TTK 7: Genel Kredi Sözleşmelerinde Müteselsil Kefile Uygulanacak Temerrüt Faiz Oranının Belirlenmesi ve Teselsül Karinesi
Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin net bir oran yerine TCMB'ye bildirilen oranların belli bir fazlası olarak kararlaştırıldığı hallerde; bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirdiği faiz oranından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz hesabında o düşük olan oran esas alınmalıdır.
Davacı banka tarafından, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın müteselsil kefili olan davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, BAM tarafından ise davacının istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden esas hakkında kısmen kabul kararı verilmiştir. Yargıtay, kredi sözleşmesinde net bir faiz oranı belirlenmeyip kademeli bir hesaplama öngörüldüğü durumlarda, bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı ile TCMB'ye bildirilen orandan hangisi düşükse onun esas alınması gerektiği gerekçesiyle eksik incelemeye dayanan BAM kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/5486 E. , 2025/6221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1012 Esas, 2024/1000 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1104 E., 2021/238 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil banka ile dava dışı ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında genel kredi sözleşmesine aktedildiğini, davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalandıklarını, borçlu şirket tarafından kredi borcunun zamanında geri ödenmemesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edildiğini, borçlu şirket ve kefiller hakkında İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2018/33151 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, takip sonrası davalı borçlular tarafından 09.10.2018 tarihinde 20.000,00 TL, 23.10.2018 tarihinde 92.150,00 TL ve 24.10.2018 tarihinde 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin 6.1 maddesine göre taraflar arasında çıkan her türlü uyuşmazlıkta banka defter ve kayıtlarının yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını, dolayısıyla yaptırılacak olan bilirkişi incelemesinde banka defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bahsedilen sözleşme dava dışı şirket için bağlayıcı olsa da müvekkilleri açısından bağlayıcı olmadığını, bu nedenle yetki itirazları haklı olduğundan davanın reddi ile takibin iptali gerektiğini, davalılar ile banka arasında geçerli ve tüm borcu kapsayacak bir kefalet sözleşmesi akdedilmediğini, nedenle davalıların kefalet nedeniyle borçtan sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, dava dışı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için dava dışı şirket ve müteselsil kefil olan davalılar hakkında icra takibi yapıldığı, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından nakdi kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalılar olan müteselsil kefiller tarafından kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olmasından dolayı davalı müteselsil kefillerin nakdi kredi borcundan ve sözleşmedeki şart gereği gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesinden sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; nakdi kredi alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin mahsubu sonrası borçlu davalılar tarafından 214.902,63 TL asıl alacak (rotatif), 197.173,17 TL işlemiş temerrüt faizi, 9.858,66 TL BSMV, 70.954,15 TL asıl alacak (ticari kmh), 130,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 6,50 TL BSMV olmak üzere toplam 493.025,20 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden 214.902,63 TL asıl alacak için dava tarihinden (23.10.2019) itibaren yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi, 70.954,15 TL asıl alacak için dava tarihinden itibaren yıllık %33 ve değişen oranlarda faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, nakdi kredi alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ödendiği anlaşılan toplam 262.150,00 TL yönünden talebin reddine, gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 37 adet çek için toplam 59.200,00 TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan itirazın iptaline, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (285.856,78 TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı asıl borçlu ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında 06.06.2017 tarihinde 6.