TTK 353, 456: Tescil Edilmiş Sermaye Artırımı Kararlarında Yokluk Tespiti Yasağı ve İptal Yaptırımı
Genel kurulda alınan sermaye artırımı kararı ticaret siciline tescil edildikten sonra, TTK m. 456/4 yollamasıyla uygulanan TTK m. 353 uyarınca bu kararın butlanı veya yokluğu tespit edilemez; ancak koşulları varsa süresi içinde açılmış davada kararın iptaline karar verilebilir.
Anonim şirket genel kurulunda finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesine rağmen, aynı toplantıda alınan sermaye artırımı kararının geçerliliği tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi muhalefet şerhi olmadığı için davayı reddetmiş, BAM ise finansal tablolar ertelendiğinden sermaye artırım kararının da ertelenmesi gerektiğini belirterek kararın yokluk yaptırımına tabi olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay, tescil edilmiş sermaye artırım kararları için yasadan doğan emredici kural (TTK m. 353/4) gereği 'yokluk' yaptırımı uygulanamayacağını, ancak 'iptal' kararı verilebileceğini belirterek BAM kararını düzelterek onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/1339 E. , 2025/6371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/230 Esas, 2024/1269 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/579 E., 2022/809 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 07.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında müvekkili tarafından bilanço, kâr ve zarar hesaplarının incelenmek üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 420. maddesi uyarınca erteleme talep edildiğini, bilanço kâr ve zarar hesaplarının görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın bir ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmesine karar verildiğini, aynı genel kurulda gündemde şirket sermayesinin artırılmasının görüşülmesi de bulunduğundan müvekkilinin bilanço kâr ve zarar hesaplarını inceleyemediğini, bu gündem maddelerinin henüz oylanmadığını, bu nedenle bu gündem maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesini talep ettiğini, ancak çoğunluğun kararı ile şirket sermayesinin 5.100.000,00 TL'den 13.500.000,00 TL'ye artırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin bu karara muhalif kaldığını, sermaye artırımında ortaklar tarafından rüçhan hakkının kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin bildirim yapılmasına yönelik ilanın 11.05.2022 tarihli sicil gazetesinde yayınlandığını, sermaye artırımının yapıldığına ilişkin ilanın ise 31.05.2022 tarihli sicil gazetesinde yapıldığını, erteleme süresi içinde şirket hesaplarında yeminli mali müşavir ile birlikte yapılan inceleme sonrasında düzenlenen raporda şirket hasılatlarının, ameliyathane gelirlerinin, muayene gelirlerinin gizlenmesi, şirket ortaklarının şirkette para alışverişinde bulunması, işletme varlıklarının azaltılması gibi konularda olumsuzluklar tespit edildiğini, dış kaynak ile sermaye artırımının istisnai bir durum olduğunu, ekonomik durumu kötü olan ortağın rüçhan hakkını kullanamamasının ortaklık yapısının değişmesine sebebiyet vereceğini, yönetim kurulu görevini de üstlenen çoğunluk hisse sahiplerinin müvekkilinin de bulunduğu azınlık hisse sahiplerine sermaye artışının neden gerekli olduğuna ilişkin detaylı bir bilgi vermedikleri gibi genel kurula da bu yönde hazırlanan bilgi notunu sunmadıklarını, dış kaynaktan sermaye artışının, şirketin ihtiyacı olması, iç kaynaklardan karşılanamaması ya da banka kredisi gibi bir kaynakla karşılanamaması gibi durumlarda yapılabileceğini, şirketin sermayesinin 5.100.000,00 TL'den 13.500.000,00 TL gibi 2 katından daha fazla artırılması halinde bu paranın şirketin hangi ihtiyacına istinaden toplandığının hissedarlara açıklanması gerektiğini, sermaye artırımının finansal tablolar ve şirket hesapları ile doğrudan bağlı olduğunu, şirket hesaplarının incelenmesinden sermaye artırımına gerek olmadığının anlaşıldığını, sermaye artırımının ihtiyaçtan değil azınlık hisselerini ele geçirmek amacıyla yapıldığını ileri sürerek davalı şirketin 07.05.2022 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artışına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurulda şirket sermayesinin artırılması hususunun görüşülerek kararın oy çokluğu ile kabul edilerek ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davacının uyuşmazlığın konusunu oluşturan karara karşı red oyu kullanmasına karşı yasal koşulları taşıyan muhalefet şerhinin bulunmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu subjektif yorumlar içeren raporun usul ve esas açısından dikkate alınamayacağını, müvekkili şirketin sermaye artırım kararı almasının birçok nedeni bulunduğunu, 12 yıllık bir hastane olması nedeniyle bazı sistemlerin, teknik malzemelerin, tıbbi cihazların, bilgisayar, yatak ve mobilyaların yenilenmesi gerektiğini, artan enerji maliyetlerinin hastane için çok ciddi bir yük haline geldiğini, bunun için de