TTK Madde 8

1. Oran serbestisi ve bileşik faizin şartları

MADDE 8 (1) Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.

(2) Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.

(3) Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.

(4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir.




GEREKÇE/Madde 8 – Tasarının bu maddesinde ve 9 uncu maddelerde yapılan değişikliklere hakim olan düşünceler şöyle özetlenebilir:
(1) Ticarî işlerde faiz oranının serbestçe tayin olunacağı, Türk Ticaret Kanununda temel bir ilke olarak yer almalıdır. Doğru olan budur. Gerçi, bugün aynı ilke ticarî olmayan (âdi) işlere uygulanan faiz için de geçerlidir. Ancak, anılan ilkeden zaman zaman sapıldığı görülmektedir. Ticarî işlerde temel bir kanun olarak Türk Ticaret Kanunu konunun düzenlemesi gereken yerdir. Ayrıca bir kanun sadece kendi kapsamındaki konuları düzenlemeli, bunlara ilişkin hüküm koymalıdır. Bu sebeple, hüküm 6762 sayılı Kanunda olduğu gibi ticarî işlere özgülenmiştir. 6762 sayılı Kanunda kullanılan “tayin olunabilir” ibaresi ilke ile bağdaşmayan gereksiz bir esnekliğe yer vermiştir. İlkenin tam olarak öngörülebilmesi için kesin bir ifade kullanılmalıdır. Bu sebeple ibare “belirlenir” şeklinde düzeltilmiştir.
(2) Kanunda veya sözleşmede belirtilmediği durumlarda uygulanacak faiz ve temerrüt faizi oranlarını gösteren 3095 sayılı Kanun ve benzeri kanunlar sık değiştirilmektedir. Türk Ticaret Kanunu söz konusu kanunlara ad ve sayı anarak gönderme yaparsa, değişiklikler dolayısıyla bu gönderme, anlam ifade etmez duruma gelebilir. Onun için 8 inci maddenin ikinci fıkrası hükmünde genel bir gönderme tercih edilmiştir. “Temerrüt faizi” terimi yerine mevzuatta sık sık “gecikme faizi” terimi kullanılmaktadır. İkinci terimin, yeniliğinin tercih edilmesinde rol oynadığı düşünülebilir. Oysa ikinci terim dardır; temerrüt sadece gecikme halini içermez. Bu sebeple Tasarı “temerrüt faizi” terimini kullanmıştır. “Temerrüt” kelimesi yerine görüşbirliği ile kullanılacak yeni bir kelime bulunursa onun faizini ifade eden terim de değişir.
(3) Mürekkep faize ilişkin 6762 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve etrafında önemli birikim sağlayan hüküm, 9 uncu maddede bağımsızlaştırılmalıdır.
(4) 6762 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülmüş bulunan, saklı tutma hükmünün yorumu güçlük doğurmuştur. Gerçekten saklı tutulan “hususî hükümler” ile; mürekkep faiz hakkındaki hükümlerin mi yoksa hükümde anılan kanunlarda bulunan faize ilişkin kuralların mı kastedildiği belirsizdir. Üçüncü fıkrada sayılan kanunlar, mürekkep faize dair “hususî hükümler”i içermemektedir; içerseler bile, 3095 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi karşısında bu hükümleri geçerli saymak mümkün değildir. Çünkü, hem anılan Kanun bileşik faizi kesin olarak yasaklamıştır, hem de sadece “Bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri(ni) saklı” tutmuş, diğer “hususî hükümler”i dikkate almamıştır. Bu gerekçelerle, 6762 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne Tasarıda yer verilmemiştir. 6762 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin artık pek bir anlam ifade etmeyen ikinci fıkrası da Tasarıya alınmamıştır. Tasarının 8 ilâ 10 uncu maddesi hükümleri faiz konusunda bir Ticaret Kanununun içermesi gereken hükümlere yer vermiştir.


KARARLAR
1. 6102 sayılı TTK 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı serbestçe belirlenecektir. Davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup ticari iş niteliğinde bulunduğundan TBK’ndaki 88 ve 120. maddelerindeki sınırlamalar ticari kredilerde uygulanmaz. Davacı ticari işyeri kredisi, taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak için icra takibi yapmış, ticari işyeri kredisi için yıllık %18,16 , taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak için yıllık %54 oranında faiz talebinde bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak için faiz oranının TBK daki 88 ve 120.maddelerindeki sınırlamalara göre %35,50 olarak tespit edilerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda TBK 88-120 maddelerinin ticari işlerde uygulanamayacağı dikkate alınmak suretiyle sözleşmeye göre akdi ve temerrüt faizinin tespit edilerek işlemiş ve işleyecek faiz oranı yönünden yargıtay denetimine açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekirmiştir.” Yargıtay 19. HD., E:2014/17586, K:2015/7708, T:26.05.2015.

2. “...taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ”genel kredi sözleşmesi” başlıklı olup, kullandırılan krediler de ticari niteliktedir. 6098 Sayılı TBK’ nın 120. maddesinde temerrüt faizi yönünden bir sınırlama getirilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinde ise TBK’nın 120. madde hükmünün görülmekte olan davalarda uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 8/1. maddesinde, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği hükme bağlanmış, aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. 6102 sayılı TTK’nın 9. maddesinde ticari işlerde; kanuni anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuatın 3095 sayılı Yasa hükümleri olduğunun ve 6102 sayılı TTK’nun 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanmayacağının kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler ve taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan faiz oranları gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. HD., E:2014/20225, K:2015/7696, T:26.05.2015.

3.…somut olay bakımından TBK’nın 120. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekmektedir. Bazı hukukçular anılan yasa hükmünün ayrım gözetmeksizin ticari işlerde de uygulanacağını savunmakta ise de, Dairemizin uygulaması 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddelerinde akdi ve temerrüt faizi ile ilgili sınırlamaların ticari işlerde uygulanamayacağı yönündedir. Zira 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 8/1. maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği hükme bağlanmış, aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. Aynı Kanunun 9. maddesinde, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuat olarak 3095 sayılı Yasa hükümlerinin amaçlandığının ve 6102 sayılı TTK’nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK’nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir.” Yargıtay 19. HD, E:2013/8556, K:2013/12306, T:01.07.2013

4.Dava, davalının kefili olduğu Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın İİK’nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Somut olayda Mahkemece 6098 sy. TBK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren davacı banka alacağına TBK’nın 88. ve 120. maddelerinde öngörülen sınırları uygulanarak faiz yürütülmesine karar verilmiştir. 6101 sy. TBK’nın yürürlüğü ve uygulanma şekli bakımından Kanun’un 7. maddesine göre TBK, kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır. Bununla birlikte davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup TTK’nun 4. maddesi gereği TİCARİ İŞ NİTELİĞİNDEDİR. Aynı yasanın 8. maddesine göre; ticari işlerde temerrüt faizi oranı serbestçe belirlenecektir. Bu durumda TBK’ndaki 88. ve 120. maddelerindeki hükümlerin ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler ve taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinde kararlaştırılan akdi ve temerrüt faiz oranları gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. HD, E:2013/10777, K:2013/14096, T:18.09.2013


KAYNAKLAR
1. Cenk Akil, Yargıtay Kararları Işığında Medeni Muhakeme Hukuku Bağlamında Faize İlişkin Bazı Meseleler, Ankara Barosu Dergisi, 2015/2, s. 67-107.

2. Nurdan Orbay Ortaç, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Ticari İşlerde Faiz, Ankara Barosu Dergisi, 2014/2, s. 117-133.

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site