TTK 121, 122: Acentelik Sözleşmesinde Fesih İhbar Süresi ve Denkleştirme Tazminatında Yenilenen Poliçe Şartı
Yasal üç aylık fesih ihbar süresine uygun olarak feshedilen acentelik sözleşmelerinde, fesihten sonra acentenin kazandırdığı müşteriler adına yenilenen bir poliçe tespit edilememesi halinde TTK m. 122 uyarınca denkleştirme tazminatına hak kazanılamaz.
Davacı acente, belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin davalı sigorta şirketi tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek denkleştirme, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının sözleşmeyi üç aylık ihbar süresine uygun olarak feshettiğini ve fesihten sonra yenilenen poliçe bulunmadığı için denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/6892 E. , 2025/4669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/286 Esas, 2024/1060 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/251 E., 2021/1172 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 23.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirsiz süreli olarak imzalanan acentelik sözleşmesinde müvekkilinin, 23.01.2018 tarihine kadar davalı ... şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, basiretli tacir olarak günden güne kesmiş olduğu poliçe sayısını artırdığını, davalının yükselişine katkı sağladığını, ancak davalının hiçbir sebep belirtmeksizin acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirir 23.01.2018 tarihli noter ihtarnamesini gönderdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 121/4 hükmü uyarınca davalının müvekkilinin fesihten kaynaklanan zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, acente tarafından yeni müşteri kazandırılması ve sözleşmenin devamı durumunda acentenin, işletmeye kazandırdığı yeni müşteriler dolayısıyla ücret almaya hak kazanacak olmasından dolayı sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle acentenin bu ücretleri yitireceğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının, haksız fesih nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davacı şirket tarafından davalıya kazandırılan müşterilerle ilgili olarak yenilenmiş bir poliçenin bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesi gereğince koşullarının oluşmaması nedeni ile davacının denkleştirme tazminat talebinin yerinde olmadığı, aynı Kanun'un 121/4 hükmü gereğince haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorunda olduğu yönünde yasal düzenlemenin bulunduğu, davalı ... tarafından 17.10.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile 3 aylık sürenin sonundan itibaren taraflar arasındaki sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı yanca başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile bir zararın oluştuğuna dair sunulmuş bir delilin de dosyada bulunmadığı, manevi tazminat taleplerinin de bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi zarar tazmini ile denkleştirme tazminatı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi2022/286 E.2024/1060 K.İstinaf başvurusunun esastan reddine
- ilk dereceİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi2018/251 E.2021/1172 K.Davanın reddine
- m. 121/ (4)· İlk derece: Haklı sebep olmaksızın veya belirsiz süreli sözleşmelerde üç aylık ihbar süresine uymadan sözleşmeyi fesheden tarafın zararı tazmin yükümlülüğü incelenmiş, davalının ihbar süresine uyduğu tespit edilmiştir.
- m. 122· İlk derece: Acentelik sözleşmesinin feshinden sonra acente tarafından kazandırılan müşterilerle ilgili yenilenmiş bir poliçe bulunmadığından denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi.
- acentelik sozlesmesi
- denklestirme tazminati
- ihbar suresi
- haksiz fesih
- portfoy tazminati
- sigorta acentesi