TTK 713, 724, 778: Kesinleşen Takipte Alacağın Cirantaya Temliki ve Müteselsil Borçlular Yönünden Sıfat Birleşmesi
Kambiyo takibi kesinleştiğinde, yetkili hamilin dosya alacağını borçlu cirantalardan birine temlik etmesi senedin diğer borçlularının müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve bu borçlular yönünden alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleşmesi sonucunu doğurmaz.
Kesinleşen bono takibinde, hamilin takip alacağını borçlu cirantalardan birine temlik etmesi üzerine, devralan cirantanın dosyaya alacaklı olarak eklenme talebi icra müdürlüğü ve alt mahkemelerce sıfat birleşmesi gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, kambiyo hukukundaki müteselsil sorumluluk ilkesi gereği devralan cirantanın senedin kendinden önceki borçlularına karşı aynı takip dosyası üzerinden devam edebileceğini, sıfat birleşmesinin yalnızca cirantanın kendi borçluluğu yönünden hüküm ifade edeceğini belirterek kararı bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi 2025/6098 E. , 2025/7112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ... ile takip alacaklısı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra, ciranta ... vekili tarafından icra müdürlüğüne yapılan başvuru ile takip konusu alacağın ciranta ...’a geçtiği ileri sürülerek adı geçen cirantanın takip dosyasına alacaklı olarak eklenmesinin, mevcut alacaklı ... A.Ş.’nin ise taraf kaydının silinmesinin istendiği, icra müdürlüğünün 15.01.2024 tarihli kararıyla talebin reddedildiği, ciranta ... vekili tarafından, takip alacaklısının borçlu cirantaya yaptığı temlikle alacaklı sıfatıyla kambiyo takibine devam edilebileceği belirtilerek 15.01.2024 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, bononun cirantalarından biri olan ...'a bonodan kaynaklı hak devrinin alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi anlamına geldiği, ... her ne kadar bonoda kendinden önce ismi geçen kişiler yönünden rücu hakkına sahip ise de, şikayete konu icra takip dosyası yönünden hem borçlu hem de alacaklı durumunda olduğundan bu dosyadan takibe devam edemeyeceği ve yine temlik alan borçlunun aynı dosyadan diğer müteselsil borçluları takip imkanı bulunmadığından bahisle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayet eden borçlu ... vekili ve takip alacaklısı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzeine Bölge Adliye Mahkemesince, temlik alan alacaklının kendi müracaat borçlularına yeni bir takip yapmak suretiyle alacağın tahsili yoluna gitmesi gerekirken takipteki borçlu sıfatının kaldırılarak alacaklı olarak eklenmek suretiyle takibi devam ettirme talebinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın adı geçenlerin vekilleri tarafından temyiz edildiği görülmüştür. TTK’nın 778/1-d maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 713. maddesine göre, bono bedeli ödenmemişse hamil, düzenleyene ve cirantalara başvurabilir. Aynı Kanun’un 724. maddesi gereğince de, kambiyo senetlerinde “müteselsil borçluluk” esası olup, senette imzası bulunan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur(Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Güncelleştirilmiş 12. Baskı, Ankara 2006, Sayfa 70). Keşideciden başlayarak, lehtar ile ciro silsilesindeki her ciranta ve eğer mevcutsa bunların avalistleri kendilerinden sonra gelenlere karşı senedin ödeneceğini garanti etmişlerdir. Bu garanti, garanti sözleşmesi anlamında değil, bir kambiyo hukuku sorumluluğudur. Senet bedeli ödenmezse, sorumluluk zinciri içinde bulunan her şahıs, kendisinin üstünde yer alan kişilerden senet bedeli ile faiz ve komisyon gibi eklerini talep edebilir(Poroy/Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, Genişletilmiş 15. Bası, İstanbul 2001, Sayfa 179). Diğer bir anlatımla hamil, müracaat borçlularının borçlanmalarındaki sıraya bakmaksızın, her birine veya bunlardan bazılarına, yahut hepsine birden müracaat edebilir. Hak sahibi hamilin, müteselsil sorumluluk esaslarına göre, borçlulardan birine müracaat ederek hakkını almasından sonra, ödeyen kişi, kendisi ile aynı sıfatı haiz olarak aynı sorumluluk seviyesinde bulunan diğer borçlulara müracaat edebilir. Somut uyuşmazlıkta; takip dayanağı bononun incelenmesinde, ... A.Ş.’nin keşideci olduğu senedin, lehtar ...’nun cirosu ile ...’ya, adı geçenin cirosu ile ...’a, ...’ın cirosuyla da takip alacaklısı hamil ... A.Ş.’ye geçtiği, alacaklı ... A.Ş. tarafından kendisinden önceki tüm cirantalar ve keşideci hakkında kambiyo takibine başlandığı, takibin tüm borçlular yönünden kesinleşmesinden sonra alacaklıdan önceki ciranta ...’ın, 20.12.2023 tarihinde icra müdürlüğüne başvurarak, ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyasından düzenlenen 14.12.2023 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağı ile aynı tarihli ek devir beyanı başlıklı belge gereğince takip konusu alacağın ...’a geçtiğinden bahisle kendisinin takibe alacaklı olarak eklenmesini ve ... A.Ş.’nin dosyadan silinmesini istediği, müdürlüğün 05.01.2024 tarihli kararı ile alacağın devredildiği (temlik) beyanları dosyanın aktif alacaklısı tarafından talep edilebileceği, bunun da temlik edilen borçlulardan biri olması halinde yine haricen tahsile karine oluşturacağından iş bu nedenle borçlu ... vekilinin dosyaya alacaklı olarak eklenmeleri talebinin REDDİNE karar verildiği, 12.01.2024 havale tarihli dilekçe ile ... vekili, dosya borcunun haricen tahsil edilme durumunun bulunmadığı, takip alacaklısı ile varılan anlaşma uyarınca dosya alacağının müvekkiline TBK'nın 125. maddesi uyarınca temlik edildiğini, dosyaya alacaklı olarak kaydının yapılması talep edilmekle 15.01.2024 tarihli icra müdürü kararı ile, senedin diğer borçluları ile ... arasındaki rücu ilişkisi ve sair hususların yargılamayı gerektirmesi, alacaklı ve borçlu sıfatının bir şahısta birleşmesi halinde borç sakıt olur hükmü gereği takip dosyasında borçlu taraf alacağı devralarak takipte hem borçlu hem de alacaklı durumda olduğundan artık aynı takipte devam edemeyeceği ayrı bir takip yapma zorunluluğu bulunduğu belirtilerek talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında; ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı ve takibin tüm borçlular yönünden kesinleştiği dikkate alındığında, yetkili hamil olan alacaklı ... A.Ş. ile kendisinden önceki ciranta ...’ın arasındaki takip konusu senedin verilmesine neden olan ilişkinin feshedilmesi nedeniyle alacaklının, dosya alacağını ciranta ...’a devretmesinden sonra, adı geçen cirantanın, alacaklının tüm haklarına sahip olduğunun, kendisinden önce bonoda yer alan diğer cirantalar ve keşidecinin de, devralana karşı müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Bir başka anlatımla hamil ... A.Ş.’nin, dosya alacağını son ciranta ...’a temlik etmesi, bonodaki diğer borçluları "müteselsil sorumluluk" esası gereği borçtan kurtarmaz ve bu durum karşısında sadece ...’a karşı takibe devam edilemeyeceği tabi olup, diğer cirantalar yönünden alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiğinden söz edilemez. O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Takip alacaklısı ... A.Ş. vekili ile borçlu ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2024/873 E. - 2025/642 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.02.2024 tarih ve 2024/66 E. - 2024/112 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi2024/873 E.2025/642 K.22.04.2025istinaf başvurularının esastan reddi
- ilk dereceİstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi2024/66 E.2024/112 K.14.02.2024şikayetin reddi
- m. 778/ (1-d)· Yargıtay: Bonolar hakkında uygulanacak müracaat hükümlerinin tespiti amacıyla 713. maddeye yapılan yollama nedeniyle esas alınmıştır.
- m. 713· Yargıtay: Bono bedelinin ödenmemesi halinde hamilin düzenleyene ve cirantalara karşı müracaat hakkını açıklamak üzere uygulanmıştır.
- m. 724· Yargıtay: Kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası ve senette imzası bulunanların hamile karşı zincirleme sorumluluğunu değerlendirmek amacıyla atıf yapılmıştır.
- bono
- kambiyo takibi
- temlik
- müteselsil sorumluluk
- alacaklı borçlu sıfatının birleşmesi
- ciranta
- icra şikayeti