TTK 54: Dava Dilekçesinde Yer Almayan Haksız Rekabet Tazminatının Islah Yoluyla Davaya Eklenemeyeceği
Başlangıçta dava dilekçesinde ileri sürülmeyen ve talep konusu yapılmayan haksız rekabete dayalı yeni bir tazminat kaleminin, yargılama aşamasında ıslah dilekçesi verilerek davaya dahil edilmesine usulen olanak bulunmamaktadır.
Davacı şirket, eski genel müdürünün ikale sözleşmesindeki rekabet yasağını ihlal ederek haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla cezai şart ve tazminat talepli dava açmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmesel cezai şartın yanı sıra davacının sonradan ıslahla talep ettiği TTK 54 kaynaklı haksız rekabet tazminatının da müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, dava konusu edilmeyen bir hakkın veya alacağın sonradan ıslah yoluyla davaya eklenemeyeceği gerekçesiyle kararı haksız rekabet tazminatı yönünden bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/1064 E. , 2025/5775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1640 Esas, 2024/1911 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/612 E., 2022/375 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...’in müvekkili şirkette genel müdür olarak çalıştığını, iş akdinin ikale sözleşmesi ile sona erdirilip işçilik alacaklarının ödendiğini ve rekabet yasağı hükmü getirildiğini, ancak davalının tek hissedarı olduğu diğer davalı şirket üzerinden aynı alanda faaliyete başlayarak müvekkilinin müşterilerini hedef aldığını ve personelini kendi şirketine geçirdiğini, ihtarnamelere rağmen rekabet yasağına aykırı davranışlarını sürdürdüğünü ileri sürerek haksız rekabete ilişkin 300.000,00 TL cezai şarttan şimdilik 5.000 TL'sinin tahsilini talep etmiş, 03.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 300.000,00 TL cezai şartın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, cezai şartın yalnızca ...’den talep edilebileceğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ...’in 2012 yılında ...'de çalışmaya başladığını, 2013 yılında Türkiye’ye geçici görevle geldiğini, 2015 yılında da işten ayrılarak ... Enerji Hizmetleri Ltd. Şti.'ni kurduğunu, bu şirketi kurduktan sonra davacıdan iş teklifi aldığını, iş aldığında şirketin faal olduğunu, ikale sözleşmesini baskı altında imzalandığını, rekabet yasağının tüm Türkiye’yi kapsaması ve 2 yıl süreyle getirilmesi nedeniyle hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkillerinin davacıyla aynı işi yapmadığını ve rekabet etmediğini, aksine davacının müvekkilinin tek çalışanını ikna ederek kendi bünyesine kattığını savunarak davanın reddine, aksi halde cezai şart bedelinin tenkisine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...’in davacı şirkette işçi değil genel müdür sıfatıyla görev yaptığı, bu konumu gereği şirketin teknik sırlarına ve müşteri bilgilerine vakıf olduğu için rekabet yasağının geçerlilik taşıdığı, davalının ikale sözleşmesini baskı altında imzaladığı yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 445/1 hükmü uyarınca rekabet yasağı süresinin en fazla iki yıl olabileceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin de bu süreye uygun şekilde iki yıl olarak belirlendiği, TBK’nın 447. maddesinde öngörülen geçersizlik şartlarının bulunmadığı, ikale sözleşmesiyle Türkiye genelinde rekabet yasağı getirilmiş olsa da bunun başka işte çalışmama değil aynı sektörde rekabet etmeme yasağı olduğu, sözleşmenin yalnızca ... tarafından imzalandığı, davalı şirketin sözleşmeye taraf olmadığı, şirkete husumet yöneltilemeyeceği, davalı gerçek kişinin, kendi şirketinde aynı faaliyet alanında çalışarak rekabet yasağını ihlal ettiği, ortak müşteriler üzerinden davacıyı zarara uğrattığı, ancak ikale sözleşmesinde kararlaştırılan 300.000,00 TL cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle cezai şart bedelinin tenkisiyle 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ...’den tahsiline, ayrıca davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği 5.000,00 TL maddi tazminatın da yine ...’den alınmasına, davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmaması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 54. maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil eden fiilinin bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan cezai şart ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, TBK’nın 444. maddesindeki rekabet yasağının fiil ehliyetine sahip işçi tarafından işverenine karşı üstlenilebileceği, davalı şirketin bu taahhüdün tarafı olamayacağı, cezai şart alacağı istemiyle açılan davanın davalı şirket yönünden reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalı şahıs yönünden ise; ikale sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğu, davalı şahsın davacı şirkette çalıştığı süre boyunca davacı şirketin genel müdürü olarak görev yaptığı, davalının konumu itibariyle davacı işvereninin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânına sahip olduğu, aynı zamanda anılan davalının sahip olduğu bu bilgileri kullanmasının, davacı işverenin önemli bir zararına sebebiyet verebileceği, işten ayrılması sonrası davalının, davacı ile aynı şehirde ve birebir