Bir madde nasıl uygulandı? Hangi gerekçeyle yazıldı? Akademik tartışması nasıl? Mehazda hangi metin var? Bu sayfa o cevapların başladığı yer.
Yargıtay, Bölge Adliye ve Anayasa Mahkemesi kararları.
Madde gerekçeleri ve TBMM komisyon raporları.
Hakemli dergilerde yayımlanmış akademik makaleler.
Kitap, monografi ve kapsamlı tezler.
Mehaz hukuk: Alman HGB, İsviçre OR/UWG ve diğer karşılaştırmalı metinler.
Editöryal yorum ve madde değerlendirmeleri.
11. Hukuk Dairesi · 2025/3842 E., 2026/1161 K. · 26.02.2026
Davacı pay sahibi, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin usulsüz işlem ve taşınmaz satışlarıyla şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek sorumluluk davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, iddia edilen hususların genel kurulda açıkça görüşülerek yönetim kurulunun ibra edildiğini, bu nedenle TTK m. 558/2 gereğince altı aylık hak düşürücü sürenin uygulanacağını ve arabuluculukta geçen süreler eklense dahi davanın yasal süresinden sonra açıldığını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmesi üzerine Yargıtay kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/4004 E., 2026/1156 K. · 26.02.2026
Davacılar, kredi borçlusu şirkete destek amacıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesi kefaleti ve ipotek teminatına ek olarak verilen bononun teminat niteliğinde olduğunu, kredinin ödenmesine rağmen takibe konulduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, bononun şeklen geçerli olduğunu ve aval verenin imzasının bağımsız taahhüt oluşturduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay, teminat iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığını ve asıl borçlunun bankaya başkaca borçlarının bulunduğunu saptayarak davanın reddi kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/4006 E., 2026/1146 K. · 26.02.2026
Davacı pay sahibi, anonim şirket genel kurulunda yöneticilere verilen rekabet ve işlem yapma izinlerinin mahkemece iptal edildiğini ileri sürerek, yöneticilerin bu süreçte hakim ortak oldukları diğer aile şirketlerine ayrıcalıklı satış yaptıkları iddiasıyla tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, genel kurul kararının iptal edilmesinin bu karara dayanılarak yapılan geçmiş ticari işlemleri kendiliğinden hükümsüz kılmadığını ve davacının somut bir şirket zararı ispatlayamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/4091 E., 2026/1141 K. · 26.02.2026
Davacı sigortacı, deniz yoluyla taşınması esnasında sözleşmeye aykırı olarak başka bir gemiye aktarılan ve bu gemide çıkan yangın sebebiyle tamamen zayi olan yükün tazminatını ödeyerek taşıyan aleyhine rücu davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, navlun sözleşmesinde taşımayı yapacak geminin ismen ferdileştirilmiş olması karşısında izinsiz aktarma yapılması nedeniyle taşıyanı TTK 1150 maddesi kapsamında sorumlu bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretine ilişkin eksiklik düzeltilerek yeniden kurulan hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/6160 E., 2026/1115 K. · 26.02.2026
Davacı ortak, limited şirket müdürünün şirkete ait ana faaliyete tahsisli petrol istasyonu taşınmazını muvazaalı şekilde devrederek şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, şirketin faaliyetini engelleyecek nitelikteki taşınmaz satışının genel kurul kararı gerektirdiğini ve olağan yönetim işi sayılamayacağını saptamış; ancak müdürün sorumluluğuna dayalı dolaylı zarar davalarında tescilin ortak adına değil ortaklık adına istenebileceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bu hukuki nitelendirmesini yerinde bularak kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/6670 E., 2026/1112 K. · 26.02.2026
Davacı ve asli müdahil, aile şirketi niteliğindeki davalı şirkette kâr payı dağıtılmaması, bilgi alma haklarının engellenmesi ve ortaklar arasındaki ağır geçimsizlik gerekçeleriyle haklı nedenle fesih talep etmiştir. Mahkemece, feshin son çare olması prensibi uyarınca şirketin feshi yerine davacıların pay bedellerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılması yönünde direnme kararı verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun direnme kararını yerinde bulmasının ardından dosya Özel Daireye gönderilmiş ve Özel Dairece davalının temyiz itirazları reddedilerek direnme kararı onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/3935 E., 2026/1074 K. · 25.02.2026
Davacı ortak, limited şirket ortağı olan davalının şirket markasını izinsiz olarak kendi adına tescil ettirmesi ve sosyal medya hesap şifrelerini değiştirmesi gerekçeleriyle ortaklıktan çıkarılmasını, aksi halde şirketin haklı nedenle feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, iki ortaklı şirkette ortaklığı devam ettiremeyecek düzeyde husumet bulunduğunu ve şirketin tek faaliyeti olan cafenin fiilen kapatıldığını tespit ederek ortaklıktan çıkarma talebinin reddiyle şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine Yargıtay kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi · 2025/3980 E., 2026/1099 K. · 25.02.2026
Davacı, eşit paya sahip oldukları limited şirketin davalı müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek azlini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalı müdürün idari para cezalarına sebebiyet verdiğini ve işletme yönetiminde gerekli özeni göstermediğini saptayarak haklı nedenle azil kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını hukuka uygun bularak bölge adliye mahkemesi hükmünün onanmasına karar vermiştir.