TTK 1401: Kredi Bağlantılı Sigortalarda Bankanın Bildirim Yükümlülüğü ve Müterafık Kusur
Kredi bağlantılı sigortalarda yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olsa dahi poliçenin 'yenilemesiz' olması, daini mürtehin konumundaki bankanın sigortanın yenilenmesine ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme asgari özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; bu yükümlülüğe aykırılık halinde tarafların müterafık (ortak) kusur oranları değerlendirilmelidir.
Mirasçılar, murislerinin kullandığı konut kredisine bağlı hayat sigortasının banka tarafından yenilenmemesi nedeniyle kalan borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit davası açmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, poliçenin 'yenilemesiz' olduğu ve sorumluluğun müşteride bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bankanın mevzuat ve sözleşmeden doğan bildirim ile asgari özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit ederek, tarafların müterafık kusur oranlarının tartışılarak karar verilmesi gerektiğine hükmetmiş ve yerel mahkemenin direnme kararını bozmuştur.
Hukuk Genel Kurulu 2025/336 E. , 2025/767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıfatıyla) SAYISI : 2024/106 E., 2024/198 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/1199 Esas, 2023/3220 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... ile davalı banka arasında 24.07.2017 tarihli konut finansmanı sözleşmesi imzalandığını, aynı gün ... Emeklilik ve ... AŞ'ye davalı bankadan kullanılan krediye bağlı olarak ... sigortası yaptırıldığını, murisin vefat ettiği 07.12.2019 tarihine kadar ... sigortasına ilişkin belirli aralıklarla poliçe tahsilatları yapıldığını, davalı bankanın murisin vefatından sonra kredi taksitlerinin ödenmesini istemesi üzerine Aralık ve Ocak dönemlerine ilişkin taksitlerin müvekkili ... tarafından ödendiğini ancak murisin vefatından sonra bakiye borcun ... sigortası kapsamında dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini, ... sigortasının yenilenmesine ilişkin murise bir bildirim yapılmadığını ileri sürerek murisin ... sigortası teminatı kapsamında vefat tarihi itibariyle kullanılan krediye ilişkin kalan ana para toplamı olan 111.920,77 TL bakımından müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkili ...'den tahsil edilen Aralık ve Ocak dönemlerine ilişkin 3.860,00 TL taksit bedellerinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, somut olayda müteveffanın davaya konu paketi seçme zorunluluğu olmamasına ve otomatik yenilenen paketler de mevcut olmasına rağmen "eko paket at yenilemesiz" ve "kesin süreli" ... sigortası yaptırılması talebiyle müvekkili bankaya başvurduğunu, talebine istinaden 24.07.2017 başlangıç tarihli ... ... Sigortası Poliçesi düzenlendiğini, müteveffa tarafından yapılan başvuruya istinaden düzenlenen yenilemesiz ... sigortası poliçesinde otomatik yenileme talimatı bulunmayıp yenilemeli poliçelerin aksine söz konusu poliçenin kesin süreli olarak düzenlendiğini, bu nedenle bir yıllık sürenin sona erdiği 24.07.2018 tarihinde ... ... Sigortası Poliçesi'nin sağladığı teminatın da sona erdiğini, müteveffa tarafından herhangi bir yenileme talebinin olmadığını, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Çankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 10.06.