aynı alanda faaliyet gösterdiği, davalının eylemlerinin haksız rekabet de teşkil ettiği, taraflar arasında iş akdinin işveren tarafından veya ona yüklenebilen bir sebeple davalı tarafından feshedildiğinin ise kanıtlanamadığı, şartları oluşan cezai şart yönünden hakimin aşırı gördüğü ceza koşulunu indirmek konusunda takdir hakkının bulunduğu, cezai şart alacağı dışında yine ikale sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca cezai şarttan bağımsız talep edebileceği maddi zararın da doğduğu, davalı şirket defterleri üzerine yapılan incelemeye göre, davalı şirketin tek ortağı ve yöneticisi olan diğer davalı ...’in, davacı şirketten ayrıldıktan sonra eski işvereninin bir kısım müşterisini kendi şirketine transfer ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının müşteri sırlarına, fiyat politikasına vakıf olan davalının iş almak için davacı müşterileriyle iletişime geçtiği, daha düşük fiyat teklifi sunduğu, bu şekilde davacı şirketi zarara uğrattığı, davalı şirketin, organı konumundaki diğer davalının fiillerinden sorumlu olması nedeniyle, haksız rekabete dayalı maddi tazminat talebi yönünden davalı şirkete karşı açılan davanın reddinin isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı şirket yönünden, cezai şart istemiyle açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden, cezai şart istemiyle açılan davanın kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, ikale sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca cezai şarttan bağımsız 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rekabet yasağına dayalı cezai şart alacağı ile haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Mahkemece, davacının 03.01.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi üzerine, TTK’nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet tazminatına hükmedildiği gibi, işten ayrıldıktan sonra taraflar arasında imzalanan ikale sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca da haksız rekabetten kaynaklanan tazminata karar verilmiştir. İlk dava dilekçesinde talep edilmeyen TTK’nın 54 ve devamı maddelerine dayalı tazminat talebinin, bilirkişi raporu alındıktan ve raporda belirtilen davranışlar üzerine, davanın “tam ıslahı” suretiyle ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Tamamen ıslahta dava sebebi veya istem konusu tümüyle değiştirilmektedir. Böylece dava dilekçesindeki talepler artık hükme konu olamaz. Kısmen ıslahta ise önceden yapılan usuli bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E., 2011/453 K., 15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.,2016/800 K. sayılı ilâmları) Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile, açılan davadaki taleplerinin yanında dava dilekçesinde dile getirilmeyen bir alacak kaleminin de hükme bağlanmasını istemiş olması karşısında, TTK’nın 54 ve devamı maddeleri kaynaklı haksız rekabete ilişkin bu yeni istemin HMK’nın 119 ve devamı maddelerinde düzenlenen dava açma prosedürüne ilişkin usuli şartları taşımaması nedeniyle ek dava olarak da değerlendirilemeyeceği (HGK’nın 15.02.2017 gün, 2015/7-917 E., 2017/265 K. sayılı ilâmı), bu halde TTK’nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabete dayalı tazminatın yargılama aşamasında belirlenmesiyle birlikte talep edilmesi doğru olmamış, kararın bu tazminat yönünden davalılar lehine bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, 29.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, rekabet yasağına dayalı cezai şart alacağı ile haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili vekaletnamesinde bulunan özel yetkisine dayalı olarak 03.01.2022 tarihli dilekçesi ile davasını tamamen ıslah ederek her iki talebini tekrarla hem rekabet yasağı sözleşmesine hem de talebi ile alakalı olarak haksız rekabete dayalı olarak cezai şart ve tazminat isteminde bulunmuştur. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tam ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Tamamen ıslahta, davanın açıldığı andan itibaren talep veya dava sebebi değiştirilmektedir. Tamamen ıslahta talep sonucu veya dava sebebinin davayı temelden etkileyecek şekilde değiştirilmesi söz konusudur. Kısmen ıslahta olduğu gibi ıslah ile yeni talep ve vakıa eklenmemiş, baştan itibaren davasını tam ıslah edip yeni dava dilekçesi vermiştir. (Pekcanıtez Usul.15.Bası. C.II. s. 1536-1541) Artık mahkemece yeni bir dava açılmış gibi davaya devam edilip karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu itibarla sayın çoğunluğun bozma kararına katılmayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşündeyim.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2022/1640 E.2024/1911 K.İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı gerçek kişi yönünden cezai şart ve maddi tazminatın kısmen kabulüne, davalı şirket yönünden haksız rekabete dayalı maddi tazminat talebinin kabulüne, cezai şart talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine
- ilk dereceAnkara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/612 E.2022/375 K.Davanın kabulü
- rekabet yasağı
- cezai şart
- haksız rekabet
- maddi tazminat
- ikale sözleşmesi
- ıslah
- genel müdür