TTK 342, 343: Ayni Sermaye Değer Tespit Raporunun Mahkemece Onaylanması Zorunluluğu ve Sicil Müdürlüğünün İnceleme Yetkisi
Anonim şirketlerde ayni sermaye konulmasına ilişkin değer takdirinin geçerli olabilmesi için bilirkişi raporunun mahkemece usulüne uygun olarak onaylanması (TTK m. 343) emredici yasa gereği olup, bu şartı taşımayan tescil işlemlerindeki eksiklik giderilmeden şirketin sonraki genel kurul kararları tescil edilemez.
Davacı şirket, olağanüstü genel kurulunda aldığı amaç ve konu maddesi tadili kararının tescili talebinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihtar gerekçesiyle reddedilmesi üzerine dava açmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü, şirketin daha önce yaptığı sermaye artırımında ayni sermaye (patent hakları) değer tespit raporunun mahkemece (TTK m. 343 uyarınca) onaylanmadığını belirterek bu hukuki eksiklik giderilmeden yeni tescil yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemeler, usulüne uygun onaylanmış rapor olmadan yapılan sermaye artırım tescilinin kanuna aykırı olduğunu ve sicilin denetim ve davet yetkisi kapsamında tescil talebinin ertelenmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/986 E. , 2025/6023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/974 Esas, 2024/1699 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/723 E., 2024/122 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 29.09.2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlediğini, alınan kararların tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, davalı Müdürlüğün 11.05.2023 tarihli ihtar yazısında "sorumlulukların yerine getirilmediğinden dolayı evrak incelemesi gerçekleşmediği, ihtar kaldırıldıktan sonra evrakların tescile verilmesi gerektiği" gerekçesi ile tescil ve ilan talebinin 20.10.2023 tarihinde reddine karar verildiğini ileri sürerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.10.2023 tarihli tescil talebinin reddine dair kararına karşı itirazların kabulü ile ... San. ve Tic. A.Ş 'nin 29.09.2023 tarihli olağan üstü genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işleme ilişkin red kararının bulunmadığını, ihtar kaldırılmadan tescilin yapılamayacağını, evvelce sehven yapılan tescilin yoklukla malul olduğunu, sermaye artırımına ve şirketin sermaye yapısının da değişmesine sebebiyet verdiğini, bu tescil işleminin de yoklukla malul olduğundan şirketin güncel sermaye durumu tespit edilerek tescil edilmeden dava konusu şirketin karar alamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketle birleşen ... Ticaret Anonim Şirketi'nin, şirket piyasa değerinin tespiti için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunduğu, bilahare talebini ıslah ederek şirketin değerinin tespiti ile birlikte değeri .... resmi sitesinde yer alan referans değerlere göre 4.725.300.000,00 TL olarak tespit edilen ve özel fonda bulunan infisahi patent haklarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 342. maddesine göre ayni sermaye olarak işlenmesinin uygun olup olmayacağının tespitinin yapılmasını talep ettiği, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/256 D.İş, 2021/256 K. sayılı 25.08.2021 tarihli kararı ile şirket değer tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği ve anılan dosya kapsamında bilirkişi raporunun da alındığı, ancak bilirkişi raporunun Mahkemece onaylanmadığı hatta Ankara Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nca Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nden bilirkişi tarafından düzenlenen 22.09.2021 tarihli raporun 6102 sayılı TTK'nın 343. maddesi uyarınca Mahkemece onaylanmasına ilişkin bir karar verilip verilmediği hususlarının sorulduğu, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2023 tarihli müzekkere ile verdiği cevapta " söz konusu bilirkişi raporunun mahkemece onaylandığına dair bir işlem tesis edilmediği, davanın delil tespiti davası olduğu hususu da göz önünde bulundurularak dava konusu ile ilgili mahkemece yalnızca tespit talebinin kabulüne veya reddine dair karar verileceği, verilen kabul kararı doğrultusunda bilirkişiden rapor alındığı anlaşılmış olup, raporun bir hükme esas alınmadığı gibi davanın esasına ilişkin bir karar verilmediğinin" bildirildiği, şu halde 6102 sayılı TTK'nın 343. maddesi uyarınca usulüne uygun onaylanmış bir bilirkişi raporu bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 32/3 hükmü uyarınca tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34/1-ç hükmü uyarınca da tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususu ile aynı yönetmeliğin 34/1-d hükmü uyarınca tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı hususlarını sicil müdürü ve müdür yardımcıları ile tescile yetkili personel kendiliğinden denetleyeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda 6102 sayılı TTK'nın 343. maddesi uyarınca Mahkemece onaylanan bilirkişi raporu olmadan sermaye artırımı hususu sicile tescil edilmiş olsa da bu husus açıkça kanuna aykırı şekilde tescil edildiği gibi ticaret sicili müdürlüğünün 11.05.2023 tarihli ihtarına konu sermaye artırımı yönünden belirlenen sermaye değerinin gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığının da meçhul olduğundan bu hususun tescilinin davacı lehine kazanılmış hak bahşetmeyeceği, 6102 sayılı TTK'nın 33. maddesinde "... 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır." hükmünün düzenlendiği, dolayısıyla davacı şirketin sonradan alınan genel kurul kararının tescili istemine karşı ticaret sicil müdürlüğünün öncelikle kanuna aykırı olarak tescil edilen sermaye artırımına ilişkin işlemdeki eksikliğin giderilmesinden sonra evrakların tescile verilmesini istemesinin 6102 sayılı TTK'nın 33. maddesine ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 37. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı şirketin ana sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı maddesinin tadil edilmesine ilişkin 29.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının tescil ve ilanı talebinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddine ilişkin kararına itiraz ve kararın kaldırılması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle anonim şirkette ayni sermaye konulması hususunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 382/2-e (5) hükmüne göre çekişmesiz yargı işlerinden olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2024/974 E.2024/1699 K.İstinaf başvurusunun esastan reddi
- ilk dereceİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/723 E.2024/122 K.Davanın reddi
- m. 343· İlk derece ve Yargıtay: Ayni sermaye konulmasında değer tespitine ilişkin bilirkişi raporunun mahkemece onaylanması şartının ihlal edildiği gerekçesiyle uygulandı.
- m. 342· İlk derece: Özel fonda bulunan infisahi patent haklarının ayni sermaye olarak şirkete konulup konulamayacağının tespiti uyuşmazlığında zikredildi.
- m. 32/ (3)· İlk derece: Ticaret siciline tescil edilecek hususların gerçeği tam yansıtması ve üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmaması kuralı yönünden uygulandı.
- m. 33· İlk derece: Kanuna ve sicil ilkelerine aykırı tescilleri haber alan sicil müdürünün ilgilileri kanuni zorunlulukları yerine getirmeye davet etme yetkisi kapsamında uygulandı.
- ticaret sicili
- ayni sermaye
- değer tespiti
- tescil ret işlemi
- patent hakkı
- çekişmesiz yargı
- anonim şirket