Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 436, 395, 396: İbra ve Rekabet Yasağı İzinlerinde Oydan Yoksunluk ve Yokluk Yaptırımı
Esas2022/6254E.Karar2023/5925K.
OnamaOy birliği
Karar Özü
Anonim şirket genel kurulunda pay sahibinin TTK 436 uyarınca oydan yoksun olduğu ibra ve rekabet yasağı izinlerine ilişkin kararlarda oy kullanması ve bu oylar çıkarıldığında karar nisabının sağlanamaması halinde ilgili kararlar yoklukla maluldür.
Özet
Davacı ortağın katılmadığı genel kurulda alınan sermaye artırımı, ibra ve rekabet yasağı izinlerine ilişkin kararların iptali ve yokluk tespiti talep edilmiştir. Mahkeme, tek ortağın katılımıyla yapılan oylamalarda ortağın kendi ibrasında ve şahsına verilen izinlerde TTK 436'ya aykırı olarak oy kullandığı gerekçesiyle bu maddelerin yoklukla malul olduğuna karar vermiş; Yargıtay bu hükmü yerinde bularak onamıştır.
Karar Metni13.177 karakter
11. Hukuk Dairesi 2022/6254 E. , 2023/5925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %49 hissedarı olduğu davalı şirketin diğer ortağının ise %51 hisse ile ... olduğunu, toplantısında müvekkiline yapılan geçerli bir tebligatın bulunmaması ve dolayısıyla müvekkilinin toplantıya katılıp kararlara itiraz hakkının sağlanmaması nedeniyle 24.04.2015 tarihlerinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin toplantıya katılamaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi ile tanınan finans tabloları inceleme ve buna bağlı görüşmeleri 1 ay süre ile erteleme hakkını kullanmasının engellendiğini, toplantıda alınan sermaye artırımının yasal bir dayanağının bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesinde belirtilen şekilde yönetim kurulunca bir beyan gerekçesi sunulmadığını, oysa ki %160,5 oranında sermaye artırımına gidildiğini, amacın müvekkilinin üzerine düşen hisse artırım bedelini ödemeyerek şirketteki hissesinin düşürülmesi diğer ortağın payının yükseltilmesi olduğunu, alınan kararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, şirketin sermaye artışına gerçekten ihtiyacı olup olmadığı hususunda 6102 sayılı Kanun'un 459 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 343 üncü maddelerinde belirtilen bilirkişi raporunun varlığından bahsedilmeden ve tartışılmadan karar alındığını, değiştirilen esas sözleşme maddesinin davet ve toplantı tutanağında farklı düzenlendiğini, artırma bedelinin ödenmesi konusunda taahhütte bulunmayan davacının zarara uğradığını, sermaye artırım bedelinin şirket alacaklarından karşılanması yönünde karar alınabilmesi için müvekkilinin ya da yetkilisinin bu yönde olumlu oy vermesine bağlı olduğunu, bu surette müvekkilinin şirketten olan nakdi alacağından da mahrum kaldığını, bu konunun genel kurul toplantısında tartışılmadığını, alternatiflerin değerlendirilmediğini, şirket yönetim kurulunun genel kurul kararına aykırı karar aldığını ileri sürerek 24.04.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısının gerçersizliği, tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, iptali, ilan ve tescili, kararların yürütülmesinin tedbiren durdurularak davalı şirket hisseleri üzerine davalıdır şerhi konulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 448 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hukuka aykırı açılan davada amacın şirket işleyişini engellemek olduğunu, bu itibarla davacıdan uygun teminat alınması gerektiğini, çağrının esas sözleşmenin 11 inci ve 6102 sayılı Kanun'un 414 üncü maddelerindeki usule uygun yapıldığını, kaldı ki çağrıdaki usulsüzlüğün başlı başına iptal nedeni olmadığını, sermaye artırımının müvekkili şirket için zaruri olduğunu, müvekkilinin %92,80 oranında iştiraki olan Onur Air Taşımacılık A.Ş. yaklaşık 3 senedir sıkıntılı günler geçirdiğinden sermaye artırımı yapılması gerektiğini, bununla ilgili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün ihtarının bulunduğunu, sermaye artışı ile şirketin borcundan kurtulduğunu, konuyla alakalı yönetim kurulu kararının da mevzuata ve şirketin durumuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 29.11.2018 tarih, 2015/691 E. ve 2018/1088 K. sayılı karar ile dava konusu olayda gerek davet mektubunun gönderilme usulü, gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 414 üncü maddesinin aradığı diğer tüm çağrı merasimine uyulduğundan toplantıya katılmayan davacının genel