TTK 31, 33: Kesinleşen Ortaklıktan Çıkma Kararının Tescilinden Kaçınılması ve Sicil Müdürlüğünün Resen Tescil Talebi
Ortaklıktan çıkmaya izin verilmesine dair kesinleşmiş mahkeme kararında tescil ve ilan hükmü bulunmaması ve şirket yetkilisinin davete rağmen bu işlemi yerine getirmemesi hâlinde, Ticaret Sicil Müdürlüğünün mahkemeye başvurarak kararın resen tescil ve ilanını talep etmekte hukuki yararı vardır.
Ticaret Sicil Müdürlüğü, bir limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin veren kesinleşmiş mahkeme kararının, şirket yetkilisince tescil ettirilmemesi üzerine resen tescil talebiyle dava açmıştır. Mahkemeler, şirket yetkilisinin adres değişikliğini tescil ettirmeyerek tescile davet yazılarını sonuçsuz bıraktığını ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/1341 E. , 2025/6370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/616 Esas, 2024/1510 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/468 E., 2023/1023 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; ... sicil numaralı davalı şirketin 09.09.2008 tarihinde kurulduğunu, şirketin vaki ortaklık yapısının 1340 hissesine karşılık gelen 67.000,00 TL pay tutarı ile davalı ... ve 660 hisseye karşılık gelen 33.000,00 TL pay tutarı ile ...'dan oluştuğunu, davalı ...'ün şirket esas sözleşmesi ile ilk 10 yıl için şirketin münferiden temsili ile ilzama yetkili kılındığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı kararı ile davalı şirketin ortağı ...'ın haklı neden ile ortaklıktan çıkarılmasına izin verildiğini ve işbu kararın kesinleştiğini, ancak iş bu hükmün yalnızca tespit hükmü niteliğinde olduğunu ve ortaklıktan çıkarılmanın tescil ve ilanına ilişkin herhangi bir ifade içermediğini, Müdürlükçe resen tescil işlemi yapılmasının mümkün olmadığını, Müdürlükleri tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için davalı şirket merkezine ve şirket yetkilisi ...'e 17.08.20 22... .01.2023 tarihli tescile davet yazılarının gönderildiğini, gönderilen tescile davet yazılarının bila tebliğ iade edildiğini, davalının adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini, davalılara gönderilen tescile davet yazılarına rağmen Ticaret Sicili Yönetmeliğinde yer alan 30 günlük yasal süre içerisinde tescil talebinde bulunmadıklarını, tescilden kaçınma sebeplerini sunmadıklarını ileri sürerek 6102 sayılı TTK'nın 33/3 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36/4 hükümleri gereği davanın kabulü ile davalı şirket ortağı ...'ın ortaklıktan çıkmasının Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 26/1 maddesi uyarınca re'sen tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı aleyhine dava açılmış ise de, açılan işbu davanın haksız ve hukuksuz şekilde açıldığını, 17.08.2022 tarihli davacı tarafça gönderilmiş olan tebligatın "adresten ayrılma" ibaresi ile geri döndüğünü, bunun üzerine yine davacı tarafça 04.01.2023 tarihinde gönderilen tebligatın ise Tebligat Kanunu uyarınca yapılması gereken işlemleri içermediğini, tebligatlarda bahsi geçen diğer adresin ise ortaklıktan çıkarılan ortak ile yaşanan büyük problemlerden dolayı kullanılamadığını, halihazırda dönen tebligatta da "taşınmış" ibaresi bulunduğunu, sonuç olarak Tebligat Kanunu'nun gerektirdiklerinin davacı tarafça yapılmadığını ve müvekkilinin yasal olmayan adresine tebligat çıkarıldığını, işbu davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini savunarak Mahkemece dava kabul edilecek ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 312/2 maddesi gereği hatalı gönderilen tebligatlar neticesinde dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.01.2021 tarih ve 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı ilamı ile; davacı ... tarafından, davalı ....San.Tic.Ltd.Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacının, davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verildiği, davalı şirket yetkilisi ... aleyhine açılan davanın ise, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi istemli davalarda, husumetin şirkete karşı yöneltilmesinin yeterli olduğu, davalı ...'ın davalı sıfatının olmadığı kanaati ile davalı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, işbu kararın 05.04.2022 tarihinde kesinleştiği, mahkeme kararında ortaklıktan ayrılmaya izin verilmesine rağmen tescil ve ilana yönelik hüküm kurulmadığından ve şirketin temsilcisi tarafından da tescil ve ilan gereği yerine getirilmediğinden eldeki davanın açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunduğu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1-2, 36/4 maddesi,6102 sayılı TTK'nın 33/1 maddesi kapsamında davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarihinde kesinleşen 18.01.2021 tarih, 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı ilamı ile .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan ...'in şirket ortaklığından çıkmasına ilişkin kararın tescili ve ilanına, bu işlemlerin davacı ... Sicil Müdürlüğü'nce yerine getirilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut uyuşmazlıkta, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.01.2021 tarih, 2019/512 E., 2021/9 K. sayılı kararının tescil ve ilan edilmemesi ve davacı Sicil Müdürlüğü'ne ilgili kararın iletilmesinden sonra, davacı tarafça TTK'nın 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için şirket merkezine ve şirket yetkilisi ...'e 17.08.20 22... .01.2023 tarihli tescile davet yazıları gönderildiği, gönderilen tescile davet yazılarının bila tebliğ iade edildiği, davet yazılarının şirket merkezinin ve ...'ün ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderildiği, yine davalı ...'ün tebligat yapıldığı tarihteki adresi sistemden sorgulandığında, sisteme kayıtlı adresinin de tebligatın çıkartıldığı adres olduğunun görüldüğü, bu durumda davalı ... tarafından her ne kadar ilgili adresi kullanamadığı, burada bulunmadığı iddia edilmiş ise de TTK'nın 31. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 29. maddesi uyarınca, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişilerin, işletmelerin yönetim ve temsillerine ait olan değişiklikleri tescil ettirmekle yükümlü olduğu, bu durumda davalı ... tarafından şirketin adres değişikliğinin ve kendi adresinin usulüne uygun tescil ettirilmesi gerektiği, davalı ... tarafından basiretli bir iş adamı gibi hareket edilmediği, bu durumda davalı ...'ün adına usulüne uygun tebligat yapılmadığına yönelik savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, bu bağlamda aynı zamanda şirket müdürü olan davalı ...'ün ortaklıktan çıkma kararına uyulması suretiyle alınacak genel kurul kararını tescil ettirmediği gibi, davacı tarafça yapılan tescile davetin de sonuçsuz kalmasına neden olduğu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36/4 maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 33/1 maddesi kapsamında davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalının bu yöndeki istinaf itirazlarının dinlenemeyeceği, davalı tarafın dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; davalı ...'e ve davalı şirkete çıkartılan dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligatların muhatapların adresten ayrıldığından bahisle 31.07.2023 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, davalı şirket yetkilisi ve şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, ancak davalı ... vekilinin 17.07.2023 tarihinde resen dosyaya vekaletname ile cevap lahiyası sunduğu, böylelikle bu tarih itibariyle davalı ...'ün eldeki davadan haberdar olduğu, yine mahkemece 23.10.2023 tarihli celsede dava dilekçesinin davalı ... vekili ile şirkete (Tebligat Kanunu (TK) 35. madde uyarınca) tebliğine karar verildiği ve bu karar üzerine ... vekiline dava dilekçesinin 28.10.2023 tarihinde, şirkete de TK'nın 35. maddesine göre 25.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra 25.12.2023 tarihinde davacının davasının kabulü yönünde karar verildiği, yani davalı ...'ün yargılama aşamasında da ihtilaftan haberdar olmasına rağmen şirketin yetkili müdürü olarak usul ve yasa gereğince gerekli tescil işlemini yapmamaya devam ettiği, HMK'nın 326. maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, eldeki davada da davacının davasının kabulüne karar verildiği ve aynı yasanın 323. maddesi gereğince vekalet ücretinin de yargılama giderleri kapsamında sayıldığı dikkate alındığında, mahkemece davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1-2, 36/4 maddesi kapsamında, limited şirket ortağının, ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi kararının ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2024/616 E.2024/1510 K.İstinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/468 E.2023/1023 K.Davanın kabulü ile ortaklıktan çıkma kararının tescil ve ilanına
- m. 33/ (1)· İlk derece ve BAM: Ticaret Sicil Müdürlüğünün ilgilileri tescile davet etmesi ve resen tescil talebinde bulunma yetkisinin yasal dayanağı olarak uygulandı.
- m. 33/ (3)· Davacı: İlgililerin süresi içinde tescil talebinde bulunmaması üzerine mahkemeye başvuru dayanağı olarak gösterildi.
- m. 31· BAM: Şirket yöneticilerinin işletmenin yönetim ve temsiline veya adresine ait değişiklikleri tescil ettirmekle yükümlü olduğunun vurgulanmasında uygulandı.
- ticaret sicili
- resen tescil
- ortaklıktan çıkma
- tescile davet
- adres değişikliği
- yargılama giderleri