- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 558: Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu, İbra Kararının Etkisi ve Dava Açma Hak Düşürücü Süresi
11. Hukuk Dairesi · 2025/3842 E., 2026/1161 K. · 26.02.2026
Davacı pay sahibi, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin usulsüz işlem ve taşınmaz satışlarıyla şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek sorumluluk davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, iddia edilen hususların genel kurulda açıkça görüşülerek yönetim kurulunun ibra edildiğini, bu nedenle TTK m. 558/2 gereğince altı aylık hak düşürücü sürenin uygulanacağını ve arabuluculukta geçen süreler eklense dahi davanın yasal süresinden sonra açıldığını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi üzerine Yargıtay kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 645, 702: Kambiyo Senetlerinde Soyutluk İlkesi, Aval Verenin Sorumluluğu ve Teminat İddiasının İspatı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4004 E., 2026/1156 K. · 26.02.2026
Davacılar, kredi borçlusu şirkete destek amacıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesi kefaleti ve ipotek teminatına ek olarak verilen bononun teminat niteliğinde olduğunu, kredinin ödenmesine rağmen takibe konulduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, bononun şeklen geçerli olduğunu ve aval verenin imzasının bağımsız taahhüt oluşturduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay, teminat iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını ve asıl borçlunun bankaya başkaca borçlarının bulunduğunu saptayarak davanın reddi kararını onamıştır.
- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 334, 335, 395, 396: Yönetim Kurulu Üyelerine Verilen Rekabet ve İşlem Yapma İzinlerinin İptalinin Geçmiş İşlemlerin Geçerliliğine Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/4006 E., 2026/1146 K. · 26.02.2026
Davacı pay sahibi, anonim şirket genel kurulunda yöneticilere verilen rekabet ve işlem yapma izinlerinin mahkemece iptal edildiğini ileri sürerek, yöneticilerin bu süreçte hakim ortak oldukları diğer aile şirketlerine ayrıcalıklı satış yaptıkları iddiasıyla tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, genel kurul kararının iptal edilmesinin bu karara dayanılarak yapılan geçmiş ticari işlemleri kendiliğinden hükümsüz kılmadığını ve davacının somut bir şirket zararı ispatlayamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1150, 1186: Deniz Taşımasında İzinsiz Aktarma Yasağı ve Yükün Zayi Olmasından Doğan Taşıyanın Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/4091 E., 2026/1141 K. · 26.02.2026
Davacı sigortacı, deniz yoluyla taşınması esnasında sözleşmeye aykırı olarak başka bir gemiye aktarılan ve bu gemide çıkan yangın sebebiyle tamamen zayi olan yükün tazminatını ödeyerek taşıyan aleyhine rücu davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, navlun sözleşmesinde taşımayı yapacak geminin ismen ferdileştirilmiş olması karşısında izinsiz aktarma yapılması nedeniyle taşıyanı TTK 1150 maddesi kapsamında sorumlu bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine ilişkin eksiklik düzeltilerek yeniden kurulan hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 623, 371: Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğuna Dayalı Dolaylı Zarar Davalarında Taşınmazın Şirket Adına Tescili Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/6160 E., 2026/1115 K. · 26.02.2026
Davacı ortak, limited şirket müdürünün şirkete ait ana faaliyete tahsisli petrol istasyonu taşınmazını muvazaalı şekilde devrederek şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, şirketin faaliyetini engelleyecek nitelikteki taşınmaz satışının genel kurul kararı gerektirdiğini ve olağan yönetim işi sayılamayacağını saptamış; ancak müdürün sorumluluğuna dayalı dolaylı zarar davalarında tescilin ortak adına değil ortaklık adına istenebileceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bu hukuki nitelendirmesini yerinde bularak kararı onamıştır.
- 26 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531: Anonim Şirketlerde Haklı Nedenle Fesih İsteminde Feshin Son Çare Olması Prensibi ve Ortaklıktan Çıkarma Çözümü
11. Hukuk Dairesi · 2025/6670 E., 2026/1112 K. · 26.02.2026
Davacı ve asli müdahil, aile şirketi niteliğindeki davalı şirkette kâr payı dağıtılmaması, bilgi alma haklarının engellenmesi ve ortaklar arasındaki ağır geçimsizlik gerekçeleriyle haklı nedenle fesih talep etmiştir. Mahkemece, feshin son çare olması prensibi uyarınca şirketin feshi yerine davacıların pay bedellerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılması yönünde direnme kararı verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun direnme kararını yerinde bulmasının ardından dosya Özel Daireye gönderilmiş ve Özel Dairece davalının temyiz itirazları reddedilerek direnme kararı onanmıştır.
- 25 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 636, 5/A: İki Ortaklı Limited Şirkette Şiddetli Geçimsizlik ve Faaliyetin Durması Sebebiyle Haklı Nedenle Fesih ve Tasfiye
11. Hukuk Dairesi · 2025/3935 E., 2026/1074 K. · 25.02.2026
Davacı ortak, limited şirket ortağı olan davalının şirket markasını izinsiz olarak kendi adına tescil ettirmesi ve sosyal medya hesap şifrelerini değiştirmesi gerekçeleriyle ortaklıktan çıkarılmasını, aksi halde şirketin haklı nedenle feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, iki ortaklı şirkette ortaklığı devam ettiremeyecek düzeyde husumet bulunduğunu ve şirketin tek faaliyeti olan cafenin fiilen kapatıldığını tespit ederek ortaklıktan çıkarma talebinin reddiyle şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine Yargıtay kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 25 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 630: Limited Şirket Müdürünün Özen ve Bağlılık Yükümlülüğüne Aykırılık ve Haklı Sebeple Azil Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3980 E., 2026/1099 K. · 25.02.2026
Davacı, eşit paya sahip oldukları limited şirketin davalı müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek azlini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalı müdürün idari para cezalarına sebebiyet verdiğini ve işletme yönetiminde gerekli özeni göstermediğini saptayarak haklı nedenle azil kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını hukuka uygun bularak bölge adliye mahkemesi hükmünün onanmasına karar vermiştir.
- 25 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: Televizyon Maç Yorumlarının İzinsiz Olarak İnternet Sitesinde Köşe Yazısı Şeklinde Yayınlanması ve Haksız Rekabet
11. Hukuk Dairesi · 2025/6100 E., 2026/1085 K. · 25.02.2026
Davacı futbol yorumcusunun televizyonda yaptığı maç yorumlarının, davalıya ait internet sitesinde izin alınmaksızın köşe yazısı şeklinde yayınlanması üzerine haksız rekabet ve telif hakkı ihlali iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, eylemin haber verme amacını aşan ticari bir kullanım olduğunu ve TTK m. 55 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek maddi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir. Taraf vekillerinin temyiz başvurularını inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
- 24 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 390, 391: Yönetim Kurulu Üyesinin Fiziki Toplantı Talebine Rağmen Sirküler Usulüyle Karar Alınmasının Sonuçları ve Butlan
11. Hukuk Dairesi · 2025/4064 E., 2026/1055 K. · 24.02.2026
Davacılar, ertelenen genel kurul toplantısının yeniden yapılmasına çağrı niteliğindeki yönetim kurulu kararının, fiziki toplantı yapılması taleplerine rağmen elden dolaştırma (sirküler) usulüyle ve tahrifat yapılarak usulsüz alındığını ileri sürerek butlan davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, üyelerden birinin açık muhalefetine karşılık yüz yüze toplantı yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Davalının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 23 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 445, 446, 447: Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali, Butlan Koşulları ve Bilgi Alma Hakkı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4085 E., 2026/1023 K. · 23.02.2026
Davacı ortak, anonim şirketin olağan genel kurulunda alınan finansal tabloların onaylanması, yönetim kurulunun ibrası, kâr dağıtımı ve huzur hakkı belirlenmesine ilişkin kararların butlanla sakat olduğunu veya iptali gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda finansal tabloların gerçeği yansıttığı, ibra ve kâr dağıtımı kararlarının mevzuata ve dürüstlük kuralına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay, kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 23 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 688: Çift İmza Şartına Aykırı Düzenlenen Bonolarda Şirketin Sorumluluğu ve Yetkisiz Temsilcinin Şahsi Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/4217 E., 2026/1011 K. · 23.02.2026
Davacı şirket, imza yetkililerinden yalnızca birinin çift imza kuralına aykırı şekilde imzaladığı bonolara dayalı icra takipleri nedeniyle menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi takipleri şirket yönünden iptal etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise yetkisiz temsilcinin şahsi sorumluluğu sürdüğü için takibin tamamen iptal edilemeyeceğini belirterek kararı menfi tespit şeklinde re'sen düzeltmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 23 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 555, Eski TTK 309: Anonim Şirkette Ortağın Dolaylı Zararı Nedeniyle Açacağı Sorumluluk Davasında Aktif Husumet Ehliyeti
11. Hukuk Dairesi · 2025/4291 E., 2026/1025 K. · 23.02.2026
Davacı şirket ortağı, davalı yöneticinin şirketi zarara uğratan haksız eylemleri ve usulsüz kararları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, ortaklık payının değer kaybetmesinden doğan zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğunu ve TTK 555 uyarınca bu tazminatın ancak şirket adına istenebileceğini belirterek maddi tazminat talebini aktif husumet yokluğundan reddetmiştir; malvarlığına yönelik ihlallerin manevi tazminata konu olamayacağı gerekçesiyle manevi zararın reddi kararı ile birlikte bu hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 23 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: Tescilli Markaların Korunmasında Kümülatif Koruma İlkesinin Kaldırılması ve Haksız Rekabet Hükümlerinin Uygulanamayacağı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4442 E., 2026/1021 K. · 23.02.2026
Davacı, bayilik sözleşmesi sona eren davalının tescilli markasını izinsiz kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince talepler kümülatif olarak kabul edilerek kısmen kabule karar verilmiş, istinaf başvurusu ise reddedilmiştir. Yargıtay, 6102 sayılı TTK m. 55 düzenlemesi uyarınca tescilli markalarda kümülatif koruma imkanının ortadan kalktığını ve yalnızca SMK hükümlerinin uygulanabileceğini belirterek, hüküm fıkrasından haksız rekabete ilişkin ibareleri çıkartıp kararı düzelterek onamıştır.
- 23 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54: Şikayet Sitelerinin Ücretli Üyelik Modeli ile Şirketleri Üyeliğe Zorlamasının Haksız Rekabet Teşkil Etmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/6215 E., 2026/1007 K. · 23.02.2026
Davacı, ticari itibarını zedeleyen asılsız tüketici şikayetlerinin davalıya ait internet platformunda yayınlandığını ve haksız rekabet oluşturan bu içeriklere cevap hakkının ücretli üyelik şartına bağlandığını ileri sürerek içeriklerin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, platformun üye olan ve olmayan firmalar arasında yarattığı eşitsiz uygulama haksız rekabet kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile şikayet metinlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bozma kararına uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 12 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18/2, 55: Patente Tecavüz Davalarında Satıcının Bilme Yükümlülüğü ve Basiretli Tacir İlkesinin Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3947 E., 2026/964 K. · 12.02.2026
Davacı, tescilli patent haklarına tecavüz teşkil eden gözlüklerin davalı tarafından izinsiz satıldığını ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'ini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi patent davasını kabul edip haksız rekabet davasını reddetmişse de, bölge adliye mahkemesi davalının üretici değil satıcı olduğunu ve SMK m. 141/1-b uyarınca ürünlerin taklit olduğunu bildiğinin veya bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığını saptayarak davayı tamamen reddetmiştir. Yargıtay, basiretli tacir ilkesinin satıcıya tüm ürünlerin patent durumunu denetleme yükümlülüğü getirmeyeceğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
- 12 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55, 56: Basın Yoluyla Gerçekleştirilen Karalayıcı Yayınların İfade Özgürlüğü Sınırını Aşarak Haksız Rekabet Oluşturması
11. Hukuk Dairesi · 2025/3949 E., 2026/950 K. · 12.02.2026
Davacı televizyon kanalı, davalıya ait gazetelerde kendisi aleyhine sistematik şekilde karalayıcı yayınlar yapılarak reklam verenlerin boykota çağrıldığını ileri sürüp haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat talepli dava açmıştır. İlk derece mahkemesi söz konusu haberleri basın özgürlüğü sınırları içinde kabul ederek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise kullanılan ağır ithamların haber verme amacını aşarak ticari itibarı zedelediği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, tarafların temyiz itirazlarını reddederek bölge adliye mahkemesinin kısmen kabul kararını onamıştır.
- 11 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 702/2: Kambiyo Senetlerinde Avalin Bağımsızlığı İlkesi, Şahsi Defilerin Avaliste Karşı İleri Sürülememesi ve Menfi Tespit Davası
11. Hukuk Dairesi · 2025/878 E., 2026/916 K. · 11.02.2026
Davacı şirket, birleştiği limited/anonim şirket tarafından aval verilen 22.000.000,00 TL bedelli bononun muvazaalı ve sahte olarak sonradan düzenlendiğini ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, senet borçlusu ve lehtarın defter kayıtlarında senedin yer almaması ve organik bağ bulunması gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise avalin bağımsızlığı ilkesi ve TTK 702/2 maddesi uyarınca, şekli noksanlık dışındaki batıllık sebeplerinin avalistin taahhüdünü geçersiz kılmayacağını belirterek kararı davalı yararına bozmuştur.
- 11 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 4, 5: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davalarında Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi
11. Hukuk Dairesi · 2025/3733 E., 2026/903 K. · 11.02.2026
Davacı mudi, banka hesabında bulunan parasının sahte EFT talimatıyla bilgisi dışında transfer edildiğini ileri sürerek oluşan zararın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi davanın reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan bir ticari dava olduğunu ve re'sen gözetilmesi gereken görev kuralı uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek kararı görev yönünden bozmuştur.
- 11 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 5/A: Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğundan Usulden Reddedilen Menfi Tespit Davasında İİK 72/4 Tazminatına Hükmedilemeyeceği
11. Hukuk Dairesi · 2025/4119 E., 2026/922 K. · 11.02.2026
Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, İlk Derece Mahkemesince zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine ve uygulanan ihtiyati tedbir nedeniyle davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi sonrasında temyiz incelemesini yapan Yargıtay, İİK 72/4 maddesindeki tazminat hükmünün ancak davanın esastan sonuçlanması halinde uygulanabileceğini belirtmiştir. Bu doğrultuda Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi hükmü tazminat maddesi çıkartılarak düzeltilerek onanmıştır.
- 10 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 636: Limited Şirkette Ortaklar Arasındaki Şiddetli Husumet Nedeniyle Haklı Nedenle Fesih ve Tasfiye Öncesi Sermaye İadesi Talebi
11. Hukuk Dairesi · 2025/3926 E., 2026/863 K. · 10.02.2026
Asıl ve birleşen davalarda limited şirket ortakları, aralarındaki şiddetli husumet, darp olayları ve genel kurulların toplanmaması gerekçesiyle şirketin haklı nedenle feshini ve asıl davada kuruluşta konulan sermaye payının iadesini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesi, haklı nedenlerin oluştuğu tespitiyle şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermiş; ancak yapılan bilirkişi incelemesinde davacının şirkete borçlu olduğu anlaşıldığından sermaye iadesi talebini reddetmiştir. İstinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine Yargıtay kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 10 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54, 59: Basın Özgürlüğü Sınırları Dahilinde Çarpıcı Manşet Kullanımının Haksız Rekabet ve Kişilik Hakları İhlali Yönünden Değerlendirilmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/4081 E., 2026/859 K. · 10.02.2026
Davacı şirket, ulusal bir gazetede yayımlanan haberin başlığında asılsız bir kredi ilişkisinin odağında gösterildiğini belirterek haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, haber başlığının tek başına yanıltıcı görünebileceğini ancak haber içeriğiyle birlikte incelendiğinde resmi bir banka açıklamasına dayandığını ve çarpıcı manşet kullanımının basın özgürlüğü sınırlarında kaldığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilen karar, Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 9 Şub 2026· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 676, 778: Bonoda Rakam ve Yazı Bedeli Arasındaki Maddi Hata ve Aşırı Şekilcilik Yasağı
12. Hukuk Dairesi · 2025/8066 E., 2026/653 K. · 09.02.2026
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borçlu, senetteki rakam ve yazı haneleri arasındaki fark nedeniyle borca itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi yazı ile belirtilen ibareye üstünlük tanıyarak takibin kısmen durdurulmasına karar vermiştir. Yargıtay ise yazı hanesindeki ifadenin açık bir maddi hata olduğunu, senedin bir bütün olarak değerlendirildiğinde 1.675.000 TL'yi ifade ettiğini belirterek kararı bozmuştur.
- 9 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 776: Döviz Cinsinden Bonoların Geçerliliği, Türk Parası Kıymetini Koruma Mevzuatı ve Uyarlama Şartları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3969 E., 2026/848 K. · 09.02.2026
Davacılar, aralarındaki ecrimisil feragati ve gayrimenkul satış protokolü gereğince davalıya verdikleri sıralı döviz bonolarının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'a aykırı olduğunu, teminat niteliği taşıdığını ve kur artışları sebebiyle borcun çekilmez hale geldiğini ileri sürerek menfi tespit ve uyarlama davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tebliğde sınırlı olarak sayılan dövizle sözleşme yasağı kapsamında kalmadığını, teminat iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını ve döviz artışının öngörülebilir olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine Yargıtay, hükmü hukuka uygun bularak onamıştır.
- 9 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18/2, 52: Ticaret Unvanının Terkini Davalarında Basiretli Tacir Özen Yükümlülüğü ve Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4054 E., 2026/837 K. · 09.02.2026
Davacı, kendi unvanıyla karıştırılma ihtimali yüksek olan davalı ticaret unvanının terkini istemiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi, tarafların aynı sektörde ve aynı ilde faaliyet gösterdiğini, davacının basiretli tacir özeniyle bu durumu bilmesi gerektiğini ve 6 yıl boyunca sessiz kalmasının TMK m. 2 uyarınca hak kaybı yarattığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, unvanların benzerliğine rağmen uzun süreli sessiz kalma nedeniyle ilk derece ve istinaf kararlarını hukuka uygun bularak onamıştır.
- 9 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 370, 394, 616: Şirket Müdürünün Ücret Alacağı ve Şirket ile Müdür Arasındaki İlişkinin Vekâlet Niteliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/4974 E., 2026/849 K. · 09.02.2026
Davacı, davalı şirkette müdür olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin vekâlet niteliğinde olduğu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamayacağı ancak angarya yasağı gereği yürütülen faaliyetler ve şirketin durumu gözetilerek uygun bir ücrete hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir. Temyiz edilen karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 9 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 369, Eski TTK 320: Örtülü Kazanç Aktarımı Nedeniyle Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve İstinaf Harcı İkmal Edilmediğinden Başvurunun Yapılmamış Sayılması
11. Hukuk Dairesi · 2026/597 E., 2026/830 K. · 09.02.2026
Halka açık şirketin eski yönetim kurulu üyelerinin ilişkili vakıf ve üniversitelere mevzuata aykırı bağışlar yapmak suretiyle örtülü kazanç aktarımında bulundukları ve şirketi zarara uğrattıkları gerekçesiyle açılan sorumluluk davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilinin bu karara karşı adli yardım talepli istinaf başvurusu, adli yardım reddedilip harçların tamamlanması için muhtıra çıkartılmasına rağmen harç yatırılmadığı için ilk derece mahkemesince ek kararla yapılmamış sayılmıştır. Bölge adliye mahkemesinin bu ek karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine Yargıtay, yapılan işlemleri usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
- 4 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54, 55: Sosyal Medyada Eleştiri Sınırını Aşan, Karalama ve Kötüleme Amaçlı Paylaşımların Haksız Rekabet Teşkil Etmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/3149 E., 2026/723 K. · 04.02.2026
Davacı gıda şirketi, davalının sosyal medya hesapları üzerinden ürünlerini kötüleyen ve ticari itibarını sarsan paylaşımlar yaptığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi paylaşımların eleştiri hakkını aşarak karalama boyutuna ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise ifadelerin unvan içermediği ve eczanelerdeki satış politikasına yönelik dürüst eleştiri sınırlarında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, sosyal medyadaki söz konusu yorum ve açıklamaların kötüleme amacı içerdiğini ve dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek BAM kararını bozmuştur.
- 4 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 446, 622: Limited Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Muhalefet Şerhinin Özel Dava Şartı Niteliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/3422 E., 2026/714 K. · 04.02.2026
Davacılar, ortak oldukları aile şirketi niteliğindeki limited şirketin genel kurulunda kendilerinin ortaklıktan çıkarılması amacıyla müdürlere yetki verilmesine dair alınan kararın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi kararın dürüstlük kuralına ve nisaplara uygun olduğu gerekçesiyle davayı esastan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise davacıların genel kurul tutanağında muhalefet şerhinin bulunmamasının özel dava şartı noksanlığı teşkil ettiğini, davanın esastan değil dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek hükmün gerekçesini değiştirerek düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
- 4 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595, 373, 629: Limited Şirketlerde Pay Devri Tescili Talebi, Müdürlük Kararının Noter Onayı Eksikliği ve Davada Taraf Olmayan Üçüncü Kişi Hakkında Hüküm Kurulamaması
11. Hukuk Dairesi · 2025/3524 E., 2026/716 K. · 04.02.2026
Davacı, limited şirketteki paylarını devrettiğini ve müdürlük görevinin sona erdiğini belirterek pay devrinin ve yeni müdür tayininin ticaret siciline tescil ve ilanını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının kendi payına ilişkin devrin tescili istemini kabul etmiş; ancak davada taraf olmayan üçüncü kişinin pay devri ile noter onaylı karar sureti sunulmayan müdürlük tescili taleplerini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 4 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 27, 32: Ticaret Sicilinde Tescil Anı ve Dayanak Belgede Tarih Belirtilmemesinin Sonuçları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3845 E., 2026/726 K. · 04.02.2026
Davacı banka, bir şubesinin kapatılarak devredilmesine dair yönetim kurulu kararının tescil ve ilanının 01.04.2024 tarihi itibariyle yapılmasını talep etmiş, ancak ticaret sicil müdürlüğü işlemi başvuru tarihinden hemen sonra gerçekleştirmiştir. Davacı, tescil ve ilan tarihinin düzeltilmesi veya iptali istemiyle dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, emredici kanun hükmü gereği tescil anının başvuru tarihi olduğunu ve talep dilekçesinin tescil dayanağı belge sayılamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 4 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 105: Deniz Yolu Taşımacılığında Acenteye Doğrudan Husumet Yöneltilemeyeceği ve Şahsi Kusur Şartı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3940 E., 2026/737 K. · 04.02.2026
Davacı tarafından deniz yoluyla taşınan emtiada meydana gelen eksiklik ve fazlalıklar sebebiyle taşıyanın acentesi ile tahliye limanı acentesine karşı doğrudan tazminat davası açılmıştır. Mahkeme, acentelerin şahsi kusurunun bulunmadığı ve davanın taşıyana izafeten açılmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 3 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18, 209, 783: Gerçeğe Aykırı Mali Tablo Sunan Şirkete Karşı Aracılık Sözleşmesinin Feshi, Kredinin Kat'ı ve Bankanın Sorumluluk Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/2348 E., 2026/675 K. · 03.02.2026
Davacılar, tahvil ihraç sürecinin yarıda bırakılması, kredi hesaplarının haksız kat edilmesi ve çeklerin karşılıksız yazdırılması suretiyle şirketin iflas erteleme sürecine sokulduğu ve fabrikalarının yağmalandığı iddiasıyla tazminat talep etmiştir. Yapılan yargılamada, davacı şirketin SPK'ya gerçeğe aykırı mizanlar sunduğu, yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve davalılar ile imzalanan fesih/ibra protokolünün yürürlükte olduğu saptanmıştır. Mahkemeler, davalıların sözleşmesel ve mevzuatsal kurallara uygun davrandığını, oluşan zarar ile davalı eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 2 Şub 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531: Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi Davasında Azlık Pay Oranı ve Aktif Husumet Şartı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3725 E., 2026/642 K. · 02.02.2026
Davacı pay sahibi, şirketin kötü yönetildiği, kâr payı dağıtılmadığı ve genel kurulların yapılmadığı iddiasıyla anonim şirketin haklı nedenle feshini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının kanunda aranan %10'luk azlık pay oranına sahip olmaması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, Yargıtay bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 29 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595, 598, 616: Limited Şirketlerde Pay Devri, Genel Kurulun Üç Aylık Reddetme Süresi ve Zımni Onay Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3669 E., 2026/585 K. · 29.01.2026
Davacılar, noter onaylı limited şirket pay devri sözleşmesine rağmen şirketin genel kurulu toplamayarak devri tescil etmekten kaçındığını ileri sürerek pay devrinin ticaret siciline tescilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, TTK'nın 595/7 maddesi uyarınca üç ay içinde reddedilmeyen devrin zımnen onaylanmış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ve bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, limited şirket ortağı ve müdürünün tek taraflı muvafakat etmeme beyanının genel kurul kararı yerine geçmeyeceğini vurgulayarak alt mahkeme kararlarını onamıştır.
- 29 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18: Hesap Kat İhtarnamesindeki Atıfet Süresi ve BAM Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi Şartları
11. Hukuk Dairesi · 2026/496 E., 2026/598 K. · 29.01.2026
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. ve 43. Hukuk Dairelerinin, kredi hesabının kat edilmesinden sonra verilen atıfet süresi dolmadan icra takibi başlatılıp başlatılamayacağına ilişkin kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu ileri sürülerek giderilmesi talep edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığa konu kararların miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle nitelikçe kesin kararlar olmadığını, bu tür uyuşmazlıkların ileride miktar sınırını aşan davalar vasıtasıyla temyiz incelemesine konu olabileceğini saptamıştır. Bu gerekçeyle, yasal şartları oluşmayan uyuşmazlığın giderilmesi talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
- 28 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 136, 152, 153: Şirket Birleşmesi Sonrası İnfisah Eden Şirketin Kefaleti ve Birleşme Öncesi Borçlardan İpotek Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3193 E., 2026/551 K. · 28.01.2026
Davacı, eski ortağı olduğu şirketin başka bir şirketle birleşerek infisah etmesinden sonra düzenlenen kredi sözleşmesinde kefil gösterildiğini ve kendisine ait taşınmazların haksız şekilde takibe konu edildiğini ileri sürerek menfi tespit ve ipoteğin fekkini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tüzel kişiliği sona eren şirketin kefalet imzasının yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, BAM ise istinaf istemini esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, kefaletin geçersizliği tespitini isabetli bulmakla birlikte, ipoteklerin fekki için şirketin birleşme tarihinden önce kullandırılan kredilerden kaynaklanan bir borcu olup olmadığının banka kayıtları üzerinde incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- 28 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 555: Yönetici Sorumluluğu Davalarında Davalı Sıfatı ve Şirkete Karşı Açılan Davada Pasif Husumet Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3647 E., 2026/557 K. · 28.01.2026
Davacı pay sahibi, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının şirkete ait makine ve üretim ekipmanlarını usulsüz şekilde satarak elden çıkardığını ileri sürmüş ve bu malların şirkete iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın niteliği gereği TTK m. 553 kapsamında bir yönetici sorumluluğu davası olduğunu, bu davada doğrudan şirketin davalı sıfatı taşımayacağını belirterek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay, sorumluluk davasının tazminatın ödenmesi gereken şirkete karşı değil usulsüz işlemi yapan yöneticiye karşı açılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını onamıştır.
- 28 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 360, 447, 479: Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Butlanı İstemi ve TMK 2 Uyarınca Dürüstlük Kuralına Aykırılık
11. Hukuk Dairesi · 2025/3650 E., 2026/529 K. · 28.01.2026
Davacı, hissedarı olduğu anonim şirketin 2013 yılındaki esas sermaye değişikliği ve yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararlarının butlanı ile ortaklara ayrılma hakkı tanınması istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, kararların oy birliğiyle alındığını ve aradan uzun süre geçtikten sonra butlan iddiasının ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine Yargıtay, kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek yerel mahkeme kararını onamıştır.
- 27 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 8: Ticari Kredilerde Faiz Serbestisi İlkesi ve Rekabet Hukukuna Aykırılık İddiasıyla Tazminat Talebi
11. Hukuk Dairesi · 2025/3437 E., 2026/511 K. · 27.01.2026
Davacı kredi kefili, davalı bankanın kartel faizi uygulayarak kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek 4054 sayılı Kanun kapsamında üç kat tazminat talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dayanak Rekabet Kurulu kararının idari yargıda iptal edildiğini ve ticari kredilerin bu kapsamda yer almadığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafların tacir olması nedeniyle faiz serbestisinin (TTK m. 8) esas olduğunu vurgulamış, Yargıtay ise bu gerekçeler doğrultusunda kararı onamıştır.
- 27 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: Tescilli Marka Haklarının Korunmasında Haksız Rekabet Hükümleri ve Kümülatif Koruma Yasağı
11. Hukuk Dairesi · 2025/5184 E., 2026/516 K. · 27.01.2026
Davacı, aralarındaki franchise sözleşmesi feshedilmesine rağmen tescilli markalarını izinsiz ve iltibas oluşturacak şekilde kullanmaya devam eden davalıya karşı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat talepli dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, marka tecavüzünün yanı sıra kümülatif koruma ilkesi gereğince haksız rekabetin de oluştuğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 6102 sayılı TTK'nın sistemi ve m. 55 gerekçesi uyarınca tescilli sınai haklarda haksız rekabet tabanlı kümülatif korumanın kalktığını belirterek kararı haksız rekabet yönünden düzelterek onamıştır.
- 22 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 408: Yönetim Kurulu Üyelerinin Ticari Kararları, Personel Ödemeleri ve Özen Yükümlülüğü Kapsamında Sorumluluğunun Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3138 E., 2026/413 K. · 22.01.2026
Dava, anonim şirket pay sahibinin, idari ve ticari kararlar ile kılavuz kaptanlara yapılan ödemeler neticesinde şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla yönetim kurulu üyelerine karşı açtığı sorumluluk ve tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, yöneticilerin kusurlu davranmadıkları ve kararların ticari risk/işletme politikası kapsamında hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün onanmasına kesin olarak karar vermiştir.
- 22 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 436, 395: Oy Yoksunluğuna Aykırı Şekilde Yetersiz Nisapla Alınan Genel Kurul Kararlarının Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3380 E., 2026/414 K. · 22.01.2026
Davacılar, ortağı oldukları anonim şirketin genel kurulunda alınan ibra ve yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma/rekabet izni verilmesine dair kararların iptalini veya hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, oy yoksunluğu kuralına aykırı şekilde alınan bu kararların kısmen iptaline hükmetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay ise kurucu emredici şekil şartlarına aykırı olarak yetersiz nisapla şekillenen kararların iptal edilemeyeceğini, bu kararların yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
- 22 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 52: Ticaret Unvanının Terkini İsteminde Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı ve İyiniyet Kuralları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3472 E., 2026/385 K. · 22.01.2026
Davacı vekili, tescilli markasının davalı tarafından ticaret unvanında ve internet sitesinde izinsiz kullanıldığını ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti ve unvandan terkinini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davalının unvanı 7 yıldır tescilli kullandığını, tarafların geçmişteki ticari ilişkileri sebebiyle davacının bu durumdan haberdar olması gerektiğini ve uzun süre sessiz kalınması nedeniyle hak kaybı doğduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 22 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 23: Cezai Şart Alacaklarında Ticari Satışlardaki Ayıp İhbar Süreleri ve Sözleşme Şartlarının Yorumu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3494 E., 2026/409 K. · 22.01.2026
Davacı, hazır beton sözleşmesi kapsamında küp numunelerinin yetersiz kalması üzerine yapılan karot testleri için sözleşmedeki cezai şart maddesine dayanarak icra takibi başlatmıştır. İlk derece mahkemesi karot alınması eylemini cezai şartın doğması için yeterli bularak davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise cezai şartın muaccel olması için karot sonuçlarının da olumsuz çıkması gerektiğini vurgulayarak davanın reddine hükmetmiştir. Yargıtay, sözleşme hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan bu yorumunu usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
- 22 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 493, 494: Anonim Şirketlerde Esas Sözleşmede Düzenlenmeyen Sebeplerle Pay Devrinin Reddedilemeyeceği ve Pay Defterine Kayıt Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/4591 E., 2026/377 K. · 22.01.2026
Davacı, diğer bir hissedardan devraldığı şirket paylarının pay defterine kaydedilmesi talebinin yönetim kurulu kararıyla haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek kararın yokluğunun tespiti ve pay defterine kayıt talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, tek kişilik yönetim kurulu oluşumunun genel kurul kararlarına uygun olması sebebiyle yokluk talebini reddetmiş; ancak esas sözleşmede ortaklar arası pay devrini engelleyen bir bağlam hükmü bulunmadığından payların deftere kaydı talebini kabul etmiştir. Yargıtay, tarafların temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
- 21 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595: Limited Şirketlerde Pay Devri Sözleşmesi, İrade Fesadı İddiası ve Genel Kurul Onay Şartının İstisnai Yorumu
11. Hukuk Dairesi · 2025/611 E., 2026/365 K. · 21.01.2026
Davacı, babası olan davalının tehdit ve cebri neticesinde limited şirket paylarını noterde düzenlenen sözleşmeyle devrettiğini ve genel kurul kararındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek pay devrinin iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca imzanın davacıya ait olduğunu saptamış, ikna edici bir irade fesadı delili sunulamadığı ve iki ortaklı şirkette pay devri sözleşmesinin bizzat taraflarca yapılmasının devre muvafakat anlamı taşıdığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, alt mahkemelerin hukuki nitelendirmelerini yerinde bularak kararı onamıştır.
- 21 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TMK 426, HMK 362: Şirkete Temsil Kayyımı Atanması Talebinin Çekişmesiz Yargı Niteliği ve BAM Kararının Kesinliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/3299 E., 2026/359 K. · 21.01.2026
Davacı şirket ortağı, diğer ortak ve yöneticilerin şirketle aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiklerini ileri sürmüş ve haksız rekabet ile tazminat davası açabilmek amacıyla şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının yöneticiler aleyhine doğrudan tazminat davası açma yetkisinin bulunması sebebiyle kayyım tayininde hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, temsil kayyımı tayini istemlerinin çekişmesiz yargı ve geçici hukuki koruma önlemi mahiyetinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğunu belirterek davacının temyiz dilekçesini reddetmiştir.
- 21 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1530: Mal Tedarik İlişkisinin İspatlanamaması Durumunda Özel Temerrüt Faizinin Uygulanamayacağı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4664 E., 2026/360 K. · 21.01.2026
Davacı şirket, sattığı pirinç emtiasına karşılık düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir mal tedarik ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle özel faiz istemi reddedilerek takibin asıl alacak üzerinden devamına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunarak onamıştır.
- 21 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 855, 880, 882: Karayolu Taşımacılığında Taşıyıcının Pervasız Davranışı, Sorumluluk Sınırlamalarının Kaldırılması ve Hasar Tazminatı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4685 E., 2026/356 K. · 21.01.2026
Davacı, karayolu taşıması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle trafolarının hasar gördüğünü ileri sürerek hasar bedeli ile gecikmeden doğan ek maliyet ve manevi tazminat talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, kazada %100 kusurlu olan taşıyıcının eylemini pervasızca bularak hasar tazminatını sorumluluk sınırlaması getirmeksizin kabul etmiş, ek maliyetlerin ve manevi tazminat koşullarının ispatlanamaması nedeniyle birleşen davayı reddetmiştir. Karar, Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 20 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 121, 122: Acentelik Sözleşmesinin İhbar Sürelerine Uyulmaksızın Haksız Feshi ve Denkleştirme Tazminatı Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3383 E., 2026/308 K. · 20.01.2026
Davacı acente, haklı fesih iddiasıyla yatırım katkı payı, demirbaş bedelleri, hakediş alacakları, maddi-manevi tazminat ve denkleştirme tazminatı talebinde bulunmuş; ayrıca teminat olarak verilen bono nedeniyle menfi tespit talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, acentenin ihbar sürelerine uymadan yaptığı feshin haksız olduğu gerekçesiyle tazminat taleplerini reddetmiş, ancak sözleşme kapsamındaki borçsuzluğu sabit olan teminat senedi yönünden menfi tespit istemini kabul etmiştir. Yargıtay, tarafların karşılıklı temyiz itirazlarını reddederek bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını onamıştır.
- 20 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 33: Meslek Odalarının İktisadi İşletme Kurma Yetkisi ve Ticaret Sicilinden Terkin Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3427 E., 2026/293 K. · 20.01.2026
Davacı Ticaret Sicil Müdürlüğü, kendi özel kanununda iktisadi işletme kurma yetkisi bulunmayan davalı meslek odasının kurduğu iktisadi işletmenin ticaret sicilinden terkini istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, söz konusu işletmenin kurulmasına dayanak oluşturan oda kararlarının Danıştay tarafından iptal edildiğini ve vergi mükellefiyeti tesis edilmesinin yapılan faaliyete iktisadi işletme niteliği kazandırmayacağını gerekçe göstererek davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay ise bu kararı onamıştır.
- 20 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531, 640: Anonim Şirketlerde Ortağın Haklı Nedenle Ortaklıktan Çıkarılması Talebinin Reddi ve Limited Şirket Hükümlerinin Kıyas Yasallığı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3660 E., 2026/286 K. · 20.01.2026
Davacılar, davalı anonim şirket ortağının haksız rekabet, resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık gibi suç teşkil eden eylemleri nedeniyle ortaklığın çekilmez hale geldiğini ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, anonim şirketlerin sermaye şirketi yapısı gereği kanunda limited şirketlerdeki gibi doğrudan ortaklıktan çıkarma mekanizmasının düzenlenmediğini belirterek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, kanunda düzenleme bulunmayan bu hususta diğer şirket türlerine ait hükümlerin kıyasen uygulanamayacağını vurgulayarak alt mahkeme kararlarını onamıştır.
- 19 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 640, 621: Limited Şirket Ortaklığından Haklı Sebeple Çıkarma Davalarında Ayrılma Akçesi ve Maktu Yargılama Giderleri Esası
11. Hukuk Dairesi · 2025/3282 E., 2026/267 K. · 19.01.2026
Davacı şirket, davalı ortağın ortaklar kurulu kararlarına uymayarak taahhüt ettiği sermaye/araç katkısını sunmadığını ve ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek limited şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi haklı sebeplerin oluştuğunu kabul ederek davalının ortaklıktan çıkarılmasına ve belirlenen ayrılma akçesinin davalıya ödenmesine hükmetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, esasa yönelik kararları hukuka uygun bulmuş ancak ortaklıktan çıkarma talepli bu davada nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesini hatalı bularak kararı maktu harç ve vekalet ücreti uygulanacak şekilde düzelterek onamıştır.
- 19 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 462, 376: İç Kaynaklar Sermayeye Dönüştürülmeden Nakdi Sermaye Taahhüdü ile Sermaye Artırımı Yapılamaması
11. Hukuk Dairesi · 2025/3352 E., 2026/268 K. · 19.01.2026
Davacı ortak, şirketin mali açıdan sermaye artırımına ihtiyacı bulunmadığı halde azınlığı dışlamak ve pay oranlarını düşürmek amacıyla nakdi sermaye artırımı kararı alındığını ileri sürerek genel kurul kararının iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, şirketin sermaye kaybının bulunmadığını ve TTK 462 uyarınca iç kaynaklar sermayeye dönüştürülmeden nakdi sermaye taahhüdü yoluyla artırıma gidilemeyeceğini belirterek davayı kabul etmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin hukuki değerlendirmelerini yerinde bularak bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararını onamıştır.
- 19 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 640, 636: Limited Şirkette Ortağın Çıkarılması Davasında Şirket Genel Kurul Kararı Zorunluluğu ve Aktif Husumet Sıfatı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3426 E., 2026/279 K. · 19.01.2026
Davacı ortak, diğer ortağın haklı rıza olmaksızın rakip firmalar kurarak sadakat ve rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek davalının şirketten çıkarılmasını, terditli olarak da şirketin haklı sebeple feshini talep etmiştir. Mahkeme, çıkarma davasının şirket tarafından açılması gerektiği ve ortaklarca doğrudan açılamayacağı gerekçesiyle bu talebi aktif husumet yokluğundan reddetmiş; ancak şirketin tamamen işlevsiz kalması ve gayri faal olması nedeniyle haklı sebeple fesih ve tasfiye istemini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay, genel kurul kararının tamamlanamaz bir dava şartı niteliğinde olduğunu teyit ederek kararı onamıştır.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 32/4, 445: Ticaret Sicili Geçici Tescilinin Kesin Tescile Dönüştürülmesi Davasında Pay Sahibinin İlgili Sıfatı ve Asli Müdahale Ehliyeti
11. Hukuk Dairesi · 2025/3171 E., 2026/195 K. · 15.01.2026
Anonim şirket azınlık pay sahibi, yönetim kurulu üyesinin azli ve geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi istemiyle açılan davaya asli müdahale talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının şirkette salt pay sahibi konumunda olması sebebiyle ticaret sicil işlemlerine yönelik uyuşmazlıklarda 'ilgili' sıfatı ve dolayısıyla aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Yargıtay, yapılan inceleme sonucunda alt mahkemelerin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18: Ticari Yapılandırma Protokollerinin Bağlayıcılığı ve Tacirin Basiretli Davranma Yükümlülüğü
11. Hukuk Dairesi · 2025/3196 E., 2026/200 K. · 15.01.2026
Davacılar, davalı taraflarla olan ticari ilişkilerde mal varlıklarının birbirine karıştırıldığını ileri sürerek tüzel kişilik perdesinin aralanmasını ve icra dosyalarından borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, tarafların hür iradeleriyle imzaladıkları ve borç bütününü yapılandıran protokolün kesin delil niteliğinde olduğunu, irade fesadı iddialarının kanıtlanamadığını ve tacirlerin basiretli davranma zorunluluğu bulunduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay da alt mahkemenin bu hukuki değerlendirmesini yerinde bularak onama kararı vermiştir.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1179, 1188, 1420, 1427: Deniz Taşımasında Yük Hasarı, Konişmento Kayıtlarının Taşıyanın Sorumluluğuna Etkisi ve Sigorta Tazminatında Islah Sonrası Zamanaşımı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3306 E., 2026/168 K. · 15.01.2026
Davacı, deniz yoluyla taşınırken hasarlanan makinelerin bedelinin nakliyat sigortacısı ve taşıyanlardan tahsili amacıyla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açmış, yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. İlk derece mahkemesi, konişmentodaki kayıtlar gereği istifleme kusurundan taşıyanın sorumlu tutulamayacağına, sigorta şirketine yönelik davanın ise ihbar süresinden itibaren hesaplanan muacceliyet tarihine göre ıslah kısmında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle reddine, yalnızca dava açılan ilk kısmi miktarın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf istemlerini reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: AİHM İhlal Kararı Sonrası Yargılamanın İadesi ve Eleştiri Amaçlı İnternet Sitesinin Haksız Rekabet Oluşturmaması
11. Hukuk Dairesi · 2025/3315 E., 2026/190 K. · 15.01.2026
Davacı, kargo şirketi aleyhine açtığı eleştiri içerikli internet sitesi nedeniyle haksız rekabetten mahkum edilmiş, ancak AİHM bu mahkumiyetin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir. Bu ihlal kararı üzerine davacı HMK m. 375/1-i uyarınca yargılamanın iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ticari gaye taşımayan alan adı kullanımının haksız rekabet ve kötüleme oluşturmadığı gerekçesiyle eski hükmü iptal ederek davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 34, 39: Yönetim Kurulu Üyesinin İstifasının Tescil Edilmemesi Halinde İstifanın Tespiti Davası Açmadaki Hukuki Yarar
11. Hukuk Dairesi · 2025/3345 E., 2026/193 K. · 15.01.2026
Davacı, anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini ihtarname ile şirkete bildirmesine rağmen istifasının ticaret siciline tescil edilmediğini ve bu sebeple kamu kurumları nezdinde sorunlar yaşadığını belirterek istifa ettiğinin tespitini talep etmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, ticaret siciline tescil başvurusu ve redde itiraz prosedürü işletilmediği gerekçesiyle davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, istifanın dış ilişkideki hüküm ve sonuçlarının tescil ve ilana bağlı olduğunu, dolayısıyla davacının doğrudan tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu vurgulayarak kararı bozmuştur.
- 15 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 176: Şirketlerin Tam Bölünmesi, Bölünme Planı Uyarınca Sorumluluk ve Usuli Kazanılmış Hak Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/4719 E., 2026/202 K. · 15.01.2026
Davacı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümün zamanında teslim edilmemesi nedeniyle gecikme tazminatı talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı şirketin tam bölünme yoluyla infisah etmesi üzerine ortaya çıkan şirketlerin müteselsil sorumluluğuna karar verilmiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin TTK 176. maddesini yanılgılı değerlendirerek müteselsil sorumluluğa hükmetmesini usuli kazanılmış hak ve temyiz sebebi yapılmaması gerekçesiyle sadece eleştirmiş ve kararı onamıştır.
- 14 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 617: Limited Şirketlerde Müdürün Azli Nedeniyle Oluşan Organ Boşluğu ve Genel Kurulu Toplantıya Çağırmak Üzere Kayyım Atanması
11. Hukuk Dairesi · 2025/2935 E., 2026/118 K. · 14.01.2026
Davacılar, limited şirket ortağı olan murislerinden intikal eden payların deftere kaydı ve şirkete kayyım atanması talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, diğer ortağın müdürlük yetkisinin mahkeme kararıyla kaldırılması üzerine şirkette organ boşluğu oluştuğunu tespit ederek, genel kurulu toplamakla sınırlı yetkili bir kayyım atamış ve bu karar istinaf dairesince hukuka uygun bulunmuştur. Yargıtay, limited ortaklıklarda müdürsüzlük kaynaklı kilitlenmelerin çözümünde TMK'nın ilgili vesayet/kayyımlık hükümlerine dayanarak çağrı kayyımı atanmasını usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
- 14 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 391: Esas Sözleşme ve İç Yönergeye Aykırılık İddiasına Dayalı Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı ve Konusuz Kalma
11. Hukuk Dairesi · 2025/3154 E., 2026/128 K. · 14.01.2026
Davacılar, davalı şirketin yönetim kurulu kararlarının şirket iç yönergesine ve esas sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek TTK 391 uyarınca butlanının tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dava konusu bir kısım kararın yeni bir yönetim kurulu kararıyla değiştirilerek konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer kararlar yönünden ise mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilen karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 14 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 50, 52: Tescilli Ticaret Unvanının Terkinine Kadar Kullanımı, Unvana Tecavüz ve Manevi Tazminat Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3187 E., 2026/158 K. · 14.01.2026
Davacı şirket, eski ortağının benzer bir unvanla yakın mesafede aynı faaliyet alanında şirket kurarak unvana tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek unvanın sicilden silinmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince unvanın terkini ile iltibas nedeniyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise tescilli unvanın terkin anına kadar kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle bu talebi reddetmiş ancak unvana tecavüz sebebiyle davacı lehine manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
- 14 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1454: Finansal Kiralama Konusu Malın Sigortalanmasında Tazminat Talep Yetkisi ve Aktif Husumet Ehliyeti
11. Hukuk Dairesi · 2025/4357 E., 2026/156 K. · 14.01.2026
Davacı şirket, finansal kiralama sözleşmesiyle kiraladığı beton pompasının devrilerek hasar görmesi üzerine leasing all risk sigorta poliçesine dayanarak sigorta şirketinden tazminat talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri, poliçede davacının sıfatının bulunmadığı ve TTK 1454 uyarınca menfaati sigortalanan hak sahibinin leasing şirketi olduğu gerekçesiyle başvuruyu aktif husumet yokluğundan reddetmiştir. Karar, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
- 13 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 353, 446, 456, 462: Anonim Şirketlerde Sermaye Artırımı Kararının İptali İstemi, Tescil Sonrası Butlan Yasağı ve Vekaletname Usulü
11. Hukuk Dairesi · 2025/3504 E., 2026/90 K. · 13.01.2026
Davacılar, murislerinin ortağı olduğu anonim şirketin iç kaynaklardan sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının belirsiz ifadeler içerdiği gerekçesiyle iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacılar vekilinin sunduğu vekaletnamenin yönetmelikte aranan zorunlu unsurları taşımaması sebebiyle toplantıya alınmamasında usulsüzlük bulunmadığını ve dolayısıyla usulüne uygun muhalefet şerhi verilemediğinden dava açma hakkının oluşmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, tescil edilmiş sermaye artırımı kararlarının yokluk ve butlanının talep edilemeyeceğini de vurgulayarak kararı onamıştır.
- 12 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595, 598: Limited Şirket Pay Devrinde Hileye Dayalı İptal İstemi ve Hak Düşürücü Sürenin Başlangıcı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2877 E., 2026/57 K. · 12.01.2026
Asıl dava, limited şirket hisselerini devralan davacının, şirkete ait vergi incelemelerinin kendisinden hileyle gizlendiği iddiasıyla sözleşmenin iptali ve bedel iadesi talebine; birleşen dava ise tescil edilmemiş eski pay devrinin hükmen tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının vergi incelemesini bizzat imzaladığı tutanakla öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreyi geçirerek dava açtığını saptamış ve davaları reddetmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin hukuki nitelendirmelerini yerinde bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.
- 12 Oca 2026· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 447, 595, 620: Limited Şirkette Pay Devrinin Onayı, Konkordato Başvurusu ve Genel Kurul Karar Nisapları
11. Hukuk Dairesi · 2025/3355 E., 2026/62 K. · 12.01.2026
Davacılar, limited şirketin genel kurulunda alınan pay devrinin onayı, konkordato başvurusu yapılması ve bağımsız denetçi seçimi kararlarının mutlak butlanla malul olduğunu ve iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, pay devrinin usulüne uygun yapıldığını, diğer kararların da gerekli toplantı ve karar nisapları sağlanarak oy çokluğuyla alındığını belirterek davanın reddine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunun esastan reddini kararlaştırmıştır. Yargıtay, alt mahkemelerin vakıa ve hukuki değerlendirmelerini yerinde bularak bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir.
- 17 Ara 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 480, Koop.K 98: Kooperatifin İflası Hâlinde Ortağın Konut Karşılığı Tazminat Alacağının İflas Masasına Kaydı
Hukuk Genel Kurulu · 2024/705 E., 2025/835 K. · 17.12.2025
Davacı, devraldığı üyelik uyarınca kooperatife karşı konut tahsisi veya rayiç bedelin ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Yargılama sürerken davalı kooperatifin iflas etmesi üzerine dava iflas masasına kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Özel Daire, ortağın ödediği bedelin sermaye payı olduğunu ve TTK m. 480/3 ile Koop.K. m. 98 gereğince masaya kaydedilemeyeceğini belirterek kabul kararını bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu ise anonim şirketler ile kooperatiflerin yapı ve amaçlarının farklılık gösterdiğini, konut verilmeyen ortağın tazminat alacağının iflas masasına kaydının mümkün ve adil olduğunu belirterek yerel mahkemenin direnme kararını onamıştır.
- 8 Ara 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 661, 749: Bono Takibinde Kesinleşme Sonrası Zamanaşımı Süresi ve Covid-19 Durma Dönemlerinin Hesabı
12. Hukuk Dairesi · 2025/6254 E., 2025/7996 K. · 08.12.2025
Alacaklı tarafından bonolara dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinde borçlu, kesinleşme sonrası zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alt mahkemelerce zamanaşımının dolduğu kabul edilerek talep haklı bulunmuşsa da Yargıtay, COVID-19 salgını döneminde yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle icra takip sürelerinin durduğunu ve bu durma süreleri eklendiğinde şikayet tarihi itibarıyla zamanaşımının henüz dolmadığını belirterek kararı bozmuştur.
- 3 Ara 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 1401: Kredi Bağlantılı Sigortalarda Bankanın Bildirim Yükümlülüğü ve Müterafık Kusur
Hukuk Genel Kurulu · 2025/336 E., 2025/767 K. · 03.12.2025
Mirasçılar, murislerinin kullandığı konut kredisine bağlı hayat sigortasının banka tarafından yenilenmemesi nedeniyle kalan borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit davası açmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, poliçenin 'yenilemesiz' olduğu ve sorumluluğun müşteride bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bankanın mevzuat ve sözleşmeden doğan bildirim ile asgari özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit ederek, tarafların müterafık kusur oranlarının tartışılarak karar verilmesi gerektiğine hükmetmiş ve yerel mahkemenin direnme kararını bozmuştur.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 416 ve 596: Miras Yoluyla Geçen Payın Reddi Süresi ve Çağrısız Genel Kurulun Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1965 E., 2025/7113 K. · 27.11.2025
Dava, limited şirket ortağının ölümü üzerine miras yoluyla intikal eden payın şirketçe reddine ilişkin çağrısız genel kurul kararının butlanı/iptali ve payın mirasçı adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, tüm ortakların katılmadığı çağrısız genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna ve payın davacı adına tesciline karar vermiştir. Yargıtay, ölüm olayının şirketin organı konumundaki diğer mirasçılar tarafından bilinmesinin tüzel kişiliğe bildirim yerine geçmeyeceğini belirtmekle birlikte, şirketin ret kararını aldığı tarih itibariyle TTK 596/4 kapsamındaki üç aylık ret süresinin çoktan dolduğunu vurgulayarak BAM'ın onama kararını uygun bulmuştur.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 364 ve 408: Finansal Tabloların İptalinin Yönetim Kurulunun Azline ve Seçimine Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/2008 E., 2025/7116 K. · 27.11.2025
Asıl ve birleşen davalar, anonim şirkette genel kurulca alınan faaliyet raporu ve finansal tabloların onanması, yönetim kurulunun ibrası, azli ve yeni üye seçimi kararlarının iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bilgi alma hakkının ihlali gerekçesiyle finansal tabloların onanmasını iptal etmiş ve buna bağlı olarak yönetim kurulu değişiminin de iptaline karar vermiştir. İstinaf incelemesinde BAM, TTK 364 ve 408 uyarınca genel kurulun her zaman üyeleri görevden alma yetkisi bulunduğunu belirterek azil ve seçime yönelik iptal taleplerini reddetmiş; Yargıtay ise bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1472, CMR 23-29: Uluslararası Taşımada Emtianın Çalınması Halinde Sınırlı Sorumluluk ve Üst Limit Kavramı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2009 E., 2025/7124 K. · 27.11.2025
Davacı sigorta şirketi, sigortalısına ait emtianın Bulgaristan'dan Türkiye'ye taşınması sırasında hırsızlık neticesinde tam zayi olması nedeniyle ödediği tazminatın halefiyet ilkesine göre davalı taşıyıcıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, hırsızlık olayının güvenli bir tır parkında gerçekleşmesi nedeniyle davalının ağır kusurunun (CMR m. 29) bulunmadığına ve CMR m. 23 kapsamında sınırlı sorumluluk rejiminden faydalanması gerektiğine hükmetmiş, ancak SDR hesabına göre belirlenen üst limitin fiili zarardan daha yüksek çıkması nedeniyle davanın kabulü ile gerçek zarar tutarına hükmetmiştir. BAM ve Yargıtay bu kararı yerinde bularak onamıştır.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 18/2, TMK 2: Yabancı Tanınmış Markanın Kötüniyetle Tescilinde Basiretli Tacir Yükümlülüğü
11. Hukuk Dairesi · 2025/2115 E., 2025/7094 K. · 27.11.2025
Davacı, yurt dışında tanınmış ve tescilli olan markasının asıl unsurunu oluşturan ibarenin, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından Türkiye'de kötüniyetle tescil ettirildiğini belirterek markanın hükümsüzlüğü, tecavüzün önlenmesi ve tazminat davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, ülkesellik prensibini gerekçe göstererek ve kötüniyetin ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay ise davalının aynı sektörde basiretli bir tacir olarak bu markayı bilmemesinin mümkün olmadığını, tescilin piyasaya girişi engelleme maksatlı (kötüniyetli) olduğunu vurgulayarak ret kararını bozmuştur.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55, SMK 6: Tescilli Markalarda Haksız Rekabet Hükümlerinin Kümülatif Uygulanmaması
11. Hukuk Dairesi · 2025/2124 E., 2025/7133 K. · 27.11.2025
Davacı, tescilli markası ve unvanının esas unsurunu davalının tek başına ve öne çıkararak kullanması nedeniyle marka hakkına tecavüz, haksız rekabet, unvan terkini, markanın hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açmıştır. BAM, talepleri büyük oranda kabul ederek hem markaya tecavüz hem de haksız rekabet oluştuğuna karar vermiştir. Yargıtay çoğunluğu ise 6102 sayılı TTK döneminde tescilli markaların yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca özel korumaya tabi olduğunu, haksız rekabet hükümleriyle kümülatif korumanın kalmadığını belirterek karardaki 've haksız rekabet' ibarelerini çıkararak düzeltilerek onamıştır. Muhalefet şerhinde kümülatif korumanın devam etmesi gerektiği savunulmuştur.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 56-57: Hükümsüz Kılınan Tasarımda Haksız Rekabet Koruması ve İltibas
11. Hukuk Dairesi · 2025/3369 E., 2025/7101 K. · 27.11.2025
Davacı kolonya firması, tasarımlarının ve konseptinin davalılarca kopyalanarak tasarıma tecavüz ve haksız rekabet edildiğini iddia etmiş, davalılar ise karşı dava ile davacının tasarımlarının yenilik kriterini taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğünü savunmuştur. BAM, davacının söz konusu tasarımlarının hükümsüz kılınması nedeniyle tasarıma tecavüz talebini reddetmiş ancak davalıların ambalaj, şişe ve etiket tasarımlarında bilinçli bir benzerlik yaratarak davacının tanınmışlığından faydalanma eylemini TTK kapsamında haksız rekabet saymıştır. Yargıtay, bozmaya uyularak verilen bu kararı onamıştır.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 732: Süresinde İbraz Edilmeyen Çekte İspat Yükü ve Delil Başlangıcı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3676 E., 2025/7120 K. · 27.11.2025
Davacı, süresinde ibraz edilmemiş çeke dayalı olarak ciranta aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi imza inkarı olmamasını kesin delil sayarak davanın kabulüne karar vermiş, BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay, maddi hataya dayalı önceki miktar ret kararını kaldırdıktan sonra yaptığı incelemede, kambiyo vasfını yitiren senedin yalnızca delil başlangıcı sayılabileceğini ve temel ilişkiye dayalı alacak davasında ispat yükünün davacı hamilde olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
- 27 Kas 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 713, 724, 778: Takip Alacağının Cirantaya Temliki Halinde Müteselsil Sorumluluk ve Sıfat Birleşmesi
12. Hukuk Dairesi · 2025/6589 E., 2025/7705 K. · 27.11.2025
Kesinleşen bono takibinde, hamil ile son ciranta arasındaki sözleşmenin feshi üzerine takip alacağı bu cirantaya temlik edilmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, bu devirle birlikte alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini ve takibin itfa olduğunu kabul ederek takibi iptal etmiştir. Yargıtay ise kambiyo hukukundaki müteselsil sorumluluk esası uyarınca, devralan cirantanın kendinden önceki cirantalar ve keşideciye karşı aynı dosya üzerinden takibe devam edebileceğini belirterek kararı bozmuştur.
- 26 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 437 ve 531: Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi İsteminde Bilgi Alma Hakkının İhlali ve Kâr Dağıtmama İddiaları
11. Hukuk Dairesi · 2025/1644 E., 2025/7078 K. · 26.11.2025
Davacı anonim şirket ortağı, kendisine kâr payı ödenmediği, bilgi verilmediği ve defter inceleme hakkının engellendiği iddiasıyla haklı sebeple şirketin feshini, mümkün olmadığı takdirde ayrılma payı ödenerek ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının bilgi alma hakkını kanuni usule uygun kullanmadığını ve ortak olunan kısa süre zarfında kâr dağıtılmamasının tek başına fesih veya çıkma için haklı sebep oluşturmadığını belirterek davayı reddetmiştir. BAM, vekalet ücreti yönünden kararı kaldırıp düzelterek davanın esastan reddine karar vermiş; Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 26 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 34 ve 367: Yönetim İç Yönergesinin Tescilinin Terkininde Aktif Husumet ve İtiraz Prosedürü
11. Hukuk Dairesi · 2025/1970 E., 2025/7082 K. · 26.11.2025
Davacılar, anonim şirketin yönetim iç yönergesini değiştiren yönetim kurulu kararlarının eski yönergedeki karar nisaplarına aykırı olduğunu belirterek, tescil işleminin iptali ve terkini istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etse de, İstinaf incelemesinde BAM; hissedar olan ancak yönetim kurulu üyesi olmayan davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığına ve ehliyeti olan üyelerin de sicil müdürlüğüne önceden zorunlu itiraz sürecini işletmeden dava açmalarında hukuki yarar olmadığına hükmederek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 26 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55 ve 60: Haksız Rekabet Davalarında Uzamış Ceza Zamanaşımı ve İspat Yükü
11. Hukuk Dairesi · 2025/1987 E., 2025/7069 K. · 26.11.2025
Davacı şirket, eski genel müdürünün yeni bir şirket kurarak çalışanlarını, distribütörlerini ve müşterilerini ayarttığı iddiasıyla haksız rekabet davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davayı reddetmiştir. İstinaf incelemesinde BAM, iddia edilen eylemlerin suç teşkil etmesi nedeniyle 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini belirterek zamanaşımı itirazını aşmış; ancak davacının piyasadan çekilmesinin kendi ekonomik sorunlarından kaynaklandığı ve haksız rekabetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı esastan reddetmiş, Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 26 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595: Limited Şirket Pay Devrinde Şirkete Bildirimden İtibaren Üç Aylık Sürenin Geçmesi ve Zımni Onay
11. Hukuk Dairesi · 2025/2161 E., 2025/7060 K. · 26.11.2025
Davacı, noter kanalıyla limited şirket payını devraldığını, devir keyfiyetini şirkete ihtarname ile bildirmesine rağmen şirketin üç ay içinde bir karar almadığını ve sonrasında devrin reddine karar verdiğini belirterek pay devrinin pay defterine ve ticaret siciline hükmen tescilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, üç aylık sürenin geçmesiyle devrin zımnen onaylanmış sayılacağını kabul ederek davayı kabul etmiş, BAM kararı onamıştır. Yargıtay da verilen kararı isabetli bularak onama kararı vermiştir.
- 26 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 179: Şirket Bölünmesinde İrtifak Hakkının Külli Halefiyetle Geçişi ve Sözleşmenin Devri Ayrımı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2233 E., 2025/7072 K. · 26.11.2025
Dava dışı şirketin bölünmesiyle kurulan davacı şirket, kendisine intikal eden irtifak hakkı sözleşmesi nedeniyle davalı idarenin ek bedel istemesi üzerine muarazanın giderilmesi davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi TTK 179/4 kapsamında külli halefiyeti esas alarak davayı kabul etmiş; BAM ise durumu sözleşmenin devri olarak değerlendirerek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bölünme işlemiyle irtifak hakkının davacıya külli halefiyetle geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararını isabetli bulmuş ve BAM kararını bozmuştur.
- 25 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 34: Ticaret Sicil Müdürlüğü Kararlarına İtiraz Prosedürü ve Hukuki Yarar Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1974 E., 2025/7003 K. · 25.11.2025
Davacı şirket, ticaret sicil müdürlüğünce genel kurul kararının kesin tescili yerine geçici tescil edilmesine karşı, kesin tescil istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak İstinaf Mahkemesi TTK 34. maddesi gereğince sicil müdürlüğü kararı tebliğ edilip yasal itiraz prosedürü işletilmeden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığına hükmederek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın geçici tescil (TTK 32/4) kapsamında olduğunu savunan karşı oya rağmen, BAM'ın hukuki yarar yokluğuna ilişkin kararını oy çokluğuyla onamıştır.
- 25 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 59: Sosyal Medyada Şirketi Kötüleyici Gerçeğe Aykırı Paylaşımların Haksız Rekabet Teşkil Etmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/2388 E., 2025/7016 K. · 25.11.2025
Davacı distribütör şirket, davalının otomobil haberleri yaptığı platformlarda markanın iflas ettiği, battığı yönünde mezar taşı görselleriyle birlikte gerçeğe aykırı ve abartılı paylaşımlar yaparak itibarını zedelediğini iddia ederek haksız rekabetin tespiti, içeriklerin kaldırılması, tekzip ve manevi tazminat talep etmiştir. BAM, paylaşımların haber sınırını aşarak incitici ve karalayıcı boyuta ulaştığı gerekçesiyle haksız rekabetin varlığını kabul etmiş, manevi tazminat miktarını artırmış ve TTK m. 59 uyarınca karar özetinin ilgili platformlarda ilanına hükmetmiştir. Yargıtay, BAM'ın bu kararını onamıştır.
- 25 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1420: Tarım Sigortalarında Muacceliyet Tarihi ve Islah Nedeniyle Zamanaşımı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3533 E., 2025/7002 K. · 25.11.2025
Davacı, don olayından kaynaklanan meyve zararı nedeniyle sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunmuş, dava bedelini ıslah ile artırmıştır. İlk Derece Mahkemesi, sigorta alacağının hasat tarihi olan 15 Ağustos'ta muaccel hale geldiğini kabul ederek ıslahla artırılan kısmın 2 yıllık zamanaşımına uğradığına hükmetmiştir. Yargıtay bozmaya uyularak verilen kararı onamıştır.
- 24 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531: Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi Talebinde Alternatif Çözüm Olarak Ortaklıktan Çıkarma
11. Hukuk Dairesi · 2025/1809 E., 2025/6998 K. · 24.11.2025
Asıl ve birleşen davalarda azınlık pay sahipleri, hakim ortağın şirketi kendi menfaatine yönettiği, kâr payı dağıtmadığı ve bilgi alma haklarını engellediği gerekçeleriyle anonim şirketin haklı nedenle feshini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, fesih için haklı sebeplerin oluştuğunu tespit etmiş; ancak şirketin otel işletmeciliğine devam etmesi nedeniyle, fesih yerine alternatif çözüm olarak davacıların pay bedelleri ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar vermiştir. İstinaf mahkemesince itirazlar reddedilmiş, Yargıtay bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 24 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 439 ve 440: Genel Kurul İptal Davalarında Peşin Muhalefetin Geçersizliği ve Özel Denetçi Talebinin Kesinliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/1956 E., 2025/6990 K. · 24.11.2025
Davacılar, anonim şirketin genel kurul kararlarının iptali ve özel denetçi atanması talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan eksik harcı tamamlamayanlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına; harcını yatıran davacı yönünden ise kararlar oylanmadan önce sunulan peşin muhalefetin geçerli bir muhalefet şerhi oluşturmadığı ve özel denetçi için gerekli pay oranının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İstinaf mahkemesi özel denetçi talebine ilişkin kararın kesin olması sebebiyle bu yöndeki istinafı usulden, iptal talebini ise esastan reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 24 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Bayilik Sözleşmesinin Feshinde Sahte Fatura İddiası ve Defter Kayıtlarının Karşılaştırılması Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1988 E., 2025/6992 K. · 24.11.2025
Asıl dava, dağıtım sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı tazminat istemlerine; karşı dava ise gerçeğe aykırı fatura kullanılarak haksız tahsil edilen iskonto bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ve BAM, davalının bilgisayar programı kayıtları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda feshin haklı olduğuna hükmederek asıl davayı reddetmiş, karşı davayı kabul etmiştir. Yargıtay, tarafların ticari defter ve bilgisayar kayıtlarındaki faturaların seri numaraları üzerinden birebir karşılaştırması yapılmadan, eksik bilirkişi incelemesiyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- 24 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 5/A, 473-475: Sermaye Azaltımının Muvazaalı Olduğunun Tespiti Talebinde Arabuluculuk Dava Şartı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2466 E., 2025/6986 K. · 24.11.2025
Davacı Hazine, 667 sayılı KHK ile Hazine'ye devredilen şirketin devir öncesi sermaye azaltımı işleminin muvazaalı ve mal kaçırma kastıyla yapıldığını iddia ederek, işlemin tespiti, iptali ve azaltılan tutarın ortaklardan tahsili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi davanın konusu para olan ticari bir dava olduğu gerekçesiyle arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay ise alacak talebinin muvazaanın tespiti şartına bağlı olduğunu, muvazaa iddiasının sadece mahkemece değerlendirilebileceğini belirterek, uyuşmazlığın salt bir alacak davası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu vurgulamış ve kararı bozmuştur.
- 24 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 781, 796: Karşılıksız Çekte Götürülecek Borç Niteliği ve İhtiyati Hacizde Yetkili Mahkeme
11. Hukuk Dairesi · 2025/5752 E., 2025/6984 K. · 24.11.2025
Farklı Bölge Adliye Mahkemesi daireleri arasında, karşılıksız kalan çeke dayalı ihtiyati haciz taleplerinde alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili olup olmayacağı konusunda uyuşmazlık doğmuştur. Yargıtay, çeke dayalı alacağın kural olarak 'aranılacak borç' niteliğinde olmasına rağmen, bankaya süresinde ibraz edilip karşılıksız kalmasıyla birlikte bu niteliğini yitirerek TBK m. 89 gereği 'götürülecek borç' statüsüne geçtiğini vurgulamıştır. Bu sebeple ihtiyati haciz istemlerinde alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili kabul edilmesi gerektiği yönünde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 395: Finansal Tabloların Müzakeresinin Ertelenmesinin Etkisi ve Yöneticilere Faaliyet İzni Verilmesi Oylamasında Oydan Yoksunluk
11. Hukuk Dairesi · 2025/995 E., 2025/6899 K. · 20.11.2025
Davacı pay sahipleri, anonim şirketin olağan genel kurulunda azınlık talebiyle finansal tabloların görüşülmesinin ertelendiğini, buna bağlı olarak yeni yönetim kurulu ile bağımsız denetçi seçimine ve yöneticilere TTK m. 395 kapsamında faaliyet izni verilmesine dair görüşmelerin de ertelenmesi gerekirken hukuka aykırı şekilde karar alındığını ileri sürerek ilgili kararların iptalini talep etmiştir. BAM, finansal tabloların ertelenmesinin süresi biten yeni yönetim ve denetçi seçimine engel olmadığını belirterek bu talepleri reddetmiş; ancak faaliyet izni verilmesine ilişkin kararda ilgili yönetim kurulu üyelerinin ve hâkim ortak oldukları tüzel kişilerin oydan yoksun olduğunu, mevcut oylarla karar nisabının sağlanamadığını belirterek ilgili iznin yok hükmünde olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, bozmaya uyularak verilen BAM kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 105: Konişmentolardaki Yabancı Mahkeme Yetki Şartının Geçerliliği ve TTK 105/2'nin Kapsamı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1544 E., 2025/6907 K. · 20.11.2025
Davacı, deniz taşıması sırasında hasarlanan yük sebebiyle alıcıya ödediği bedelin taşıyandan rücuen tahsili istemiyle dava açmıştır. Davalı taşıyan, konşimento şartlarındaki yetki klozuna dayanarak Londra mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi yetki itirazını kabul ederek davayı usulden reddetmiş; istinaf ve temyiz mercileri de TTK 105/2'deki acentelik hükümlerinin konşimentodaki yabancı mahkeme yetki şartını bertaraf edemeyeceğini vurgulayarak yetkisizlik kararını onamıştır.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 418: Esas Sözleşmedeki Taşınmaz Satış Nisabının Sulh ve Feragat Yetkisinde Uygulanmayacağı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1843 E., 2025/6898 K. · 20.11.2025
Davacı, anonim şirketin olağanüstü genel kurulunda B grubu pay sahiplerinin birlikte aday gösterme imtiyazının ihlal edildiğini ve şirketin tek taşınmazının satışına ilişkin kararın esas sözleşmedeki %90 nisap şartına uyulmadan alındığını iddia ederek kararların yokluk, butlan veya iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, B grubundaki her hissedarın ayrı aday gösterebileceğini ve sulh yetkisi veren 3 no.lu kararın taşınmaz satışı mahiyetinde olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf Mahkemesi, taşınmazın zaten icradan satıldığını, kararın ihalenin feshi davasından feragat ve sulhe ilişkin olup olağan nisaba tabi olduğunu belirterek istinafı reddetmiş; Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 52 ve 54: Ticaret Unvanında İltibas Halinde Terkin ve Haksız Rekabet
11. Hukuk Dairesi · 2025/1955 E., 2025/6888 K. · 20.11.2025
Davacılar, kendi unvanlarında yer alan ve aynı zamanda markaları olan ihtilaflı ibarenin davalı kooperatif unvanında kullanılmasının iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek unvan terkini ve haksız rekabetin men'i davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, ibarenin coğrafi yer adı olması ve iltibas tehlikesi bulunmaması gerekçesiyle davayı reddetmiştir. İstinaf Mahkemesi ise ibarenin ayırt edici unsur niteliğinde olduğunu ve unvanlar arasında karışıklığa yol açtığını belirterek terkin talebini kabul etmiş, ancak tescilli unvan kullanımının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle haksız rekabet ve maddi durumun ortadan kaldırılması taleplerini reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: Başkasının Projesini Kendi İnternet Sitesinde Yayınlamanın Haksız Rekabet Teşkil Etmesi ve Maddi Tazminatın Belirlenmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/2010 E., 2025/6891 K. · 20.11.2025
Davacı inşaat şirketleri, kendilerine ait projelerin davalı tarafından kendi internet sitesinde 'Tamamlanan Projeler' başlığı altında yayınlanmasının ve iletişim bilgilerinin kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunu belirterek haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi haksız rekabetin varlığını tespit etmiş ancak zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle tazminat taleplerini reddetmiş, BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay ise haksız rekabetin sabit olması halinde, kazanç kaybı tam hesaplanamasa dahi hakimin kanunun verdiği yetki uyarınca davalının elde etmesi muhtemel menfaat üzerinden uygun bir maddi tazminata hükmetmesi gerektiğini belirterek, eksik incelemeye dayalı ret kararını bozmuştur.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 678, 818: Çift İmza ile Temsil Edilen Şirket Adına Tek İmza ile Çek Düzenleyenin Bizzat Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/2029 E., 2025/6928 K. · 20.11.2025
Davacı taraf, iptal kararı aldığı zayi olan çeke dayalı olarak başlattığı ilamsız icra takibine davalı itiraz edince itirazın iptali davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, çift imza kuralı olan şirketi tek imza ile temsil eden davalının yetkisiz temsilci olarak bizzat sorumlu olduğunu tespit ederek asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, esas yönünden kararı onamış ancak İlk Derece Mahkemesi kararında icra inkâr tazminatına ilişkin kurulan çelişkili bendin, yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata niteliğinde olduğu gerekçesiyle çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
- 20 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 677, 687/1: Bonoda Lehtar Cirosunun Sahteliği ve Hamil ile Lehtar Arasındaki Akrabalık İlişkisinin İyiniyete Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/5797 E., 2025/6885 K. · 20.11.2025
Davacı borçlu, davalı tarafından aleyhine başlatılan bonoya dayalı icra takibinde lehtar imzasının sahte olduğunu belirterek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, adli tıp raporuyla lehtar cirosunun sahte olduğunu saptamış, davalı hamilin ise müteveffa lehtarın oğlu olması sebebiyle bu sahteliği bilebilecek durumda olduğunu, dolayısıyla TMK m. 2 ve TTK m. 687/1 kapsamında iyiniyetli hamil sayılamayacağını gerekçe göstererek davanın kabulüne dair direnme kararı vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle hamilin kötüniyetli olduğuna ilişkin yerel mahkeme tespitini yerinde bularak direnme kararını onamıştır.
- 19 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 410-412 ve 614: Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshinde Diğer Yasal Yolların Tüketilmesi Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1952 E., 2025/6864 K. · 19.11.2025
Davacı ortak, şirketin genel kurulunun yapılmadığı, bilgi alma hakkının engellendiği, kâr payı dağıtılmadığı ve şirketin içinin boşaltıldığı iddialarıyla limited şirketin haklı sebeple feshini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi; kâr dağıtımı, toplantıya çağrı ve bilgi alma konularında TTK'nın öngördüğü öncelikli yasal yolların tüketilmediğini, ayrıca şirketin kâr ettiğinin tespit edilerek kötü yönetim iddiasının ispatlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf ve Yargıtay, haklı fesih sebeplerinin usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle mahkeme kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
- 18 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 493: Anonim Şirketlerde Nama Yazılı Payların Devri, Bağlam Hükümleri ve Kaçış Klozunun (Öncelik Hakkı) Kullanım Usulü
11. Hukuk Dairesi · 2025/1557 E., 2025/6817 K. · 18.11.2025
Davacı, dava dışı ortaktan devraldığı nama yazılı anonim şirket paylarının şirket pay defterine tescilini talep etmiştir. Davalı şirket; sermaye borcunun ödenmediği, paylar üzerinde haciz bulunduğu ve şirketin devri onaylamadığı gerekçeleriyle talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesi, teminat istenmemesinin ve takip alacaklısının itirazı olmamasının devrin deftere işlenmesine engel olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. BAM ve Yargıtay, TTK 493/1 uyarınca şirketin kaçış klozunu kullanabilmesi için bu hakkı ret kararıyla birlikte bildirmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü onamıştır.
- 18 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 23, TBK 231: Ticari Satımda Ayıp Nedeniyle Zamanaşımı ve Açılmamış Sayılan Davanın Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/2056 E., 2025/6804 K. · 18.11.2025
Davacı, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın aldığı lazer epilasyon cihazının ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönme ve bedel iadesi ya da tazminat talebiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, ticari satımlarda 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu ve davacının daha önce açıp 'açılmamış sayılmasına' karar verilen davanın zamanaşımını kesmeyeceğini belirterek davayı zamanaşımından reddetmiştir. BAM ve Yargıtay bu kararı yerinde bularak onamıştır.
- 18 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 875, 876, 880, 882, 886: Kargo Taşıma Sözleşmelerinde Taşıyıcının Sorumluluk Sınırları ve Uygulanacak Mevzuat
11. Hukuk Dairesi · 2025/6032 E., 2025/6819 K. · 18.11.2025
Davacı kargo şirketi tarafından taşınırken kaybolan bilgisayar için Tüketici Hakem Heyeti ürünün yenisinin alınarak tüketiciye teslimine karar vermiş, İlk Derece Mahkemesi de açılan iptal davasını reddetmiştir. Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, kargo taşıma ilişkilerinde satıcı konumunda olmayan taşıyıcının sorumluluğunun 6502 sayılı Kanun'un ayıplı hizmet hükümleriyle değil, TTK'nın taşıma hukuku hükümleri çerçevesinde belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu doğrultuda, malın aynen teslimi yönündeki karara karşı açılan davanın reddedilmesini hatalı bularak yerel mahkeme kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
- 17 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 369, 626: Limited Şirket Müdürünün Özen Yükümlülüğüne Aykırılığı, Azil Davası ve Yargılama Aşamasında Genel Kurulca Azlin Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/1800 E., 2025/6788 K. · 17.11.2025
Davacılar, limited şirket müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla haklı nedenle müdürlükten azlini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş; istinaf aşamasında şirketin genel kurulu toplanarak davalıyı müdürlükten azlettiği için BAM tarafından davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay, şirketin de davada davalı sıfatıyla yer alması gerektiğine yönelik eleştiride bulunarak usul ve yasaya uygun BAM kararını onamıştır.
- 17 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1420, TBK 73: Sorumluluk Sigortalarında Rücu Zamanaşımının Başlangıcının Ödeme Tarihi Olduğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/2056 E., 2025/6804 K. · 17.11.2025
Davacı şirket, üçüncü bir kişinin kaza sonucu yaralanması nedeniyle aleyhine açılan ve kesinleşen tazminat davasında icra dosyasına ödediği meblağın, olay tarihinde yürürlükte olan sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketlerinden rücuen tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar vermiş, BAM istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise rücu davalarında zamanaşımının, zarar görene fiilen ödeme yapıldığı tarihten başlayacağı ve bu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatıldığından zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- 17 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 594-598: Limited Şirket Pay Devrinin Tescili ve İstinaf Etmeyenin Temyiz Hakkı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2253 E., 2025/6797 K. · 17.11.2025
Davacı, davalı şirketin tek ortağından usulüne uygun bir şekilde limited şirket payı devralmasına rağmen şirket müdürü olan davalının bu devri pay defterine işlemediğini ve ticaret siciline tescil ettirmediğini belirterek tescil davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, devrin TTK'nın amir hükümlerine uygun yapıldığı gerekçesiyle şirkete yönelik tescil davasını kabul etmiş, davalı müdüre yönelik davayı husumetten reddetmiştir. Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı şahsın temyiz dilekçesini reddetmiş ve şirketin temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
- 12 Kas 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 589, 608: Şirket Genel Kurul Kararı Olmaksızın Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt Kapsamında Kâr Payı Sorumluluğu
Hukuk Genel Kurulu · 2024/374 E., 2025/706 K. · 12.11.2025
Dava, taraflar arasında imzalanan protokole dayalı kâr payı alacakları ve ticari temsilcilik ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava dışı limited şirketin kârının paylaşımına dair borç yükümlülüğünün üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olduğunu, azil hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanılıp kullanılmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, ticari temsilcilik ilişkisinden doğan ücret alacaklarında ise beş yıllık zamanaşımının uygulanacağını belirtmiştir.
- 6 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 36: Limited Şirketlerde Müdürün Azlinin Tescil Öncesi Üçüncü Kişilere Etkisi ve Yetkisiz Temsil
11. Hukuk Dairesi · 2024/6457 E., 2025/6699 K. · 06.11.2025
Davacı limited şirket, azledilen eski müdürü tarafından yetkisiz temsil ile şirketin elektrik üretim tesisinin davalı şirkete devredilmesine ilişkin sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile bağlantı anlaşmasının geçerli kılınması ve elektrik üretim bedellerinin tahsili istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, devir tarihinde müdürün azlinin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmediği gerekçesiyle iyi niyet kuralları çerçevesinde davayı reddetmiş; BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay ise davalı şirkete daha önce noter aracılığıyla vekaletten azil bildirimi yapıldığı, yöneticinin müdür olarak atandığı sahte kararın farklı bir davada iptal edildiği ve söz konusu kişinin aynı zamanda devralan davalı şirketin çalışanı olduğu olgularını birlikte değerlendirerek, azlin tescil edilmemiş olmasının devralan yönünden sonuç doğurmayacağına hükmetmiş ve kararı bozmuştur.
- 6 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531: Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshinde Son Çare (Ultima Ratio) İlkesinin Sınırları ve Şirketin İçinin Boşaltılması İddiası
11. Hukuk Dairesi · 2025/971 E., 2025/6677 K. · 06.11.2025
Davacı azlık pay sahibi, şirket yöneticilerinin şirket imkanlarını kendi şahsi çıkarları ve yakınları lehine usulsüz kullandığını, kâr dağıtılmadığını, bilgi verilmediğini ve dışlandığını ileri sürerek anonim şirketin haklı sebeple feshini veya ortaklıktan çıkarılmayı talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, yöneticilerin usulsüz işlemlerine karşı sorumluluk davası açılabileceği ve feshin 'son çare' olduğu gerekçesiyle esasa girmeden davayı reddetmiş; istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Yargıtay, davacının yöneticilerin şirketin içini boşalttığına yönelik ağır iddialarının ispatlanması halinde haklı sebeple fesih nedeni oluşturabileceğini, bu nedenle tefrik edilen özel denetçi raporu ve uzman bilirkişi incelemesi ile iddiaların araştırılması gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen ret kararını bozmuştur.
- 6 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553: Limited Şirket Müdürünün Şirket Borçlarından Şahsi Sorumluluğunun Sınırları ve Doğrudan Zarar Kavramı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1334 E., 2025/6695 K. · 06.11.2025
Davacı, dava dışı limited şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla, şirket müdürü olan davalının da garantör sıfatıyla ve kasten zarara yol açtığı iddiasıyla müdür aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davalı müdür ile yapılmış bir garanti sözleşmesi bulunmadığı ve TTK m. 553 uyarınca doğrudan zarar şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddetmiştir. BAM ve Yargıtay, yöneticinin şahsi sorumluluğunu gerektirecek maddi olguların bulunmadığına yönelik bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 6 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 715-721: Bankanın Tahsile Verilen Bonoda İmza İnceleme Yükümlülüğünün Bulunmadığı
11. Hukuk Dairesi · 2025/3052 E., 2025/6682 K. · 06.11.2025
Davacı, kendisi adına sahte imza ile düzenlenen bononun davalı banka tarafından haksız yere protesto edildiğini ve bu işlemin risk merkezine bildirilmesiyle ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek haksız protestonun tespiti davası açmıştır. BAM, tahsile verilen bononun zorunlu unsurları taşıdığı ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığı durumlarda bankanın keşideci imzasını kontrol yükümlülüğü olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, bozmaya uyularak verilen ret kararını onamıştır.
- 6 Kas 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 776: İş Ortaklığı Lehine Düzenlenen Senedin Kambiyo Vasfı ve İİK 170/a Uyarınca Tazminat Hükümsüzlüğü
12. Hukuk Dairesi · 2025/4006 E., 2025/7200 K. · 06.11.2025
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı borçlu imzaya ve borca itiraz ederek takibin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi imzaya itirazı kabul ederek takibi durdurmuş ve alacaklı aleyhine tazminat ile para cezasına hükmetmiş, BAM ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, senedin lehtar hanesinde tüzel kişiliği bulunmayan bir iş ortaklığının yer alması sebebiyle senedin kambiyo vasfı taşımadığını, icra mahkemesince İİK 170/a maddesi gereğince takibin re'sen iptali gerektiğini, aleyhe bozma yasağı sebebiyle esasa dokunulamazsa da bu maddede tazminat ve para cezası düzenlenmediğinden hükmün bu kısımlar çıkarılarak düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
- 5 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 105: Taşıma Sözleşmelerinden Kaynaklanan Davalarda Acenteye Karşı İzafeten Dava Açma Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1698 E., 2025/6633 K. · 05.11.2025
Davacı, deniz yoluyla taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle doğan zararın tazmini talebiyle taşıyanın acentesine doğrudan dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davanın asıl taşıyana izafeten acenteye açılması gerektiği, yapılan taraf sıfatı değişikliğinin kabul edilebilir maddi hata veya temsilde yanılma niteliği taşımadığı gerekçesiyle davayı pasif husumet yokluğundan reddetmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve karar Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
- 5 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 630: Limited Şirketten Çıkma Talebinde Haklı Sebep Kapsamında Kötü Yönetim İddiası ve Kısa Süreli Ortaklığın Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/1732 E., 2025/6650 K. · 05.11.2025
Davacı, limited şirketin kötü yönetildiği, mali krize girdiği ve defter inceleme hakkının engellendiği iddialarıyla haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, kötü yönetim iddiasına karşı öncelikle yöneticinin azli davası açılabileceğini ve davacının henüz altı aylık ortak olması nedeniyle bu kısa sürede genel kurul yapılmaması ile kâr payı dağıtılmamasının haklı sebep oluşturmayacağını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusu BAM tarafından esastan reddedilmiş, Yargıtay ise bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 5 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 623 ve 630: Limited Şirket Müdürünün Azli Davasında Şirketin Pasif Husumet Ehliyeti
11. Hukuk Dairesi · 2025/1923 E., 2025/6636 K. · 05.11.2025
Davacı ortaklar, limited şirket müdürünün yetkilerini kötüye kullandığı iddiasıyla müdürlükten azlini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, haklı fesih sebeplerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle müdür yönünden davayı esastan, şirketler yönünden ise husumet yokluğundan reddetmiş ve BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay, azil davalarında müdür ile birlikte akdi ilişkinin tarafı olan şirketin de pasif husumet ehliyetine sahip olduğunu belirterek husumetten ret kararını 'esastan ret' olarak düzelterek onamıştır.
- 5 Kas 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 371, 623, 629: Limited Şirket Adına Yapılan İşlemlerde Aktif Husumet Ehliyeti ve Temsil
Hukuk Genel Kurulu · 2025/39 E., 2025/682 K. · 05.11.2025
Davacılar, ticari işletme devrine ilişkin peştemaliye sözleşmesi uyarınca ödenmeyen bakiye bedelin tahsili amacıyla icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemelerince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ancak Yargıtay Özel Dairesi sözleşmenin esasen şirket adına imzalandığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan kararı bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, ilk sözleşmede şirket kaşesi olmasa dahi bağlantılı ve atıf yapan sonraki sözleşmeler dikkate alındığında işlemin şirket ad ve hesabına yapıldığının kabulü gerektiğine hükmederek direnme kararını bozmuştur.
- 5 Kas 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 5/A: Farklı Davalılara Yöneltilen Taleplerin Tefriki ve Zorunlu Arabuluculuk Dava Şartı
Hukuk Genel Kurulu · 2025/40 E., 2025/689 K. · 05.11.2025
Davacılar, şirket tüzel kişiliğine karşı genel kurul kararlarının iptali talebi ile gerçek kişi yöneticilere karşı sorumluluklarına dayalı tazminat taleplerini aynı davada ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi bu talepleri tefrik etmiş ve tazminat davasını zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay Özel Dairesi taleplerin başlangıçta birlikte açıldığı gerekçesiyle davanın bir bütün olarak arabuluculuğa tabi olmadığını belirterek kararı bozmuşsa da; Hukuk Genel Kurulu, taleplerin aynı davalıya yöneltilmediği için HMK 110 anlamında geçerli bir davaların yığılması halinin bulunmadığına ve TMK 2 gereğince arabuluculuk şartının bu yolla bertaraf edilemeyeceğine karar vererek direnme kararını onamıştır.
- 5 Kas 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 713, 724, 778: Kesinleşen Takipte Alacağın Cirantaya Temliki ve Müteselsil Borçlular Yönünden Sıfat Birleşmesi
12. Hukuk Dairesi · 2025/6098 E., 2025/7112 K. · 05.11.2025
Kesinleşen bono takibinde, hamilin takip alacağını borçlu cirantalardan birine temlik etmesi üzerine, devralan cirantanın dosyaya alacaklı olarak eklenme talebi icra müdürlüğü ve alt mahkemelerce sıfat birleşmesi gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, kambiyo hukukundaki müteselsil sorumluluk ilkesi gereği devralan cirantanın senedin kendinden önceki borçlularına karşı aynı takip dosyası üzerinden devam edebileceğini, sıfat birleşmesinin yalnızca cirantanın kendi borçluluğu yönünden hüküm ifade edeceğini belirterek kararı bozmuştur.
- 4 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 447 ve 621: Genel Kurul Kararlarının Yokluğu ve Butlanı ile Ortaklıktan Çıkarma Kararlarında Nisap Kuralları
11. Hukuk Dairesi · 2025/1686 E., 2025/6594 K. · 04.11.2025
Davacı, hissedarı olduğu şirketin kendisini ortaklıktan çıkarmak için dava açılması yönünde aldığı genel kurul kararının, kendisine usulüne uygun çağrı yapılmadığı ve tutanaklarda imza eksikliği bulunduğu gerekçesiyle yokluğunun veya butlanının tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, toplantı nisaplarının sağlandığını, davacının katılımının bu nisabı değiştirmeyeceğini ve alınan kararın TTK'da öngörülen sınırlı butlan hallerinden olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. BAM istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da usul ve yasaya uygun olan bu kararı onamıştır.
- 4 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 595: Limited Şirketlerde Pay Devrinde Genel Kurulun Zımni Onay Süresi ve Pay Defterine Kayıt
11. Hukuk Dairesi · 2025/1690 E., 2025/6595 K. · 04.11.2025
Davacı, limited şirketteki pay devri sözleşmesinin noter aracılığıyla şirkete bildirilmesinin üzerinden yasal 3 aylık süre geçmesine rağmen genel kurulca bir ret kararı alınmadığını belirterek, devre zımnen onay verildiği gerekçesiyle pay defterine kayıt ve tescil talep etmiştir. Davalı ise devrin muvazaalı olduğunu ve genel kurulca onaylanmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, üç aylık yasal sürenin dolmasıyla devre onay verildiğinin kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar vermiş; BAM ve Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 4 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 390: Çağrısız Toplantı ve Sahte İmza Nedeniyle Yönetim Kurulu Kararlarının Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1693 E., 2025/6580 K. · 04.11.2025
Davacılar, şirket yönetim kurulu üyesi olan davacının katılımı olmadan ve sahte imzalarla alınan, ayrıca genel kurulun devredilemez yetkilerine giren konulardaki yönetim kurulu kararlarının geçersizliğinin tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, çağrı merasiminin ispatlanamaması ve imzaların sahte olduğunun Adli Tıp raporuyla saptanması üzerine kararların yoklukla malul olduğuna hükmetmiştir. BAM istinaf başvurusunu reddetmiş, Yargıtay da toplantı çağrısı ve gündemin tüm üyelere bildirilmemesinin kararları doğrudan yok hükmünde kılacağını belirterek hükmü onamıştır.
- 3 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1530: Faturaya Dayalı Likit Alacaklarda İcra İnkar Tazminatı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1778 E., 2025/6552 K. · 03.11.2025
Davacı, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmiştir. İlk derece mahkemesi alacağın yargılamayı gerektirdiğini belirterek tazminat talebini reddetmiş; BAM ise faturaya dayanan ve ihtarnameyle davalı tarafça da kabul edilen alacağın likit olduğuna hükmederek davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermiştir. Yargıtay, BAM kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
- 3 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 436: Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrasında Oydan Yoksunluk ve Kararın Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1821 E., 2025/6545 K. · 03.11.2025
Davacı pay sahibi, anonim şirket olağanüstü genel kurulunda alınan huzur hakkı, yönetim kurulu seçimi, faaliyet raporu ve bilanço onayı ile ibra kararlarının butlanı ve iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, vekili haksız şekilde toplantıya alınmayan davacının oylamaya katılması durumunda ibra kararını engelleyebileceği gerekçesiyle TTK 436/2 uyarınca ibra kararını ve dürüstlük kuralına aykırı bulduğu huzur hakkı kararını iptal etmiş, BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay, yönetim kurulu üyelerinin ibra kararında oydan yoksun olmaları nedeniyle yeterli nisabın baştan oluşmadığına dikkat çekerek kararın 'yok hükmünde' olduğunun tespiti gerektiğini belirtmekle birlikte, sonucu itibarıyla BAM kararını eleştirerek onamıştır.
- 3 Kas 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 32: Genel Kurul Kararlarının Kesin Tescili İçin Mahkeme Kararının Kesinleşmesi Şartı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1890 E., 2025/6548 K. · 03.11.2025
Davacı şirket, genel kurul kararlarının tescilinin reddedilmesi üzerine açtığı ve lehine sonuçlanan davaya dayanarak, geçici olarak tescil edilen kararların kalıcı tescilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. İstinaf incelemesinde BAM; HMK m. 350/2 ve TTK m. 32/4 uyarınca sicil oluşturmayla ilgili mahkeme kararlarının infazı ve işleme alınabilmesi için kesinleşmesinin şart olduğunu, olayda dayanak ilamın henüz kesinleşmediğini belirterek kararı kaldırmış ve davayı reddetmiştir. Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
- 3 Kas 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 616, 631: Limited Şirketlerde Geniş Kapsamlı Vekaletname ile Yetkilendirilen Kişinin Ticari Mümessil Niteliği ve İcra Takibine İtiraz Yetkisi
12. Hukuk Dairesi · 2025/4269 E., 2025/6977 K. · 03.11.2025
Alacaklı şirket tarafından borçlu şirket aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlu şirket adına bir temsilci tarafından süresinde borca itiraz edilmiştir. Alacaklı, itiraz eden kişinin avukat olmaması ve vekaletnamede adli işlemlere dair açık yetki bulunmaması nedeniyle itirazın geçersiz olduğunu ileri sürerek takibin durdurulması kararının kaldırılmasını talep etmiş; bölge adliye mahkemesi bu talebi haklı bularak şikayeti kabul etmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, vekaletname içeriğindeki çok kapsamlı idari ve tasarrufi yetkiler nedeniyle bu kişinin ticari mümessil olarak kabul edilmesi gerektiğini ve ticari vekilden farklı olarak tacir adına mahkemelerde temsil ve itiraz yetkisinin bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.
- 30 Eki 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 790, 1472: Çekte Ciro Silsilesinde Yer Almayan Alacaklının Kanuni Halefiyet İddiası ve İcra Mahkemesinin Dar Yetkisi
12. Hukuk Dairesi · 2025/3781 E., 2025/6898 K. · 30.10.2025
Çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinde borçlular, takip alacaklılarından birinin ciro silsilesinde yer almadığını belirterek yetkisiz hamil yönünden takibin iptalini talep etmiştir. BAM, protokol ve sigorta sözleşmeleri uyarınca TTK 1472 kapsamında kanuni halefiyet ilişkisi kurulduğunu kabul ederek şikayeti tümden reddetmişse de Yargıtay, icra mahkemelerinin dar ve şekli inceleme yetkisine sahip olduğunu, kanuni halefiyet iddialarının genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla ciro silsilesinde yer almayan alacaklı yönünden takibin çıkartılması veya reddi yerine iptali gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
- 30 Eki 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 105: Acentenin Temsil Yetkisinin Sınırları, Aracılık Edilmeyen İşlerde Tebligatın Usulsüzlüğü ve Birleşen Davalarda Hüküm Esasları
12. Hukuk Dairesi · 2025/4622 E., 2025/6921 K. · 30.10.2025
Donatana izafeten acenteye yapılan ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle tebliğ işleminin iptali talep edilmiştir. Yargıtay, TTK'nın 105. maddesi uyarınca acentenin pasif temsil yetkisinin yalnızca fiilen aracılık ettiği işlerle sınırlı olduğunu, somut olayda acentenin takibe konu işlemlere aracılık ettiğine dair delil bulunmadığından yapılan tebliğin usulsüz olduğunu ve ayrıca birleşen dosyalarda HMK 166 gereği ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
- 23 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 481: Sermaye Borcunda Iskat Usulü ve Pay İadesi Davalarında Taraf Teşkili
11. Hukuk Dairesi · 2025/615 E., 2025/6477 K. · 23.10.2025
Davacı ortak, sermaye koyma borcunu ödemediği gerekçesiyle paylarının şirket yönetim kayyımlarınca ıskat edilerek üçüncü kişiye satılması işleminin batıl olduğunu ileri sürerek iptali ve payların iadesi istemiyle dava açmıştır. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, TTK'da öngörülen yasal usule (apel ve temerrüt) uyulmaksızın yapılan satışın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise, davanın doğası gereği payları devralan üçüncü kişiye husumet yöneltilip davanın o kişiyle birleştirilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan esasa girilmesini hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.
- 23 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 608, 614: Limited Şirkette Kâr Dağıtılmaması ve Bilgi Alma Hakkının İhlali İddiasıyla Haklı Sebeple Çıkma
11. Hukuk Dairesi · 2025/1360 E., 2025/6495 K. · 23.10.2025
Davacılar, limited şirkette kâr paylarının ödenmemesi ve bilgi alma haklarının engellendiğini ileri sürerek haklı sebeple ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesi ve kâr payı talebiyle dava açmıştır. Mahkemelerce, tarafların ortaklık süresinin henüz çok kısa olduğu, kâr dağıtımına yönelik genel kurul kararı bulunmadığı ve bilgi alma hakkının ihlali iddiasıyla ilgili şirket içi yasal başvuruların tüketilmediği gerekçesiyle haklı sebebin ispatlanamadığına hükmedilerek dava reddedilmiş; karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 23 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 619, 620: Limited Şirketlerde Müdürün Kendi İbrasında Oy Kullanması ve Nisap Yokluğu Yaptırımı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1404 E., 2025/6484 K. · 23.10.2025
Davacı ortak, limited şirket genel kurulunda şirket müdürü olan ortağın kendi ibrasında usulsüz oy kullandığı iddiasıyla genel kurul kararlarının iptali ile özel denetçi atanması talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, salt çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle ibra kararını iptal etmiş, diğer talepleri reddetmiştir. BAM ise müdürün oy hakkından yoksun olması sebebiyle yeterli oy nisabının bulunmamasının butlan/yokluk hali olduğunu belirterek, ibra kararının iptali yerine yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermiştir. Yargıtay BAM kararını onamıştır.
- 22 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 369, 553: Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü İhlali Nedeniyle Şirket Zararından Müteselsil Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/3050 E., 2025/6460 K. · 22.10.2025
TMSF yönetimindeki davacı şirket, eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların görev yaptıkları dönemde şirketi usulsüz harcamalarla zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise faiz hesaplamalarındaki hatayı düzelterek kabul miktarını revize etmiş ve asıl karar ile harç noksanlığına ilişkin ek kararı onamıştır. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek onama kararı vermiştir.
- 22 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
eTTK 321, 443, 542: Limited Şirketin Tek Taşınmazının Müdür Tarafından Satışında Ortaklar Kurulu Kararı ve Olağan Temsil Yetkisi
Hukuk Genel Kurulu · 2024/252 E., 2025/645 K. · 22.10.2025
İki ortaklı bir limited şirkette münferit temsil yetkisine sahip müdür, şirkete ait yegâne taşınmaz hissesini diğer ortağın onayı ve ortaklar kurulu kararı olmadan üçüncü bir kişiye devretmiştir. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrasında yeniden yargılama yapan ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, işlemin şirketin hayati önemdeki tek taşınmazına yönelik olması nedeniyle eTTK m. 443/2 gereğince ortaklar kurulu kararı gerektirdiğine hükmederek iptal kararı vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise, uyuşmazlığa konu satışın şirketi tasfiyeye sürükleyecek mahiyette bir 'toptan satış' olmadığını ve şirketin olağan işletme konusu dahilinde kaldığını değerlendirerek, devir işleminin müdürün temsil yetkisi sınırlarında olduğuna karar vermiş ve direnme hükmünü bozmuştur.
- 22 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 776, 687: Bonoda Bedel Kaydının Talili, İspat Yükü Dağılımı ve Teminat Senedi İddiası
Hukuk Genel Kurulu · 2024/345 E., 2025/665 K. · 22.10.2025
Davacı borçlu, taşeronluk sözleşmesi kapsamında davalıya verilen nakden kayıtlı bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri borçlunun iddiasını kesin delille ispatlayamadığı ve alacaklı tarafın yeminini usulüne uygun eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davalının yeminli beyanında senedin ihdas nedenini talil etmediğini, bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını onamıştır.
- 22 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
HUMK 429/4: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Görevi ve Kesin Bozma Şartı
Hukuk Genel Kurulu · 2024/469 E., 2025/676 K. · 22.10.2025
Menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi, ilk bozmaya uyarak birleşen davayı reddetmiş; ikinci bozmaya uyarak ise birleşen davayı kabul etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, her iki bozma kararının da davanın esastan kesin kabulüne veya reddine ilişkin nitelikte (kesin bozma) olmadığını belirterek, HUMK'nın 429/4. maddesindeki şartlar oluşmadığından son kararın temyiz incelemesini yapma görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğuna karar vermiştir.
- 22 Eki 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 749, 778: Müteselsil Borçlularda Takip İşlemlerinin Zamanaşımına Etkisi ve İcranın Geri Bırakılması
12. Hukuk Dairesi · 2025/4616 E., 2025/6630 K. · 22.10.2025
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takip kesinleştikten sonra borçlular zamanaşımı itirazıyla icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Yargıtay, borçlu şirket yönünden 7226 sayılı Kanun kapsamında duran süreler ve icra takip işlemleri nedeniyle zamanaşımının dolmadığını, ancak diğer borçlu gerçek kişi hakkında 3 yılı aşkın süre boyunca zamanaşımını kesen hiçbir takip işlemi yapılmadığını tespit etmiştir. Takip işlemlerinin ve zamanaşımı sürelerinin her bir borçlu yönünden bağımsız değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak borçlu gerçek kişi yönünden davanın reddine dair BAM kararı bozulmuştur.
- 21 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54, 55: Telif Hakkı ve Haksız Rekabet İddialarında Önceki Dava ile Çelişen Bilirkişi Raporlarının Giderilmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/301 E., 2025/6384 K. · 21.10.2025
Davacı, telif hakkı sahibi olduğu eğitici oyun setinin davalılar tarafından taklit edilerek satıldığını ileri sürerek FSEK kapsamında tecavüzün men'i, ref'i ile haksız rekabetin tespiti ve tazminat talep etmiştir. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri, eylemin iltibas ve haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmişlerdir. Yargıtay, davacının lisans verdiği dava dışı bir şirket tarafından daha önce aynı konuda açılmış bir dava bulunduğunu, bu davadaki bilirkişi raporları ile eldeki davada alınan birbiriyle çelişkili raporların irdelenerek iltibas ve tecavüz durumunun netleştirilmesi gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur.
- 20 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 353, 456: Tescil Edilmiş Sermaye Artırımı Kararlarında Yokluk Tespiti Yasağı ve İptal Yaptırımı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1339 E., 2025/6371 K. · 20.10.2025
Anonim şirket genel kurulunda finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesine rağmen, aynı toplantıda alınan sermaye artırımı kararının geçerliliği tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi muhalefet şerhi olmadığı için davayı reddetmiş, BAM ise finansal tablolar ertelendiğinden sermaye artırım kararının da ertelenmesi gerektiğini belirterek kararın yokluk yaptırımına tabi olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay, tescil edilmiş sermaye artırım kararları için yasadan doğan emredici kural (TTK m. 353/4) gereği 'yokluk' yaptırımı uygulanamayacağını, ancak 'iptal' kararı verilebileceğini belirterek BAM kararını düzelterek onamıştır.
- 20 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 31, 33: Kesinleşen Ortaklıktan Çıkma Kararının Tescilinden Kaçınılması ve Sicil Müdürlüğünün Resen Tescil Talebi
11. Hukuk Dairesi · 2025/1341 E., 2025/6370 K. · 20.10.2025
Ticaret Sicil Müdürlüğü, bir limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin veren kesinleşmiş mahkeme kararının, şirket yetkilisince tescil ettirilmemesi üzerine resen tescil talebiyle dava açmıştır. Mahkemeler, şirket yetkilisinin adres değişikliğini tescil ettirmeyerek tescile davet yazılarını sonuçsuz bıraktığını ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 16 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 122: Fiilen Devam Eden Tek Satıcılık Sözleşmesinde Denkleştirme Tazminatı ve Kâr Mahrumiyeti
11. Hukuk Dairesi · 2025/685 E., 2025/6314 K. · 16.10.2025
Davacı, aralarındaki tek satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek denkleştirme tazminatı ve kâr mahrumiyeti talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, yazılı sözleşme süresinin bitiminden sonra ticari ilişkinin fiilen devam ettiğini ancak davacının tek satıcı vasfının kalmadığını ve TTK m. 122'deki denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek bu talebi reddetmiş; haksız fesih nedeniyle 6 aylık makul ihbar süresine denk gelen kâr mahrumiyeti talebini ise kabul etmiştir. BAM ve Yargıtay kararı onamıştır.
- 16 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 33 & 40: Bağımsız Ticari İşlem Yapan Şirket Biriminin Şube Olarak Resen Tescili
11. Hukuk Dairesi · 2025/1181 E., 2025/6318 K. · 16.10.2025
Ticaret Sicil Müdürlüğü, davalı şirketin Hatay'daki bir adresinde faaliyet gösteren iş yerinin bağımsız işlem yapması nedeniyle şube olarak tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla resen tescil davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, iş yerindeki personelin kendi başına gelir getirici ve bağımsız işlemler yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, bu karar BAM ve Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
- 16 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 56 (Eski TTK): Markalı Boş Tüplerin Haksız Olarak Depolanmasının Haksız Rekabet Niteliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/1417 E., 2025/6296 K. · 16.10.2025
Davacı LPG dağıtım şirketi, yetkili bayisi olmayan davalıların kendi markasını taşıyan boş tüpleri depolayıp yasa dışı dolum yaptıklarını belirterek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davaları açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, orijinal boş tüplerin iş yerinde bulundurulmasının marka hakkına tecavüz sayılmayacağını ancak tüplerin ticari dolaşımının engellenerek şirketin kârdan mahrum bırakılmasının haksız rekabet oluşturacağını tespit ederek asıl davanın haksız rekabet yönünden kısmen kabulüne karar vermiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 15 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 445-446: Genel Kurula Temsilci Katılımının Haksız Engellenmesi ve Etki Kuralı Kapsamında Kararların İptali
11. Hukuk Dairesi · 2025/1493 E., 2025/6272 K. · 15.10.2025
%50 paya sahip davacının vekaletnameyle atadığı temsilcisinin, vekaletnamede pay adedinin yazmaması ve apostil şerhi bulunmaması gerekçesiyle genel kurula alınmaması üzerine açılan iptal davasıdır. Mahkemelerce vekaletnamenin geçerli olduğu ve temsilcinin haksız olarak engellenmesinin etki kuralı gereği toplantı nisabını etkilediği gerekçesiyle oylamaya bağlı genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş, Yargıtay kararı onamıştır.
- 15 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 614: Şirket Banka Hesapları ve Para Hareketlerinin Tespiti Talebinde Hukuki Yarar Yokluğu ve Bilgi Alma Hakkı
11. Hukuk Dairesi · 2025/4669 E., 2025/6264 K. · 15.10.2025
Davacı ortak, davalı şirketin hesaplarındaki para hareketlerinin ve usulsüz transferlerin tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, şirket ortaklarının bu tür verilere ancak TTK 614 maddesindeki bilgi edinme ve inceleme hakkı çerçevesinde ulaşabileceğini, dolayısıyla müstakil bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın usulden reddine karar vermiştir. Yargıtay alt mahkemelerin bu gerekçesini usul ve yasaya uygun bularak kararı onamıştır.
- 15 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 776, 777: Bonoda Yetki Kaydı Altına Yazılan İbarenin Düzenleme Yeri Kabul Edilmesi
Hukuk Genel Kurulu · 2025/206 E., 2025/635 K. · 15.10.2025
Borçlu, takibe konu senette düzenleme yeri bulunmadığını belirterek kambiyo vasfı yokluğu nedeniyle takibin iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi takibi iptal etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise senetteki ilgili ibarenin tanzim yeri sayılarak senedin geçerli olduğuna karar vermiştir. Yargıtay Özel Dairesi ibarenin yetki kaydı olduğu gerekçesiyle kararı bozsa da, Hukuk Genel Kurulu ibarenin cümlenin altına yazılmasını dikkate alarak düzenleme yeri sayılması gerektiğine hükmetmiş ve BAM'ın direnme kararını onamıştır.
- 14 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 7: Genel Kredi Sözleşmelerinde Müteselsil Kefile Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranının Belirlenmesi ve Teselsül Karinesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/5486 E., 2025/6221 K. · 14.10.2025
Davacı banka tarafından, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın müteselsil kefili olan davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, BAM tarafından ise davacının istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden esas hakkında kısmen kabul kararı verilmiştir. Yargıtay, kredi sözleşmesinde net bir faiz oranı belirlenmeyip kademeli bir hesaplama öngörüldüğü durumlarda, bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirilen orandan hangisi düşükse onun esas alınması gerektiği gerekçesiyle eksik incelemeye dayanan BAM kararını bozmuştur.
- 13 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
5393 sayılı Kanun m. 38/p: Belediye Şirketleri Genel Kurulunda Belediyeyi Temsil Yetkisinin Meclis Kararı Gerekmeksizin Belediye Başkanına Ait Olması
11. Hukuk Dairesi · 2025/1170 E., 2025/6167 K. · 13.10.2025
Davacı belediye iştiraki şirket, belediye başkanının katılımıyla yaptığı genel kurulda seçilen yönetim kurulunun tescilini talep etmiş; ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşüne dayanarak temsilcinin seçimi için belediye meclis kararı gerektiği gerekçesiyle tescili reddetmiştir. İlk derece mahkemesi ve BAM, yasal mevzuatta temsilci belirlemek için meclis kararı arayan açık bir hüküm bulunmadığını, belediye başkanının tüzel kişiliği doğrudan temsil yetkisinin (m. 37, 38/p) yeterli olduğunu belirterek ret işleminin iptali ile tescile karar vermiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 13 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 5/A: Görevsizlik Kararı Sonrası Dosyanın Görevli Mahkemeye İntikali ve Zorunlu Arabuluculuk Dava Şartının Tamamlanma Süresi
11. Hukuk Dairesi · 2025/1175 E., 2025/6168 K. · 13.10.2025
Davacı, bonoya dayalı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmış, görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir. İlk derece mahkemesi ve BAM, asıl davanın açıldığı tarih itibarıyla arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, görevsizlik kararı sonrası dosyanın görevli mahkemeye intikalinden önce arabuluculuk şartının tamamlanabileceğini belirtmiş; ancak somut olayda arabuluculuk sürecinin intikalden sonra tamamlandığı anlaşıldığından, sonucu itibarıyla doğru olan ret kararını gerekçesini düzelterek onamıştır.
- 13 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK Geçici 7, 547: Tasfiye Sonrası Şirket İhyasının Ek Tasfiye Niteliği, Çekişmesiz Yargı İşleri ve Temyiz Edilemezlik
11. Hukuk Dairesi · 2025/5307 E., 2025/6149 K. · 13.10.2025
Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, BAM tarafından ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay, bu tür ihya davalarının özü itibarıyla TTK 547 kapsamında birer ek tasfiye işlemi olduğunu ve HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığını belirterek, bölge adliye mahkemelerinin bu konudaki kararlarına karşı HMK 362/1-ç uyarınca temyiz yolunun kapalı olduğuna hükmetmiş ve temyiz dilekçesini reddetmiştir.
- 9 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 616, 636: Limited Şirkette Ortaklıktan Çıkarma İçin Genel Kurul Kararı Şartı ve Haklı Nedenle Fesih
11. Hukuk Dairesi · 2024/6880 E., 2025/6047 K. · 09.10.2025
Asıl davada %50 paya sahip ortak, diğer ortağın kötü yönetimi ve kamu borçları nedeniyle limited şirketin haklı nedenle feshini talep etmiş; birleşen davada ise davalı şirket, asıl davanın davacısının ortaklıktan çıkarılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, asıl davada haklı fesih nedenlerinin ispatlanamadığına, birleşen davada ise çıkarma işlemi için yasal şart olan genel kurul kararının ibraz edilmediğine hükmederek iki davayı da reddetmiş, karar BAM ve Yargıtay çoğunluğunca onanmıştır. Yargıtay muhalefet şerhinde ise şirketin borca batıklığı ve güven ilişkisinin çökmesi sebebiyle fesih koşullarının oluştuğu savunulmuştur.
- 9 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 626: Limited Şirket Müdürüne Rekabet İzni Verilmesinde Tüm Ortakların Onayı ve İptal Koşulları
11. Hukuk Dairesi · 2025/948 E., 2025/6079 K. · 09.10.2025
Davacı, ortağı olduğu limited şirketin olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımı dahil çeşitli kararların iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, gerekli toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı gerekçesiyle iptal taleplerini reddetmiştir. Yargıtay, genel kurulda şirket müdürüne şirketle işlem yapma ve rekabet izni verilmesine dair gündem maddesi oylamasının TTK m. 626/2 uyarınca tüm ortakların onayını gerektirdiğini, bu nedenle şirket ana sözleşmesinin incelenerek nisaba ilişkin özel bir düzenleme olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü kısmen bozmuştur.
- 8 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 342, 343: Ayni Sermaye Değer Tespit Raporunun Mahkemece Onaylanması Zorunluluğu ve Sicil Müdürlüğünün İnceleme Yetkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/986 E., 2025/6023 K. · 08.10.2025
Davacı şirket, olağanüstü genel kurulunda aldığı amaç ve konu maddesi tadili kararının tescili talebinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihtar gerekçesiyle reddedilmesi üzerine dava açmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü, şirketin daha önce yaptığı sermaye artırımında ayni sermaye (patent hakları) değer tespit raporunun mahkemece (TTK m. 343 uyarınca) onaylanmadığını belirterek bu hukuki eksiklik giderilmeden yeni tescil yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemeler, usulüne uygun onaylanmış rapor olmadan yapılan sermaye artırım tescilinin kanuna aykırı olduğunu ve sicilin denetim ve davet yetkisi kapsamında tescil talebinin ertelenmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay kararı onamıştır.
- 8 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 902 & CMR m. 2: Uluslararası Karma Taşımalarda Yük Boşaltılmaksızın Yapılan Deniz Geçişlerinde CMR Konvansiyonunun Uygulanması
11. Hukuk Dairesi · 2025/1129 E., 2025/6019 K. · 08.10.2025
Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tır dorsesine mühürlü şekilde yüklenen emtianın, uluslararası taşıma sürecinde yük boşaltılmaksızın Ro-Ro gemisine bindirilerek deniz yoluyla nakledilmesi sırasında deniz suyuyla hasarlanması üzerine yerel mahkemeler uyuşmazlığa TTK hükümlerini uygulamıştır. Yargıtay ise tırdan yük indirilmeksizin yapılan bu tür karma taşımalarda CMR m. 2 uyarınca konvansiyon hükümlerinin tüm taşımaya tatbik edilmesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.
- 8 Eki 2025· Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
TTK 621/1-h, 640/3: Limited Şirkette Ortağın Ortaklıktan Çıkarılması Davasında Genel Kurul Kararı Alma Zorunluluğu ve Dava Şartı
21. Hukuk Dairesi · 2024/1207 E., 2025/235 K. · 08.10.2025
Davacı şirket, asli görevlerini ve mali yükümlülüklerini yerine getirmedikleri iddiasıyla davalı ortakların şirketten çıkarılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, limited şirketlerde haklı sebeple çıkarma davası açılabilmesi için öncelikle genel kurul kararı alınması gerektiğini, verilen kesin süreye rağmen bu dava şartı eksikliğinin tamamlanmadığını saptamıştır. Mahkeme, bir davalı yönünden davadan vazgeçme nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı yönünden ise davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 8 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1197, 1200: Navlun Alacağının Muacceliyeti, Taşıtanın Sorumluluğu ve Gecikme Zararında İspat Kriterleri
11. Hukuk Dairesi · 2025/4969 E., 2025/6045 K. · 08.10.2025
Asıl dava, deniz yoluyla üstlenilen konteyner taşıma işinden kaynaklanan bakiye navlun alacağının tahsili; birleşen dava ise yükün varış limanına parçalı ve gecikmeli ulaştırılması sebebiyle alıcı firma tarafından kesilen gümrük/liman cezasının rücuen tahsili istemiyle başlatılan takiplere vaki itirazların iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşıma ediminin tamamlandığı ve navlun borçlusunun taşıtan olduğu gerekçesiyle asıl davayı kabul etmiş, birleşen davayı ise zararın fiilen ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin aktarma yetkisine ilişkin gerekçesini yerinde bulmamakla birlikte, zarar ödemesinin ispatlanamadığına yönelik gerekçesini esas alarak onama kararı vermiştir.
- 8 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
MÖHUK 47: Yabancılık Unsuru Taşıyan Sözleşmelerde Milletlerarası Yetki Anlaşması ve Şirket Merkezi Kesin Yetkisinin Çatışması
Hukuk Genel Kurulu · 2024/176 E., 2025/618 K. · 08.10.2025
Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözleşmedeki Londra mahkemelerinin yetkili olduğuna dair milletlerarası yetki anlaşmasının, şirket ortakları arasındaki davalarda şirket merkezini kesin yetkili sayan HMK m. 14/2 karşısındaki durumuna ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, takip dayanağı sözleşmede yer alan yabancı mahkeme yetki şartının, devletin münhasır yetkisine girmeyen hâllerde salt iç hukuktaki kesin yetki kuralı gerekçe gösterilerek aşılamayacağını belirterek BAM kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
- 7 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 445: Anonim Şirkette Dağıtılacak Kâr Payını Azaltacak Şekilde Fahiş Belirlenen Yönetim Kurulu Huzur Hakkının İptali ve Dürüstlük Kuralı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2362 E., 2025/5975 K. · 07.10.2025
Davacı pay sahibi, davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine fahiş miktarda huzur hakkı belirlendiğini ve kâr payı haklarının zedelendiğini ileri sürerek iptal davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporu ve şirketin mali yapısı doğrultusunda belirlenen huzur hakkı tutarlarının ortakların kâr payı alma hakkını ihlal ettiğini ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini saptayarak ilgili kararın iptaline karar vermiştir. Yargıtay, bozma ilamına uyularak verilen bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 7 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 688: Tahsil Cirosu ile Vekil Hamil Olan Bankaya Karşı Şahsi Defilerin İleri Sürülmesi ve Menfi Tespit
11. Hukuk Dairesi · 2025/2667 E., 2025/5980 K. · 07.10.2025
Davacı, mal alımı karşılığında verdiği çekin teslim edilmemesi, keşide tarihinde tahrifat yapılması ve davalı bankaya teminat/tahrifat yoluyla ciro edilmesi nedeniyle menfi tespit davası açmıştır. Mahkeme, çekin tahsil cirosuyla bankaya verildiğini, bu sebeple bankanın vekil hamil olduğunu ve lehtara karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik defilerinin bankaya karşı da hüküm doğuracağını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, bozma ilamına uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 7 Eki 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 376: Sermaye Şirketinin İflasını İstememek Suçunda Borca Batıklık Tespiti ve Zamanaşımı Süresi
12. Hukuk Dairesi · 2025/7857 E., 2025/5944 K. · 07.10.2025
İcra Ceza Mahkemesi tarafından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen sermaye şirketinin iflasını istememek suçuna ilişkin davada, Yargıtay zamanaşımı süresinin kesilmesi nedeniyle henüz dolmadığını tespit etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda şirketin şikayet tarihinde borca batık olduğu ve iflas koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, sanığın cezalandırılması gerekirken davanın düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 410, 596: Mahkeme İzniyle Genel Kurul Çağrısının Kapsamı ve Pay Devrinin Nisaba Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/906 E., 2025/5938 K. · 06.10.2025
Davacı, limited şirket müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının, mahkemeden yeni bir çağrı izni alınmaksızın toplanılması ve tescil edilmeyen pay devirleri sebebiyle nisabın hatalı oluştuğu iddiasıyla iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, önceki mahkeme izninin ikinci toplantı için de geçerli olduğunu ve yansıtılmayan pay devirlerinin karar nisabını bozacak oranda olmadığını belirterek davayı reddetmiş; BAM kararı esastan onamıştır. Yargıtay, alt derece mahkemelerinin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 52, 53: İşletme Adının Korunması ve Ürün Etiketinde Yetkisiz Kullanım
11. Hukuk Dairesi · 2025/918 E., 2025/5950 K. · 06.10.2025
Davacı, davalının piyasaya sürdüğü ürünlerde kendi işletme adının izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek tecavüzün tespiti, durdurulması ve manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi işletme adına tecavüzün tespitine ve manevi tazminata karar vermiş, BAM istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, işletme adının korunmasının TTK m. 53 yollamasıyla TTK m. 52 kapsamında ticari bir iş olduğunu ve haksız rekabet hükümleri uyarınca korunduğunu vurgulayarak yerel mahkeme kararını onamıştır.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 490, 494: Nama Yazılı Pay Devrinde Zımni Onay ve Pay Defterine Kayıt
11. Hukuk Dairesi · 2025/967 E., 2025/5967 K. · 06.10.2025
Davacı, dava dışı bir kişiden bağış yoluyla devraldığı nama yazılı payların şirket pay defterine kaydedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, şirkete yapılan bildirime 3 ay içinde ret yanıtı verilmediğinden TTK m. 494/3 uyarınca devrin onaylanmış sayıldığını belirterek davanın kabulüne karar vermiş; BAM bu karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, alt derece mahkemelerinin kararını isabetli bularak onamıştır.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 39 & 395: Temsilcinin Kendisiyle İşlem Yapma Yasağı ve Şekle Aykırı Taşınmaz Devri Vaadine Bağlı Senedin Geçersizliği
11. Hukuk Dairesi · 2025/1450 E., 2025/5969 K. · 06.10.2025
Asıl dava, gayrimenkul mülkiyetinin devrini öngören adi yazılı sözleşmeye dayalı teminat senedinden kaynaklanan alacak; birleşen dava ise şirket yetkilisinin kendisini borçlu, şirketi ise kefil (aval) gösterdiği senedin geçersizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Yargıtay, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadıkça geçersiz olacağını ve buna bağlı teminat bonosunun tahsil edilemeyeceğini belirtmiş; ayrıca şirket yetkilisinin genel kurul izni olmadan şirketi kendi borcuna kefil yapmasının (kendisiyle işlem yasağı) TTK m. 395'e aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu vurgulayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 55: Eski Çalışanın Rakip Şirket Kurması ve Personel Ayartma İddiasında Haksız Rekabetin Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/1455 E., 2025/5957 K. · 06.10.2025
Davacı şirket, eski yöneticisinin istifa ederek rakip bir şirket kurduğunu, personelini ayarttığını ve müşteri portföyü ile ticari sırlarını haksız olarak kullandığını iddia ederek haksız rekabetin tespiti ve tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, çalışanların ayrılıp davalı şirkette işe girmesinin çalışma hürriyeti kapsamında olduğu, personel ayartma eyleminin dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleştiğine ve ticari sırların kopyalandığına dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar, BAM ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 7 & TBK 583: Ticari İşlere Kefalette Kefalet Tarihinin El Yazısıyla Yazılması Şartı ve Eksik İnceleme
11. Hukuk Dairesi · 2025/1490 E., 2025/5965 K. · 06.10.2025
Davacı, ticari ilişkiden doğan alacağının tahsili için asıl borçlu ve kefile karşı dava açmıştır. İlk derece mahkemesi ve BAM, kefaletnamenin geçerli olduğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise davalı kefilin 'kefalet tarihinin kendi el yazısı olmadığı' yönündeki itirazı TBK m. 583/1 uyarınca geçerlilik şartı olduğundan, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.
- 6 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Mülga TTK 88/1-b: Kredi Borcuna Karşılık Verilen Karşılıksız Çeklerin Borç Mahsubu Şartları ve Kefillerin Depo Bedeli Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/2119 E., 2025/5970 K. · 06.10.2025
Davacılar, davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında bankanın tahsil ettiği çekleri borçtan düşmediğini ileri sürerek menfi tespit ve ipotek fekki davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, bankanın süresi içinde kambiyo takibi yapmadığı çek bedellerini borçtan mahsup ederek davaları kısmen kabul etmiştir. Yargıtay ise karşılıksız çıkan çeklerin genel zamanaşımı süresinde takibe konulduğunu saptayarak borçtan mahsup edilmesini hatalı bulmuş ve ayrıca kefillerin sözleşmesel hüküm olmaksızın çek depo bedelinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle kararı kısmen bozmuştur.
- 2 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 424: Finansal Tabloların İptali Halinde İbra Kararının Tümüyle İptalinin Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2024/6759 E., 2025/5892 K. · 02.10.2025
Davacılar, anonim şirket olağan genel kurulunda alınan faaliyet raporu müzakeresi, finansal tabloların tasdiki ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına (bir üyenin ibra edilmemesine) ilişkin kararların iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, faaliyet raporu yönünden karar alınmadığından bu talebi reddetmiş; finansal tabloları açık olmadığı için iptal etmiş; ibra hususunda ise ibra edilmeyen üye yönünden iptale, ibra edilenler yönünden ret kararı vermiş; BAM bu kararı onamıştır. Yargıtay, finansal tabloların tasdikine ilişkin karar iptal edildiğinden, ibra oylamasının temeli çöktüğü için TTK m. 424 gereğince ibraya dair genel kurul kararının (kısmen değil) tümden iptali gerektiği gerekçesiyle davacılar yararına kararı bozmuştur.
- 2 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 494, 596: Müsadere Kararı Kesinleşen Şirket Hisselerinde Miras Yoluyla Pay İntikali ve Kâr Payı Talep Edilemeyeceği
11. Hukuk Dairesi · 2025/973 E., 2025/5875 K. · 02.10.2025
Davacılar, vefat eden murislerinin davalı şirketteki hisselerinin pay defterine işlenmesini ve geçmiş dönem kâr paylarının ödenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve BAM, şirket yönetimine TMSF tarafından kayyım atanması ve şirket hisselerine yönelik ceza mahkemesince müsadere kararı verilmiş olması nedeniyle davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise mirasçıların dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiş, ancak UYAP kayıtlarına göre şirket hakkındaki müsadere kararının onanarak kesinleştiği ve hisselerin kamulaştığı anlaşıldığından esastan reddi gereken davayı gerekçesini düzelterek onamıştır.
- 2 Eki 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 776, 703: Bonoda Lehtarın Yaşına İlişkin Konulan Kayıtların Ödeme Vaadi ve Vade Unsuruna Etkisi, Çift Vade ve Şart Tartışması
12. Hukuk Dairesi · 2025/3393 E., 2025/5877 K. · 02.10.2025
Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlular, senedin ön yüzündeki 'lehtar 20 yaşına girdiğinde vadenin geçerli olacağına' dair notun senedi şarta bağladığını ve kambiyo vasfını ortadan kaldırdığını ileri sürerek iptal talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi senedin tahsilinin şarta bağlandığı gerekçesiyle takibi iptal etmişse de Yargıtay çoğunluğu, söz konusu kayıtların ödeme vaadine değil vadeye ilişkin olduğunu ve senette net bir vade tarihi (28.09.2020) yazılı olup şarta bağlılık veya çift vade bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur. Karşı oy ise kaydın senedi hem şarta bağladığını hem de fiili doğum tarihine göre hesaplanan ikinci bir vade yaratarak çift vade yasağını ihlal ettiğini savunmuştur.
- 1 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531: Anonim Şirketin Feshinde Kendi Yöneticilik Dönemine Dayalı İddiaların İyiniyet Kurallarına Aykırılığı
11. Hukuk Dairesi · 2025/559 E., 2025/5830 K. · 01.10.2025
Davacı, azınlık pay sahibi olduğu anonim şirkette diğer ortakların şirketi zarara uğrattığını iddia ederek şirketin haklı sebeple feshini veya ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ortaklar arası güvenin zedelendiği gerekçesiyle çıkmaya izin vermişse de; BAM, iddia edilen usulsüzlüklerin bizzat davacının şirketi tek başına temsil ve ilzam ettiği yöneticilik dönemine ait olduğunu, davacının kendi eylemlerine dayanarak fesih istemesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine hükmetmiştir. Yargıtay, BAM'ın ret kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 1 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 408: Şirketin Tek Malvarlığının Satışında Yönetim Kuruluna Yetki Devrinin Hukuka Aykırılığı
11. Hukuk Dairesi · 2025/1189 E., 2025/5835 K. · 01.10.2025
Davacı pay sahipleri, anonim şirketin tek mal varlığı olan AVM'nin satışı için yönetim kuruluna yetki veren genel kurul kararının iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, bu yetki devrinin TTK m. 408/2'ye aykırı olduğu gerekçesiyle 9 no.lu kararı iptal etmiş; BAM ise genel kurulun rayiç bedel altında olmamak üzere satış işlemlerini başlatması için yönetim kurulunu görevlendirmesini yetki devri saymayarak davayı reddetmiştir. Yargıtay, şirketin tek mal varlığının satış ve devrine ilişkin yetkinin TTK m. 408/2 kapsamında genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğunu belirterek BAM kararını bozmuştur.
- 1 Eki 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 1462: Ticari Yangın Sigortası Poliçesinde Eksik Sigorta Nispi Oran İndirimi ve Tazminat Hesabı
11. Hukuk Dairesi · 2025/2221 E., 2025/5850 K. · 01.10.2025
Davacı, fırtına nedeniyle büyükbaş hayvan ahırı ve tesisinde oluşan hasarın tazmini için sigorta şirketine karşı dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, fırtına teminatının poliçe kapsamında olduğunu ve dolu rizikonunun hariç tutulmadığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise bilirkişi raporuyla saptanan eksik sigorta oranı gözetilerek TTK 1462 uyarınca tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı davalı lehine bozmuştur.