kurulda alınan kararlar aleyhine iptal davası açma hakkının bulunmadığı, çağrı merasiminde herhangi bir usulsüzlük bulunduğu kabul edilseydi bile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, söz konusu “aykırılık” ile “karar” arasında “illiyet bağı bulunmasının arandığı, davacının toplantıya katıldığı ve olumsuz oy kullandığı düşünüldüğü takdirde bile olumlu oyların oranı davacının şirketteki hisse oranı itibariyle alınan kararların sonucunu değiştirmeyeceği, genel kurul çağrı işleminin kanundaki aranan şartları taşımadığına ilişkin bakanlık temsilcileri tarafından da tespit yapılmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre iptal koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin mali yapısı itibariyle esas sermayenin artırılmasına ihtiyaç olduğu, gerek davalının yavru şirketi olan Onur Air’e Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce yazılan yazı, gerek davalının salt bir ortağına yüklü miktarda borçlu olmasının fınansal yönden iyi durumda bulunmadığını göstermek için yeterli olacağı, davacının, mali durumu itibariyle sermaye artırım sonucu oluşacak yeni payları taahhüt gücünden yoksun olduğu ve davalı şirketin hâkim ortağının sırf bu güçsüzlükten yararlanmak amacıyla sermaye artırımı yapmak istediğini kanıtlayacak şekilde davacının delil sunmadığı, davalının 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı şirketin 331 nolu ortaklara borçlar hesabında yer alan 48.199.484,80 TL tutarlı ortaklardan ...'a olan borcu 10.01.2015 tarihinde virman yapılarak diğer şirket ortağı ...'ya geçtiği, 6102 sayılı Kanun'un 457 nci maddesi hükmü dikkate alındığında yönetim kurulu beyanında bir borcun takası söz konusu ise bu borcun varlığı, geçerliliği ve takas edilebilirliğinin yer almasının öngörüldüğü, böylece şirketten olan nakit alacağın nakit sermaye niteliğinde olduğunun ve nakit sermaye borcu ile takas edilebileceğinin mümkün olduğu, dolayısıyla sermaye artırımının hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği, şirket esas sözleşmesinin 6/B maddesinde gerçekleştirilen değişikliğin borçlar hukukunda düzenlenen ön alım haklarına ilişkin olan kısmının anonim şirketler hukuku bakımından bir etki ve sonucunun (6102 sayılı Kanun'un 492 nci ve 421 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği) olmadığı, aynı maddeyle getirilen bağlantılı koşulların ise nitelikli karar nisabının sağlanması ve kanunda aranan şartları taşıması nedeniyle ister ayni, ister nakdi sermaye artırımı olsun, genel kurulun sermaye artırım kararı ardından yönetim kurulunca, genel kurulda 6102 sayılı Kanun'un 461 inci maddesinin birinci fıkrasına uygun şekilde yeni pay alma/rüçhan hakkının kısıtlanması veya kaldırılmasına yönelik bir karar alınmadığı sürece, tüm pay sahiplerine yeni pay alma haklarının kullandırılması gerektiği, yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilen işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 22.10.2020 tarih, 2019/1366 E. ve 2020/4391 K. sayılı kararıyla davanın, davacının hissedarı olduğu davalı Ten Tour A.Ş.'nin 24.04.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, davacıya genel kurula davet için yapılan çağrının usulüne uygun olup, bu sebeple usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurula katılmayan davacının, genel kurulda alınan kararların iptalini talep etme hakkı bulunmadığı, bu durumda alınan kararların yokluk yaptırımı yönünden re'sen değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, davalı şirketin iki ortağı bulunduğu, davaya konu genel kurul toplantısına yalnızca aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'nın katıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) numaralı karar alınırken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak kendi ibrasında oy kullandığı, bu oy çıkartıldığında geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, yine, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 7 nci maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki iznin verilmesine toplantıya katılan tek ortak olarak sadece davalı ...'nın oyu ile karar verildiği, oysa kendisine verilen izinler yönünden yönetim kurulu başkanı olan ...'nın 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince oydan yoksun olmasına rağmen, anılan kararın alınmasında oy kullandığı, bu nedenle anılan