TTK 369, 553: Yönetim Kurulu Üyelerinin Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü İhlali Nedeniyle Şirket Zararından Müteselsil Sorumluluğu
Anonim şirket yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısının, şirkete ait kaynakları üçüncü kişilerin şahsi ulaşım, konaklama ve araç kiralama giderleri ile kapatılan vakıf/şirketlere usulsüz aktarımlar için kullanması özen ve bağlılık yükümlülüğünün açık ihlali olup, oluşan zarardan TTK 553 uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
TMSF yönetimindeki davacı şirket, eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların görev yaptıkları dönemde şirketi usulsüz harcamalarla zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise faiz hesaplamalarındaki hatayı düzelterek kabul miktarını revize etmiş ve asıl karar ile harç noksanlığına ilişkin ek kararı onamıştır. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek onama kararı vermiştir.
11. Hukuk Dairesi 2025/3050 E. , 2025/6460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/408 Esas, 2023/1884 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/212 E., 2021/291 K. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2014/119687 sayılı soruşturma kapsamında, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 D. İş sayılı kararı ile müvekkili şirketin de aralarında bulunduğu ...Holding A.Ş. bünyesindeki grup şirketlerinin tamamına kayyım atanmasına karar verildiğini ve şirketlerin yönetim organlarının yetkilerinin tümünün kayyım heyetine devredildiğini, 15.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 674 sayılı KHK’nın 19. maddesine istinaden Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği’nce verilen 06.09.2016 tarih ve 2016/4628 D. İş sayılı kararı ile ...Holding bünyesindeki şirketlerde görev yapan Kayyımların yetkilerinin TMSF’ye devrine karar verildiğini, müvekkili ... Şirketinin halen TMSF’nin idaresinde bulunduğunu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin TMSF tarafından atanmakta olduğunu, 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 683 sayılı KHK'nın 7. maddesi gereğince sorumluluk davalarına ilişkin tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararının aranmasına gerek bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak davalıların toplantıya mazeret bildirmeksizin katılmadıklarını, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Denetleme Dairesi Başkanlığı’nın 21.01.2019 tarih ve 44649743-663.02-E.990 sayılı "Kurul Kararı Bildirimi" yazısı ile kurul karar organının 27.12.2018 tarihli toplantısında yapılan inceleme sonucundaki tespitlere göre davalı şirket yöneticilerinin görevde olduğu 2011-2015 yılları arasında davacı ... zarara uğrattığının belirlendiğini ileri sürerek SPK'nın dava konusuna esas teşkil eden 21.01.2019 tarihli yazısı doğrultusunda davacı şirketin uğradığı tespit edilen ve fazlaya ilişkin tüm yasal haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 36.091.407,28 TL zararın her bir davalıdan SPK denetleme rapor tarihi olan 18.09.2018 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınmasına ve davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; TMSF idaresindeki davacı Şirket tarafından açılan huzurdaki davada, zarar iddiasının hangi yönetim kurulu kararlarına, hangi yönetim kurulu işlemlerine, hangi sayı/tarihli ve kim adına düzenlenen faturalara, kısaca hangi somut delillere dayandığının belirtilmediğini, müvekkillerinin arabuluculuk sürecinden haberdar edilmediğini, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, anılan yıllar bakımından davacı şirketin genel kurullarında ibra edildiklerini, halka açık şirketlerin tamamının, SPK’nın akreditasyon listesinde yer alan uluslararası bağımsız denetim kuruluşu .... Müşavirlik A.Ş. tarafından denetlendiğini, söz konusu denetim raporlarının, halka açık ve halka kapalı ...Grubu şirketlerinin iş ve işlemlerine ilişkin olarak her türlü hukuki sorumluluk iddiasına karşı müvekkillerinin ve grup şirketlerinin en büyük teminatı olduğunu, ...Holding A.Ş.’nin, Türkiye’nin en büyük ölçekli holdingleri arasında yer aldığını, Holding bünyesindeki bağlı şirket sayısının 21’e kadar ulaştığını, ...Holding’in ve davacı Şirketin de aralarında bulunduğu bağlı şirketlerin hissedarlık durumuna bakıldığında, ...Holding A.