TTK 416 ve 596: Miras Yoluyla Geçen Payın Reddi Süresi ve Çağrısız Genel Kurulun Yokluğu
Miras yoluyla intikal eden limited şirket payının şirket tarafından reddedilebilmesi için öngörülen üç aylık süre hak düşürücü nitelikte olup, ölüm olayının öğrenildiği tarihten itibaren bu süre geçirildikten ve tüm ortakların katılımı sağlanmadan çağrısız olarak alınan ortaklığın reddine ilişkin genel kurul kararı yok hükmündedir.
Dava, limited şirket ortağının ölümü üzerine miras yoluyla intikal eden payın şirketçe reddine ilişkin çağrısız genel kurul kararının butlanı/iptali ve payın mirasçı adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, tüm ortakların katılmadığı çağrısız genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna ve payın davacı adına tesciline karar vermiştir. Yargıtay, ölüm olayının şirketin organı konumundaki diğer mirasçılar tarafından bilinmesinin tüzel kişiliğe bildirim yerine geçmeyeceğini belirtmekle birlikte, şirketin ret kararını aldığı tarih itibariyle TTK 596/4 kapsamındaki üç aylık ret süresinin çoktan dolduğunu vurgulayarak BAM'ın onama kararını uygun bulmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/1965 E. , 2025/7113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/896 Esas, 2025/203 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/805 E., 2024/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ş ile davalı vekili Av. S.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 11.05.2022 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın terekesinin 3 pay olarak kabul edildiğini, müteveffanın ölüm tarihinde oğlu ... 'ün davalı şirket müdürü olarak görev yaptığını, diğer kardeş ...'ün ise şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin miras yoluyla kendiliğinden kazanmış olduğu davalı şirket nezdindeki pay sahipliği hakkının 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra davalı şirket tarafından reddi söz konusu olamayacağından davalı şirketin bu yönde tesis etmiş olduğu genel kurul kararının açıkça hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek davalı şirketin 07.09.2022 tarihli ve 47 sayılı olağanüstü genel kurul kararının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 447. maddesi uyarınca batıl olduğunun tespitini, mahkemece aksi kanaate varacak ise anılan genel kurul kararının aynı Kanun'un 446. maddesi uyarınca iptalini, müvekkilinin miras bırakan ...’den intikal eden davalı şirket nezdindeki sermaye paylarının 1/3 miras hissesi oranında intikal ettirilip pay defterine işlenmesini, tescil ve ilân edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, şirkete resmi belgelerle vefatın bildirilmediğini, tüm ortakların katılımı ile genel kurul kararının alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 596. maddesinin ikinci fıkrası gereğince payı edinmiş olan mirasçıların limited ortaklığa ortak olarak katılmasının kesin olmadığı, iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde ret hakkının kullanılabileceği, ret hakkının nasıl kullanılacağının bu Kanun hükmünde düzenlenmediği, ancak payın devrindeki gibi ret için genel kurul kararının gerekli olduğu, 07.09.2022 tarihli olağanüstü ve çağrı merasimine uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantısında davacının ortaklığının reddine karar verildiği, TTK'nın 416. maddesindeki düzenlemeye göre çağrısız toplantı yapıldığında alınan genel kurul kararının geçerli olabilmesi için tüm ortaklar veya temsilcilerinin hazır bulunması ve hiç kimsenin çağrısız yapılan toplantıya itiraz etmemesinin gerektiği muris ortağın vefat ettiği tarih itibariyle davacının miras yoluyla pay sahibi ortak olması itibariyle davacının katılımı olmaksızın şirketin diğer ortakları tarafından, TTK hükümlerine aykırı olarak şirket adına alınan kararın yok hükmünde olduğu, yok hükmündeki bu karara dayanılarak yasal üç aylık süre içerisinde davalı şirketin ret hakkını kullanmasının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin 07.09.2022 tarihli ve 47 sayılı olağanüstü genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile muris ... adına kayıtlı iken dava dışı ...'e kendi miras payı dışında intikal eden 166,67 adet payın iptali ile davacı adına pay defterine kaydedilmesine, ticaret siciline tescil edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 07.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti, aksi kanaat halinde iptali ve davacının pay sahipliğinin tespiti ile pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve her ne kadar davacının kardeşleri ve şirket ortağı olan Mehmet ve Özlem'in babalarının ölüm olayından haberdar oldukları açık ise de, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu nazara alındığında davacı tarafça davalı şirkete ayrıca bir bildirim yapılmasının gerekmesine, kardeş Mehmet'in şirket müdürü veya müdürlerinden biri olmasının sonuca bir etkisinin olmamasına, ancak davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 23.09.2022 tarihli ihtarnameden daha önceki bir tarihte (07.09.2022) yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, davalı şirket tarafından davacının ortaklığının onaylanmasının reddedilmesi yönünde karar alındığına göre ölüm olayının ölüm tarihi itibariyle öğrenildiğinin kabulünün gerekmesine, öğrenme tarihi olarak 11.05.2022 tarihi esas alındığında ise olağanüstü genel kurul tarihi olan 07.09.2022 tarihi itibariyle TTK'nın 596/4 hükmünde öngörülen üç aylık yasal sürenin geçmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamKonya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi2024/896 E.2025/203 K.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceAfyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi2022/805 E.2024/135 K.Davanın kabulü ile olağanüstü genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve davacı adına pay defterine kayıt ve ticaret siciline tescile
- m. 596/ (2)· İlk derece: Miras yoluyla pay edinenlerin limited şirkete katılımının kesin olmadığı ve 3 ay içinde ret hakkının kullanılabileceği gerekçesiyle
- m. 416· İlk derece: Çağrısız genel kurul toplantısında tüm ortakların hazır bulunmaması nedeniyle mirasçı davacının katılımı olmaksızın alınan kararın yok hükmünde olduğu tespiti
- m. 596/ (4)· Yargıtay: Mirasbırakanın ölümünün öğrenilme tarihi esas alındığında 3 aylık yasal ret süresinin geçmiş olduğu tespitiyle onama gerekçesinde uygulanması
- m. 446· İlk derece: Genel kurul kararının iptali istemine dayanak olarak davacı talebinde (ve mahkemenin değerlendirmesinde) zikredilmesi
- m. 447· İlk derece: Genel kurul kararının butlanının tespiti istemine dayanak olarak davacı talebinde ve mahkemenin değerlendirmesinde zikredilmesi
- limited şirket
- miras yoluyla pay intikali
- ortaklığın reddi
- çağrısız genel kurul
- yokluk
- hak düşürücü süre