TTK 1446, 1449: Kredi Sigortasında Hasar Bildirim Süresine Uyulmamasının Sigorta Tazminat Yükümlülüğüne Etkisi
Kredi sigortası poliçelerinde hasar bildiriminin öngörülen sürede yapılmaması, sigortacının edim yükümlülüğünün etkilendiği kanıtlanamadığı ve sözleşme sigortacı tarafından feshedilmediği müddetçe sigorta tazminatı yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Davacı sigortalı, kredi sigortası poliçesi kapsamında yurt dışındaki alıcı firmanın ihracat bedelini ödememesi üzerine oluşan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, hasar ve vadesi geçmiş borç bildirimlerinin poliçede kararlaştırılan süreler içinde yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, TTK'nın emredici hükümleri uyarınca sadece geç bildirimde bulunulmasının sigortacının tazminat sorumluluğunu kaldırmayacağını, edimin etkilendiğinin ispatlanamadığını ve sözleşmenin feshedilmediğini belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiş; bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi 2024/5162 E. , 2025/3544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/163 Esas, 2024/965 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/235 E., 2021/825 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firma ile davalı ... firması arasında 01.02.2019-01.02.2020 tarihleri arasında geçerli kredi sigortası poliçesi imzalandığını, davalı şirketin 09.07.2019 tarihinde verdiği kredi limiti ile müvekkili şirketin Almanya'da yerleşik ... firmasına gerçekleştireceği ihracat bedellerini 75.000,00 USD tutarına kadar tazmin etmeyi taahhüt ettiğini, kredi sigortası ile sigorta şirketi alıcının borçlarını ödememesi durumu için teminat verdiğini ve borcun %90'ını tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkili firmanın 19.07.2019 tarihinde dava dışı ... firmasına 75.001,81 USD tutarında ihracat yaptığını, müvekkili firmanın alıcı firmanın vade tarihinde ödeme yapmaması üzerine sigorta poliçesi kapsamında zararın tazmin edilmesi talebi ile davalı şirkete müracaat ettiğini, bunun üzerine davalı tarafından faturanın teminat dışında kaldığını ve tazminat ödenmeyeceğinin bildirildiğini, teminat kapsamında yapılan ihracatın tutarının 75.001,81 USD olduğunu, teminat oranının %90 olduğunu, tazmin edilmesi gereken tutarın 67.500,00 USD olduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında ticari alacak sigortası poliçesi imzalandığını, söz konusu sigorta türüyle sigortalıların ticari faaliyetleri kapsamında yapmış oldukları mal ve hizmet satışlarından ... alacakları teminat altına alındığını, sigortalıların gerçekleştirdikleri satışlar karşılığı ücretlerini alamamaları halinde poliçede belirlenen şartlar, onaylanan kredi limitleri ve teminat oranları kapsamında müdahale bildirimi üzerine tazminat ödemesi yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi incelendiğinde azami vade süresinin fatura tarihinden itibaren 120 gün olduğu, ayrıca vadesi geçmiş borç bildiriminin fatura tarihinden itibaren 150 gün içinde veya alıcının aciz halinin öğrenildiği tarihten 2 gün içerisinde yapılması gerektiğinin bildirildiği, bu hususların davacı sigortalı tarafından açıkça kabul edildiğini, sigortalının gerekli sürelere uymayarak sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde ilgili borçların teminat kapsamı dışına çıkacağını ve müvekkilin hasar tazmin yükümlülüğünün ortadan kalkacağını, davacının sözleşmede belirlenen sürelerde müvekkili şirkete müracaat etmediğini savunarak davanın reddi ile davalı lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1446/2 hükmü ve 1449. maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında davalının hasar bildiriminin süresinde yapılmadığına ilişkin red gerekçesinin yasanın emredici hükümlerine aykırılık oluşturduğu, davacının geç bildirimde bulunmasının sigortacının ediminin içeriğine etki ettiğine ilişkin herhangi bir ispat vasıtası ortaya konulmadığı gibi geç bildirimde bulunan davacının bildirim yükümlülüğünü kusuru ile ihlal ettiği ve bu durumun sigortacının edim yükümlülüğüne etki ettiği ispatlanamadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 1449/2 hükmü uyarınca da sözleşmenin sigorta şirketince feshedilmediği anlaşıldığından davalı ... şirketinin dava konusu sigorta tazminatının ödenmesinden sorumlu olduğu, alacağın likit olmadığı, bu sebeple icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 67.500,00 USD üzerinden devamına, 67.500,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a hükmü uyarınca faiz işletilmesine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı alıcı şirket tarafından vadesinde ödenmeyen ihracat bedelinin taraflar arasında akdedilen kredi sigortası poliçesi kapsamında davalıdan tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi2022/163 E.2024/965 K.Esastan ret
- ilk dereceİstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/235 E.2021/825 K.Davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 67.500,00 USD üzerinden devamına, icra inkâr tazminatının reddine
- m. 1446/ (2)· İlk derece: Hasar bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesinin yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğu yönünde değerlendirilmiştir.
- m. 1449/ (2)· İlk derece: Geç bildirimin sigortacının edim yükümlülüğüne etki ettiğinin ispatlanamaması ve sigorta şirketinin sözleşmeyi feshetmemiş olması kapsamında uygulanmıştır.
- kredi sigortası
- hasar bildirimi
- itirazın iptali
- sigorta tazminatı
- bildirim yükümlülüğü
- ticari alacak sigortası