TTK 52 ve 54: Ticaret Unvanında İltibas Halinde Terkin ve Haksız Rekabet
Ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanılan bir ibarenin, önceden tescilli başka bir unvanla iltibas yaratması halinde sicilden terkini gerekir; ancak hukuken tescilli bir unvanın kullanılması yasal bir hakka dayandığından, bu kullanım tek başına haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil etmez.
Davacılar, kendi unvanlarında yer alan ve aynı zamanda markaları olan ihtilaflı ibarenin davalı kooperatif unvanında kullanılmasının iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek unvan terkini ve haksız rekabetin men'i davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, ibarenin coğrafi yer adı olması ve iltibas tehlikesi bulunmaması gerekçesiyle davayı reddetmiştir. İstinaf Mahkemesi ise ibarenin ayırt edici unsur niteliğinde olduğunu ve unvanlar arasında karışıklığa yol açtığını belirterek terkin talebini kabul etmiş, ancak tescilli unvan kullanımının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle haksız rekabet ve maddi durumun ortadan kaldırılması taleplerini reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/1955 E. , 2025/6888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1234 Esas, 2024/1650 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm vermek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/631 E., 2022/140 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ankara İli, ... İlçesi sınırları içerisinde daha sonra ... olarak anılacak bölgede, 1967 yılında bir sanayi bölgesi geliştirmek amacıyla müvekkillerinden ... ...Sitesi Yapı Kooperatifinin kurulduğunu, organizasyon yapısı içerisinde bölgesel ve sektörel kalkınmayı sağlamak amacıyla ... Kooperatifi tarafından 1993 yılında müvekkillerinden ... ... Sanayi ve Ticaret Merkezi Araştırma Geliştirme Eğitim ve Kalkınma Vakfının kurulduğunu, küçük ve orta ölçekli işletmelerin kurulmasını, geliştirilmesini destekleyip bu işletmelerin teknolojik yapı ve üretimlerinin yurt ekonomisine katkıda bulunmasını amaçladığını, bu doğrultuda kooperatif tarafından 1967 yılından beri korunan ... markasının öncelikle kooperatif adına tescil edilip, ardından da duyulan lüzum üzerine 2014 yılından itibaren vakıf tarafından korunmaya devam edildiğini, ... ibaresinin 2014/54765 sayılı ile müvekkili vakıf adına tescilli olduğunu, tescilin Asil Yeni ... ibareli davalı kooperatiften daha önce tescil edildiğini, bu nedenle müvekkilleri vakıf ve kooperatifin gerçek hak sahibi olduklarını, davalının kullandığı unvanın iltibasa neden olarak markanın tecavüzüne sebebiyet verdiğini ileri sürerek müvekkillerinin ilk tescil edilen sıfatı ile kullanmakta olduğu ticaret unvanına ayniyet derecesinde benzeyen ve ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanılan davalı kooperatif ticaret unvanındaki ... ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 52. maddesi gereğince kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesi veya silinmesi, tecavüz sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, bu unvanı taşıyan ticari emtia, web sayfası kullanılması, internet alan adı tescili ve unvanı taşıyan belgelerin imhası ve kullanımının durdurulması, söz konusu unvanın kullanılmasının haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 17/02/2022 tarihli duruşmada, davalı ile olan isim benzerliğine yönelik haklarının korunmasını talep ettiklerini belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların ticari unvanları ile müvekkilinin ticari unvanının gerek asli gerekse kısmi bakımından tamamen bir birinden farklı olduğunu, bahse konu ticaret unvanlarının karıştırılma ihtimalinin dahi bulunmadığını, ...'in Ankara'nın ... İlçesine bağlı bir mahalle olup coğrafi bir yerin adı olması sebebiyle, ... ifadesinin davacıların tekelinde olduğunun kabulünün mümkün olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'in Ankara İli, ... İlçesine bağlı bir mahalle ve semt ismi olduğu, davacıların ticaret unvanında "..." ibaresi unvanın başında yer almakta olup, davalının ticaret unvanında ise üçüncü kelime olarak yer aldığı, tarafların unvanlarının bütün olarak değerlendirildiğinde davalı kooperatif unvanı içerisinde yer alan "..." kelimesinin ticaret unvanlarının karıştırılmasına yol açacak nitelikte olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin ünvanını sonradan 06/11/2020 tarihinde tescil ettirdiği, davalının davacılar ile aynı olacak şekilde "..." ibaresini kullanmasının ticari dürüstlük ile bağdaşmadığı, ticaret ünvanlarında ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin, davacıların "..." ibaresi ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğu dikkate alındığında, davalı kooperatifin ticaret ünvanına bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret ünvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğu, davalı ünvanı ile davacı unvanının iltibas oluşturmaya açık olduğu, ayırt edilmelerinin kolay olmadığı, bu itibarla davalının unvanında bulunan "..." ibaresinin müşteri nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının, davacıların "..." ibaresini taşıyan tescilli ticaret ünvanını ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullandığı, bu itibarla terkin talebinin yerinde olduğu, ancak davalının tescilli ticaret unvanını kullanımı yasal olduğundan haksız rekabet ve tecavüz teşkil etmeyeceği, "..." ibaresi dışındaki ünvanda yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinin terkini gerektiği, ayrıca tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu ünvanı taşıyan ticari emtia ve belgelerin imhasına karar verilmesinin talep edildiği, ancak davacının davalının ünvanında bulunan "..." ibaresinin terkinini talep etmesi yerinde ise de, tescilli ticaret ünvanını kullanımı yasal olduğundan haksız rekabet ve tecavüz teşkil etmeyeceğinden davacının "..." ibaresinin terkini talebi dışındaki sair taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının ticaret ünvanı olan "Sınırlı Sorumlu Asil Yeni ... Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi" nde bulunan "..." ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı kooperatifin ticaret unvanındaki “...” ibaresinin TTK’nın 52. maddesi gereğince kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesi veya silinmesi, tecavüz sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, bu ünvanı taşıyan ticari emtia ve belgelerin imhası ile ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanımının TTK’nın 54... /1-a-4 maddeleri gereğince haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve men’i istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2022/1234 E.2024/1650 K.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının ticaret unvanında bulunan ayırt edici ibarenin terkinine, haksız rekabete ilişkin fazlaya dair istemlerin reddine
- ilk dereceAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/631 E.2022/140 K.İhtilaf konusu ibarenin coğrafi yer adı olduğu ve unvanlar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine
- m. 52· Davacının ticaret unvanının değiştirilmesi veya silinmesi talebinin kanuni dayanağı olarak zikredilmiş, BAM tarafından iltibas yaratan ibarenin sicilden terkini şeklinde karara esas alınmıştır.
- m. 54· Davacının haksız rekabetin tespiti ve men'i taleplerinin dayanağı olarak (kararda 54.../1-a-4 şeklinde) yer almış; BAM, tescilli ticaret unvanının kullanımının yasal olması nedeniyle haksız rekabet ve tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle bu talepleri reddetmiştir.
- ticaret unvanı
- unvanın terkini
- iltibas
- haksız rekabet
- ayırt edici unsur
- markaya tecavüz