TTK 1197, 1200: Navlun Alacağının Muacceliyeti, Taşıtanın Sorumluluğu ve Gecikme Zararında İspat Kriterleri
Deniz yoluyla taşımada üstlenilen taşıma ediminin tamamlanması halinde navlun bedelinin ödenmesi gerekir; taşıma esnasında oluşan aktarma ve gecikmeler sebebiyle üçüncü kişilere ödenen gümrük/liman masraflarının tazmini ise bu zararların fiilen ödendiği veya mahsup edildiği somut belgelerle ispatlanmadığı müddetçe talep edilemez.
Asıl dava, deniz yoluyla üstlenilen konteyner taşıma işinden kaynaklanan bakiye navlun alacağının tahsili; birleşen dava ise yükün varış limanına parçalı ve gecikmeli ulaştırılması sebebiyle alıcı firma tarafından kesilen gümrük/liman cezasının rücuen tahsili istemiyle başlatılan takiplere vaki itirazların iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşıma ediminin tamamlandığı ve navlun borçlusunun taşıtan olduğu gerekçesiyle asıl davayı kabul etmiş, birleşen davayı ise zararın fiilen ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin aktarma yetkisine ilişkin gerekçesini yerinde bulmamakla birlikte, zarar ödemesinin ispatlanamadığına yönelik gerekçesini esas alarak onama kararı vermiştir.
11. Hukuk Dairesi 2025/4969 E. , 2025/6045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1682 Esas, 2024/1990 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/499 E.-2022/546 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının deniz taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya ait toplam 16 konteynerden oluşan "...." muhteviyatı yükün, ... Limanı'ndan Ürdün/Aqaba Limanı'na "..." isimli gemi aracılığı ile deniz yolu ile taşınması işini üstlendiğini, bahse konu taşıma işlemi karşılığında, davalı yana 02.04.2020 tarihli, . ... numaralı ve 72.320,00 USD bedelli, "navlun" alacağına ilişkin fatura keşide edildiğini, davalı tarafından sadece 20.000,00 USD ödeme yapıldığını, davalının, hakkında Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2020/2527 E. sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin 52.320,00 USD üzerinden devamına, davalının %20' den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından üretilen ve Ürdün'de bulunan ... isimli şirkete satılan asfalt plentinin, davacı şirket tarafından tek seferde ve zamanında Ürdün Limanı'na götürülmesi gerekirken, farklı zamanlarda ve gecikmeli olarak Akabe Limanı'na götürüldüğünü, bu sebeple Akabe Gümrük Müdürlüğünün gümrükleme ve gümrük işlemlerini ertelettiği gerekçesiyle, yükün alıcı ... firmasına 41.993,07 Ürdün Dinarı yani 59.991,00 Amerikan Doları ceza kestiğini, ... firmasının Ürdün Gümrüğü tarafından kendisinden talep edilen 59.991,00 USD'yi müvekkili şirketten istediğini, müvekkili tarafından ise bu cezanın davacı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davacı aleyhine Ankara 25. İcra Dairesinin 2020/6742 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin 59.991,00 USD üzerinden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının taşımayı süresinde yapmadığı, davalı ile dava dışı Ürdün'deki firma arasındaki satışın CIF satış olduğunu, davalının kendi sorumluluğunda olmadığı halde yapacağı bir ödemenin müvekkilini bağlamayacağını, kaldı ki davalı tarafça Ürdün'lü şirkete bir ödeme de yapılmadığını, müvekkilinin yükü makul sürede teslim yükümlülüğü bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dosya kapsamında mahsuplaşma talebinde bulunduğunu, davacının edimini layıkıyla yerine getirmemesi, Ürdün Gümrüğü tarafından alıcıya ceza kesilmesi ve bu cezanın taraflarından istenmesine neden olması sebebiyle davacının başlattığı takibe itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davalıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (TTK) 1197. maddesinde; "Navlun, eşyanın tesliminin istendiği anda ve her halde boşaltma sûresinin sonunda muaccel olur", 1200. maddesinde de; "Navlunun borçlusu taşıtandır" hükümlerinin yer aldığı, fiili taşıyıcı olan armatörün, Türkiye'den tek parti halinde ... no ve 26.03.2020 tarihli konşimento kapsamında sevk edilen toplam 16 adet konteyneri 13 konteyner (konşimento no ...) ... seferli gemisi ile, 1 konteyner (konşimento no ...) ... seferli gemisi ile 2 konteyner (konşimento no ...) Bsl ... seferli gemisi ile olmak üzere 3 parti halinde Aqaba Limanı'na taşıdığı, davalı taraftan talep edilen 41.993,70 Ürdün Dinar (59.991 USD) ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; dosyada mevcut ve dava dışı dava dışı Ürdün'de kain Kainona firmasının davalıya göndermiş olduğu her 3 sevkıyata ilişkin olan evraklar incelendiğinde, ithal gümrük işlemlerinde toplam 16 konteynerin tamamının Aqaba Limanına varışının beklenmediği ve gelen partilerin 3 ayrı beyanname kapsamında Ürdün'de gerekli ithal gümrükleme işlemlerinin tamamlandığı, bu sebeple uyuşmazlık konusu bedelin liman masrafları olduğu, sorumluluğun davalı tarafta olduğu, davacının üstlenmiş olduğu 16 adet konteynerleri teslim alarak taşımalarını gerçekleştirdiği davalı ile davacı arasında taşımanın yapılması konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacı tarafından üstlenilen taşımanın tamamlandığı, davalının navlun borçlusu durumunda olduğu, bu nedenle de davalı tarafın ödemekten imtina etmiş olduğu taşıma bedeli bakiyesinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; Kazan İcra Dairesinin 2020/2527 E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından ise taşımaya konu emtianın satışının CIF esasına göre gerçekleştirildiği, bu nedenle konteynerlerin Aqaba Limanı'ndaki liman masraflarının dava dışı alıcı firmaya ait olacağı, öte yandan, fiili taşıyan dava dışı Maersk Denizcilik konşimentosunda belirtilen taşıma şartları dikkate alındığında, taşıyıcının satıcıya herhangi bir bildirimde bulunmaksızın malların başka bir taşıma aracına aktarılması hakkına sahip olduğu, bundan dolayı genelde Türkiye'den tamamı tek parti halinde çıkış yapılsa dahi, malların varış limanına iki veya daha fazla parti halinde ulaşabildiği, ilk çıkış limanından sonraki aktarma limanında göndericilerin müdahil olamadığının ve somut uyuşmazlıkta da benzeri bir durumun olduğu, kaldı ki davalı tarafça dosyaya sunulan evraklar arasında davalı tarafça dava dışı şirkete ödeme yapıldığı veya dava dışı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı alacağından mahsup edildiğine dair bir belge de bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava bakiye navlun bedelinin tahsili için, birleşen dava ise gecikme nedeniyle uğranılan zararın tahsili için başlatılan takiplere itirazın iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince; “... taşıyıcının satıcıya herhangi bir bildirimde bulunmaksızın malların başka bir taşıma aracına aktarılması hakkına sahip olduğu, bundan dolayı genelde Türkiye'den tamamı tek parti halinde çıkış yapılsa dahi, malların varış limanına iki veya daha fazla parti halinde ulaşabildiği, ilk çıkış limanından sonraki aktarma limanında göndericilerin müdahil olamadığının ve somut uyuşmazlıkta da benzeri bir durumun olduğu,” gerekçesi yerinde görülmemiş ise de “...davalı tarafından dosyaya sunulan evraklar arasında davalı tarafından dava dışı şirkete ödeme yapıldığı veya dava dışı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı alacağından mahsup edildiğine dair bir belge de bulunmadığı” gerekçesinin yerinde olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2022/1682 E.2024/1990 K.Esastan ret
- ilk dereceAnkara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/499 E.2022/546 K.Asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına; birleşen davanın reddine
- m. 1197· İlk Derece: Navlunun eşyanın tesliminin istendiği anda ve her halde boşaltma süresi sonunda muaccel olacağı kuralı uyarınca değerlendirme yapılmıştır.
- m. 1200· İlk Derece: Navlunun borçlusunun taşıtan olduğu esasına dayanılarak davalının bakiye navlun bedelinden sorumlu olduğuna hükmedilmiştir.
- deniz ticareti
- navlun borcu
- konteyner taşımacılığı
- itirazın iptali
- taşıtanın sorumluluğu
- aktarma hakki
- zarar ispatı