Anonim şirket ortaklarının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna karşı açacağı tazminat davası, TTK 558/2 uyarınca ibra tarihinden itibaren altı aylık hak düşürücü süreye tabi olup, arabuluculuk başvurusu ile kesilen bu sürenin kalan kısmı içinde davanın ikame edilmesi zorunludur.
Kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi ve TTK m. 702 uyarınca aval verenin taahhüdünün bağımsızlığı karşısında, bononun teminat senedi olduğu iddiası aynı kuvvete haiz yazılı bir delille kanıtlanmadığı sürece avalist borçtan asıl borçlu gibi sorumludur.
Yönetim kurulu üyelerine verilen şirketle işlem yapma ve rekabet etme izinlerinin genel kurulca iptal edilmiş olması, iptal anına kadar bu izinlere dayanılarak gerçekleştirilen geçmiş ticari işlemlerin kendiliğinden hukuka aykırı hale geldiğini göstermez ve somut zarar kanıtlanmadıkça yöneticilerin sorumluluğunu doğurmaz.
Navlun sözleşmesinde yükün taşınacağı gemi ismen belirlenmişse, taşıyan taşıtanın iznini almadan eşyayı başka bir gemiye aktaramaz; aksine davranış sonucu meydana gelen ziyadan TTK 1150 uyarınca sorumlu olur.
Limited şirket müdürünün eylemleri nedeniyle oluşan dolaylı zararlara dayalı sorumluluk davalarında, ortaklar tarafından açılacak tapu iptali ve tescil davalarında taşınmazın ortak adına değil, şirket tüzel kişiliği adına tescili talep edilmelidir.
Anonim şirket ortakları arasındaki güven ilişkisinin ve husumetin geri dönülemez düzeyde bozulması halinde, feshin son çare olması ilkesi uyarınca şirket tüzel kişiliğinin korunarak davacı ortakların pay değerleri ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi hukuka uygundur.
İki ortaklı limited şirketlerde ortaklar arasında ortaklığın devamını imkansız kılan şiddetli geçimsizliğin bulunması ve şirketin tek faaliyet konusunu oluşturan işletmenin fiilen kapatılması limited şirketin haklı nedenle feshi sebebidir.
Limited şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı davranarak şirketin idari para cezalarına maruz kalmasına yol açması ve yönetimde ağır kusurlu bulunması, haklı nedenle görevden azil ve temsil yetkisinin kaldırılması sebeplerini oluşturur.
Televizyon kanalında yapılan canlı futbol yorumlarının, izin alınmaksızın ve haber verme amacı dışına çıkılarak ticari amaçla bir internet sitesinde köşe yazısı gibi yayınlanması TTK m. 55 kapsamında haksız rekabet oluşturur.
Yönetim kurulu üyelerinden birinin fiziki (yüz yüze) toplantı yapılması yönünde yazılı talebi bulunmasına rağmen, TTK 390/4 uyarınca elden dolaştırma veya elektronik posta yoluyla karar alınması geçersizlik/butlan sonucunu doğurur.
Genel kurulda pay sahibinin bilgi alma hakkı kapsamındaki sorularına dürüstlük kuralına uygun cevap verilmemesi veya özel denetçi talebinin oylanmaması kararların butlanını gerektirmeyip iptal edilebilirlik nedeni oluşturur; finansal tabloların gerçeği yansıttığı durumlarda ise kararların iptali talep edilemez.
Şirket ana sözleşmesinde öngörülen çift imza ile temsil şartına aykırı olarak tek yetkili tarafından düzenlenen bonolardan dolayı şirket sorumlu tutulamaz; ancak yetkisiz temsilcinin şahsi sorumluluğu devam ettiğinden bononun tamamen iptali yerine sadece şirket yönünden borçsuzluğun tespitine karar verilmelidir.
Anonim şirket ortakları, yönetim kurulu üyelerinin haksız fiilleri neticesinde şirketin uğradığı dolaylı zararların doğrudan kendilerine ödenmesini talep edemezler; sorumluluk davasında hükmedilecek tazminatın ancak şirket adına ödenmesi istenebilir.
6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesinden sonra tescilli sınai haklar bakımından kümülatif koruma ilkesi geçerliliğini yitirmiş olup, tescilli markaya yönelik ihlallerde haksız rekabet hükümleri ile Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri eş zamanlı olarak uygulanamaz.
Şikayet platformlarının ücret ödeyen firmalara şikayetleri yayınlanmadan önce çözme imkanı ve öncelik hakkı tanıması, üye olmayan firmalara ise bu imkanı ancak şikayetler yayınlandıktan sonra sunması piyasadaki şirketleri üye olmaya zorlayıcı nitelikte olup haksız rekabet teşkil eder.
Patent hakkına tecavüz teşkil eden ürünleri satan kişinin sorumlu tutulabilmesi için taklit ürün olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin kanıtlanması şart olup, basiretli tacir sıfatı satıcıya piyasadaki tüm ürünlerin patent korumasını araştırma ödevi yüklemez.
Basın yayın organlarında bir ticari işletme hakkında kullanılan dil, niteleme ve yorumların haber verme sınırını aşarak gereksiz yere incitici ve karalayıcı boyuta ulaşması TTK m. 55/1-a.1 kapsamında haksız rekabet oluşturur.
TTK 702/2 uyarınca aval verenin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olduğundan, avalistin birleştiği şirketin borç ilişkisindeki muvazaa ve bedelsizlik iddialarına dayanarak menfi tespit davası açması mümkün değildir.
Mudi ile banka arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak ve tazminat talepli itirazın iptali davaları ticari dava niteliğinde olup, kamu düzenine ilişkin olan görev hususu doğrultusunda uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemelerinde çözülmesi gerekir.
Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında, davanın esasına girilmeksizin arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi halinde, İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca alacaklı lehine tazminata hükmedilemez.