bu kararın da yoklukla malul olduğu nazara alınmaksızın hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin iki ortağı bulunduğu, davaya konu genel kurul toplantısına yalnızca aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'nın katıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) numaralı karar alınırken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak kendi ibrasında oy kullandığı, bu oy çıkartıldığında geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, yine, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 7 nci maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki iznin verilmesine toplantıya katılan tek ortak olarak sadece davalı ...'nın oyu ile karar verildiği, oysa kendisine verilen izinler yönünden yönetim kurulu başkanı olan ...'nın 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince oydan yoksun olmasına rağmen, anılan kararın alınmasında oy kullandığı, bu nedenle anılan bu kararın da yoklukla malul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.04.2015 tarihli olağan genel kurul kararının 4 üncü maddesinin 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası, genel kurul toplantı tutanağının 7 nci maddesinin 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 24.04.2015 tarihli genel kurulda alınan diğer kararların da iptali/yoklukla malul olduğunun tespiti gerekir iken bu yöndeki taleplerimizin reddinin doğru olmadığını, kararda genel kurulda alınan diğer kararların iptali/yok hükmünde olduğunun tespiti taleplerinin neden reddedildiğine ilişkin bir gerekçenin olmadığını, ...’in İran’da hapiste olması sebebiyle genel kurul davetinin Tebligat Kanunu’nun 19 uncu maddesine uygun bir şekilde yapılması gerektiğini, ortada usulüne uygun yapılmış bir genel kurul çağrısının bulunmadığını, sermaye artırımının yasal bir dayanağının bulunmadığını, şirket yönetim kurulunun, genel kurulun yetkisini gasp eden bir karar aldığını, ...’ın finansal tabloları incelenme hakkının engellendiğini, Hamit Cankut Bagana'nın, aslında hiçbir hissesi bulunmamasına rağmen genel kurula katılıp tek başına oy kullandığını, ...’nın ...’in hisse oranını düşürmek için yaptığı sistematik eylemlerin göz önünde bulundurulmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri çerçevesinde alınan kararların kişisel nitelikte bir işe veya işleme ilişkin olmadığından yapılan oylamada ...'nın oydan yoksun olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, usul ve yasaya uygun çağrıya rağmen genel kurul toplantısına katılmayan davacının iki ortaktan oluşan genel kurul yapısı sebebiyle ibra kararı alınmasını ilelebet engelleyebileceğinin kabul edilmesinin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını, davacı vekiline usulüne uygun vekâletname ibraz etmesi için verilen iki haftalık süre içinde vekâletname ibraz etmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının hissedarı olduğu davalı Ten Tour A.Ş'nin 24.04.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri ile 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- ilk dereceTicaret Mahkemesi2015/691 E.2018/1088 K.29.11.2018Davanın reddi (Bozma sonrası kısmen kabul)
TTK Atıfları (15)
- m. 420· Finans tabloları inceleme ve görüşmeleri erteleme hakkı.
- m. 457· Sermaye artırımında yönetim kurulunca sunulması gereken beyan gerekçesi.
- m. 459/ (3)· Sermaye artırımına ilişkin bilirkişi raporu.
- m. 343· Değerleme raporuna ilişkin hükümler.
- m. 448/ (3)· İptal davasında teminat gösterilmesi.
- m. 414· Genel kurulun toplantıya çağrı usulü.
- m. 446/ (1)· İptal davası açabilecek kişiler ve illiyet bağı.
- m. 445· Genel kurul kararlarının iptal sebepleri.
- m. 492· Bağlamlı paylar ve devir kısıtlamaları.
- m. 421/ (3)· Önemli kararlar ve nisaplar.
- m. 461/ (1)· Pay sahiplerinin yeni pay alma (rüçhan) hakları.
- m. 436/ (1)· Şirketle işlem yapma ve rekabet yasağı izinlerinde oydan yoksunluk.
- m. 436/ (2)· Yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oydan yoksunluğu.
- m. 395· Şirketle işlem yapma yasağı.
- m. 396· Rekabet yasağı.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı HMK m. 369/16100 sayılı HMK m. 3706100 sayılı HMK m. 3714721 sayılı TMK m. 27201 sayılı Tebligat Kanunu m. 19
Etiketler
- anonim şirket
- genel kurul
- ibra
- oydan yoksunluk
- sermaye artırımı
- yokluk
- rekabet yasağı
- pay sahibi