tarım arazisi niteliğini kaybetmiş bir arazi satın alarak üzerine güneş enerjisi santrali kurma amacıyla sözleşme imzalandığını, şirketin öz sermayesinin negatife döndüğünü, bu doğrultuda yaklaşık 18.000.000,00 TL gibi bir bütçe ihtiyacı oluşmasına rağmen, ortaklardan bunun bir kısmı olan 8.000.000,00 TL kısmının karşılanması için sermaye artırımına gidildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TTK'nın 446/1-a hükmü uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunup, karar olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açmasının mümkün olduğu, muhalefet şerhinin dava koşulları arasında yer aldığı, genel kurul toplantısına katılan davacının alınan 7. maddedeki karara karşı oy kullanmış olmasına rağmen söz konusu karara muhalefet ettiğini ayrıca ve açıkça yazdırmadığı, alınan kararlarda hükümsüzlük halinin de olmadığı gerekçesiyle muhalefet şerhine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin 07.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesinde yer alan sermaye artırımının finansal tabloların görüşülmesine bağlı konulardan olduğu, gündemin 4. maddesi ile finansal tabloların görüşülmesi TTK'nın 420. maddesi uyarınca ertelendiğinden sermaye artırım görüşmelerinin de ertelenmesi gerektiği, dava konusu genel kurul toplantısında sermaye artırım görüşmeleri ertelenmeyerek dava konusu sermaye artırım kararının alındığı, alınan sermaye artırım kararının yokluk yaptırımına tabi olduğu, yokluk yaptırımına tabi karar yönünden davacı ortağın işbu davayı açması için karara muhalefet şerhinin bulunmasının gerekli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 07.05.2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 456. maddesinin dördüncü fıkrası, "3 53... üncü maddeler ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini, 353. maddesi ise, "(1)Anonim şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemez. Ancak, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alır. (2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir. (3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir. Yargılama aşamasında delil sunulamayacağı gibi bir davanın beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden istenemez. Ancak, somut olayın haklı göstermesi hâlinde, mahkeme, kesin süreye bağlayarak, davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele işlere ilişkin usule tâbîdir. (4) Davanın, şirketin tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması şarttır. (5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine, derhâl ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, (…) internet sitesine koyar." düzenlemesini içermektedir. Davalı şirketin 07.05.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında (7) numaralı karar ile sermaye artırımına karar verilmiş olup bu karar, 31.05.2022 tarihinde tescil edilmiştir. Eldeki dava ise TTK'nın 353. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tescil tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Dairemizin 18.10.2022 tarih, 2021/3144 E. ve 2022/7095 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, TTK'nın 456. maddesinin dördüncü fıkrası atfıyla 353. maddesi uyarınca sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili butlan ya da yokluk kararı verilemeyeceği, ancak tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açılması şartıyla iptal kararı verilebileceği, eldeki davanın da tescil tarihinden itibaren üç aylık yasal sürede açıldığı gözetilerek sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerekirken yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) bölümünün (3) numaralı bendinde yer alan “yok hükmünde olduğunun tespitine” ibaresinin çıkartılarak yerine “iptaline” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2023/230 E.2024/1269 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunun tespitine
- ilk dereceAnkara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/579 E.2022/809 K.Muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine
- m. 420· BAM: Finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi durumunda, buna bağlı olan sermaye artırımı görüşmelerinin de ertelenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmede uygulandı.
- m. 446/ (1)· İlk derece: Muhalefet şerhinin iptal davası açmak için dava şartı olarak değerlendirilmesinde ve davanın usulden reddedilmesinde (fıkra 1, bent a) uygulandı.
- m. 456/ (4)· Yargıtay: Sermaye artırımına ilişkin kararlara TTK m. 353'ün kıyasen uygulanacağının tespiti için dayanak yapıldı.
- m. 353/ (4)· Yargıtay: Ticaret siciline tescil edilmiş sermaye artırımı kararlarının butlan veya yokluğuna karar verilemeyeceği, ancak 3 aylık süre içinde açılmış ise iptaline karar verilebileceği kuralının uygulanmasında dayanak alındı.
- sermaye artırımı
- yokluk
- iptal davası
- finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi
- tescil
- muhalefet şerhi