TTK 446, 421: Genel Kurul Kararlarının İptalinde Muhalefet Şerhi Zorunluluğu, Dava Şartı ve Butlanın Resen İncelenmesi
Anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davası açılabilmesi için toplantıda hazır bulunan ortağın olumsuz oy kullanması ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi zorunlu bir dava şartı olup; genel kurul kararlarının yokluk ve butlan halleri ise mahkemece resen dikkate alınmalıdır.
Davacı ortak, anonim şirketin genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiş; istinaf incelemesinde ise davacının ret oyu vermesine rağmen muhalefetini tutanağa yazdırmadığı gerekçesiyle dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. Temyiz aşamasında Yargıtay, kararların butlan ve yokluk yönünden resen incelenmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, sermaye artırımının kanuni nisaplara uygun yapıldığını saptayarak BAM kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/1032 E. , 2025/5808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1458 Esas, 2024/1927 Karar KARAR : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/160 E., 2023/122 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu davalı şirketin 24.12.2019 tarihli olağan genel kurulunda gönderilen çağrı üzerine toplanılarak müvekkilinin gündemin 7. maddesine itiraz etmesine rağmen karar alınmış olduğunu, anılan 7. maddenin dürüstlük kurallarına aykırı genel kurul kararlarından olması sebebiyle iptali konusunda işbu davayı açtığını, 7. maddeyle alınan genel kurul kararı, dürüstlük kuralına aykırılık ve ızrar kastı taşıması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek 24.12.2019 tarihli olağan genel kurul 7. maddesi ile alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyete aykırı olmaları nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 445. maddesinde genel kurul kararının iptaline ilişkin davaların, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılacağının düzenlendiğini, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, huzurdaki dava süresinde açılmadığından öncelikle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, iptal davası açabilme açısından, toplantıya katılan birinin karara muhalif kalma ve muhalefeti zapta yazdırma bir dava şartı olduğundan ve dava dilekçesinde muhalefet beyanının tutanağa geçirilmesinin engellendiğine yönelik bir iddia da yer almadığından davanın esasa girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin gerek dava konusu olan genel kurul toplantısı gerekse de daha önceki genel kurul toplantılarının mevzuatın öngördüğü tarihte ve tüm şekil şartlarına uygun bir biçimde yapıldığını, objektif iyiniyet kuralları ve ortakların hakları gözetildiğini, konuya ilişkin emsal yargı kararları gereğince genel kurulun iptaline karar verilebilmesi için alınan kararların objektif iyiniyet kurallarına aykırı olması gerektiğini, genel kurulda alınan kararların hiçbirinin kanuna ya da iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrının usulüne göre yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan edildiği; genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarına veya davacının genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğine yönelik bir beyanda bulunulmadığı, her ne kadar genel kurul toplantısı kanunda belirlenen süre de yapılmamış olsa da, toplantının geç yapılmasına kanunda bir cezai müeyyide öngörülmediği, Bakanlık temsilcileri gözetiminde, asgari toplantı nisabı sağlanmak suretiyle toplantının yapıldığı, şirketin Mali Tabloları ve Bağımsız Denetim Raporu ile uyumlu olduğu, şirket ortakları tarafından taahhüt edilen sermaye paylarının nakden ve tamamen ödendiği, TTK'ya uygun olarak 2018 yılı dağıtılabilir karın %50'si oranına tekabül eden kısmının pay sahiplerine hisseleri oranında dağıtılmasına karar verildiği, şirketin sahip olduğu kaynaklarının sermayeye eklenmesi yoluyla sermayenin artırılması nedeniyle, artan sermayeyi temsilen var olan payların nominal değerinin arttığı anlaşılmakla; sermaye artırımına ilişkin alınan genel kurul kararının, şirketin sermaye ihtiyacından ziyade, pay sahibi olan davacıya zarara uğratmak ve onun ortaklıktaki kâr, tasfiye payı ve oy oranlarını azaltmak amacıyla yapılmakta olduğunun ve alınan kararın iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, ayrıca davacı ortağın ilgili gündem maddelerinin oylamasında ret oyu verip ardından muhalefet şerhi yazdırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 446-(1)-a) maddesine göre, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptalini isteyebilecek kişilerin, toplantıda hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve muhalefeti tutanağa geçirten kişiler olarak belirlendiği, aynı maddenin diğer bentlerinde, dava açabilecek diğer kişilerin sayıldığı, toplantıya katılıp alınan karara olumsuz oy vermek ve buna ilişkin muhalefeti toplantı tutanağına yazdırmak, genel kurul kararının iptali davasının açılması için dava şartı olduğu, 2018 yılı olağan genel kurulu toplantı tutanağının incelenmesinde; 7 no.lu kararın davacının olumsuz oyu ile oy çokluğu ile alındığı ancak muhalefet şerhinin bulunmadığı anlaşılmakla bu karar yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken davanın esastan reddi doğru olmadığından hükmün kaldırılması ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 353/1-b-2 maddesi gereğince kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı yönünden; davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 445... . maddelerine dayalı davalı şirketin 24.12.2019 tarihli genel kurulunda 7. maddesiyle alınan kararların iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre genel kurul kararlarının yokluk ve butlanla malul olup olmadığının resen incelenmesi gerekmesine, her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olması doğru değil ise de davaya konu genel kurulda esas sözleşmenin değiştirilmesi suretiyle alınan sermaye artırımı kararının TTK'nın 421. maddesinde belirtilen nisapla alınmış olmasına, esasen davacının davalı şirketteki hisse oranının da kararı değiştirecek nitelikte olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi2023/1458 E.2024/1927 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine
- ilk dereceDüzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)2020/160 E.2023/122 K.Davanın reddi
- m. 446/ (1)· BAM: Genel kurul toplantısına katılarak karara olumsuz oy veren ortağın, muhalefet şerhini tutanağa yazdırmamasının TTK 446/1-a kapsamında bir dava şartı noksanlığı teşkil ettiği gerekçesiyle uygulanmıştır.
- m. 421· Yargıtay: Genel kurul kararlarının yokluk ve butlanla malul olup olmadığının resen incelenmesi gerekliliğini hatırlatarak, dava konusu sermaye artırımı kararının TTK 421 maddesinde öngörülen kanuni nisaplara uygun olarak alındığını tespit etmiştir.
- anonim şirket
- genel kurul
- iptal davası
- muhalefet şerhi
- dava şartı
- sermaye artırımı
- butlan
- yokluk