Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
TTK 105: Acentenin Temsil Yetkisinin Sınırları, Aracılık Edilmeyen İşlerde Tebligatın Usulsüzlüğü ve Birleşen Davalarda Hüküm Esasları
Esas2025/4622E.Karar2025/6921K.
BozmaOy birliği
Karar Özü
Acentenin müvekkili adına tebligat kabul edebilmesi için uyuşmazlığın acentenin fiilen aracılık ettiği veya akdettiği işlerden kaynaklanması şarttır; ayrıca birleşen davalarda her bir dosya yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır.
Özet
Donatana izafeten acenteye yapılan ödeme emri tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle tebliğ işleminin iptali talep edilmiştir. Yargıtay, TTK'nın 105. maddesi uyarınca acentenin pasif temsil yetkisinin yalnızca fiilen aracılık ettiği işlerle sınırlı olduğunu, somut olayda acentenin takibe konu işlemlere aracılık ettiğine dair delil bulunmadığından yapılan tebliğin usulsüz olduğunu ve ayrıca birleşen dosyalarda HMK 166 gereği ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Karar Metni4.057 karakter
12. Hukuk Dairesi 2025/4622 E. , 2025/6921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ile borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Borçluların icra mahkemesine başvurusunda; asıl ve birleşen dosyalarda sair şikayetlerinin yanında, ödeme emrinin yetkisiz acenteya tebliğ edilmesi nedeni ile tebligatların usulsüz olduğuna karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, borçlulara çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ödeme emrinin tebliğinin yetkili acenteye yapıldığını ancak tebliğin usulsüz olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tebliğ tarihinin 06.10.2023 olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK’nun 105. maddesinde; “ (1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddede, acentenin acentelik sözleşmesi kapsamında fiilen aracılık ettiği veya sözleşme akteddiği işler ile ilgili olarak müvekkiline karşı yükümlülüğü olan kanuni aktif ve pasif temsil yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir. Acentenin dava açması durumunda, mahkemelerce öncelikle acentenin temsil yetkisi kapsamında acentelik ilişkisinin varlığının ve uyuşmazlığın acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği ya da etkisiyle kurulan işlemlerden kaynaklandığının re’sen incelenmesi gerekmektedir. (Prof. Dr. Arslan Kaya, TTK Şerhi – Acentelik, İstanbul 2016, s. 61-62). Somut olayda, takip dosyası incelendiğinde, sair nedenlere dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığı, Ör 7 numaralı ödeme emrinin düzenlendiği, asıl borçlulara donatana izafeten acente olarak ... Denizcilik ve ... Nakliyat İnş. Ltd. Şti.’nin gösterildiği, ancak takibin dayanağı olarak belirtilen hukuki işlemlere ... Denizcilik ve ... Nakliyat İnş. Ltd. Şti.’nin aracılık ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, aracılık etmediği bir sözleşme veya iş olmadığı için de ... Denizcilik ve ... Nakliyat inş. Ltd. Şti’ye asıl borçluların acentesi olarak ödeme emrinin tebliğ edilemeyeceği, bu durumda da ödeme emri tebliğ işlemlerinin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi’nin bu yöndeki gerekçesinin yerinde olduğu görülmüştür. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının incelenmesinde yalnızca asıl dosya için hüküm kurulduğu, HMK’nun 166. maddesi gereğince her bir birleşen dosya yönünden ayrı ayrı hüküm oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda izah edilen hususlar nazara alınarak yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2025 tarih ve 2024/847 E. - 2025/939 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2024/847 E.2025/939 K.21.04.2025İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tebliğ tarihinin 06.10.2023 olarak düzeltilmesine
- ilk dereceİcra MahkemesiBorçlulara çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminin iptali
TTK Atıfları (2)
- m. 105/ (1)· Yargıtay: Acentenin müvekkili adına ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları kabule yetkili olmasının sınırları ve şartları bağlamında değerlendirilmiştir.
- m. 105/ (2)· Yargıtay: Acentenin pasif temsil yetkisinin re'sen incelenmesi gerektiği, acenteye tebligat yapılabilmesi için uyuşmazlığın acentenin fiilen aracılık ettiği veya akdettiği işlemlerden kaynaklanması zorunluluğu vurgulanmıştır.
Diğer Mevzuat
HMK m. 166İİK m. 364/26100 sayılı HMK m. 373/25311 sayılı Kanun
Etiketler
- acentelik
- pasif temsil yetkisi
- tebligat usulsüzlüğü
- birleşen davalar
- ödeme emri
- donatan acentesi
Bağlı TTK Maddeleri