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu krediye müteselsil kefil oldukları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583/1 hükmüne göre davalıların müteselsil kefaletlerinin geçerli olduğu, genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı ticari kredi ve rotatif kredi taksitlerinin geri ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından 13.09.2018 tarihi itibariyle kredi hesabı kat edilerek Üsküdar 16. Noterliğinin 13.09.2018 tarihli ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu, davalı müteselsil kefillere gönderildiği, 15.09.2018'de davalılara tebliğ edildiği, temerrütün oluştuğu, davalıların sözleşme kapsamında sorumlu oldukları, davacı ile asıl borçlu arasında yapılan ve davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı sözleşmede yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak İstanbul Merkez mahkemelerinin öngörüldüğü, müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan davalılar tacir olmasa bile, tacirler arasındaki yetki sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 7. maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince müteselsil kefil yönünden de bağlayıcı olacağı, genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ile davacı bankanın defter ve kayıtlarının kati delil teşkil edeceği hususunda delil sözleşmesi yapıldığı, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere asıl borçlu şirkete kullandırılan takip konusu kredilerin mezkur genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının tespit edildiği, faiz oranına ilişkin olarak, davacı bankanın benzer kredilerde fiilen uyguladığı ve Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından incelenen hesap ekstresinde %60 olarak tespit edilmiş olup bunun %50 fazlası olan %90 oranının temerrüt faizi olarak esas alınmasında bir isabetsizliğin görülmediği, kötüniyet tazminatı talebi gerek cevap dilekçesinde gerekse ön inceleme duruşmasında ileri sürülmediğinden mahkemece bu konuda bir karar verilmemesinin yerinde olduğu, davacının takip talebinde; 434.911,96 TL rotatif kredi alacağı, 20.375,33 TL işlemiş faiz, 70.954,15 ticari KMH alacağı, 1.116,92 TL işlemiş faiz, 862,27 TL asıl alacak, 1.074,61 TL BSMV, 310,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 529.606,09 TL alacağın tahsilini istediği, dava dilekçesinde dava değerini de takip tutarı olan 529.606,09 TL olarak gösterdiği, ilamsız icra takibine itiraz üzerine takip durduktan sonra ödeme yapıldığında, dava açılmadan önce ödeme miktarının tespiti ile bakiye kısım yönünden dava açılması gerektiği, icra takibinden sonra ve dava açılmadan önce ödeme yapılmışsa bu miktar üzerinden itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilirken, davalılarca takipten sonra, davadan önce yapılan ödemeler yönünden ise dava açılmasında davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2018/33151 E. sayılı icra dosyasındaki; nakdi kredi alacağı yönünden takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin mahsubu sonrası borçlu davalılar tarafından 214.902,63 TL asıl alacak (rotatif), 197.173,17 TL işlemiş temerrüt faizi, 9.858,66 TL BSMV, 70.954,15 TL asıl alacak (ticari kmh), 130,08 TL işlemiş temerrüt faizi, 6,50 TL BSMV olmak üzere toplam 493.025,20 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden 214.902,63 TL asıl alacak için dava tarihinden (23.10.2019) itibaren yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi, 70.954,15 TL asıl alacak için dava tarihinden itibaren yıllık %33 ve değişen oranlarda faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce ödenen kısım yönünden davanın usulden reddine, gayri nakdi kredi alacağı yönünden borçlu davalılar tarafından 37 adet çek için toplam 59.200,00 TL çek bedelinin depo edilmesine yönelik yapılan itirazın iptaline, gayri nakdi alacağa ilişkin takibin borçlu davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden tazmin tarihlerinden itibaren tazmin tutarları üzerinden yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın (285.856,78 TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davalılar, dava dışı ... Sanayi Dış Ticaret Anonim Şirketi ile imzalanan genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilidir. Kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 2.7.1 maddesinde aynı Türk Lirası krediler ve hesaplar için bankanın Merkez Bankasına bildirmiş olduğu Türk Lirası kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faiz oranlarının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi oranın belirleneceği şeklinde düzenlendiği ve açık bir faiz oranının olmadığı görülmüştür. Mahkemece ise, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Merkez Bankası'na bildirilen ve krediye fiilen uygulanmayan temerrüt faizi oranı esas alınarak alacak tespit edilmiştir. Bu durumda Dairemizin yerleşik ve istikrarlı uygulaması çerçevesinde Mahkemece, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde gerekirse yerinde inceleme yetkisi tanınarak davacı Bankanın takibe konu aynı tür kredi/krediler için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı/oranları tespit ettirilip fiilen uygulanan ya da TCMB'ye bildirilen faiz oranı veya oranlarından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz oranına ilişkin düşük olan orana göre uygulanması ile talep edilebilecek temerrüt faiz oranı belirlenip buna göre hesaplama yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılara iadesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi2021/1012 E.2024/1000 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne
- ilk dereceİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/1104 E.2021/238 K.Davanın kısmen kabulü
- genel kredi sözleşmesi
- müteselsil kefalet
- temerrüt faizi
- itirazın iptali
- teselsül karinesi
- yetki sözleşmesi
- delil sözleşmesi