TTK 1091, 1472: Deniz Yoluyla Taşımada Kaptanın Gözetim Yükümlülüğü ve Tahliye Sorumluluğunun Taşıyanın Sorumluluğuna Etkisi
Deniz yoluyla taşımada sözleşmesel kayıtlar uyarınca tahliye sorumluluğu gönderilene ait olsa dahi, kaptanın TTK m. 1091 kapsamında gözetim yükümlülüğü bulunmakta olup, tahliyedeki usulsüzlükleri protesto mektupları ile ilgililere bildiren kaptanın bu yükümlülüğü yerine getirdiği kabul edilerek taşıyanın hasardan sorumlu olmadığına hükmedilmelidir.
Davacı sigorta şirketi, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığı yükün deniz yoluyla taşınması esnasında hasarlanması nedeniyle ödediği tazminatın rücuen tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, gemi bağlantı teyidindeki L/S/D kaydı gereği tahliye işleminin gönderilene ait olduğunu ve kaptanın çektiği protesto mektupları ile TTK m. 1091 uyarınca gözetim görevini eksiksiz ifa ettiğini belirterek taşıyanın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bu karar BAM tarafından hukuka uygun bulunarak istinaf istemi reddedilmiş, Yargıtay tarafından da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/6860 E. , 2025/4923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/122 Esas, 2024/1609 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2021/441 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... şirketine ait emtiaların Türkiye'den Suudi Arabistan'a nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, emtiaların 03.09.2017 tarih 1 numaralı konişmento tahtında .. ... isimli gemiye tam ve sağlam olarak yüklendiğini, geminin 19.07.2017 tarihinde Yanbu Limanına ulaşmasını müteakip yapılan tahliye sırasında taşıma konusu emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, fatura ve yapılan tespitlere uyularak 69.498,00 USD sigortalı zararının müvekkili tarafından sigortalanana tazmin edildiğini, müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devraldığını ileri sürerek 69.498,00 USD tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 05.01.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a hükmü gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığını, iddia edilen hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını, davaya konu yükün CIF satışa konu olduğunu, emtia sigortasının alıcı menfaatine yapılması gerektiğinden davacının menfaati bulunmayan sigortalısına yaptığı sigorta ödemesinin rücu hakkı vermeyeceğini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğunu, süresi içinde ve usulüne uygun yapılan ihbar bulunmadığını, tahliye operasyonunu yürütmekten sorumlu olmayan gemi kaptanı tarafından, gözetim ve özen yükümlülüğünün gereği olarak tüm yük ilgililerine ve davacı sigortalısına tahliye görselleri paylaşılarak ayrı ayrı ihtar mektupları gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının sigortaladığı yükte oluşan hasar nedeniyle taşıyana rücu ettiği davada, taşımanın CIF teslimli olduğunu ve ziya/hasar sorumluluğunun alıcıya geçtiği, ancak mal mukabili satış ve alıcının muvafakati ile davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu, taşımanın yapıldığı geminin teknik ve ticari yönetiminin ... Gemi İşletmeciliği şirketinde olduğu, konşimentoda taşıyan olarak .. .. SA'nın gösterildiği, yükteki hasarın ambalaj zayıflığından değil tahliyenin özensiz yapılmasından kaynaklandığı, ancak gemi bağlantı teyidindeki ... L/S/D kaydı uyarınca tahliye işleminin gönderilene ait olduğu, buna rağmen kaptanın tahliye sırasında usulsüzlükleri bildirerek gözetim görevini yerine getirdiği, bu halde dahi TTK'nın 1091. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun yapılmasına nezaret etme görev ve sorumluluğu bulunduğu, kaptanın çektiği 11.09.2017 ve 13.09.2017 tarihli protesto mektuplarıyla yükün gemiden tahliyesi sırasında yanlışlıkları tespit ettiği ve önleyemediği, bu durumu tahliyenin başında ve tahliye devam ettiği sırada tahliyeyi ifa eden Stevedore şirketi ile yük alıcısı ... Glass şirketine bildirdiği, TTK'nın 1091. maddesi gereği gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından sigortalanan emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi2022/122 E.2024/1609 K.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
- ilk dereceİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi2021/15 E.2021/441 K.Davanın reddine
- m. 1091· İlk Derece Mahkemesi: Kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun yapılmasına nezaret etme sorumluluğu uyarınca, tahliyedeki usulsüzlükleri protesto mektuplarıyla bildirerek gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve bu nedenle taşıyanın sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
- m. 1472· İlk Derece Mahkemesi: Davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tazminat davası açmadaki aktif husumet ehliyetini mal mukabili satış ve alıcının muvafakati çerçevesinde geçerli kabul etmiştir.
- deniz taşımacılığı
- emtia sigortası
- halefiyet
- gözetim yükümlülüğü
- taşıyanın sorumluluğu
- protesto mektubu
- konşimento