TTK 122: Tek Satıcılık Sözleşmesinde Acentelik Denkleştirme Tazminatı Koşullarının İncelenmesi Zorunluluğu ve Eksik İnceleme Nedeniyle Bozma
Tek satıcılık sözleşmesinin varlığı denkleştirme tazminatına hükmedilmesi için tek başına yeterli olmayıp, TTK 122/1 maddesinde düzenlenen kümülatif yasal koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece ayrıntılı şekilde irdelenmesi zorunludur.
Davacı distribütör, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı tarafından haksız olarak sonlandırıldığını ileri sürerek denkleştirme tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Yargıtay'ın önceki bozma ilamına uyarak yaptığı yargılamada taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi bulunduğunu tespit etmiş ancak tazminatın TTK 122. maddesinde öngörülen yasal şartlarını tartışmaksızın davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, sırf tek satıcılık ilişkisinin niteliğinin belirlenmesinin tazminat için yeterli olmadığını, kanuni unsurların ve bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek eksik inceleme gerekçesiyle kararı yeniden bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/4540 E. , 2025/4358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/446 E., 2024/224 K. HÜKÜM : Kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının distribütörü olduğunu, davalının müvekkili tarafından kendilerine verilen siparişleri karşılamamaya başladığını, bu yönde gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, davalının ürünlerin tek satıcılık hakkını başka bir firmaya vererek Türkiye'de pazarlamaya başladığını, oysa müvekkilinin 2005 yılından itibaren 10 yıllık süre ile davalının ürünlerini ciddi emek ve masraf harcayarak Türkiye pazarında satışını yaparak tanıttığını ileri sürerek ticari ilişkinin davalı tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle 750.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman tek satıcılık ilişkisi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. maddesindeki denkleştirme şartlarının bu davada uygulanamayacağını, davacı tarafın satış oranlarının istenilenin altında kaldığını, müvekkilinin mallarını satın alan müşterilerin bazılarını kaybetmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacının tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu, bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne 750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız feshe dayalı denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 31.03.2022 tarih ve 2020/5477 E., 2022/2637 K. sayılı bozma ilamında tek satıcılık sözleşmesine ilişkin açıklamalara yer verilerek, tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya belirlenen bölgede tekel hakkı tanındığı, TTK'nın 122/5. maddesine göre acentelikle ilgili denkleştirme kurallarının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanacağı, yine TTK'nın 122/1-a,b,c maddelerinde denkleştirme tazminatının talep edilebilmesinin koşullarının düzenlendiği belirtilmiş ve Mahkemece tek satıcılık sözleşmesinin koşulları ve buna bağlı olarak portföy tazminatının koşulları bakımından somut bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılmasının doğru olmadığı vurgulanmış, devamla Mahkemece, tek satıcılık sözleşmesinin unsurlarının somut olay bakımından irdelenmesinin gerektiği, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi olduğunun somut gerekçelerle tespiti halinde ise bu kez TTK’nın 122. maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve tazminat koşullarının oluşması halinde Kanun’da belirtilen şekilde hesaplama yapılarak bir sonuca varılması gerektiği belirtilerek eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Zira gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde denkleştirme tazminatının koşullarının varlığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış, ''...taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği dikkate alınarak...'' gerekçesi ile denkleştirme tazminatına hükmedilmiştir. Oysa denkleştirme tazminatının koşulları TTK'nın 122. maddesinde düzenlenmiş olup, bozma ilamımızda da anılan madde hükmüne atıfla bu koşulların değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna da davalı tarafça bu yönden ciddi itirazlarda bulunulmuştur. Bu açıklamalara göre, Mahkemece denkleştirme tazminatının koşulları bakımından bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile tesis edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin tazminat hesabına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, (3) Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- ilk dereceTicaret Mahkemesi2022/446 E.2024/224 K.Kabul
- m. 122/ (5)· İlk Derece ve Yargıtay: Acentelik sözleşmesinin sona ermesine bağlanan denkleştirme tazminatı kurallarının, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanacağı esası bakımından ele alınmıştır.
- m. 122/ (1)· Yargıtay: Tek satıcılık ilişkisinin varlığı tespit edildikten sonra, denkleştirme tazminatına hak kazanılabilmesi için fıkrada aranan portföyün genişletilmesi, menfaat sağlanmaya devam edilmesi ve hakkaniyet gibi kümülatif şartların somut olayda oluşup oluşmadığının mahkemece tartışılması gerektiği vurgulanmıştır.
- tek satıcılık sözleşmesi
- distribütörlük
- denkleştirme tazminatı
- portföy tazminatı
- acentelik
- haksız fesih
- eksik inceleme