TTK 34, 421: Esas Sözleşmenin Kanunla Uyumlu Hale Getirilmesi Değişikliklerinde Uygulanacak Karar Nisabı ve Ticaret Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz
Anonim şirket esas sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine dair hükümlerinin Türk Ticaret Kanunu emredici kuralları ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla yapılan zorunlu tadillerde, esas sözleşmedeki ağırlaştırılmış nisaplar değil, 6103 sayılı Yürürlük Kanunu uyarınca kolaylaştırılmış nisaplar uygulanır.
Davacı şirket, yönetim kurulu seçimine ilişkin emredici hükümlere aykırı olan esas sözleşme maddesini kanunla uyumlu hale getirmek üzere Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün uyarısı doğrultusunda genel kurul kararı almıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü, esas sözleşmede yer alan ağırlaştırılmış oy birliği nisabına uyulmadığı gerekçesiyle tescil talebini reddetmiş ve ilk derece mahkemesi de davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise kanuna uyum amacıyla yapılan zorunlu değişikliklerde 6103 sayılı Kanun yollamasıyla kolaylaştırılmış nisapların aranması gerektiğine hükmederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar Yargıtayca onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/396 E. , 2025/5489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/256 Esas, 2024/1535 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2022/155 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 27.08.2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile şirket ana sözleşmesinin 10. maddesi ile tadil eden genel kurulun tescil ve ilânını talep ettiğini, müvekkili şirketin yasaya tamamen uygun biçimde almış olduğu genel kurul kararının tescil edilmeyerek reddedildiğini, davalının bir karışılıklık yaşayarak sehven tescil talebine yönelik kararı sanki alelade bir esas sözleşme değişikliği gibi değerlendirerek müvekkili şirketin esas sözleşmesinin 7. maddesindeki oybirliği şartı düzenlemesine rağmen genel kurulda bu nisaba uyulmadan karar alınmış olmasına dayandırdığını, oysa ki işbu genel kurul kararı bakımından ne oybirliği şartını içerir yasal düzenleme, ne de esas sözleşmenin 7. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunduğunu, tescil talebine konu 27.08.2021 tarihli kararın davalının 27.04.2020 tarih ve 2020-GD-2124 sayılı müvekkili şirketin esas sözleşmedeki yasaya aykırılığın giderilerek yasayla uyumlu hale getirilmesi talepli yazısı üzerine ve de zorunlu olarak alındığını, dolayısıyla ortada davalı müvekkilinin kendi insiyatifiyle değil, bizatihi Sicil Müdürlüğünün talebi üzerine gerçekleştirilmiş bir genel kurul kararı söz konusu olduğunu, bu kararı alalade bir sözleşme değişikliği olarak kabul etmenin mümkün olmadığını, Sicil Müdürlüğünün talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenmiş olan yönetim kurulunun genel kurul tarafından seçilmesi gerektiği hususundaki kesin, münhasır yetkisini ortadan kaldıran, bu sebeple TTK'nın amir hükümlerine açıkça aykırı bir düzenleme olduğunu ileri sürerek davalının 01.09.2021 tarih ve 2021-GD-2743 sayılı hukuka aykırı kararının kaldırılması ve neticeten 27.08.2021 tarihli olağanüstü genel kurulun tescil edilerek ilânını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.09.2021 tarih ve 2021-GD-2743 sayılı yazısı ile 27.08.2021 tarihinde yapılan erteleme olağanüstü genel kurul toplantısında esas sözleşme değişikliklerine ilişkin yapılacak genel kurul toplantıları için ağırlaştırılmış nisap arayan davacı şirket esas sözleşmedeki usule uygun olarak alınmayan kararın tescil edilmesi uygun olmadığının davacıya bildirildiğini, bu yazının Bakanlığın görüşüne, ilgili mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin kanuna ve kanunun atıf yaparak esas sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanmasını zorunlu tuttuğu hususlara aykırı olarak aldığı kararları tescil edemeyeceğini bildirmekte haklı olduğunu, davacı şirketin kanaatlerince tüm hisse sahiplerini toplamak yerine daha kolay olduğunu düşündüğü için işbu davayı açarak husumeti müvekkiline yönelttiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Ticaret Sicil Müdürlüklerinin kanun gereği zorunlu yasal hasım niteliği taşıması, dava konusu işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olması ve müvekkiline kusur atfedilememesi nedenleriyle davanın kabulü halinde müvekkili Kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını ve müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talep ettiği tescil ve ilanın içeriğinin şirket esas sözleşmede yer alan yönetim kurulu üyelerinin seçimini belirleyen maddenin yasayla uyumlu hale getirilmesine ilişkin olduğu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 22. maddesinin birinci fıkrası içeriğinde "Anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmelerini, yürürlük tarihinden itibaren 12 ay içinde TTK ile uyumlu hale getirirler. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması halinde, esas sözleşmedeki ve şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine TTK'nın ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeye yer verilmişse de, aynı Yasa'nın 26. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında "Bir esas sözleşmede esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak 6762 sayılı Kanun'un 388. maddesindekinden daha ağır nisaplar öngörülmüş olup da bunlar TTK'nın 421. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların uygulanmasına devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara dair esas sözleşmedeki veya herhangi bir 421. maddesine göre hafifse 421. madde uygulanır." şeklindeki bir başka düzenlemeye yer vererek 6762 sayılı TTK döneminde esas sözleşmeler kapsamında yer verilen ağırlaştırılmış nisaplara ilişkin koruma getirdiğini, bu durumda davaya konu uyuşmazlıkta, davacı şirket esas sözleşmesi kapsamında ağırlaştırılmış nisaba yer verildiği ve söz konusu nisabın esas sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin genel madde ile aşılamayacağı, 6102 sayılı TTK kapsamında 6762 sayılı TTK dönemindeki ağırlaştırılmış nisapların devam etmesinin mümkün olup sırf kanun değişikliğinin bu durumu ortadan kaldırmayacağı ve bu suretle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ana sözleşmenin yönetim kurulunun belirlenmesine ilişkin 10. maddesindeki tabii üyeliğe ilişkin kısmı TTK ile uyumlu hale getirmek için oniki ay içinde gerekli değişikliği yapmamış ve 2013 yılında bu maddede değişiklik yapmış olmasına rağmen tabii üyeliğe ilişkin kısmı değiştirmemiş ise de, 27.08.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile, zaten hukuken uygulanacak olan TTK hükümlerine göre yönetim kurulunun seçileceği düzenlemesi ile esas sözleşme bu duruma uygun hale getirilmiş olup, bu değişikliğe ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen nisabın değil 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 22. maddesinin atfıyla uygulanacak olan 20. maddesinin ikinci fıkrasındaki nisapların uygulanması yeterli olduğu, buna göre, davacı şirketin tescil istemine konu genel kurulunda toplantı nisabının aranmayacağı, karar nisabının ise oy çokluğu ile sağlandığı, bu durumda davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünce 27.08.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescil isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; TTK'nın 34. maddesi gereğince ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2023/256 E.2024/1535 K.Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
- ilk dereceTekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi2021/273 E.2022/155 K.Davanın reddine
- m. 34· Yargıtay: Ticaret sicil müdürlüğü kararına karşı açılan davanın hukuki niteliğini TTK'nın 34. maddesi uyarınca sicil müdürlüğü kararına itiraz olarak saptamıştır.
- m. 421/ (1)· İlk Derece: 6762 sayılı mülga Kanun döneminde esas sözleşmede öngörülen ağırlaştırılmış nisapların TTK 421/1 maddesindeki nisaplardan ağır olması durumunda korunmaya devam edeceğini yorumlayarak sicil müdürlüğü işlemini haklı bulmuştur.
- ticaret sicili
- esas sözleşme değişikliği
- ağırlaştırılmış nisap
- kanuna uyum
- anonim şirket
- sicil kararına itiraz
- genel kurul karar nisabı