Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
TTK 553, 555, 644: Limited Şirket Ortağının Yönetici Aleyhine Sorumluluk Davası Açmasında Genel Kurul Kararı Şartının Bulunmaması
Esas2024/6095E.Karar2025/5476K.
Düzelterek OnamaOy birliği
Karar Özü
Şirket ortağı tarafından limited şirket yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davasında, davanın dinlenebilmesi için şirket genel kurulundan dava açılması yönünde karar alınması şartı aranmaz.
Özet
Davacı şirket ortağı, hak ettiği kâr payının tahsili ile davalı şirket müdürünün usulsüz işlemlerinden kaynaklanan zararların tazmini amacıyla dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi ve BAM, şirket ortaklarının yöneticiye karşı sorumluluk davası açabilmesi için genel kurul kararı alınmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise şirket ortağının dava açma hakkının genel kurul kararına bağlı olmadığını vurgulayarak, bu hatalı gerekçeyi HMK 370/4 uyarınca düzelterek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
Karar Metni9.634 karakter
11. Hukuk Dairesi 2024/6095 E. , 2025/5476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1206 Esas, 2024/757 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/491 E., 2020/596 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'in %50 ortak olarak 09.06.2003 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, şirket anasözleşmesinde ...'in tek başına imza yetkisine sahip müdür atandığını, davalı ...'in şirket yönetiminde liyakat göstermediğini, müvekkilini şirkete sokmadığını, şirketin faaliyetleri ve mali durumunu hakkında bilgi vermediğini, anılan davalının müdürlükten azli için Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/702 E. sayılı dosyada dava açıldığını, yönetim yetkilerinin mahkemece tedbiren durdurulduğunu, şirkete kayyım atandığını, şirketin kurulduğu günden itibaren müvekkiline kar payı ödenmediğini, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/20 D.iş sayılı tespit dosyası bilirkişi raporunda şirketin fiilen kar ettiği ve müvekkilinin 2.722,489,98 TL kar payı alacağı bulunduğunun belirtildiğini, davalı ...'in şirket adına alınan araçları sattığını ve araç satış bedellerini kendi hesabına aktardığını, şirkete kayyım atandıktan sonra dahi zarar vermeye devam ettiğini, davalı ...'in hisselerinin yarısını usulsüz şekilde kardeşi ...’e devrettiğini, 11 yıldır şirketi tek başına yöneten davalının ne gibi usulsüz işlemleri bulunduğunun şirket defter ve kayıtları incelendiğinde de görüleceğini, davalı ...'in şirketin geleceğini tehlikeye attığını, müvekkilinin zararının da sürekli arttığını, şirket adına yapılması gereken ticaretin bir kısmını davalı ...'in kendisi ve kardeşi adına ya da 3. kişiler adına yaparak şirketi zarara uğrattığını, hasarlı olarak aldığı araçlara şirkette ücretsiz onarım yaptırdığını, kârını ise şahsi hesabına aktardığını, davalı ...'in tırlarla hasarlı araç alıp nakliye masraflarını şirkete fatura ettiğini, birçok işlemde masrafları şirkete ödetip elde edilen karı şahsi mal varlığına geçirerek usulsüz işlemler yaptığını, şirketin karından hissesine düşen miktarın tahsili ve davalı ... tarafından müvekkilinin ve davalı şirketin uğratıldığı zararların tazmini için işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin, kâr payı alacağı olarak şimdilik 5.000,00TL'nin davalı şirketten tahsilini, davalı ...'in usulsüz işlemlerinden dolayı müvekkilinin uğradığı zararlardan dolayı şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı ...'ten tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın şirket aleyhine açılması gerekirken müvekkiline karşı açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kar payı dağıtılabilmesi için şirketçe karar alınması gerektiğini, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin müdürlük görevini gereği gibi yerine getirdiğini, şirketin faaliyeti hakkında davacının bilgilendirildiğini, yapılan alım satımların davacının bilgisi dahilinde olduğunu, tek taraflı olarak alınan tespit raporunu kabul etmediklerini, şirketin kar elde etmediğini aksine borçları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kar payı alacağının doğması için bu hususta şirket genel kurulunda karar alınması gerektiği, şirket kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin 2006 ve sonraki yıllarda elde etmiş olduğu karın dağıtılması ile ilgili olarak herhangi bir ortaklar kurulu kararının bulunmadığı anlaşıldığından şirkete karşı açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, şirketin uğratıldığı ileri sürülen zararlardan dolayı davalı ... ve şirket hakkında dava açılmış ise de şirketin uğradığı zarar mevcut ise bu zararın öncelikle şirkete ödenmesinin istenmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde şirkete yönelik zararlar olduğunu ifade ederek bu zararların davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesini istediği, şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan karar alınmasının dava şartı olduğu, davalı ... hakkında bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, davalı ... hakkındaki davanın dinlenemeyeceği, davalının henüz davalı sıfatını kazanmadığı, yöneticiden kaynaklanan zararların şirkete verilmesi talebi ile değil davacıya ödenmesi talebi ile dava açıldığından her iki davalı açısından da dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davalı ...'e yönelik davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete yönelik davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kar payı alacağı ve limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 644. maddesinin yollaması ile 553. maddesinde; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 555. maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, şirkete aittir. Şirket tarafından yönetici sorumluluk davası açılabilmesi için 6102 sayılı TTK'nın 618/son hükmü (6102 sayılı TTK'nın 408/1 ve 479/3-a hükümleri) ve Dairemizin emsal içtihatları (Dairemizin 23.01.2025 tarihli, 2024/885 E., 2025/375 K. sayılı, 30.09.2014 tarihli 2014/5386 E., 2014/14890 K. sayılı, 03.06.2014 tarihli 2013/2563 E., 2014/10382 K. sayılı, 13.05.2014 tarihli 2013/1099 E., 2014/9196 K. sayılı ilamları) uyarınca şirket genel kurulunda, sorumluluk dava açılması yönünde karar alınması gereklidir. Ancak yukarıda belirtilen hükümler uyarınca şirket ortağı tarafından yönetici aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi, genel kurul kararına bağlı değildir. Ortakların dava açma hakkı doğrudan zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, şirkete verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise doğrudan zarar hali olup bu durumda ortaklar, talep ettiği tazminatın kendi adına hükmedilmesini isteyebilirler. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince "şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan karar alınmasının dava şartı olduğu, davalı ... hakkında bu yönde alınmış bir karar bulunmadığı, davalı ... hakkındaki davanın dinlenemeyeceği, davalının henüz davalı sıfatını kazanmadığı" gerekçesine yer verilmiş ise de işbu dava, şirket ortağı ... tarafından açılan sorumluluk davası niteliğinde olup davalı yönetici ... hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararı aranmayacaktır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi isabetli bulunmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/4 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin anılan yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Alt Mahkeme Zinciri
- bamAdana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi2021/1206 E.2024/757 K.Esastan ret
- ilk dereceMersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2017/491 E.2020/596 K.Davalı ...'e yönelik davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete yönelik davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi
TTK Atıfları (6)
- m. 553/ (1)· Yargıtay: Limited şirket müdürünün kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlali halinde ortakların sorumluluk davası açabileceğini belirtirken uygulamıştır.
- m. 555· Yargıtay: Dolaylı ve doğrudan zarar ayrımı ile ortağın tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkını değerlendirirken atıf yapmıştır.
- m. 644· Yargıtay: Limited şirketlerde anonim şirketlerin sorumluluk hükümlerine yapılan yollama maddesi olarak zikretmiştir.
- m. 408/ (1)· Yargıtay: Şirket tüzel kişiliği tarafından sorumluluk davası açılması halinde genel kurul kararı aranacağına dair kıyaslama amacıyla anılmıştır.
- m. 479/ (3)· Yargıtay: Genel kurulun devredilemez yetkileri ve sorumluluk davası açılması kararına ilişkin yollamada değinilmiştir.
- m. 618· Yargıtay: Limited şirket genel kurulunun müdürlerin ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin yetkileri bağlamında kararda zikredilmiştir.
Diğer Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri KanunuHMK m. 353/1-b(1)HMK m. 370/4
Etiketler
- kar payı alacağı
- yönetici sorumluluğu
- limited şirket
- genel kurul kararı
- dava şartı
- gerekçe düzeltme
- müdürün azli
Bağlı TTK Maddeleri