TMK 426 ve HMK 382: Menfaat Çatışması Nedeniyle Şirkete Temsil Kayyımı Atanması Kararlarının Çekişmesiz Yargı Niteliği ve Temyiz Edilemezliği
Menfaat çatışması nedeniyle tüzel kişiye temsil kayyımı atanması istemi, vesayet işleri kapsamında bir çekişmesiz yargı işi ve geçici hukuki koruma önlemi niteliğinde olduğundan bu konuda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilemez.
Davacı şirket ortağı ve yöneticisi, açmış olduğu şirketin haklı sebeple feshi davasında davalı şirket ile aralarında menfaat çatışması doğması nedeniyle mahkemece verilen süre uyarınca temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile şirkete dava özelinde temsil kayyımı atanmasına karar verilmiş, davalı ve fer'i müdahillerin istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Yargıtay, menfaat çatışmasına dayalı temsil kayyımı tayini davalarının çekişmesiz yargı ve geçici hukuki koruma önlemi mahiyetinde olması sebebiyle kesin nitelikte bulunduğunu saptayarak temyiz dilekçelerinin usulden reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi 2024/4842 E. , 2025/3191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/559 Esas, 2024/1423 Karar KARAR :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/870 E., 2024/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/778 E. sayılı dosyası ile davacı tarafından davalı şirketin feshinin talep edildiğini, pay sahiplerinin tamamının şirket yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin, davacı ve dava dışı pay sahibi ...’ün müşterek imzası ile temsil edildiğini, şirketin feshi istemli dava açılması ile şirketin temsilinin, dava açanın imza yetkilisi olması sebebiyle hukuken mümkün olamadığını, bu nedenle söz konusu davanın 10.10.2023 tarihli tensip tutanağının 3 numaralı ara kararı ile, davacıya, şirketin anılan davada temsili için temsil kayyımı atanmasına yönelik dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/778 E. sayılı dosyasında davalı şirketin temsili için kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket adına sunulan cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 05.07.2021 tarihli şirket ana sözleşmesinin 9. maddesinde ilk üç yıl için şirketi davacı ... ve dava dışı ...'ün müştereken temsile yetkili olarak seçildikleri, şirketin halen faal olduğu, davacı tarafından davalı şirketin feshi istemiyle 09.10.2023 tarihinde İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/778 E. sayılı dosyasıyla dava açıldığı, Mahkemece şirketi davada temsil etmek üzere kayyım atanması için davacı tarafa yetki ve süre verildiği, davalı şirketi temsile yetkili kişilerin şirket ana sözleşmesi ile belirlendiği, şirketi temsile yetkili kişilerin yeniden belirlenmesinin genel kurul tarafından yapılabileceği, davalı şirketi müştereken temsile yetkili ... tarafından şirketin haklı sebeple feshine yönelik açılan davada mevcut durum itibariyle davalı şirket yönünden taraf teşkili sağlanamadığı gibi menfaat çatışmasının da söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'ni İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/778 E. sayılı dosyasında temsil etmek üzere ...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve fer'i müdahil ... ve ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı dışındaki ortakların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 408/2-a hükmü TTK'nın 408/2-a maddesi gereğince şirket ana sözleşmesindeki temsile yetkili kişilerde değişiklik yapmaları mümkün olmakla birlikte, dava tarihi itibariyle böyle bir karar alınmamış olduğundan, davacının şirkete yönetim kayyumu atanmasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekili ve fer'i müdahil ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve fer'i müdahil ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirkete temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davalı anonim şirketle, şirketin ortağı ve yöneticisi olan davacının arasında görülen davada menfaat çatışması olması nedeniyle bu dava kapsamında şirkete temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 426. maddesi gereğince menfaat çatışması halinde tüzel kişiye temsil kayyımı atanacağı kabul edilmektedir. Bu yöndeki istemin, mahiyeti itibariyle mahkemeden geçici hukuki koruma önlemine dair karar verilmesi niteliğinde olduğunda kuşku yoktur. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 382. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşmazlığın hangi ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıklanmış, ikinci fıkrasında çekişmesiz yargı kapsamında olan işler sayılmış, ikinci fıkrasının (b) bendinin 19. alt bendinde de vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı düzenlenmiştir. HMK'nın 362. maddesinin birinci fıkrasının (ç) fıkrasında ise çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyizinin kabil olmadığı öngörülmüştür. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarih ve 2018/1916 E. 2018/4982 K., 04.11.2019 tarih ve 2018/5724 E. 2019/6752 K., 22.02.2021 tarih ve 2020/871 E. 2021/1558 K., 28.05.2024 tarih ve 2023/1320 E. 2024/4395 K. sayılı ilamları) Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında TMK'nın 426. maddesinde hukuki dayanağını bulan eldeki kayyım tayini davası, HMK'nın 382. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 19. alt bendinde düzenlenen vesayet işleri kapsamında kaldığından çekişmesiz yargı işi olduğu gibi mahiyeti gereğince aynı Kanun'un 10. kısmında yer verilen geçici hukuki koruma önlemi istemi niteliği taşıması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK'nın 362. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentleri gereğince temyiz edilemeyeceğinden anılan Kanun'un 366. maddesi delaletiyle 346. maddesi gereğince davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. VI.SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 08.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi2024/559 E.2024/1423 K.Esastan ret
- ilk dereceİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2023/870 E.2024/37 K.Davanın kabulü ile temsil kayyımı atanması
- anonim şirket
- temsil kayyımı
- menfaat çatışması
- çekismesiz yargı
- gecici hukuki koruma
- temyiz dilekçesinin reddi