TTK 1446, 1452: Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortasında Geç Bildirim ve Tazminattan Kusur Oranında İndirim Esası
Kısa vadeli ihracat kredi sigortasında rizikonun geç bildirilmesi sigortacının tazminat ödeme sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; ancak bu gecikmenin tazminat miktarında bir artışa yol açıp açmadığı ve sigortalının kusur ağırlığı TTK 1446/2 uyarınca bilirkişi marifetiyle incelenerek tazminattan indirim gerekip gerekmediği saptanmalıdır.
Davacı ihracatçı şirket, ihracat kredi sigortası poliçesi kapsamında Estonya'daki alıcı firmadan tahsil edemediği sevkiyat bedelinin tazmini istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, salt geç bildirimin sigortacının sorumluluğunu kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, BAM ise istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, 574 günlük gecikmeli bildirimin tazminatta artışa yol açıp açmadığının ve kusur durumunun TTK 1446 uyarınca bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
11. Hukuk Dairesi 2024/3488 E. , 2025/1683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/323 Esas, 2024/188 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/476 E., 2021/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının Ankara Bölge Müdürlüğü arasında kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi imzalandığını, davalının düzenlediği 13.07.2015 tarihli alıcı limiti onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp OU adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 150.000,00 ABD doları tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiğini, sigorta kapsamında Estonya'da bulunan firmaya gerçekleştirdiği 05.08.2015 tarihli, 80817 Gümrük Beyanname numaralı 188.735,68 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin söz konusu sevkiyat bedelinin ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 30.05.2017 tarihinde müracaat ettiğini, sigorta şirketinin 06.06.2017 tarihli yazısı ile vadesi geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, alacağını tahsil edebilmek için birçok girişimde bulunan müvekkilinin bu hususta başarısız kaldığını, poliçenin 13. maddesi uyarınca sigortacının zararın %90'ını tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek 135.000,00 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının, temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, kısa vadeli ihracat kredi sigortası ile ihracatçıların yapacağı sevkiyatları poliçede belirtilen şartlar kapsamında ve sevkiyatın yapılacağı alıcı için verilen limit onayındaki sınırlamalar dahilinde ticari ve politik risklere karşı sigorta ettiğini, riskin gerçekleşmesi ile birlikte, sigortalının poliçede yazılı yükümlülükleri yerine getirmiş olması durumunda zararın belirli bir oranını sigorta tazminatı olarak ödediğini, davacının Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou'ya 188.735,68 USD bedelli gümrük beyannamesi ile sevkiyat yaptığını, sevkiyata ilişkin düzenlenen faturada vade tarihinin 90 gün olarak gösterildiğini, sevkiyata karşılık yapılması gereken ödemenin vadesinin 03.11.2015 tarihi olduğunu, sigortalı davacının bildirimi yapılması gereken tarihten tam 574 gün sonra yaptığını, müvekkilinin tazminat talebini poliçe hükümlerine aykırılık gerekçesiyle reddettiğini, davacının rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, bu bildirim yapılmadığı takdirde sigortalının teminattan yararlanma hakkını kaybedeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vadesi geçmiş alacağını poliçenin 9/b maddesinde öngörülen süre içinde bildirmemiş olmasının davalının tazminat ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, poliçenin 18. maddesindeki düzenlemenin de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1452/3 hükmü karşısında geçersiz olduğu, sigortalının bildirim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sigortacının poliçe kapsamındaki her tür yükümlülüğünün ortadan kalkacağına ilişkin düzenlemenin sigortalı aleyhine getirildiği, olayda TTK'nın 1446. maddesinin uygulanması gerektiği, davalının savunmasında yalnızca davacının geç bildirimde bulunmak suretiyle bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirttiği, bu nedenle ödenecek tazminatta bir artış meydana geldiğini, artışın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu ileri sürmediği, salt geç bildirimin tazminat ödeme yükümünü ortadan kaldırmadığı, davalının poliçe hükümlerine göre davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davalı vekilinin, davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği 135.000,00 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı 517.260,50 TL tutarda talepte bulunmasına bir itirazları olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 517.360,50 TL'nin 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin poliçe hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüm temyiz itirazının reddi gerekir. 2.Somut olayda, davacı ile davalı arasında 13.07.2015 tarihli alıcı limit onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou firması adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Davacının, 05.08.2015 tarihli sevkiyat bedelini tahsil edemediğini belirterek davalıya 30.05.2017 tarihinde başvurduğu, davalının 06.06.2017 tarihli yazı uyarınca talebi reddettiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1446. maddesinde; "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin durumu sigortacıya bildirir. (2)Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir" düzenlemesi mevcut olup söz konusu maddede sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği kabul edilmiştir. Davacının 574 gün sonra yapılan gecikmeli bildiriminin kusurlu bir bildirim olup olmadığı yukarıdaki madde hükmü çerçevesince incelenmeden, gerekirse bilirkişi marifetiyle kusur ve ödenecek tazminat hesabı yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 3.Kabule göre de, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 135.000,00 USD'nin ödeme günündeki karşılığının tahsili talep edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince dava tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığından, bu durum bozmayı gerektirmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde taraflara iadesine, 11.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
- bamİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi2021/323 E.2024/188 K.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi
- ilk dereceİstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi2020/476 E.2021/3 K.Davanın kabulü ile talep edilen yabancı para alacağının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsiline
- m. 1446/ (1)· Yargıtay: Sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrendiğinde durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.
- m. 1446/ (2)· Yargıtay: Rizikonun geç bildirilmesinin ödenecek tazminatta artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerektiğini, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması icap ettiğini vurgulamıştır.
- m. 1452/ (3)· İlk Derece: Poliçede yer alan ve bildirim yükümlülüğünün ihlali halinde sigortacının sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran şartın, sigortalı aleyhine emredici hüküm yasağı içeren TTK 1452/3 uyarınca geçersiz olduğunu saptamıştır.
- ihracat kredi sigortası
- riziko bildirimi
- gecikmeli bildirim
- sigorta tazminatı
- kusur indirimi
- yabancı para alacağı