TTK 55: Eski Çalışanın Rakip Şirket Kurması ve Personel Ayartma İddiasında Haksız Rekabetin Sınırları
Eski çalışanın aynı alanda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurması ve eski iş yerindeki personelin kendi iradeleriyle ayrılarak bu yeni şirkette çalışmaya başlaması, dürüstlük kuralına aykırı bir ayartma eylemi veya ticari sırrın ihlali ispatlanmadığı sürece tek başına haksız rekabet oluşturmaz.
Davacı şirket, eski yöneticisinin istifa ederek rakip bir şirket kurduğunu, personelini ayarttığını ve müşteri portföyü ile ticari sırlarını haksız olarak kullandığını iddia ederek haksız rekabetin tespiti ve tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, çalışanların ayrılıp davalı şirkette işe girmesinin çalışma hürriyeti kapsamında olduğu, personel ayartma eyleminin dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleştiğine ve ticari sırların kopyalandığına dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar, BAM ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi 2025/1455 E. , 2025/5957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1890 Esas, 2025/14 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/698 E., 2022/283 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin kurucusu ...'nin 20.09.2000 tarihinde davacı şirketin yan kuruluşu olan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nde satış elemanı olarak işe başladığını, daha sonra davacı şirketin Antalya Bölge Müdürü olarak görevini sürdürdüğünü, şirketin çeşitli kademelerinde 17 yıl çalışarak işi öğrendiğini, sonra davacı şirkete ait tüm bilgileri, bilgisayar kayıtlarını, müşteri portföyünü, davacı şirketin teklif verdiği ya da vereceği projelere ilişkin dökümanları davacıdan habersiz kopyalayarak 30.09.2017 tarihinde davacı şirketten istifa ettiğini, bundan 11 gün sonra 11.10.2017 tarihinde davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin, davacı şirketten ayarttığı elemanlar ve beraberinde götürdüğü bilgiler ile müvekkilinin müşterileri ile ticari ilişki kurarak davacı şirketi maddi manevi ağır zarara uğrattığını, davacı şirketin Antalya bölgesinde çalışamaz hale geldiğini ileri sürerek davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine, davacının daha önce ve halen iş yaptığı özel ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlarla olan haksız rekabetinin önlenmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, ...'nin ses, ışık ve görüntü sistemleri konusunda ilk olarak 1994 yılında ...Sistemleri'nin (...) grup şirketi olan ... firmasında teknik personel olarak işe başladığını, 2000 yılında ise davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile birlikte ...o'dan ayrılıp yine teknik personel olarak davacı şirkette çalıştığını, 2005-2013 yılları arasında davacı şirketin Antalya Bölge Müdürlüğü görevini üstlendiğini, davacı şirketin ortağı olarak üç yıl süre ile yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürdüğünü, 2016 yılında ise davacı şirketteki ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, davacı bünyesinde bölge müdürü olarak 30.09.2017 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, davacı şirketten ayrılma kararını, bir buçuk ay öncesinde davacı şirket yönetim kurulu başkanı olan ...'e bildirildiğini, ses, ışık ve görüntü sistemleri alanında kendi adına şirket kuracağının bilgisini verdiğini, davacı şirketten ayrılan personelin kendi iradeleri ile yaşadıkları sıkıntılar ve huzursuz çalışma ortamı nedeni ile istifa ederek ayrıldıktan sonra davalı ile görüşerek işe başladıklarını, müvekkilinin Antalya Bölgesindeki faaliyetlerinin tamamının yeni iş ve projelerden oluştuğunu, satışların, davacı şirketin Türkiye'de distrübütörü olduğu markaların dışında davalı portföyünde olan markalardan yapıldığını, davacı ile aynı ürünleri satmadıklarını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak herhangi bir eyleminin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkesince, davalı şirketin davacı şirkete ait tüm bilgileri, bilgisayar kayıtlarını, müşteri portföyünü tüm dokümanlarını habersiz kopyaladığını, iddia etmekte ise de bu konuda ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, davacı tanıklarından yalnızca bir tanesinin davalının bu yönde davranışta bulunduğu şeklinde beyan verdiği, aksi yöndeki diğer tanık beyanları bulunduğu, bu şekilde beyanda bulunan tanığın davacı şirketin çalışanı olduğu, bu nedenle tarafsız olamayacağı gözetildiğinden beyanına itibar edilmediği, davacı şirkette çalışan 11 personelin işten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlamasının başlı başına haksız rekabet oluşturmayacağı, aksinin kabulünün Anayasa'nın 48. maddesinde düzenlenen çalışma hürriyetinin ihlali anlamına geleceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1-b.2 hükmündeki işletme personelinin ayartılması olarak ifade edilen hususun doğruluk ve dürüstlük kuralını ihlal edecek şekilde yapılmasının gerektiği, ancak davacının bu şekilde hareket ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davalı şirketin davacının markalarını ve ürünlerini satmadığı, tarafların mal tedarik ettiği firmaların ve satışını yaptığı ürünlerin farklı ürünler olduğu, piyasaya yeni giren davalının diğer firmanın müşterilerini kazanmaya çalışması kendisinin faaliyetini geliştirmesi için gerekli olduğundan bu durumun başlı başına hukuka aykırılık oluşturmayacağı, davalının faaliyetlerinin serbest piyasa ekonomisi/serbest rekabet kapsamında kaldığı ve TTK'nın 55. maddesinde sayılan haksız rekabet oluşturacak eylemler içerisine girdiğine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2022/1890 E.2025/14 K.İstinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceAnkara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/698 E.2022/283 K.Davanın reddi
- m. 55/ (1)· İlk derece: TTK 55/1-b.2 hükmündeki işletme personelinin ayartılması eyleminin doğruluk ve dürüstlük kuralını ihlal edecek şekilde yapılması gerektiği, somut olayda ispatlanamadığı belirtildi.
- m. 55· İlk derece: Davalının faaliyetlerinin serbest rekabet kapsamında kaldığı ve maddede sayılan haksız rekabet oluşturacak eylemler içerisine girdiğine dair kesin delil olmadığı vurgulandı.
- haksız rekabet
- personel ayartma
- çalışma hürriyeti
- serbest rekabet
- ticari sır
- ispat yükü