TTK 902 & CMR m. 2: Uluslararası Karma Taşımalarda Yük Boşaltılmaksızın Yapılan Deniz Geçişlerinde CMR Konvansiyonunun Uygulanması
Uluslararası multimodal taşımalarda, mal yüklü kara taşıtının (tır/dorse) yükü boşaltılmaksızon yolun bir kısmında deniz yoluyla (Ro-Ro) taşınması hâlinde, TTK m. 902/1-d uyarınca taşımanın tamamına CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanmalıdır.
Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tır dorsesine mühürlü şekilde yüklenen emtianın, uluslararası taşıma sürecinde yük boşaltılmaksızın Ro-Ro gemisine bindirilerek deniz yoluyla nakledilmesi sırasında deniz suyuyla hasarlanması üzerine yerel mahkemeler uyuşmazlığa TTK hükümlerini uygulamıştır. Yargıtay ise tırdan yük indirilmeksizin yapılan bu tür karma taşımalarda CMR m. 2 uyarınca konvansiyon hükümlerinin tüm taşımaya tatbik edilmesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2025/1129 E. , 2025/6019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/56 Esas, 2024/1537 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/133 E., 2020/217 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak .... Ticaret A.Ş. vekili, duruşma istemi olmaksızın ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin nakliyat sigorta poliçesi ile sigortaladığı emtiaların davalı ... Lojistik A.Ş.'nin gerçekleştirdiği nakliye sırasında hasarlanması sonucu sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili için taşıyan ... Lojistik A.Ş. ile onun sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri sonucunda takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; sigortalı emtiaların yüklenmiş olduğu ... plakalı dorsenin geminin açık güvertesinin en ön sırasına yüklenmiş olmasından dolayı davalı gemi donatanının da hasardan sorumlu olduğunu, taşınan yükün deniz taşıması sırasında ıslanarak hasarlandığını, davalının dorseyi geminin açık güvertesinin ön sırasına yükleyerek dava konusu zararın oluşmasına sebebiyet vermekle bu davalının da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1178. maddesi gereğince sorumluluğunun doğduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taşımanın niteliği gereğince uyuşmazlığa Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR'nin 2. maddesine göre kara taşıyıcısının deniz taşıyanının dayandığı sorumluluk hükümlerine dayanabilmesi için gerekli şartların mevcut olduğunu, emtia hasarı ... gemisinde taşımanın yapıldığı sırada ortaya çıkan şiddetli rüzgar neticesinde meydana geldiğinden müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nın 1178 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, TTK'nın 1182/1-a hükmüne göre de müvekkili kusursuz sayıldığından davalının sorumlu tutulamayacağını, kara nakliyecisi olan müvekkilinin dava konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir fiilinin bulunmadığını, kaldı ki davalının TTK'nın 1186/1 hükmü uyarınca sorumluluğunun sınırlandığını, diğer yandan CMR'nin 17/2 hükmüne göre de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, şiddetli rüzgarın müvekkilinin önlemesine ya da kaçınmasına olanak bulunmayan bir durum olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı .... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ekspertiz raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, CMR ve TTK hükümlerine göre yükleme, ambalaj ve istif sırasında yapılan hata ve noksanlıkların taşıyıcının sorumluluk kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle yükleme, ambalaj ve istifin kim tarafından ve kimin sorumluluğunda gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması ve kusuru oranında sözkonusu olduğunu, ayrıca sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin müvekkili sigorta şirketi bakımından da tatbik edilebileceğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekillinin tedbirli bir taşıyandan beklenen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yükün içerisinde bulunduğu dorsenin geminin açık güvertesine yüklendiğini, kötü hava koşulları nedeniyle dorse üzerindeki brandanın yırtıldığını, sörvey raporunda bu hususun tespit edildiğini, brandanın yırtılmasında müvekkile yüklenebilecek bir kusurun olmadığını, Un Roro taşıma şartlarının güverte yüküne ilişkin 9. maddesinde güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin şart bulunduğunu, sözkonusu taşıma şartı nedeniyle de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde sınırlı sorumluluk miktarını aşan talebin reddi gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalısı olan .... San. A.Ş.'nin Almanya’dan satın aldığı muhtelif otomotiv parçalarının Almanya’dan İzmit’e ... plakalı dorse ile taşınması konusunda davalı ... Lojistik A.Ş. tarafından hamule senedi düzenlendiği, yükün İtalya’dan Türkiye’ye taşınmasının ise davalı ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait "... İstanbul" gemisi ile gerçekleştirildiği, taşınan eşyanın tesliminden sonra yapılan muayenesinde deniz suyuna maruz kalarak hasarlandığının tespit edildiği, bu durumda yükteki ıslanmanın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin sabit olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan satış faturalarının taşıma methodu bölümünde “OCEAN” yani açık deniz kaydının yer aldığı, sözkonusu kayıttan yükün alıcısı ile satıcı Alman firmasının haberdar olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle taşımanın bir kısmının deniz yoluyla yapılmasından dolayı kara nakliyecisine kusur yüklenemeyeceği değerlendirildiğinden ... Lojistik A.Ş.'nin sorumluluğu yönünden de TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK’nın 1191. maddesinde taşımanın bir kısmının veya tamamının bir fiili taşıyana bırakıldığı durumda akdi taşıyanın taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam edeceğinin düzenlendiği, anılan Kanun maddesine göre davalı ... Lojistik A.Ş.'nin taşıma işinin bir kısmını kendisine bıraktığı davalı ... İşl. A.Ş.'nin kusuruyla ortaya çıkacak yük hasarından sorumlu olması gerektiği, dorsenin ... gemisinin güvertesinde taşınmasının TTK’nun 1151. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülebileceği, dolayısıyla taşıma sırasında sert rüzgar görülmesinin öngörülebilir ve olağan olduğu, geminin Türkiye’nin en büyük roro gemisi olması, geminin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam etmesinin bekleneceği, hasarın hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, güvertenin ön bölümüne tamamı kapalı tentesiz dorselerin yerleştirilerek hasarın önüne geçilmesi mümkün olduğu halde üstü tente ile kaplı dava konusu dorsenin güvertenin ön sırasına yerleştirilmesinin yükün istifinde taşıyıcının ihmal ve kusurunun bulunduğunu ortaya koyduğu, bu nedenle davalı deniz taşıyanı ... İşl. A.Ş.'nin meydana gelen hasardan dolayı TTK’nın 1178 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar vekilleri ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı .... vekilinin iki haftalık yasal süresinden sonra istinaf kanun yoluna başvurduğu, dava dışı sigortalı ile davalılar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, ancak dosyada bulunan navlun faturalarına göre birleşen dosyada davalı .... A.Ş.'nin fiili taşıyıcı, davalı ... Lojistik A.Ş.'nin akdi taşıyan konumunda bulunduğu, ... Lojistik A.Ş.'nin üstlendiği taşıma taahhüdünün deniz yolu taşımacılığına ilişkin kısmını davalı .... A.Ş. 'ye bıraktığı, .... A.Ş.'nin aynı zamanda TTK’nın 1061. maddesine göre gemi donatanı olduğu, akdi ve fiili taşıyan arasındaki taşımaya ilişkin olarak Un Ro Ro Taşıma Hüküm ve Koşulları başlıklı belgenin 5. maddesinde "taşıyan, römorkların veya yarı römorkların tentelerinin/brandalarının deniz seferi sırasında yırtılması veya kopması durumlarda kayıp veya hasar sorumluluğundan muaf olacaktır.” 9. maddesinde “tacir, araçlar, kamyonlar, römorklar, yassı uzun römorklar ve benzeri birimlerin ve herhangi bir birimde veya römorklar, yarı römorklar veya birim içinde ambalajlanmış olsun ya da olmasın yukarıda belirtilen birimler üzerinde ambalajlanan diğer yük ve malların, taşıyanın tercihine bağlı olarak söz konusu yükün hem güverte üstünde hem de altında taşınması için özel olarak inşa edilmiş ve donatılmış gemiye yüklendiğini teyit eden tacire bildirimde bulunmaksızın, güverte üstünde veya güverte altında taşınabileceğini kabul etmektedir. Güverte üstünde taşınması halinde, taşıyanın bu konşimento üzerine söz konusu güverte üzerinde taşımaya ilişkin herhangi bir beyanı kaydetmesi, işaretlemesi veya kaşelemesi gerekmeyecektir. Taşıyanlar söz konusu kayıp, gecikme ve hasarın nerede oluştuğuna bakılmaksızın, güverte üstünde taşınan yükün kaybı, gecikmesi veya hasar görmesinden sorumlu olmayacaktır.” düzenlemelerinin bulunduğu, hasar ödemesine konu emtianın geminin açık güverte kısmında taşındığı, Hamburg Kuralları Deniz Yoluyla Eşya Taşımasına İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nun 9. maddesine benzer şekilde düzenlenen güverteye konacak eşya başlıklı TTK'nın 1151. maddesinde eşyanın güvertede taşınabilmesinin şartlarının açıklandığı, taşıyan, eşyanın güvertede taşınması veya taşınabileceği hususunda yükleten ile anlaştığı takdirde denizde taşıma senedine bu yolda yazılı bir kaydı düşmesi gerektiği, eşyanın güvertede taşınmış olması anılan Kanun maddesine aykırı yapılmış ise taşıyanın, güvertede taşımadan ileri gelen zıya, hasar veya geç teslimden TTK'nın 1178. ve 1179. maddelere göre sorumlu olacağı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı ... Taş. A.Ş.'nin taşıma koşullarında eşyanın açık güverteye yüklenebileceğine ilişkin bir kayıt bulunduğu, ayrıca Ro-Ro taşımalarında güverteye yüklemeye elverişli bir yükleme teçhizatının içinde bulunan yükün taşındığı, bu nedenle yazılı bir anlaşma bulunmasa bile eşyanın güvertede taşınmasının ticari teamülü yansıttığı, somut olayda eşyanın Ro-Ro gemisinin güvertesinde taşınmasının TTK’nın 1151. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu, Ro-Ro gemisinde açık güvertede dorse taşınması mutad olup, somut olayda aksine bir kayıt bulunmadığından akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasında eşyanın açık güvertede taşınmasının kabul edildiğinin anlaşıldığı, taşımanın yapıldığı rotada mevsim koşulları itibariyle karşılaşılabilecek hava ve deniz durumunun önceden öngörülebileceği, Ro-Ro gemisinin boyutu gözönüne alındığında zor hava şartlarında dahi seferine devam edebileceği, hasarın sebebinin şiddetli rüzgar ve hava şartları olmadığı, bu nedenle davalı akdi taşıyan ... Lojistik A.Ş.'nin TTK'nın 1182/1-a hükmü gereğince kusursuz sayılması ve zarardan sorumlu tutulmaması gerektiğine ilişkin istinaf isteminin yerinde görülmediği, emtiada meydana gelen hasarın nedenine ilişkin olarak tanzim edilen bilirkişi raporuna göre hasarın hava ve deniz durumuna uygun bir yüklemenin yapılmamasından kaynaklandığı, davalı ... Taş. A.Ş.'ye kapalı güvertede taşıma yapılmasına ilişkin verilen bir talimatın bulunmadığı gözetildiğinde akdi taşıyan davalı ... Lojistik A.Ş.'nin taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davalı ... Lojistik A.Ş. vekilince ilk kez istinaf dilekçesinde ambalajlamanın yetersiz olduğunu ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 357/1 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında incelenemeyeceği, birleşen davada davalı ... Taş. A.Ş.'ye taşınan emtianın bulunduğu dorsenin kapalı güvertede taşınmasına ilişkin verilen bir talimat olmadığı ve açık güverteye dorse yüklemenin mutad bir yükleme şekli olduğundan davalı... Taş. A.Ş.'nin bir kusuru bulunmayıp hasarın oluşmaması için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ispatlanmadığından TTK'nın 1178. maddesi uyarınca bu davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 hükmü gereğince usulden reddine, asıl davada davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı ... Taşımacılık A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptaline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen davanın reddine, birleşen davada davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, emtia, nakliyat, sigorta poliçesinden doğan rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlık ise, değişik tür araçlarla uluslararası yapılan taşımalarda taşınan emtiada oluşan zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre somut olayda TTK hükümlerinin mi yoksa CMR hükümlerinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl davada davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Asıl davada davalı ... Lojistik A.Ş.'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ... şirketinin sigortalısı .... Sanayi A.Ş.'nin deniz ve karayolu ile taşınacak olan mallarını nakliyat sigorta poliçesi ile nakliye rizikolarına karşı sigortaladığı, dava konusu taşımanın Almaya'da yerleşik ....Company Limited'e ait emtianın Almanya'nın Köln şehrinden teslim alınıp tır/dorse ile İtalya'nın Trieste Limanına taşındığı, 12.03.2016 tarihinde sigortalı emtianın dorse içerisinde mühürlü şekilde ve araçtan indirilmeden ... plakalı araç ile Un İstanbul isimli Ro Ro gemisine yüklenerek deniz yolu ile taşımasının gerçekleştirilip 15.03.2016 tarihinde Pendik Limanına getirildiği anlaşılmış, emtia buradan da kara yolu ile taşınarak 17.03.2016 tarihinde Kocaeli tesislerinde sigortalıya teslim edilmiştir. Hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince TTK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağı tespiti ile yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiş ise de; multi model taşımada TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için değişik tür araçlar ile taşıma işini düzenleyen aynı Kanun'un 902. maddesindeki şartların kümülatif olarak bulunması gerekmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtildiği üzere TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan şartlardan biri de uluslararası sözleşmelerde aksi yönde bir düzenlemenin bulunmamasıdır. Somut olay bakımında ise uluslararası kara yolu ile yapılan taşımaya ilişkin CMR'nin 2. maddesinde aksi yönde hüküm bulunmaktadır. İşbu hükme göre “Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır.” Yani mal yüklü taşıt yüküyle birlikte gemiye bindirilerek taşımanın gerçekleşmesi halinde multi model taşımanın tümüne CMR hükümlerinin uygulanacağı anılan maddeyle düzenlenmiştir. Somut olayda değişik tür araçlar ile gerçekleşen uluslararası taşıma yük gemiye bindirilirken ve gemiden indirilirken tırdan indirilmeden gerçekleştiğinden TTK'nın 902/1-d hükmü ve CMR'nin 2. maddesi hükmü uyarınca taşımanın tamamına CMR hükümleri uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile TTK hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... Lojistik A.Ş.' nin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davalı ... Lojistik A.Ş.'ye iadesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde asıl davada davalı ...Ş.'ne iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/56 E.2024/1537 K.Yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
- ilk dereceİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)2017/133 E.2020/217 K.Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
- m. 902/ (1)· Yargıtay: Değişik tür araçlar ile yapılan taşımalarda TTK hükümlerinin uygulanabilmesi için uluslararası sözleşmelerde aksine bir düzenleme bulunmaması gerektiği yönündeki (d) bendi kapsamında incelendi.
- m. 1151· İlk derece ve BAM: Eşyanın Ro-Ro gemisinin açık güvertesinde taşınmasının hukuka uygunluğu ve ticari teamüllere etkisi yönünden uygulandı.
- m. 1191· İlk derece ve BAM: Taşımanın bir kısmının fiili taşıyana bırakılması durumunda akdi taşıyanın sorumluluğunun devam edeceği gerekçesiyle zikredildi.
- m. 1178· Birleşen dava davacısı, İlk derece ve BAM: Deniz taşıyanının ve donatanın yük hasarından doğan sorumluluğunun hukuki değerlendirmesinde tartışıldı.
- m. 1182/ (1)· Davalı ve BAM: Deniz taşıyanının şiddetli rüzgar ve hava şartları nedeniyle kusursuz sayılacağı iddiası (a bendi) yönünden değerlendirildi.
- m. 1061· BAM: Fiili taşıyanın aynı zamanda gemi donatanı sıfatına haiz olduğunun belirlenmesinde anıldı.
- multimodal taşıma
- ro ro taşımacılığı
- cmr konvansiyonu
- akdi taşıyan
- fiili taşıyan
- rücuen tazminat
- yük hasarı