TTK 52: Ticaret Unvanında Çekirdek Unsur Benzerliği, İltibas Riski ve Marka Hükümsüzlüğü
Ticaret unvanlarında aynı çekirdek unsurun kullanılması ve tarafların faaliyet alanlarının benzerliği nedeniyle karıştırılma ihtimalinin bulunması halinde TTK 52 uyarınca sonraki tarihli unvanın terkini gerekir.
Davacı, tescilli markası ile davalının sonradan tescil ettirdiği marka ve ticaret unvanı arasındaki benzerliğin iltibas ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka hükümsüzlüğü ve unvan terkini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve unvanın terkinine karar verilmiş; istinaf aşamasında ise emtia sınıfları arasındaki tamamlama özelliği ve dolaylı iltibas riski gözetilerek markanın bütünüyle hükümsüzlüğüne hükmedilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/1368 E. , 2025/5804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1255 Esas, 2025/46 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/468 E., 2022/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin farklı ülkelerde de hizmet verdiğini, bu bağlamda davacı şirkete ait "...” markalı ürünler kalite ve güvenilirlikleriyle tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazandığını, "..." ibaresine ayırt edicilik kazandırıldığını, davalının, davacıya ait "... ..." markasına yüksek benzerlik sergileyen 2018/65089 tescil numaralı "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, bu tescil işlemi kötüniyetli olarak gerçekleştirilmiş olup, davacının markalarını andıran benzer bir markanın tescili amaçlandığını, ihtilafa konu tescilli markanın davacının "... ..." markasıyla ayniyet derecesinde benzediğini, özellikle davalıya ait markada yer alan kelimelerin birleşimi ile davacıya ait markanın ilk ibaresinin birebir aynı olduğunu, markanın ilk bölümünde yer alan "... ...” ibaresi ile davacı markasının ilk bölümünde yer alan "...” ibaresinin birebir aynı olduğunu, ihtilaf konusu "..." ibareli markanın, davacıya ait "... ..." markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketiciyi yanıltacak derecede benzer olduğunu, bu sebeple tüketicilerin söz konusu markaların sahibi firmalar arasında ticari, idari, ekonomik bir ilişki olabileceği yanılgısına düşebileceği ve her iki marka arasında bağlantı olduğu düşüncesine kapılabileceğini ileri sürerek davaya konu markanın kapsamakta olduğu tüm emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve davalının ticaret unvanında bulunan ''...'' ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın yapmış olduğu başvuru üzerine 2018 65089 marka başvuru numarası ile 11.07.2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 30.11.2018 tarihinde markasını “...” olarak tescil ettirdiğini, davacı firmaya ait olan “...” ibaresinin 2019 27624 Marka no ile tescil edilmiş olduğunu ve bu tarihin de davalı açısından “...” ibaresine 2018 65089 marka no ile almış olduğu tescil tarihinden sonra olduğunu, diğer taraftan, davacı tarafça “... ...” tescilli markasının davalı firmanın “...”tescilli markası ile karşılaştırması yapılmaya çalışılmış ise de ne ilk bakışta ne de sonrasında benzerlik oluşturmadığını, davacı firmanın 2019 27624 marka no ile tescilini yaptırmış olduğu “...” den mümkün olduğunca bahsetmediğini, bir karşılaştırma yapılması gerekecekse açıkça davalı firmanın tescilli markası olan “...” ile davacı firmanın tescilli markası olan “...” in karşılaştırılmasının gerektiğini, davacı firmanın aksine 2018 65089 marka no ile tescil almış davalı firmanın maddi ve manevi mağduriyetinden bahsedilebileceğini davalı firmanın 2017 yılında %100 yabancı sermaye ile kurulduğunu, müşteri profillerinin de farklı olduğunu, davacı tarafça özellikle marka tesciline konu “... ... ...” logosunda dikkat çeken özelliklerin müvekkilin tescile konu “...” logosundaki dikkat çeken özelliklerle birebir örtüşmediği gibi benzerlik de içermediğini, davalı firmanın “Endüstriyel Ham Yağ” ve “Bitkisel Asit Yağ” satmaktayken, davacı firmanın Gıda, Kozmetik, Besicilik dahil çok farklı sektöre yağ bazlı kimyasal satışı yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2018/65089 sayısı ile tescilli ...