda belirtilen yasa hükmünün konuluş amacıyla bağdaşmaz. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. HD., E:2013/18533, K:2014/2153, T:29.01.2014.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir