TTK 594-598: Limited Şirket Pay Devrinin Tescili ve İstinaf Etmeyenin Temyiz Hakkı
İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, aleyhine yeni bir hüküm kurulmadıkça BAM kararını temyiz hakkı bulunmadığı gibi; limited şirketlerde usulüne uygun pay devrinin şirket müdürü tarafından haksız yere pay defterine ve ticaret siciline tescil ettirilmemesi halinde, devralan mahkeme yoluyla tescil ve ilan talep edebilir.
Davacı, davalı şirketin tek ortağından usulüne uygun bir şekilde limited şirket payı devralmasına rağmen şirket müdürü olan davalının bu devri pay defterine işlemediğini ve ticaret siciline tescil ettirmediğini belirterek tescil davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, devrin TTK'nın amir hükümlerine uygun yapıldığı gerekçesiyle şirkete yönelik tescil davasını kabul etmiş, davalı müdüre yönelik davayı husumetten reddetmiştir. Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı şahsın temyiz dilekçesini reddetmiş ve şirketin temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/2253 E. , 2025/6797 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1537 Esas, 2025/404 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/49 E., 2022/607 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketteki, davalı ...'ya ait 400 paydan, 196 payı İzmir 32. Noterliği’nin 22.11.2019 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesi ile 9.800,00 TL karşılığında devraldığını, şirketin tek ortaklı olarak kurulduğunu, davalı ...'nun aksi karar alınıncaya kadar müdür seçildiğini, müvekkilinin pay devrini ticaret sicil müdürlüğüne işletebilmek ve ilan edebilmek için defaten sözlü olarak taleplerde bulunduğunu, davalının her seferinde müvekkilinin taleplerini ötelediğini, şirketin faaliyet alanının yaşlı bakım hizmetleri olduğunu, müvekkilinin davalı ortağa güvenerek ve inanarak şirketteki tüm işleri eksiksiz olarak yürüttüğünü, ortak olduğu inancıyla çalıştığını, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucunda şirkette ortaklığının bulunmadığını ve davalı şirketin tüm vergi borçlarından sorumlu olduğunu öğrendiğini, bu konuda görüşmek üzere şirkete gittiğinde davalı ... tarafından kovulduğunu ileri sürerek davalı ...'nun hileli ve kötüniyetli davranışları nedeniyle müdürlük görevinden tedbiren azli ile müvekkilinin müdür olarak atanmasına, bunun mümkün olmaması halinde, davalı şirkete tedbiren kayyum atanmasına, davacının, davalı şirketteki paylarının tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şirket ortağı olmadığının tespiti ile devir bedeli olan 9.800,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, davacının Maliye Bakanlığı nezdinde davalı şirketle ilişiğinin bulunmadığının tespitine, müvekkilinin yapmış olduğu her türlü maddi harcamaların ve kayıpların tespiti ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, davacının dava konusu olaylardan dolayı uğramış olduğu doğmuş ve doğabilecek tüm maddi zararlarının tespiti ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekillerinin dosya kapsamındaki beyanlarıyla; davacı ile davalı ... arasında pay devri sözleşmesi imza edilmiş ise de, devralan davacının devir bedelini ödememesi ve devir işleminin iptal edilmesi nedeni ile pay devrinin tescilinin talep edilmediğini, davacının haksız ve kötüniyetli olarak tescil talebinde bulunduğunu, davacının devirden sonra şirkette çalıştığı süre boyunca güven sarsıcı tutum ve davranışları, şirketi maddi yönden zarara uğratması, borçlarını ödememesi nedeni ile davalı şirkete haciz işlemlerinin yapılması sebepleriyle iş akdinin feshedildiğini, icra dosyasındaki haciz tutanaklarında davacının "devir sözleşmesinin iptal edilmesi nedeni ile herhangi bir hak sahibi olmadığını, iş yerine gelen haciz sırasında kendisinin davalı şirketin çalışanı olduğunu, herhangi bir ortaklığının bulunmadığını" belirttiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pay devrinin tescili, olmadığı takdirde ortak olmadığının ve bu talebin fer'ileri niteliğindeki alacak ve tazminatların tahsili yönündeki asıl ve fer'i taleplerin muhatabının davalı şirket olduğu gibi davacının Maliye Bakanlığı nezdinde davalı şirketle ilişiğinin bulunmadığının tespitine yönelik isteminin de muhatabının davalı şirket olabileceği, bu talepler yönünden davalı şirket yetkilisine husumet düşmediği, husumetin yalnız şirkete yöneltilerek açılmasının gerekli ve yeterli olduğu, davalı şirketin tek ortağı ve münferiden yetkilisi davalı ...'nun şirketteki toplam 400 payından 196 payını 22.11.2019 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 595/1 hükmünde düzenlenen resmi şekle uygun olarak bedelini nakden ve tamamen almak suretiyle usulüne uygun olarak davacıya devrettiği, şirket ana sözleşmesinde pay devrine ilişkin önleyici ve kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı, devir sözleşmesinde genel kurulun onayı halinde ticaret sicilinde devredilen paylar yönünden adının silinmesini sağlayacağını taahhüt ettiği, devir sözleşmesinden iki gün önce 20.11.2019 tarihli genel kurul toplantı ve müzakere defterinde ... no.lu kararıyla "davaya konu pay devri konusunda genel kurul kararı alıp devirlerin kabulüne ve keyfiyetin