TTK Madde 701

II – Şekil

MADDE 701 (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır.

(2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır.

(3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.

(4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.

Sayfa istatistigi: 8.262 okunma
  1. GEREKÇE/Madde 701 – Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 613 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır. Maddenin kaynağı CBA’nın 31 inci maddesidir. “Aval içindir” ibaresi hükmün Fransızca metninden Türkçe’ye çevrilmiştir. Alm. Kamb. SK’nın 31 inci maddesinde “kefil olarak” denilmiştir. Bunun sebebi Alman Kanununda aval yerine “poliçe kefaleti” teriminin kullanılmış olmasıdır. Mevcut metinde ve Tasarıda “aval” terimi tercih edildiğinden düzenlemeler bu terime göre yapılmaktadır.

  2. KARAR
    “Dava konusu çekin son hamili olan N.. Ç.. tarafından bankaya ibraz edildiği, bankanın sorumlu olduğu asgari sorumluluk miktarının bankaca N.. Ç..’e ödendiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Çekin keşidecisi olarak U.. T.. görünmekte olup, ön yüzündeki M.K. T. isim ve imzası aval niteliğindedir (6102 sy. TTK.818/1-g yollamasıyla aynı Kanun’un 701/3.md.). Zira, çekin ön yüzünde keşideci U.. T.. ismi altında imza bulunmakta olup, ayrıca M.K. T. imzası da çek üzerinde mevcuttur. M.K.T. imzasının keşideci U.. T..’e vekaleten atıldığına dair bir açıklamaya da yer verilmemiştir.
    Çek arkasındaki ciro silsilesine bakıldığında ilk cironun lehdar davacı A.. Ö.. tarafından yapıldığı ve bu şahsın cirosu ile çekin önce M.K. T., daha sonra da takip eden cirolarla hamil davalıya intikal ettiği görülmektedir. M.K. T. çekin keşidecisi olmadığından somut olay bakımından alacaklı-borçlu sıfatlarının birleştiğinden söz edilemez. Dış görünüş itibariyle ciro silsilesinde kopukluk da bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı çek bedelini aval veren durumundaki M.K. T. tahsil edip çeki adı geçene geri verdiğini ve onun tarafından da kötüniyetli olarak dava dışı O. Ö. ciro edilerek yeniden tedavüle sokulduğunu iddia etmiş ise de çek arkasındaki kendisine ait ilk ciroyu iptal etmeden çeki geri vermesi kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı gibi esasen bu yöndeki iddia da kanıtlanamamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. HD., E:2014/12938, K:2014/18473, T:22.12.2014.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir