HMK 355, TTK 436: İstinaf Dilekçesindeki Sebeplerle Bağlılık Esası ve Genel Kurulda Oy Yoksunluğu
İstinaf dilekçesinde başvuru nedenleri açıkça ileri sürülmüşse, bölge adliye mahkemesi HMK m. 355 uyarınca bu sebeplerle bağlı olarak esastan inceleme yapmak zorunda olup, sadece kamu düzeniyle sınırlı inceleme yaparak başvuruyu reddedemez.
Davacılar, anonim şirket hakim ortağının oy yoksunluğu bulunduğu halde genel kurulda kendi ibrasında ve şirketten muafiyet izinleri alınması maddelerinde oy kullandığını belirterek kararların iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi ilgili genel kurul maddelerinin iptaline karar vermiş, davalının istinaf başvurusu üzerine BAM, dilekçede esasa yönelik sebepler sunulmasına rağmen HMK m. 355'i hatalı yorumlayarak gerekçeleri incelemeksizin başvuruyu esastan reddetmiştir. Yargıtay, istinaf dilekçesindeki sebeplerin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle BAM kararını bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/6584 E. , 2025/4539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/853 Esas, 2024/1454 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/623 E., 2020/517 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları olağan genel kurul toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin yönetim kurulu başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin sadakat yükümlülüğü ve dürüstlük kuralına aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket yönetimine kayyım atanması şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının yokluk ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları olağan genel kurul toplantısının TTK ve şirket esas sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde olumsuz oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket esas sözleşmesindeki oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul rızalarının bulunmadığına dair muhalefet şerhi olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet payının 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise yönetim kurulu başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların temsilcisinin olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de ibra için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen nisabın sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın yokluk ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın oydan yoksunluk ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de genel kurul kararının iptali davalarında husumetin şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 20.09.2019 tarihinde yapılan 2016-2017-2018 yılı genel kurulunda alınan 2,3, 4, 5 ve 7 no.lu kararların iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı vekili 22.04.2021 tarihli istinaf dilekçesinde; “20.09.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının ve gündem maddelerinin iptaline ilişkin verilen kararın kaldırılması gerektiğini, 2016-2017-2018 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve şirket esas sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirecek nitelikte olmadığını, işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini” ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 355. maddesinde "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." hükmünde yazılı bulunan sebeple bağlılık hususu bakımından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru nedenlerini ileri sürdüğünden, istinaf nedenlerinin gösterilmediği gerekçesiyle HMK'nın 355. maddesi hatalı yorumlanarak sadece kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapılmak suretiyle istemin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekler hâlinde ilgililere iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/853 E.2024/1454 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi2019/623 E.2020/517 K.Davalı gerçek kişi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, kayyım atanması talebinin reddine
- m. 436/ (1)· İlk derece: Yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında ve ortaklık ile şirket arasındaki şahsi işlere ilişkin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında TTK 436/1 uyarınca oy yoksunluğu bulunduğu kabul edilmiştir.
- m. 418· İlk derece: Oydan yoksun ortak hisseleri düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararda TTK 418 maddesinde öngörülen nisabın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
- m. 395· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma yasağına ilişkin TTK 395 uyarınca izin verilmesi kararının oy yoksunluğu kuralı ihlali nedeniyle iptali gerekmiştir.
- m. 396· İlk derece: Yönetim kurulu üyelerine rekabet yasağı muafiyeti tanınmasına dair TTK 396 uyarınca verilen iznin iptali incelenmiştir.
- anonim şirket
- genel kurul kararı iptali
- istinaf incelemesi
- sebeplerle bağlılık
- oy yoksunluğu
- yönetim kurulu ibrası