TTK 133, 596: Limited Şirket Esas Sermaye Payının Haczi ve Şirketin Gerçek Değer Üzerinden Devralma Hakkının Zamanı
6102 sayılı TTK m. 596/2 uyarınca limited şirketin, haczedilen ortaklık payını gerçek değeri üzerinden devralmayı önerme hakkı ancak mahcuz hissenin cebri icra yoluyla satışından sonra mevcut olup, henüz satış yapılmayan haciz aşamasında bu hakkın kullanılması mümkün değildir.
Şikayetçi limited şirket, takip borçlusu olan ortağının şirketteki payının haczedilmesi üzerine, payın nominal bedelini ödeyerek haczin kaldırılmasını talep etmiş ancak icra müdürlüğü bu talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesince şikayetin kabulüne ve icra müdürlüğü kararının iptaline karar verilmiştir. Yargıtay, limited şirketlere tanınan gerçek değer üzerinden payı devralma hakkının ön şartının cebri icra yoluyla satışın gerçekleşmesi olduğunu, henüz satış yapılmadan haciz aşamasında bu hakkın doğmadığını vurgulayarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi 2014/719 E. , 2014/3938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2013/352-2013/420 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6762 Sayılı TTK'nun 145. maddesinin birinci fıkrası "Bir şirket devam ettiği müddetçe ortaklardan birinin şahsi alacaklıları, haklarını ancak şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilirler. Henüz bilanço tanzim edilmemişse alacaklı bilançonun tanzimi neticesinde borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine ihtiyati haciz koydurabilir" hükmünü düzenlemekte iken, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nun 133. maddesinin birinci fıkrası bu düzenlemeyi sadece şahıs şirketi için öngörmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 133/2. maddesi, 6762 Sayılı TTK'nun 145/2. maddesindeki sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle anonim şirketler için yapılmış düzenlemeyi, "sermaye şirketleri" ibaresi kullanarak, limited şirketleri ve senede bağlanmamış payları da kapsayacak tarzda genişletmiştir. Söz konusu 6102 Sayılı Kanun'un 133/2. maddesi; "Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine pay defterine işlenir" hükmünü düzenlemiştir. Anılan hükmün gerekçesinde bu hüküm dolayısı ile haczedilecek ve paraya çevrilecek payın anonim, limited ve paylı komandit şirkete ait bulunması veya senede bağlanmış olup olmamasının bir fark yaratmayacağı ifade olunmuştur. Ayrıca bu hükümle haciz ve paraya çevirmenin hangi yasaya göre yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu hüküm uyarınca borçlunun limited şirketteki hissesi ister senede bağlansın ister bağlanmasın haczedilebilir. Haciz İİK'nun 94. maddesi uyarınca yapılır. Öte yandan 6102 Sayılı Kanun'un 596. maddesinin birinci fıkrasında; esas sermaye payının icra yoluyla geçmesi halinde, tüm hak ve borçların genel kurul onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; şirketin, iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddetme hakkının bulunduğu, ancak bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen 3. bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesinin şart olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda; şikayetçi üçüncü kişi konumunda bulunan şirketin, takip borçlusu Ü.. O..'nun şirketlerinin ortağı olduğunu, borçlunun şirkette bulunan hissesinin haczedildiğini, borçlunun şirketteki payının karşılığı olan 2.000,00 TL'nin ödenmek suretiyle haczin kaldırılması talebiyle icra müdürlüğüne başvurduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini belirterek icra müdürlüğünün istemlerinin reddine ilişkin 20/06/2013 tarihli kararının iptali için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. TTK'nun yukarıda belirtilen 596/2. maddesi hükmü; haczedilen hissenin cebri icra yolu ile satışından sonra hissesi haczedilen şirkete, alıcıya karşı payı gerçek değeri üzerinden devralmayı önerme hakkı vermektedir. Mahcuz hissenin satışından önce, haciz aşamasında, şirketin böyle bir öneride bulunma hakkı mevcut değildir. Şikayetçinin başvurusu, mahçuz hissenin satışından önceki aşamada olup, henüz icra yolu ile satış yapılmadığından 6102 Sayılı TTK'nun 596/2. maddesinin şartları bulunmamaktadır. Şikayete konu icra müdürlüğünün talebin reddi yönündeki işlemi hukuka uygundur. Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
- ilk dereceMersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi2013/352 E.2013/420 K.12.09.2013Şikayetin kabulü ile icra müdürlüğü kararının iptaline
- m. 145/ (1)· Yargıtay: Mülga kanunda ortakların şahsi alacaklılarının haklarını kâr payı ve tasfiye payından alabileceğine dair eski düzenleme incelenmiştir.
- m. 145/ (2)· Yargıtay: Mülga kanundaki sermayesi paylara bölünmüş komandit ve anonim şirket ayrımına yeni kanunun genişletme mantığını açıklamak üzere değinilmiştir.
- m. 133/ (1)· Yargıtay: Şahsi alacaklıların sadece kâr ve tasfiye payına başvurabilmesi kuralının yeni dönemde sadece şahıs şirketleri için sınırlandırıldığı tespit edilmiştir.
- m. 133/ (2)· Yargıtay: Sermaye şirketlerinde borçlu ortağın senede bağlanmış veya bağlanmamış paylarının İİK uyarınca haczedilip paraya çevrilebileceği kuralı limited şirketleri de kapsayacak şekilde uygulanmıştır.
- m. 596/ (1)· Yargıtay: Esas sermaye payının icra yoluyla geçmesi halinde tüm hak ve borçların genel kurul onayına gerek olmaksızın iktisap edene geçeceği düzenlemesi hatırlatılmıştır.
- m. 596/ (2)· Yargıtay: Şirketin, payları gerçek değeri üzerinden devralmayı önerme hakkının ancak cebri icra yolu ile satıştan sonra kullanılabileceği, haciz aşamasında bu hakkın doğmadığı yönünde yorumlanmıştır.
- limited şirket
- hisse haczi
- esas sermaye payı
- cebri icra
- gerçek değer
- payın devralınması
- şikayet