+Şekil markasının 40. sınıftaki "Adi metallerin işleme hizmetleri, Değerli metallerin işlenmesi hizmetleri, Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri, banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri, Gıdaların işlenmesi hizmetleri, Hayvan kesim hizmetleri, Deri ve kürk işleme hizmetleri, Saraçlık hizmetleri, Kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri, Terzilik hizmetleri, nakış işleme hizmetleri, Ahşap ve kereste işleme hizmetleri, Sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri, Sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri, Cam ve optik cam işleme hizmetleri, Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri, Diş teknisyenliği (döküm) hizmetleri, Çömlekçilik hizmetleri, Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri, Kağıdın işlenmesi. Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri, Plastik işleme hizmetleri." emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirilmesine, davalının ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticaret unvanından terkinine, karar kesinleştiğinde bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2015/44516 numarası ile tescilli markasının ... ...+yağ damlası şekli olarak kelime ve şekil markası olduğu, ... ibaresinin sarı, ... ibaresinin beyaz puntolarla yeşil yağ damlası şekli üzerine konumlandırıldığı, ... olarak okunduğu, ... ibaresinin anlamsız, ... ibaresinin ise margarin anlamına geldiği, markanın esas unsurunun ...+Şekil ibaresi olduğu, 01.02.29 ve 40. sınıfta tescilli olduğu, tescil tarihinin 02.03.2016 tarihi olduğu, davalının ise 2018/65089 no ile tescilli markasının ...+şekil olarak kelime ve şekil markası olduğu, yeşil saplı sarı Ayçiçek şeklinden oluşan “P” harfinin devamında siyah “ro”, yeşil “O” ve siyah “il” ibrelerinden oluştuğu, ... ... olarak okunduğu, ... ibaresinin uzman, ... ibaresinin “yağ” anlamına geldiği, bütünsel bakış açısı ile davalı markasının ... olarak okunduğu, ...+şekil ibaresinin markanın esas unsuru olduğu, 40. sınıfta tescilli olduğu, davacı ... Kimyasallari A.Ş.‘nin 20.05.2015 tarihinde tescil ve ilan edildiği, faaliyet alanının “Bitkisel ve hayvansal kaynaklı yağlar ve katı yağlar gibi insan ve çevre dostu ham maddelerin alım ve satımı ve bunların mamul ürünlerinin imalatı ve ticareti, uçucu yağlar vakslar, jöleler gibi yağlı asitler, yağlı alkoller, yağla eserler koyulaştırıcılar ve benzeri işletme yardımcı maddeler gibi hammaddelerin alım, satımı ve burada sayılanlar ile bunların türevlerini içeren ürünlerin İmalat ve ticaretini yapmak” olduğu, davalı ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 25.12.2017 tarihinde tescil ve ilan edildiği, faaliyet alanının “Ayçiçeği, mısırözü, soya, kopsa, aspir, pamuk ile weapon fraksiyonlu türevleri, her nevi bitkisel yağlar, zeytinyağı ile her nevi bitkisel yağın ve rafine edilerek üretimi, depolanması, ambalajlanması, alımı ile toptan veya perakende olarak satışını yapmak, bitkisel yağ üretiminde kullanılan yağlık, ayçiçeği, soya, kanola, aspir, pamuk, mısır, gibi ürünlerin üretimi, depolanması, ambalajlanması, toptan ve perakende satış vb” olduğu, “...” ibareli markanın, davacıya ait “... ...” markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketiciyi yanıltacak derecede benzer olduğu, bu sebeple tüketicilerin söz konusu markaların sahibi firmalar arasında ticari, idari, ekonomik bir ilişki olabileceği yanılgısına düşebileceği ve her iki marka arasında bağlantı ve benzerlik olduğunun bilirkişi raporu ile de tespitinin yapıldığı, davalı tarafça her ne kadar davacı kullanımı ile davacı markası arasında farklılık olduğu ileri sürülmüş ise de, kullanmama definin bilirkişi raporundan sonra ileri sürüldüğü, açıkça cevap dilekçesinde kullanmama define dayanılmadığı, süresinde ileri sürülmemesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357. maddesi gereğince istinaf aşamasında ileri sürülmesi nedeniyle değerlendirilemeyeceği, markanın davacı üzerine kayıtlı olduğu ve hükümsüz olmadığı sürece koruma altında olacağı, kelime markasının aynen kullanıldığı anlaşıldığından davalının bu konudaki istinaf isteminin yerinde bulunmadığı, davalı tarafça, “...” markasının en eski kullanımının “facebook” üzerinden yapılan araştırma neticesinde 06.08.2020 olduğunun tespit edildiği, ancak 2018 yılından itibaren markanın bilfiil kullanıldığını ileri sürmüş ise de, davacı markasının tescil tarihinin 02.03.2016 tarihi olduğu dikkate alındığında bu konudaki istinaf isteminin de yerinde görülmediği, davalı taraf, davalı firmanın “Endüstriyel Ham Yağ” ve “Bitkisel Asit Yağ” satmaktayken, davacı firmanın Gıda, Kozmetik, Besicilik dahil çok farklı sektöre yağ bazlı kimyasal satışı yaptığını, raporda her iki şirketin de bir şekilde yağ üretimi yaptığı belirtildiğini ancak üretilen malların çok farklı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı ve davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet alanları incelendiğinde, her iki şirketin de bitkisel yağ üretim ve satışı hizmetlerinde faaliyet göstermek üzere kurulduğu, ticaret unvanlarında her iki tarafın da "..." ve "..." çekirdek unsuru bulunmasının karıştırılma ihtimali yarattığı, davacının tescil önceliği bulunması nedeniyle, davalının ticaret unvanını seçerken özenli davranması gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 52. maddesi gereğince ticaret unvan terkini koşullarının bulunduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilen 40. sınıfta hizmet sınıfı tescillerinin ortak olduğu ve markaların görsel, sescil ve kavramsal olarak benzer olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin 20.05.2015 tarihinde bitkisel ve hayvansal kaynaklı yağların üretim ve satışı hizmetleriyle iştigal etmek üzere kurulduğu, ... asıl unsurlu, 22.05.2015 başvuru tarihli, 2015/44516 başvuru numaralı markasının 29. sınıfta "Yenilebilir bitkisel yağlar" emtiasında tescilli olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 40. sınıfta “Bitkisel atık yağ geri kazanım hizmetleri” alt sınıfının ise fabrikalarda bitkisel yağların üretimi sırasında çıkan artık ürünlerin işleme hizmeti olup, tescil sınıflarının birbirini tamamlama özelliği olduğu, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı değerlendirilirken, tüketici kitlesinde sunulan hizmetin aynı işletmeden geldiği yönünde bir bağlantı kurma ihtimali bulunup bulunulmadığının da değerlendirilmesi gerektiği, tescil sınıfları arasında bu şekilde bir tamamlama ve dolaylı iltibas tehlikesinin bulunduğu kanaatine varılmakla mahkemece davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, rapordaki görüş benimsenerek kısmen hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2018/65089 sayısı ile tescilli ...+Şekil markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün TÜRKPATENT'e bildirilmesine, davalının ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticaret unvanından terkinine, karar kesinleştiğinde bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü nedeniyle sicilden terkin ile ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi2022/1255 E.2025/46 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve ticaret unvanındaki ibarenin terkinine
- ilk dereceÇerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)2020/468 E.2022/118 K.Davanın kısmen kabulü ile davalı markasının 40. sınıftaki belirli emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, unvandaki ibaretin terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine
- marka hükümsüzlüğü
- ticaret unvanının terkini
- iltibas tehlikesi
- karıştırılma ihtimali
- çekirdek unsur
- kullanmama defi
- tescil önceliği