TTK 410, 596: Mahkeme İzniyle Genel Kurul Çağrısının Kapsamı ve Pay Devrinin Nisaba Etkisi
Mahkeme kararıyla verilen genel kurulu toplantıya çağırma izni, ilk toplantıda alınan kararların tescil edilmemesi üzerine yeniden çağrı yapılması halinde de geçerliliğini korur; deftere işlenmeyen pay devirleri ise ancak nisabı tersine bozacak nitelikteyse genel kurul kararının iptaline yol açar.
Davacı, limited şirket müdür seçimine ilişkin genel kurul kararının, mahkemeden yeni bir çağrı izni alınmaksızın toplanılması ve tescil edilmeyen pay devirleri sebebiyle nisabın hatalı oluştuğu iddiasıyla iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, önceki mahkeme izninin ikinci toplantı için de geçerli olduğunu ve yansıtılmayan pay devirlerinin karar nisabını bozacak oranda olmadığını belirterek davayı reddetmiş; BAM kararı esastan onamıştır. Yargıtay, alt derece mahkemelerinin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/906 E. , 2025/5938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/274 Esas, 2024/1966 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/188 E., 2023/689 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İşletmesi Ltd. Şti.'nin, şirketi temsil eden müdürünün yetkisinin sona ermesi nedeniyle genel kurul yapılması için davalı şirket ortaklarından ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından açılan dava neticesinde Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20.09.2021 tarihli kararla bu ortağa genel kurulu toplantıya çağırma konusunda yetki verildiğini, anılan mahkeme kararı gereğince genel kurulun 13.11.2021 tarihinde yapıldığını, ancak bu genel kurulda kanunun emredici ve açık hükümlerine aykırı olarak yapılan seçim ve sair usulsüzlükler nedeniyle genel kurul ve müdür seçiminin tescil edilmediğini, bunun üzerine Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin zikredilen kararı gerekçe gösterilerek genel kurulun aynı ortak tarafından tekrar toplantıya çağrıldığını, neticede genel kurulun aynı mahkeme kararına dayalı olarak 13.12.2021 tarihinde tekrar yapıldığını, mahkemeden yeni bir izin alınmadan yeniden toplantı çağrısı yapılması ve yeni bir toplantı yapılmasının mevzuata ve mahkeme kararına aykırı olduğunu, diğer yandan toplantı gündeminin yasal olarak oluşturulmadığını, toplantıdan önce müvekkili ...'in de aralarında bulunduğu ... mirasçıları yönünden mirasen pay geçişlerinin tescil edilmediğini, buna ilişkin noter ihtarı yapıldığını ancak bu hususun gündeme alınmadığını, söz konusu devirler tescil edilmediği için hazirun cetvelinin de yasal usule uygun şekilde oluşmadığını, bu sebeple müvekkili ve birlikte mirasçı oldukları hissedarların oy hakları ve azınlık haklarının yasaya aykırı olarak ortadan kaldırıldığını, genel kurul toplantısında müvekkili adına butlan ve iptale ilişkin tüm hakların saklı tutulması talebinde bulunulduğunu ve buna ilişkin toplantıda beyanda bulunularak bu durumun toplantı tutanağına şerh edildiğini, şirket esas mukavelesinin yedinci maddesi uyarınca; genel kurul toplantısına ilişkin şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete ilanı yapılması gerekirken, bu ilanın yapılmadığını, müvekkilinin sahip olduğu şirketler tarafından davalı şirketin bazı hisselerinin satın alındığını, bu satın alınan hisselerin devirlerine onay verilmesi için davalı şirkete başvurulduğunu, o dönemde davalı şirket müdürü tarafından devredilen hisselerin tescili için karar defterine tüm hissedarların onayını almak üzere 24.05.2016 tarihli ortaklar kurulu kararı alınmış ve imzaya açılmış ise de tüm ortaklar söz konusu kararı imzalamadığı için devirlerin tescilinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin karar defterinde açıkça görüldüğünü, devredilen paylara ilişkin başvuru yapılmasına rağmen üç ay içinde olumlu ya da olumsuz bir karar alınmadığından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 595/7 hükmü uyarınca pay devrine onay verilmiş sayıldığını, ancak halen hazirun cetvelinde adları göründüğünden hisse devredenlerin toplantıya katılmak durumunda kaldığını, aslında gerçek ortak olması ve söz hakkı sahibi olması gerekenlerin oy kullanamadığını, dolayısı ile seçim sonuçlarının işbu durumdan etkilendiğini ileri sürerek 13.12.2021 tarihli genel kurul ile alınan müdür seçimine dair kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iflas idare memuru cevap dilekçesinde; Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince genel kurul toplantısı yapma yetkisi verilmesi sonucu şirketin hissedarlarından olan ... Madencilik şirketi tarafından toplantı gündemi ve davetinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak süresinde genel kurulun yapıldığını, genel kurulun usul ve esaslara uygun olarak yapıldığını, davacı tarafın yapılan devirlerin tescili talebinin yapılan bu genel kurulda karara bağlanamayacağını, genel kurulu toplayan ... şirketinin bu talebi gündem maddesi olarak değerlendirmeye yetkisinin olmadığını, bu talebin muhatabının şirket müdürü olduğunu, ayrıca hisse devrine ilişkin yapıldığı iddia edilen 24.05.2016 tarihli toplantı tutanağında sahtecilik olduğunu, bu toplantı tutanağına ilişkin alınan uzman görüş raporunda da sahtecilik durumunun ortaya konulduğunu, bu toplantıda imzası bulunan yetkili kişilerce de böyle bir toplantı olmadığı ve böyle bir karar alınmadığının ifade edildiğini, davacı tarafın bu toplantı tutanağını dayanak göstererek bu devirle ilgili mahkeme kararı ile yapılan genel kurulda karar aldırmaya çalışmasının iyi niyetli bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararı ile yapılan ve iptali istenilen genel kurulda ... mirasçılarının da toplantıya katılarak oylarını kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu genel kurulun, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.09.2021 tarih ve 2021/243 E., 2021/422 K. sayılı çağrı izni kararı uyarınca ilk toplantının 12.11.2021 tarihinde yapılmasından sonra söz konusu genel kurulda alınan kararların tescil başvurusunun Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 19.11.2021 tarih ve 16370 sayılı kararı ile reddine karar verilmesi üzerine 13.12.2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar yeniden çağrı izni alınmaksızın dava konusu genel kurul toplantısı yapılmış ise de, az önce belirtilen mahkeme kararı ile verilen çağrı izni kararının ikinci toplantı için de geçerli kabul edilmesi gerektiği, zira, TTK'nın 410/2. maddesi uyarınca getirilen düzenlemenin, ticari hayatına devam eden şirketlerin uzun süre genel kurul toplantısı yapılmayarak işlevsiz ve organsız kalmasını önlemek amacına özgü olduğu, dava konusu genel kurul kararının ise, tam da bu manada organsız kalan ve görev süreleri sona eren şirket yetkilileri yerine yeni şirket yetkililerinin seçilmesine dair olarak alındığı, buradan hareketle çağrı usulsüzlüğünden söz edilemeyeceği, öte yandan bir takım şirket hisselerinin veraseten intikalinin yapılmaması, bir takım şirket hisselerinin ise devre rağmen şirket tarafından pay defterlerine tescil edilmemesi sebebiyle toplantı nisabının bozulduğu ve bu sebeple eksik nisapla alınan kararların geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de; yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, şirket paylarındaki bu türden eksiklik ve yolsuz tescillerin genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğurabilmesi için, hesaba katılmayan şirket payları dikkate alındığında nisabın tersine bozulmasının gerektiği, somut olayda ise, bilirkişi raporunda detaylarına yer verildiği üzere, davacının ileri sürdüğü bir takım intikal ve devirlerden bazılarının şirkete süresinde bildirilmemesi sebebiyle şirket ve dolayısıyla genel kurul için sonuca etkili olmadığı, bir takım devirlerin ise TTK'nın 596/4. maddesinde düzenlenen üç aylık bekleme süresi sebebiyle askıda bulunduğu, askı süresi sona erip, gerçekten de tescili gerektiği halde pay defterlerine tescil edilmeyen bir takım hisselerin ise genel kuruldaki karar nisabı dikkate alındığında rakamsal olarak sonuca etkili olmadığı, hal böyle olmakla davacının tüm iddiaları nazarında genel kurul kararının iptalini gerektirir bir hal olmadığı, resen gözetilmesi gereken yokluk yaptırımına maruz tutulabilecek bir hata ve noksanlığın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamKonya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi2024/274 E.2024/1966 K.İstinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceKonya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2022/188 E.2023/689 K.Davanın reddi
- m. 410/ (2)· İlk derece: Mahkeme kararıyla verilen genel kurul çağrı izninin, ilk toplantının tescil edilmemesi üzerine gerçekleştirilen ikinci toplantı için de geçerli olduğu gerekçesinde uygulandı.
- m. 596/ (4)· İlk derece: Devredilen bir kısım payların üç aylık bekleme süresi nedeniyle askıda olduğu ve toplantı karar nisabını etkilemediği değerlendirmesinde atıf yapıldı.
- limited şirket
- genel kurul kararının iptali
- çağrı izni
- pay devri
- toplantı nisabı
- karar nisabı