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararıyla; davalı bankanın konut finansmanı kullanımında düzenlenen ... sigortasının bir yıllık olduğu ve yenilenmediği, yenilemeye ilişkin davacılar murisinin herhangi bir talebinin yer almadığı, yönetmelik dâhilinde değerlendirildiğinde de başvuru ve bilgilendirme formu ile poliçedeki yenilemesiz ibaresiyle yenilemenin yapılmayacağının kesin olduğu, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 12. maddesinde kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu kredi kuruluşuna ait ise de takip eden hükümlerde kredi kuruluşunun gerçekleştirmesi gereken bildirimlerin bilgi formunda belirtilen yöntem kullanılarak bir kez yapılmasının yeterli olduğu, başvuru ve bilgilendirme formunda belirtilen ve mutabık kalınan prim ve aylık ödeme tutarlarının belli ve bunlar hakkında sigortalının bilgilendirildiğinin açık olduğu, olayın Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalıya sigorta poliçesini yenileme hususunda yetki verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve 2021/2683 Esas, 2022/3198 Karar sayılı kararıyla; imzalanan kredi sözleşmesinde davalıya sigorta poliçesini yenileme hususunda bir yükümlülük verilmediği, tanzim edilen sigorta poliçesinin yenilemesiz şekilde tesis edildiği, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “…Dava dosyasının incelenmesinde; 19.07.2017 tarihli kredi bağlantılı Sigortalar Bilgi Formunun 1.8. maddesi, 27.07.2017 tanzim tarihli ... sigortası poliçesi hükümleri değerlendirildiğinde davalının kredi vadesi ile uyumlu olarak ... sigortası düzenlemesi gerektiği, otomatik yenileme yapılmadığı durumda sigorta ettirene şirket tarafından SMS/e-posta/telefon ve sair yollarla bilgilendirme yapılacağı belirtildiği, 19.07.2017 tarihli kredi bağlantılı sigortalar bilgi formuna göre kredi ile bağlantılı ... sigortasının düzenleneceğinin belirtildiği, bu hususta muris tarafından sigorta yaptırılmasına ilişkin talep başlıklı 24.07.2017 tarihli belgenin imzalandığı, davalının dain-i mürtehin sıfatına haiz olduğu, davalı tarafından hem sözleşmeden kaynaklı hem de mevzuattan kaynaklı olarak bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, 1 yıllık ... sigortasının 24.07.2018 tarihinde sona erdiği, ikinci yıl (24.07.2018-24.07.2019) ve üçüncü yıl (24.07.2019-24.07.2020) için ... sigortasının yenilenmediği, murisin ise 07.12.2019 tarihinde vefat ettiği, dain-i mürtehin sıfatına sahip, kredi veren kuruluş olan davalı bankanın 24.07.2018 tarihinde sona eren davacıların murisine ait ... sigortasının yenilenmesi için, en azından muhatabına bildirim yapmak suretiyle kredi borçlusunu konu ile ilgili bilgilendirmesi, asgari özen yükümlülüğünün bir sonucu olduğu anlaşıldığından Mahkemece tarafların kusur durumları değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde Mahkemece, muris ve davalı banka arasında imzalanan sözleşme hükümleri, mevzuat ve yerleşmiş içtihatlar değerlendirilerek tarafların kusur durumları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formunda sigorta süresinin kredi vadesine uyumlu olması gerektiğinden bahsedildiğini, muris ile bankanın karşılıklı olarak bu hususu kabul ettiklerini, davalı bankanın “bireysel kredilerde bağlantılı sigorta yaptırılması sözleşmesi” gereği kredi vadesi ve tutarıyla uyumlu olmak üzere ... sigortası yapma yükümlülüğünün olduğunu, buradaki tüm kusurun müteveffaya ait olmadığını, bankanın dain-mürtein olarak belirtilmesinin bir öneminin bulunmadığını, bankanın kendiliğinden öncelikli rehin hakkına sahip olduğunu, sigortanın biteceği hususunun sms veya e-mail yoluyla bilgilendirilmediğini, Yönetmeliğin uygulanmasının zorunlu olduğunu, sigorta poliçesinin yenilemesiz şekilde tesis edildiği değerlendirilmesinin ve murisin kritik hastalık nedeniyle vefat etmediğinin hatalı tespit olduğunu, davalının kanserden vefat ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; murisin davalı bankadan 24.07.2017 tarihli konut finansmanı sözleşmesi kullandığı, bir yıllık yapılan ... sigortasının yenilenmemesi nedeniyle murisin 07.12.2019 tarihindeki vefatı sonrasında mirasçıların kredinin bakiye taksitleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile bir kısım ödenen bedelin iadesini istediği ve İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin karar verildiği somut olayda; taraflarının kusur durumlarının değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1401. maddesi, 2. Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği 2. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. 2. Sigorta sözleşmesi, TTK'nın 1401. maddesinin 1. fıkrasında; "Sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin ... süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. 3. 13.03.2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak 13.09.2015 tarihinde yürürlüğe giren "Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği"nin; "Amaç" başlıklı 1. maddesi; "Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları tarafından verilen bireysel kredilerle bağlantılı olan zorunlu veya ihtiyari sigorta ürünlerinin sunumunda birlik ve güvenilirliği sağlamak, ilgililerin hak ve menfaatlerini korumak ve verilecek hizmete ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." "Kapsam" başlıklı 2. maddesi; "Bu Yönetmelik, Türkiye'de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı bireysel kredilerle bağlantılı yaptırılan ihtiyari veya zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dahilinde verilecek teminatları kapsar". "İhtiyari sigortalar" başlıklı 6. maddesi ise; "Kredi ile bağlantılı olarak yapılacak ihtiyari sigortalarda, kredi ilgilisinin menfaatinin sigorta edilmesi, sigorta sözleşmesi ile sunulan teminatların kredi konusu ve kredi kullananın ihtiyaçları ile uyumlu olması esastır" şeklindedir. 4. Anılan Yönetmeliğin "Yenileme ve bildirim" başlıklı 12. maddesinde ise; "(1) Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir. (2) Kredi kuruluşu, sigorta sözleşmesinin yenileme döneminin geldiğine ilişkin kredi kullanana yapılacak bildirimi poliçenin vade sonu tarihinden on beş iş günü öncesinde gerçekleştirir. (3) Kredi kuruluşu, sigorta sözleşmesinin yenilenip yenilenmediğine ilişkin kredi kullanana yapılacak bildirimi, yenileme yapıldıysa yenilenen poliçenin vade başlangıcından itibaren, yenileme yapılmadıysa mevcut poliçenin vade sonu tarihinden itibaren beş iş günü içinde gerçekleştirir. (4)Kredi kullanan veya şirket tarafından yenileme yapılmasına ilişkin taahhüt verilmiş olması, kredi kuruluşunun yenilemeye ilişkin bildirim yapma yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. (5) Kredi kullananın sigortanın yapılması için verdiği teklifnamenin reddedilmesi, sigorta sözleşmesi şartlarında değişiklik yapılması, sigortanın herhangi bir nedenle sona ermesi veya prim ödemesinden muaf sigorta haline gelmesi durumlarında, söz konusu işlemin gerçekleştirildiği günden itibaren beş iş günü içinde, kredi kuruluşu tarafından kredi kullanana bildirim yapılır. (6) Kredi kuruluşu tarafından bu Yönetmelik kapsamında yapılması gereken bildirimlere ilişkin usul ve esaslar (Değişik İbare Rgt: 29.12.2021 Rg No: 31704) (Yür. Tar.: 01.01.2022) Kurumca tespit edilir. Bildirimlerin zamanında ve gereği gibi yapıldığının ispatı kredi kuruluşuna aittir" düzenlemeleri bulunmaktadır. 5. Müteveffa ile davalı banka arasında imzalanan 19.07.2017 tarihli Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigorta Yaptırılması Sözleşmesinin; "Müşteri'nin Sigorta Şirketini Seçme Hakkı" başlıklı 2. maddesinde; "Müşteri, sigortaları istediği sigortacıya yaptırabilir. Ancak sigortaların Banka'ca kabul edilebilmesi için Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formunda yazılı kredinin vadesi ve tutarı, Bağlantılı Sigortalar, Asgari Teminatlar, Sigorta Süresi ve Teminat Tutarları ile uyumlu ve Bankanın daini mürtehin olması zorunludur" "İhtiyari Sigortalar" başlıklı 4. maddesinde; "Müşteri, ihtiyari sigorta yaptırmak zorunda olmadığını bildiğini ancak yaptırmasının menfaatine ve ihtiyaçlarına uygun olduğunu beyan ederek ihtiyari sigorta yaptırmayı açıkça talep etmiştir. Buna göre, Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu'nun 1.5 maddesinde yazılı ihtiyari sigortaların yapılması taraflarca kabul edilmiştir. Müşteri, yapılması kararlaştırılan bu ihtiyari sigortaları yukarıdaki 2. maddede belirtilen niteliklerde yaptırıp kredi kullandırılması esnasında poliçelerini ve ödeme makbuzlarını Banka'ya ibraz etmek zorundadır. Müşteri, ihtiyari sigortaları belirtilen nitelikte yaptırmamışsa, prim ve masrafları Müşteri'ye ait olmak üzere Banka tarafından kredi kullanılması esnasında yaptırılmasını beyan ve kabul etmiştir." hükmü yer almaktadır. 6. Bunların yanında, 24.07.2017 tarihli "Sigorta Yaptırılmasına İlişkin Talep" başlıklı müteveffa tarafından imzalanarak davalı Banka'ya verilen belgede; "Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince; yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebim olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılmayacağını, zorunlu sigortalar ve kredi ile ilgili yaptırmak istediğim ihtiyari sigortaları istediğim sigorta şirketinden yaptırma hakkım olduğunu ve bu suretle sağladığım teminatın, Bankanız tarafından kabul edilmek zorunda olduğunu, ancak yaptırdığım sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerektiğini biliyorum. Kredi Sözleşmesine konu kredi ile ilgili olarak; Dask Sigortasının ... Sigorta A.Ş. den bankanızca yaptırılmasını ve söz konusu sigorta poliçelerinde bankanızın dain-i mürhetin (rehinli alacaklı) olarak yer almasını açıkça talep ve kabul ediyorum. Söz konusu zorunlu ve ihtiyari sigortaları yaptırma ve süresi bitenleri yenileme yükümlülüğünün tarafıma ait olduğunu biliyorum. Bu itibarla; yaptırılmasını talep etmiş olduğum yukarıdaki sigortayı, Bankanıza karşı kredi borcum sona erinceye kadar, Bankanız dain-i mürtehin olacak şekilde yenileyeceğim ve yenilediğime ilişkin sigorta poliçelerini sigorta süresinin bitiminden 48 saat önce Bankanıza ibraz edeceğim. Yukarıda belirtmiş olduğum süre öncesine kadar söz konusu sigortaları, bankanız dain-i mürtehin olacak şekilde yeniletmemem ve yenilettiğim sigorta poliçelerini Bankanıza ibraz etmemem halinde ise, kredi borcum sona erinceye kadar, söz konusu zorunlu ve isteğe bağlı sigortaların yenilemesinin Bankanız tarafından yaptırılmasını ve sigorta primlerinin ve sair masrafların nezdinizdeki mevcut özel cari hesaplarımdan tahsil edilmesini, hesabıma borç kaydedilmesini talep ve kabul ederim" ifadeleri yer almaktadır. 7. Müteveffanın imzaladığı 19.07.2017 tarihli "Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu-Konut Finansmanı" başlıklı belgenin 1.3. maddesinde bulunan; "Yenileme bildirimi için tercih ettiğiniz yöntem: E-Posta veya Kısa Mesaj" ibaresinin yanında 2.1 maddesinde; "Yukarıda md 1.5. de yazılı bağlantılı sigortaları başka bir sigorta şirketi veya sigorta aracısı yoluyla yaptırmak istediğiniz takdirde, yukarıda md. 1.5 de yazılı "Asgari teminatlar" ı ve "sigorta süresi"ni, md. 1.6 da yazılı asgari "Teminat tutarları" şartlarını sağlayan ve "dain-i mürtehin" i Bankamız olacak şekilde düzenlenen ... sertifikasını/poliçeyi mevcut ... sertfikanızın/poliçenizin başlangıç tarihinden itibaren bir ay içinde Bankamıza ibraz etmeniz gerekmektedir" hükmü düzenlenmiştir. 8. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; müteveffa ile davalı banka arasında 24.07.2017 tarihinde 120 ay vadeli, 130.000,00 TL tutarlı Konut Finasmanı Sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihte dava dışı ... Emeklilik ve ... A.Ş. ile bitiş tarihi 24.07.2018 olmak üzere 12 aylık ... ... Sigortası Poliçesi düzenlendiği, tarife adının "Eko Paket At Yenilemesiz" olarak belirlendiği, ... sigortasındaki toplam teminat tutarının kredinin tutarı ve vadesi ile uyumlu olmadığı, primlerin sözleşmede belirlendiği şekilde dokuz taksitte tamamen ödendiği, müteveffanın 07.12.2019 tarihinde vefat ettiği görülmektedir. 9. Dosya kapsamından, sigorta sözleşmesi süresinin 24.07.2018 tarihinde sona ermesine rağmen davalı banka tarafından, Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası hükmünün ve açıklanan sair mevzuat ile taraflar arasındaki sözleşmeler hilafına olacak şekilde davacıların murisine herhangi bir şekilde bildirimde bulunulmadığı, davacılar murisinin de sigorta sözleşmesinin yenilenmesi konusunda başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar müteveffanın dava dışı şirket ile imzaladığı ... sigortasının tarife adı "Eko paket at yenilemesiz" ise de bu durumun davalı bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı zira taraflar arasında imzalanan 19.07.2017 tarihli Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigorta Yaptırılması Sözleşmesinden ve aynı tarihli Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu-Konut Finansmanı başlıklı belgeden anlaşılacağı üzere konut kredisi kullanan kişinin bu kredinin vadesi ve tutarıyla uyumlu ... sigortası düzenlemesi gerektiği, aksi hâlde uygun düzenlenmemiş sigortanın kredi veren banka tarafından kabul edilemeyeceği ve bankanın masrafları kredi kullanana ait olmak üzere uyumlu ... sigortasını temin etmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 10. Kredi sözleşmesi nedeniyle ... sigortası yapılmasındaki amaç, Banka yönünden kredi borcunun teminat altına alınması olduğu kadar, belli bir prim borcunun ödenmesi suretiyle sigortalının da menfaatini korumaktır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde, her iki tarafın da hak ve menfaatlerinin gözetilip korunması esas alınmalıdır. Kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, kredinin vadesi ve tutarıyla uyumlu sigorta temini veya en azından sigortanın yenilenmesine ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun kredi veren Bankaya ait olduğunun kabulü gerekir. 11. Kredi veren kuruluş olan davalı Bankanın 24.07.2018 tarihinde sona eren davacılar murisine ait ... sigortasının yenilenmesi için en azından muhatabına bildirim yapmak suretiyle kredi borçlusunu konuyla ilgili bilgilendirmesi, asgari özen yükümlülüğünün bir sonucudur. Bu durumda tarafların müterafık (ortak) kusurlu olduklarının kabulü ile tarafların kusur oranları takdir edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. 12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; müteveffa ile dava dışı sigorta kuruluşu arasında imzalanan ... sigortasının ihtiyari olması ve yenilemesiz kaydının bulunması nedeniyle direnme kararının yerinde olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 13. Hâl böyle olunca Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 14. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Dosyanın HMK'nın 373. maddesi uyarınca direnme kararını veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verildi.
- yargitay bozmaYargıtay 3. Hukuk Dairesi2023/1199 E.2023/3220 K.20.11.2023Bozma
- bamAnkara BAM 3. Hukuk Dairesi2021/2683 E.2022/3198 K.22.12.2022İstinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceÇankırı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)2024/106 E.2024/198 K.Davanın reddi (Direnme kararı)
- kredi bağlantılı sigorta
- hayat sigortası
- bildirim yükümlülüğü
- aydınlatma yükümlülüğü
- müterafık kusur
- daini mürtehin
- tüketici kredisi