pay defterine yazılmasına, aynı zamanda işlemlerin tescil ve ilanına" karar verildiği, şirketin tek ortaklı olması nedeniyle genel kurul kararı geçerli olup TTK'nın 595. maddesindeki ortaklar genel kurulunun onayına ayrıca gerek bulunmadığı, buna göre şirketin tek ortağı ve münferiden yetkilisi olan davalı ...'nun devir sözleşmesinin tarafı olması ve iki gün önce alınan genel kurul kararı nedeniyle devir sözleşmesinden haberdar olduğu, davalı şirketin devre muvafakat edilmediğine dair üç aylık süre içinde bir karar almamış olması nedeniyle devrin onaylanmış sayılması gerektiği, davalı tarafça aksine bir iddiada bulunulmadığı gibi bir delil de sunulmadığı, davalı şirket yetkilisinin taahhüdü gereği ve TTK'nın 594. maddesinde düzenlenen amir hüküm uyarınca pay devrini, pay defterine işlemesinin zorunlu olmasına rağmen taahhüdünü ve kanunun emrini yerine getirmeyerek pay defterine işlemediği, dava dilekçesinde pay devrinin, pay defterine kaydı açıkça talep edilmemiş ise de tescil isteminde bulunulmasının, devrin pay defterine işlenmesinin kanunun amir hükmü olması nedeniyle bu talebi de içerdiğinin kabul edilmesi gerektiği, TTK'nın 598. maddesinde yine amir hükümle pay devirlerinin tescil edilmesinin şirket müdürleri tarafından ticaret siciline bildirilmesinin zorunlu bulunmasına rağmen davalı ...'nun bu yükümlülüğü de yerine getirmediği, devrin ticaret siciline tescil edilmediği, her ne kadar TTK'nın 598/2 maddesinde ortağın, ticaret siciline başvurabileceği düzenlenmişse de bu düzenleme ayrılan ortaklarla ilgili olup, hisse devralan ortakların bu zorunluluğunun bulunmadığı, davalı şirket yetkilisinin devir sözleşmesinde ve genel kurul kararında taahhütte bulunmasına rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle temerrüde düşmesine bağlı olarak davacı tarafın tescil talep edebileceği, tescil işleminin ticaret sicil müdürlüğüne ait olduğu gerekçesiyle bu konudaki talebin reddine karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, zira TTK'nın 598/3 hükmünde de belirtildiği şekilde sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveninin korunacak olması nedeniyle hisse devrinin davalı şirket tarafından hangi gerekçeyle olursa olsun kabul edilmeyerek pay defterine işlenmemesi ve ticaret siciline tescil ettirilmemesi halinde davacının talebi üzerine davacının ortaklığının tespiti yanında devrin pay defterine işlenmesi ve ticaret siciline tescilini talep edebileceği, davalı tarafça cevap dilekçesinde yapılan savunmaların davacının ortaklığının tespit, kayıt ve tesciline engel ve etkide bulunacak sebepler olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile davacı ile davalı şirketin davalı ortağı ... arasında düzenlenen 22.11.2019 tarihli limited şirket pay devri sözleşmesine konu 196/400 payın, davalı şirketin pay defterine tescili ile ticaret siciline tescil ve ilanına, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... Yaşlı Bakım Huzurevi Sağlık Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Yaşlı Bakım Huzurevi Sağlık Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket pay devrinin davalı şirketin pay defterine tescili ile ticaret siciline tescil ve ilanına, olmadığı taktirde davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile hisse devir sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kendisi hakkında yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmişse de İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada davalı ... aleyhine yeni hüküm de kurulmadığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararını temyiz edemeyeceğinden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2.Davalı ... Yaşlı Bakım Huzurevi Sağlık Hiz.ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Yaşlı Bakım Huzurevi Sağlık Hiz.ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı şirketten peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2022/1537 E.2025/404 K.Davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/49 E.2022/607 K.Davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile pay devrinin tescil ve ilanına, davalı şahıs hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine
- m. 595/ (1)· İlk derece: Pay devrinin resmi şekle uygun olarak yapıldığının tespitinde uygulandı.
- m. 595· İlk derece: Tek ortaklı şirkette önceden alınan kararın geçerli olduğu ve genel kurulun onayına ayrıca gerek bulunmadığının belirlenmesinde uygulandı.
- m. 594· İlk derece: Pay devrinin pay defterine işlenmesinin zorunlu olduğuna dair amir hüküm olarak dikkate alındı.
- m. 598· İlk derece: Pay devirlerinin tescil edilmesinin şirket müdürleri tarafından ticaret siciline bildirilmesinin zorunlu olduğu yönündeki değerlendirmede uygulandı.
- m. 598/ (2)· İlk derece: Ticaret siciline başvurma hakkının ayrılan ortaklara tanındığı, payı devralanların bizzat başvuru zorunluluğu olmadığı şeklinde yorumlandı.
- m. 598/ (3)· İlk derece: Sicil kaydına güvenen iyi niyetli kişinin korunması gereği, devri kabul edilmeyen kişinin mahkemeden tescil talep edebileceğine dayanak yapıldı.
- limited şirket
- pay devri
- pay defteri
- tescil ve ilan
- istinaf etmeyenin temyiz hakkı
- pasif husumet