Ş.’nin hakim şirket olduğunu, tam hakimiyet halinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 203.maddesi kapsamında, hakimiyet ilişkisinin hukuka aykırı bir şekilde bağlı yahut hakim şirketin kaybına yol açacak şekilde kullanılması yasaklanmış olmakla birlikte, şirketler topluluğunun amacına uygun olarak, hakim şirketin hakimiyetini, bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde veya topluluğun menfaati gereği bağlı şirkete menfaat sağlamak üzere kullanabileceğini, ancak aynı faaliyet yılı içerisinde kaybın denkleştirilmesi veya en azından denkleştirmenin nasıl ve ne zaman yapılacağı hususunda kayba uğrayan şirkete bir talep hakkı sağlanmışsa bu kaybın tazmininin gerekmediğini, kaybın tazmininin istenebilmesi için denkleştirmenin istenmesi gerektiğini, denkleştirme talebi olmadan kaybın tazmini davası açılamayacağını, Koza Holding muhasebe kayıtlarında yer alan müşterek giderlerin fatura kesilmek suretiyle bağlı şirketlerine yansıtılmasında hiçbir hukuki sorun olmadığını, yapılan yansıtma sonucu kesilen faturanın gelir olarak kaydedilip holding tarafından kurumlar vergisi matrahına ilave edildiğini, vergi kaybına yol açılmadığını ve bu işlem nedeniyle örtülü kazanç oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı olan davalıların görevde bulundukları süre içerisinde ... ailesi bireylerinin / yakınlarının veya 3. kişilerin seyahat ve ulaşım giderlerinin karşılanması, ... ailesi bireylerine tahsis edilen araçların kiralama bedellerinin ödenmesi, dava dışı ... TV'nin güvenlik personelinin ücretinin karşılanması, .... terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle KHK'lar gereğince kapatılan şirket ve yurtlara ödeme yapılması veya kira alınmaması suretiyle halka açık olan davacı şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramalarına sebebiyet verdikleri, söz konusu harcama ve işlemlerin niteliği ve büyüklüğü dikkate alındığında, yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısı olan davalıların bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilmelerinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, zarar miktarının, 20.532.227,29 TL olduğu, 18/09/2018 tarihine kadar basit faiz yöntemiyle TCMB avans faizi uygulanması suretiyle hesaplanan faizi dahil zarar miktarının 29.851.373,90 TL olduğu, bu zarardan davalıların TTK'nın 3 69... . maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 29.851.373,90 TL alacağın, 18/09/2018 tarihinden itibaren 20.365.105,89 TL ana paraya işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ek kararı ile nispi karar harcı ile başvuru harcının yatırılması için davalılar vekiline gönderilen muhtıranın 12.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği muhtıra ile verilen 1 haftalık kesin sürede harçların mahkeme veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalılar vekilince ek karar istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı olan davalıların görevde bulundukları süre içerisinde ... ailesi bireylerinin, yakınlarının veya 3. kişilerin seyahat ve ulaşım giderlerinin karşılanması, ... ailesi bireylerine tahsis edilen araçların kiralama bedellerinin ödenmesi, dava dışı ... TV'nin güvenlik personelinin ücretinin karşılanması, ... terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle KHK'lar gereğince kapatılan şirket ve yurtlara ödeme yapılması veya kira alınmaması suretiyle halka açık olan davacı şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramalarına sebebiyet verdikleri, söz konusu harcama ve işlemlerin niteliği ve büyüklüğü dikkate alındığında, yönetim kurulu başkan ve başkan yardımcısı olan davalıların bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilmelerinin mümkün olmadığı, bu eylemleri ile TTK'nın 369. maddesinde hüküm altına alınan özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal eden davalıların kusurlu oldukları ve yöneticisi oldukları davacı ... toplam 20.532.227,29 TL zarara uğrattıklarına dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, bununla birlikte ... Turizm tarafından düzenlenen ulaşım faturalarına istinaden yapılan ödemeden kaynaklanan 296.462,68 TL alacağa 18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte hesaplanan avans faizli miktarı 470.036,24 TL ve yine ... Turizm tarafından düzenlenen konaklama faturalarına istinaden yapılan ödemeden kaynaklanan 144.283,05 TL alacağa 18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 220.508,11 TL'ye hükmedilmesi gerekirken bu alacaklar için sehven yasal faiz oranı üzerinden hesaplanan miktarlara hükmedilmesinin doğru görülmediği, 18.09.2018 tarihine kadar basit faiz yöntemiyle TCMB avans faizi uygulanması suretiyle hesaplanan faiz dahil zarar miktarı olarak, bilirkişi heyetinin 1. ek raporda 18.09.2018 tarihi itibariyle 28.231.762,03 TL zarar miktarı hesaplandığı, hesaplanan bu alacağa, İlk Derece Mahkemesince zarar kalemi olarak dahil edilen yukarıda yer verilen alacak kalemlerinin 18.09.2018 tarihi itibarıyla hesaplanan avans faizi alacakları ile birlikte; 15.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek 2. raporda hesaplanan 296.462,68 TL (18/09/2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 470.036,24 TL ), ... Turizm tarafından düzenlenen konaklama faturalarına istinaden yapılan ödemeden kaynaklanan 144.283,05 TL (18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 220.508,11 TL) ATP Havacılık tarafından düzenlenen ulaşım faturalarına istinaden yapılan ödemeden kaynaklanan 138.042,00 TL (18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 242.842,71 TL), 26.021, 70... .09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 38.947,89 TL), 128.041,10 TL (18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 172.144,17 TL), yönetim kurulu üyeleri dışındaki kişilere tahsis edilen 2 adet araç nedeniyle ödenen 400.493,33 TL (18.09.2018 tarihi itibariyle basit faiz yöntemiyle uygulanan avans faizi ile birlikte 525.208,60 TL) de dahil edilmek suretiyle toplam 29.901.449,07 TL olarak belirlenen bu zarardan davalıların TTK'nın 369. ve 553. maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulüne, davacı vekilinin öteki istinaf sebeplerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, toplam 29.901.449,07 TL alacağın; 18.09.2018 tarihinden itibaren 20.532.227,29 TL ana paraya işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş, ek karara ilişkin ise davalılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, ek kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 28.04.2025 tarihli ek kararla, davalılar vekilince eksik nispi harcın yatırılması için ihtarlı tebligat gönderildiği bu ihtarın davalılar vekiline 19.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.02.2025 tarih ve 2025/858 E., 2025/1234 K. sayılı ilamı uyarınca bir haftalık kesin süre içerisinde eksik temyiz harçlarının (nispi) yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar vekilince yapılan temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalılar vekilince ek karar temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TTK'nın 553. maddesi gereğince davalı şirket yönetim kurulu başkanı ve davalı başkan yardımcısına karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda ve keza Bölge Adliye Mahkemesinin davalıların temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 28.04.2025 tarihli ek kararında, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın ve ek kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- istinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi2022/408 E.2023/1884 K.İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü (Asıl Karar) / İstinaf başvurusunun yapılmamış sayılması (Ek Karar)
- ilk dereceAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/212 E.2021/291 K.Davanın kısmen kabulü
- m. 369· İlk Derece ve BAM: Davalı yöneticilerin, şirket kaynaklarından üçüncü kişilerin şahsi giderlerini karşılamak ve kapatılan kurumlara usulsüz ödemeler yapmak suretiyle özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal ettikleri tespitiyle sorumluluklarına gidilmiştir.
- m. 553· BAM ve Yargıtay: Davanın hukuki niteliği kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu kapsamında maddi tazminat istemi olarak belirlenmiş ve müşterek müteselsil sorumluluk hüküm altına alınmıştır.
- m. 203· Davalı Savunması: Davalılar, şirketler topluluğundaki tam hakimiyet ilişkisine dayanarak holding lehine bağlı şirketi kayba uğratma yetkisi ve denkleştirme savunması kapsamında bu maddeyi ileri sürmüş ancak mahkemelerce kabul görmemiştir.
- yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
- özen ve bağlılık yükümlülüğü
- şirket zararı
- tmsf
- topluluk şirketleri
- müşterek ve müteselsil sorumluluk
- avans faizi
- harç eksikliği