TTK 1409: Sigorta Sözleşmesinde Rizikonun Teminat Dışı Kaldığının İspat Yükü, Genel Şartlara Atıf Sınırları ve Çalışanın Hırsızlık Eylemi
Sigorta sözleşmesinde risklerin teminat dışı bırakıldığının kabulü için bu istisnaların poliçede açıkça belirtilmesi şart olup, rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükü TTK'nın 1409. maddesi gereğince sigortacıya aittir ve poliçede açık düzenleme yoksa sadece genel şartlara yapılan atıf teminat dışılık için tek başına yeterli kabul edilemez.
Davacı dernek, sigortalı deposunda kendi çalışanı tarafından gerçekleştirilen hırsızlık eylemi nedeniyle uğradığı zararın sigorta poliçesi kapsamında tazminini talep etmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları uyarınca çalışanların hırsızlık eyleminin ek sözleşme olmadıkça teminat dışı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise sigorta poliçesinde bu riskin kapsam dışı bırakıldığına dair açık bir düzenleme bulunmadığını, genel şartlara atıf yapılmasının yeterliliğinin tartışılması ve ispat yükünün sigortacıda olduğunun gözetilmesi gerekçesiyle kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/2348 E. , 2025/875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1000 Esas, 2024/438 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/2054 E., 2020/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ne tahsis edilen deponun "... Kombine Sigorta Poliçesi" uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, söz konusu bu poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş'nin acentesi olan diğer davalı ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti aracılığı ile tanzim edildiğini, 07.11.2013 tarihinde depoda bulunan malzemelerin eksik olduğunun personelce anlaşıldığını, durumun emniyete intikal ettirildiğini, konuya ilişkin ceza davasının Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde sürdüğünü, talep edilmesine karşın zararın sigorta şirketi tarafından giderilmediğini, riziko tarihinde depoda bulunan malzemelerin toplam değerinin 1.445.871,55 TL ve sonradan bulunan malzemelerin değerinin ise 114.247,00 TL olduğunu, bu suretle meydana gelen zararın ise 1.332.624,55 TL olacağını, tazminat ödemekten imtina eden sigorta şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca cezai şart hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek 1.332.624,55 TL'nin ödeme istenilen tarihten 10 gün sonrasından itibaren %1 ve %1,5 geç ödeme meblağı ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen poliçenin "kombine" nitelikte olduğunu, tanımlanan hırsızlık rizikosuna ilişkin düzenlemeler uyarınca emniyeti suistimal nedeniyle meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını, somut olayın da bu suretle meydana geldiğini ve zararın teminat dışında olduğunu, davacının yapmış olduğu ihbarı takiben şirket nezdinde hasar dosyasının oluşturulduğunu ve dosya kapsamında sigorta eksperi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde depo kapılarının herhangi bir zorlama olmaksızın davacı dernek çalışanı ...'da bulunan uzaktan kumanda ile açıldığının ve malzemelerin de bu suretle götürüldüğünün tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle zararın teminat dışında kaldığını, taraflar arasında akdedilen teknik şartnamede yer alan cezai şart hükümlerinin acente tarafından imzalandığını ve sigorta şirketini bağlamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen poliçede emniyeti suistimal suretiyle gerçekleşen zararın teminat kapsamı dışında bırakıldığı, davacıya ait depoda deprem ya da doğal afette kullanmak üzere saklanan çadırlar ve diğer ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu, sanık ...'ın Kocaeli Kızılay şubesinde şoför olarak çalıştığı, şoför olması sebebiyle söz konusu eşyaların bulunduğu depoya ait kapıları açmaya yarayan uzaktan kumandayı elinde bulundurduğu, ...'ın diğer sanıklarla birlikte, 07.11.2013 tarihinden geriye doğru 20 günlük periyotta depodan 6 - 7 kamyonet malzeme çaldıkları, yapılan soruşturma ve yargılama sonunda Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/242 E, 2015/567 K, sayılı ilamı ile ... ve diğer sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği ancak Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesinde hukuki yarar olmadığı, davalı vekili eylemin emniyeti suistimal nedeniyle gerçekleştirildiği ve poliçe teminatı dışında olduğunu belirtmiş olmasına karşın, emniyeti suistimal suçunun oluşabilmesi için emniyeti suistimal fiilinin başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş mal üzerinde işlenmesi gerektiği, davacı dernek çalışanı ...'ın, depo ve içindeki eşyaları muhafaza görevi olmadığı, şoförlük görevi nedeniyle malzemeler üzerinde herhangi bir zilyetlik ilişkisi bulunmadığı, somut olayda emniyeti suistimal suçundan bahsedilemeyeceği, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşyalar hakkında hırsızlık suçu oluşturulduğu, hırsızlık olayının depo kapılarının davacı dernek çalışanı ...'ın elinde bulundurduğu uzaktan kumanda ile açılarak gerçekleştirildiği, Hırsızlık Sigortası Genel Şartlar A-1.3 maddesinde; kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtar veya anahtar uydurularak veya şifre yardımı ile kilit açılma suretiyle girilerek gerçekleşen hırsızlık olayının teminat dışı olduğu belirtilmiş olup somut olayda "kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen" anahtar unsuru bulunmayıp, davalı vekilinin savunmasına bu yönüyle itibar edilmediği, kendisinde bulunan uzaktan kumanda ile depo kapılarını açan ve hırsızlık suçunu işleyen ...'ın davacı derneğin çalışanı olduğu ve davacı dernek ile ... arasında hizmet akti olduğu, hırsızlık sigortası genel şartları A-4.5 maddesinde; sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık eyleminin, ancak ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edileceği, davacı ile sigorta şirketi arasında ek bir sözleşmenin varlığı ortaya konulmadığı, eylemin sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık suretiyle gerçekleştirildiği gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Endüstriyel Yangın Kombine Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Davacı, deposunda gerçekleşen hırsızlık eylemi nedeniyle doğan zararının endüstriyel yangın kombine sigorta poliçesi gereğince karşılanmasını talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409. maddesinde yer alan "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan ve bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir" hükmünden anlaşılacağı üzere sigortacının teminat borcunun kapsamı, sigorta sözleşmesi hükümlerine göre tayin edilir. Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 11. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler de açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." hükmü ile kapsam dışı bırakılan risklerin de sigorta sözleşmesinde açıkça belirtilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Somut olaya gelindiğinde; endüstriyel yangın kombine poliçe kapsamında hırsızlık teminatının bulunduğu, hırsızlık sigortası genel şartlarının da poliçe kapsamına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Hırsızlık sigortası genel şartlarının A-4.5.maddesinde "Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribat" ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek haller arasında sayılmıştır. Mahkemece belirtilen hüküm dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak sigorta genel şartlarında teminat dışı haller belirtilmiş olup, sigorta poliçesinde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. O halde mahkemece poliçede genel şartlara yapılan atfın yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi ve zararın teminat dışı olduğunu ispat yükünün TTK'nın 1409. maddesi gereğince davalı sigortacıda bulunduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
- bamAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi2020/1000 E.2024/438 K.Esastan ret
- ilk dereceAnkara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi2014/2054 E.2020/61 K.Davanın reddi
- hırsızlık sigortası
- ispat yükü
- teminat dışı haller
- sigorta poliçesi
- sigorta genel şartları
- emniyeti suistimal