- 1 Eki 2025· Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TTK 159, 192: Tam Bölünme ile İnfisah Eden Şirketlerde Bölünme Kararının İptali Davasında Pasif Husumet ve İhya Sorunu
Hukuk Genel Kurulu · 2024/60 E., 2025/588 K. · 01.10.2025
Dava, anonim şirketin tam bölünmesine ilişkin genel kurul kararlarının iptali ve yokluğunun tespiti istemine ilişkindir. Dava açılmadan önce bölünen şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiştir. BAM davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar vermiş, Özel Daire ise bölünen şirketin ihyası için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tam bölünme hâlinde yeni kurulan/devralan şirketlerin külli halef sıfatıyla pasif husumeti taşıdıklarını, bu nedenle TTK m. 547 uyarınca ek tasfiye/ihya kurumuna başvurulmasına gerek bulunmadığını belirterek, direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 748, TBK 74: Çekte Tahrifat Nedeniyle Menfi Tespit Davası ve Ceza Davasının Sonucunun Beklenmesi Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2024/6590 E., 2025/5813 K. · 30.09.2025
Davacı, araç satışı karşılığında aldığı çekin ciro edilip iade edilmesinden sonra üzerinde tahrifat yapılarak bedelinin yükseltildiğini ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, tahrifat öncesi miktardan davacının sorumlu olduğunu belirterek davayı kısmen kabul etmişse de Yargıtay, çekteki tahrifat fiili nedeniyle açılan ceza davasında kurulacak hükmün maddi olguların tespiti yönünden hukuk hakimini bağlayacağını vurgulayarak, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 7: Ticari Borçlara Kefalette İhbar Şartı ve Kefilin Temerrüt Tarihi
11. Hukuk Dairesi · 2025/305 E., 2025/5809 K. · 30.09.2025
Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla kredi lehtarı ve müteselsil kefili hakkında icra takibi başlatmıştır. Yapılan yargılamada kat ihtarının davalı kefile tebliğ edilemediği, bu nedenle takip öncesinde temerrüde düşürülmediği tespit edilmiştir. Mahkeme, TTK'nın 7. maddesi uyarınca ihbar edilmeyen kefil yönünden takip öncesi dönem için temerrüt faizi yerine sadece akdi faiz işletilebileceğine ve gayrinakdi kredilerden sorumluluğuna dair açık hüküm bulunmadığına kanaat getirerek davayı kısmen kabul etmiş; bu karar BAM ve Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 121, 122: Tek Satıcılık Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi, İhbar Süresi İstisnası ve Denkleştirme Tazminatı Hak Sınırları
11. Hukuk Dairesi · 2025/887 E., 2025/5802 K. · 30.09.2025
Davacı tek satıcı, aralarındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız ve ihbursuz feshedildiğini ileri sürerek yoksun kalınan kâr, menfi zararlar ve portföy tazminatı talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının edimlerini yerine getirmediğini, mal alımlarını aksattığını, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını ve haklı fesihte ihbar süresi ile tazminat yükümlülüğü doğmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilen hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 494, 596: Miras Yoluyla Şirket Paylarının İntikali, Kâr Payı Talebi ve Kesinleşen Müsadere Kararının Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/991 E., 2025/5796 K. · 30.09.2025
Davacılar, vefat eden murislerinden intikal eden şirket hisselerinin pay defterine işlenmesini ve geçmiş dönem kâr paylarının ödenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, şirket üzerinde devam eden ceza yargılaması, müsadere talebi ve genel kurul kararı eksikliği nedeniyle davayı usulden reddetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, yargılama sırasında şirket hakkındaki müsadere kararının kesinleştiğini UYAP kayıtlarından tespit ederek yerel mahkemenin ret kararını bu değişik gerekçeyle düzelterek onamıştır.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 446, 421: Genel Kurul Kararlarının İptalinde Muhalefet Şerhi Zorunluluğu, Dava Şartı ve Butlanın Resen İncelenmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/1032 E., 2025/5808 K. · 30.09.2025
Davacı ortak, anonim şirketin genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiş; istinaf incelemesinde ise davacının ret oyu vermesine rağmen muhalefetini tutanağa yazdırmadığı gerekçesiyle dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. Temyiz aşamasında Yargıtay, kararların butlan ve yokluk yönünden resen incelenmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, sermaye artırımının kanuni nisaplara uygun yapıldığını saptayarak BAM kararını onamıştır.
- 30 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 52: Ticaret Unvanında Çekirdek Unsur Benzerliği, İltibas Riski ve Marka Hükümsüzlüğü
11. Hukuk Dairesi · 2025/1368 E., 2025/5804 K. · 30.09.2025
Davacı, tescilli markası ile davalının sonradan tescil ettirdiği marka ve ticaret unvanı arasındaki benzerliğin iltibas ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka hükümsüzlüğü ve unvan terkini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve unvanın terkinine karar verilmiş; istinaf aşamasında ise emtia sınıfları arasındaki tamamlama özelliği ve dolaylı iltibas riski gözetilerek markanın bütünüyle hükümsüzlüğüne hükmedilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 29 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 446, 493, 494: Mirasla İntikal Eden Nama Yazılı Paylarda Şirket Onayı Eksikliğinin Genel Kurul Kararlarına Karşı Dava Açma Ehliyetine Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2024/5823 E., 2025/5783 K. · 29.09.2025
Davacı mirasçı, murisinden intikal eden nama yazılı payların şirket tarafından devralınmak istenmesi ve pay defterine kaydedilmemesi üzerine, genel kurulda alınan yönetim kurulunun ibrası ve yetkilendirme kararlarının iptali ile butlanının tespiti talebiyle dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, şirket onayı olmaksızın mirasçının genel kurula katılma ve oy hakkı gibi yönetsel hakları bulunmadığını, dava konusu kararların da yönetsel faaliyetlere ilişkin olduğunu belirterek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Yargıtay çoğunluğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 29 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 446, 493, 494: Mirasla İntikal Eden Nama Yazılı Paylarda Şirket Onayı Eksikliğinin Genel Kurul Kararlarına Karşı Dava Açma Ehliyetine Etkisi
11. Hukuk Dairesi · 2024/5836 E., 2025/5782 K. · 29.09.2025
Davacı mirasçı, murisinden intikal eden nama yazılı payların şirket tarafından devralınmak istenmesi ve pay defterine kaydedilmemesi üzerine, genel kurulda alınan yönetim kurulunun ibrası ve kârın dağıtılmaması gibi kararların iptali ile butlanının tespiti talebiyle dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, şirket onayı olmaksızın mirasçının genel kurula katılma ve oy hakkı gibi yönetsel hakları bulunmadığını, dava konusu kararların da mali haklara değil yönetsel faaliyetlere ilişkin olduğunu belirterek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Yargıtay çoğunluğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 29 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54: Dava Dilekçesinde Yer Almayan Haksız Rekabet Tazminatının Islah Yoluyla Davaya Eklenemeyeceği
11. Hukuk Dairesi · 2025/1064 E., 2025/5775 K. · 29.09.2025
Davacı şirket, eski genel müdürünün ikale sözleşmesindeki rekabet yasağını ihlal ederek haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla cezai şart ve tazminat talepli dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmesel cezai şartın yanı sıra davacının sonradan ıslahla talep ettiği TTK 54 kaynaklı haksız rekabet tazminatının da müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, dava konusu edilmeyen bir hakkın veya alacağın sonradan ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceği gerekçesiyle kararı haksız rekabet tazminatı yönünden bozmuştur.
- 25 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 369, 553: Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen Yükümlülüğünün İhlali ve Haksız Teminat Mektubu Tazmini Nedeniyle Hukuki Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2024/6337 E., 2025/5696 K. · 25.09.2025
Davacı alt yüklenici, üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen yüklenici şirket tarafından teminat mektubunun haksız yere nakde çevrildiğini ve dava sürecinde şirketin malvarlığının elden çıkarılarak tahsilatın imkansız hale getirildiğini ileri sürerek yönetim kurulu üyesi olan davalılara karşı tazminat davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davalı yönetim kurulu üyelerinin tedbirli bir yöneticinin özen yükümlülüğünü ve görevlerini kusurlu olarak ihlal ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş; bu karar BAM ve Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
- 25 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 356: Anonim Şirketlerde Kuruluştan Sonra Devralma ve Sermayenin Azaltılması Amacının Bulunmaması
11. Hukuk Dairesi · 2024/6581 E., 2025/5670 K. · 25.09.2025
Davacılar, inançlı işlem, hile ve gabin iddialarının yanı sıra taşınmazın şirkete devrinin TTK 356. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, devrin bizzat davacı ortaklar tarafından danışmanlık sözleşmesinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığını, hile veya gabin şartlarının oluşmadığını ve sermayenin azaltılması kastı bulunmadığından TTK 356'nın uygulanamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
- 25 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 32, 33, 636: Şirket Merkez Adresinin Sicilden Terkini ve Hükmen Tescili İsteminde Hukuki Yarar Dava Şartı Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/483 E., 2025/5665 K. · 25.09.2025
Davacı, tescilli adresinde tebligat yapılamayan ve tescile davet ilanları sonuçsuz kalan davalı şirketin merkez adresinin ticaret sicilinden terkini ile bu durumun hükmen tescilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, Ticaret Sicil Müdürlüğünün re'sen inceleme yükümlülüğü bulunduğunu ve adres tespiti yapılamazsa izlenecek yolun Ticaret Bakanlığı tarafından açılacak feshi davası olduğunu saptayarak davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, bu karar onanmıştır.
- 25 Eyl 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 703, 776, 749: Bonoda Tanzim ve Vade Tarihi Tahrifatı İddialarında Bilirkişi İncelemesinin Kapsamı ve Kambiyo Vasfına Etkisi
12. Hukuk Dairesi · 2025/3668 E., 2025/5640 K. · 25.09.2025
Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinde borçlular, keşide ve vade tarihlerinde tahrifat yapıldığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek iptal talep etmiştir. İlk derece mahkemesi senedin tahrifatlı vadesini borçluların beyanına göre belirleyip takibi durdurmuş; bölge adliye mahkemesi ise tahrifat öncesinin tespit edilemediği gerekçesiyle şikayeti tamamen reddetmiştir. Yargıtay, borçluların hem keşide hem de vade tarihlerine yönelik tahrifat iddiaları karşısında, eksik incelemeyle karar verilemeyeceğini, senedin düzeltme öncesi halini şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya koyacak yeni bir teknik bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
- 24 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 486, 529: Tasfiye Halindeki Anonim Şirkette Nama Yazılı Pay Senedi Bastırılması Talebi ve Hukuki Yarar Yokluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/680 E., 2025/5631 K. · 24.09.2025
Davacı ortak, anonim şirketteki payına tekabül eden nama yazılı pay senetlerinin bastırılarak kendisine teslim edilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; ancak istinaf incelemesinde, şirketin tasfiye halinde olduğu, pay senedi basımının tasfiye işlemleriyle bağdaşmadığı ve tasfiye memurlarının böyle bir yetkisinin olmadığı gerekçesiyle karar kaldırılarak dava usulden reddedilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
- 24 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 776: Bonoda İmza Eksikliği, Kambiyo Vasfının Kaybı ve Avalistin Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/1957 E., 2025/5644 K. · 24.09.2025
Davacılar tarafından bono usulsüzlüğüne dayalı olarak açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince lehdara parmak izi basılarak verilen senedin imza unsuru taşımaması sebebiyle kambiyo vasfında olmadığı ve geçersizliği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek yerel mahkeme hükmünü onamıştır.
- 23 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 596: Limited Şirkette Miras Kalan Payın Onaylanmaması ve Şirketin Gerçek Hisse Bedelinden Sorumluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2024/6388 E., 2025/5602 K. · 23.09.2025
Davacılar, murislerinden miras kalan limited şirket hisselerinin şirket tarafından onaylanmaması üzerine hisselerin gerçek değerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. İlk Derece Mahkemesi, takip borcundan şirketin sorumlu olduğuna ve yasal faiz işletilmesi gerektiğine hükmederek davayı kısmen kabul etmiş; BAM ise takip talebindeki %10 faiz isteminin avans faizine karşılık geldiğini ve harici ödemenin öncelikle faize mahsup edilerek bakiye asıl alacak üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece kararını kaldırmıştır. Yargıtay, limited şirketin pay bedeline ilişkin sorumluluk ve faiz mahsubu esaslarını uygun bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
- 23 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 236: Kollektif Şirketlerde Cezai Şartın Tenkisi ve Ortakların Tüm Mal Varlığının Araştırılması Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2024/6577 E., 2025/5603 K. · 23.09.2025
Davacı akaryakıt dağıtım firması, bayilik sözleşmesindeki alım taahhüdüne uymayan davalı kollektif şirketten cezai şart talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, davalı ortaklarının gelir vergisi beyannamelerini baz alarak cezai şartın ekonomik mahva yol açabileceği gerekçesiyle %50 indirim uygulamıştır. Yargıtay ise kollektif ortaklarının sınırsız müteselsil sorumluluğu gereği, mali durum tayininde hem şirketin ticari defterlerinin hem de ortakların tüm mal varlıklarının eksiksiz incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- 23 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 531, 530, 408: Anonim Şirketlerde Haklı Nedenle Ortaklıktan Çıkma Nisabı, Organsızlık Nedeniyle Fesih ve Kâr Payı Dağıtım Yetkisi
11. Hukuk Dairesi · 2025/617 E., 2025/5594 K. · 23.09.2025
Davacı pay sahibi, davalı anonim şirketin organsızlık ve haklı nedenlerle feshi ile kâr payı ve çıkma payı alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının %10'luk yasal azınlık nisabına sahip olmaması nedeniyle çıkma talebini usulden, organsızlık ve kâr payı iddialarının sübut bulmaması gerekçesiyle diğer talepleri esastan reddetmiş olup, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
- 23 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 390, 392: Yönetim Kurulu Toplantısına Çağrı Usulü, Toplantı Yeri, Saati ve Gündem Bildiriminin Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/741 E., 2025/5593 K. · 23.09.2025
Davacı yönetim kurulu üyesi, kendisine usulüne uygun toplantı çağrısı yapılmadan ve toplantı yeri, saati ve net gündemi içermeyen taslak bir e-posta bildirimine dayanılarak alınan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince çağrının usulsüzlüğü nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise dürüstlük kuralı uyarınca bildirimi geçerli sayarak davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, gönderilen e-postanın kanunun aradığı netlikte bir çağrı niteliği taşımadığı gerekçesiyle BAM kararını bozmuştur.
- 23 Eyl 2025· Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 124, 545: Ticaret Şirketlerinde Ticareti Terk Olgusu, Mal Beyanında Bulunma Yükümlülüğünün Sınırları ve İİK 337/a Uygulanabilirliği
12. Hukuk Dairesi · 2025/3348 E., 2025/5496 K. · 23.09.2025
Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan limited şirket ortağı/yetkilisi sanık hakkında yerel mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Temyiz incelemesinde Yargıtay, İİK'nın 44. maddesindeki mal beyanında bulunma yükümlülüğünün niteliğini ve 6728 sayılı Kanun ile TTK'nın 545. maddesine eklenen fıkrayı değerlendirmiştir. Sermaye şirketlerinin tasfiyesi ve sicilden silinmesi (terkini) süreçleri tamamlandıktan sonra fiilen mal beyanında bulunulmasının mümkün olmadığı ve bu yükümlülüğün sadece gerçek kişi tacirleri kapsadığı belirtilerek sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.
- 22 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 416: Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Çağrı Belgeleri ile Hazirun Cetvelinin Eksikliği ve Dosyanın Geri Çevrilmesi
11. Hukuk Dairesi · 2025/518 E., 2025/5564 K. · 22.09.2025
Davacı taraf, genel kurul toplantı çağrısının usul ve yasaya aykırı yapıldığını ve gündeme haksız maddeler eklendiğini ileri sürerek iptal davası açmıştır. Yargıtay, yaptığı ön incelemede uyuşmazlığın çözümü için kritik önemde olan erteleme tutanakları, yönetim kurulu kararları, hazirun cetveli ve çağrı belgelerinin dosyada bulunmadığını saptayarak, bu eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.
- 22 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 54, 55: Eski Çalışanların Birlikte Hareketiyle Müşteri Kaydırılması, Haksız Rekabet Sorumluluğu ve Rekabet Yasağının Hakim Tarafından Sınırlandırılması
11. Hukuk Dairesi · 2025/608 E., 2025/5578 K. · 22.09.2025
Davacı şirket, eski çalışanlarının organize şekilde istifa edip davalı şirkete geçerek müşteri portföyünü haksız şekilde kaydırdıklarını, haksız rekabet ettiklerini ve rekabet yasağını ihlal ettiklerini ileri sürerek tazminat ve cezai şart talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle zamanaşımı defini reddederek davalı şirket yönünden haksız rekabet tazminatına hükmetmiş, ancak gerçek kişilere yönelik davayı kötüleme ispatlanamadığı ve rekabet yasağı yer yönünden sınırlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, olağan dışı müşteri kaymasının birlikte hareketle haksız rekabet oluşturduğunu ve yer sınırlaması olmayan rekabet yasağı sözleşmelerinin hakim tarafından hakkaniyete göre daraltılması gerektiğini belirterek gerçek kişiler yönünden kararı bozmuştur.
- 22 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 555: Limited Şirket Müdürünün Sorumluluğu, Dolaylı Zarar Ayrımı ve Tazminatın Şirkete Ödenmesi Zorunluluğu
11. Hukuk Dairesi · 2025/820 E., 2025/5555 K. · 22.09.2025
Davacı ortak, limited şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi zarara uğratarak kendi şahsi şirketine kâr aktardığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla haksız rekabetin önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, iddia edilen zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğunu ve TTK 555/1 uyarınca tazminatın ancak şirkete ödenmesinin talep edilebileceğini belirterek, doğrudan davacıya ödenmesi istemli davayı aktif sıfat yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, arabuluculuk giderinin haksız çıkan tarafa yükletilmesi yönünden yerel mahkeme kararını düzelterek onamıştır.
- 18 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 555, 644: Limited Şirket Ortağının Yönetici Aleyhine Sorumluluk Davası Açmasında Genel Kurul Kararı Şartının Bulunmaması
11. Hukuk Dairesi · 2024/6095 E., 2025/5476 K. · 18.09.2025
Davacı şirket ortağı, hak ettiği kâr payının tahsili ile davalı şirket müdürünün usulsüz işlemlerinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, şirket ortaklarının yöneticiye karşı sorumluluk davası açabilmesi için genel kurul kararı alınmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise şirket ortağının dava açma hakkının genel kurul kararına bağlı olmadığını vurgulayarak, bu hatalı gerekçeyi HMK 370/4 uyarınca düzelterek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
- 18 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 34, 421: Esas Sözleşmenin Kanunla Uyumlu Hale Getirilmesi Değişikliklerinde Uygulanacak Karar Nisabı ve Ticaret Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz
11. Hukuk Dairesi · 2025/396 E., 2025/5489 K. · 18.09.2025
Davacı şirket, yönetim kurulu seçimine ilişkin emredici hükümlere aykırı olan esas sözleşme maddesini kanunla uyumlu hale getirmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün uyarısı doğrultusunda genel kurul kararı almıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü, esas sözleşmede yer alan ağırlaştırılmış oy birliği nisabına uyulmadığı gerekçesiyle tescil talebini reddetmiş ve ilk derece mahkemesi de davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise kanuna uyum amacıyla yapılan zorunlu değişikliklerde 6103 sayılı Kanun yollamasıyla kolaylaştırılmış nisapların aranması gerektiğine hükmederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar Yargıtayca onanmıştır.
- 17 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 490: Anonim Şirketlerde Nama Yazılı Pay Devrinin Serbestliği ve İade Hakkı Saklı Tutulmadıkça Pay Devrinin İptal Edilemeyeceği
11. Hukuk Dairesi · 2025/522 E., 2025/5468 K. · 17.09.2025
Davacı, davalı ortak lehine edimi karşılığında bedelsiz olarak devrettiği %7 şirket payının, davalının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu ileri sürerek iptali ve iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, nama yazılı payların devrinin serbest olduğunu ve mülkiyet nakledilirken geri alma hakkının saklı tutulmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, bu hüküm istinaf ve temyiz denetimlerinden geçerek onanmıştır.
- 17 Eyl 2025· Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 52: Ticaret Unvanında Kök Unsur Benzerliği, İltibas Riski ve Marka Hakkına Tecavüzün Şartları
11. Hukuk Dairesi · 2025/669 E., 2025/5447 K. · 17.09.2025
Davacı, tescilli markası ve ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan ibarenin davalı tarafından benzer şekilde unvanda ve marka tescil başvurusunda kullanılarak haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine karar vermiş, dava açıldıktan sonra davalı unvanının değiştirilmiş olması sebebiyle ticaret unvanının terkini istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Davalının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde karar Yargıtay tarafından onanmıştır.